Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Ezan’ Category

EZAN VE KÂMET ESNÂSINDA DU REDDOLUNMAZ

Posted by Site - Yönetici Şubat 28, 2018

EZAN VE KÂMET ESNÂSINDA DUÂ REDDOLUNMAZ

قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا نَادَى الْمُنَادِى فُتِحَتْ اَبْوَابُ السَّمَاءِ وَاسْتُجِيبَ الدُّعَاءُ. (الجامع الصغير)

Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “Müezzin ezân okumaya başladığı zaman semâ kapıları açılır ve yapılan duâlar kabûl olunur.”
(Suyûti, el-Câmiu’s-Sağîr)

Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular ki: “Ezan ve kâmet arasında yapılan duâ reddolunmaz. O halde (bu vakitte) duâ ediniz.” Ashâb-ı Kirâm: “Yâ Resûlallâh, nasıl duâ edelim?” diye sorduklarında, Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem):
“Allâhü Teâlâ’dan dünyâ ve âhirette âfiyet isteyin.” buyurdular.
Bir hadîs-i şerîfte de “Müezzin ezan okumaya başladığı zaman ona semâ kapıları açılır ve (o anda yapılan) bütün duâlar kabul olunur. Binâenaleyh kime bir üzüntü ve sıkıntı gelirse müezzine icâbet etsin” buyurulmuştur. Yani, müezzinin ezan okurken söylediklerini tekrar etsin. Sonra da ihtiyâcı için Allâhü Teâlâ’ya duâ etsin.

Bu husûsa dâir diğer hadîs-i şerîfler:
“Müezzinin söylediği gibi sen de söyle. (Ezan) bittiği zaman duâ et, istediğin verilir.”

“İki an vardır ki o anlarda duâ edenlerin duâları reddolunmaz: Namaz için kâmet edildiği zaman ve Allah yolunda cihad için saf tutulduğu zaman.”
(Levâkıhu’l-Envâr)

İSLÂM’IN ŞARTLARI

İslâm: Resûlullah Efendimizin (sallallâhü aleyhi ve sellem) tebliğ buyurduğu şeyleri dil ile ikrar, kalb ile tasdik ederek Cenâb-ı Hakk’a itâat etmektir. İslâm’ın şartı beştir. Yani, İslâm dîni beş esas üzerine kurulmuştur:
Kelime-i şehâdet getirmek, namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak, haccetmek.
İslâm’ın şartlarını yerine getiren kimseye mü’min ve müslüman denir.
Bu şartlardan herhangi birini inkâr eden ise dinden çıkmış olur.
İslâm’ın birinci şartı olan kelime-i şehâdet şudur:
Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.
Mânâsı: Ben şehâdet ederim ki, Allah’tan başka ilâh yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed Aleyhisselam onun kulu ve resûlüdür.

(M. İlmihal, Fazilet Neşriyât)
Fazilet Takvimi
(28 Şubat 2018)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

EZAN’IN FAZİLETLERİNDEN

Posted by Site - Yönetici Kasım 10, 2015

ezan,EZAN’IN FAZİLETLERİNDEN,adhan,beautiful-mosque-in-the-city-hd-desktop-wallpaper copy

EZAN’IN FAZİLETLERİNDEN

“Ebû Hüreyre (r.a.) buyurdu: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile berâber bulunuyorduk. Bilâl (r.a.) kalkıp ezân okudu. Bitirince Efendimiz (s.a.v.) ‘Kim müezzinin dediklerini yakînen inanarak söylerse cennete girer.’ buyurdu.
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Nesâî)

Ezanda birinci “Eşhedü enne Muhammeden Resûlullâh” okunurken “Sallallâhü aleyke yâ Resûlallâh” demek; ikincisinde ise “Karret aynâye bike Yâ Resûlallâh” demek müstehabdır.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) hazretleri bir gün Mescid-i nebevîlerinde direk yanında oturuyorlardı. Hz. Ebûbekir radıyallâhü anh da onun hizasında oturmaktaydı. Bu sırada Hz. Bilâl-i Habeşî ezân okuyup:

Eşhedü enne Muhammeden Resûlullâh” dedi. Hz. Ebûbekir de bu mübârek kelâmı tekrar etti, sonra başparmak tırnaklarını öptü, gözlerine koydu ve “Karret aynî bike Yâ Resûlallâh” buyurdular ki: “Gözlerim seninle aydınlandı, Yâ Resûlallâh” demektir.

Ezân bittiğinde Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) Hz. Ebûbekir’e:

Yâ Ebâbekir, ümmetimden her kim senin yaptığın gibi yaparsa Cenâb-ı Hak o kimsenin bilerek ve hata ile işlemiş olduğu (küçük) günahlarının tamamını mağfiret eder.” buyurdular.
..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Medine`de Ezan Bir Başkadır

Posted by Site - Yönetici Ekim 28, 2015

Medine`de Ezan Bir Başkadır

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Video, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Ezan Lafızlarının Manaları

Posted by Site - Yönetici Şubat 5, 2015

Ezan Lafızlarının Manaları

Ezan Lafızlarının Manaları

Bir yerde ezan okunduğu zaman, o gün Allâhü Teâlâ orada bulunanları azâbından korur.”(Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr)

İmâm-ı Rabbânî Hazretleri buyurdular:

“Bilinmelidir ki ezân lafızları yedidir.

1 – Allâhü Ekber:

Allâhü Teâlâ, ibâdet edicilerin ibadetine muhtaç olmaktan pek yücedir, aslâ muhtaç değildir. Bu mübârek lafızların dört defa tekrar edilmesi bu mühim mânânın te’kîdi içindir.

2- Eşhedü en lâ ilâhe illallâh:

Ben şehâdet ederim ki Allâhü Teâlâ hem ibâdete ihtiyacı olmaktan yüce ve müstağnidir, hem ibâdet edilmeye lâyık ve müstehak olan da ancak o sübhânehûdür.

3- Eşhedü enne Muhammeden Resûlullâh:

Ben şehâdet ederim ki Peygamberimiz Muhammed Mustafâ sallallâhü aleyhi ve sellem, Allah sübhânehûnün resûlüdür ve Allâhü Teâlâ’ya ibâdet yolunu ondan getirip teblîğ eyleyicidir. Cenâb-ı Hak Tekaddes ve Teâlâ hazretlerine layıkı ile ibadet, ancak onun -sallallâhü aleyhi ve alâ âlihi’s-salevâtü ve’t-tahiyyetü- getirip teblîğ buyurduklarıyla yapılabilir.

4-5 – Hayye ale’s-salâh, Hayye ale’l-felâh;

Bu iki kelime, kılanı felâha götürecek namazı edâ etmeye dâvet eder.

6- Allâhü Ekber:

Allâhü Teâlâ’ya kimse lâyıkı ile ibâdet edemez.

7- Lâ ilâhe illallâh:

Hiç kimseden Cenâb-ı Tekaddes ve Teâlâ’ya lâyıkı ile ibâdet sâdır olmaz ise de şüphesiz ibâdet edilmeye yegâne lâyık ve müstehak olan ancak odur.

İşte namazın ne muazzam ve yüce bir ibâdet olduğunu, vaktinin girmesinin böyle muazzam kelimelerle ilân olunmasından idrâk etmek lâzımdır.

İşte ucuzluk ve bolluk bahardan (namazın fazîleti ezandan) belli olur.

Allâh’ım, bizi Peygamberlerin Efendisi aleyhi ve alâ cemîi’l-Enbiyâi etemmü’s-salavât ve ekmelüttahıyyât hürmetine felâha eren hakîki namaz kılanlardan eyle…”

(Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, (ks.) 1/m. 303)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

İmamlık mı Müezzinlik mi? – Efendimiz (s.a.v.) Sesli Ezan Okumadı!

Posted by Site - Yönetici Ekim 29, 2014

İmamlık mı Müezzinlik mi - Efendimiz (s.a.v.) Sesli Ezan Okumadı!

İmamlık mı Müezzinlik mi?

Bir şahısta imamet ve müezzinlik toplandığı zaman, imamet daha faziletlidir. Çünkü Efendimiz (s.a.v.) hazretleri imamlık yapmaya devam etti.
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri hep imamlık etti. Hiç müezzinlik yapmadı.

Efendimiz (s.a.v.) Sesli Ezan Okumadı!

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri ezan okumadı.
Eğer Efendimiz (s.a.v.) hazretleri ezan okumuş olsaydı, namaza geç kalan (cemaate gelmeyen) kişi elbette kâfir olurdu.

Eğer Efendimiz (s.a.v.) hazretleri ezan okumuş olsaydı, kendi nefsine şahadet etmesi caiz olmazdı.

Eğer Efendimiz (s.a.v.) hazretleri ezan okumuş olsaydı ve;
-“Ben şahadet ederim ki, Allah’tan başka ilâh yoktur. Ve (ben şahadet ederim ki) Muhammed Allah’ın resulüdür,” demesi gerekirdi ve o zaman, peygamberin kendisinden başkası olduğu düşünülebilirdi.

Yine ezan-ı şerifi. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinden başkaları rüyada gördü. Ezan okuma işini Allâhü Teâlâ hazretleri. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinden başkasına vermiş oldu.

Yine Efendimiz (s.a.v.) hazretleri bir şeyi yaptığı zaman, onu sabit eder yani o işi devamlı yapardır. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri risâlet vazifesinden dolayı, kendisini bu işe tam olarak veremezdi.

İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 6/598.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Ezan-ı Şerifin Fazileti – Hesabı Az olan Üç Kişi

Posted by Site - Yönetici Ekim 27, 2014

Ezan-ı Şerifin Fazileti

Ezan-ı Şerifin Fazileti

Ezân-ı şerifin fazileti hakkında bir çok hadis-i şerif varid oldu.
Hadis-i şerifte buyuruldu:
-“İnsanlardan cennete İlk girecek olanlar;
1- Peygamberler,
2- Şehitler,
3- Bilâl-i Habeşî (r.a.) hazretleridir.” [1]
Kabe’nin iki müezziniyle beraber.
Sonra Beyt-i makdis’in müezzini,
Sonra Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin mescidinin müezzini,
Sonra diğer müezzinler kendi amellerine ve mertebelerine göre..

Hesabı Az olan Üç Kişi

Hadis-i şerifte buyuruldu:
-“Uç kişi çok hesap görmez. Sayha onları korkutmaz. Feze-i ekber onlara hüzün ve üzüntü vermez.
1- Hâmil-i Kur’ân ve Kur’ân-ı kerimin içerisinde olanlar ile amel edenler. Bu kişi seyyid ve şerif olarak Allâhü Teâlâ hazretlerine takdim edilir.
2- Yedi sene (Allah rızâsı için) okuyup ezanına karşı hiçbir yiyecek (ücret) almayan kişi,
3- Efendisinin hakkını edâ eden ve Rabbine gereğince ibâdet eden abd-i memlûk (köle…)”

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri 6/597-598.

[1] – Kenzul-Ummal: 23278,

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | 1 Comment »

Ezanda Teganni Yapmak ( Ezanda Teganniye Misal )

Posted by Site - Yönetici Ekim 26, 2014

Fatih camii,Sultan Ahmet camii,Ayasofya camii,Mosque,Ezanda Teganni Yapmak,

Ezanda Teganni Yapmak

Ezanda teganni yapmak mekruhtur.
Rivayet olunduğu üzere, adamın Ibni Ömer (r.a.) hazretlerine geldi. Adam, Ibni Ömer (r.a.) hazretlerine,
-“Allah rızâsı için seni seviyorum!” dedi. Ibni Ömer (r.a.) hazretleri ona;
-“Ben Allah için senden buğz ediyorum!” dedi. Adam;
-“Niçin?” diye sordu. Ibni Ömer (r.a.) hazretleri,
-“Bana ulaşan habere göre sen ezan okumanda, teganni yapıyormuşsun!” dedi.

Ezanda Teganniye Misal

Bu (yani teganni ve lahn) kişinin, “Allâhü Ekber” derken; Allâhü Ekber” diyerek, birinci hemzeyi uzatmaktır. Çünkü bu şekilde “AAllâhü Ekber” demek istifham, soru, şek ve şüphe manâsına gelir (ve Allah büyük mü? manâsı çıkar….)

Yine kişi, “Allâhü Ekber” derken; “Allâhü Ekbeer” diye be harfini uzatması da tegannidir. Bu da yani kelimesi, şeytanın ismidir.
Ve bundan başka ezanın diğer kelimelerini değiştirmek tegannidir.

Ezana İcabet Etmek

Müezzine icabet etmek vaciptir.
Onu (ezanı) işiten herkesin ezana icabet etmesi (onunla birlikte ezanı tekrarlaması) vaciptir.
Eğer cünüp ve hayızlı olsa bile…
Bu kişi, helada (tuvalette) ve cima hâlinde olmadığı müddetçe….
“Tâcü’ş-Şerîa” isimli kitapta zikredildi:
Ezana icabet etmek sünnettir.

İsmail Hakkı Bursevi (k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 6/599.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Ezan Okunurken Yapılacaklar ve Kadınlara Büyük Müjde

Posted by Site - Yönetici Ekim 25, 2014

Ezan Okunurken Yapılacaklar ve Kadınlara Büyük Müjde

Ezan Okunurken Yapılacaklar

Ve ezan dinleyen kişi, “Hayye ale’s-salâh” kelimesinin yanında;
Lâ havle velâ kuvvete illâ billâahi’l-aliyyi’l-azîm,” der.

Hayye ale’l-felâh” kelimesi okunurken de;
Maşâallâhü kâne ve mâ lem yese’ lem yekûn” Allâhü Teâlâ hazretlerinin dilediği olur; ve Allâhü Teâlâ hazretlerinin dilemediği de olmaz!” der.

Sabah ezanında; kavl-i şerifi okunurken;
Saddakte ve bi’l-hayr natakte” doğru söyledin ve hayrı konuştun!” denilir.

Ve kamet okunurken; kavl-i şerifi söylenirken de;
Allah ikame ettirsin ve devamlı ettirsin!” diye dua edilir.

Kamette kavl-i şeriflerinin ikincisi söylenip sona ererken namaza davete fiil ile icabet etmek lazım. (Yani hemen namaza başlamak gerekir….) Sözle değil….

Kadınlara Büyük Müjde

Rivayet olundu:
Meymûne (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, erkek ve kadın saflarının arasında ayağa kalktı ve buyurdular:
-“Ey kadınlar topluluğu! Siz bu Habeşî’nin ezan ve ikâmetini işittiğiniz vakit; siz de onun söyledikleri gibi söyleyin. Muhakkak ki (ezan ve kametin her bir harfi için) bin sevap vardır.” Hazret-i Ömer (r.a.):
-“Bu kadınlaradır! Erkekler için ne vardır?” diye sordu. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-‘İki katı var! Yâ Ömer! [Kenzul-Ummal: 21010, Mecmuatüz-Zevâid: 7644,]

Ezân-ı Şerifte İnkişâf ve Tecelliler

Meşhur Şeyh Üftâde Efendi (k.s.) hazretleri buyurdular:
Ezan-ı şerif, en güzel kelâm ve en iyi nidadır.
“Allâhü Ekber Allâhü Ekber Allâhü ekber Allâhü ekber” kavi-i şerifinin ânında eğer inkişâf etse, Allâhü Teâlâ hazretlerinin azamet ve kibriyâsı tecelli etse…
“Eşhedü en Lâ ilahe illallah” kavli şerifinin a-nında; Allâhü Teâlâ’nın vahdaniyeti inkişâf etse;
“Eşhedü enne Muhammeder-Resûlüllah” kavl-i şerifinin anında da hakkaniyeti inkişâf etse,
İki hayyealede (yani, “Hayye ale’s-salâh” ve,
“Hayye ale’l-felâh” kavl-i şeriflerinde de) talipten
matlûba talep zahir olsa,
Allâhü Ekber Allâhü Ekber” ve,” Lâ ilahe illallah” kavli şerifinde zât tecelli etse, (işte o zaman) maksut tamam olur ve murad hâsıl olur.

Ezanın Fazilet ve Havâssı

Ezanın fazîletlerindendir ki, eğer bir yolcunun ardından ezan okunursa, emniyet içinde evine döner (yani sağ gidip selâmetle geri gelir…)

Ümmü Sıbyân Hastalığına Şifâdır

Yeni doğan sabînin bir kulağına ezan ve diğer kulağına da kamet okunursa, o çocuk “ümmü sıbyân” dan emin olur. Kendisine ümmü sıbyân musallat olduğu zaman kulağına ezan ve kamet okunursa, çocuk şifâya kavuşur.

Ümmü Sıbyân Nedir ?

Ümmü Sıbyân, yeni doğan çocuklara musallat olan ve onlara korku veren, onları bayıltan ve hatta ölümlerine sebeb olan kötü bir yeldir.
Buna Arapçada “Yaşlı nine” de denilir. Farsça ise buna “yedi günlük” denilir.

Ümmü Sıbyân, “teb’â”dan ayrı bir şeydir. Kendisine teb’â denilen şey, kadınların rahimlerinde bulunan ceninleri, teşekkül etmiş olan çocuklara daha annesinin karnında iken kendilerine musallat olup, öldürüp, düşürür.
Teb’â ile ilgili geniş gilgi için “Kitabu’r-Rahmeh fıt-Tıbbı vel-Hikmeh” sayfa 242’ye bakınız.
Ummü Sıbyân canlı olarak doğan ve hayatta olan çocuklara musallat olur. Daha yeni doğan yedi günlük çocuklara musallat olduğu için kendisine sabilerin annesi manâsında “ümmü sıbyân” denildi. Bu hastalığın sebepleri ve bundan şifâ bulmanın yollan ve daha geniş bilgi için; İmam Celâleddin Suyûtî hazretlerinin. “Kitabü’r-Rahmeti fit-Tıbbi ve’l-Hikmeti, s. 249 ve devamına bakınız.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri 6/601 – 602.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 1 Comment »

Ezân-ı Şerifin Delili – Ezana Karşı Ücret Almak -ve Çirkin Sesli Müezzin

Posted by Site - Yönetici Ekim 23, 2014

Ezân-ı Şerifin Delili - Ezana Karşı Ücret Almak -ve Çirkin Sesli Müezzin

Ezân-ı Şerifin Delili

Âlimler buyurdular:
Ezân-ı şerifin sübutu sadece rüya ile değildir.
Belki ezân-ı şerif, bu âyet-i kerime ile sabittir. Çünkü “Siz namaza nida ettiğiniz zaman” [ Maide-58 ] kavl-i şerifinin) manâsı; ezan ile namaza davet ettiğiniz, demektir.
nida etmek,” yüksek sesle çağırmak, demektir.

Ezân-ı Şerifin Hikmetleri

Ezân-ı şerifin bir çok hikmetleri vardır. 0 hikmetlerdendir,
1- islâm’ın şiarının izhârı….
2- Kelime-i tevhit,
3- Namazın vaktinin girdiğini ilân etmek,
4- Namazın mekânını beyan etmek,
5- Cemaate davet etmek, Bunlardan başka da hikmetleri vardır.

Ezana Karşı Ücret Almak

Eğer güzel sesli bir müezzin bulunup, ezan okumasına karşı, ücret, rızk ve başka bir şey talep ederse; ezan için teberru edilir. Lakin sesi güzel olmayana teberruda bulunulmaz. Bunların hangisi alabilir?
Burada iki vecih vardır.
Bu görüşlerin en sahihi, güzel sesine karşılık ücret verilir. Çünkü güzel sesin büyük bir tesiri vardır. Sesin çirkini değiştirip, nefret ettirdiği gibi…

Çirkin Sesli Müezzin

Mesnevfyi şerifte buyuruldu:
Kâfirler diyarında güzel sesli bir müezzin vardı.
Güzel sesiyle ezan okurdu.
Ona;
-“Artık yeterî Ezan okuma! Zira savaş ve düşmanlıklar uzar gider!” dedilerse de;
Güzel sesli müezzin buna aldırmadı.
Güzel sesiyle kâfiristanda (kâfir ülkesinde) ezan okumaya devam etti.
Halk büyük bir fitneden korkuyordu.
Sonra o müezzin gitti yerine bed sesli bir müezzin geldi.
Bir kâfir çok değerli bir elbiseyle bu bed sesli müezzine geldi, gibi.
O kâfir, elinde mum, helva, yiyecekler ve elbiseyi bir dost Müezzine hediye etmeye gelmişti.
-“O müezzin nerede?” diye sordu.
Ona;
-“Senin müezzinle ne işin olur?” dediler O:
-“Zira onun sesi her kula rahatlık vermektedir!” dedi. Ona:
-“O çirkin ses hiç rahatlık verir mi?” dediler. Kâfir:
-“Havra onun sesiyle dolunca;
Pek hoş ve güzel bir kızım var.
İmâna meyil etti. Müslüman olmayı arzuladı.
Kâfirler ona nasihat ettiler. Bir türlü ondan gizli olan bu sevda gitmedi.
İmân sevgisi gönlüne öyle tesir etmişti ki,
Kızımın bu haline karşı ben de, gam buhurdanımda öd a-ğaci gibi yaniyordum.
Zaman zaman onun İmâna meyli arttıkça benim de azabım, işkence ve derdim çoğalıyordu.
Kızımı bu İmân ve Müslüman olma sevdasından kurtarmaya hiçbir çâre bulmaya gücüm yetmedi.
Ancak bu çirkin sesli müezzin ezan okuyunca;
Kızım sordu:
-Bu çirkin ses nedir? Bu ses kulağıma çok korkunç geldi? Ömrümde kilise ve havralarda böyle çirkin bir ses gelmemişti?” diye sordu. Kız kardeşi ona;
-“Bu ezan, Müminleri namaza çağırır, onların şiârındandır!” dedi. Kızım buna inanmadı. Gidip başkalarına sordu.
0 da kız kardeşini tasdik edince;
Kızım tamamen inandı. Yüzü sarardı.
Gönlünden Müslümanlık sevgisi soğudu….
Bunun üzerine benden o huzursuzluk, o azap gitti.
Dün gece rahat bir uyku çektim.
Bu çirkin sesli müezzinin sesinden rahatladığım için,
Hediyeyi ona bir şükran borcu olarak vermek istiyorum…” dedi.
Bu kâfir kişi, müezzini görünce;
-“Şu hediyeyi lütfen kabul et! Zira ben seninle rahata kavuştum!
Ettiğin ihsan için karşılık olarak sana daim kulluk eylesem yakışır!
Malım mülküm, servetim olsaydı, eğer senin ağzını gümüş ve altın ile doldururdum!” dedi.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 6/595-596.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | 1 Comment »

Ezan Duası Ve Fazileti

Posted by Site - Yönetici Eylül 16, 2014

Ezan Duası,,Ezan Duasının Fazileti

Ezan Duasının Fazileti

Hadis-i şerifte buyuruldu:
Câbir bin Abdullah (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu.
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Bir kimse, ezân-ı şerifi işittiği zaman, şöyle dua etse:
Allâhümme Rabbe hâzihi’d-da’veti’t tâmmeti ves-salâtil-kaaimeti âti Muhammedeni’l-vesîlete vel-fazîlete veb’ashü mekaamen mahmüdenillezî veadtehû.

“Allah’ım! Ey bu davetin ve kılınmak üzere bulunan namazın Rabbi.
Peygamberimiz Hazreti Muhammed’e (s.a.v.) vesileyi ve fazileti ver.
Onu kendisine va’d buyurmuş olduğun “Makâm-ı Mahmûd”a eriştir.”
Ona şefaatim halâl (vacip) olur.”

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 6/469-470.
.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Ezan, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: