Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar’ Category

Tırnaktan Elbise

Posted by Site - Yönetici Nisan 29, 2017

Tırnaktan Elbise

İbni Abbâs (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu. (Buyurdular):
İkisinin (Âdem Aleyhisselâm ile Hazret-i Havva’nın) elbiseleri, tırnaktandı.[Kitabü’l-Azame, c. 5, s. 1578, Isfahânî.]
Veya elbiseleri tırnağa benziyordu.

Elbiseleri, tırnağın yaratılışı gibi üzerlerinde yaratılmıştı.
Elbisenin soyulması, şeytana İsnâd edildi. Halbuki bununla beraber, onların elbiselerini bizzat eliyle üzerlerinden soyup alan kişi, değildir. Bu, şeytanın onların elbiselerinin soyulmasına sebep olmasından dolayıdır…

Çirkin yerlerini kendilerine göstermek için.
Şeytan, ikisinin avret yerlerini kendilerine izhâr edip göstermek için onları fitneye düşürdü.
Âdem Aleyhisselâm ile Hazret-i Havva, (şeytanın bu fitnesinden) önce kendi avret yerlerini görmemişlerdi. Ve biri diğerinin de avret yerini görmüş değildi…

Haya Duygusu

Rivayet olundu:
Âdem Aleyhisselâm, uzun boylu bir kişiydi. Sanki upuzun bir hurma ağacıydı. Başının saçları sıktı. Hataya düştüğünde, ayıp yerleri ortaya çıktı. Daha önce onları görmemişti. Âdem Aleyhisselâm (utancından) cennetten kaçmaya başladı. Cennet ağaçlarından bir ağaç ona arzetti ve onu yapraklarıyla örttü. Âdem Aleyhisselâm, ağaca:
Beni gönder!” dedi. Ağaç:
Ben gönderici değilim (seni göndermeye gücüm yetmez) dedi. Bunun üzerine Rabbi kendisine nida etti:
Ey Adem! Benden mi kaçıyorsun?” Âdem Aleyhiselâm:
Hayır! (Ya Rabbi), lakin ben utanıyorum!” dedi

[Müstedrek: 2, s.288, Kitabü’z-Zühd: c. 1. s.45, İbni Mübarek,]
İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/430-431.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Adem, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Şık ve Temiz Giyinmek Aklı Nurlandırır.

Posted by Site - Yönetici Nisan 27, 2017

Şık ve Temiz Giyinmek Aklı Nurlandırır.

Şiratü’l-îslâm (kitabın)da buyuruldu:
Elbise giyerken (kişi),
1- Avret mahallini örtmek,
2- Bedendeki ayıpları örtmek,
3- O elbiseyle süslenmek,
4- Ve İslâm ehline sevimli görünmek,
5- İslâm’ı iyi temsil etmek (Müslüman olmayanlara İslâm’ı sevdirmek) için giyinirse;
6- Bu giyinmede nefsin bir haz, zevk ve nasîbi olmaz. Muhakkak ki bu niyetle (en yakışır bir şekilde) giyinmek, saf ve berrak kılar ve aklı her türlü keder ve kirlilikten temizler ve nurlandınr.
Zira Müslüman kişi (şık ve temiz giyinmekle) nefsin nevalarından hiçbir şey, ona şaibe veremez. Ve Müslüman kişi, bu niyetle (şık, temiz ve güzel) giyinmekle ecir ve sevap alır

İmam-ı Azam Ebû Hanife Hazretleri, kendi devrinin en şık. en temiz ve en güzel giyinen kişilerinin başında gelirdi. Mütercim.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/428-429.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Cahiliyye Arapları Kabe’yi Çıplak Oldukları Halde Tavaf Ederler ve ..

Posted by Site - Yönetici Nisan 20, 2017

Cahiliyye Arapları Kabe’yi Çıplak Oldukları Halde Tavaf Ederler ve ..

Rivayet ediliyor ki, cahiliyye Araplanndan bir takımları, bu cümleden olarak Humus’tan olmayan A’rab yani bedeviler Kabe’yi çıplak oldukları halde tavaf ederler ve içinde Allah’a isyan ettiğimiz giysilerimizle tavaf etmeyiz, derlerdi.

Çoğunlukla erkekler gündüz, kadınlar gece tavaf ederler, kadınların gündüz tavaf ettikleri de olurdu.

Kadın bütün göğüslerini ve göğüslerindekileri açar ve hatta büsbütün çırılçıplak olur. ancak cinsel organına şarap üstüne sinek konmuş gibi hafif, seyrek bir paçavra kor, “tavaf ederken beni kim ayıplar“, der ve şu:
Bugün bunun bir kısmı veya hepsi açılır, açılanını da helâl etmem.” beytini söylerdi. İşte bu âyetler [Araf süresi 26. ayet] bu sebeple nazil olmuştur.

Kaynaklar: Elmalı Tefsiri: c.3, s. 2147,
İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/425-426.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kabe, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Sara Hastalığına Şifâ ve Cin ve şeytan musallat olmasından korunmanın yolu.

Posted by Site - Yönetici Nisan 19, 2017

Sara Hastalığına Şifâ ve Cin ve şeytan musallat olmasından korunmanın yolu.

Sara hastalığına tutulan kişinin iyileştirilmesi ve cinleri ondan kovmak için bazen dövmeye ihtiyaç olunabilir….
Atılan bu dayaklar, (o kişiye musallat olan) cinnin üzerinde vaki olur. Sara hastalığına tutulan kişi, dayakların acısını hissetmez Eğer o dayaklar, o insanın üzerinde vaki olmuş olsaydı; elbette insanı öldürürdü.

Cinleri bir kişiden uzaklaştırmak ve sar’â hastalığına tutulan kişilerin şifâ’ya kavuşmaları dualar ile de mümkündür.

Bu konuda sağlam İslâmî kaynaklarda şöyle buyurmaktadır: Bilindiği üzere, cinler ateşin alev kısmından yaratılan, her şekle girebilen: evlenme, yeme-içme, çoğalmaları bulunan ve gözle görülmeyen varlıklardır…

Cinlerin insanlara zarar verdikleri, yardım ettikleri, insanların isteklerini yerine getirdikleri vakidir…

Bir kişi sara’ya tutulur veya bir kişiye cin çarpar da kişi şuurunu kaybeder veya bayılırsa, o kişinin hemen o anda kendisine gelmesi için “Kasîde-i Bürde“nin şu bu mübarek beyitleri; [ 1 ] İki gözlerinin arasına yazılır veya bu beyitler mavi bir beze yazılır. Bez yakılır. Bu beyitlerin yazılı olduğu bezin dumanları sara ve cin tarafından bayılmış olan kişinin burnuna gittiği anda o kişi hemen kendisine gelip uyanır. Cinler onu terk ederler. Ve bir daha ebediyen onun cesedine dönmezler…
Risâletü Havassı’l-Ebyâti’l-Büriyyeti Mudurriyeti, s. 12,

Sonra bu beyitleri, Kur’ân-ı kerimden bununla ilgili bazı âyet-i kerimelerle yazıp, ilgili kişi üzerine alsın, büyük acâiblikler, fayda ve menfaat görür. Tevfik Allah’tandır.

Cinlerden korunabilmek için yukarıdaki beyitle ilgili işlemler yaptıktan sonra ilgili âyet-i kerime ve duaları Müslüman kardeşlerime bir hediye olarak aşağıya alıyorum.

Cin ve şeytan musallat olmasından korunmanın yolu;

Aşağıdaki âyet ve dualar okunmalı veya yazılıp üzerinde taşınmalıdır…
1. Fatiha süresi
2. Bakara süresinin ilk dört ayetleri
3. Bakara sûresinin 163. âyet-i kerimesi
4. Ayetü’l-kürsi ve devamındaki bir ayet,
5. Bakara süresinin son iki ayetleri,
6. İsrâ süresi 45 ve 46. ayetleri
7. El-Mü’minûn Sûresinin son dört âyet-i kerimesi
8. Mü’min süresi ilk üç ayetleri,
9. Cin Sûresinin İlk dört âyet-i kerimesi,
10.Ihlâs sûresi,
11.Felak sûresi.
12.Nâs sûresi,
13. Kaside-i bürdenin bu mübarek beyitleri
14.Tehlil.
15. Ezân-i Muhammedi,

Daha geniş bilgi için “CİN, BÜYÜ ve NAZARDAN KORUNMANIN MANEVÎ YOLLARI, isimli kitabıma bakınız. Ömer Faruk Hilmi. Fatih yayınevi, lstanbul-2005,. Mütercim.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/433-434.

[ 1 ] ( NOT ;O beyitler buraya yazılmamış ;Daha geniş bilgi için “CİN, BÜYÜ ve NAZARDAN KORUNMANIN MANEVÎ YOLLARI, isimli kitaba bakınız.)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | Leave a Comment »

Hikaye (Şeytana Karşı İnsanlar?)

Posted by Site - Yönetici Nisan 18, 2017

Hikaye (Şeytana Karşı İnsanlar?)

Hikâye olunur:
Habîs Şeytan Yahya bin Zekeriyya Aleyhisselâm’a göründü. Ona;
Sana nasihat etmek istiyorum!” dedi. Yahya Aleyhisselâm;
Sen yalan söylüyorsun! Sen bana nasihat etmezsin! Lakin bana Âdem oğullarından haber ver?” dedi. Şeytan;
Âdem oğullan, bizim yanımızda üç sınıftır.

Amma onlardan birinci sınıf: Bize sınıfların en şiddetlisidirler. Onu fitneye (ve günaha) düşürmeye yöneliriz. Onu fitneye düşürürüz ve ona yerleşiriz. Sonra o kişi, kendisine gelip, Allah korkusundan titrer ve hemen tevbe ve istiğfar eder. Bizim onda idrak ettiğimiz her şeyi bizim aleyhimize bozar (bütün çalışmalarımız boşa gider…)
Sonra biz ona bir daha döneriz; o da tevbe ve istiğfara döner. Ve biz ondan hacetimize ulaşamayız. Fakat ondan ümit de kesmeyiz… İşte biz (şeytanlar) böyle kişilerin elinden yorgun ve bitkin düşeriz…

Amma ikinci sınıf: Bunlar bizim elimizde, çocuklarınızın elindeki top gibidir. Biz onları dilediğimiz tarafa çeviririz (yani istediğimiz gibi onlarla oynarız…)

Amma son sınıf ise, bunlar senin gibi ma’sûm olanlardır. Biz onlardan hiçbir şeye kaadir olamayız…” dedi.

Leziz Yemek?

Bundan sonra Yahya Aleyhisselâm ona sordu:
Sen benden bir şeye kaadir olabildin mi hiç?” Şeytan:
Hayır! Ancak bir kere sana gücüm yetti! (Yahya Aleyhisselâm, hayretle sordu:
Nedir o?” şeytan devam etti.)
Bir defasında sana bir yemek takdim olunmuştu. (Senin önüne bir yemek getirilmişti.) Sen ondan yedin. Ben o yemeği sana leziz göstermeye devam ettim. Senin iştahın çekti ve sen istediğinden daha çok yedin… Böylece o gece, daha önceki gecelerde olduğun gibi ayni saatte (gece namazına ve teheccüde) kalkamadın…” Yahya Aleyhisselâm:
Hiç şüphesiz bundan sonra artık kesinlikle doyuncaya kadar yemeyeceğim!” dedi. Şeytan da ona;
Senden sonra hiçbir âdeme (insana) asla nasihat etmeyeceğim!” dedi.

Fâsıkın Cömertliği

Şeytan yine kendi aslî suretinde Hazret-i Yahya bin Zekeriyya Aleyhimâ’s-selâm ile karşılaştı. Yahya Aleyhisselâm şeytana;
Bana haber ver! İnsanların içinde sana en sevimli kimdir? Ve insanlardan en çok buğzettiğin kişiler kimlerdir?” Şeytan:
Ben en çok cimri mü’mini severim! Ve insanlardan bana en kötü ve en çok buğzettiğim kişi ise, cömert fâsıktır…”
Yahya Aleyhisselâm ona sordu:
Bu nasıl olur?” Şeytan:
Çünkü cimri adamın cimriliği bana yeterlidir! Fâsık olan cömert ise, Allâhü Teâlâ hazretlerinin onun cömertliğine muttali olması onun yapmış olduğu cömertlik sebebiyle ona hidâyet nasip etmesi ve onu kendisine yöneltmesi ve ona velayet mertebesini vermesinden çok korkarım! dedi. (Şeytan bütün bu açıklamalarından sonra da)
Eğer sen Yahya olmamış olsaydın; gerçekten sana bunu haber vermezdim!” dedi.

[ Cömert fâsıkların ve günahkarların zamanla tevbe ettikleri, hidâyete erip, Allâhü Teâlâ hazretlerinin sâlih ve evliya kulu oldukları tecrübeyle de sabittir… Eğer bir arkadaş, eş ve dostunuzun hidâyete ermesini, hak yolu bulmasını ve hak yol üzere yaşamasını istiyorsanız, Allah’ın yolunda, İslâm’ın kalkınması, sünnet-i seniyyenin yaşanması ve din-i mübîn-i islâmın eğitimi ve öğretimi için, onun yardımda bulunmasını sağlayın… O kişinin çok kısa bir zaman içinde hidâyete erdiğini ve hak yola girdiğini göreceksiniz… Bu ilâhî bir sırdır…Ben bunu çok gördüm. Mütercim.]

Kaynaklar : Âkâmü’l-Mercân fî Ahkâmı’1-Cân isimli kitapta bu böyledir.

İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/440-441.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şeytan | Etiketler: | Leave a Comment »

Yalan Yere İlk Yemin?

Posted by Site - Yönetici Mart 3, 2017

yalan-yere-ilk-yemin-eden-melun-seytandir-yemin-copy

Yalan Yere İlk Yemin?

Yalan yere ilk yemin eden; mel’ûn Şeytan’dır.
Âdem Aleyhisselâm hiçbir kimsenin Allâhü Teâlâ hazretlerinin adına yalan yere yemin etmeyeceğini zannediyordu.
Bundan dolayı Âdem Aleyhisselâm, yemini sebebiyle şeytana kandı.

Yemin Edene İnanılır

Zira mü’minin sânı, Allâhü Teâlâ hazretlerinin mübarek isminin azametinin, kalbinde temekkün edip yerleşmesi için; Allâhü Teâlâ hazretlerinin adına yemin eden kişiye inanmaktır.

Yemin İle Kandırana?

Bazı âlimler buyurdular:
Kim (yemin) billâh (Allah’ın adıyla kasem ederek) bizi kandırmaya çalışırsa, (ona) kanarız…”
Hadis-i şerifte buyuruldu:
Mümin, aldatılan kerim; fâcir ise aldatıcı alçaktır.

Tirmizi: 1887,
Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/405-406.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şeytan | Etiketler: | Leave a Comment »

Cennetteki İncir Ağacı ?

Posted by Site - Yönetici Şubat 21, 2017

cennetteki-incir-agaci

Cennetteki İncir Ağacı ?

Denildi ki: Bu yaprak,( Hz Adem ile Hz Havva validemiz`in cennette yasak olan agactan yiyince üzerlerindeki cennet elbisesi düştü ve avret yerlerini rivayete gøre yaprak ile örttüler o yaprak ) incir yaprağıydı…

İncir Ağacı

Âdem Aleyhisselâm’ı İncir ağacından başka hiçbir ağaç örtmedi.

Allâhü Teâlâ hazretleri buyurdu:
Sen Âdem Aleyhisselâm’i tesettür edip örttüğün gibi; Ben de senden manâyı (meyveyi), davadan (çiçekten) önce çıkaracağım…”
Halbuki diğer ağaçların davaları, manâlarından önce çıkar.
İşte bu hikmetten dolayı, (incirden başka) diğer bütün ağaçların meyveleri önce çiçek kapçığından çıkar. Sonra meyvesi ikinci olarak o çiçek kapçığından ortaya çıkar. incir ağacında ise, ondan ilk önce beliren ve ortaya çıkan onun meyvesidir. İncirin meyvesi çiçek kapçığı olmaksızın ortaya çıkar

Kur’ân-ı kerimde İncir’e ve esrarına yemin edilmiştir, incirin bir çok hususiyetleri vardır.

Dipnot:
Özetle; İncir meyvelerinde şeker, organik asitler, sabit yağ ve vitaminler (A,B,C) vardır. Meyveleri gerek yaş olarak gerek kuru olarak yenmektedir. Kuru meyveler balgam söktürücü olarak, yumuşatıcı olarak kullanılır.
Halk arasında sütle kaynatılan incir ses kısıklığına karşı kullanılır. İncir, kalbe ferahlık verir. Kuluncu ve sindirim organı sancılarını giderir. Ayrıca, yaş dalları kırıldığında akan sütümsü beyaz sıvı. nasır ve siğillere sürülürse tedavi eder.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/407-408.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Hz. Adem`e İlk Öğretilen Meslekler

Posted by Site - Yönetici Şubat 20, 2017

hz-ademe-ilk-ogretilen-meslekler

Hz. Adem`e İlk Öğretilen Meslekler

Allâhü Teâlâ derhal Âdem Aleyhisselâm’ı yeryüzüne indirdi.
1- Ona demir sanatını (ve demiri işleme işini) öğretti.
2- Ona toprak sürmesini ve ekmesini emretti. Bunun üzerine Âdem Aleyhisselâm da;
3- Toprağı sürdü,
4- Ekin ekti,
5- Tarlayı suladı,
6- Hasat zamanı biçti,
7- Harman etti,
8- Harmanı ezdi.
9- Harmanı savurdu,
10-Değirmende öğüttü
11-Hamur yoğurdu,
12-Ekmek yaptı
13-Ve pişirdi.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/410.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Adem, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Avret Mahallini Açmak….

Posted by Site - Yönetici Şubat 15, 2017

cehennemriyakarlarin-hesabi-ve-hesap-icin-ilk-cagirilacak-kisiler

Avret Mahallini Açmak….

Şeytanın maksadının (Âdem Aleyhisselâm ile Hazret-i Havva’nın) avret mahalli yerlerini açmak olması; halvet anında ve eşin yanında hacetten fazla avret mahallini açmak çirkin ve tabiat bakımından müstehcen olduğuna delildir…

Hazret-İ Ali (r.a.)’ın bakışları asla kendi avret mahalline bile vaki olmadı…
Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin cemâlini gören gözlerle avret mahallini görmekten sakınarak ( kendi avret mahallini bile görmedi…)

Kişinin kendi avret mahalline bakmanın mertebesi böyle olunca, başkasının avret mahalline bakmak hakkında senin zannın nedir? (Acaba nasıl olmalıdır?)

Avret mahallini açmak ne çirkin bir şeydir!
Hazret-i Aişe (r.a.) buyurdular:
(Efendimiz s.a.v. hazretleri) benden (bir şey) görmedi ve ben de ondan (Efendimiz s.a.v. hazretlerinden bir şey) görmedim.”
Yani avret yerlerini demektir.

Avret Yerlerini Görmemişlerdi

Hazret-i Adem ve Hazret-i Havva, kendi nefislerinde (vücutlarında) avret yerlerini görmemişlerdi…Biri diğerinde de görmemişti.
Çünkü onlara avret yerlerini örten elbiseler giydirilmişti.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/402.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Cennet ve Cehennemin Münâkaşaları

Posted by Site - Yönetici Aralık 26, 2016

cennet-ve-cehennemin-munakasalaricennet-ve-cehenneme-girecek-ilk-uc-sinif-insan-ve-ozellikleri-h1478367619-84934f-copy

Cennet ve Cehennemin Münâkaşaları

Hadis-i şerifte buyuruldu:
Cennet ve cehennem çekiştiler. Cehennem;
Bana, mütekebbir (kibirli) ve cebbarlar (zorbalar) girecektir,” dedi. Cennet de:
Bana zayıflar ve miskinler, girerler,” dedi.
Allâhü Teâlâ hazretleri cehennem ateşine;
Sen, benim azabımsin! Seninle dilediğime azap ederim!” buyurdu. Ve cennete de buyurdu:
Sen benim rahmetimsin! Seninle dilediğime rahmet ederim!… Sizden her birinizin dolma (hakkı) vardır.

Şeytana Tabî Olanlar

Şeytana tabi olanlar ise, şeytanın şu zikredilen dört cihetten kendilerine geldiği kimselerdir.
Onlar şeytanın kendilerine emrettiği şeyleri hemen kabul ederler. Akıllı kişi, şeytana tabi olmaktan kaçınmalı ve korunmalıdır. Allâhü Teâlâ hazretlerinin ibâdet ve taati için cidden çalışmalı… Tâ ki cehennem ateşine girenlerle beraber girmesin!

Mümine Fidye

Hadis-i şerifte buyuruldu:
Kıyamet günü olduğu zaman, her mü’mine diğer dinlerde
olan kâfirlerden bir adam verilir ve ona;
Bu, senin ateşten kurtulman için bir fidyendir!” denilir. Bu hadis-i şerifte Allâhü Teâlâ hazretlerinin kullarına lütfunun
kemâline ve kulların da Allâhü Teâlâ hazretlerine karşı kerametli olduklarına delil vardır. Zira Allâhü Teâlâ hazretleri, düşmanlarını evliya kullarına fidye etti…

Fidye’nin Manâsı

İhtimal ki fidyenin manâsı (şu) olabilir: Allâhü Teâlâ hazretleri, cehennem ateşine, onu insanlardan ve cinlerden dolduracağını vaat etti.
O da Allâhü Teâlâ hazretlerinin, müşrikler (kâfirler) ve mü’minlerin âsî olanlarıyla vaadini gerçekleştirecektir. Allâhü Teâlâ hazretleri, cehennem ateşine takdim edeceği kâfirlerle onları râzî eder. îşte bu (müşrik ve kâfirlerle cehennemin dolması) mü’minlerden fidye olması gibidir…

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/392.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Cennet & Cehennem, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: