Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Ramazan-ı Şerif’ Category

Ramazan Bayramınız Mubarek Olsun.

Posted by Site - Yönetici Temmuz 17, 2015

Ramazan Bayramınız Mubarek Olsun.

Ramazan Bayramınız Mubarek Olsun.,bayraminiz mubarek

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Fırsatı Kaçırmamalı.

Posted by Site - Yönetici Temmuz 2, 2015

ramadan_wallpaper_2013_by_kashif_k-d6d4esr copy

Fırsatı Kaçırmamalı.

Bu ayı, âhıreti kazanmak için fırsat bilip, elden geldiği kadar ibâdet etmeli, Allahü teâlânın râzı olduğu işleri yapmalıdır.

Allahü teâlânın gadabına sebep olabilecek bütün kötülüklerden, haramlardan sakınmak, îmân, ibâdet bilgilerini, haramları öğrenmek, kul haklarından sakınmak, varsa helâlleşmek, günahlardan tevbe etmek lâzımdır.

Herşeyden önce, i’tikâdı düzeltmelidir.
Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdiği i’tikâdı öğrenmek ve buna göre inanmak lâzımdır. İ’tikâd düzgün olmazsa, tutulan oruçların, yapılan diğer ibâdetlerin, bir fâidesi olmaz.
Çünkü, i’tikâdı bozuk olanların, muhakkak Cehenneme gidecekleri hadîs-i şerîfte bildirilmiştir. Bunun için, Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdığı ilmihâl kitaplarını alıp okumalı, doğru îmânı öğrenmeli ibâdetleri yapmalı, haramlardan sakınmalıdır.
Allahü teâlâ, şartlarına uygun yapılan tevbeleri kabûl edeceğini va’detmiştir. Böyle mübârek günleri, ayları fırsat bilip, çok çok tevbe istigfar etmeli, affedilmek için, cenâb-ı Hakka yalvarmalıdır.

Sonra ibâdetleri, haram ve helâl olanları öğrenmeli ve bunlara göre ibâdet yapmaya çalışmalıdır. Kıymetli zamanlarda bu bilgileri okumak, öğrenmek, nâfile namazdan ve diğer bütün nâfile ibâdetlerden çok kıymetlidir.

Herhangi bir özür ile Ramazanda oruç tutamıyanlar, Ramazandan hemen sonra, kazâsını tutmalıdır. Kazâ namazı borcu olanların, kazâ orucu olanların
nâfile ibâdetlerle meşgûl olması, boşuna zahmet çekmektir. Önce farz borçları yerine getirmeli, ödemelidir.
Ancak farz borçlardan kurtulduktan sonra, nâfile olarak yapılan ibâdetlerin bir fâidesi olur. Bu, oruçta olduğu gibi namazda ve diğer ibadetlerde de böyledir. Önce farz borçları ödemeli sonra nafile ile meşgul olmalıdır.

Kaynak : 365 Gün dua – Mehmet Oruç

Posted in 365 Gün Dua, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Ramazân-ı Şerîfe Hürmetin Karşılığı ve Hürmetsizliğin Cezası…

Posted by Site - Yönetici Haziran 25, 2015

Ramazân-ı Şerîfe Hürmetin Karşılığı ve Hürmetsizliğin Cezası...

Ramazân-ı Şerîfe Hürmetin Karşılığı ve Hürmetsizliğin Cezası…

Herhangi bir özür ile oruç tutamıyanların, bu aya hürmet etmesi, oruç tutamadıkları günler, gizli yemeleri lâzımdır.
Bu aya hürmetsizlik çok tehlikelidir.

Ramazân-ı şerîfte umûmî yerlerde, müslümanların karşısında, oruç yiyenlerin ve oruç tutanları aldatarak, oruç tutturmıyanların îmânı gider.

Ramazan günlerinde lokanta, gazino, büfe gibi yiyip içme yerlerini işletmek günâhtır. Bunların, oruç yiyenlerden kazandıkları, helâl ise de, habîstir pistir, zararlıdır. Buralarını iftârdan sonra açmalıdır.

Oruca hürmet çok önemlidir.
Eskiden bugünkü gibi değildi.
Gayri müslimler bile müslümanların orucuna hürmet ederdi.
Açıkta yemezlerdi.
Yine böyle bir Ramazanda, gayr-i müslim bir kimse, evine geldiğinde, çocuğunu evin önünde açıktan yemek yediğini gördü. Hemen oğlunu azarlayıp,
– Evladım bilmiyor musun, bugün müslümanların oruç tutma günü. Nasıl böyle onların gözü önünde açıktan karnını doyuruyorsun. Çabuk gir içeri. Bir daha böyle açıktan yediğini görmiyeyim, dedi.
Aradan bir zaman geçtikten sonra, bu kimse vefat etti. Bu kimseyi, müslüman komşusu rü’yada gördü. Kendisini çok güzel yerlerde, rahat bir şekilde görünce merak edip kendisine sordu:
– Senin bu bulunduğun yer neresidir?
– Cennettir.
– Peki dünyada iken, İslâm dinine sen inanmazdın, nasıl oldu da Cennete girdin?
– Doğru, son zamanlarıma kadar müslüman değildim. Fakat, vefatıma yakın, îmân edip, müslüman oldum.
– Bu nasıl oldu?
– Bu büyük ni’mete kavuşmama sebep şu: Birgün Ramazanda çocuğumu açıkta yemek yediği için azarlayıp, oruca hürmet etmesini istemiştim. Cenab-ı Hakkın, beni bu hürmet sebebiyle ahir ömrümde, îmân ile şereflendirdiği bildirildi. Gördüğün gibi Cennette rahat içindeyim.

Kaynak : 365 Gün dua – Mehmet Oruç

Posted in 365 Gün Dua, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Oruç, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Oruc Tutmayan Müslümanlar Neler Kaybettiginizin Farkındamısınız !

Posted by Site - Yönetici Haziran 24, 2015

Oruc Tutmayan Müslümanlar Neler Kaybettiginizin Farkındamısınız !,Ramadan-2014-Wallpapers-HD-Islamic-Wallpapers copy.jpgvbg

Oruc Tutmayan Müslümanlar Neler Kaybettiginizin Farkındamısınız !

(Sahîh-i Buhârî)deki bir hadîs-i şerîfte de Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:
Bir kimse, Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilir, vazîfe bilir ve orucun sevabını, Allahü teâlâdan beklerse, geçmiş günâhları affolur.”

Bu hadîs-i şerîften anlaşılıyor ki, orucun Allahın emri olduğuna inanmak ve sevap beklemek lâzımdır. Günün uzun olmasından ve oruç tutmanın güç olmasından şikâyet etmemek şarttır. Günün uzun olmasını, oruç tutmayanlar arasında güçlükle oruç tutmayı, fırsat ve ganîmet bilmelidir.

Câbir bin Abdullah hazretlerinin haber verdikleri bir hadîs-i şerîfte, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:
“Allahü teâlâ benim ümmetime, Ramazan-ı şerîfte beş şey ihsân eder ki, bunları hiçbir peygambere vermemiştir:
1- Ramazanın birinci gecesi, Allahü teâlâ mü’minlere rahmet eder. Rahmet ile baktığı kuluna hiç azap etmez.
2- İftâr zamanında, oruçlunun ağız kokusu, Allahü teâlâya, her kokudan daha güzel gelir.
3- Melekler, Ramazanın her gece ve gündüzünde, oruç tutanların affolması için duâ eder.
4- Allahü teâlâ, oruç tutanlara, âhırette vermek için, Ramazan-ı şerîfte Cennette yer ta’yîn eder.
5- Ramazan-ı şerîfin son günü, oruç tutan mü’minlerin hepsini affeder. Yâni Ramazan ayının tamamını oruçlu geçirenleri affeder.”

Kaynak : 365 Gün dua – Mehmet Oruç

Posted in 365 Gün Dua, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Oruç, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Ramazan, Eğlence Değil İbâdet Ayıdır

Posted by Site - Yönetici Haziran 23, 2015

CHaCwSnWsAAGy5g copy

Ramazan, Eğlence Değil İbâdet Ayıdır

İlk ezan Sevgili Peygamberimiz zamanında 622 senesinde Bilâl-i Habeşî Hazretleri tarafından 15 Haziran’da okundu.

18 senelik yasaktan sonra, Türkiye’de 1950’de Arapça aslıyla okunması 1950’de serbest edildi. Tekrar ilk defa 16 Haziran’da okunmaya başlandı.

Bu sene Ramazan ayının ilk gecesi de, bugün 17 Haziran akşam ezanıyla beraber giriyor.

İlk teravih bu akşam, ilk sahur da bu gece.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) “Ramazan ayında şeytanlar zincirlenir” buyuruyor.

Nâs sûresinde bildirildiğine göre, insanların kalplerine / göğüslerine vesvese veren şeytanlar iki çeşittir: Cin şeytanları, insan şeytanları.

Zincire vurulanlar cin şeytanlarıdır. Onlar Ramazan’da vesvese veremezler.

İkinci kısma gelince…

Onlar ruhen şeytanlaşmış insanlardır. Aramızdadırlar. Vesveseleri açık olup, konuşup yazmakladır. Ramazan’da bile zincirlenmeyen en tehlikeli şeytanlar bunlardır.

Her Ramazan’da olduğu gibi, tabiiki bu Ramazan’da da oruç, teravih ve diğer ibâdetlerimizi boşa çıkarmak için var güçleriyle çalışacaklarından tanınmaları kolaydır.

Meselâ teravih namazının 20 rek’at olmadığını söylerler. Sonra bunu unutup, “Aslında teravih namazı diye bir namaz bile yok” derler.

İmsaktan sonra sahur yemeği yenmez diye bir şey yok. 55 dakika daha yiyip içebilirsiniz” derler.

Derken 55 dakikayı az görüp, “İmsaktan sonra 70 dakika daha yiyip içebilirsiniz” derler. Onu da kâfi görmez, “85 dakika sonraya kadar yiyin için” derler.

Yani kendi içlerinde bile tutarlı olmadıkları görülür. Ama görene…

Onları işte böyle tutarsızlıklarından tanıyabilirsiniz…

Önce sûret-i haktan görünüp doğru söyler doğru yazarlar. Meselâ, “Âdetli kadın oruç tutamaz. Oruçluyken âdet görmeye başlarsa orucu bozulur, kazâ etmesi lâzım” derler.

İtiraz gelmeyeceğini hissedip meydanı boş görür, vesvese zamanının geldiğine kanaat getirirlerse, bu söyledikleri doğru sözün tam tersini söylemekten çekinmez, “Âdetli kadın niçin oruç tutamasın? Allah oruç tutun diyor, siz oruç tutma diyorsunuz” diyerek insanları yanlışa yönlendirmeye çalışırlar.

Birkaç sene önce tam tersini söylüyordun. Ne oldu, din değişti mi?” dediğiniz zaman da dut yemiş bülbül gibi susarlar.

İnançta rüzgâr gülü gibidirler. Kâh Allah her şeyi bilir der, kâh “Allah geleceği ne bilsin? Allah ilerde senin kiminle evleneceğini ne bilsin” diyerek –hâşâ- Allah’a, noksanlık sıfatı verirler.

Böylelerinin şerrinden Allah’a sığınmak lâzımdır.

***

Yazımızın başlığında okuduğunuz gibi, Ramazan, eğlence değil ibâdet ayıdır.

Ama bazıları “Ramazan eğlenceleri” diyerek, alnı secdeye değmemiş kimseleri getirerek, Müslümanları tam da teravih namazı vaktinde oralara toplar, mübârek Ramazan gecelerini günaha bularlar.

Zaten gecelerin kısa olduğu bu mevsimde, oradan geç vakitte dönen Müslümanlar, ya zar-zor sahur yemeği yiyip yatar, sabah namazına kalkamaz veya ancak sahurdan sonra uyanır, sahursuz kalırlar.

Terâvihi nasıl ve ne zaman kılacakları da ayrı bir husus.

Ramazan’da insanları ibâdete değil de eğlenceye çağıranların sevapları(!), âhirette önlerine konulmak üzere kayda geçiyor.

Müslümanlar son senelerde başlarını kaldırıp, “Ramazan eğlenceleri de ne demek?” demeye başlayınca, ağız değiştirip “Ramazan etkinlikleri” demeye başladılar. Yapılan aynı ama eğlence etkinlik oldu.

Son senelerde, -hem de câmilerin yanı başında- yeni bir rezâlet başladı: Çalgılı-malgılı kaside ve ilâhîler söylenmesi…

İslam itikadına göre, “Kur’an’ı çalgı ile okumak küfürdür. Çalgı ile ilâhî ve kaside okumak da ona yakındır.

İslam târihinde, câmilere çalgı girmemiştir. Câmilere çalgı sokamayanlar, câmi cemaatini çalgılı toplantılara çağırıyorlar.

Ramazan; çalgı, dangır-dungur değil, ibâdet, Kur’an, hayır-hasenât, zikir, şükür ve günahları eritmeye çalışma ayıdır. Allah’ın rızasına çalgıyla değil, ibâdetle ulaşılır.

Ramazan ayının cümlemize hayırlar getirmesi duâsıyla…

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Teravih Namazı

Posted by Site - Yönetici Haziran 21, 2015

Teravih Namazı

Teravih Namazı 

Ramazan ayında yapılan ibadetlere, diğer aylarda yapılan ibadetlerden kat kat fazla sevap verilir. Bunun için bu ay’ı çok iyi değerlendirmek lazımdır. Allahü teâlâ, Ramazan orucunu farz, gecelerini ihya etmeyi de sünnet eyledi.Teravih namazı sünnettir. Ramazan-ı şerifin her gecesinde kılınır. Cemaatle kılınması sünnet-i kifayedir.
Vitir namazı, yalnız Ramazan ayında cemaatle kılınır. Teravih namazı, vitirden önce ve yatsının son sünnetinden sonra kılınır. Teravih namazını, iki rekatte bir selam vermek suretiyle kılmak daha iyidir. Dört rekatte bir selam vermek de olur.

Teravih namazı, camide cemaatle kılınınca, başkaları evde yalnız olarak kılabilir, günah olmaz. Fakat camideki cemaat sevabından mahrum kalınır. Evde, birkaç kişi ile cemaatle kılınırsa, yalnız kılmaktan yirmiyedi kat fazla sevap kazanılır.

Allahü teâlâ mübarek Ramazan ayını gönderip, ona hususî bir kıymet verince, Hz. Ömer, bu büyük nimetin şükrünü eda etmek için, yirmi rekat namaz kılmayı kendisine vazife bildi. Eshab-ı kiram da bunu beğendiler. Durumu Peygamber efendimize bildirdiler. O da beğendi. Cebrail aleyhisselam gelip, Peygamber efendimize bildirdi ki:
Allahü teâlâ, Ömer’in ve eshabının yaptığı bu ibadeti kabul eyledi. Onda hatim okuyanları cennete koyacağına, onlardan razı olacağına söz verdi.

Peygamber efendimiz, teravihi hiç kılmasa bile hulefa-i raşidinin kılması, sünnet olması için kâfidir. Hadis-i şerifte, “Benim sünnetime ve benden sonra hulefa-i raşidinin sünnetine sımsıkı sarılın” buyuruldu. Teravihin cemaatle kılınması (Sünnet-i kifaye)dir. Yani bir mahallede cemaatle kılınınca, diğerleri evde kılsa, sünnet îfa edilmiş olur.

Müekked sünnet olan teravihi ihmal etmemelidir! Hadis-i şerifte, “Ramazanda inanarak ve sevabını umarak teravih namazı kılanın, geçmiş günahları affolur” buyuruldu.

Teravih namazı mühim sünnetlerdendir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz, gecelerini ihya etmeyi de sünnet eyledi.

Kaynak : 365 Gün dua – Mehmet Oruç

Posted in 365 Gün Dua, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

İftar Duâsı

Posted by Site - Yönetici Haziran 19, 2015

İftar Duâsı

İftar Duâsı

Güneşin battığı iyi anlaşılınca, önce E’ûzü ve Besmele okuyup, (Allahümme yâ vâsi’al-magfireh igfirlî ve li-vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil-müminîne vel müminât yevme yekûmülhisâb) denir.
Bir iki lokma iftârlık yiyip, (Zehebezzama’ vebtelletil-urûk ve sebetel-ecr inşâallahü teâlâ) denir ve yemeğe başlanır.

Ramazân-ı şerîfte, hurma ile iftâr etmek sünnettir. Hurma veyâ su, zeytin yâhud tuz ile iftâr edilir. Yânî, oruc bozulur. Sonra, câmi’de veya evde, cemâ’at ile akşam namazı kılınır. Bundan sonra, akşam yemeği yinir. Sofrada yemekleri yimek, bilhâssa Ramezânda uzun süreceğinden, akşam namâzının erken kılınması ve yemeğin, acele etmiyerek, rahat yinmesi için, az bir şeyle iftâr edip, yemeği duâdan ve namâzdan sonra yimelidir. Böylece, oruc erken bozulmuş, namâz da erken kılınmış olur. Ezanın güvenilir kimseler tarafından okunmadığı yerlerde, önce namaz kılınıp, sonra iftar etmek daha iyi olur. Böylece oruç tehlikeye sokulmamış olur. Terâvîh kılmak ve hatim indirmek de mühim sünnetlerdendir.

Kaynak : 365 Gün dua – Mehmet Oruç

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Dualar, Güncel, Gündem, Genel, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye | Etiketler: | Leave a Comment »

Orucun Farzı

Posted by Site - Yönetici Haziran 18, 2015

Orucun Farzı,Ramadan-Kareem-Wishes-Wide-HD-Wallpapers copy

Orucun Farzı

Orucun farzı üçtür: Orucun birinci farzı niyyet etmek;
ikincisi, niyyeti ilk ve son vakitleri arasında yapmak;
üçüncüsü, oruçlu iken orucu bozan şeylerden sakınmaktır.

Oruca niyyet, akşam ezanından sonra başlar, ertesi gün, dahve vaktine yâni öğleye bir saat kadar kalana kadardır.

İmsâk vaktinden evvel niyyet ederken, “Niyyet ettim, yarın oruç tutmaya.” denir. İmsaktan sonra niyyet ederken, “Bugün oruç tutmaya.” denir. Ramazân-ı şerîf orucu, her müslümana farz olduğu gibi, tutamıyanların kazâ etmeleri de farzdır. Kazâ ve keffâret orucuna ve mu’ayyen olmayan adak oruçlarına imsaktan sonra niyyet edilemez.

Yirmidört saatten daha uzun günlerde, oruca saat ile başlar ve saat ile bozar. Gündüzü böyle uzun olmıyan bir şehirdeki müslümanların zamanına uyar. Eğer oruç tutmazsa, gündüzleri uzun olmıyan yere gelince kazâ eder.

Hadîs-i şerîfte, “Ay’ı görünce oruç tutunuz! Tekrâr görünce, orucu bırakınız!” buyuruldu. Bu emre göre, Ramazan ayı, hilâlin yâni yeni ayın görülmesi ile başlar. Hilâli görmeden öcne yapılan hesap ile, takvîm ile başlamanın câiz olmadığı, (İbni Âbidin)de ve başka birçok kıymetli fıkıh kitabında bildirilmiştir.

Ramazana başlamak için Şa’bânın yirmidokuzuncu günü, güneş battıktan sonra, hilâli, yâni gökte yeni Ay’ı aramak ve Ay’ı görmek, eğer görülmezse, Şa’bân ayını otuz güne tamamlamak lâzımdır.
Hilâli görmekte Ramazanın başlaması, hesapla anlaşılandan bir gün sonra olabilir. Fakat bir gün önce olamaz. Eskiden, Ramazan hilâli gözlenir, âdil şâhidlerin şehâdeti ile kadı, Ramazanın başlangıcını veya bayram günlerini ilân ederdi.
Bugünün şartlarında, ne Türkiye’de ne başka islâm ülkelerinde bunu sıhhatli şekilde yapacak, güvenilecek bir merci yok. Bunun için, yapılacak iş şu: Ramazana takvimlerdeki bildirilen güne göre başlamak, daha sonra bayramdan sonra, iki gün kazâ orucu tutmalıdır.

İftârı acele etmek ve sahûru, geciktirmek sünnettir. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem“, bu iki sünneti yapmağa çok dikkat ederdi. Sahûru geciktirmek ve iftârı çabuk yapmak, belki insanın aczini gösterdiği için sünnet olmuştur. Zaten ibâdet, aczi ve ihtiyâcı göstermek demektir.

Kaynak : 365 Gün dua – Mehmet Oruç

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Oruç, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

En Kıymetli Ay – Ramazan

Posted by Site - Yönetici Haziran 17, 2015

En Kıymetli Ay - Ramazan,ramazan ayinda fetih suresi okunursa imami rabbani,ramazan ayinda neler yapilir, ramazan ayinda teravih,ramazan bayrami,ramadan_kareem_by_zedlord_art-d6dlbgf copy

En Kıymetli Ay – Ramazan 

İslâm âlimlerinin büyüklerinden, İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Ramazan-ı şerîf ayında yapılan nâfile namaz, zikir, sadaka ve bütün nâfile ibâdetlere verilen sevâb, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda, bir oruçluya iftâr verenin günâhları affolur. Cehennemden âzâd olur. O oruçlunun sevâbı kadar, ayrıca buna da sevâb verilir. O oruçlunun sevâbı hiç azalmaz.

Bu ayda, emri altında bulunanların işlerini hafîfleten, onların ibâdet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur. Cehennemden âzâd olur. Resûlullah, bu ayda, esîrleri âzâd eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibâdet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene, bu işleri yapmak nasip olur.

Bu aya saygısızlık edenin, günâh işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer. Bu ayı fırsat bilmelidir. Elden geldiği kadar ibâdet etmelidir. Allahü teâlânın râzı olduğu işleri yapmalıdır.

Bu ayı, âhıreti kazanmak için fırsat bilmelidir. Kur’ân-ı kerîm Ramazanda indi. Kadir gecesi, bu aydadır.

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Ramazanın birinci gecesi kim namazda, Fetih sûresini okursa, Allahü teâlâ o kimseyi bütün sene korur.

Kaynak : 365 Gün dua – Mehmet Oruç

Posted in 365 Gün Dua, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Ramazan orucunu tutmakta zorlanan, sonra da tutamayacak kadar yaşlı olan birisi tutamadığı günleri nasıl telâfi eder?”

Posted by Site - Yönetici Ağustos 4, 2014

Arafattwo

Ramazan orucunu tutmakta zorlanan, sonra da tutamayacak kadar yaşlı olan birisi tutamadığı günleri nasıl telâfi eder?”

İslâmiyet kolaylık ve rahmet dînidir. İslâm dînini gönderen Allah ü Zülcelâl Hazretleri kolaylıktan başka bir şey emretmemiş, İslâm dînini bizzat yaşayarak bize tebliğ eden Allah Resûlü (asm) kolaylıktan başka bir şey yaşamamış ve tebliğ etmemiştir.
Mübârek Ramazan ayında herkes orucun hadsiz hudutsuz sevabına gark olurken, sağlıkla ilgili problemlerimiz nedeniyle biz, bu ayın yüksek sevabını orucumuzla talep etmeye güç yetiremeyebiliriz. Hiç gam ve keder yok. İslâmiyet rahmet ve kolaylık dînidir. Orucumuzla bu ayın sevabına erişemez isek, niyetimizle ve fidyelerimizle erişmemiz inşaallah mümkündür.

Şüphesiz, bu aydaki orucu şiddetli hastalığı veya zaafiyeti nedeniyle tutmaya güç yetiremeyenler için de bu rahmet kapısı kapanmış değildir. Rahmetin onları dışarıda bırakması düşünülebilir mi? Bu dîn eksiksiz herkesi kâmilen kucaklamıştır. Oruç tutmaya güç ve tâkati olmayan, fakat acziyeti ve zaafiyeti ile yalnız Allah’ın dergâhına sığınan, yalnız Allah’tan isteyen, yalnız Allah’tan uman, yalnız Allah’tan bekleyen hastaların ve yaşlıların rahmetin dışında kalmasına Rahmân-ı Rahîm hiç râzı olur mu?

İşte, Ramazan ayında oruç tutmaya güç yetiremeyen ve her geçen gün bünyesi zafiyete uğrayan güçsüz, zayıf, yaşlı ve hastaların bu ibâdetin sevabından mahrum kalmamaları ve oruç farîzasını yerine getirmiş sayılmaları için dînimizde kolaylıklar getirilmiştir.
İyileşinceye kadar oruçtan muâfiyet şeklinde tezahür eden kolaylıktan sonra, hastanın iyileşmemesi ve hastalığının artması, ilerlemesi ve sıhhate kavuşmaması gibi devam eden sağlık problemleri karşısında dînimiz tekrar şefkat kucağını açmış ve onları yeni bir çözümle tekrar kucaklamıştır.
Hiç şüphesiz bu şefkat doğrudan Rabb’imizden gelerek, fakîrlere dönük bir hîbe mâhiyetinde tecellî etmiştir. Kur’ân’ı keriminde Cenâb-ı Hakkın, “Oruca dayanamayanlar bir düşkünü doyuracak kadar fidye verirler”1 emri bu kolaylığı îlân eder.

Demek, güçsüzlükleri, âcizlikleri, hastalıkları, ihtiyarlıkları ve sâir olumsuz halleri nedeniyle oruç tutamayanlar, oruç tutamadıkları gün sayısınca, her güne bir fidye vermek sûretiyle bu ibâdeti yapmış sayılacaklardır.

Fidye miktarı, her bir oruç günü için bir fakîri bir günlük doyuracak kadar para veya belirli miktarlardaki gıdâ maddelerinden oluşur. Bir fidye miktarı, bir fitre miktarına eşittir: Buğdaydan yarım sa’; arpa, hurma ve kuru üzümden bir sa’dır. Sa’ bir hacim ölçüsü birimidir ve bir sa’ takrîben 2.75 litredir; bu da yaklaşık 3 kilograma denk düşmektedir. Bu rakamları günümüze aktaracak olursak, bir fitrenin asgarîsi 10 liraya denk düşmektedir. Bir fidye de asgarî 10 lira üzerinden verilebilir. Bu miktar, kişinin imkân ve el genişliği ile doğru orantılı olarak artırılabilir.

Fidyenin Ramazanın içinde verilmesi Ramazan ayının hürmet ve bereketine daha uygun düşmektedir. Fakat iyileşme umudu bulunan hastalar fidye vermek için acele etmeyebilirler. Çünkü hastalar iyileştikleri zaman, daha önce verdikleri fidyeye bakmadan tutamadıkları oruçları tutmakla mükellef bulunmaktadırlar.

Sağlıklarında fidyelerini kendileri ödeyemeyenler, öldükten sonra fidyelerinin ödenmesini vasiyet edebilirler. Böyle bir vasiyetin bulunması halinde, geride bıraktığı malın üçte biri fidyeyi ödemeye yeterli ise mîrasçılarının bu bedeli ödemeleri dînî bir vecîbe olur.
Vasiyeti yoksa veya malının üçte biri fidyenin ödenmesine yeterli değilse, mîrasçılarının sırf hayır ve fazîlet olarak bu fidyeyi kendi mallarından kendi rızâları ile ödemelerinin makbûle geçen bir davranış olacağı muhakkaktır.

Fidye ödeyebilecek kadar mâlî güce ve imkâna sahip bulunmayanlardan bu yükümlülük ölümle birlikte düşer. Ancak ölene kadar bu fidyeyi ödeme gayreti içinde olmaları gerekir.Ayrıca ıskatı savm ile de ödenebilir allahü teala en iyisini bilendir.

Güç yetiremediğimiz ibâdetler için bize çözüm içinde çözüm sunan Hâlık-ı Rabb-i Rahîm’e sonsuz şükürler olsun.

Bu yazi icin ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN hocamiza tesekkur eder,sizlerinde dualarini bekleriz.

KAYNAK
1- Bakara, 2/184.)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Oruç, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: