Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Tavsiyeler’ Category

Zehir Kutusu

Posted by Site - Yönetici Haziran 30, 2017

Zehir Kutusu

İslam’ın gençlerini, yeni nesli zehirlemek için her eve soktular şunu. İçerisinde; Zina, Haram, hırsızlık, ihanet hoş, normal bir şeymiş gibi gösteriliyor. Bir nevi Müslümanları zehirlemek için her eve giren asrın deccalı.

Her evde hemen hemen var. İmanlı bir insanın evinde de var imansızın evinde de var. Tesettürlü de oturup izliyor, açıkta oturup izliyor. Hacı da oturup izliyor, hoca (!) da oturup izliyor. Artık aileler bir araya geldiği vakit sohbet, muhabbet etmek yerine hipnotize olmuş bir şekilde izliyorlar şu kutunun içerisindekileri.

Baba kızıyla beraber müstehcen sahneleri izliyor, anne oğluyla beraber ihanetlerin olduğu sahneyi izliyor. Ne utanıyorlar ne de sıkılıyorlar. İnsanların akıllarına Hz.Allah’ın haram kıldığı ne varsa hipnoz ediliyor. Sonra zinayi, aldatmayı, hırsızlığı hoş görmeye başlıyorlar. Vücudunu sergileyeni değil, tesettüre gireni-bürüneni eleştiriyorlar. İslamla alakası olmayanı değil, İslama bağlananı yadırgıyorlar. Bunu başında örtü olan hanımlar dahi yapıyor.

Sonra ülkemizde tecavüz olayları, hırsızlık olayları, zinalar çoğalmaya başlıyor. Erkekler merhamet ne demek, bir hanıma değer vermek ne demek bilmiyor. Bir hanıma ‘toplumu yetiştiren bir anne’ olarak bakmaktan vazgeçiyorlar. Bir hanımı fiziğine göre, giydiği açık kıyafetlere göre değer vermeye başlıyorlar. Erkeklerimiz ‘erkek’ olarak, kızlarımız ‘kız’ olarak kalıyor.

Erkeklikle adamlığın arasında ki, Mümine hanım ile normal bir kızın arasiında ki farkı idrak edemeyen bir nesil yetişiyor.
HafizenAllah
Estağfurullah ala kulli hal Ya Rabbi.

Bizleri şu kutunun başına oturup saatlerce o saçma şeyleri izleyecek kadar işsiz insanlardan kılma.

Evinde Kur’an ve hadis kitaplarının süs diye durduğu, ama filmlerin sürekli aktif bir sekilde zikredildiği bir yuva nasip etme bizlere.

Ailesiyle her akşam Kur’an-ı Kerim okuyan, hadis dersleri yapan, evlerinde daima Allah’ın zikredildiği evler nasip et.
Bu ümmet’e hayırlı olacak evlatlar yetiştirmeyi nasip eyle.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 1 Comment »

İmam Mâlik Hazretleri Ve Kur’an Hocası

Posted by Site - Yönetici Haziran 24, 2017

İmam Mâlik Hazretleri Ve Kur’an Hocası

İmam Mâlik Hazretleri buyurki ki:

Ben her hadis ezberlediğimde, babam bir hediye verirdi. Öyle bir zaman geldi ki, babam hediye vermese bile hadis ezberlemek bende târifsiz bir lezzet hâline geldi.”

İmam Ebû Hanîfe hz. de, oğlu Hammâd Fâtiha Sûresi’ni öğrendiğinde, hocasına beş yüz dirhem vermişti. O zamanlar bir koç, bir dirheme satın alınıyordu. Hocası bu cömertliği fazla buldu. Çünkü çocuk yalnızca Fâtiha Sûresi’ni öğrenmişti. Bunun üzerine Ebû Hanîfe Hazretleri şöyle dedi:

“–Yavruma öğrettiğin sûreyi küçük görme! Eğer yanımda bundan daha fazlası olsaydı, Kur’ân-ı kerim’e hakkıyla hürmet edebilmek için onu sana hediye ederdim.”

Selahaddîn-i Eyyûbî de, kışlada dolaşırken babasının önünde Kur’ân-ı kerim okuyan bir çocuğa rastlamıştı. Çocuğun okuyuşunu beğendi ve ona yaklaşarak kendi yiyeceğinden bir parça verdi. Ayrıca kendisine âit olan tarlanın bir kısmını o çocuk ve babası için vakfetti.

Bütün bunlar, anne-babalar için evlât terbiyesinde örnek alınması gereken güzel numûnelerdir.

Kur’ân-ı kerim eğitimi için bilhassa yaz tatilleri de iyi değerlendirilmelidir. Evlâtlarımızı Kur’ân kurslarına göndermekle yetinmemeli, anne-babalar olarak onların durumunu dikkatle takip etmeliyiz. Kur’ân-ı kerim muhabbetinin ne seviyede, îtikad ve fıkıh bilgisinin ne durumda olduğunu sık sık kontrol etmeli, gösterdiğimiz alâka ile onları dâimâ teşvik etmeliyiz.

Ne mutlu evlâtlarını Kur’ân-ı kerim’in feyz ve rûhâniyeti içinde yetiştirerek Kur’ân’ın ve Rasûlullah r Efendimiz’in şefâatine nâil olan anne-babalara!..

Rabbimiz, Kur’ân-ı jerimden nasipsizlik sebebiyle harâbelere dönen kasvetli kalplerin ağır yükünü taşımaktan bizleri muhafaza buyursun.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 1 Comment »

Çocuklar İçin, Kur’an’ımız..

Posted by Site - Yönetici Haziran 23, 2017

Kur’an’ı Kerim Hayatımızın Neresinde?

Çocuklar İçin, Kur’an’ımız..
Müslüman ebeveynler olarak hem kendimiz hem de çocuklarımız için Kur’an’ı Kerim’e gerekli hürmeti gösteriyor ve öğrenmek için çabalıyor muyuz? Kuran-ı Kerim ikliminde yetişen bir nesil için üzerimize düşen vazifeler neler ve bunu nasıl yapabiliriz?

Kur’ân-ı Kerîm, kaynağı Cenâb-ı Hak olan dört semâvî kitabın sonuncusudur. Rüşdünü ikmâl etmiş insanlığa Rabbimizin son çağrısı ve son mesajlarıdır. Hak Teâlâ, gönderdiği kitaplardan yalnızca Kur’ân-ı Kerîm’i kıyâmete kadar koruyacağını taahhüd etmiştir. Bu sebeple bir harfi bile değişmeden aslını koruyan tek ilâhî kitap, Kur’ân-ı Kerîm’dir. Bu noktada bizim asıl meselemiz, Cenâb-ı Hakk’ın bu taahhüdüne ne kadar vesîle olabildiğimizdir. Hâlimizi bir gözden geçirmeliyiz:

Kur’ân-ı Kerîm ile ne kadar ünsiyetimiz var? Onu ne kadar duygu derinliği içinde okuyabiliyoruz? Peygamber Efendimiz’in (sav) ve ashâbın Kur’ân-ı Kerîm karşısında duyduğu heyecanı ne kadar duyabiliyoruz?

Kur’ân-ı Kerîm’i hayâtımızın her safhasına intikal ettirebiliyor muyuz? Âile hayâtında, komşuluk ve kul haklarında, ticârî hayatta, onu ne kadar kendimize kıstas alıyoruz? Kendimizi zamanın ve toplumun akışından ne kadar mes’ûl görüyoruz?

Yavrularımıza esas tahsil olan Cenâb-ı Hakk’ı tanıma tahsilini verebiliyor muyuz? Kur’ân-ı ketim’i gönüllere taşıma, onunla istikâmetleri düzeltme hususunda ne kadar gayret içindeyiz?

Unutmayalım ki iki cihan saâdeti, ilâhî bir emânet olan evlâtlarımızı Kur’ân-ı Kerimden nasiplendirmekle mümkündür. En merhametli anne-baba, evlâdını Kur’ân terbiyesiyle asıl istikbâl olan âhirete hazırlayan anne-babadır. İnsanın, evlâdına verebileceği en büyük hediye, güzel bir terbiyedir.

Kur’ân-ı Ketim’in engin mânâ kevserinden kendisi tatmadığı için evlâdına da tattıramayan anne-babalar, büyük bir vebâl altındadırlar. Zira mânevî tahsil hususunda câhil bırakılan, Kur’ân ve Sünnet’in rûhâniyetiyle terbiye edilmeyen evlâtlar, kıyâmet günü anne-babalarından dâvâcı olacaklardır.

İbn-i Ömer (ra) buyur ki:

Evlâdını iyi terbiye et. Zira bundan mes’ûlsün. «Terbiyesiyle ilgili olarak ne yaptın, neler öğrettin?» diye hesaba çekileceksin.”

Hadîs-i şerîfte de şöyle buyrulur:

Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur’ân hizmeti… Çünkü hamele-i Kur’ân (Kur’ân’ı öğrenen, öğreten ve bu yolda hizmet edenler), hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde, peygamberler ve Hak dostları ile birlikte Arş’ın gölgesindedirler.” (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, I, 226)

Dolayısıyla evlâtlarına Kur’ân-ı Kerim rûhâniyetiyle güzel bir terbiye verebilmek, sâlih mü’minlerin en mühim meselelerinden biridir.

Dolayısıyla fırsat elden gitmeden evlâtlarımızı Kur’ân-ı kerim’in feyz ve rûhâniyetiyle yetiştiremezsek, yarın kabrimizde ağır bir nedâmetle baş başa kalacağımızı unutmamalıyız. Bunun için de evlâtlarımızla vaktinde güzelce alâkadar olmalı, onların tertemiz yüreklerine Allah ve Peygamber sevgisini, Kur’ân ve Sünnet muhabbetini aşılamalıyız. Mârifetin iltifâta tâbî olduğu gerçeğinden hareketle, yavrularımızda mânevî güzelliklerin neşv ü nemâ bulması için onları hediye ve iltifatlarla teşvik etmeliyiz.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Dünya Sizin, Ahiret Bizim Olsun..

Posted by Site - Yönetici Haziran 22, 2017

Dünya Sizin, Ahiret Bizim Olsun..

Anlamazlar seni. Neden vazgeçtiğini, zevki yahut sefa, makam yahut mevkiyi neden bıraktığını .

Yobaz derler, deli derler, abartmaya ne gerek var derler, yahut sanki biz cehennemliğiz de yalnız siz cennete gideceksiniz derler. Daha dün günah bataklığında idin, bugün başımıza hoca mı kesildin derler. Derler ve dedikleriyle davayı yüklenmenin mükemmelliğine ve şerefini hiçbir zaman anlamazlar.

Dünya onların olsun diyen Peygamberimizi (sav) yanlış anlayıp, ahiret onların olsun zihniyetiyle hayat sürerler. Sahi ya, dünya sizin olsun.

Eğer gerçekten, uğrunda bir şeyleri terkedemiyorasanız : Rabbim razı değil diye birşeylerden kendinizi geri çekmiyorsanız, olsun dünya sizin. Altın, mal, mülk, araba… Biz bu dünyada, küçük ve az şeylerle de yetiniriz.

Dünya malı ve eğlencesi için sonsuz ahiretteki güzelliklerden vazgeçecek değiliz.

Dünya sizin, ahiret bizim olsun.. inşâAllah

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Ahlaksızlığı Empoze Eden Kutu “Tv”

Posted by Site - Yönetici Haziran 21, 2017

Ahlaksızlığı Empoze Eden Kutu “Tv”

Bir televizyon sevdasıdır ki gidiyor.Giderkende kimilerinin İmanlarını götürüyor, kimilerinin ise amellerini boşa çıkarıyor.

Bir yandan Ahiret hayatını mahveden insanoğlu, bir yandanda dünyasını çöküntüye uğratıyor. Ahlaki yozlaşma, tatminsizlik, doyumsuzluk, bitmek bilmeyen hırs ve hevesler, suç oranların artması vs vs… .

Çıplak bedenler sokaklarda teşir edilirken, Zina parklarda yapılırken, Alkol 12-13 yaşında tüketilmeye başlarken, Uyuşturucu ortaokullara kadar girerken, Dinsizler hocalık taslarken, Tecavüz haberleri sıradanlaşırken, Çocuk istismarları artarken, Rüşvetin, yolsuzluğun önü arkası kesilmezken, Erkeklik cinsiyette kalıp adamlıktan noksanlaşırken, Hırsızlık meslek olurken, Ahlâk, iffet ve edep sadece isim olarak kalmışken, Biz ne yapıyorduk ? Televizyon ile meşgul idik. Mahremiyetten, tesettürden ahlâktan uzak insanların hayatlarını gıpta ile izliyorduk. Konusu tecavüzden, ahlaksız ilişkilerden olan dizileri her hafta izlenme oranında en üste taşıyorduk.

Ahlâksızlık öyle bir üst perdeden insanlara empoze ediliyordu ki, insanlar aile içi ilişkileri bile midesi bulanmadan izler hâle gelmişti. Rüşvetcilerin baba, Katillerin kahraman, Hırsızlığın meslek, Alkolun uyuşturucunun kendini ispatlama aracı olduğu bu yozlaşma makinası ağzımız sulana sulana izledik. Birde yetmezmiş gibi, Dinimizide burdan öğrenmeye çalıştık. Dinsizlerin Hoca diye atfettikleri insanları yücelttik, konuşmalarını can kulağıyla dinledik ve benimsedik.

Sonuç dinimizden şüphe etme noktasına kadar geldik. Şimdi soruyorum sizlere hâlâ kıpırdanma, uyanma vakti gelmedimi ? Yetmedi mi bu musibetler, bu belalâr ? Hala izleyecekmiyiz ?

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 1 Comment »

İslamsız Müslümandan Korkuyorum.

Posted by Site - Yönetici Haziran 20, 2017

İslamsız Müslümandan Korkuyorum.

Bundan 10 yıl önce ilk kez taytlı bir kadın gördüğümde gözlerime inanamamış, onun üstüne kıyafet giymeyi unuttuğunu sanmıştım.

Daha sonraları bu taytlı kadınları daha sık görünce bunun lanet olası bir moda olduğunu anlamıştım.
Gün geldi o çirkin kıyafeti “Başı örtülü” kadınlar bile giyer oldu.

Hadis Alimi Nevevi Rahimehullah, “Giyinik çıplaklar” hadisin-i şerifini okuduğu zaman bunun ne demek olduğunu anlayamamış. Mübarek epey düşünmüş. “Hem giyinik, hem çıplak nasıl olur? Heralde bu da Hz.Allah’ın bir mucizesi olacak” demiş.

Biz Hadis alimi değiliz fakat, bu Hadis-i şerifi çok iyi anlıyoruz. Sokakta saçı ambalajlı çok kadın var ama tesettürlü kadın yok denecek kadar az. Neredeyse Streç pantolon veya tayt giymeyeni dövecekler!

Kadınların her detayı, en mahrem bölgeleri meydanda ve maalesef utanma duygusu da yok olmuş. Erkekler müslüman kızların arkasında, onların hareketlerini izliyor.
Bundan büyük bela olur mu?!

Yazık ki hepimiz alıştık bu çirkinliklere ve neredeyse kimse onları uyarmaya gerek bile duymuyor. Hatta normal karşılıyor. “Herkesin yaşantısı kendine” diyor, “ Her koyun kendi bacağından asılır” diye zırva yahudice bir laf geveliyor, uyarmadıkları gibi birde övgüler diziyorlar…

Müslüman, Hz.Allah’ın hoş görmediğini, hoş göremez, Hz.Allah’ın razı olmadığından, razı olamaz, iyi diyemez. İmam Malik (ks), hadis inkarcısı bir adamla oturdu diye, 40 gün boyunca talebesiyle konuşmamış. Varın halimizi siz düşünün…

Başımıza taş yağacağından korkmuyorum ben! Taştan daha katı olan kalplerden, münafık hallerden korkuyorum.
Kalbiyle buğzetmeyi bile hoşgörüsüzlük olarak gören Müslümanlar ürkütüyor beni.

Kendisi başörtülü olduğu halde, kızları edepsiz kıyafetlerle gezen ve bunu umursamayan Müslüman anneler ve babalar kanatıyor içimi…

Ben toplu azaba uğrayıp yok edilmekten korkmuyorum, amerika’dan, israil’den korkmuyorum kardeşlerim. Elmanın kurdu kendindenmiş derler. Ben Müslüman olduğunu iddia edenlerin, İslam’ı oyuncak haline getirmelerinden, namazsızlığı, yalanı, hayasızlığı hoşgörmelerinden korkuyorum…

İslamsız Müslümanlardan, ilkesiz Müslümanlardan korkuyorum!

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Tesettür, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Ölüm Senin Peşinde ; Sen Neyin Peşindesin !

Posted by Site - Yönetici Haziran 19, 2017

Ölüm Senin Peşinde ; Sen Neyin Peşindesin !

Ne kadar da dünyalık yaşıyoruz.. Sevinçlerimiz üzüntülerimiz hep dünyalık… Hiç bir vakit namazı kaçırdığında ağladın mı? Vermediğin okul imtihanına ağladığın gibi. Ya da mutlu oldun mu bir sadaka verince imtihandan yüksek bir puan aldığında sevindiğin gibi …

Ne bileyim ruhumuzun sıkıntısı bile dünyalık şeyler. Sanki bu dünyada sonsuz yaşayacak gibi kalp kırışlarımız, günahlarımız, haramlara dalışımız bulaşdığımız her haram bizi helal olan güzelliklerden uzaklaştırıyor farkında değiliz ya da farkında olmak istemiyoruz
Ne kadarda vurdumduymaz birileri olduk… Çok hafife alıyoruz galiba ölümü! Ondan bu derece rahat oluşlarımız.Aklımız hep dünyalıklarda. Bak gece oldu uyudun sabaha çıkma garantin var mı ? Sahip olduklarının garantisi var mı? Ölüm ölmüyor derler ya gerçekten öyle haydi gel! Tövbe et günahlarına!! Yeni bir başlangıç yap.. Rabbimden af dile! Sadece dünyanı düşünme ahiretini de düşün! Ölüm seni almadan Rabbime yönel tövbe ett!!… Rabbim için değiş ve aslına yönel!

Unutma bu dünya hayatı sadece oyun ve eğlenceden ibaret sakın bunlar senin İslam davanı unutmana sebep olmasın . Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun. Hem dünyanı hem ahiretini kurtarmak isteyorsan Rabbine yönel… . . .

Ölüm bizim peşimizdeyken biz neyin peşindeyiz diye soruyor muyuz kendimize?!..

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Ölüm - Ecel, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Azıcık Uyanık Olun Bu Kadar Cahil Olmayın❗

Posted by Site - Yönetici Haziran 18, 2017

Azıcık Uyanık Olun Bu Kadar Cahil Olmayın !

Milyonlarca takipçisi olan İslami (!) sayfaların, doğru dürüst ilmi şeyler paylaşıp milleti faydalandıracaklarına, hala domatesin, patlıcanın, dananın üzerinde “Allah” yazısını, şeytana inat beğen ! Yoruma Allah yaz bakalım kaç kişi Allah’ı zikrediyor, beğen peygamber rüyana girsin gibi saçma sapan şeyler paylaşarak milletin vaktini hurafe ve bid’at ile geçirdiklerini gördüğümde ve yüz binlerce insanın da bu paylaşımları beğenip paylaştıklarını gördüğümde elim ayağım titriyor !

HasbunAllah ve ni’mel vekil !

Kardeşlerim bu ne sacma sapan bir istir lütfen yapmayın ya DİNİNİZİ İYİ ÖĞRENİN YOKSA YAŞADIĞINIZI DİN ZANNEDERSİNİZ!!!

İnandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.” Hz. Ömer (radıyallahu anh)

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Namazını Kıl Müslüman !

Posted by Site - Yönetici Haziran 17, 2017

Namazını Kıl Müslüman !

Namaz kılıyor musun Diye bir cümleyi Müslümana sormak ne kadar ayıp değil mi? Sonucunda Müslüman dediğin İslam’ın 5 şartına iman etmiş kişidir. Doğal olarak iman eden yani inanan herkes sadece iman etmekle kalmamalı inandıklarını eyleme geçirmelidir. Sevgi ve inandığımız değerler hakkında mücadele etmek eylem gerektirir

Çevremizde‘namaz kılamayan insan çok âmâ namaz kılmayan insan pek az. Kimi şu sınavı kazanayım başlarım der, kimi üniversiteyi bitireyim der, kimi askerliği, kimi evlenmeyi. Kimi eşi, çoluğu, çocuğu bahane eder yaşlanınca kılarız ne olacak canım “Allah” affeder derler en sonunda.

Sanki 1 dakika sonrasına garantisi varmış gibi. Ha birde günümüzün en popüler kelimesi “Benim Kalbim Temiz” (!)Sormak istiyorum senin kalbin, ayakları şişene kadar namaz kılan, Peygamberimiz Hazreti Muhammed(sav)den daha mı temiz?

Peygamber efendimiz bile kızı hazreti Fatıma’ya ”Ey Fatıma! Yemin ederim ki, peygamber kızı olsan da, namazların olmadıkça cennete giremezsin”.Buyurmamışmıydı?

Peki, biz neyimize güveniyoruz? Ya da neye güveniyoruz? En başta da dediğim gibi namaz kılmaktan ayağı şişen peygamberimizin TV dizilerini, futbol maçlarını, bayanlar arasında yapılan günlerini, konserlerini kaçırmayan ümmetiyiz MALESEF(!)

Hâlbuki efendimizin ağlayarak ‘ümmetim, ümmetim’ göz yaşı döktüğü yerdir secde.

Sevgiliyle günde 5 vakit buluşmanın adıdır secde.
Yaraların sarıldığı, dünyanın boş işlerinden uzaklaşıp nefes aldığımız tek yerdir secde..
“Ya Rabbi(!) Elhamdülillah, yine sana geldim, randevuma geç kalmadım ‘diyebilmenin adıdır secde.
♡Kapısını on bin defa da çalsak bizi boş çevirmeyenle buluştuğumuz yerdir secde

Şimdi soralım kendimize neden namaz kılmıyoruz.Ya da şöyle demeliydim neden namaz kılamıyoruz? Bu kadar nimeti veren Allah’a(cc) günde 1 saatimizi ayıramazmısın?Sınavına mı çalışamazsın? İşe ya da okula geç mi kalırsın? Arkadaşınla mı buluşman gerek? Annen, baban izin vermez mi? İş yerin mi müsait değil? Sana yobaz mı derler? Vaktini verene vaktin hic yok mu?

Unutma”Dünyevi dostlar ve rütbeler sadece kabir kapısına kadardır Ruh yaradanını anmaya muhtaçtır ‘Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur”(Rad Suresi) Nasıl ki vücudun gıdası yemek içme ise, ruhun gıdası da namazdır.

Bir insan maddi olarak yemeden, içmeden nasıl duramazsa, insanda manevi bir yemek hükmünde olan namazı kılmazsa manevi olarak rahat edemez. Ruhu hep ‘ açım, açım beni doyur der (!) ‘ ya sen o ruhu doyurur, iki cihanda da saadete erersin yada o ruhu doyurmayarak öldürürsün (!)

Hadi güzel kardeşim ölüm sana gelmeden sen kendine gel Rabbine yönel Rabbine kıyam et’. Kalk al abdestini, ser seccadeni, bütün dünyaya dön sırtını, kaldır ellerini ‘Allah’ü Ekber’ de…

Ve son olarak şu soruyu her gün her an kendinize sorun ‘ acaba sırf dünya için mi yaratıldın ki bütün vaktini dünya için sarf ediyorsun ?’

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Namaz, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

HUTBE OKUNURKEN KONUŞULMAZ

Posted by Site - Yönetici Haziran 16, 2017

HUTBE OKUNURKEN KONUŞULMAZ

Cuma günü hatip minbere çıkınca namaz bitinceye kadar cemaatin konuşmayıp sükut etmesi, selam alıp vermemesi, nâfile namaz kılmaması, tesbih okumaması ve aksırana duâ etmemesi icab eder. Hatta hutbede Peygamber Efendimizin (s.a.v.) mübarek isimleri zikredilince cemâatin salat ve selam okumaksızın yalnız dinlemesi efdaldir.

İmam Ebû Yusuf’a göre bu halde gizlice salat ve selam okunur.

Selmân-ı Fârisî Hazretlerinden şu hadîs-i şerîf rivâyet olunmuştur: “İmam hutbeye başladığı zaman susulur.” Diğer bir hadîs-i şerîfte:

“Cuma günü imam hutbe okurken arkadaşına sus desen lağiv yapmış (faydasız söz söylemiş) olursun.” buyrulmuştur.

Yemek ve içmek gibi namazda haram olan şeyler hutbede de haramdır. Hulâsâ, cemâatin hutbeyi başından sonuna kadar dinlemesi vaciptir.

Birinin bir münker (dine uygun olmayan bir şey)i yaptığını görüp diliyle bir şey söylemeden eliyle, başıyla veya gözüyle işaret etse yahut bir şey haber verildiği zaman başıyla işaret ederek cevap verse sahih olan kavle göre bunda beis yoktur.

İmama yakın olmak uzak olmaktan efdaldir. İmamdan uzak olan da susmalı, hutbeyi dinlemelidir.

İmama yaklaşmak için insanların omuzlarından geçmek mekruhtur. Ancak, imam hutbeye başlamamış bulunursa hem sonra gelenlere bir yer bırakmak hem de yakınlık faziletine ermek için geçmekte beis yoktur. Çünkü evvelce ileriye gitmeyip de açık bırakanlar, o mekânı mazeretsiz boş bırakmışlardır. Amma imam hutbeye başlamış ise mescidde olduğu yerde kalmalıdır.

Hutbeyi dinlerken yüzünü hatîbe doğru çevirmek ve namazda oturur gibi oturmak müstehaptır.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: