Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Dini Hikayeler’ Category

Bu Dert Seninle Birliktemi Dünyaya Geldi?

Posted by Site - Yönetici Ocak 22, 2015

Ali, H.z Ali,ehli beyt,dini hikayeler,kuran,halifeler,mezhepler,Bu Dert Seninle Birlikte Mi Dünyaya Geldi

Bu Dert Seninle Birliktemi Dünyaya Geldi?

Birisi Hz. Ali’ye geldi ve

O kadar dertliyim ki sıkıntıdan ölüyorum.” dedi.

Hz. Ali; “İki soru soracağım, cevabını verip dermanını bulacaksın. dedi.

Adam; “Sor Ya Ali dedi.

Hz. Ali; “Dünyaya geldiğin zaman bu dert seninle birlikte mi dünyaya geldi?

Adam; ”Hayır.”

Hz. Ali; ”Dünyadan giderken bu dert seninle birlikte olacak mı?

Adam; ”Hayır” dedi.

Hz. Ali son olarak şöyle buyurdu;
“Seninle birlikte gelmeyen ve giderken de seninle birlikte olmayacak olan bir dert, senin bu kadar zamanını almamalı.
Sabırlı ol.
Yer yüzündekilere çok ümit bağlamaktansa yüzünü Âlemlerin Rabbine çevir.”
.

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Ali, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Hiç Namaz Kılmadan Cennete Giren Zat.

Posted by Site - Yönetici Ocak 21, 2015

Hiç Namaz Kılmadan Cennete Giren Zat.

Hiç Namaz Kılmadan Cennete Giren Zat.

Hazret-i Ebû Hüreyre radıyallâhü anh:

Bana hiç namaz kılmadan cennete giren adamı söyleyiniz?” diye sordu. İnsanlar bilemediler ve:

O kimdir?” diye sordular. Şöyle buyurdu:

“Usayrim bin Abdüleşhel’dir. İslâm’ı henüz kabul etmeyenlerden idi. Uhud Harbi gününde Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) Uhud’a çıktığında Allâhü Teâlâ kalbini İslâm’a açtı da müslüman oldu. Kılıcını alarak harbe iştirak etti; şehîd edilinceye kadar çarpıştı. Onun hâlini Resûlullah Efendimize (s.a.v.) sordular;

Muhakkak o cennetliklerdendir” buyurdular. (Radıyallâhü anh)

Kaynak : Fazilet Takvimi : 21.01.2015

Posted in Ashab-ı Kram, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Padişaha beddua etmenin bedelini ağır ödedi!

Posted by Site - Yönetici Ocak 21, 2015

Sultan İkinci Mahmud Han

Padişaha beddua etmenin bedelini ağır ödedi!

Osmanlı padişahları Allah ile hepsi sağlam ilişkiler içindeydi..

Cihan Padişahı Sultan İkinci Mahmud Han, tebdil-i kıyafet (kıyafet değişikliği) ederek Silahdar Ağa ve bazı devlet erkanı ile beraber Sultan Mehmed Camii (Fatih Camii) yakınlarında bir ekmekçi fırınının önüne geldi. Halkın ekmek almaktaki sıkıntısını görüp biraz orada bekledi.

Bir kadın iki ekmek alıp dönerken; Padişahın gözü kör olsun. Bak şu ekmeğe ve bak şu ekmeği alıncaya kadar çektiğimiz sıkıntı ve zahmete! dedi. Kadının bu sözlerini padişah da duydu.

Padişahın yanında bulunanlardan birisi; Baka kadın, padişah neylesin, bu çektiğiniz kendi alın yazınızdır. Padişahın tarlası, öküzü ve çifti yok ki ekip, biçip Allahın kullarına vere. Bunu siz Allahtan bilin, yoksa padişah neylesin! dedi. Kadın biraz daha beddua ederek oradan uzaklaştı.

Bu durum padişahın çok gücüne gitti, fakat sabretti. Dönüp saraya geldiğinde o gece bu duruma çok hayret ve taaccüp etti. Hırka-i Şerif Odasında Cenab-ı Rabbül-İzzete dua ve niyaz edip yalvararak Ümmet-i Muhammedin rahat ve huzurunu istedi.

Ertesi sabah Silahdar Ağaya yüz kuruş vererek o fırına gönderdi. Vermiş olduğu yüz kuruşu kendisine beddua eden o kadına vermesini emir buyurdu.

Silahdar Ağa ile birkaç kişi yine tebdil-i kıyafet ederek o fırına geldiler ve kadını sordular.

Kalabalıktan bir kimse kadını tanıdığını fakat nerede oturduğunu bilemeyip, ancak bunu mahalle ekmekçisinin bilebileceğini söyledi.

Mahalle ekmekçisi, kadını ve hanesini bilip, bunları alıp kadının evine götürdü.

Kadını çağırdıklarında, o gün bu bedduayı edip hanesine vardığında, kadında bir göz ağrısı başladığını ve sabaha kadar iki gözünün kör olduğunu gördüler.

Keramet sahibi padişahın aleyhinde konuşarak nankörlük eden kadının bedduası kendisine isabet etmişti.

Padişah-ı alem hazretlerinin velilik ve kerametleri herkes tarafından görülmüş ve dilden dile dolaşmıştır.

Padişaha beddua etmenin bedelini ağır ödedi!
Osmanlı padişahları Allah ile hepsi sağlam ilişkiler içindeydi…

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Osmanlılar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Biz hastaya doktor gönderdik, meğer hasta…..

Posted by Site - Yönetici Ocak 11, 2015

Hak Nedir Bâtıl Nedir

Hikâye

Şiblî (k.s.)- hazretlerinden rivayet olundu.Kendileri hastalanmışlardı. Hastanaye kaldırdılar. Vezîr Ali bin İsa, bu konuda(Şiblî r.h.’in tedavisi için) halifeye yazı yazdı. Halife, doktorların en önde gelenleri, onu tedâvî etmesi için gönderdi. Bir türlü onu iyileştiremediler. Doktor İmam Şiblî (k.s.) hazretlerine;-“Valllahi eğer bilsem, senin tedâvî olman benim cesedimde bir et parçasıyla olsa mutlaka onu keserdim; bu bana asla zor değil...” dedi. İmam Şiblî (k.s.) buyurdular:

-“Benim tedavim bunun çok altında bir şeyledir!” Doktor sordu:
-“Nedir o?” İmam Şiblî (k.s.) buyurdular:
-“Senin (belindeki) zünnârı kesmendir!” Bunun üzerine (Hıristiyan doktor): ,
-Eşhedü ellâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.” Ben şehâdet ederim ki, Allah’tan başka ilâh yoktur. Yine ben şehâdet ederim ki Muhammed (s.a.v.) Allah’ın kulu ve rasûlüdür.
Bu haber halifeye ulaştırıldı.
Halife ağladı. Ve:
-“Biz hastaya doktor gönderdik; bilmiyorduk, meğer hastayı doktora göndermişiz!” dedi.

.

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Bana Ne Getirdin ?

Posted by Site - Yönetici Aralık 14, 2014

Bayezid-i Bestami

Bana Ne Getirdin ?

En büyük velilerden biri olduğunda şüphe bulunmayan Bayezid-ı Bestâmi’yi ölümünden sonra bir dostu rüyasında gördü ve kendisine sordu:

- İlahi huzurda seni nasıl karşıladılar?

Bayezid-i Bestami cevap verdi:

- Bana, “ne getirdin?” diye sordular.

Ben de dedim ki “Bir dilenci bir padişahın huzuruna çıkınca ona ne getirdin diye sormazlar, dile bizden ne dilersen” derler.

Sözüme Rabbimin cevabı erişti: “Doğru söylüyor, doğru söylüyor.

Kaynak : Kıssadan Hisseler…

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Tövbe İçin Pişmanlık Gerekir.

Posted by Site - Yönetici Aralık 9, 2014

Tövbe İçin Pişmanlık Gerekir.

Tövbe İçin Pişmanlık Gerekir.

Bir mümin, sesli olarak Mülk sûresini okuyurdu. Oradan geçmekte olan inkârcı filozofun biri, ”Eğer suyunuz derine gider de akmaz olursa, size tatlı suyu kim getirebilir?” âyet-i kerimesini duyunca itiraz etti. ”Kazma ile kazar, derine kaçan suyu çıkartırız. Ne var bunda?” dedi.

Filozof, o gece yatıp uyuduğunda, rüyasında aslan gibi bir yiğit gördü. O yiğit, filozofa bir tokat patlattı. Filozofun iki gözü birden görmez oldu. O yiğit, filozofa, ”Ey akılsız adam! Eğer yapabiliyorsan, gözünün kaynağından kazma ile bir ışık çıkar’‘ dedi.

Filozof korkuyla uykusundan uyandığında, iki gözünün de kör olduğunu anladı.
Kalbi küfürle bezenmiş olduğundan ağlayıp, sızlayıp tövbe de etmedi. Tövbe edebilseydi Allah’ın lutfuyla gözleri tekrar görebilirdi.

***
Tövbe için pişmanlık gerekir. İnsanın içi yana yana, ah ederek, göz yaşları dökerek acziyetini dile getirmesi rabbü’l-âlemînin rahmetini çeker. Peygamber Efendimiz de, ‘‘Tövbe pişmanlıktan ibarettir” buyurmuşlardır. Gönül şimşeği pişmanlıkla çakmazsa, göz bulutu yağmur yağdırmaz. Yağmur gibi yağmazsa, günah ateşi nasıl söner?

Mesnevi’de Geçen Hikayeler – H.z Mevlana

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Mesnevi’de Geçen Hikayeler - Mevlana, Tavsiyeler, Türkiye, Tevbe, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

CENNET KÖŞKÜ

Posted by Site - Yönetici Aralık 6, 2014

Cennet,Cennet meyveleri,cennete ilk giren,cennet nedir,cennete nasil girilirCENNET KÖŞKÜ

CENNET KÖŞKÜ

Halife Harun Reşid döneminin ermişlerinden Behlül Dana bir gün düzgünce kesilmiş tahta parçalarından eve benzer birşey yapıyordu Bunu Harun Reşidin hanımı Zübeyde görüp ne yaptığını sordu Behlül:

- Cennet köşkü yapıyorum efendim, diye cevap verdi

Dindar bir kadın olan Zübeyde köşke müşteri çıktı:

- Bu köşkü bana satar mısın?

- İsterseniz satarım

- Kaç paraya satarsın?

- Sana bir akçeye veririm

Halifenin hanımı hemen bir akçeyi verip köşkü satın aldı

Harun Reşid ve hanımı o gece rüyalarında kendilerini cennette gördüler Zübeyde lüks bir köşkte oturuyordu Harun Reşid sordu:

- Hanım, sen bu köşke ne zaman sahip oldun?

- Dün bir akçeye Behlül’den satın almıştım

Sabah oldu, hükümdar hemen Behlül’ü çağırttı

- Dün hanıma sattığın köşkten bir tane de bana yapsana, dedi

- Olur, yaparım, dedi Behlül

- Kaça yapacaksın?

- Bin akçeye yaparım

- Ama hanıma bir akçeye vermişsin

- Evet bir akçeye verdim Ama o köşkün değerini bilmeden aldı Sen ise dün gece onun nasıl görkemli bir köşk olduğunu gördün Ben buna göre fiat istiyorum

Kaynak : Kıssadan Hisseler.

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

YAPILAN İYİLİK KONUŞULMAMALIDIR

Posted by Site - Yönetici Kasım 29, 2014

YAPILAN İYİLİK KONUŞULMAMALIDIR

YAPILAN İYİLİK KONUŞULMAMALIDIR

Vaktiyle bulunduğu küçük yerde geçim sıkıntısı çeken dürüst ve temiz yaratılışlı genç bir adam, bir gün memleketine çok uzakta bulunan bir şehir merkezine giderek iş bulup çalışmaya, kendine yeni bir hayat düzeni kurmaya karar verdi. Bu niyetle vakit kaybetmeden hazırlanıp yola koyuldu. Genç adam bu yolculuğu sırasında yorum ve açıklaması kendisi için imkânsız olan bir takım olaylarla karşılaştı

Bunlardan biri şuydu: Bazı kimseler bir tarlaya buğday ekiyorlar, ekilen buğdaylar hemen yetişip olgunlaşıyor, onlar da hiç vakit kaybetmeden hasat ediyorlar, sonra bunları ateşe verip yakıyorlardı

İkinci olarak şuna şahit olmuştu: Bir adam büyük bir taşı kaldırmaya çalışıyor, kaldıramıyor; ama bu taşa bir tane daha ekleyince kaldırabiliyor, bir üçüncüyü ekleyince daha da rahat kaldırabiliyordu

Şahit olduğu bir başka olay da şu idi: Bir adam bir koyuna binmiş, onun üzerine birkaç kişi daha binmiş koşturuyorlar, arkalarından birileri de onlara yetişmek için çabalıyor ama yetişemiyorlardı

Adam bunlarla kafası Karışmış birhalde uzun yolculuğun nasıl geçtiğini anlamadan şehrin kapısına geldi Burada nurani bir ihtiyar kendisini durdurup nereden geldiğini, niçin geldiğini yolculuğun nasıl geçtiğini sordu Adam herşeyi anlattı ve yolda karşılaştığı alışılmamış hadiseleri de serüvenine eklemeyi unutmadı Bunun üzerine ihtiyar bu genç adama rastladığı olayları bir bir açıkladı:

Senin yolda ilk rastladığın buğday ekip hemen hasat eden ve sonra ateşe verip yakan insanlar, iyilik edip de onu sağda solda konuşarak değerini sıfıra indiren insanları simgeler.

Taş kaldırmaya çalışan kimse de şunu anlatır: İnsana ilk işlediği günah ağır gelir, onun altında ezilir Ama ona tevbe etmeden başka günahlar işlemeye devam ederse artık o günahlar ona hafif gelmeye başlar.

Koyun ve ona binenlere gelince, koyun cennet hayvanıdır Sırtındakileri cennete taşımaktadır Koyuna ilk defa binen alimlerdir Ondan sonra binenler her sınıftan müminlerdir Bunlara yetişmek için koşanlar ise inançsızlardır

Kaynak : Kıssadan Hisseler

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

İYİLİK İÇİN SÖYLENEN YALAN

Posted by Site - Yönetici Kasım 20, 2014

İYİLİK İÇİN SÖYLENEN YALAN

İYİLİK İÇİN SÖYLENEN YALAN

Vaktiyle bir padişah, ellerindeki esirlerden birini, diğer esirleri kışkırtıyor, isyana teşvik ediyor, diye cezalandırmak istedi Bu tür suçların cezası da idamdı Esir bunu bildiği için, “Ölümden öte yol yoktur” felsefesiyle, kendi dilinde padişaha sövüp saydı, iyice içini döktü

Padişah esirin dilinden anlayan bir vezire, “Neler söylüyor bu adam?” diye sordu Vezir, temiz yaratılışlı, iyilik yanlısı biriydi Esirin küfürler savurduğunu değil de “Ben bir hata ettim bir padişah olarak sana yakışan ise affetmektir Allah da bağışlamayı ve bağışlayanları sever, diyor” dedi Vezirin bu sözleri üzerine padişah merhamete geldi ve esiri affetti Fakat esirin dilinden anlayan kötü yürekli bir başka vezir müdahale etti:

- Padişahım, bu esir söylenenlerin tam tersine size en ağır küfürleri savurdu, ağzına geleni söyledi dedi

Padişah yerinde bir soyluluk gösterisinde bulundu Kötü yürekli vezire hitap ederek, “Önceki vezirimin söylediği yalan, senin söylediğin doğrudan daha çok hoşuma gitti Senin gammazlığına itibar etmiyorum” dedi ve af kararını geri almadı

Kaynak : Kıssadan Hisseler.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Danyâl Aleyhisselâm’ın yüzüğü bulundu

Posted by Site - Yönetici Kasım 16, 2014

Danyâl Aleyhisselâm'ın yüzüğü bulundu

Danyâl Aleyhisselâm’ın yüzüğü bulundu

Danyâl Aleyhisselâm’ın yüzüğü bulundu; Hazret-i Ömer (r.a.)’ın zamanında. Yüzüğün taşının üzerinde bir iki aslan vardı. Aslanların arasında bir adam resmi ve aslanlar o adamı yalıyorlardı.

Bu şundandi: Buhtunnasr, israil oğullarının çocuklarını arayıp, onları öldürdüğü bir zamanda Danyâl Aleyhisselâm doğdu. Danyâl Aleyhisselâm’ın annesi, Buhtunnasr’ın zulmünden kurtulmasını ümit ederek, onu bir ormanlığa bıraktı.
Allâhü Teâlâ hazretleri erkek bir aslanı onu korumaya, dişi ve sütlü bir aslanı da onu emzirmeye ve beslemeye vazifelendirdi. Onların ikisi Danyâl Aleyhisselâmı yalıyorlardı. Danyâl Aleyhisselâm büyüdüğü zaman, kendisine bir yüzük yaptırdı. Bu hali yüzüğün taşına tasvîr etti. Tâ ki Allâhü Teâlâ hazretlerinin üzerinde olan nimetlerini unutmasın…

Âhiret yolunu kat edebilmek için; meşakkatlere tahammül etmek ve kendisiyle Hallâk Teâlâ hazretlerinin arasında olan ve yerine getirilmesi vacib olan hukuka riâyet edip onları yerine getirmek gerekir.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 6/667

“Hicri: 27 yılında Hz. Ömer zamanında Tarsus İslam Kuvvetleri tarafından fethedilir. Şehrin imarı sırasında İslam Kuvvetleri komutanı Ebul Musa Eş Arı tarafından, kapısı mühürlü bir odanın içerisinde bir sanduka bulunur.
Ebul Musa tarafından açılan sandukada kefeni altın işlemeli olan ve parmağında bir yüzük bulunan devasal büyüklükte bir cenaze görülür.
Yüzükte iki aslanın ortasında bir çocuk figürü tasvir edilmişti.
Yüzük komutan Ebul Musa tarafından Hz. Ömer’ e gönderilir. Hz. Ömer yüzüğü Hz. Ali’ye gösterir. Hz. Ali; yüzüğün Danyal Peygambere ait olduğunu, zira bu yüzük üzerindeki tasvirlerin de, Danyal Peygamberin başından geçen olayın bir sembolü olarak betimlendiğini söyler.
Bunun üzerine Hz. Ömer cenazenin çalınmaması için, mezarı daha derinlere gömülmesini emreder.
Komutan Ebul Musa da, nehrin akıntısını keser ve mezarı derine gömer üzerini de harç tabakasıyla kapatır ve kimsenin mezarı çalmaması için de nehrin mezarın üzerinden akmasını sağlar”.[*]

[*] Alimul Allame, Ahmed Bin Muhammed Bin İbrahim Ennisaburi, Kısas-ı Enbiya-El Arais- Essarlabi –Hic: 427 Mil: 1006 sayfa 383.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 509 takipçiye katılın