Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Türkiye’ Category

Allah’tan Korkandan Her Şey Korkar.

Posted by Site - Yönetici Nisan 24, 2017

Allah’tan Korkandan Her Şey Korkar.

Tâbiînin büyüklerinden Hasan-ı Basrî Hazretleri, Irak valisi Ömer bin Hübeyre’ye şöyle nasîhat etti:

Ey Ömer bin Hübeyre! Eğer sen Allâhü Teâlâ’dan korkarsan, o seni korktuğun her kimseden korur. Korktuğun kimseler ise seni Allâhü Teâlâ’dan aslâ koruyamazlar.

Ey Ömer! Ben bu ümmetin en büyükleri olan Ashâb-ı Kirâm Efendilerimizden nicelerine yetiştim. Vallâhi dünyâ bütün varlığı ile kendilerine yöneldiği halde onlar dünyâdan kaçıyorlardı. Hâlbuki siz dünyâyı, dünyanın onları istediği gibi istiyorsunuz, dünyâ da onların kendisinden kaçtığı gibi sizden kaçıyor.

Ey Ömer! Ben seni Allâhü Teâlâ’nın seni korkuttuğu bir makâm (kıyâmet günü Cenâb-ı Hakk’ın huzurunda hesâb vermek için duracağın gün) ile korkutuyorum! O günü aslâ hatırından çıkarma!

Ey Ömer! Eğer sen Allâhü Teâlâ’ya itâat edersen, seni insanların şerlerinden muhâfaza eder. Eğer sen Allâhü Teâlâ’ya isyânda insanlarla birlikte olursan, Cenâb-ı Hak seni insanlara havâle eder, onlar ise sana asla acımazlar.”

Kaynak : Nahvü’l-Kulûb, İmâm Kuşeyrî

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

MUBAREK Mİ’RÂC KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN .

Posted by Site - Yönetici Nisan 23, 2017

MUBAREK Mİ’RÂC KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN .

Hz.Allah cümlemizi bu mubarek gecenin nurundan feyzinden istifade edenlerden eylesin inşaallah.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Mubarek Gün Ve Geceler, Tavsiyeler, Türkiye, Video, Yorumlar | Leave a Comment »

Sıkıntıdan kurtulmak için okunacak duâ

Posted by Site - Yönetici Nisan 23, 2017

Sıkıntıdan kurtulmak için okunacak duâ

Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül’azîm-ür-raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!
Lâ ilâhe illallâhül’azîm-ül-halîm lâ ilâhe illallâhü Rabbül-Arş-il’azîm lâ ilâhe illallahü Rabbüs-semâvâti ve Rabbül-Erdı Rabbül’Arş-il-kerîm.

İstiğfara devam eden, her sıkıntıdan, her dertten kurtulur, ummadığı yerden rızıklanır

Lâ ilâhe illallah demek 99 belâyı defeder, en aşağısı sıkıntıdır.

La havle ve la kuvvete illa billah okumak, 99 derde devadır. Bunların en hafifi sıkıntıdır”

“Sıkıntıya düşen veya borçlanan, bin kere “La havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim” derse, Allahü teâlâ işini kolaylaştırır.”

“Sıkıntılı iken “Hasbünallah ve ni’mel-vekîl” deyiniz!”

İmam-ı Rabbanî hazretleri, her türlü zararlarından kurtulmak için her gün 500 defa La havle vela kuvvete illa billah okur, okumaya başlarken ve okuduktan sonra yüz defa Salevat-ı şerife getirirdi.

Kayak : 365 Gün Dua – Mehmet Oruç

Posted in 365 Gün Dua, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Dualar, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 2 Comments »

İnsanların Hayırlısı Ailesine Hayırlı Olandır.

Posted by Site - Yönetici Nisan 22, 2017

İnsanların Hayırlısı Ailesine Hayırlı Olandır.

Mü’min, hanımına karşı iyi huylu olmalı; onunla hoş sohbet etmeli, tatlı dille konuşmalıdır. Nitekim hadîs-i şerîfte: “İnsanların hayırlısı, ailesine hayırlı ve faydalı olan kimsedir.” buyrulmuştur.

Evine gelince hanımına selâm verip hâlini sormalı, şefkatle gönlünü almalıdır. Çünkü o evinde kendisinin dert ortağı, üzüntülü zamanında teselli veren hayat arkadaşıdır.

Çocukların terbiyesinde hanımına yardım etmelidir. Onu asla dövmemeli, dünya işlerindeki kusurlarından dolayı kötü söz söylememeli; yumuşaklıkla idare etmelidir.

Hanımına Kur’ân-ı Kerîm okumayı, dînin farzlarını ve edeblerini öğretmelidir.

Hanımı güzel huylu olup her hizmetini seve seve yaparsa ona duâ etmeli, Allâh’a da şükür ve hamd etmelidir. Çünkü erkek için iyi bir hanım, şükrü edâ edilemeyen bir nimettir.

Hanımının gizli hallerini ve ayıplarını herkesten saklamalı, hanımı kızınca susmalıdır. Bu tavır onun pişman olup özür dilemesine sebep olur.

Evin idaresi ve geçimi hususunda hanımıyla istişare etmeli, hanımını alakadar etmeyen sıkıntılarını ona anlatıp üzmemelidir

Hanımının yüzüne karşı ve arkasından hayır duâ etmelidir.

Kaynak : E. İbrahim Hakkı, Marifetname

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Marifetname, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Kutlu Doğum Haftası Nisan Değil Rebiü’l Evveldir.

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2017

Kutlu Doğum Haftası Kandırmacası.

Son 20 senede Türkiye’de icat edilen Kutlu doğum haftası etkinlikleri Bid’attir.

Efendimiz (sav), Rebiul evvel hicri ayının 12 gecesinde düyaya teşrif ettiler.
Bugün ise 23 Recep 1438 ..

Biz müslümanlar dini bayramları, Kandilleri, Haccı miladi takvime göre değil hicri takvime göre idrak ederiz.

Bu Peygamber efendimiz, ashab-ı kiram, tabiin, tebe-i tabiin dönemlerinde ve daha sonra dünyada islam’ın sancaktarı Selçuklu ve Osmanlı zamanlarından beri böyledir.

Bu günlerde ortaya çıktıki fetö alçağının doğum günüde nisanın 23 olduğu için kendi avaneleri tarafından icad edilmiş (dolayısıyla kendi doğum gününü kutlatmaktadır) bir bid’attir.

Fetullah ile aynı çanaktan yallanan yaşar nuri öztürk, zekeya beyaz ve bazı siyonizmin uşklarından sözde ilahiyatcılar bir ara şöyle diyorlardı “hac mevsiminde herkesin sıkış sıkış olmasına gerek yok diğer zamanlardada hac yapılabilir, gündüzün uzun olduğu zamanlarda oruc tutmaya gerek yok günün kısa günlerinde tutulsun vs.” gibi dillendirmişlerdi…

Bu miladi takvime göre Peygamber efendimizin teşriflerini kutlamanın varacağı yer diğer mübarek gün ve gecelerin miladi olarak kutlanmasına kadar gider..

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | Leave a Comment »

Cahiliyye Arapları Kabe’yi Çıplak Oldukları Halde Tavaf Ederler ve ..

Posted by Site - Yönetici Nisan 20, 2017

Cahiliyye Arapları Kabe’yi Çıplak Oldukları Halde Tavaf Ederler ve ..

Rivayet ediliyor ki, cahiliyye Araplanndan bir takımları, bu cümleden olarak Humus’tan olmayan A’rab yani bedeviler Kabe’yi çıplak oldukları halde tavaf ederler ve içinde Allah’a isyan ettiğimiz giysilerimizle tavaf etmeyiz, derlerdi.

Çoğunlukla erkekler gündüz, kadınlar gece tavaf ederler, kadınların gündüz tavaf ettikleri de olurdu.

Kadın bütün göğüslerini ve göğüslerindekileri açar ve hatta büsbütün çırılçıplak olur. ancak cinsel organına şarap üstüne sinek konmuş gibi hafif, seyrek bir paçavra kor, “tavaf ederken beni kim ayıplar“, der ve şu:
Bugün bunun bir kısmı veya hepsi açılır, açılanını da helâl etmem.” beytini söylerdi. İşte bu âyetler [Araf süresi 26. ayet] bu sebeple nazil olmuştur.

Kaynaklar: Elmalı Tefsiri: c.3, s. 2147,
İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/425-426.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kabe, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Sara Hastalığına Şifâ ve Cin ve şeytan musallat olmasından korunmanın yolu.

Posted by Site - Yönetici Nisan 19, 2017

Sara Hastalığına Şifâ ve Cin ve şeytan musallat olmasından korunmanın yolu.

Sara hastalığına tutulan kişinin iyileştirilmesi ve cinleri ondan kovmak için bazen dövmeye ihtiyaç olunabilir….
Atılan bu dayaklar, (o kişiye musallat olan) cinnin üzerinde vaki olur. Sara hastalığına tutulan kişi, dayakların acısını hissetmez Eğer o dayaklar, o insanın üzerinde vaki olmuş olsaydı; elbette insanı öldürürdü.

Cinleri bir kişiden uzaklaştırmak ve sar’â hastalığına tutulan kişilerin şifâ’ya kavuşmaları dualar ile de mümkündür.

Bu konuda sağlam İslâmî kaynaklarda şöyle buyurmaktadır: Bilindiği üzere, cinler ateşin alev kısmından yaratılan, her şekle girebilen: evlenme, yeme-içme, çoğalmaları bulunan ve gözle görülmeyen varlıklardır…

Cinlerin insanlara zarar verdikleri, yardım ettikleri, insanların isteklerini yerine getirdikleri vakidir…

Bir kişi sara’ya tutulur veya bir kişiye cin çarpar da kişi şuurunu kaybeder veya bayılırsa, o kişinin hemen o anda kendisine gelmesi için “Kasîde-i Bürde“nin şu bu mübarek beyitleri; [ 1 ] İki gözlerinin arasına yazılır veya bu beyitler mavi bir beze yazılır. Bez yakılır. Bu beyitlerin yazılı olduğu bezin dumanları sara ve cin tarafından bayılmış olan kişinin burnuna gittiği anda o kişi hemen kendisine gelip uyanır. Cinler onu terk ederler. Ve bir daha ebediyen onun cesedine dönmezler…
Risâletü Havassı’l-Ebyâti’l-Büriyyeti Mudurriyeti, s. 12,

Sonra bu beyitleri, Kur’ân-ı kerimden bununla ilgili bazı âyet-i kerimelerle yazıp, ilgili kişi üzerine alsın, büyük acâiblikler, fayda ve menfaat görür. Tevfik Allah’tandır.

Cinlerden korunabilmek için yukarıdaki beyitle ilgili işlemler yaptıktan sonra ilgili âyet-i kerime ve duaları Müslüman kardeşlerime bir hediye olarak aşağıya alıyorum.

Cin ve şeytan musallat olmasından korunmanın yolu;

Aşağıdaki âyet ve dualar okunmalı veya yazılıp üzerinde taşınmalıdır…
1. Fatiha süresi
2. Bakara süresinin ilk dört ayetleri
3. Bakara sûresinin 163. âyet-i kerimesi
4. Ayetü’l-kürsi ve devamındaki bir ayet,
5. Bakara süresinin son iki ayetleri,
6. İsrâ süresi 45 ve 46. ayetleri
7. El-Mü’minûn Sûresinin son dört âyet-i kerimesi
8. Mü’min süresi ilk üç ayetleri,
9. Cin Sûresinin İlk dört âyet-i kerimesi,
10.Ihlâs sûresi,
11.Felak sûresi.
12.Nâs sûresi,
13. Kaside-i bürdenin bu mübarek beyitleri
14.Tehlil.
15. Ezân-i Muhammedi,

Daha geniş bilgi için “CİN, BÜYÜ ve NAZARDAN KORUNMANIN MANEVÎ YOLLARI, isimli kitabıma bakınız. Ömer Faruk Hilmi. Fatih yayınevi, lstanbul-2005,. Mütercim.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/433-434.

[ 1 ] ( NOT ;O beyitler buraya yazılmamış ;Daha geniş bilgi için “CİN, BÜYÜ ve NAZARDAN KORUNMANIN MANEVÎ YOLLARI, isimli kitaba bakınız.)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | Leave a Comment »

Hikaye (Şeytana Karşı İnsanlar?)

Posted by Site - Yönetici Nisan 18, 2017

Hikaye (Şeytana Karşı İnsanlar?)

Hikâye olunur:
Habîs Şeytan Yahya bin Zekeriyya Aleyhisselâm’a göründü. Ona;
Sana nasihat etmek istiyorum!” dedi. Yahya Aleyhisselâm;
Sen yalan söylüyorsun! Sen bana nasihat etmezsin! Lakin bana Âdem oğullarından haber ver?” dedi. Şeytan;
Âdem oğullan, bizim yanımızda üç sınıftır.

Amma onlardan birinci sınıf: Bize sınıfların en şiddetlisidirler. Onu fitneye (ve günaha) düşürmeye yöneliriz. Onu fitneye düşürürüz ve ona yerleşiriz. Sonra o kişi, kendisine gelip, Allah korkusundan titrer ve hemen tevbe ve istiğfar eder. Bizim onda idrak ettiğimiz her şeyi bizim aleyhimize bozar (bütün çalışmalarımız boşa gider…)
Sonra biz ona bir daha döneriz; o da tevbe ve istiğfara döner. Ve biz ondan hacetimize ulaşamayız. Fakat ondan ümit de kesmeyiz… İşte biz (şeytanlar) böyle kişilerin elinden yorgun ve bitkin düşeriz…

Amma ikinci sınıf: Bunlar bizim elimizde, çocuklarınızın elindeki top gibidir. Biz onları dilediğimiz tarafa çeviririz (yani istediğimiz gibi onlarla oynarız…)

Amma son sınıf ise, bunlar senin gibi ma’sûm olanlardır. Biz onlardan hiçbir şeye kaadir olamayız…” dedi.

Leziz Yemek?

Bundan sonra Yahya Aleyhisselâm ona sordu:
Sen benden bir şeye kaadir olabildin mi hiç?” Şeytan:
Hayır! Ancak bir kere sana gücüm yetti! (Yahya Aleyhisselâm, hayretle sordu:
Nedir o?” şeytan devam etti.)
Bir defasında sana bir yemek takdim olunmuştu. (Senin önüne bir yemek getirilmişti.) Sen ondan yedin. Ben o yemeği sana leziz göstermeye devam ettim. Senin iştahın çekti ve sen istediğinden daha çok yedin… Böylece o gece, daha önceki gecelerde olduğun gibi ayni saatte (gece namazına ve teheccüde) kalkamadın…” Yahya Aleyhisselâm:
Hiç şüphesiz bundan sonra artık kesinlikle doyuncaya kadar yemeyeceğim!” dedi. Şeytan da ona;
Senden sonra hiçbir âdeme (insana) asla nasihat etmeyeceğim!” dedi.

Fâsıkın Cömertliği

Şeytan yine kendi aslî suretinde Hazret-i Yahya bin Zekeriyya Aleyhimâ’s-selâm ile karşılaştı. Yahya Aleyhisselâm şeytana;
Bana haber ver! İnsanların içinde sana en sevimli kimdir? Ve insanlardan en çok buğzettiğin kişiler kimlerdir?” Şeytan:
Ben en çok cimri mü’mini severim! Ve insanlardan bana en kötü ve en çok buğzettiğim kişi ise, cömert fâsıktır…”
Yahya Aleyhisselâm ona sordu:
Bu nasıl olur?” Şeytan:
Çünkü cimri adamın cimriliği bana yeterlidir! Fâsık olan cömert ise, Allâhü Teâlâ hazretlerinin onun cömertliğine muttali olması onun yapmış olduğu cömertlik sebebiyle ona hidâyet nasip etmesi ve onu kendisine yöneltmesi ve ona velayet mertebesini vermesinden çok korkarım! dedi. (Şeytan bütün bu açıklamalarından sonra da)
Eğer sen Yahya olmamış olsaydın; gerçekten sana bunu haber vermezdim!” dedi.

[ Cömert fâsıkların ve günahkarların zamanla tevbe ettikleri, hidâyete erip, Allâhü Teâlâ hazretlerinin sâlih ve evliya kulu oldukları tecrübeyle de sabittir… Eğer bir arkadaş, eş ve dostunuzun hidâyete ermesini, hak yolu bulmasını ve hak yol üzere yaşamasını istiyorsanız, Allah’ın yolunda, İslâm’ın kalkınması, sünnet-i seniyyenin yaşanması ve din-i mübîn-i islâmın eğitimi ve öğretimi için, onun yardımda bulunmasını sağlayın… O kişinin çok kısa bir zaman içinde hidâyete erdiğini ve hak yola girdiğini göreceksiniz… Bu ilâhî bir sırdır…Ben bunu çok gördüm. Mütercim.]

Kaynaklar : Âkâmü’l-Mercân fî Ahkâmı’1-Cân isimli kitapta bu böyledir.

İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/440-441.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şeytan | Etiketler: | Leave a Comment »

Takva Elbisesi Nedir?

Posted by Site - Yönetici Nisan 17, 2017

Takva Elbisesi

يَا بَنِي آدَمَ قَدْ أَنزَلْنَا عَلَيْكُمْ لِبَاسًا يُوَارِي سَوْءَاتِكُمْ وَرِيشًا وَلِبَاسُ التَّقْوَىَ ذَلِكَ خَيْرٌ ذَلِكَ مِنْ آيَاتِ اللّهِ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ

Yüce Meali:

Ey Âdemoğullarıl Bakın size çirkin yerlerinizi örtecek libas/giyecek indirdik, hil’at indirdik. Fakat takva elbisesi, o hepsinden hayırlı… Bu işte, Allah’ın âyetlerinden… gerektir ki düşünür ibret alırlar.
Ey Âdemoğulları! Babanızla ananızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için ikisinin de elbiselerini soyarak Şeytan cennetten çıkardığı gibi, -sakının- sizi de belâya uğratmasın. Çünkü o ve kabilesi, sizi, sizin kendilerini göremeyeceğiniz cihetten görürler. Biz o şeytanları, o kimselerin velileri/dostları kılmışızdır ki îmâna gelmezler. [ A’raf Suresi 26. ayet ]

Ey Âdemoğulları!” Hitap bütün insanlaradır.

Sebeb-i Nüzul

Rivayet olundu:

Muhakkak ki Arablar, Beytüllâhı çıplak olarak tavaf ediyorlardı. Ve (kendilerini savunmak için):

Biz, günah işlediğimiz elbiseler içinde tavaf etmeyiz!” diyorlardı. İşte bunun üzerine bu üç âyet-i kerime nazil oldu;

Ey Âdemoğulları! Bakın size çirkin yerlerinizi örtecek libas/giyecek indirdik, hll’at indirdik. Fakat takva elbisesi, o hepsinden hayırlı… Bu işte, Allah’ın âyetlerinden… gerektir ki düşünür ibret alırlar.

Ey Âdemoğulları! Babanızla ananızı çirkin yerlerini kendilerine göstermek için ikisinin de elbiselerini soyarak Şeytan cennetten çıkardığı gibi, -sakının- sizi de belâya uğratmasın. Çünkü o ve kabilesi, sizi, sizin kendilerini göremeyeceğiniz cihetten görürler. Biz o şeytanları, o kimselerin velileri/dostları kılmışadır ki îmâna gelmezler.

Ve bir edebsizlik yaptıkları zaman da: “Atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti” derler.

Deki:

-“Allah, edebsizliği emretmez, bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi atıyorsunuz?. (Kavli şerifleri) sonuna kadar nazil oldu.

Kaynaklar: Kâdî beydâvî tefsiri, c. 2, s. 235, Darü’l-Beyânü’l-Arabî
İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/419-420.

Takva Elbisesi Nedir?

Katâde (r.h.) ve Süddî (r.h.) buyurdular:

O (yani takva elbisesi,”) sâlih amellerdir. Çünkü sâlih ameller, kişiyi cehennem azabından korur. Sanki, “Takva elbiseden daha hayırlıdır” denildi. Zira Fâcir kişi, her ne kadar güzel elbiseler içinde olsa bile avret yerleri ortadadır…

Elbise nimetinden faydalanma ve istifade asıl bununladır. Zira takva duygusu, korkusu ve imanı, haya ve irfanı olanlar zorunlu olarak çıplak bile kalsalar en az Âdem ve Havva’nın yapraklarla örtündükleri gibi ayıp ve örtülmesi gereken yerlerini örter ve muhafaza ederler. Fakat takva duygusu olmayan günahkârlar ne kadar giyinseler yine kıçları, açılmaktan kurtulamazlar. Çünkü bunlar, elbise nimetinin ayıp ve örtülmesi gerekeni örtmek; sıcak, soğuk ve rahatsız edici çirkiniiklerden, hastalık sebeplerinden korunmak, düşmandan sakınmak ve nihayet güzel bakışı cezbedecek ve kötü bakışı defedecek, hiç kimsenin ne şehvetinin heyecanına ve ne nefretinin gelişmesine sebep olmayacak faydalı bir sima, edep ve vakar rahatlığı ile güzelleşme gibi gerçek fayda ve güzel maksatlarını düşünemezler. Şehvet, kibir ve gururla süslü püslü elbiseler içinde kibrini ilan etmek isterken, bir taraftan en kötü yerini açar, hatır ve hayale gelmez zarar ve edepsizliğe düşerler. Bunun için süslü elbise, giysi, şeref ve ihtişam dahi hadd-i zatında ilâhî bir nimet olmakla beraber, bir çoklarının gözlerini kamaştıran görünür çekiciliğine rağmen hayır ve mutlak fayda değil, bir gurur metaldir. Asıl hayır, takva elbisesidir ki, örtülmesi gerekli yerlerin örtülmesi (setr-i avret), namusu korumanın ilk şartını teşkil eder.

Kaynaklar: Elmalı Tefsiri, c. 3, s, 2146,
İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/422.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Takva, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Kim İlim İçin Tevazu Gösterirse, Allahü Teala Onu Yükseltir.

Posted by Site - Yönetici Nisan 16, 2017

Kim İlim İçin Tevazu Gösterirse, Allahü Teala Onu Yükseltir.

İmâm Şâfiî (rahimehullâh) Medîne-i Münevvere’de İmam Mâlik’in derslerine devam etmiştir. Şöyle anlatıyor:

İmâm Mâlik’in (rahmetullâhi aleyh) kapısında bağlanmış ve evvelce daha güzelini hiç görmediğim Horasan atları ve Mısır katırları gördüm. İmâm’a:

Ne güzel hayvanlar” dedim. Bana:

Ey Ebû Abdullah! Bunlar benden sana hediye olsun” dedi.

Bari birisini olsun kendiniz binmek için yanınızda alıkoysanız” dedim,

Resûlullah Efendimizin (sallallâhü aleyhi ve sellem) medfûn bulunduğu şehirde hayvana binmekten hayâ ederim” dedi.

Abbâsî Halîfesi Harun Reşîd, haccettikten sonra Medîne-i Münevvere’ye geldi. İmâm Mâlik’e adam gönderip: “Kitabıyla huzûrumuza gelsin de ondan ders dinleyelim” dedi. Lâkin İmâm:

İlmin ayağına gidilir, ilim kendisi gelmez” dedi. Halîfe: “Öyleyse evinde ders yaparız” diyerek evine gitti. İmâm şu hadîs-i şerîfi rivâyet etti:

Bir âlim, ilmi sadece havâssa (seçkin insanlara) öğretir avâmı (halkı) ilimden mahrum ederse, kendisinden havas da avâm da istifâde edemezler”.

Bunun üzerine halîfe, ilim meclisinin açıldığını halka ilân ettirdi, dileyenler geldi. İmâm Mâlik:

Kim ilim için tevâzu gösterirse, Allâhü Teâlâ onu yükseltir” meâlindeki hadîs-i şerîfi rivâyet etti. Halîfe Harun Reşîd, bulunduğu yüksek makâmdan inip hadîs talebelerinin arasına oturduktan sonra İmâm Mâlik’in tedvin ettiği hadis kitâbını okudular. Halîfe Harun Reşîd kitabı okumak için tevâzu gösterdiğinden İmâm Mâlik’in kitabına “Muvatta” denmiştir. (Muvatta’ kendisine tevazu gösterilen demektir.)

Bundan sonra Halîfe, İmâm Mâlik’e en a‘lâ cinsinden atlar, katırlar ve beş yüz dinar gönderdi. İmâm parayı alıp binekleri iâde etti ve:

Resûlullâh Efendimizin medfûn bulunduğu şehirde aslâ bineğe binmem” dedi.

Kaynak : Miftâhu’s-Saâde

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İmam-ı Şafi | Etiketler: , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: