Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Yorumlar’ Category

Bugün Dünyaya İslam Degil “İSYAN” Hakimse, Bunun Sebebi, Öyle Sanıldığı Gibi Kafirlerin Güçlü Oluşu Değil, Müslümanların Parçalanmışlığıdır.

Posted by Site - Yönetici Ağustos 6, 2017

BUGÜN DÜNYAYA İSLAM DEGİL “İSYAN” HAKİMSE, BUNUN SEBEBİ, ÖYLE SANILDIĞI GİBİ KAFİRLERİN GÜÇLÜ OLUŞU DEĞİL, MÜSLÜMANLARIN PARÇALANMIŞLIĞIDIR.

Her müslüman, “İslam kimliği” altında vazifelerinin ve amaçlarının neler olduğundan, “İslam davası”ndan haberdar olmalı.
Kısaca arzedeyim:

Tevhidin egemenliği”ni sağlamak… “Tevhid Davası”nı dünyaya duyurmak, herkese ulaştırmak, “İslam inancı”na isyan edenleri, kayıtsız kalanları “Tevhid otoritesi”ne boyun eğdirmek…

İslam’ı hayata hakim kılmak… İnsanlara İslam’ı “eksiksiz-fazlasız, dosdoğru” öğretmek… Düşüncesiyle, inancıyla, ahlâkıyla, şuuruyla, hareketiyle ve tasarruflarıyla “İslam’ı yaşayan bireyler” yetiştirmek…

Müslümanları “İslam’ı tatbik” etmeye, “yaşama”ya sevketmek… “İslami aileler” kurmak. Bunun için kadın-erkek, genç-ihtiyar, yetişkin-çocuk herkese önem vermek… “İslami esaslar”dan ayrılmayan “müslüman bir toplum” oluşturmak. Bunun için “İslam’ın her eve girmesi”ne, “her yere ulaşması”na çalışmak…

Bir yandan insanı “Allah’a bağlamak”, insanın yüce özelliklerini ortaya koymak, onu “kötü ve aşağılık hislerinin kirleri”nden temizlemek; bir yandan da “insanın yaratılış gayesi”ne ters düşen her şeyden onu uzaklaştırmak…

Sağlam temeller üzerine “faziletli bir toplum” yetiştirmek… “Seçkin fertler”den “seçkin cemaatler” meydana getirmek… Seçkin cemaatlerden “faziletli bir ümmet” oluşturmak. “Kardeşlik bağları”nı güçlendirmek.

İnsanları, toplumları İslam yoluna sevkeden “İslami bir nizam, sistem” kurmak… “İslam kanunları”nın uygulandığı, “İslami iktidar”ın kurulduğu, “Hilâfet”in yeniden tesis edildiği bir dünya kurmak…

Küçük küçük devletçiklere ayrılan İslam ülkesinin her parçasını tek bir “Hilafet devleti çatısı” altında bir araya getirmek… “İslam toplumu”nu ve “İslam devleti”ni kurmak…

Üzerinde “Tevhid” inancını taşıyan tek bir müslümanın dahi yaşadığı her yeri “vatan”a dönüştürmek… “İslam bayrağı”nı, ezan seslerini duymuş, “İslam şerefi”ne ermiş memleketlerde dalgalandırmak…

Madem esas dava bu; o halde müslümanlar olarak, İslam davasını sürdürebilmek için olmamız gereken hal, “vahdet.” Yani müslümanların birlik ve beraberliği. İslam’ın egemenliği için Ümmet’in birliği olmazsa olmaz bir şart.

Halkı müslüman olan ülkelerde egemen “tağuti rejimler/yönetimler”in müslümanlar üzerindeki sosyal, kültürel, siyasi, idari, iktisadi, hukuki, adli, tedrisi, itikadi, ibadi vb. baskılarını ve zulümlerini kırıp “özgürlük”e kavuşmanın öncelikli yolu bu. “Vahyi imha, batılı ihya” üzerine kurulu “ideolojik zulüm sistemleri”nin İslam adına ne varsa baskılayıp hayatın dışına atmasına, sadece bu sayede direnç gösterebiliriz.

Ancak maalesef “müslüman toplum”, inandığı İslam’ın ne/nasıl olduğunu da bilmiyor. İslam’ı ne şekilde ve hangi esaslara uygun olarak yaşayacağını da… Bu yüzden İslam toplumları İslam ile, vahiy ile, Kur’an ile ve Rasulullah’ın örnekliğine uygun olarak değil; bâtıl ile, küfür ile, tağuti yasalarla ve “ideolojik İslam karşıtı önderler”in örnekliğinde idare olunuyor ve böyle bir hayatı yaşıyor.

Bu durumda tüm müslümanlar, “Allah’ın insanlık için hayat nizamı olarak tayin buyurduğu İslam”ın hayata egemen olması için mücadele etmek zorunda. Çünkü insanlığı içine düştüğü “zillet”ten, “adaletsiz”likten, “zulüm”den, “sömürü çarkının dişlileri”nden… kurtaracak, refah ve mutluluğa ulaştıracak, sulh ve selameti sağlayacak tek din, tek nizamdır İslam.

İslam’ın dünyaya nizam olması, bütün insanlığın fert, aile, toplum ve devlet hayatını düzenlemesi için, “müslümanların birlik/beraberlik içinde olmaları” şart. İnsanlığın tek ve ortaksız dini, “hayat nizamı” sadece ve sadece İslam ve “yaşam kitabı”, “hayatın anayasası” sadace Kur’an-ı Kerim olduğundan, bununla yükümlü müslümanların, güçlerini bir araya getirip kenetlenmeleri lazım.

Bugün dünyaya İslam değil “isyan” egemense, bunun sebebi, öyle sanıldığı gibi kâfirlerin, İslam düşmanlarının güçlü oluşu değil, müslümanların parçalanmışlığıdır. O yüzden “İslam’ın egemenliği için Ümmet’in birliği şarttır.” Zira farklı meşrepler/gruplar çatısı altında “ayrı” olununca, “müslümanlar arası dayanışma” mümkün olmuyor. Haliyle, bütün müslümanların “kardeş” olduğu, “tek bir millet olan küfür” karşısında “yekvücut bir ümmet” olarak mücadeleye durmak gerektiği hakikati idrak edilemiyor.

Müslümanlar ayrı-gayrı, paramparça olunca İslam davası “ilahi murad”a uygun olarak sürdürülemiyor; “hedef”inden de, “yol”undan da, “istikamet”inden de sapıyor. Böylece, “tağuti zorbaların zalim iktidarları”na son verilerek “İslam Şeriatı” hayata hakim kılınamıyor.

Müslümanların vazifesi ve yaratılış amacı Allah’a kulluk… Kulluğun şartı hayatı İslam’a göre yaşamak… Hayatı İslam’a göre yaşamanın şartı, İslam’ın ilavesiz-eksiksiz, bütün kurallarıyla-kurumlarıyla, tam olarak egemenliği… İslam’ın egemenliğinin şartı ise, müslümanların, “Ümmet birliği/vahdeti”ni sağlamaları…

Bugün “tefrika/parçalanmışlık” öyle derin yaralar açmakta ve müslümanları birbirine öyle düşman etmektedir.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Kur`anı Kerimden 40 Dua.

Posted by Site - Yönetici Temmuz 27, 2017

Kur`anı Kerimden 40 Dua.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Dualar, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Video, Yorumlar | Leave a Comment »

Zehir Kutusu

Posted by Site - Yönetici Haziran 30, 2017

Zehir Kutusu

İslam’ın gençlerini, yeni nesli zehirlemek için her eve soktular şunu. İçerisinde; Zina, Haram, hırsızlık, ihanet hoş, normal bir şeymiş gibi gösteriliyor. Bir nevi Müslümanları zehirlemek için her eve giren asrın deccalı.

Her evde hemen hemen var. İmanlı bir insanın evinde de var imansızın evinde de var. Tesettürlü de oturup izliyor, açıkta oturup izliyor. Hacı da oturup izliyor, hoca (!) da oturup izliyor. Artık aileler bir araya geldiği vakit sohbet, muhabbet etmek yerine hipnotize olmuş bir şekilde izliyorlar şu kutunun içerisindekileri.

Baba kızıyla beraber müstehcen sahneleri izliyor, anne oğluyla beraber ihanetlerin olduğu sahneyi izliyor. Ne utanıyorlar ne de sıkılıyorlar. İnsanların akıllarına Hz.Allah’ın haram kıldığı ne varsa hipnoz ediliyor. Sonra zinayi, aldatmayı, hırsızlığı hoş görmeye başlıyorlar. Vücudunu sergileyeni değil, tesettüre gireni-bürüneni eleştiriyorlar. İslamla alakası olmayanı değil, İslama bağlananı yadırgıyorlar. Bunu başında örtü olan hanımlar dahi yapıyor.

Sonra ülkemizde tecavüz olayları, hırsızlık olayları, zinalar çoğalmaya başlıyor. Erkekler merhamet ne demek, bir hanıma değer vermek ne demek bilmiyor. Bir hanıma ‘toplumu yetiştiren bir anne’ olarak bakmaktan vazgeçiyorlar. Bir hanımı fiziğine göre, giydiği açık kıyafetlere göre değer vermeye başlıyorlar. Erkeklerimiz ‘erkek’ olarak, kızlarımız ‘kız’ olarak kalıyor.

Erkeklikle adamlığın arasında ki, Mümine hanım ile normal bir kızın arasiında ki farkı idrak edemeyen bir nesil yetişiyor.
HafizenAllah
Estağfurullah ala kulli hal Ya Rabbi.

Bizleri şu kutunun başına oturup saatlerce o saçma şeyleri izleyecek kadar işsiz insanlardan kılma.

Evinde Kur’an ve hadis kitaplarının süs diye durduğu, ama filmlerin sürekli aktif bir sekilde zikredildiği bir yuva nasip etme bizlere.

Ailesiyle her akşam Kur’an-ı Kerim okuyan, hadis dersleri yapan, evlerinde daima Allah’ın zikredildiği evler nasip et.
Bu ümmet’e hayırlı olacak evlatlar yetiştirmeyi nasip eyle.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 1 Comment »

İmam Mâlik Hazretleri Ve Kur’an Hocası

Posted by Site - Yönetici Haziran 24, 2017

İmam Mâlik Hazretleri Ve Kur’an Hocası

İmam Mâlik Hazretleri buyurki ki:

Ben her hadis ezberlediğimde, babam bir hediye verirdi. Öyle bir zaman geldi ki, babam hediye vermese bile hadis ezberlemek bende târifsiz bir lezzet hâline geldi.”

İmam Ebû Hanîfe hz. de, oğlu Hammâd Fâtiha Sûresi’ni öğrendiğinde, hocasına beş yüz dirhem vermişti. O zamanlar bir koç, bir dirheme satın alınıyordu. Hocası bu cömertliği fazla buldu. Çünkü çocuk yalnızca Fâtiha Sûresi’ni öğrenmişti. Bunun üzerine Ebû Hanîfe Hazretleri şöyle dedi:

“–Yavruma öğrettiğin sûreyi küçük görme! Eğer yanımda bundan daha fazlası olsaydı, Kur’ân-ı kerim’e hakkıyla hürmet edebilmek için onu sana hediye ederdim.”

Selahaddîn-i Eyyûbî de, kışlada dolaşırken babasının önünde Kur’ân-ı kerim okuyan bir çocuğa rastlamıştı. Çocuğun okuyuşunu beğendi ve ona yaklaşarak kendi yiyeceğinden bir parça verdi. Ayrıca kendisine âit olan tarlanın bir kısmını o çocuk ve babası için vakfetti.

Bütün bunlar, anne-babalar için evlât terbiyesinde örnek alınması gereken güzel numûnelerdir.

Kur’ân-ı kerim eğitimi için bilhassa yaz tatilleri de iyi değerlendirilmelidir. Evlâtlarımızı Kur’ân kurslarına göndermekle yetinmemeli, anne-babalar olarak onların durumunu dikkatle takip etmeliyiz. Kur’ân-ı kerim muhabbetinin ne seviyede, îtikad ve fıkıh bilgisinin ne durumda olduğunu sık sık kontrol etmeli, gösterdiğimiz alâka ile onları dâimâ teşvik etmeliyiz.

Ne mutlu evlâtlarını Kur’ân-ı kerim’in feyz ve rûhâniyeti içinde yetiştirerek Kur’ân’ın ve Rasûlullah r Efendimiz’in şefâatine nâil olan anne-babalara!..

Rabbimiz, Kur’ân-ı jerimden nasipsizlik sebebiyle harâbelere dönen kasvetli kalplerin ağır yükünü taşımaktan bizleri muhafaza buyursun.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 1 Comment »

Çocuklar İçin, Kur’an’ımız..

Posted by Site - Yönetici Haziran 23, 2017

Kur’an’ı Kerim Hayatımızın Neresinde?

Çocuklar İçin, Kur’an’ımız..
Müslüman ebeveynler olarak hem kendimiz hem de çocuklarımız için Kur’an’ı Kerim’e gerekli hürmeti gösteriyor ve öğrenmek için çabalıyor muyuz? Kuran-ı Kerim ikliminde yetişen bir nesil için üzerimize düşen vazifeler neler ve bunu nasıl yapabiliriz?

Kur’ân-ı Kerîm, kaynağı Cenâb-ı Hak olan dört semâvî kitabın sonuncusudur. Rüşdünü ikmâl etmiş insanlığa Rabbimizin son çağrısı ve son mesajlarıdır. Hak Teâlâ, gönderdiği kitaplardan yalnızca Kur’ân-ı Kerîm’i kıyâmete kadar koruyacağını taahhüd etmiştir. Bu sebeple bir harfi bile değişmeden aslını koruyan tek ilâhî kitap, Kur’ân-ı Kerîm’dir. Bu noktada bizim asıl meselemiz, Cenâb-ı Hakk’ın bu taahhüdüne ne kadar vesîle olabildiğimizdir. Hâlimizi bir gözden geçirmeliyiz:

Kur’ân-ı Kerîm ile ne kadar ünsiyetimiz var? Onu ne kadar duygu derinliği içinde okuyabiliyoruz? Peygamber Efendimiz’in (sav) ve ashâbın Kur’ân-ı Kerîm karşısında duyduğu heyecanı ne kadar duyabiliyoruz?

Kur’ân-ı Kerîm’i hayâtımızın her safhasına intikal ettirebiliyor muyuz? Âile hayâtında, komşuluk ve kul haklarında, ticârî hayatta, onu ne kadar kendimize kıstas alıyoruz? Kendimizi zamanın ve toplumun akışından ne kadar mes’ûl görüyoruz?

Yavrularımıza esas tahsil olan Cenâb-ı Hakk’ı tanıma tahsilini verebiliyor muyuz? Kur’ân-ı ketim’i gönüllere taşıma, onunla istikâmetleri düzeltme hususunda ne kadar gayret içindeyiz?

Unutmayalım ki iki cihan saâdeti, ilâhî bir emânet olan evlâtlarımızı Kur’ân-ı Kerimden nasiplendirmekle mümkündür. En merhametli anne-baba, evlâdını Kur’ân terbiyesiyle asıl istikbâl olan âhirete hazırlayan anne-babadır. İnsanın, evlâdına verebileceği en büyük hediye, güzel bir terbiyedir.

Kur’ân-ı Ketim’in engin mânâ kevserinden kendisi tatmadığı için evlâdına da tattıramayan anne-babalar, büyük bir vebâl altındadırlar. Zira mânevî tahsil hususunda câhil bırakılan, Kur’ân ve Sünnet’in rûhâniyetiyle terbiye edilmeyen evlâtlar, kıyâmet günü anne-babalarından dâvâcı olacaklardır.

İbn-i Ömer (ra) buyur ki:

Evlâdını iyi terbiye et. Zira bundan mes’ûlsün. «Terbiyesiyle ilgili olarak ne yaptın, neler öğrettin?» diye hesaba çekileceksin.”

Hadîs-i şerîfte de şöyle buyrulur:

Çocuklarınızı üç hususta yetiştirin: Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi ve Kur’ân hizmeti… Çünkü hamele-i Kur’ân (Kur’ân’ı öğrenen, öğreten ve bu yolda hizmet edenler), hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyâmet gününde, peygamberler ve Hak dostları ile birlikte Arş’ın gölgesindedirler.” (Münâvî, Feyzü’l-Kadîr, I, 226)

Dolayısıyla evlâtlarına Kur’ân-ı Kerim rûhâniyetiyle güzel bir terbiye verebilmek, sâlih mü’minlerin en mühim meselelerinden biridir.

Dolayısıyla fırsat elden gitmeden evlâtlarımızı Kur’ân-ı kerim’in feyz ve rûhâniyetiyle yetiştiremezsek, yarın kabrimizde ağır bir nedâmetle baş başa kalacağımızı unutmamalıyız. Bunun için de evlâtlarımızla vaktinde güzelce alâkadar olmalı, onların tertemiz yüreklerine Allah ve Peygamber sevgisini, Kur’ân ve Sünnet muhabbetini aşılamalıyız. Mârifetin iltifâta tâbî olduğu gerçeğinden hareketle, yavrularımızda mânevî güzelliklerin neşv ü nemâ bulması için onları hediye ve iltifatlarla teşvik etmeliyiz.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Dünya Sizin, Ahiret Bizim Olsun..

Posted by Site - Yönetici Haziran 22, 2017

Dünya Sizin, Ahiret Bizim Olsun..

Anlamazlar seni. Neden vazgeçtiğini, zevki yahut sefa, makam yahut mevkiyi neden bıraktığını .

Yobaz derler, deli derler, abartmaya ne gerek var derler, yahut sanki biz cehennemliğiz de yalnız siz cennete gideceksiniz derler. Daha dün günah bataklığında idin, bugün başımıza hoca mı kesildin derler. Derler ve dedikleriyle davayı yüklenmenin mükemmelliğine ve şerefini hiçbir zaman anlamazlar.

Dünya onların olsun diyen Peygamberimizi (sav) yanlış anlayıp, ahiret onların olsun zihniyetiyle hayat sürerler. Sahi ya, dünya sizin olsun.

Eğer gerçekten, uğrunda bir şeyleri terkedemiyorasanız : Rabbim razı değil diye birşeylerden kendinizi geri çekmiyorsanız, olsun dünya sizin. Altın, mal, mülk, araba… Biz bu dünyada, küçük ve az şeylerle de yetiniriz.

Dünya malı ve eğlencesi için sonsuz ahiretteki güzelliklerden vazgeçecek değiliz.

Dünya sizin, ahiret bizim olsun.. inşâAllah

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Ahlaksızlığı Empoze Eden Kutu “Tv”

Posted by Site - Yönetici Haziran 21, 2017

Ahlaksızlığı Empoze Eden Kutu “Tv”

Bir televizyon sevdasıdır ki gidiyor.Giderkende kimilerinin İmanlarını götürüyor, kimilerinin ise amellerini boşa çıkarıyor.

Bir yandan Ahiret hayatını mahveden insanoğlu, bir yandanda dünyasını çöküntüye uğratıyor. Ahlaki yozlaşma, tatminsizlik, doyumsuzluk, bitmek bilmeyen hırs ve hevesler, suç oranların artması vs vs… .

Çıplak bedenler sokaklarda teşir edilirken, Zina parklarda yapılırken, Alkol 12-13 yaşında tüketilmeye başlarken, Uyuşturucu ortaokullara kadar girerken, Dinsizler hocalık taslarken, Tecavüz haberleri sıradanlaşırken, Çocuk istismarları artarken, Rüşvetin, yolsuzluğun önü arkası kesilmezken, Erkeklik cinsiyette kalıp adamlıktan noksanlaşırken, Hırsızlık meslek olurken, Ahlâk, iffet ve edep sadece isim olarak kalmışken, Biz ne yapıyorduk ? Televizyon ile meşgul idik. Mahremiyetten, tesettürden ahlâktan uzak insanların hayatlarını gıpta ile izliyorduk. Konusu tecavüzden, ahlaksız ilişkilerden olan dizileri her hafta izlenme oranında en üste taşıyorduk.

Ahlâksızlık öyle bir üst perdeden insanlara empoze ediliyordu ki, insanlar aile içi ilişkileri bile midesi bulanmadan izler hâle gelmişti. Rüşvetcilerin baba, Katillerin kahraman, Hırsızlığın meslek, Alkolun uyuşturucunun kendini ispatlama aracı olduğu bu yozlaşma makinası ağzımız sulana sulana izledik. Birde yetmezmiş gibi, Dinimizide burdan öğrenmeye çalıştık. Dinsizlerin Hoca diye atfettikleri insanları yücelttik, konuşmalarını can kulağıyla dinledik ve benimsedik.

Sonuç dinimizden şüphe etme noktasına kadar geldik. Şimdi soruyorum sizlere hâlâ kıpırdanma, uyanma vakti gelmedimi ? Yetmedi mi bu musibetler, bu belalâr ? Hala izleyecekmiyiz ?

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 2 Comments »

İslamsız Müslümandan Korkuyorum.

Posted by Site - Yönetici Haziran 20, 2017

İslamsız Müslümandan Korkuyorum.

Bundan 10 yıl önce ilk kez taytlı bir kadın gördüğümde gözlerime inanamamış, onun üstüne kıyafet giymeyi unuttuğunu sanmıştım.

Daha sonraları bu taytlı kadınları daha sık görünce bunun lanet olası bir moda olduğunu anlamıştım.
Gün geldi o çirkin kıyafeti “Başı örtülü” kadınlar bile giyer oldu.

Hadis Alimi Nevevi Rahimehullah, “Giyinik çıplaklar” hadisin-i şerifini okuduğu zaman bunun ne demek olduğunu anlayamamış. Mübarek epey düşünmüş. “Hem giyinik, hem çıplak nasıl olur? Heralde bu da Hz.Allah’ın bir mucizesi olacak” demiş.

Biz Hadis alimi değiliz fakat, bu Hadis-i şerifi çok iyi anlıyoruz. Sokakta saçı ambalajlı çok kadın var ama tesettürlü kadın yok denecek kadar az. Neredeyse Streç pantolon veya tayt giymeyeni dövecekler!

Kadınların her detayı, en mahrem bölgeleri meydanda ve maalesef utanma duygusu da yok olmuş. Erkekler müslüman kızların arkasında, onların hareketlerini izliyor.
Bundan büyük bela olur mu?!

Yazık ki hepimiz alıştık bu çirkinliklere ve neredeyse kimse onları uyarmaya gerek bile duymuyor. Hatta normal karşılıyor. “Herkesin yaşantısı kendine” diyor, “ Her koyun kendi bacağından asılır” diye zırva yahudice bir laf geveliyor, uyarmadıkları gibi birde övgüler diziyorlar…

Müslüman, Hz.Allah’ın hoş görmediğini, hoş göremez, Hz.Allah’ın razı olmadığından, razı olamaz, iyi diyemez. İmam Malik (ks), hadis inkarcısı bir adamla oturdu diye, 40 gün boyunca talebesiyle konuşmamış. Varın halimizi siz düşünün…

Başımıza taş yağacağından korkmuyorum ben! Taştan daha katı olan kalplerden, münafık hallerden korkuyorum.
Kalbiyle buğzetmeyi bile hoşgörüsüzlük olarak gören Müslümanlar ürkütüyor beni.

Kendisi başörtülü olduğu halde, kızları edepsiz kıyafetlerle gezen ve bunu umursamayan Müslüman anneler ve babalar kanatıyor içimi…

Ben toplu azaba uğrayıp yok edilmekten korkmuyorum, amerika’dan, israil’den korkmuyorum kardeşlerim. Elmanın kurdu kendindenmiş derler. Ben Müslüman olduğunu iddia edenlerin, İslam’ı oyuncak haline getirmelerinden, namazsızlığı, yalanı, hayasızlığı hoşgörmelerinden korkuyorum…

İslamsız Müslümanlardan, ilkesiz Müslümanlardan korkuyorum!

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Tesettür, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Ölüm Senin Peşinde ; Sen Neyin Peşindesin !

Posted by Site - Yönetici Haziran 19, 2017

Ölüm Senin Peşinde ; Sen Neyin Peşindesin !

Ne kadar da dünyalık yaşıyoruz.. Sevinçlerimiz üzüntülerimiz hep dünyalık… Hiç bir vakit namazı kaçırdığında ağladın mı? Vermediğin okul imtihanına ağladığın gibi. Ya da mutlu oldun mu bir sadaka verince imtihandan yüksek bir puan aldığında sevindiğin gibi …

Ne bileyim ruhumuzun sıkıntısı bile dünyalık şeyler. Sanki bu dünyada sonsuz yaşayacak gibi kalp kırışlarımız, günahlarımız, haramlara dalışımız bulaşdığımız her haram bizi helal olan güzelliklerden uzaklaştırıyor farkında değiliz ya da farkında olmak istemiyoruz
Ne kadarda vurdumduymaz birileri olduk… Çok hafife alıyoruz galiba ölümü! Ondan bu derece rahat oluşlarımız.Aklımız hep dünyalıklarda. Bak gece oldu uyudun sabaha çıkma garantin var mı ? Sahip olduklarının garantisi var mı? Ölüm ölmüyor derler ya gerçekten öyle haydi gel! Tövbe et günahlarına!! Yeni bir başlangıç yap.. Rabbimden af dile! Sadece dünyanı düşünme ahiretini de düşün! Ölüm seni almadan Rabbime yönel tövbe ett!!… Rabbim için değiş ve aslına yönel!

Unutma bu dünya hayatı sadece oyun ve eğlenceden ibaret sakın bunlar senin İslam davanı unutmana sebep olmasın . Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun. Hem dünyanı hem ahiretini kurtarmak isteyorsan Rabbine yönel… . . .

Ölüm bizim peşimizdeyken biz neyin peşindeyiz diye soruyor muyuz kendimize?!..

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Ölüm - Ecel, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Azıcık Uyanık Olun Bu Kadar Cahil Olmayın❗

Posted by Site - Yönetici Haziran 18, 2017

Azıcık Uyanık Olun Bu Kadar Cahil Olmayın !

Milyonlarca takipçisi olan İslami (!) sayfaların, doğru dürüst ilmi şeyler paylaşıp milleti faydalandıracaklarına, hala domatesin, patlıcanın, dananın üzerinde “Allah” yazısını, şeytana inat beğen ! Yoruma Allah yaz bakalım kaç kişi Allah’ı zikrediyor, beğen peygamber rüyana girsin gibi saçma sapan şeyler paylaşarak milletin vaktini hurafe ve bid’at ile geçirdiklerini gördüğümde ve yüz binlerce insanın da bu paylaşımları beğenip paylaştıklarını gördüğümde elim ayağım titriyor !

HasbunAllah ve ni’mel vekil !

Kardeşlerim bu ne sacma sapan bir istir lütfen yapmayın ya DİNİNİZİ İYİ ÖĞRENİN YOKSA YAŞADIĞINIZI DİN ZANNEDERSİNİZ!!!

İnandığınız gibi yaşamıyorsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.” Hz. Ömer (radıyallahu anh)

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: