Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘H.z Osman’ Category

Hz. Osman ( r.a )’ın Kur`an Hatim Şekli

Posted by Site - Yönetici Kasım 25, 2012

Hz. Osman ( r.a )’ın Kur`an Hatim Şekli, evliyanın,  büyüklerimizin  kuranı Hatim etme usulü

Muazzam Bir Hatim Şekli

Selefi salihinin ekserisinin de yaptığı gibi haftada bir hatim eden kişi Kuran’ı yediye böler.
Rivayet edilmiştir ki hz. Osman r.anh,

Cuma gecesi Bakara suresinden Maide suresine kadar, 
Cumartesi gecesi En’am suresinden Hud suresine kadar,
Pazar gecesi Yusuf suresinden Meryem suresine kadar, 
Pazartesi gecesi Ta-ha suresinden Kasas suresine kadar,
Salı gecesi Ankebut suresinden Sad suresine kadar, 
Çarşamba gecesi Zümer suresinden Rahman suresine kadar,
Perşembe gecesi Vakıa suresinden Kuran-ı Kerim’in sonuna kadar hatim ederdi.– (Gazali, İhya)

Hz. Osman’ın r.anh hatimlerinin şekilleri hakkında daha bir çok rivayetler vardır.
Ruh-ul Beyan tefsirinde zikredildiğine göre, bu şekil üzere hatmedenin duası mutlaka kabul olunur.

Hz. Osman hatimi:

Cuma gecesi: Bakara – Maide
Cumartesi gecesi: En’am – Hud
Pazar gecesi: Yusuf – Meryem
Pazartesi gecesi: Ta-ha – Kasas
Salı gecesi: Ankebut – Sad
Çarşamba gecesi: Zümer – Rahman
Perşembe gecesi:Vakıa – İhlas

sureleri okunup hatim tamamlanır.Secdeleri yapıldıktan sonra dua edilir.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, H.z Osman, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 5 Comments »

Hz. Osman’ın (r.a.) şehâdeti!

Posted by Site - Yönetici Ekim 7, 2008

h.z.Osman

Hz. Osman’ın (r.a.) şehâdeti!

Başa gelen belâ ve musîbetler, illâ da bir hata ve günah neticesi değildir. Bilakis âhiretteki makam ve mertebenin yükselmesi, Rabbimizin indindeki mükâfatın çoğalması hikmetine bağlı bir imtihan da olabilir. Bundan dolayıdır ki Sevigili Peygamberimiz (s.a.v.),Mü’min belevîdir!” buyurmuşlardır. Yani belâlara, imtihanlara mâruz kalabilir. Mü’min bu musîbetleri,Bu da geçer yâhu!..” diyerek karşılamalı, sabırlı olmaya gayret göstermelidir. 

İslâm’ın dört büyük hâlîfesinden üçüncüsü olan Hz. Osman‘I (r.a.) âsiler muhâsara etmiş, evinin etrafını kontrol altına almışlardı. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (r.anhümâ) de âsîlere karşı onu koruyor, muhâfızlık yapıyorlardı. Bir ara bunlar da âsîler tarafından yaralandılar. Bu sıradaki karışıklıktan istifade eden âsîler duvardan atlayıp içeriye girdiler. Bir köşede Kur’an okumakta olan halîfeyle yüzyüze geldiler. Hayâ ve sabır timsâli o büyük insan, âsîlere şunları sordu: 

— Ben Medîne’ye geldiğimde Müslümanlar susuzluktan baygınlık geçirmekteydiler. Rume kuyusu bir Yahûdi’nin elindeydi. Parası olan Müslüman’a su satıyor, olmayan susuzluktan kendinden geçiyordu. Bu kuyunun yarısını satın aldım. Bir günü benim, bir günü de Yahûdi’nin oldu. Benim günümü Müslümanlar’a vakfettim. Bundan sonra Müslümanlar parasız su aldılar. Böyelece susuzluktan kurtuldular. Bu böyle olmadı mı? 

— Evet öyle oldu! 

— Mescid dar geldiği için Efendimiz (s.a.v.) bitişikteki komşusunun arsasını kim satın alır da mescidimize katarsa, cennette daha hayırlı arsaya kavuşmuş olur, buyurunca ben bu arsayı satın alıp da mescidimize katmadım mı? 

— Evet öyle oldu. Bunu da sen yaptın.

Düşmanla cihada giden ordumuzun teçhizâtı yoktu. Bunu görünce orduyu baştan sona mühimmatla teçhiz eden ben değil miydim? 

— Evet sendin!

— Sebir dağında Resûlüllah’la (s.a.v.) birlikte Ebû Bekir, Ömer (r.anhümâ) ve ben de vardım. Dağ zelzeleye mâruz kalınca Resûlüllah (s.a.v.), “Sâkin ol ey Sebir! Senin üzerinde bir peygamber, bir sıddîk, iki de şehid vardır, demedi mi?”

— Evet, öyle dedi. 

— Demek beni öldürenler beni şehid etmiş olacaklar. Kendilerinin ne durumda olacaklarını sizin irfânınıza havâle ediyorum! 

Bundan sonra nihâi sözünü söyledi: 

— Zaten ben bu gece rüyamda Resûlüllah’ı (s.a.v.) gördüm. “Hepimiz oruçluyuz, gel iftarı berlikte yapalım” buyurdu. Ben orucumu onunla açacağımı da düşünmekteyim!.. 

Tabiî ki bütün bunlar neticeyi değiştirmedi. Âsilerin gözleri dönmüştü bir kere… Kılıçlar indi, okumakta olduğu
Kur’ânın sayfalarına mazlum ve şehid olan Halîfe-i Müslimînin kanları sıçradı!.. 

Rabbimiz bizim gibi âciz ve zayıf kullarını, Habibi ve sair sevgilileri hürmetine iltimas eyleyerek, böyle belâlara mâruz bırakmasın, böyle imtihanlara tâbi tutmasın.

 

Alinti : http://www.bilgicagi.net

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Osman, Yorumlar | Leave a Comment »

Hz osmanın’ın ağlatan şahadeti

Posted by Site - Yönetici Nisan 15, 2008

Hz osmanın'ın ağlatan şahadeti

Hz osmanın’ın ağlatan şahadeti

Kuran okuyordu bir ara susuzluğun verdiği yorgunluğun verdiği tesirle uzaklara daldı kuran okurken… Diz üstü oturmuş kuran okurken başı öne eğildi uykuya dalmıştı birden bire … uykudayken rüyasında önünde bir koridor o koridorlar açılıyordu onu tutanlar götürüyorlardı burdan burdan diyorlardı… Sonra o koridorlardan geçti orda bir ışık kümesi gördü orada birileri oturuyordu yaklaşınca birden ne görsün… Allah’ın resulu oradaydı bir yanında hz ebu Bekir öteki yanında hz ömer vardı Allah’n resuluyla karşı karşıya kalmıştı Allah resulu bakıyor gülümsüyordu
Osman geldin mi ?
Geldim ya resul Allah
Seni susuz mu bıraktılar ?
Beni susuz bıraktılar ya resul Allah
Seni haps mi ettiler ?
Beni haps ettiler
Seni mescide indirtmiyorlarmı ?
Beni mescide indirmiyorlar
Sen aç mı kaldın ?
Ben aç kaldım ya resul Allah
Haydi osman acele et gel bu akşam seni bekliyoruz bereber iftar yapacağız ..
Birden sıçradı uyanmıştı cuma günü akşam üstüydü …
Naile geldi
ne oldu osman dedi
demin resulallahı gördüm beni çağırıyordu
ben gitmek üzereyim demekki !
Birden entarisini çıkardı bana şalvar getirin dedi hayatı boyunca şalvar giymemişti …
O an şalvar giydi sadece o an ve okadar edepliydiki biraz sonra şehit edileceğinden edep yeri açılmasın diye şalvar giyecekti, biliyorduki o zalimler onu yerde sürükleyeceklerdi kapı zorlanıyordu
Ve eşine dediki terk edin burayı beni yanlız bırakın beni kuranla başbaşa bırakın.
Kuran önündeydi başını önüne eğmişti sadece kurana bakıyordu kapıyı kıranlara bakmıyordu bile sonra birisi içieri girdi sakalından tuttu onu ve o an başını kaldırdı baktı birde ne görsün sevdiği bir insanın oğluydu sevdiği bir dostunun oğluydu ve şunu dedi : Baban görseydi bunu , sana ne diyecekti o an gözlerinden yaşlar geldi ağlıyordu halife , Delikanlı bırakıp kaçtı sonra üst üste başına gelen demir darbeleri meleklerin haya ettiği o büyük insan o büyük nur mekanın utandığı o insanın kanı kuranın üzerine damlıyordu

*ONLARA KARŞI SANA ALLAH YETER *AYETİ ÜZERİNE DAMLIYORDU KANI

üçgün boyuca kimse ona yanaşamıyordu cesedini dahi kaldırtmıyorlardı naile elini uzatmış ona inen darbeleri durdurmaya çalışırken Nailenin eli kopmuştu
üçgün sonra 12 sahebe gece karanlığında osamnın yanına gidiyorlardı elbisesi kan içersindeydi beyaz elbisesi beyaz saçı beyaz sakalı kana bulanmıştı

O çoktan iftara gitmişti resulun yanındaydı çok özlediği dostların yanındaydı çile bitmişti

Sırtladılar onu yıkamadılar şehit`ti çünkü elbisesini çıkarmadılar kanla gidecekti hesaba hesap sormak için sırtta giderken boşta kalan mübarek başı kaplıara çarpıyordu tak diye sesler geliyordu ve baki mezarlığının uzağındaki doğrusu kağıtların atıldığı yere gömdüler çünkü oraya müsade ediyorlardı… gecenin geç saatinede gömdüler onu .
Medine mahzundu sahabenin şehitleri çoktan hz Osmanı misafir almışlardı yanındaydılar hz Osmanı çok sevmişlerdi 83 yaşındaki rahmet bereket insanı tek başına tebükü satın alan adam Allah resulunun uhud dur bakalım üstünde şehit var dediği adam garip bir şekilde toprağa verildi …

Medine hz Osmanı hiç unutmayacaklardı bu rahmet adamı gitmeyecekti ve son olarak hz Osman medinedeki sakin Medinedeki o sessiz insan .

Birgün Medineye gittiğinizde hz Osmanı ziyaret edin ve o hüznü yaşayacaksınız hz Osman hep yanlız dır sedece kuranıyla başbaşa kalmıştır …

Posted in Diger Konular, H.z Osman, Yorumlar | Etiketler: , | 11 Comments »

VAZİFE BAŞINDA ÖLMEK

Posted by Site - Yönetici Mayıs 16, 2007

h.z.Osman

VAZİFE BAŞINDA ÖLMEK

Hz. Osman b. Affan r.a. Hazretleri, Kur’an-ı Kerim’in bugünkü tertibe göre derlenip çoğaltılmasını sağlamıştır. Halifeliğinin son yıllarında, yahudi asıllı İbn-i Sebe’nin başını çektiği entrikalar ve halifenin kâtibi Mervan b. Hakem’in halkı soğutan kaba tavırları, bazı bölgelerde hoşnutsuzluğa yol açmıştı. Sonunda Mısır, Kûfe ve Basra’dan çıkıp Medine’ye gelen silahlı gruplar, bir ay kadar süreyle halifenin evini kuşatma altında tutmuş, halifelikten çekilmesini istemişlerdi.

Hazreti Osman r.a. ise, ölse bile taşıdığı halifelik gömleğini çıkartmayacağını bildirmiş, isyancıların istifa isteğini geri çevirmişti. Onlarla savaşmak isteyen sahabi arkadaşlarına da, Medine’de kan dökülmesine izin vermemişti.

Bütün çıkış yollarını kapatan kuşatma, Hz. Osman r.a.’ın susuz kalmasına yol açmıştı. Vefatından bir gece önce rüyasında, iki halifesiyle birlikte Rasulullah s.a.v.’i görmüş ve onun elinden su içmişti. Allah Rasulü s.a.v. ona: ‘Yarın yanımızda iftarını açarsın’ demişti. Ertesi gün, kuşatma altındaki evinde Kur’an-ı Kerim okurken, Hz. Osman r.a. isyancı katiller tarafından şehit edildi.

Bu olaydan sonra Hz. Osman r.a.’ın neden halifeliği bırakmayıp, ölmeyi göze aldığı merak konusu oldu. İnsanların merakına Hz. Aişe r.a. karşılık verdi:

‘Allah Rasulü, bir gün Osman’ı yanına çağırdı. Başbaşa birşeyler konuştu. Sonunda Osman’ın omuzuna dokunarak üç kere şöyle dedi:

– Ey Osman! Umulur ki Allah sana bir gömlek (halifelik gömleği) giydirecek. Eğer kimi münafıklar senden onu çıkartmayı (vazifeyi bırakmayı) isterlerse, bana kavuşuncaya kadar o gömleği çıkarma!’

O gün bu haberi alan Hz. Osman r.a., halifeliğinin en zor günlerini yaşarken bile sabretti. Rasulullah s.a.v.’in emrine uydu ve nihayet vazifesi başında şehit edilerek O’na kavuştu.

Posted in Diger Konular, Din, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Osman, İslam | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: