Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Kadir Gecesi’ Category

Kadir Gecesi

Posted by Site - Yönetici Temmuz 13, 2015

Kadir Gecesi,kadir gecesinde neler yapilir,kadir gecesi

Kadir Gecesi

Doğrusu biz Kur’an’ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir gecesinin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.” (Kadir, 1-5).

Kadir gecesi, gecelerden biridir. Bu gecede Kur’an-ı kerimin inmeye başladığından, ona İlahi bir değer atfedilmiştir.

Mademki Kur’an’ı kerimin indiği geceyi ihya ediyoruz, öyleyse Kur’an-ı kerim okurken “Allah bana ne emrediyor?” sualinin cevabı aranmalıdır. Allah’ın emirleri öğrenilmeli, onları uygulamaya karar verilmelidir.

Kadir gecesini nasıl ihya edeceğiz?

Kadir gecesinin hakkını vererek!..

Hakkını vermek demek, iki tane kandil simidi yemek değildir!..

Kur’an-ı Kerim, maddi manevi hastalıklarımızın dermanıdır, deyip, onu evin bir köşesine asmak yanlış olur. Okuyup uygulamak lazım. Kadir gecesinin ruhu, Kur’an’ı kerimi anlamaktır.

Hz. Âdem’den beri dünyaya gelen insanların ahirete gitmesi, bizim de bu dünyada kalıcı olmadığımızı gösterir.

Bazı kimseler vasiyet ediyorlar: “Öldüğümde beni Kur’an-ı Kerim’le beraber gömün.” Fakat hocalar der ki, “bu caiz değildir“. İnsan Kur’an’ı kerimi ne kadar öğrendi ve ne kadar yaşadıysa beraberinde ancak onu götürebilecek. Kitabı götürmek yok!..

Ahiret azığımız, dünyadan götüreceğimiz maddi şeyler değildir. HZ.Allah adına ne yapmışsak, O’na itaat adına ne yapmışsak, bizim çantamızı bunlar dolduracak. Böyle gecelerde durum muhakemesi yapılmalı: Ne haldeyiz? Nasıl olmalıyız?

Kadir gecesi, değişmemize sebep oluyorsa, ihya edilmiş demektir. Yok, birkaç ibadetle savuşturuluyorsa, o zaman da HAZ.Allah’tan ve Resulullah’tan hayâ etmeli, utanmalıdır. Efendimiz’e ümmet olmayan, hangi kandilin şuuruna erer?

Hz. Aişe (r.ah) diyor ki: “Ey Allah’ın Resulü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim? diye sordum. Resulullah (sas):

Allahümme inneke afüvvün KERİMÜN tühibbü’l-afve fa’fu annî (Allah’ım sen çok affedicisin, ÇOK ÇÖMERSİN affı seversin, beni affet).” diye dua et, buyurdu.”

Tövbe ipine sarılalım ki, o ipin diğer ucunu İslam alimleri tutuyor. Onlara kavuşalım, kurtuluş sahiline çıkalım.

Tövbe kapısına yaklaşmazsak, bataklıktan memnunuz demektir.

Kadir geceniz mübarek olsun!..

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadir Gecesi, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

KADİR GECESİNDEN KİMLER İSTİFADE EDEMEZLER

Posted by Site - Yönetici Temmuz 11, 2015

KADİR GECESİNDEN KİMLER İSTİFADE EDEMEZLER

KADİR GECESİNDEN KİMLER İSTİFADE EDEMEZLER

Kadir gecesi pek mübarek bir gecedir. Bu gecenin feyzinden istifade etmek için melekler yeryüzüne inerler. Müslümanların hallerini, ibadetlerini görürler. Bu mübarek gecede yapılacak ibadetlerin sevabı pek çoktur. Bu geceyi gafletle geçirmekten son derece sakınmalıdır. Kadir gecesinde bütün müminler hakkında ilâhî mağfiret tecelli eder, ancak şu dört sınıf bundan müstesnadır:

İçkiye mübtela olanlar: İslâm dininde sarhoşluk veren her şey haramdır, şiddetle yasaklamıştır. Bu zararlı şeyi bir an evvel terk etmelidir.

Ana-babaya asi olanlar: Anne ve babanın hakları çok büyüktür. Onlara haksız yere karşı gelmek, onların hatırlarını kırmak ahlâka ve İslâm terbiyesine aykırıdır. Böyle bir hareketten son derece sakınmalıdır.

Sıla-i rahmi kesenler: Akrabasının haklarına riayet etmeyen, onları arayıp sormayan kimselerdir. Aile ve akraba arasında muhabbet ve yardımlaşma bulunmazsa, diğer insanlar arasında bu gibi insânî, ahlâkî vazifeler nasıl olabilir. Ne yazık ki birçok kimse, akrabalarının sevinçlerine, kederlerine ortak olmuyor; birbirlerini arayıp sormuyor ve yalnız kendi zevklerine, sefalarına bakıyor. Bu hâl İslâm dininin telkin ettiği yüksek ahlâka yakışmaz.

Din kardeşi ile üç günden fazla dargın olanlar: Müslümanların arasında bir din kardeşliği vardır. Müslümanlara birbirini saymaları, sevmeleri ve birbiriyle iyi geçinmeleri emredilmiştir. İnsan din kardeşinden bir kötü muameleyle karşılaşabilir. Fakat bu affedilmeli, onun kalbinde kin ve düşmanlık eseri bırakmamalıdır. Bu yüzden muhabbet ve sevgi kesilmemelidir. Çünkü asıl insanlık böyle olur. İslâm terbiyesi bunu gerektirir. Müslümanların birliği ve saadeti ancak bu surette temin edilebilir.

Artık mübarek Kadir gecesinde tecelli edecek ilâhî mağfirete nâil olabilmek için, Müslümanlara yakışmayan hallerden kaçınmalıdır.

Kaynak : Fazilet Takvimi 11.07.2015

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadir Gecesi, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

KADİR GECESİ’NİN HUSÛSİYETLERİ

Posted by Site - Yönetici Ağustos 3, 2013

KADİR GECESİ’NİN HUSÛSİYETLERİ

Hz. Âişe vâlidemiz “Ya Resûlallâh! Kadir gecesinin hangi gece olduğunu bilirsem nasıl dua edeyim, haber verir misiniz?” dedim. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbü’l-afve fa’fu annî” diye dua et.” buyurdular. (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)

Cenâb-ı Hak, bazı kıymetli şeyleri birçok hikmetler için gizlemiştir:

Kullarının bütün ibâdet ve tâatlara rağbet etmesi için rızâsını ibâdet ve tâatlarda; büyük-küçük günahlardan kaçınmaları için gadabını günahlarda; bütün isimlerine ta’zîm edilmesi için İsm-i A’zam’ı Kur’ân-ı Kerîm’de; bütün namazların muhâfazası için salât-ı vüstânın hangi namaz olduğunu; günün tamamında duâ edilmesi için cuma günündeki icâbet saatini (duânın kabul edilen vaktini); hiç kimseyi hor ve hâkir görmemek için velî kullarını; Ramazan’ın her gecesini ibâdet ve tâatla ihyâ edip daha çok sevap kazansınlar diye de Kadir Gecesi’ni gizlemiştir.

Bununla beraber Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) Kadir Gecesi’nin bâzı alâmetlerini bildirmiştir: O gece gökyüzü parlak ve bulutsuz olur. Hava ne soğuktur ne de sıcak, latîf olur. O gecenin sabahında güneş ziyâsız (solgun) olarak doğar.

Kadir Gecesi, içerisinde Kur’ân-ı Kerîm indirilen mübârek gecedir. Bu gecenin pek çok husûsiyetinden birkaçı:

1 Bu gecede ibâdet (içerisinde Kadir Gecesi olmayan) bin ayda yapılan ibâdetten daha hayırlıdır. Resûlullâh Efendimiz’e (s.a.v.) kendisinden önceki ümmetlerin ömrü gösterildi. Ümmetinin ömürlerini kısa gördü. Bunun üzerine Hz. Allâh bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’ni ihsân etti.

2- Kadir Gecesi’nde meleklerin ve Rûh’un inmesi.

Melekler bu gecenin esrârını görmek üzere inerek yeryüzünü doldurduğu için bu geceye darlık mânâsına olan “Kadir” ismi verilmiştir.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki: “Kadir Gecesi olunca Allâhü Teâlâ, Cebrâil’e (a.s.) emreder. Cebrâil (a.s.) yanlarında yeşil bir sancakla melekler ile yeryüzüne inip sancağı Ka’be’nin üzerine dikerler. Cebrâil (a.s.) bu gece melekleri teşvik eder. Onlar da her ayakta bulunana, durana, oturana, namaz kılana ve zikredene selâm verir ve onlarla musâfaha eder, yaptıkları duâlara âmin derler. Bu, fecir vaktine kadar devâm eder.”

3- Bu gece, fecir vaktine (imsake) kadar selâmettir.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadir Gecesi, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kandiliniz Mubarek olsun

Posted by Site - Yönetici Ağustos 2, 2013

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadir Gecesi, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

KADİR GECESİ’NİN FAZÎLETİ

Posted by Site - Yönetici Ağustos 2, 2013

kadir gecesi hakkinda hadisler,

KADİR GECESİ’NİN FAZÎLETİ

Kim faziletine inanarak ve mükâfâtını sadece Allâh’tan ümid ederek Kadir Gecesini (ibadetle) ihya ederse geçmiş günahları bağışlanır.” (Hadîs-i Şerîf, Müttefekun aleyh)

Ashâb-ı Kirâm, Allâhü Teâlâ’nın Kadir Gecesi hakkında “Bin aydan hayırlıdır.” meâlindeki âyet-i kerîmesine sevindikleri kadar hiçbir şeye sevinmediler.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) ashâbına İsrailoğullarından dört kişiyi anlattı. Bunlar -göz açıp yumuncaya kadar bir zaman dahi Allâh’a âsî olmadan- seksen sene ibâdet etmişlerdi. Resûlullâh’ın (s.a.v.) ashâbı da bundan dolayı hayret etmişlerdi. Cebrâil (a.s.) geldi ve:

Yâ Muhammed! Sen ve ashâbın, bu zâtların göz açıp yumuncaya kadar kısa bir vakitte bile Allâh’a isyan etmeden seksen sene ibâdet etmelerine hayret ettiniz. Allâhü Teâlâ sana bundan hayırlısını indirdi.” dedi ve “İnnâ enzelnâhü fî leyleti’l-kadr...(Biz, onu Kadir Gecesi’nde indirdik.)” meâlindeki âyet-i kerîme ile başlayan Kadr Sûresi’ni sonuna kadar okudu.

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v) çok sevindiler.

KADİR GECESİ’NDE NE YAPILIR?

Bu gece dört rek’at Kadir Gecesi namazı kılınır:

1’inci rek’atte: 1 Fâtiha, 3 İnnâ enzelnâhü…,

2’nci rek’atte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı şerîf,

3’üncü rek’atte: 1 Fâtiha, 3 İnnâ enzelnâhü…,

4’üncü rek’atte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı şerîf okunur.

Namazdan sonra:

` 1 defa, “Allâhü ekber Allâhü ekber, Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd.

` 100 “Elem neşrah leke...” sûresi,

` 100 “İnnâ enzelnâhü…” sûresi,

` 100 defa da Resûlullâh Efendimiz’in Hz. Âişe vâlidemize öğrettiği “Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbü’l-afve fâ’fü annî” duâsı okunur ve duâ edilir.

Mümkünse, bir de tesbih namazı kılınmalıdır.

Kaynak : (Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadir Gecesi, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Allah-ü Tealâ, Musa (A.S.) şöyle buyurmuştur:

Posted by Site - Yönetici Eylül 5, 2010

Allah uyur mu

Allah-ü Tealâ, Musa (A.S.) şöyle buyurmuştur:

Ey Musa! Ben Kadir Gecesi’nde Arş’ı taşıyan meleklere, o gece dua edenlerin duasına amin demeleri için, ibadet etmemelerini emrederim. O gece dua edenlerin duasına icabet ederim. Yarattığım her şey; O gece filden sivrisineğe kadar, denizlerde, karalarda, nehirlerde, ağaçlarda, çöllerde, dağlarda, havada, semavât ve arzda, Arş-ı Âlâ’ dan yeryüzüne kadar her şey Kadir Gecesini ihyaya çalışanlar için mağfiret taleb ederler.

Ey Musa! Ümmeti Muhammed’in ibadet için toplandığı hiçbir yere ben azâb ve ceza indirmem.

Ey Musa! Kıyamet günü bana yakın olmak istersen,

Kadir Gecesinde uyanık ol.

Ey Musa! Seninle meleklerime karşı iftihar etmemi istersen,

Kadir Gecesi’nde tesbih et

Ey Musa! Sana iyilik etmemi istersen,

Kadir Gecesi’nde anne ve babana iyilik ve merhamet et.

Ey Musa! Sana merhamet etmemi istersen,

Kadir Gecesi’nde zayıflara ve yoksullara merhamet et.

Ey Musa! Güneş, ay, yıldızlar ve bulutların senin için dua etmesini istersen,

Kadir Gecesi’nde güzel ahlâklı ol.

Ey Musa! Ölümünün kolay olmasını, kabrinin geniş olmasını istersen,

Kadir Gecesi’nde ilim öğren.

Ey Musa! Cehennemi ebediyen görmemek istersen,

Kadir Gecesi’nde istiğfar et.

Ey Musa! Selâmetle Cennet’e girmek istersen,

Kadir Gecesi’nde sadaka ver.

Ey Musa! Muhammed (A.S.)’ a arkadaş olmak istersen,

Kadir Gecesinde ona salât oku.

Ey Musa! Benim cemâlime bakmak istersen,

Kadir Gecesi’nde beni zikret.

Ey Musa! Açlık ve susuzluk gününde sana yiyecek vermemi istersen,

Kadir Gecesi’nde bir oruçluya iftar ettir.

Ey Musa! Kıyamet gününün korkularından seni korumamı istersen,

Kadir Gecesi’nde benim mescidlerimden birine yakın ol.

Ey Musa! Sırat üzerinden çakan şimşek gibi geçmek istersen,

Kadir Gecesi’nde hastaları ziyaret et, esirlere yardım et.

Ey Musa! Eğer mü’minler Kadir Gecesinde benim katımdaki ikramları bilmiş olsalardı;

sabaha kadar hem kendileri uyumazlar, hem de aile efradını uyutmazlardı.

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Musa, Kadir Gecesi, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kadir Gecesi ve H.z Fatih’in Vakfiyesi – VAAZ – Seyfeddin Alkan Hocaefendi

Posted by Site - Yönetici Eylül 5, 2010

Kadir Gecesi ve H.z Fatih’in Vakfiyesi – VAAZ – Seyfeddin Alkan Hocaefendi

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadir Gecesi, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 2 Comments »

MUBÂREK GÜN – KADİR GECİSİ

Posted by Site - Yönetici Eylül 5, 2010

Kadir gecesi

MUBÂREK GÜN – KADİR GECİSİ

Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, bazı gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki, duâ ve tevbeleri kabûl edeceğini bildirmiştir. Kullarının çok ibâdet yapması, duâ ve tevbe etmeleri için bu geceleri sebep kılmıştır.

Kıymetli geceye, kendinden sonra gelen günün ismi verilir. Önceki günü öğle namazı vaktinden, o gecenin fecrine kadar olan zamandır. Yalnız, Arefe ve üç kurban günlerinin geceleri böyle değildir. Bu dört gece, bu günleri takip eden gecelerdir.

Bu geceleri ihyâ etmeli, yâni kazâ namazları kılmalı, Kur’ân-ı kerîm okumalı, duâ, tevbe etmeli,Tesbih namazi kilmali, sadaka vermeli, müslümanları sevindirmeli, bunların sevaplarını ölülere de göndermelidir. Bu gecelere saygı göstermelidir. Saygı göstermek, günâh işlememek ve ibâdet etmekle olur.

Mübarek günler ve geceler, Cenâb-ı Hakkın bu ümmete ihsanıdır. Geçmiş ümmetlerin ömürleri uzundu. Beşyüz, binyıl yaşayan ümmetler vardı. Ömürleri uzun olduğu için elde ettikleri sevaplar da o oranda fazlaydı.

Peygamber Efendimiz, ümmetinin ömrü kısa olduğu için sevapları da az olacak diye üzülüyordu. Allahü teâlâ, mübarek gün ve geceleri ihsan buyurarak, bu gecelerde verdiği kat kat fazla sevaplarla diğer ümmetlerden daha çok sevap kazanmalarına imkan verdi.

Nitekim, Peygamberimiz geçmiş ümmetlerin işledikleri amelleri, aldıkları sevapları anlatırken, Eshab-ı kiram hayret edip, “Biz bu kısa ömrümüzle bu sevaplara nasıl kavuşubiliriz?” diye üzüldüler. Bu anda, Cebrâil aleyhisselâm geylerek:

Ya Resullallah! Sen ve Eshâbın geçmiş ümmetlerin bin ay ibadet edip, bu müddet içinde göz açıp kapayacak kadar Allahü teâlâya isyanda bulunmadıklarına hayret ettiniz. Allahü teâlâ sana bundan hayırlısını indirdi. Kadir suresinde beyan olunun faziletler, sen ve Eshabının hayret ettiğiniz şeylerden üstündür.

Ayet-i kerimede bildirilen “Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır” müjdesine Resulullah ve Eshabı çok sevindiler.

Müslümanların on mubarek gecesi vardır:

KADİR GECİSİ

Ramazan-ı şerîf ayı içinde bulunan bir gecedir. İmâm-ı Şâfi’î hazretleri onyedinci, imâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri, yirmiyedinci gecesi olması çok vâkı’ olur dedi. Yirmi ile otuzuncu geceleri arasında arayınız denildi. Kur’ân-ı kerîmde medhedilen en kıymetli gecedir. Kur’ân-ı kerîm, Resûlullaha bu gece gelmeğe başladı.

Ayların içinde, Receb, Şa’ban ve Ramazan ayları diğerlerinden daha fazîletlidir. Bu ayların içinde de, bazı geceler ve günler, diğerlerine göre daha fazîletlidir. Receb ve Şa’bân ayındaki günler, geceler bellidir. Ramazan-ı şerîfin içinde gizlenmiş olan Kadir Gecesi ise, kesin olarak bildirilmemiştir. Ramazan-ı şerîfin başından sonuna kadar, herhangi bir gecede olabileceği, hadîs-i şerîflerle bildirilmiştir. Âlimlerimiz buyurdu ki:

Allahü teâlâ, beş şeyi beş şey içinde gizlemiştir. Rızâsını tâ’atta, gazabını günahlarda, kıymetli olan orta namazı beş vakit namaz içinde, evliyâsını insanlar içinde, Kadir Gecesini de Ramazan ayında gizlemiştir.

Bir kimse, Peygamber efendimize gelerek, Kadir Gecesi’nin ne zaman olduğunu suâl etti. Resûlullah efendimiz, cevaben buyurdu ki: “Ramazanın birinci gecesi idi, geçti.

Bir seferinde de hazret-i Âişe vâlidemiz Peygamber efendimizden Kadir Gecesi’nin ne zaman olduğunu suâl etti. O zaman da Resûlullah efendimiz buyurdu ki:”On üçüncü gece idi geçti.

Değişik zamanlarda Kadir Gecesi’nin vakti ile alâkalı sorulan suâllere, Peygamber efendimiz, değişik cevaplar vermiştir. İslâm âlimlerinden bazısı, hadîs-i şerîflerdeki bildirilen değişik zamanlar sebebi ile, Kadir Gecesi’ni, Ramazan-ı şerîfin başından i’tibâren aramak lâzım olduğunu bildirmişler ve bunun için de mümkün olduğu kadar her geceyi ihyâ etmeye çalışmalıdır, buyurmuşlardır. Kadir

Gecesi, çok kıymetli bir gecedir. Böyle kıymetli bir gecenin fazîletinden mahrûm kalmamak için, Ramazan-ı şerîfin her gecesini ibâdetle, tevbe etmekle, Kur’ân-ı kerîm okumakla ihyâ etmeye çalışmalıdır.

Kadir Gecesi’nin fazileti hakkında hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

Kabirde aydınlık istersen, Kadir Gecesi’nin karanlığında ibâdet eyle!

Kadir Gecesi’ni ihyâ edene, bir saatlik sevap olarak, yüz senelik ibâdet sevabı verilir.”

Allahü teâlâ: İzzet ve Celâlime yemin ederim ki, Kadir Gecesi’ni ihyâ edenin günahlarını bağışlarım. Kıyâmette suâl sormam. Onu Cehennem ateşinde yakmam.buyurdu.”

Mübârek ayların, gecelerin, günlerin kıymetini bilmeli, böyle zamanlarda, çok tevbe istigfâr etmeli, ağlamalı, affolunmak için yalvarmalıdır. Herkes kendi hâline göre bir miktar ibâdet etse, o geceyi ihyâ etmiş sayılır.

Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için hiçbir tâ’ati küçük görmemelidir. Gazabı, günahlar içinde saklı olduğu için, hiçbir günahı küçük görüp işlememelidir. Orta namazı kaçırmamak için beş vakit namazı vaktinde kılmalıdır. Evliyâsı insanlar arasında gizli olduğu için herkese iyi muâmele etmelidir.

Kadir gecesinin rastladığı geceleri ihyâ etmek de çok kıymetlidir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “Kadir gecesine rastlamış bir geceyi ihyâ eden, Kadir gecesini ihyâ etmiş gibidir.”

Bu hadîs-i şerîfe göre, Ramazan-ı şerîfin yirmiyedinci gecesini, Kadir gecesine daha önce çok tesadüf etmiş olduğu için ihyâ eden büyük sevâba kavuşur.

Kadir gecesi hakkında İmam-ı a’zam, yirmi ilâ otuzuncu geceleri arasında aranması da bildirilmiştir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

Kadir gecesi Ramazanın 21, 23, 25, 27 29’uncu tek geceleri veya son gecesidir.”

Ramazan-ı şerîfin yirmiyedinci gecesini ihyâ edenin Cennete girmesine ben kefilim.”

Ramazan-ı şerîf ayının yirmi yedinci gecesini ihyâ edenin, amel defterine yirmiyedibin senelik ibâdet sevâbı yazılır. Cennette ona yirmiyedibin köşk yapılır. Her köşk, hatırdan hayâlden geçmediği şekildedir.

Kadir gecesinin alâmetleri hakkında hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: “O gece ne soğuk, ne sıcak olur. Sabah güneş doğunca, sisli olmaz, tatlı ve hoş bir hava olur. Fırtına olmaz.”

Bazı âlimler, Kadir gecesinde köpek sesinin duyulmadığını, ertesi günü güneşin şuasız doğduğunu, Kadir gecesinin gününün de fazilette gecesi gibi olduğunu bildirmişlerdir. Hadîs-i şerîte “Allahü teâlâ katında en sevgili gece, Kadir gecesidir.” Buyuruldu.

Bu gecede okunacak duâ

Peygamber efendimiz, Âişe vâlidemize, Kadir gecesinde şu duâyı okumasını bildirmiştir:

Allahümme inneke afüvvün tühıbbül afve fa’fu annî.

Bu gece çok kelime-i tevhid okumalıdır. Hadis-i şerifte;

Kadir gecesinde üç defa lâilâhe illallah diyenin, birincisinde bütün günahları affolur. İkincisinde Cehennemden kurtulur. Üçüncüsünde Cennete girer.” buyuruldu.

Kaynak : 365 Gün dua

..

Posted in 365 Gün Dua, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadir Gecesi, Oruç, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Kur’ân’ın indirildiği gece: Kadir Gecesi

Posted by Site - Yönetici Eylül 13, 2009

11,,Kur’ân’ın indirildiği gece Kadir Gecesi

Kur’ân’ın indirildiği gece: Kadir Gecesi

1- “Muhakkak ki biz onu (Kur’ân’ı Levh-i mahfuz’dan dünya semâsına/Beytü’l-ma’mûr’a bütün olarak) Kadir Gecesi’inde indirdik.

2- Kadir Gecesi’nin (o fazilet ve şerefini) sana bildiren nedir?

3- Kadir Gecesi, (içinde Kadir Gecesi bulunmayan) bin aydan daha hayırlıdır.

4- Onda melekler ve Ruh, Rableri’nin izniyle her bir iş için (yani, o seneden gelecek seneye kadar Allâh Teâlâ’nın hüküm ve kazâ buyurduğu her bir iş sebebiyle yeryüzüne) iner.

5- O (gece) fecrin tulûuna kadar (yani tan yeri ağarıp sabah oluncaya kadar süren) bir selâmdır, selâmettir. (O vakte kadar melekler uğradıkları her mü’mine selâm verirler. Onların her türlü dert-sıkıntı, kusur-noksanlık vb. şeylerden uzak ve emin olmalarını; hayırlı son, halâs ve necata/kurtuluşa ermelerini dilerler. Yani o gece aynı selâmettir.) (1)

* * *

Kur’ân-ı Kerim’de Kadir Gecesi’nin kıymeti/değeri bu İlâhi beyanlarla anlatılıyor. Cenâb-ı Hak, Ümmet-i Muhammed’e hâs, bir ömre bedel bir geceyle onları taltif ediyor, mükâfatlandırıyor. Kur’ân’ın Kadir Gecesi’nde indirildiğini bildirerek bu gecenin değerini, itibarını ve faziletini/üstünlüğünü anlatması da yine onun kıymet ve şerefini açıklamaktadır.

Şâir bunu anlatırken,

“Azîzim bin aya değer
Hilâlin bin aya değer
Yıl var ki, bir güne değmez
Leyl var ki bin aya değer” diyor.

Hasılı, zamanın katlanarak değer kazandığı mübârek Kadir Gecesi ve onun gibi İlâhi rahmetin coşup zirveye ulaştığı gün ve geceleri, değerli zaman dilimlerini onlardaki esrarı anlatmak istiyor.

Bir tek gece… Ama bin aydan daha hayırlı, daha bereketli… Bir ömre bedel…

Kadir Gecesi hakkında bin aydan hayırlıdır denilmesi, bin ayın onun hayrının ölçüsünü vermesi için değil, hayrının çok fazla olduğunu göstermek içindir. Çünkü “daha hayırlı” olunca, onun hayrının bin ayla beraber daha’sının, yani fazlalığının da olduğu açıktır.

İşte bu fazlalığın miktarını ancak Allah Teala bilir. Bununla beraber “bin ay” denmesi hususunda bazı rivayetler de vardır. Müslümanların, eski İsrail Oğulları’ndan bir mücahidin bin ay cihad etmesine, ya da dört kişinin seksen yıl (yaklaşık bin ay) durmadan ibadet etmelerine gıpta etmeleri… Veya Rasûlüllah Efendimizin kendi ümmetinin ömürlerini kısa görüp, bu kısa ömürde yeterli ahiret azığı hazırlayamayacaklarından endişe etmesi, “bin ay” denmesinin sebebidir.

Böylece Allah Teala; kulu, Rasûlü-Habibi Efendimizi (s.a.v.) ve onun ümmetini mükafatlandırmıştır denir. (2)

Hallâc-ı Mansur hazretleri, “saymak, sıralamaktır” diyor. Kadir Gecesi’nin faziletini bin ayla sınırlamak da öyledir. Zira Cenâb-ı Hak, “bin aydan daha hayırlı”dır buyuruyor ki, bu fazlalığın miktarını da ancak Zâtı bilir.

Evet, madem Kadir Gecesi Cenâb-ı Hak tarafından bizim için bir ilâhi ihsandır, ikramdır, lutuftur; o halde biz de, bizim için olan bu gecenin kıymetini bilmeli ve ona göre ihya etmeye gayret göstermeliyiz.

İki Cihan Serveri Efendimiz (s.a.v.), “Kim Kadir Gecesi’nde (sevabına) inanarak, ihlâs ile kâim olursa, (o geceyi ibâdetle ihyâ ederse), geçmiş günahları bağışlanır”(3) buyuruyor.

Demek ki bu geceyi değerlendirmenin birinci şartı “kâim olmak”, yani gafletle geçirmemektir. Resûlüllah Efendimiz Ramazan ayını ve hususiyle son on gününü diğer gün ve gecelerden daha farklı bir şekilde ihyâ eder, âile efrâdını da kaldırır, ibâdet hususunda daha çok gayret gösterirlerdi.

Kadir Gecesi’nin Ramazan ayında, bilhassa son on gününde saklı oluşunun bir hikmeti; insanların, ona güvenip diğer zamanlarda isyâna dalmamaları için… Bir diğer hikmeti de, yine buna bağlı olarak, Kadir Gecesi’ne tesadüf etme ümidiyle bütün bir Ramazan ayını ihyâ etmelerini istemek olabilir.

Rasûlüllah Efendimiz (s.a.v.) bir başka hadîs-i şeriflerinde, “Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasîbini almıştır” (4) buyurur.

Kadir Gecesi’nin gündüzünde de gecesi gibi ibâdet ve tâatten uzak kalınmamalı… Zira mâlumdur ki, yeryüzünde bir yerde gece olurken, diğer bir yerde gündüz olmaktadır. Böylece her iklimde bulunan, kendi gecesini ihyâ etmek suretiyle aynı hayır ve selâmetten istifade etmektedir.

Mü’minlerin annesi Hz. Âişe (r.a.) şöyle anlatıyor:

“— Dedim ki: Yâ Resûlüllah, Kadir Gecesi’ni bilirsem onda ne şekilde duâ edeyim? Buyurdu ki, şöyle söyle (duâ et):

“— Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühibbul afve fa’fü annî: Allah’ım! Şüphesiz ki sen çok afvedicisin, affı seversin; o halde beni de affet.” (5)

Kadir Gecesi’nde kılınacak olan nâfile namazın ardından okunacak olan tekbir, İnşirah ve Kadr surelerinden sonra da 100 defa bu duâ okunacaktır.

Rabbimiz cümlemize ve bilcümle Ümmet-i Muhammed’e, bu geceye erişip ihyâ ederek; rahmet-mağfiret ve feyzinden â’zamî derecede istifâde-istifaza edebilmeyi nasip ve müyesser eylesin.

***

KADİR GECESİ’NDE NE YAPILIR?

Öncelikle aşağıda târif edeceğimiz ibâdetleri yerine getirmeliyiz.

Sonra da; zekâtların, fitrelerin tam olarak verilip verilmediğini kontrol etmeli; varsa noksanlarımız, bayramdan önce, verilmesi gereken yerlere mutlaka ulaştırmalıyız.

Çünkü bu ayda yapılan bedenî-mâlî bütün farz ibâdetlere, diğer aylardakilerin yetmiş katı sevap veriliyor. Yine bu ayda edâ edilen nâfile ibâdetlere, verilen hayır ve hasenâta da diğer aylarda îfa olunan farzların karşılığı olan ecir/mükâfat veriliyor.

***

KADİR GECESİ NAMAZI

Bu gece dört rek’at Kadir Gecesi namazı kılınır:

1’inci rek’atte: 1 Fâtiha, 3 İnnâenzelnâhü…,

2’nci rek’atte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı şerif,

3’üncü rek’atte: 1 Fâtina, 3 İnnâenzelnâhü…,

4’üncü rek’atte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı şerif okunur.

Namazdan sonra;

1 defa tebir: “Allâhü ekber Allâhü ekber. Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Allâhü ekber ve lillâhi’l-hamd.”

100 Elem neşrah leke…,

100 İnnâenzelnâhü…,

100 defa da Resûlüllah Efendimiz’in Hz. Âişe vâlidemize öğrettiği “Allâhümme inneke afüvvün kerîmün tühıbbü’l-afve fâ’füannî” duâsı okunup, ondan sonra duâ edilir.

Mümkünse, kandil gecesi olması hasebiyle bir de tesbih namazı kılmalıdır. (6)
***

Son söz olarak, bu fırsatları kaçırmamaya gayret edelim, diyor ve;

Tüm üye ve okurlarımızın, topyekün İslâm âleminin “bin aydan daha hayırlı olan Kadir Geceleri”ni şimdiden tebrik ile sağlık ve âfiyetlerle dolu daha nicelerine de kavuşmamızı Rabbimizden niyâz ediyorum.

DİPNOTLAR
(1) Kadr suresi, 97/1-5.
(2) Bu rivayetler için bkz. Elmalılı, Hak Dini Kur’an Dili, Eser Neşriyat, İstanbul, 9, 5972.
(3) Buhârî, Sahih, Kadr, 1.
(4) Kurtubi, Tefsir, 20, 131.
(5) İmam Ahmed, Müsned, 6, 182.
(6) Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat, İstanbul, 1983, s. 43.

Alinti : Halis Ece

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadir Gecesi, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Şem’ûne’l-Gâzi aleyhisselâm ve Kadir Gecesi

Posted by Site - Yönetici Eylül 11, 2009

Şem'ûne'l-Gâzi aleyhisselâm ve Kadir Gecesi

Şem’ûne’l-Gâzi aleyhisselâm ve Kadir Gecesi  


Şem’ûne’l-Gâzi hazretlerinin doğum ve vefat tarihleri hakkında kayıtlarda kesin bir bilgi yoktur. Hz. İsa’dan (a.s.) sonra dünyaya geldiği, ancak hangi asırda geldiği belli değildir. III. asırda IV. asırda yaşamış olabilir.

Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), ashabına bir gün, İsrâiloğulları’ndan bir kişiyi anlatmıştı. Bu zât (ki o Şem’ûne’l-Gâzî’dir), bin ay Allah yolunda silâh kuşanarak cihâd etmiş, gecelerini de ibadetle geçirmişti. Müslümanlar hayretler içinde kalarak ona gıpta ettiler/imrendiler… ‘Keşke bizim ömrümüz de onunki gibi uzun olsaydı da, biz de din uğruna Allah için cihad etseydik’ dediler. Bunun üzerine Allah Tealâ, Ümmet-i Muhammed’e olan lûtuf ve merhametini beyan etmek üzere Kadir Sûresi’ni inzal edip; ‘(Size Kur’an’ın indirildiği) Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır’ buyurdu. (Bkz. el-Vâhidî, Kitabu’l-Megazî, s. 486)

***

Bir başka kaynakta ise, şöyle denilmektedir:

Rum beldelerinden bir beldede ismine Şem’ûn bin Mesih denilen bir zat vardı. Bu zat, İncil ehlindendi. Annesi onu Allah yolunda hizmet etmesi için nezretmişti. Kavmi putlara tapıyordu. Şem’ûn’un evi şehrinden uzak bir yerdeydi.

Şem’ûn, Allah Teala’yı inkâr eden, putlara tapan sapık kavmi ile cihad edip onları Allah’a imana çağırıyordu Tek başına yaptığı mücadelelerde-savaşlarda çok ganimet elde ediyordu… Savaşırken susadığı zaman Allah onun için bir taştan gayet leziz bir su akıtırdı. Bu su, o içip kanasıya kadar akardı… Kendisine büyük bir güç ve kuvvet verilmişti.

Ana hatlarıyla vasıflarından/özelliklerinden söz ettiğimiz bu mübarek zatın Erciyes‘in batısında bulunan ve bugün adı “Evliya Dağı” diye anılan bir dağda yaşadığı rivayeti yaygındı… Çevre halkının arasındaki adı, Şem’ûn el-Gâzidir. Hatta XII. Asırda Anadolu’ya gelen Selçuklular onun mezarının üzerine güzel bir türbe yaptırmışlardır.

Çevreden derlenen hayat hikâyesindeki benzerlik, peygamberler tarihinde zikredilenlerle aynıdır.

***

Hikâye şöyledir:

Şem’ûn el-Gâzi, benzeri görülmemiş bir kahraman-yiğit olup kendisini hangi bağ ile bağlasalar o bağı kırıp kurtulurdu.

İman etmeyenlere karşı Allah yolunda cihad ederdi. İnanmayanlar onun karşısında aciz ve çaresiz kalmışlardı. Bu halden kurtulmak için bir hile ile çare arıyorlardı…

Yaşadıkları beldenin hâkimi, Şem’ûn’un hanımına haber gönderip,

– “Eğer kocanı öldürmede bize yardımcı olursan, seni kendime alıp istediğin her şeye kavuştururum.” dedi.

Kadın buna aldandı ve,

– “Size nasıl yardımcı olurum? diye sordu. O da,

– “Gece uyurken onu iple iyice bağla ve bize haber ver dedi.

Kadın bu teklifi kabul etti. Bir gece Şem’ûn uyurken onu sağlam bir iple sıkıca bağladı. Şem’ûn sabahleyin uyanıp kendisinin bağlandığını görünce, hanıma bunu niye yaptığını sordu. O da,

– “Senin çok kuvvetli olduğunu, seni bağlayan her ipi koparacağını söylerdin… Kuvvetini denemek için yaptım bunudedi.

Şem’ûn ses çıkarmadı… Gerildi ve bütün ipleri kırdı.

Kadın yaptığı işte başarısız kaldığını şehrin hâkimine bildirdi.

Onlar bu defa zincir gönderdiler. Onunla bağlamasını tembihlediler…

Kadın Şem’ûn’u bu defa zincirle bağladı… Şem’ûn uyanınca bu defa zincirleri bir hamlede dağıttı.

Karısına bunu niçin yaptığını sorunca,”Şem’ûn neyle bağlanırsa bağlansın hepsini kırar diye duymuştum. Onun için denedimdedi.

Şem’ûn,

– “Doğrudurdiye cevap verdi ve ilave etti: Ben ancak kendi saçımın teliyle bağlanırsam onu kıramam dedi.

Kadın bunu öğrenince, bir gece de onun ellerini ve ayaklarını saçından aldığı kıllarla bağladı.

Sabahleyin uyanınca, Şem’ûn bunları kıramadı…

Kadın durumu şehrin hâkimine bildirdi… Askerleri gelip onu şehrin hâkiminin huzuruna götürdüler…

Şehrin Kralı, dört sütun üzerine inşa edilmiş bir köşkte oturuyordu.

Halkı sarayının önüne topladı…

Şem’ûn aleyhisselâmın asılması için darağacı kurdurdu… Orada asılmasını emretti.

Askerler onu, elleri kendi saçının kıllarıyla bağlı olarak darağacının önüne getirdiler…

Büyük bir kalabalık taş kesilmiş bu ezeli düşmanlarının asılacağını sabırsızlıkla bekliyorlardı…

Şem’ûn aleyhisselâm, yağlı ip boğazına geçirilmeden, darağacına baktı ve hafif tebessüm ederek, gözlerini yumup, sessiz bir şekilde Allah Telala’ya şu duada bulundu:

Ya Rabbi! Dünyada yaşamayı, senin yolunda kâfirler ile cihad etmek için isterim. Eğer bu isteğim kalpten ve samimi ise, duamı kabul buyur ve beni kurtar. Senin yolunda cengime-cihadıma devam edeyim. Değilse zaten sana geliyorum bundan sürûr ve mutluluk duyarım. 

Şem’ûn aleyhisselâmın bu duasından sonra bir melek geldi,ellerini ve ayaklarını çözdü…

Bunun üzerine Şem’ûn aleyhisselâm şehrin hâkiminin sarayını avuçladığı gibi kendisinin asılmasını seyre gelen halkın üzerine savurdu… Böylece hem azılı düşmanı Kral hem de halkı ortadan kaldırdı…

Evine dönünce de kendisine ihanet eden kadını cezalandırdı…

Bundan sonra da yine gazalarına devam etti…

Vadesi gelince de her fani gibi vefat etti.

Ona inananlar bu defa, onu götürüp Erciyes’in zirvesine yakın bir yerde toprağa verdiler. Bu küçük tepede kendisinin zaten kuyusu vardı. Bugün halk tarafından, Evliya Dağı diye adlandırılan bu yerde, pâk ecdadımız Selçukluların, kabri üzerine yaptırdığı güzel bir türbenin altınde yatmaktadır.

Kabrinin boyu 4 metredir…

Başucunda ise iki çocuğuna ait mezarlar vardır.

(Aleyhi ve aleyhimüsselâmu ve alâ Nebiyyinâ hâssah)

Alıntı : Halıs ece Hocaefendi

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadir Gecesi, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 7 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: