Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

İSTANBUL`UN FETHİ`NİN BİLİNMEYEN TARAFLARI

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2008

istanbul_un-fethinin-manevi-boyutu

İSTANBUL`UN FETHİ`NİN BİLİNMEYEN TARAFLARI

29 Mayıs 1453 günü, tarihin en velveleli hâdisesi cereyan edecek ve İstanbul, Fâtih Sultan Mehmed Hân(k.s.) ve onun aziz ordusu tarafından fethedilecektir. Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz Hazretlerinin müjdesi gerçekleşecektir. Hele hele, nice uzun zamandır fetih yıldönümlerini artık ezberlenen klişe sözlerle anmaktayızdır. Başka bir tâbirle fethin bilinmeyen ya da sözü edilmeyen azameti hakkında kafa ve gönül yormaktan kaçınmaktayızdır. Oysa fetih; öncesi, yaşandığı ânı ve bugüne kadar uzanan sonrası olarak incelenmeye lâyık ve buna muhtacızdır da.

1. 1453 yılı Mayıs ayının 27’si Pazar günüdür. Liguryalı Papaz Tommasso Parantucelli yani o günün etiketi ile Papa V. Nicolas Romada pazar ayininde ağlamaklıdır. Der ki: “Haber aldım. Bizans’a gönderdiğimiz donanma Boğaz’dan içeri girememiş, Cermen ve Frank cengâverleri dağılmışlar. Askere almak istediğimiz Mora’daki Rumlar ise, ‘Orada pis latinlerden başka kimse yok… Bize ne onlardan’ demişler…” (Archives du cite de Vatican, c. 97, ch. 102, fgl 2, eton University)

Ders almalıyız: Bugün Ayasofya‘ya Bizans kartalını dikmek cinnetini yaşayanlar, dün böyle konuşan aynı Rumlar‘dır.

2. Tesadüfe bakınız. 546 sene evvel 29 Mayıs Salı günü fethedilen İstanbul, daha önce de 11 defa muhâsara edilmiştir. İstanbul’un fethi ile tarihte yeni bir çağ açıldığı inancı bizim değil Frenkler’in iddiâsıdır. (Nortion F. K. Coleeman. The Palle of Rhodes Knights, Princ)

Biz İstanbul’u fethettik diye övünürüz. Eksiktir. İstanbul fethedilmiştir; ama aslında o gün 1400 senelik Roma câhiliye imparatorluğu tarihe karışmıştır.

3.Sultan II. Mehmed Han sadece bir Fâtihdeğil, ayrıca müthiş keşifler sahibi bir dehâdır. Bize, Edirne’den İstanbul’a 60 çift manda ile çekilerek getirilen tarihin o zamana kadar görmediği topları Macar Urban Usta‘nın yapıp döktürdüğü anlatılır.

Oysa daha sonra Edirne Sarayındanİstanbul‘a getirilen silahların defterlerini inceleyen bir Alman tarihçisi,bu topların döküm tekniğinin de, balistik hesaplarının da bizzat Fâtih Sultan Mehmed Hân hazretlerine ait olduğunu söyler. (Von Der Golz Pacha, Askerî tarih yorumları, c. 2)

4.Biliyorsunuz donanma Haliç‘e karadan indirilir. Aynı tarihçi dönen kızakların mukavemet hesaplarını da, ne kadar yağ kullanılacağının ve her geminin kaç leventtarafından çekileceğinin hesaplarının da, yine Sultan Fâtih tarafından düşünüldüğünü isbat eder.

5. Gemiler Haliç’e indirilir. VeSultan Fâtih, ertesi gün öğleden sonra Bizans’a, tarihe kendi keşfi olan obüs toplarını takdim etmektedir. Kendisinden 75 sene sonra küçük torunu Kanuni Sultan Süleyman Han, Belgrad muhâsarasında uzun mezilli topları dünyaya tanıtacaktır. (La vie Aventureuse Du Franco Acciajouon, Duc d’Athenes Paris, 1853)

6. Fetih günü öğleden sonra Sultan Fâtih İstanbul’a girer. Bir yeniçeri koşarak gelir ve elindeki son Bizans imparatorunun kesik başını önüne koyar: “Ulu hünkârım, işte düşmanının kellesi…”der. Hz. Fâtihyerinden kalkar ve İmparator’un kesik başının Kariye Câmii’nin (o zaman kilise) civarına gömülmesini emreder. Bizans imparatoru düşmanıdır; amma vatanını ve devletini son nefesine kadar elinde kılıç müdâfaa etmiş birisidir. (Legendary Fall of Constantinopolice… Herbest Henry Mc Carthy, London University, 1902)

Alacağımız ders: Bugün, Müslüman Türk’ün vahşeti (!) hakkın-da aleyhimizde nice konuşanlar, bu insanlık dersimizden ibret almalıdırlar. Ama evvela, biz bu hârikulâdeliklerimizi kendimiz bir hatırlamalıyız.

7. Büyük Fransız edibi Lamartine ve tarihçi Malet anlatırlar: “Türkler’in her kale fethi bir hesaba dayanır. Hiçbirisi tesadüfî değildir. İstanbul’un fethi gibi… Kosova, Varna ve Niğbolu’nun fetihleri de,İstanbul’a Batı’dan ulaşacak Haçlı yardımlarının kapanan ve tutulan kapılarıdır…” (Tarihten Bugüne, İlhan Bardakçı)

Fetihten sonra da bizim elimizde İstanbul, hiç şüphesiz bütün Müslüman-Türk tarihinin, Müslüman-Türk coğrafyasının, mimarî san‘at ve estetiğinin bir terkîbi, bir hulâsası ve tecellîsi olmuştur.

“GİT HÜNKÂRDAN FERMAN GETİR…”

Fâtih Sultan Mehmed Hân (k.s.) hazretleri, bir gün tebdîl-i kıyâfet ederek halkının arasında gezmeye çıkar. Akşama kadar dolaşır. Unkapanıkapısına geldiğinde kale kapısının kapanmış olduğunu görür. Kendisinin çıkardığı fermana göre, kale kapıları akşam ezanını müteâkip kapanıp, sabah ezanı vakti açılmaktadır.

Padişah yanındakilerle kapının önüne gelir ve kapı muhâfızı Sinan Çelebiile aralarında şu konuşma geçer:

— Aç şu kapıyı Sinan Çelebi!..

— Kimsin sen, bana kapıyı aç diye nasıl emredersin?..

— Kim olduğuma ne bakıyorsun, kapıyı aç yeter.

— Nasıl bakmam? Niçin bu zamana kadar dışarda kaldınız? Dost musunuz düşman mısınız, Padişah’ın emrini bilmez misiniz? Ben sana kapıyı açmam. Var git, başının çaresine bak.

Hz. Fâtihbu cevaba güler ve Sinan Çelebi ile konuşmasını sürdürür. Açarsın açmazsın derken, nihayet Sinan Çelebi;

— Git Hünkâr’dan ferman getir. Ancak o zaman içeri girebilirsin, der.

Padişah artık dayanamaz:

— Yâhu Sinan Çelebi, Hünkâr benim, der. Sinan Çelebi, dikkatlice bakınca Hünkârı tanır ve kapıyı açarken de;

— A Hünkârım, kendi kanununu, kendin neye bozarsın? Madem bozacaksın, böyle kanunu ne diye koyarsın? mealinde söylenir.

Hz. Fâtih atından iner ve tâvizsiz davranışından ve vazifesine bağlılığından dolayı son derece memnun olduğu Sinan Çelebi’ye;

Sen yavuz bir er, mert bir kişiymissin. Padişah emirlerine bu kadar bağlı ve sâdık adamlar az bulunur. Dile benden ne dilersen? der. Sinan Çelebi de;

Sultanım, der, gerçekten istediğimi yapacaksan, benim adıma bir câmi yaptırıver. Tâ ki kıyâmete kadar hasenât defterim açık kalsın.

Hz. Fâtih derhal onun adına bir câmi yaptırır.

İslâm’ın fazîlet hislerinin vicdanlarda hâkim olduğu o devirlerin insanları işte böyleydi. Dünya nimetlerine gark olmak varken, onlar cemiyete yararlı, insanın âhiretine faydalı şeyler isterler, sadece Allah rızâsına tâlip olurlardı.

Kaynak: 27-30 Mayıs 2001 Fazilet Takvimi

5 Yanıt to “İSTANBUL`UN FETHİ`NİN BİLİNMEYEN TARAFLARI”

  1. Bu değerli bilgileri bizlerle paylaştığınız için sonsuz teşekkürler…Ben de size Tarihçi ve yazar olan Sn. İbrahim Erdinç Şumnu Bey’in Bir bilgisini size aktarıp, katkıda bulunmak isterim.

    İbrahim Erdinç Şumnu Bey ile tam dört yıl birlikte aynı binada görev yaptık. Özellikle İslam ve Osmanlı Tarihine olan yakın ilgisine vakıf bir insanım.

    Hikayeler Net’te zaman zaman bu konuda bilgi ve birikimlerimi ben de, yazarak edebi dünyamda paylaşıyorum.

    -” Fatih Sultan Mehmet, Edirne’de tam dört ay boyunca geceli gündüzlü yaptırdığı ve çok güvendiği Topla Bizansın surlarını ateşe verdiği o yıllarda, surlardan tek tuğla düşüyormuş…

    Oysa ki, bu dev top her atışta bir duvarı parça parça edecek boyuttaymış. Ama gelin görün ki, onca zaman emek verip yaptırdığı bu koca topun başı kırılmış.

    Fatih Sultan Mehmet ve Yeniçeri Ordusu büyük hüsranı yaşarken, lalası olan Akşemsettin Hz’leri huzuruna davet edip, iki gözü iki çeşme ağlamış.

    -” Lala, demek ben değilim o güzel insan. Eğer olsaydım Bizansı almaz mıydım? Top işe yaramadı. Bir çentik bile açamadık şu koca surlardan…”

    Büyük veli Akşemsettin Fatih’e mana anlamında hem ders hem manevi güç veren hocasıymış. Onun omuzunu tutarak. Abdest alıp iki rekat namaz kılmasını ve sağına dönüp yatmasını istemiş.

    Ertesi sabah Fatih Sultan Mehmet, hocasına koşup gördüğü rüyayı anlatmış. Rüya şöyle görünmüş o değerli yüce insana.

    ” Lalam, bir veli görüyorum. 200 Gavuru müslüman yapmış ve onlara sarılıyor. Ve ellerini açıp Rabbime şöyle dua ediyor:

    -” Allahım, ne olur şu gavurcuklarıma bir şey olmasın!”
    Bu rüyanın hikmeti nedir, lala, bana bir açar mısın?”

    Akşemseddin Hz’leri rüyanın yorumunu;

    -” Zafer senin olacaktır ama O Velinin adı Cumali Babadır. Surları duaları ile geride tutmaktadır. O oldukça bu zafer mümkün değil.”

    Ve Fatih gider abdest alır. Yine namaz kılar. Ellerini namaz sonrası semaya kaldırıp şöyle dua eder:

    -” Yüce Rabbim, eğer Habibin Hz. Muhammedin söylediği o güzel insan ben isem, YA ONUN CANINI AL, EĞER DEĞİL İSEM BENİM CANIMI ŞU ANDA AL RABBİM!”

    Ve Cumalı Baba, o gece ateşli bir hastalıktan gözlerini ebedi kapar. Daha sonra atılan her toptan koca Bizans surları yıkılır. Denizden zeytin yağları ile kaydırılıp Haliç’ten girilir ve koca Bizans Fatih Sultan Mehmet’in liderliğinde TÜRKLERİN eline geçer.

    Allah Rahmet Eylesin!..Ruhları şad olsun!..

    Saygılarımla…

    Emine Pişiren/Edremit/Akçay

    Beğen

  2. cemal said

    içtenlikle söylüyorum teşekkürler

    Beğen

  3. Halil İbrahim BATIBEYİ said

    Hakikaten tüyleri ürperten muhteşem bir çalışma olmuş. Allah onlardanda bu bilgileri bizlere aktardığınız için sizlerdende razı olsun…

    Beğen

  4. Kutlu Müjde verince Alemlerin Rahmeti
    Kim önemser Ölümü, kim önemser zahmeti.
    Dokuz Yüz sene geçti met hadisle Yaklasik
    Sayısız Seferler, surların in dibinde Bıraktı Âşık.
    ‘İslâm’ı bul’ diye, türden Giden Eyüp Ensari
    Fetihten SONRA bulundu kayıp Olan kabri
    Surların en dibiydi defnine vasiyeti.
    Olacak Fethi’n seyriydi Hassasiyeti.
    Şehitliğine vermişti isareti Resul
    İstanbul demek Eyüp, Eyüp demek İstanbul
    Fetihti Eyüp’ün İstanbul’a Gelme amacı
    Anlamadık duaya Yaptık O’nu Aracı
    Yüzlerce sene onu akın neticesiz Kalmis
    Başarısız onu akın Bizans’a güven salmış
    Bir Bizans ki O Bizans, haçlılar ona uşak ..
    Bir Bizans ki O Bizans, met Gün değişik kuşak.
    İlk’in Fetihe gelenlerin imanlarımı yoktu?
    Yahut Bizanssın var Olan imkânlarımı yoktu.?
    Kostantiniye girer once Gönül erleri-
    İslam aşkıyla tanıştırırlar gönülleri
    Her asırdaki Ehli Beytin Büyükleri
    Muhammed’in nurudur Ruhlarında yükleri.
    Fatihin tahta Çıkışı Tarihte ilktir.
    Fatihin tahta Çıkışı fetihsi taktiktir.
    NEDEN çocuk yaşta tahta yürüyen fatih.?
    Fetih ninnileriyle Büyüyen fatih.
    Fethi istiyordu, Hem Asri Saadet, hem CED-
    İ453 Mayıs’ı gösteriyordu ebcet-
    Rüyalar görülür, Planlar, hayaller kurulur,
    Fetih for Coşan kalpler, özlemiyle yorulur.
    Bir bahane Ile Hacı Bayrama sorulu.
    payi taht’ta nefesler, nabızlar, Diller tutulur.
    Büyük Veli Beşikteki Sultan ı Gösterir.
    ” Ayşe Köseyle Birlikte” diye sözü bitirir.
    Fetih seferi başlatan Sahabe-i Kiram
    Alim, adil fatihe ifade edildi Fetih ikram …
    Bir Sultan Mehmet ki O Dört mezhebi Tanır.
    Bir Sultan Mehmet ki O ilme, akla DAYANIR.
    ahlaktan da, adaletten’te yoluksundu Bizans
    Kur’an Ahlaki , Kur’an adaleti Referans ..
    Bizans’ta Halk sarılınca ihlâsla İslamabad
    Kavuştu huzur dolu, onurlu Bir Yaşama
    Bir Kumandan, Bir Ordu ki fethe inanmış
    İmanıyla, silahıyla surlara dayanmış.
    Bes Yüz seventy BİRDEN, ta bin Dört Yüz elli üçe
    Dirençler gösterdi Bizans onu askeri, Güce.
    Yüreği Bir ​​lamelif, bedenin duruşu vav.
    Pusuya yatmış avcı, Kostantiniye’yse av.
    Göreyim Bizans hadi, met kuşatmayı da sav.
    Korku sesleri geliyor miyav, miyav.

    Nemrutun ateşiyle lav’a dönüşsün Yağlar
    İbrahim’i ateş’mi yakar, lav’mı Dağlar.?
    Dökülen kızgın yağla et yanar, Kemik erir ..
    Böyle durumda kalbe İhlas cesaret vegbigb

    Dökülürken surlardan Leventler Patır, Patır.
    sesiz çığlığı sağır kulakları patlatır.
    ” Gelecek ecel Bize böyle fetihte gelsin
    Hiç değilse o yolda, o niyettenken gelsin”.
    Fetih met;. öyle kazanmak, KOLAY degil
    . Olup bitince unutulacak Bir Olay degil
    Fetihe Katılanlar ona Seyi Göze Almış
    Muhammed Mustafa’dan Mutluluk sözü Almış
    Ulubatlı burçlara dikmek for Bayrağı
    . Zorluyor surları askerleriyle bayağı
    Öylesine fazla ki dökülen kızgın Yağ .
    Hayatı bırak, ölümle safra kurdurmuyor bağ.
    Görününce onlara Peygamber burç Başında
    Kendileriyle Resule varma yarışında ..
    Günler SONRA Kadırgalar karadan akın etti.
    İslam’ın Çağı geldi, küfür’ün Çağı bitti
    Direndikçe inatla kızaktaki Kadırga
    Adımlar zelzele, nefeslerse kasırga ..
    Asılır kadırgaya imanla, sadakat la.
    Bir Levent ki O; yürür Sıratta takdirde Yağlı halatla.
    Kor Olmuştur tabanlari, kor Olmuştur omuzları
    GÖZÜNE önünde power;. Kevser havuzları
    Kağnı tekeri Gibi inlese de dişleri
    . Ataga kalkıyordu Yere Degen dizleri
    Yansın suda Grejuva, aşılmasın Hiç Surlar
    mukemmel tedbirde safra Olur kusurlar.
    Ya İstanbul Fatihi alacak, Ya Fatih İstanbul’u
    Bir yürek ki bağrındaki Çınardan DAHA ulu.
    Uzayan muhasara, sabırsızlaşan Fatih
    Sebe ‘suresi, Besle Gelen Fetih üzerinde ayet.
    Ümitsizliğe düşürmesin ASLA Yenilgi.
    Ümitsizliği zafer eder bulursan Bilgi’de.
    Düşmedikçe Şehir şımarıyordu Kostantin.
    Düşmedikçe Şehir secdedeydi Akşemsettin.
    Denizde, surda akıl almaz pusu kurdular
    Şımardılar, zevki sefa Içinde kudurdular.

    Şehir alınmayacak, alınmaz sandılar
    Bir sabah” haliçte tekbir” Ile uyandılar

    Orhan Afacan –

    Beğen

  5. Reblogged this on Göynem – Beyşehir.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: