Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Kur`anı Kerim’ Category

Kur’ân-ı Kerîm`e Ancak Abdestli Olan Dokunabilir.

Posted by Site - Yönetici Ekim 22, 2017

Kur’ân-ı Kerîm`e Ancak Abdestli Olan Dokunabilir.

• Kur’ân-ı Kerîm ele alınacağı zaman abdestli olmak lâzımdır. Abdestsiz olan bir kimsenin, Kur’ân-ı Kerîm’i kılıfsız olarak tutması haramdır.

Allâhü Teâlâ (meâlen): “Ona (Kur’ân-ı Kerîm’e) tamamen temizlenmiş (abdestli) olanlardan başkası el süremez.” (Vâkıa Sûresi, âyet 79) buyurmaktadır. Yani tahâretsiz (abdestsiz), kirli eller ona dokunmasın, ancak maddî ve mânevî pislikten temizlenmiş îmânlı, abdestli kimseler temas etsin. Bu âyet-i kerîme ile cünüb iken Kur’an okunamayacağı ve abdesti olmayanın Mushaf’a dokunmasının haram olduğu fıkıh kitaplarında beyan olunmuştur. Muhakkak abdest yüze nur ve kalbe sürûrdur.

• Kur’ân-ı Kerîm okuyacağı zaman mümkünse kıbleye yönelmeli, hürmetli bir vaziyet almalıdır.

• Kur’ân-ı Kerîm’e “Eûzü ve besmele-i şerîfe” ile başlanmalıdır.

• Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi işitecek bir sesle ve tecvide riâyet ederek okumalıdır.

• Kur’ân-ı Kerîm okunduğu zaman dinlemelidir. Allâhü Teâlâ A’râf Sûresi, 204. âyetinde şöyle buyurmaktadır (meâlen): “(Ey müminler) Kur’ân-ı Kerîm okunduğu vakit (namazda veya hutbede veya her hangi mecliste) hemen (kulak verip) onu dinleyin ve susun, tâ ki rahmete kavuşasınız.”

• Kur’ân-ı Kerîm’i dinlemeyecek kimselerin yanında onların işitecekleri bir sesle, açıkça okumamalıdır. Okunması uygun olmayan yerde Kur’an okuyan günâha girer. Bununla beraber böyle bir yerde okunduğu takdirde dinlememek, hürmetsizlik etmek de caiz değildir.

• Lâyık olmayan bir yere konmuş olan bir Kur’ân-ı Kerîm veya ondan bir sahîfe görünce derhal onu oradan alıp lâyık olduğu bir yere kaldırmalıdır.

• Hattatlar yazdığı bir Mushaf-ı Şerîf sahîfesini yüksekçe ve hürmetle tutmalıdır.

• Mushaf-ı Şerîfi, Hacer-i Esved’i, Kâbe-i Muazzama’nın eşiğini ta’zim için öpmek câizdir.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kur’ân-ı Kerîm`i Öğrenip Okumak Ve Dinlemek İbadettir.

Posted by Site - Yönetici Ekim 21, 2017

Kur’ân-ı Kerîm`i Öğrenip Okumak Ve Dinlemek İbadettir.

Resûlullah (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular:
“Kim Kur’ân-ı Kerîm okuyup -helâllerini helâl, haramlarını da haram kabul ederse ona- ailesinden cehennemi hak etmiş on kişiye şefâat etme hakkı verilir.”
(Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr)

Her Müslümanın namazı câiz olacak kadar Kur’ân-ı Kerîm’den ezberlemesi farz-ı ayındır. Fâtiha sûresiyle diğer bir sûreyi ezberlemek de vâciptir ve bununla farz da yerine getirilmiş olur. Kur’ân-ı Mübîn’in diğer kısımlarını ezberlemek de Müslümanlar için bir farz-ı kifâyedir.

Kur’ân-ı Kerîm’i namaz dışında yüzünden bakarak okumak, ezber okumaktan efdaldir. Çünkü bu takdirde okumak ibâdetiyle Mushaf-ı Şerife bakmak ibâdeti birlikte yapılmış olur.

Kur’ân-ı Azîm’i namaz haricinde de kıbleye yönelerek ve güzel elbiseler giyip temiz ve abdestli olarak okumak müstehaptır Evvelinde “eûzü” ile “besmele” yi okumak da müstehaptır.

Kur’ân-ı Mübîn’i ayda bir defa hatim etmek evlâdır. Senede bir, kırk günde bir, haftada bir hatmedilmesini tercih edenler de vardır. Üç günden az bir müddette hatmedilmesi müstehap değildir. Çünkü böyle az bir müddette okurken Kur’ân-ı Azîm’in yüksek mânalarını düşünmek pek mümkün olmaz, tecvidine de belki riâyet edilemez.

Okunan Kur’ân-ı Kerîm’i dinlemek bir farz-ı kifâyedir. Ancak meşgul kimselerin yanlarında Kur’ân âyetlerinin sesli okunması doğru değildir. Bu halde Kur’ân-ı Kerîm’i dinlemeyenler değil, okuyanlar günaha girmiş olurlar.

Kur’ân-ı Hakîm’i okumak nâfile ibâdetten, işitilecek bir sesle okumak gizlice okumaktan ve dinlemek okumaktan daha faziletlidir.

Kur’ân-ı Kerîm’i güzel sesi ile tecvide riâyet ederek okumak müstehaptır. Fakat tecvide riâyet etmeden telhin, tercî’ ve nağmeler ile okumak câiz değildir. Kelimeleri değiştiren bir lahn haramdır.

Kur’ân-ı Kerîm’i okuyup öğrenmiş olan kimse, bilâhare yüzünden okuyamayacak derecede unutması günahtır.

Kur’ân-ı Kerîm’i okumak gibi başkasına okutmak (öğretmek) de pek büyük bir ibâdettir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.):

“Sizin en faziletliniz, Kur’ân’ı öğrenip başkalarına öğreteninizdir.” ve “Güzel Kur’ân okuyan müslümanlar, cennet ehlinin en arifleridir.” buyurmuşlardır.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kur`anı Kerimden 40 Dua.

Posted by Site - Yönetici Temmuz 27, 2017

Kur`anı Kerimden 40 Dua.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Dualar, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Video, Yorumlar | Leave a Comment »

Çocuklar İçin, Kur’an’ımız..

Posted by Site - Yönetici Haziran 23, 2017

Kur’an’ı Kerim Hayatımızın Neresinde?

Çocuklar İçin, Kur’an’ımız..
Müslüman ebeveynler olarak hem kendimiz hem de çocuklarımız için Kur’an’ı Kerim’e gerekli hürmeti gösteriyor ve öğrenmek için çabalıyor muyuz? Kuran-ı Kerim ikliminde yetişen bir nesil için üzerimize düşen vazifeler neler ve bunu nasıl yapabiliriz?

Kur’ân-ı Kerîm, kaynağı Cenâb-ı Hak olan dört semâvî kitabın sonuncusudur. Rüşdünü ikmâl etmiş insanlığa Rabbimizin son çağrısı ve son mesajlarıdır. Hak Teâlâ, gönderdiği kitaplardan yalnızca Kur’ân-ı Kerîm’i kıyâmete kadar koruyacağını taahhüd etmiştir. Bu sebeple bir harfi bile değişmeden aslını koruyan tek ilâhî kitap, Kur’ân-ı Kerîm’dir. Bu noktada bizim asıl meselemiz, Cenâb-ı Hakk’ın bu taahhüdüne ne kadar vesîle olabildiğimizdir. Hâlimizi bir gözden geçirmeliyiz:

Kur’ân-ı Kerîm ile ne kadar ünsiyetimiz var? Onu ne kadar duygu derinliği içinde okuyabiliyoruz? Peygamber Efendimiz’in (sav) ve ashâbın Kur’ân-ı Kerîm karşısında duyduğu heyecanı ne kadar duyabiliyoruz?

Kur’ân-ı Kerîm’i hayâtımızın her safhasına intikal ettirebiliyor muyuz? Âile hayâtında, komşuluk ve kul haklarında, ticârî hayatta, onu ne kadar kendimize kıstas alıyoruz? Kendimizi zamanın ve toplumun akışından ne kadar mes’ûl görüyoruz?

Yavrularımıza esas tahsil olan Cenâb-ı Hakk’ı tanıma tahsilini verebiliyor muyuz? Kur’ân-ı ketim’i gönüllere taşıma, onunla istikâmetleri düzeltme hususunda ne kadar gayret içindeyiz?

Unutmayalım ki iki cihan saâdeti, ilâhî bir emânet olan evlâtlarımızı Kur’ân-ı Kerimden nasiplendirmekle mümkündür. En merhametli anne-baba, evlâdını Kur’ân terbiyesiyle asıl istikbâl olan âhirete hazırlayan anne-babadır. İnsanın, evlâdına verebileceği en büyük hediye, güzel bir terbiyedir.

Kur’ân-ı Ketim’in engin mânâ kevserinden kendisi tatmadığı için evlâdına da tattıramayan anne-babalar, büyük bir vebâl altındadırlar. Zira mânevî tahsil hususunda câhil bırakılan, Kur’ân ve Sünnet’in rûhâniyetiyle terbiye edilmeyen evlâtlar, kıyâmet günü anne-babalarından dâvâcı olacaklardır.

İbn-i Ömer (ra) buyur ki:

Evlâdını iyi terbiye et. Zira bundan mes’ûlsün. «Terbiyesiyle ilgili olarak ne yaptın, neler öğrettin?» diye hesaba çekileceksin.”

Hadîs-i şerîfte de şöyle buyrulur:

Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur’ân hizmeti… Çünkü hamele-i Kur’ân (Kur’ân’ı öğrenen, öğreten ve bu yolda hizmet edenler), hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde, peygamberler ve Hak dostları ile birlikte Arş’ın gölgesindedirler.” (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, I, 226)

Dolayısıyla evlâtlarına Kur’ân-ı Kerim rûhâniyetiyle güzel bir terbiye verebilmek, sâlih mü’minlerin en mühim meselelerinden biridir.

Dolayısıyla fırsat elden gitmeden evlâtlarımızı Kur’ân-ı kerim’in feyz ve rûhâniyetiyle yetiştiremezsek, yarın kabrimizde ağır bir nedâmetle baş başa kalacağımızı unutmamalıyız. Bunun için de evlâtlarımızla vaktinde güzelce alâkadar olmalı, onların tertemiz yüreklerine Allah ve Peygamber sevgisini, Kur’ân ve Sünnet muhabbetini aşılamalıyız. Mârifetin iltifâta tâbî olduğu gerçeğinden hareketle, yavrularımızda mânevî güzelliklerin neşv ü nemâ bulması için onları hediye ve iltifatlarla teşvik etmeliyiz.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Abdulbasid Abdüssamed`in En Güzel Okuyuşu – Quran recitation – الشيخ عبد الباسط عبد الصمد

Posted by Site - Yönetici Nisan 29, 2017

Abdulbasid Abdüssamed`in En Güzel Okuyuşu – Quran recitation 

الشيخ عبد الباسط عبد الصمد

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Video, Yorumlar | Etiketler: , , | Leave a Comment »

EN HAYIRLI ŞİF KUR’ÂN’DIR

Posted by Site - Yönetici Nisan 28, 2017

EN HAYIRLI ŞİFÂ KUR’ÂN’DIR

Faydası Kur’ân-ı Kerîm’den daha büyük ve şifâsı daha çok bir kitap semâdan indirilmedi. Kur’ân-ı Kerîm, hastalıklara devâ, kalblere cilâdır.

Resûlullah Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Size iki şifâyı tavsiye ederim: Biri bal, diğeri Kur’ân-ı Kerîm’dir.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i İbn-i Mâce)

Allâme Fahruddîn-i Râzî merhûm “Biz de Kur’ân’dan peyderpey öylesini indiririz ki mü’minler için şifâ ve rahmettir…” meâlindeki İsrâ sûresinin 82. âyet-i celîlesinin tefsirinde der ki:

Kur’ân-ı Kerîm’de, fâsid (bozuk) îtikadlar, kötü ahlâklar gibi ruh hastalıklarına şifâ vardır. Kur’ân-ı Kerîm’i okuyan bunlardan şifâ bulur. Lâkin ihlâsla, kalb huzuruyla, madde ve manasıyla Allâhü Teâlâ’ya yönelerek okumalı, haram yememeli, günahlara dalmamalı, kalbi gafletle perdelenmiş, örtülmüş olmamalıdır.

Nitekim hadîs-i şerîfte:
Allâhü Teâlâ gâfil ve kendisinden başka şeyle meşgûl olan kalbden yapılan duâyı kabul etmez” buyurulmuştur.
Şartlara riâyet edilerek okunan Kur’ân-ı Kerîm, doktorların tedaviden âciz kaldıkları her türlü hastalığı dahi iyileştirir.

Hadîs-i şerîfte: “En hayırlı şifâ Kur’ân’dır” ve “Kur’ân ile şifâ aramayana Allah şifâ vermez” buyurulmuştur.

İmâm Kuşeyrî’nin oğlu çok şiddetli hastalığa yakalandı. İmâm, bu üzüntü içinde iken rüyasında Peygamber Efendimizi (s.a.v.) gördü. Oğlunun hastalığını ona arz etti. Peygamberimiz: “Niçin şifâ âyetlerine mürâcaat etmiyorsun?” buyurdu.

Hâsılı, Kur’ân-ı Mübin; maddî, mânevî, bedenî ve kalbî hastalıklara şifâdır. Nitekim: “Kur’an devâdır.” hadîs-i şerîfi de bunu bildirmektedir.

Kaynak : Fezâil-i Şehr-i Ramazân, Üchûrî

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Küçük Hafızlardan Grup Halinde Muhteşem – Unutulmaz Bir Kur`anı Kerim Tilaveti

Posted by Site - Yönetici Şubat 13, 2017

Küçük Hafızlardan Grup Halinde Muhteşem – Unutulmaz Bir Kur`anı Kerim Tilaveti

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Video, Yorumlar | Leave a Comment »

Kimler Kur`an-ı Kerim Tefsiri Yazabilir ? KURÂN TEFSİRİNE DÂİR

Posted by Site - Yönetici Aralık 28, 2016

kimler-kuran-i-kerim-tefsiri-yazabilir-kuran-tefsirine-dair

Kimler Kur`an-ı Kerim Tefsiri Yazabilir ? KURÂN TEFSİRİNE DÂİR

Kur’ân-ı Kerîm’in tefsîri için, şu on beş ilmi mükemmel bilmek şarttır: Lugat, Nahiv, Sarf, İştikâk, Meânî, Beyân, Bedî‘, Kırâet, Akâid, Usûlü Fıkıh, Esbâb-ı Nüzûl, Nâsih-Mensûh, Fıkıh, Hadîs ve bunlara ilâveten Allâhü Teâlâ tarafından ihsân olunan ilm-i ledünnî.

Cenâb-ı Hakk’ın vergisi olan ilm-i ledünnî, “Kim bildiği ile amel ederse Allâhü Teâlâ ona bilmediklerini öğretir” hadîs-i şerifinde haber verilen ilimdir. Kurân-ı Kerîm ilimleri sâhili olmayan okyanus gibidir. Günahda ısrar eden kalbinde bid‘at, kibir, hevâ, dünyâ sevgisi olan, îmânı tahkîk mertebesine ermemiş kimseye Kur’ân-ı Kerîm’in esrârı aslâ keşfolmaz, verilmez.

Bu sayılan âlet ilimleri ve âlî (yüce) ilimler, müfessirler için birer âlet mesâbesindedir. Bu ilimlere muttali olmayan kimselerin yazmaya cür’et edecekleri tefsîrler, kendi görüşüne göre tefsîr kabîlinden olacağı cihetle mutâlaası asla câiz değildir.

Kendi bozuk kanaatlerini yaymak istediklerinden kötü itikad sahiplerinin yazdıkları tefsirler itimada ve mütâlaaya asla lâyık değildir. Resûlullâh’ın (s.a.v.) sünnetine sarılmayanların tefsirleri de itimaddan mahrum ve manevî feyizden nasipsiz olacağından yine okunması tavsiye edilmez. Hele Bâtınıyye, Râfizıyye gibi sapıkların tefsirleri İslam bünyesini tahrip gibi hâince bir maksada dayandığından bunları ele almak bile câiz değildir.

Bid‘at sâhiplerinin tefsirleri de kendi bâtıl, boş itikadlarını te’yîd düşüncesiyle yazılmış şeylerdir. Bunlardan bir takımı, kendilerini gizleyerek haktan yana görünmüş, halkı ehl-i sünnet yolundan ayırmak gayesi gütmüşlerdir. Bunun için tefsirlerinde kalplere şüphe bırakacak meseleleri yazmışlar, yazıları arasına saf zihinleri tereddüde düşürecek, muhâkemesiz kimseleri yanlış kanâatlere saptıracak ibâreler sokuşturmuşlardır.

Bu sebeplerle Ehl-i Sünnet âlimlerinin mutemed tefsirlerinden başka tefsîr ve meâlleri okumak aslâ câiz olamaz.

Kaynak : Ömer Nasuhi Bilmen, Tefsîr Tarihi

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | Leave a Comment »

Kur’ân-ı kerimin helalini helâl, haramını haram kabul ederse…..

Posted by Site - Yönetici Ekim 11, 2016

kuran-i-kerimin-helalini-helal-haramini-haram-kabul-ederse

Kur’ân-ı kerimin helalini helâl, haramını haram kabul ederse…..

Hadis-i şerifte buyuruldu:

-“Kim Kur’ân-i kerimi okur ve onu izhâr eder, Kur’ân-ı kerimin helalini helâl, haramını haram kabul ederse; Allâhü Teâiâ hazretleri o kişiyi Kur’ân-ı kerim sebebiyle cennete koyar. Ve ona ailesinden cehennemi hakketmiş olan onlarca kişiye şefaatçi kılar.”
[Tirmizi: 2830,]

Yine Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Kur’ân-i kerimin haram kıldıklarını helâl kabul edenler, Kur’ân-ı kerime iman etmemiştir.” [ Tirmizi: 2842,]

Bu hadis-i sertlerde, Kur’ân-i kerim iman ile okunduğu zaman sevap verileceğini ve imansız okunan Kur’ân-ı kerime sevap verilmeyeceğini beyan etmektedir.

Kur’ân-ı kerimin haramlarını haram ve helâllarını da mutlaka helal bilip öyle iman etmek gerekir…

Yoksa okunan Kur’ân-ı kerim dünya ve âhirette hiçbir fayda sağlamaz belki kendisini okuyan imansız kişilere lanet eder.

Kaynak : Mütercim. İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri, :8/59-60

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

BANA HADİSLERDEN DEĞİL AYETLERDEN ÖRNEK VER AYET İLE CEVAP VER…….

Posted by Site - Yönetici Ekim 10, 2016

bana-hadislerden-degil-ayetlerden-ornek-ver-ayet-ile-cevap-ver-diyenlere-ozel-cevaptir

BANA HADİSLERDEN DEĞİL AYETLERDEN ÖRNEK VER AYET İLE CEVAP VER DİYENLERE ÖZEL CEVAPTIR.

[ Resulümün verdiğini alın,yasakladığından da sakının ! ] Haşr – 7

[ O, (Resulüm) Vahiyden başkasını söylemez.] Necm 3-4

[ Resulüme uyun ki, dogru yolu bulun.] Araf 158 – Nur 54

[ Resule itaat eden, Allah`a itaat etmiş olur . ] Nisa – 80

[ Allah ile Resullerinin emirlerini birbirinden ayırıp ikisi arasında bir yol tutmak isteyen KAFİRDİR.] Nisa – 150-151
.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: