Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Soru Ve Cevaplar’ Category

Takkesiz Namaz Olurmu ?

Posted by Site - Yönetici Temmuz 6, 2015

Takkesiz Namaz Olurmu ,namaz takkesi,

Takkesiz Namaz Olurmu ?

Sual: Namaz kılarken takke giymek sünnet midir? Basi açik kılmak mekruh mudur?

Cevap :
Evet,takke giymek sünnet,başi açık kılmak mekruhtur.Mekruh olan namaz,sahih ise de, sevabi az olur .Bir erkek,namazda başi örtmeye önem vermedigi için açik kılarsa, mekruh olur. Namaza önem vermedigi için açarsa,imanini kaybeder.Kendini Allahü teâlâya karsi,küçük göstermek için,basi açik kılmak zarar vermez ise de,yine örtmek efdaldir.Harareti teskin ve rahatlik için açmak da mekruhtur. (Redd-ül-muhtar, Halebi)

Nimet-i Islam kitabinda, namazin mekruhlarinin 15.’sinin dipnotunda (Basi açik namaz kilmak mekruhtur) buyuruluyor. 57.’sinde de mekruh oldugu bildiriliyor.

Safii’de de,sarikla veya takke ile kilmak sünnettir.(Fetava i kübra)

Peygamber efendimiz başi açik kilmazdi.Sarik takkeden daha faziletlidir.Herhangi bir başlikla namaz kilmak,başı açık kılmaktan daha faziletlidir.Bir hadis-i serif meali:
(Sarikla kilinan iki rekat namaz,sariksiz kilinan 70 rekattan daha sevabdir.) [Ebu Nuaym]

Fikih kitaplarinda deniyor ki:
Namaz kilarken,düşen başligi tek el ile alip basini örterek kilmak,o haliyle kilmaktan daha iyidir.(Gurer ve Dürer)

Namaz kilarken,imkân varsa,en iyi,en yeni,en temiz elbiseyi giymeli.Bir âyet-i kerime meali:
(Her namaz kilarken, [temiz,sevilen] elbiselerinizi giyin.) [Araf 31]

Bir hadis-i serif meali de söyledir:
(Namaz kilarken en iyi elbisenizi giyinin.Allahü teâlâ, kendisi için ziynetlenmeye,süslenmeye en layik olandir.) [Beyheki]

Not:takke giyme usulü saç görünmeyecek alın kapanmayacak

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fıkıh, Güncel, Gündem, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | Leave a Comment »

SÜNNETLER YERİNE KAZA NAMAZINA NİYET EDİP SÜNNETLERİ TERK ETMEK CAİZ MİDİR?

Posted by Site - Yönetici Ocak 15, 2013

namaz

SÜNNETLER YERİNE KAZA NAMAZINA NİYET EDİP SÜNNETLERİ TERK ETMEK CAİZ MİDİR?

MEHMED EMRE, FETVALAR KİTABINDAN:
SORU: Kazaya kalan namazları, beş vakit namazın önünde veya sonunda bulunan sünnetler ile ödesek, yani, bu sünnetleri kaza namazı yerine kılsak olur mu?
CEVAP: Sadece şunu ifade edelim ki, kaza namazlarını ödetmeyin yolu, Efendimiz’in sünnetlerini feda etmek olmamalıdır.

SORU: Kaza namazı bulunan kimse nafile namaz kılabilir mi? Bu hususta Hanefî mezhebi ile diğer mezhepler arasında görüş farkı var mıdır?
CEVAP: Şafii mezhebine göre, kazası olan kimsenin nafile namaz kılması haram olarak kabul edilmektedir. Hanefi mezhebine göre durum farklı bulunmaktadır. Şöyle ki: Kazası olan kimsenin, geçmiş namazlarını kaza etmesi, nafile kılmakla meşgul olmasından evla ve efdal bulunmaktadır. Bu hükmün istisnaları vardır. Beş vakit namazın evvelindeki veya sonundaki namazlar ile duha, tesbih, tehiyyetü’l-mescid ve evvabin namazları gibi hakkında teşvik edici hadis-i şerifler bulunan nafileler müstesna tutulmuştur.

SORU: Abdülkadir Geylani k.s. “Beş vakit namazların sünnetleri yerine kaza namazları kılıp, bir an önce kazadan kurtulmak gerekir” buyurmuş. Bu doğru mu?
CEVAP: Bu büyük zat, amelde HANBELİ mezhebindendir. Bu ifade mensup bulunduğu mezhebin görüşünü aksettirmektedir. HANEFİ imamlarının görüşleri bunun karşısında değilse de farklıdır.
Mehmed Emre, Fetvalar

YANİ HANBELİ MEZHEBİNDE İSENİZ BU SÖZE UYMAKTA SERBESTSİNİZ.
HANEFİ İSENİZ AŞAĞIDAKİ HANEFİ HÜKÜMLERİNE UYMAK ZORUNDASINIZ.

HANEFİ FIKHINA GÖRE HÜKÜM:

…Namaz borcu olan kimse borçlarını hesaplar. En sonundan başlayarak kazâ edip bitirir. En evvelinden başlamak câiz ise de, en kâmil yaşta kazâya kalanların cezasının daha ağır olacağından önce onları affettirmek düşüncesiyle sonundan başlayarak, kazâ etmek evlâdır. Kazâ ederken yalnız farzlar ve vitir kılınır. Sünnetler kazâ edilmez.

Kazâ namazı, kerâhet vakitleri hâricinde, her zaman kılınabilir.

Kazâ borcu olan; 5 vakit namazın sünnetleri, teheccüd, evvâbin, duhâ, tesbih namazları ve mübârek gecelerde kılınan hâcet namazlarını ve sâir nâfileleri kılabilir. Bunları kılmasında hiç bir mahzur yoktur. (İbni Âbidiyn C. 1 S. 688.)
MUHTASAR İLMİHAL, HASAN ARIKAN

…Kaza namazları ile uğraşmak, nafile namazları ile uğraşmaktan daha iyi ve daha önemlidir. Fakat farz namazların müekked olsun olmasın, sünnetleri bundan müstesnadır. Bu sünnetleri terk ederek bunların yerine kazaya niyet edilmesi daha iyi değildir. Bu niyetlere niyet edilmesi evlâdır. Hatta kuşluk ve tespih namazları gibi, haklarında nakil bulunan nafile namazlar da böyledir. Bunlara da böyle nafile olarak niyet etmek evlâdır. Çünkü bu sünnetler, farz namazları tamamlar, bunların yerine getirilmesi (iadesi, telafisi) mümkün değildir. Kaza namazlarının ise, muayyen vakitleri olmadığı için onların her zaman yerine getirilmesi mümkündür.
Bununla beraber namazları kazaya bırakmak günahtır. Ama bu günahtan mümkün olduğu kadar kurtulmak için sünnetleri feda etmek de uygun olmaz. Böyle bir günahı işleyen kimsenin fazla ibadet ederek Allah’ın bağışlamasına sığınması gerekirken, hakkında Peygamber şefaatinin tecelli etmesine vesile olacak bir takım sünnet ve nafileleri terk etmek nasıl uygun olabilir? Hem bir kısım vakit namazlarını kazaya bırakmak, hem de diğer bir kısım vakit namazlarını, kendilerini tamamlayan sünnetlerden ayırmak iki kat kusur olmaz mı? Buna aykırı olan bazı nakiller geçerli değildir. Bunlar kabul edilen fetvaya aykırıdır. Hem sünnetleri, hem de kaza namazlarını kılmaya elverişli vakit bulamadıklarını iddia edenler bulunursa, bunlar insaflı bir iddiada bulunmuş sayılmazlar. Boşuna yere en kıymetli zamanlarını harcayan insanlar, bilmem böyle bir iddiaya nasıl kalkışabilirler?
BÜYÜK İSLAM İLMİHALİ, ÖMER NASUHİ BİLMEN, NAMAZ BAHSİ

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fıkıh, Güncel, Gündem, Namaz, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Bir kişi kafiri kafir olarak bilmem dese(?)

Posted by Site - Yönetici Kasım 16, 2012

mezhepler t0

Bir kişi kafiri kafir olarak bilmem dese(?)

Ebu Muti Hakem b. Abdullah el-Belhi, Ebu Hanife’ye Fıkh-ul Ekberi sordum şöyle dedi:

Ebu Muti: Bir kişi kafiri kafir olarak bilmem dese(?)

Ebu Hanife: – O da kafir gibidir

Ebu Muti: Eğer kafirin son gideceği yer neresi bilmem derse(?)

Ebu Hanife: – O Allahın kitabını inkar etmiş ve kafir olmuş olur.

Ebu Muti: Kendisine “Sen mümin misin?”diye sorulan kimse “Allah daha iyi bilir” diye cevap veren kimse için ne dersin?

Ebu Hanife: – Onun imanında şüphe vardır.

Kaynak : FIKH-UL EKBER ( İmam-ı Azam Ebu Hanife ) Ehl-i Sünnet İnançları

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fıkıh, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İmam-ı Azam | Leave a Comment »

İman eden fakat namaz kılmayan, oruç tutmayan kimseyi iman kurtarır mı?

Posted by Site - Yönetici Kasım 8, 2012

20120603_194237 copy.jpgcccc

İman eden fakat namaz kılmayan, oruç tutmayan kimseyi iman kurtarır mı?

Ebu Muti Hakem b. Abdullah el-Belhi,Ebu Hanife’ye Fıkh-ul Ekberi sordum şöyle dedi:

Ebu Muti: İman eden fakat namaz kılmayan, oruç tutmayan, bu amellerin hiç birini işlemeyen kimseyi iman kurtarır mı?

Ebu Hanife: – Onun işi Allah’a kalmıştır. Dilerse azab eder. Allah’ın kitabından her hangi bir şeyi inkar etmeyen kafir olmaz. Bana ehli iman birinin haber verdiğine göre, Muaz bin Cebel Hıms şehrine girdiği zaman insanlar onun çevresinde toplandılar. Bir genç ona “Namaz kılan, oruç tutan, hacceden, cihadda bulunan, köle azad eden, zekat veren ama Allah ve rasulünden şüphe eden birine ne dersin?” diye sordu. Muaz: “Onun için ateş vardır“dedi. O genç: Namaz kılmayan, Oruç tutmayan, haccetmeyen, zekat vermeyen, fakat Allah ve Rasulüne inanan için ne dersin?” dedi de Muaz: “Onun için Allahın affını umar, azaba uğrayacağından da korkarım.” dedi. Bunun üzerine o genç: “ey Abdurrahman’ın babası, şüphe ile amel fayda vermediği gibi, imanla beraber herhangi bir şey de zarar vermez dedi ve gitti. Muaz da “Bu vadide bu gençten daha bilgilisi yok” dedi… Mütecaviz kimselerle, küfürlerinden dolayı değil, haddi tecavüzlerinden dolayı savaş. Adil zümre ve zalim sultanla beraber ol. Fakat mütecavizlerle beraber olma. Cemaat ehlinde fasit ve zalimler olsa bile, onlar içinde sana yardımcı olacak salih insanlar da vardır. Eğer cemaat zalim ve mütecavizlerden müteşekkil ise, onlardan ayrıl. Çünkü Allah “Allahın arzı geniş değil miydi?Hicret edeydiniz.”(Nisa/97) “Ey mümin kullarım arzım geniştir,ancak bana kulluk edin”buyurmaktadır.

İbn Mesuddan rivayet edildiğine göre Peygamberimiz şöyle buyurdu: “Bir yerde masiyetler zuhur edip onu değiştirmeye gücün yetmezse, oradan başka yere git, orada rabbine kulluk et” Yine Peygamberimiz “Fitneden korktuğu yeri bırakıp, fitneden korkmadığı bir yere giden kimse için Allah yetmiş sıddık sevabı yazar.“(Buhari,İbn Mace) buyurdu…

Bilmiyorum, “Rabbim semada mı yoksa arzda mıdır?” diyen kafir olur. Keza “Allah arş üzerindedir“diyen de bilmiyorum, arş semada mı yoksa arzda mıdır? diyen de böyledir. Allah’a dua ederken yukarıya yönelinilir, aşağıya değil. Çünkü aşağının Rububiyyet ve uluhiyyetle alakası yoktur. Nitekim hadiste şöyle buyrulur: Bir adam Peygambere siyah bir cariye getirdi ve benim üzerime mümin bir köle azad etmek vacib oldu. Bu kafir midir? diye sordu. Peygamberimiz cariyeye “Sen mümin misin?” dedi Cariye evet deyince, peygamberimiz “Allah nerede?“dedi cariye de semayı işaret etti. Bunun üzerine peygamberimiz “Bu mümindir azad et“dedi… (Müslim,Ebu Davud)

Kabir azabını bilmem diyen helaka uğrayan cehmiyedendir. Çünkü o Allahın “Biz onları iki defa azablandıracağız“(Tevbe/101) “Zalimler bundan başka azaba da uğrayacaklar” (Tur/47) ayetlerini inkar etmiştir. Eğer “Ben ayete inanıyorum ama tefsir ve teviline inanmıyorum derse kafir olur. Çünkü Kuranda tevili, tenzilinin aynı olan ayetler vardır. Eğer bunu inkar ederse kafir olur... İbn Abbastan rivayetle Hz.Peygamber “Benim ümmetimin en şerlileri ben ateşte değil, cennette olacağım, diyenlerdir.” Yine Rasul: “Ümmetimden müteelli olanların vay haline” buyurdu. Müteelli kimdir denilince “Onlar falanca cennettedir, falanca cehennemdedir, diyenlerdir.” Yine İbn Ömer’den rivayetle Peygamber şöyle  buyurdu: “Allah aralarında hükmedene dek, ümmetimin cennet yada cehennemde olduklarını söylemeyiniz.” Yine Rasul: “Allah şöyle buyuruyor: Kullarımı ben aralarında Kıyamet günü hükmedip, yerlerine göndermeden, siz cennet yada cehenneme göndermeyin.” dedi.”

Kaynak : FIKH-UL EKBER ( İmam-ı Azam Ebu Hanife ) Ehl-i Sünnet İnançları

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fıkıh, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İmam-ı Azam | Leave a Comment »

Bir kimse “bilmem ki bunun yaratıcısı kim?” dese kafir olurmu?

Posted by Site - Yönetici Kasım 5, 2012

20120603_194237 copy.jpggjhk

Bir kimse “bilmem ki bunun yaratıcısı kim?” dese kafir olurmu?

Ebu Muti Hakem b. Abdullah el-Belhi, Ebu Hanife’ye Fıkh-ul Ekberi sordum şöyle dedi:

Soru Ebu Muti: Eğer yaratılmışlardan bir şeyi inkar etse “bilmem ki bunun yaratıcısı kim?” dese ne olur?

Cevap Ebu Hanife: O kimse “Allah herşeyin halıkı(yaratıcısı)dır” (En’am/103) ayetinden dolayı kafir olmuştur.

Sanki o kimse, o şeyin Allahtan başka yaratıcısı vardır demiştir.

Keza Allah’ın bana namaz, oruç ve zekatı farz kıldığını bilmiyorum dese yine kafir olur. Çünkü Allah “Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin“(Bakara/43) ve “Sizin üzerinize oruç farz kılındı“(Bakara/178) buyurmuştur.

Eğer o kişi ben bu ayete inanıyorum fakat tefsirini bilmiyorum derse kafir olmaz. Çünkü o kimse ayetin Allah tarafından indirildiğine inanmış ama tefsirinde yanılmıştır.

Kaynak : FIKH-UL EKBER ( İmam-ı Azam Ebu Hanife ) Ehl-i Sünnet İnançları

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fetvalar, Fıkıh, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İmam-ı Azam | Leave a Comment »

Allah’a tanrı denebilir mi?

Posted by Site - Yönetici Şubat 29, 2012

allaha-tanri-denebilir-mi

SORU: Allah’a tanrı denebilir mi?

CEVAP:

Lafza-i celâl” de denilen bu yüce isimde, diğer Esmâ-i hüsnâ’da olmayan hususiyetler vardır. Bir defa hiçbir lisanda Allah isminin tercümesi, tam karşılığı yoktur. Binaenaleyh -semâ ve şafak demek olan “tan”dan mürekkep ve ilah, mevlâ, hüdâ mânâlarında kullanılan- “Tanrı” kelimesi de dahil hiçbir isim “Allah” ism-i celâlinin karşılığı olamaz. Her şeyden evvel Lafza-i celâl dahil Cenâb-ı Hakk’ın bütün isimleri tevkîfidir, değiştirilemez. Bir başka isim onun yerine geçemez….

Müşrikler birçok tanrılara taparlardı. Fülancaların tanrıları şöyle, falancalarınki şöyledir denilir. Demek ki ‘tanrı’ cins ismi, ‘Allah’ hâs (özel) isminin müradifi (eşanlamlısı) değildir, daha umumi manadadır. Bundan dolayı ‘Allah’ ismi ‘tanrı’ adı ile terceme olunamaz. Bunun içindir ki Süleyman Efendi (Çelebi) Mevlid’ine ‘Allah’ adıyla başlamış, ‘tanrı adı’ dememiştir. [Ve o bahrin sonunda, ‘Birdir Allah, andan artık tanrı yok’ diyerek tanrı kavramını ilah karşılığında kullanmıştır.

Halis Ece

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kul Hakkı – ortak internet kullanımı – Wireless sistemi.

Posted by Site - Yönetici Şubat 6, 2012

Kul Hakkı – ortak internet kullanımı – Wireless sistemi.

    Selamün aleyküm hocam. Sorum şu: Alt kattaki komşum evine internet bağlattı ve beraber kullanmayı tavsiye [teklif] etti, ben de kabul ettim. Yaklaşık 2 aydır kullanıyorum. Parasını ortak veriyoruz. Böyle yaparak diğer abonelerin hakkına girmiş oluyor muyum?

Bir internet aboneliğini iki veya daha fazla kişinin kullanmasını eğer ilgili kurum kabul ediyorsa mesele yok, caizdir. Ancak kurumun izni yoksa caiz olmaz. Bununla birlikte söylemek gerekirse, komşudan kablo çekerek internet kullanımı dinen uygun bir davranış olmaz. Hepimizince bilinen bir gerçektir ki; İslam’da en büyük günahlardan biri ‘kul hakkı yemek’tir. Müslümanlar bir şeyler yaparken bu hususa çok dikkat etmeleri gerekir. Bu bir…

***

Bir de son birkaç yıldır kullanımı artan Wireless sistemi, yani kablosuz internet kullanımı var. Bu da yeni bir tartışmayı gündeme getirdi. İmkânı olmayan ya da imkânı olduğu halde başka düşüncelerle birçok kişi, komşusunun aldığı wireless sisteminden yararlanıyor. Birçok belediye de halkın ortak kullanım alanlarında bu sistemi kurarak vatandaşlara ücretsiz internetten faydalanma imkânı sunuyor. Bunun yanında bazı vatandaşlar da gizlice, komşularının evine aldığı ve şifrelemediği kablosuz internetten yararlanıyor.

Hemen belirtelim ki; başkasının kablosuz internetini izinsiz kullanmak, kul hakkına girer. İslâm fıkhına-hukukuna göre caiz olmaz.

Ancak internet hizmeti veren kurum veya kuruluş ile bu hizmetten ücret ödeyerek faydalanan şahıs, bir başkasının ‘kablosuz internet’inden bağlanmasına müsaade ediyorsa, bağlanmak caiz olur. Kurum veya şahıstan biri veya her ikisi bunu doğru bulmuyor, dolayısiyle kabul etmiyorsa, o takdirde bağlanmak caiz olmaz.

Şu da bilinen bir gerçek ki, genelde şirketler bu duruma izin vermiyor. Ayrıca kanunen de yasak. Bu durumda internet abonesi bize müsaade etse de şirketlerin hakkına girmiş olacağımız için bunu haram olarak görmeliyiz.

***

Limitli internette, komşunun internet ağlarından internete bağlanıldığında kotayı aşma ihtimâli her zaman söz konusudur. Kota aşıldığında ise, ekstra ücret ödenmektedir. Hem komşumuzun ücretini vererek almış olduğu interneti herhangi bir ücret ödemeden kullanmış oluyoruz, hem de kotanın aşılmasına sebep olarak komşumuzu zarara uğratıyoruz. Bu durumda komşunun internetini kullanmak caiz değildir ve kul hakkına girilmiş olur.

***

Limitsiz internet’ kullanım hattı da bir ‘hak’tır. Kşi bu internet hattını para vererek satın almaktadır. Kullanım hakkı, hattı alan şahsa aittir. Hat sahibi ve hattı pazarlayan şirket, hattın başkası tarafından kullanılmasına razı değilse  yukarıda da belirttiğimiz üzere bu hattı kullanmak caiz olmaz.

Ancak bu işi pazarlayan şirket buna bir şey demiyorsa, hattı kullanılan kişi de kabul etmek anlamında göz yumuyor, daha da önemlisi limit aşma gibi bir durumla zarara uğratılmıyorsa; kul hakkına tecavüz olmayabilir.

Fakat haram ve helâller mevzuunda ‘özellikle kul hakkını üzerine almama noktasında’ hassas ve dikkatli olan insanlar başkasının internet hattını kullanmaktan uzak durmalıdırlar.

Halis Ece Hocaefendi

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 3 Comments »

Canlar nasıl alınır?

Posted by Site - Yönetici Ocak 29, 2012

Canlar nasıl alınır?

Sual: Dünyanın çeşitli yerlerinde, binlerce, hatta milyonlarca insan, trafik kazası, deprem, savaş gibi sebeplerle aynı anda ölüyor. Ölüm meleği bir anda bunların canını nasıl alır?
CEVAP
Azrail aleyhisselamın kudretinden şüphe etmek, Allahü teâlânın kudretinden şüphe etmeye kadar gidebilir. Allahü teâlânın kudretinin büyüklüğünü bilen kimse, sebebini bilmese de, İslam`a teslim olup, Allah`ın her şeye gücü yetebileceğine inanması gerekir.

Bugün bir düğme ile bir veya birkaç şehrin bütün elektrikleri aynı anda söndürülebilmektedir. Ölüm meleği de ruhları bundan daha tez almaktadır.

İbrahim aleyhisselam, ölüm meleğine sual etti ki:
– Ey ölüm meleği, eceli gelen insanların bir kısmı doğuda, bir kısmı batıda olsa, yahut kuzeyde ve güneyde aynı anda zelzele olup ölseler, yahut da dünyanın çeşitli yerlerinde savaş olsa, aynı anda binlerce, milyonlarca insan ölse, aynı anda bunların hepsinin ruhlarını nasıl alıyorsun?
Ölüm meleği cevap verdi:
– Allah`ın izniyle onların ruhlarını çağırırım, derhal avucumun içinde oluverirler.

Süleyman aleyhisselam, ölüm meleğine sual etti:
– İnsanların ruhlarını kimini genç yaşta, kimini bebekken, kimini ihtiyarlayınca alıyorsun. Ruhları almada ölçün nedir?
Ölüm meleği dedi ki:
– Bana eceli gelenlerin listesi verilir. Ben verilen listeyi tatbik ederim. Başka işe karışmam.

Ölüm meleği gelip, Süleyman aleyhisselamın yanında oturan bir kimseye dikkatli bakmaya başladı. Sonra çıkıp gitti. O zat, Süleyman aleyhisselama sual etti:
– Kimdi o bana öyle can alacak gibi bakan?
– Ölüm meleğiydi.
– Beni onun pençesinden kurtar! Rüzgara emret, beni Hindistan`a götürsün!

O zatın bu isteği derhal yerine getirildi. Ölüm meleği ikinci defa Süleyman aleyhisselamın yanına gelince, Hazret-i Süleyman sual etti:
– Geçen gelişinde yanımdaki zata niçin öyle bakmıştın?
– Şimdi onun ruhunu alıp geldim. Bana onun ruhunu Hindistan`da almam emredilmişti. Ömrü biterken, hâlâ burada bulunduğu için öyle bakmıştım.

(Mesnevi)

Posted in Ölüm - Ecel, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Türkiye, İbretlik, İlginç | Leave a Comment »

Sabah Namazını Kılarken Güneş dogarsa ne yapılır ?

Posted by Site - Yönetici Ekim 6, 2011

Sabah Namazını Kılarken Güneş dogarsa ne yapılır ?

Sabah Namazını Kılarken Güneş dogarsa ne yapılır ?

Sabah Namazını Kılarken Güneş dogarsa ne yapılır ?

Sabah namazını kılarken güneş dogarsa, su kaideyi bilmeyenin namazı batıl olur: Birinci rek`ati kıldıktan sonra güneş dogarsa, hemen orada vakt-i kerahet geçsin diye  yarım saat outur. Sonra kalkar,namazını tamamlar. Te`hir için secde-i sehv yapar.Kılmış oldugu namazı eda olarak sahih olur.

Vakt-i kerahet, sabah, güneşin dogmasından yarım saat veya üç çeyrek geçinceye kadar olan zamandır.Eger saat yoksa, çenesini gögsüne koyar,gözlerini kaldırır,güneşi göremezse vakt-i kerahet çıkmıştır.Vakt-i zevalde de Nasara`nın ibadeti vardır. Onların ibadeti ile bizim ibadet saatimiz karışmasın diye keraheti tahrimiyye ile men edilmistir.

 

Ödemişli Merhum Ziya Sunguroglu’nun notlarından.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Namaz, Soru Ve Cevaplar, Yorumlar | 3 Comments »

SAĞIN ÖNEMİ !

Posted by Site - Yönetici Ekim 16, 2010

 

SAĞIN ÖNEMİ !

SAĞIN ÖNEMİ !

SAĞIN ÖNEMİ !


Sual:
Sağ, sola göre neden önemlidir?

CEVAP
Sağ kelimesinin kullanıldığı yerlerden bazıları şunlardır:

1-
Yaşayan, ölmemiş olana (Sağ) denir, sol denmez.
2 Minnettarlığı ifade etmek üzere, sıhhat, afiyet ve selâmet dilemek için (Sağ ol) denir, sol ol denmez.
3 Bir yere kazasız belâsız gidene (Sağ salim gitti) denir, sol salim gitti, denmez.
4İleri görüşlü, basiretli, firasetli olanlara, (Sağduyu sahibi) denir, sol duyu sahibi denmez.
5 Bir kimsenin işi rast gittiği zaman, (Sağ tarafından kalkmış) denir. İşi tersine giderse, (Sol tarafından kalkmış) denir.
6Bir kimsenin sâdık yardımcısına (Sağ kolu) denir, sol kolu denmez.
7 Kuvvetli şeylere (Sağlam) denir, sollam denmez.
8 Bir kimseye sıhhat ve afiyette kalması için dua olarak, (Sağlıcakla kalın) denir, sollucakla denmez.
9 Sıhhatle alakalı teşkilata (Sağlık teşkilatı) denir, solluk teşkilatı denmez.
10Hasta olmayana, sağlam ve sıhhatli olana (Sağlıklı) dendiği gibi, doğru güvenilir olana da sağlıklı denir, bunların tersi olana, hasta olana, güvenilmeyene de sağlıksız denir.
11
Kısır olmayan, süt veren hayvanlara, mallara (Sağmal) denir, solmal denmez.
12 Müsafeha (Sağ) elle yapılır, sol elle yapılmaz.
13 Çocukların büyük çoğunluğu sağ eli kuvvetli olarak doğar. Toplumda tek tük sol elle iş yapan, yazı yazan kimselere, olumsuz anlamda (Solak) denir, sağak denmez.
14 Rahmetin, yağmurun bol şekilde yağışına (Sağanak) denir, solanak denmez.
15 İstisnalar hariç, bütün vidalar, sıkıştırıp sağlamlaştırılmaları için sağa döndürülür. Gevşetmek, bozmak için sola bükülür.
16 İngiltere hariç, trafik kaidesi, gidiş istikameti sağdandır.
17 Kuvvet vermek, temin etmek gibi kelimeler yerine (Sağlamak) tabiri kullanılır. Geçimini sağlamak, işini sağlamak gibi…
18Yapılan bir işlemin doğruluğunu kontrol etmek anlamında, (Sağlamasını yapmak) ifadesi kullanılır, sollamasını yapmak denmez.
19 Helâda taharet, sol elle yapılır.
20Gelin veya güveyin sağında gidip kılavuzluk eden kimseye (Sağdıç) denir, soldıç denmez.
21İslam harfleri ve dolayısıyla Kur’an-ı kerim de, sağdan sola doğru yazılır.
22Dünya ve kainattaki her şey, bütün gezegenler, yıldızlar, hatta galaksiler, hep sağdan sola doğru döner.

İslâmiyet’te de sağın önemi vardır. Birkaç örnek verelim:
1- İmam-ı Nevevi hazretleri buyuruyor ki:
Mübarek, şerefli ve temiz işleri yaparken sağdan başlanır. Bu müstehabdır. Ayakkabı, elbise giyerken, [Yatıp kalkarken], baş tıraş ederken ve tararken, bıyık keserken, misvak kullanırken, tırnak keserken, el, ayak yıkarken, mescide, Müslümanın evine ve odasına girerken, helâdan çıkarken, sadaka verirken, yemek yerken, su içerken sağdan başlanır. Bunların zıttı olanları yaparken, mesela ayakkabı, çorap, elbise çıkarırken, camiden ve Müslümanın evinden çıkarken, helâya girerken, sümkürürken, taharetlenirken soldan başlanır.
2 Her insanın sağ omzunda sevabı, sol omzunda günahı yazan melekler bulunur.
3 Namazda önce sağ omza, sonra sol omza selam verilir.
4Kâbe tavaf edilirken, sağdan sola doğru dönülür.
5- İyilerin amel defterleri sağından, kötülerin sol ve arka tarafından verilir.
6Kur’an-ı kerimde, amel defteri sağdan verilenler övülmekte. Soldan verilenler kötülenmekte, şöyle buyurulmaktadır:
(Amel defterleri sağdan verilenler; ne mutlu o sağcılara! Kötülük işlediklerini belirtmek üzere, amel defterleri soldan verilenler; ne yazık o solculara!) [Vakıa 8,9]

Sağ ruhtur, sol maddedir. İsimleri ayrı olsa da komünizm, faşizm ve kapitalizm gibi bütün izmli sistemlerin hepsi birer sol sistemdir. Sol, yokluk ve hiçliktir. Onlar için ölüm sondur. Sağ ise ebedîdir. Ölüm son değil, gerçek hayatın başlangıcıdır. Politika pazarında, herkes sağı solu kendine göre tarif etmekteyse de, ilmî sağ farklıdır.

Kaynak: Dinimizislam

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: