Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ?’ Category

Yılbaşı Noel Şiiri – Allah Rızası İçin Dinleyin…….

Posted by Site - Yönetici Aralık 31, 2015

Yılbaşı Noel Şiiri – Allah Rızası İçin Dinleyin…….

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ?, Şiir | Etiketler: | Leave a Comment »

Hıristiyanların Mamudiye (vaftiz) Suyu..

Posted by Site - Yönetici Ekim 14, 2014

Hıristiyanların Mamudiye (vaftiz) Suyu..

Hıristiyanların Mamudiye (vaftiz) Suyu..

Şeyhü’l-Ekber Muhyiddin-i Arabî (k.s.) el-athar (tertemiz) hazretleri buyurdular:
Dımışk (Şâm-ı şerifte gördüm, (Müslüman) erkek ve kadınlar, Hıristiyanlarla dostluk ediyorlar, onlara müsamaha (hoşgörüyle) muamele ediyorlardı. Onların büyükleri küçük çocuklarıyla beraber Kiliselere gidiyorlardı. “Mamûdiyye (vaftiz) suyundan çocukların üzerine teberruken serpiyorlardı…
İşte bu küfürdür. Bundan Allah’a sığınırız.

Mamûdiyye Suyu

Mamûdiyye (vaftiz) [1] suyu, Hıristiyanların bir suyudur. San renktedir. Yani doğan çocuklarını o suya batırırlar. Böylelikle yeni doğan çocukların o suya batırılmakla temizlendiğine inanırlar. Başkalarının (Müslümanların çocuklarını) sünnet etmeleri gibi bir şeydir.

Yılbaşını Kutlamak

Hıristiyanların Nevruz gününe tazim etmeyi buna kıyâs et!
Hıristiyanların yılbaşı günlerinde onlara bir şeyler hediye etmek o günü kutlamak, yılbaşını kutlamak için onlara katılmak ve müşterek hareket etmekte (mamûdiyye suyuna teberruken kullanmanın küfür olduğuna) kıyâs edilmelidir.
Bazı işlerde ve özellikle dostluk damarlarını kesmede iyi tedbir alıp hisbe etmek lazımdır. “Multakatatü’n-Nâsırî” isimli kitapta buyuruldu: “Müşriklerin ûd (ve diğer çalgı âletlerini) çalmalarını bırakmam (izin vermem).”

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 6/565-566.

[1] Ma’mûdiyye suyu yani vaftiz. Hıristiyanlığa girme alameti ve Hıristiyanlığın şartı sayılan yedi merasimden biridir. Vaftiz Ortodokslarda suya girmekten, Katoliklerde üzerine su serpmekten İbarettir. Vaftize Arapçada “ta’mid” vaftiz suyuna da “Ma’mûdiyye suyu” denilir. Hıristiyanların bozuk İnançlarına göre, vaftiz, Hz. Adem’le Havva’dan intikal eden ilk (aslî) günahtan arınma olmakla beraber, kişinin yeni bir hüviyete bürünerek Allah’ın krallığına katılmasının takdisi manalarına da gelir. İlk günah İnancı Hıristiyanlıkta önemli bir unsurdur; bir günahtan kurtulmanın tek yolu da vaftiz olmaktır:
Tarih boyunca vaftiz, kiliselerde kişinin tamamen suya daldırılması, vücudunun bir kısmının suya batırılması, başına su dökülmesi veya üstüne su serpilmesi vb. şeklinde uygulanmıştır.
Vaftiz, doğan çocuğun Hıristiyan dinine kabulünü sağlayan bir işlemdir. Vaftiz, ileri yaşlarda da yapılır; çünkü vaftiz edilen kişinin, o zamana kadar işlediği bütün günahlarından kurtulacağına dair Hıristiyanlarda kesin ve bozuk bir inanç vardır. Müslümanlar gidip, Hıristiyanların inançlarından dolayı yaptıkları şeyleri yaptığı zaman onların inançlarını benimsemiş olmuş olurlar.
Yahudî, Hıristiyan, Mecûsi, Müşrik ve putperestlerin alâmet-i farikalarını benimseyerek yapmak kişinin imanına zarar verir. İşte bu küfürdür…

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ? | Leave a Comment »

Yılbaşı Kutlamıyoruz…

Posted by Site - Yönetici Aralık 31, 2013

yilbasi-kutlamiyoruz

Yılbaşı Kutlamıyoruz…

Miladi Yılbaşı Yani Hristiyan Aleminin christmas’ını Kutlayan Yani Bu geceye özel bir farklılık yapan bir Müslüma’nın Küfre düşme ve KAFİR olma TEHLİKESİ vardır,”Ben Onların Bayramını değil yeni yılı kutluyorum.” diyerek kendini aldatanlar bilsinlerki büyük bir yanlıştadırlar, Bu konuda ki Ayeti kerime,Hadisi şerif ve Büyüklerin sözlerini sizlerle paylaşıyoruz LÜTFEN HASSASİYET GÖSTERELİM OKUYALIM,PAYLAŞALIM VE ULAŞABİLDİĞİMİZ HERKESİ UYARALIM…

Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin.Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar.Sizden kim onları dost edinirse, hiç kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu doğruya iletmez.
(MÂİDE suresi- 51 )
Kim herhangi bir gruba benzeşirse o da onlardandır.”
(Hadis-i Şerif-Nakleden Ebu Davûd, Libas 4)
Bizden gayrısının sünnetiyle amel eden bizden değildir
(Hadis-i Şerif-Nakil Sahihu’l-Cami: 5439)
EFENDİMİZ (s.a.v)Yine şöyle buyuruyor:
Bizden başkasına benzeyen bizden değildir.! Yahudilere ve Hıristiyanlara benzemeyin.
(Sahihu’l-Cami: 5434)
Bir kimse kafirlerin bayramında kafire bayramın mübarek olsun dese kafir olur.”
( , Ehl-i Sünnet Ve’l Cemaat’a Göre Kitab’ül- Akaid, sh: 386..1996)
Kafirlerin işini güzel gören kimse, küfre girmiş olur. Bu bi’l-ittifak böyledir.
(Nizamüddin ve Bir Heyet, Fetavay-i Hindiyye, C/4, sh:342. Akçağ Yay.1

YILBAŞI geceSİNİ kutlayan o gece yapılan tüm haramlara ortak olur
dinimizde yılbaşı gecesi diye kavramın yoktur ”Eğer o geceye yılın bitimi veya yılın sonu olarak bakarsak o zaman muhasebe zamanı, tefekkür zamanı…Yani bir Müslüman şunu demeli ‘bir yıl sona erdi ben nasıl bir yıl geçirdim nasıl davrandım rabbime karşı nasıl kul olabildim.Hangi sünneti yerine getirdim veya yerine getirmedim?’ diye düşünmelidir.”

Ömürlerinden bir seneyi daha tüketerek varacakları sona biraz daha yaklaşan ahiret yolcuları! Yaklaştığınız yerde hesaba çekilmeden önce burada kendinizi hesaba çekin!
YILBAŞINDA BUNU DÜŞÜN

Yılbaşı gecesinin mânası, sayılı ömür senelerinin birinin daha bitmesi, ölüm denen kesin âkıbete biraz daha yaklaşılması, gençlik günlerinin tükenip, ihtiyarlık demlerinin gelmesi.. demektir. Nitekim her yılbaşında siyah saçlara biraz daha aklar düşüyor, akların sayısı da biraz daha çoğalıyor.

Öyle ise, böyle gecelerde daha çok sefalete, daha çok sefahete düşmek yerine; daha çok âhirete, daha fazla ebedî âleme meyili olmak lâzımdır. Zira bu hızlı gidiş, – ister ikrar et, ister inkâr – kabire, ukbaya doğrudur.

Gayr-i müslimlere benzemenin sebep olacağı tehlikeli neticelere dikkatimizi çekmek içindir ki, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: “(Tasvip ederek) bir kavme (bir topluluğa) benzemeye çalışan kişi, o (benzemeye çalıştığı) kavimdendir.”(1) “(İnanç ve amelde) bizden başkasına benzeyenler, bizden değildir.Tirmizî, Sünen, H. No: 2696.

imam Ebu Hafs hazretleri demiştir ki, “Bir adam Rabbine elli yıl ibadet etse, sonra nevrûz (yılbaşı) geldiğinde, o günü kutlamak için şirk yapanlardan birine bir hediye gönderse kâfir olur“. (Bezzâziye VI/333;

Hıristiyanlar, Noel adı altında eğlence, dans, içki, kumar, ağaçları süsleme, hindi kesme gibi çeşitli eğlencelerle bu geceyi kutlarlar. Değerli Müslüman kardeşim! Soruyorum size: “Bir peygamberin doğum gecesini içki, kumar, dans, zina gibi şeylerle kutlamak, Allah (c.c)’ın indirdiği hangi dine ve hangi kitaba uygundur?

Günümüzde müslüman toplumların başına gelen büyük musibetlerden biri de -yahudi, hıristiyan ve diğer kâfir toplumlardan oluşan- cehennem ehline uymaları ve onlara benzemeleridir. Öyle ki onların birçoğu hakkında Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şu sözü gerçekleşti: “Sizden öncekilerin yoluna tıpatıp uyacaksınız. Onlar, kertenkele deliğine girse siz de peşlerinden gireceksiniz.” Sahabîler: “Ey Allah’ın Rasûlü, yahudi ve hıristiyanları mı kastediyorsun?” diye sorunca Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem: “Ya kim olacak?” buyurmuştur. (Buhârî, Müslim)
Yani “Elbette ki onları kastediyorum.” demek istemiştir. Diğer bir rivayette de: “Onlardan biri, sokakta annesiyle zina etse siz de aynısını yapacaksınız.” buyrulmuştur. (Hâkim)

Üzülmek lazım senenin geçtiğine
Bir yılın daha ömürden gittiğine
Sorgula, sene boyunca ettiğine
Yılbaşı kutlamak da niye
Yakışmıyor Müslüman Ayşe’ye Ali’ye

Yazık Müslümana çamları kesmiş
Eve getirip bir güzel süslemiş
Sabaha kadar içkiyle eğlenmiş
Yılbaşı kutlamak da niye
Yakışmıyor Müslüman Ayşe’ye Ali’ye

Bu bizim adetimiz değil asla
Yakışmaz bu bir Müslümana
Benzemeyelim Yahudi, Hristiyana
Yılbaşı kutlamak da niye
Yakışmıyor Müslüman Ayşe’ye Ali’ye

Kumarın adı piyango olmuş
Eğlencenin yerini dans, içki almış
Müslüman yıla sarhoş başlamış
Yılbaşı kutlamak da niye
Yakışmıyor Müslüman Ayşe’ye Ali’ye

Bir yıl daha yaşlandık aslında
Yılbaşı çıktı dünya imtihanında
Kutlayanlar çaktı kaldı bu soruda
Yılbaşı kutlamak da niye
Yakışmıyor Müslüman Ayşe’ye Ali’ye

Kadeşiniz der bizim bayramlarımız var
İhtiyaç yok bize yeter bunlar
Hepsine değecek bir de Cuma var
Yılbaşı kutlamak da niye
Yakışmıyor Müslüman Ayşe’ye Ali’ye

YILBAŞI MÜSLÜMAN İÇİN SADECE AMA SADECE DUVARDAKİ ESKİ TAKVİM YERİNE YENİSİNİ ASMAKTAN İBARETTİR

YA RABBİ BİZİ BÜTÜN MÜSLÜMANLARI YILBAŞI FİTNESİNDEN MUHAFAZA EYLE BİZLERİ VE BÜTÜN MÜSLİMANLARI AKŞAM İMANIYLA YATIP SABAH İMANINI KAYBEDENLERDEN EYLEME

Allah’ım
“Noel Baba”nın tuzaklarına düşürme bizi
Hakk Sevgili’nin uzaklarına kaydırma bizi
Sana verdiğimiz sözümüzden caydırma bizi
Yılbaşı hastalığından koru bizi Ya Rabbi

Bu yazi icin Şerife Şevval Kardelen Hocamiza Tesekkur eder sizlerinde dualarini bekleriz.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ?, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

‘Noel Baba dürüst birisi olsa…’

Posted by Site - Yönetici Aralık 28, 2011

noel-baba-durust-birisi-olsayilbasi-kutlamak-caiz-miyilbasi-kutlamak-gunah-midirgayr-i-muslimlerin-orf-ve-adetlerine-uymanin-vebalicam-susu-stiker-noel-baba-bacadan-giren-32x25_500

‘Noel Baba dürüst birisi olsa…’

Keşan Müftüsü Süleyman Yeniçeri, ‘Noel Baba‘yı yerden yere vurdu.

KEŞAN Müftüsü Süleyman Yeniçeri, “Noel baba diye birisi yoktur. Aziz Nicholaos diye biri var ama bu uyduruk bir kişidir. Noel Baba baca ve pencereden giriyor. Ama doğru dürüst birisi olsa kapıdan girerdi” dedi.

Yılbaşı eğlencesinin kültürümüzde bulunmadığı görüşünü savunan Müftü Yeniçeri, ‘Kim kime benzemeye çalışırsa, o onlardandır‘ hadisini hatırlattı. Yılbaşında geçen günlerin muhasebesinin yapılması gerektiğini belirten Keşan Müftüsü Süleyman Yeniçeri, şunyları söyledi:

Hıristiyanlık’tan gelen bir etkinliği kutlarsak, onlara benzemeye çalışmış oluruz. Dolayısıyla onlar gibi bir yaşantı ortaya çıkar. Biz, neden onlar gibi yaşayalım ki? Onlar bizim gibi yaşıyorlar mı? Biz Noel’i Hıristiyan aleminden ithal etmişiz. Noel, bizim bayramımız değil. Kişi, ‘Hıristiyan gibi yaşayayım’ derse, bu tehlikeli olur. Ama ‘Millet eğleniyor, ben de eğleneyim’ diyorsa, eğlencenin mahiyetine göre değişir. Eğer içkili, şaraplı eğlence yapılıyorsa, günahkar olur.”

Müftü Süleyman Yeniçeri, ‘Noel Baba’ diye birisinin olmadığını, Aziz Nicholaos’ın da uyduruk, bir kişi olduğunu efsane haline geldiğini söyledi. Yenişeri, şöyle dedi:

Noel baba yaşamış mı, yaşamamış mı belli değil. Bir yer söyleniyor ve orada yaşadığı ifade ediliyor. Ama Hıristiyan aleminin çıkardığı bir şahsiyettir. Noel Baba baca ve pencereden giriyor. Ama doğru dürüst birisi olsa kapıdan girerdi. Biz de kapıdan giriliyor. Kuran-ı Kerim’de; ‘Evlere kapıdan girin’ diyor. Neden bacadan giriyor ki?

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ? | Leave a Comment »

EHL-İ KÜFRE BENZEMEKTEN SAKINMAK !

Posted by Site - Yönetici Aralık 25, 2009

Biz Yılbaşı Kutlamıyoruz...

EHL-İ KÜFRE BENZEMEKTEN SAKINMAK !

İbn-i Ömer (r.a) teşebbüh (benzemek) hakkında şöyle buyururlar: “Bir kimse müşriklerin arzına ev binâ edip, onların bayramlarına katılmak sûretiyle onlara benzerse, o kimse kıyâmet günü onlarla berâber haşrolunur.” (Feyzü’l-Kadir, 104)

İmâm-ı Rabbânî Hazretleri de; “İki dîni tasdik eden dahi, şirk ehlinden sayılır. İslâm hükümleri ile küfrü bir araya getirmeye teşebbüs eden dahi müşriktir. Halbuki küfürden teberrî etmek (uzaklaşmak), şirk şâibelerinden sakınmak tevhiddir.’ buyurarak, şöyle devâm eder:

Hindûların büyük bildikleri günlere tâzîm, Yahûdîlerce bilinen âdetlere uymak, küfrü îcâp ettirir. Nitekim ehl-i İslâm’ın câhilleri, bilhassa kadınlar, küffârın belli günlerindeki küfür merâsimini icrâ etmektedirler. Bunları, kendileri için de bayram kabul edip, kızlarının ve kardeşlerinin evlerine onlar gibi hediyeler yollarlar… Böylelikle o merâsîme tam mânâsı ile îtinâ ederler.” (Mektubât-ı Şerife, 3 /41)

İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Hazretleri, böyle merâsimleri icrâ ile ehl-i küfre benzeyenlerin acıklı sonunu şu ifâdeleriyle haber verirler:

Bir defâsında, bir hastanın ziyâretine gittim. Ölümü yaklaşmıştı. Hâline teveccüh ettiğim zaman gördüm ki kalbi, şiddetli zulmet içinde. Her ne kadar bu zulmetin kalkması için teveccüh ettiysem de kalkmadı. Çokça teveccühten sonra bilindi ki, bu zulmetler, kendisinde saklı duran küfür sıfatından nâşîdir. Bu sıkıntıların menşei dahi, küfür ehli ile dost geçinip durmasıdır. Bundan sonra belli oldu ki bu zulmetlerin def’i için teveccüh, yerinde bir iş değildir. Zîrâ onun bu zulmetlerden temizlenmesi cehennem azâbına kalmıştır. Ki küfrün cezâsı da odur. Ve bana mâlum oldu ki, onda îmandan bir zerre miktarı mevcuttur ve bunun bereketiyle cehennemde ebedî kalmaktan kurtulacaktır.

KAYNAK :  (Mektubât-ı Şerîfe, 1/266) 2005’den

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ? | Etiketler: | Leave a Comment »

Yılbaşı kutlamaları (!) üzerine bir çeşitleme

Posted by Site - Yönetici Aralık 29, 2007

Yılbaşı kutlamaları  gunah,yilbasi kutlamak,yilbasi kutlamalari,yilbasi kutlamak gunahmi,

Yılbaşı kutlamaları (!) üzerine bir çeşitleme

 

KUTLANACAK NE VAR?

Peyami Safa’dan yılbaşı değerlendirmesi:

“… Şu yılbaşı gecelerinin mânâsını bir türlü anlamıyorum.

“Sevinecek ne var? Evvelâ her şey tersine: Küre-i arz ve insan bir yaş daha ihtiyarlıyor, kâinat bir yıl daha eskiyor, buna, ‘yeni sene’ diyorlar.

“Herkes ölüme bir yıl daha yaklaşıyor, buna seviniyorlar. Hayatın bir parçasını kaybetmek hoş bir şeymiş gibi, hep birbirlerini tebrik ediyorlar…

“… İnsanla ölüm arasındaki mesafeyi aydınlatan, bugünden başka bir gün bulamazlar mıydı? ”

“GERÇİ KÂFİR İŞİ…”

1829’un yılbaşı gecesinde, İstanbul’daki İngiliz elçisinin Haliç’te bulunan bir gemide büyük bir balo verdiğini… Baloya Osmanlı devlet adamlarının da çağrıldığını…

Dâvetlilerin yatsı namazını Tersane Divanhanesi’nde kıldıktan sonra, sandallarla gemiye gittiklerini…

Ertesi gün Kazasker Yahya Bey, Serasker Hüsrev Paşa’ya, katıldığı balonun ne menem bir şey olduğunu sorduğunda, onun;

“Az vakitte çok hazırlık yapmışlar. Biz baloda yapılanları bir ayda düzenleyemeyiz. Gerçi kâfir işi, fakat ne çare? Devletçe bir şey oldu, katılmak lüzum etti” dediğini…

Biliyor muydunuz?

NOEL ŞENLİKLERİ (!) VE İSTANBUL

New York Times gazetesinin, geçmiş yıllara ait bir nüshasından bir başlık:

“İstanbul’da Müslümanlar’ın çoğu Noel Baba’yı heyecanla bekliyor…”

İmza: Stephen Kinzer. Haber şöyle devam ediyor:

“Kırmızı yanaklı Noel Babalar, dükkan vitrinlerinden, gelip geçenlere gülücükler dağıtmakta… Caddeler Noel ağaçları ile süslenmiş. ‘Kafe’ ve dükkanlardan ‘Jingle Bells’ ve ‘Silent Nights’ nağmeleri (Amerikalılar’ın meşhur Noel gecesi ilâhileri) duyuluyor. Çocuklar kendilerine verilen hediyelerin paketlerini açacakları ânı sabırsızlıkla bekliyorlar…”

İşte böyle, muhterem okuyucularımız… Hz. Fâtih (k.s.)’in 1453’te alıp kubbelerle süslediği, İslâm’ın ilim-irfan, sanat ve medeniyet merkezi hâline getirdiği güzel İstanbul’umuzu bir Amerikan gazetesi, hem de pek haklı olarak, böyle tasvir ediyor. Bakın, bu içler acısı vaziyeti aynı yazar makalesinde nasıl değerlendirmekte:

“Kim ne derse desin, İstanbul, dünyanın en büyük İslâm şehirlerinden biridir. Asırlar boyu İslâm âleminin merkezi, pâyitahtı olmuş ve orada oturan Osmanlı Sultanları’nın emirlerine bütün İslâm âlemi itaat etmiştir. Ne var ki, modern Türkiye’nin doğuşundan beri, son yetmiş sene içinde, Batı örf ve âdetlerine bir uyum bahis mevzuu olmuştur.”

Gazetenin yazdığına göre, Noel Baba resimleri ile süslü kurdeleler ve etiketler satan bir dükkanın sahibi, “İslâm’a bağlı halk, bunları uygun bulmamaktadır; ama bunlar, sadece ufak bir azınlıktır” diyormuş. Değerlendirmeye bakın: Yüzde doksan dokuzu Müslüman olan bu ülkede, Müslümanlar azınlıkmış. Yüzde bir ne ola ki?.. Herhalde çoğunluk!.. Enflasyonun bu türlüsünü görmemiştik. Artık rakamlar da değer kaybediyor galiba…

Yazar, İstanbul’u diğer Hıristiyan şehirlerinden ayırt etmenin mümkün olmadığını, tek farkın belki de sokaklarda Hazret-i Îsâ tasvirlerinin görülmemesinden ibaret bulunduğunu; ama her yıl, daha da artan bir coşku ile Noel kutlamalarının yapıldığını yazarak haberini sona erdiriyor. (Ocak’ 97)

Peki; bizi i‘tikâden, amelen, ahlâken, iktisâden istismar eden; bizimle ne dînî, ne millî, ne de insanî bakımlardan hiçbir alâkası bulunmayan; hatta ebedî hayatımızı bile husrâna uğratabilecek olan bu gayr-i müslimlere benzeme çılgınlıklarına, biz ne zaman son vereceğiz? Uyanmak için İsrâfil (a.s.)’in Sûr’a üflemesini mi beklememiz lâzım?!.

BİR RÂHİBİN İTİRAFLARI…

 

Râhip Samuel Zwemmer şöyle diyor:

“Müslümanlar’ı vaftiz etmek için boş yere çabalayıp durmayalım. Başka yollar, başka çareler deneyelim. İslâm memleketlerinde girişeceğimiz faâliyetlerde; onlara, önce Hıristiyan âdet ve an‘ânelerini, Hıristiyan bayramlarını, Hıristiyan kültürünü, Hıristiyan ahlâkını aşılayalım…”

Demek ki Hıristiyanlık, bazılarının dediği gibi, dinî motiflerden arındırılmış sadece sevgi ve “hoşgörü”ye dayalı bir inanç sistemi değilmiş. Bilakis bu sözler, İslâm âleminin benliğini tahrîbe yönelik, ahlâkî ve dinî dejenerasyon faâliyetlerinin itici gücü olup, saf insanları kandırmak için anlatılan masaldan ibâretmiş. Bu sebeple, dünya ve âhiret yıkımına uğramamamız için, akıllıca hareket edip, sözde yılbaşı kutlamalarını, Noel babaları, Noel anneleri, baba hindileri, çam ağaçlarını biraz daha dikkatlice incelememiz gerekiyor herhalde…

Bakınız; Ayasofya yıllardır mahzûn ve mazlûm beklerken, eloğlu torun “vaftiz ettirmek” için, taa nerelerden Fener Rum Patrikhaneleri’ne geliyor. Aynı zihniyet İstanbul’u Kostantinopolis olarak görüyor ve hâlâ da başkenti kabul ediyor…

O bakımdan, “Aman dikkat!” diyoruz…

Batı taklitçiliğinin topuzunu kaçırmayalım. Aksi takdirde maddî ve mânevî geleceğimizi ipotek altına sokmuş oluruz.

Bir elde kadeh, bir elde Kur`an

Bir helaldir işimiz, bir haram

Şu yarım yamalak dünyada

Ne tam kafiriz, ne tam müslüman

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Güncel, Gündem, Genel, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ? | 2 Comments »

GAYR-İ MÜSLİMLERİN ÖRF VE ÂDETLERİNE UYMANIN VEBÂLİ

Posted by Site - Yönetici Aralık 26, 2007

yilbasi-kutlamak-caiz-miyilbasi-kutlamak-gunah-midirgayr-i-muslimlerin-orf-ve-adetlerine-uymanin-vebali

GAYR-İ MÜSLİMLERİN ÖRF VE ÂDETLERİNE UYMANIN VEBÂLİ

Hicrî ikinci binin müceddidi İmâm-ı Rabbânî (k.s) hazretleri, yazdıkları bir mektupta bu mevzûda şunları ifade ediyorlar:

“(Malum olduğu üzre) Cehennem azâbının sonsuz oluşu, küfrün cezâsıdır.’ Bu söze mukabil eğer şöyle bir sual sorulursa;

– “Bir kimse, imânı olmakla beraber, küfür merâsimini icrâ eder veya küfür ehlinin merâsimine saygı gösterirse; âlimler, onun kâfir olduğuna hükmeder… Fiilinden dolayı onu, mürtedlerden sayar. Hint Müslümanlar’nın ekserisi ise bu belâya müptelâdır (kâfirlerin töre ve törenlerine düşkündür)! Binâenaleyh âlimlerin fetvâları gereğince o kişinin, âhirette, ebedî bir azap ile azap cezalandırılması lâzımdır. Halbuki sahih haberlerde bildirildiğine göre, ‘Kalbinde zerre kadar bir imanı olan kimse, ebedî olarak azapta kalmaz, cehennemden çıkar.’ Peki, size göre bu mes’elenin hakikati nedir?

Cevaben derim ki:

– “Eğer o şahıs, sırf kâfir ise yani zerre miktarı da olsa bir imana sahip değilse, onun nasîbi ebedî azaptır!.. Allah sübhânehû bu azaptan bizleri korusun! Şayet bu küfür merâsimlerini yapmasına rağmen, kalbinde zerre kadar bir iman varsa, gene cehennemde azap olunur; lâkin, bu zerre miktarı imanın bereketi ile cehennemde ebedi kalıp orada yerleşmekten kurtulması ümit edilir…

“Bir kerresinde hasta bir kimsenin ziyaretine gitmiştim. Ölümü yaklaşmıştı… Hâline teveccüh (mânevî durumunu kontrol) ettiğimde, kalbinin şiddetli zulmetler içerisinde olduğunu gördüm… Ve bu zulmetlerin kalkması için ne kadar teveccüh (mânevî gayret sarf) ettiysem de kalkmadı!.. Ancak nice teveccühten sonra anlaşıldı ki, bu zulmetler, kendisinde gizli bulunan küfürden neş’et etmektedir. Bu küdûratın menşei (bulanıklığın kaynağı) de, küfür ehli ile olan karşılıklı sevgi ve dostluklardır. Ve anladım ki, bu zulmetlerin giderilmesi için teveccüh etmek uygun değildir. Çünkü, onun bu zulmetlerden temizlenmesi cehennem azabına bağlıdır ki, bu da küfrün (ve kendisinde küfür kokusu, sıfatı bulunan günahların) cezasıdır.

“Ve yine anlaşıldı ki, o kişi, sâhip olduğu zerre miktarı imanın bereketi ile cehennemde ebedî kalmaktan kurtulacaktır.

“Bu hâli onda gördükten sonra hâtırıma geldi: Bunun namazını kılmak câiz midir, değil midir? Teveccühten sonra (bu sorunun cevabı da) belli oldu ki, onun namazını kılmak câizdir. Yani, imanları olmakla beraber ehl-i küfrün âdetlerini icrâ eden, onların muayyen günlerine saygı gösteren Müslümanları, bugün olduğu gibi, kâfirler arasına ilhak etmek doğru olmaz; münasip olan, onların namazlarını kılmak ve işin sonunda, ebedî azaptan kurtulmalarını ümit etmektir.

“Buraya kadar anlattıklarımızdan da anlaşıldı ki, kâfirlere af ve mağfiret yoktur, onlar bağışlanmazlar. ‘Şüphesiz Allah Teâlâ, kendisine şirk koşanları bağışlamaz.’(1)

“Kişi, şayet katıksız kâfir ise, küfrünün cezası cehennemde sonsuz azaptır. Eğer günahlarına rağmen, zerre miktarı da olsa bir imanı varsa, onun cezası muvakkat (geçici bir süre) azaptır. Diğer büyük günahları ise, Allah Teâlâ dilerse bağışlar, dilerse azap eder.

“İleride mâhiyeti-hakikati anlatılacağı üzere, Fakîr’in (İmâm-ı Rabbâni) kanaatine göre; cehennem azâbı ister muvakkat, isterse ebedî ve devamlı olsun, küfre ve küfür sıfatlarına mahsustur.

“Büyük günah sahiplerine gelince…

“Günahlarının bağışlanması için tevbeye muvaffak olamadıkları gibi, şefaate, mücerret af ve ihsâna da kavuşamamış kimselerin günahlarına, dünyevî elem ve ıztıraplarla, ölüm sarhoşluğunun şiddetli sıkıntıları da keffâret olamıyorsa; bunun gibi kimseler için şöyle ümit olunur: Onlardan bir kısmına kâbir azabı ile iktifâ edilir. Diğer bir kısmı ise, günahlarına karşılık,kabir azabı ile birlikte kıyâmetin korku ve şiddetlerine dûçar kılınır!.. Böylece, bunlar için de cehennem azâbına ihtiyaç kalmamış olur.

“Allah Teâlâ’nın, ‘O kimseler ki, imân ettiler, imanlarına da zulmü karıştırmadılar. İşte onlar için emniyet vardır.’(2) âyet-i kerîmesi şu anlatılan mânâyı te’yid eder. Bu âyet-i celiledeki ‘zulüm’den maksat, şirktir (yani imanlarına şirki karıştırmadılar demektir). Bütün işlerin hakikatini en iyi bilen Allah sübhânehûdür.

“Eğer denilirse ki:

– “Küfür dışında bazı günahların cezası hakkında, ebedî cehennem azâbı tehdidi geldi. Niktekim Allah Teâlâ buyurdu ki, ‘Bir kimse, bir mü’mini taammüden öldürürse, onun cezası, içinde ebedî kalmak üzere cehennemdir.’(3)
“Bir hadîs-i şerifte de şöyle gelmiştir:
‘Taammüden (bilerek-kasten) bir kimse, bir vakit namazını kazaya bıraksa, cehennemde 80 bin sene kalacaktır.’
“Bütün bu mânâlar gösteriyor ki, cehenmem azâbı sadece kâfirlere mahsus değildir.

“Bu suâle de şöyle cevap veririm:

– “Katil hakkında gelen mânâ, bu öldürmenin helâl sayılması durumuna göredir. Müfessirlerin de anlattıkları gibi, haram olan bu katli helâl sayan kâfir olur (ve cezâsı da ebedî olarak cehennemde azap olunmaktır).

“Cehennem azâbıyla tehdit edilen, küfür dışındaki diğer günahlara gelince; bunlar da küfür sıfatı şâibelerinden (eser ve nişanlarından, kir ve lekelerinden) uzak ve temiz olmayanlardır. Meselâ o günahı hafife almak, küçük görmek ve aldırış etmeden yapmak, şer’î emir ve yasakları hakir görmek gibi.

“Şefâatim, ümmetimden büyük günah sahipleri içindir.’ ‘Ümmetim, rahmete nâil olmuştur; onlara âhirette azap yoktur’ meâlinde gelen hadîsi şeriflerle ‘O kimseler ki iman ettiler, imanlarına da zulmü (şirki) karıştırmadılar. İşte onlar için emniyet vardır’ meâlindeki âyet-i kerîme, izah edilen mânâyı te’yid eder…”(4)

DİPNOTLAR
(1) Kur’ân-ı Kerim, Nisâ sûresi, 48.
(2) Kur’ân-ı Kerim, En‘âm sûresi, 82.
(3) Kur’ân-ı Kerim, Nisâ sûresi, 4.
(4) el-Mektûbat, 1, 266.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ? | 2 Comments »

Yılbaşı kutlanır mı? Yılbaşı kutlamak Kufurmu ?

Posted by Site - Yönetici Aralık 26, 2007

Yılbaşı kutlanır mıYılbaşı kutlamakNoel_Baba copy

 Yılbaşı kutlanır mı?

Yılbaşı kutlamak

Sual: Yılbaşı ile Noel hakkında bilgi verir misiniz? Yılbaşı kutlanır mı?
CEVAP
Yılbaşı ile Noel birbirinden farklıdır. Fakat 21 veya 25 Aralık`taki Noel kutlamalarının devamı sayılabileceğinden yılbaşı gecesi onlar gibi eğlenmek, çam kesip evi çamla süslemek caiz olmaz. Çünkü bayramlarında onlar gibi eğlenmek, onlara benzemek olur.

Din kitaplarında buyuruluyor ki:
Noel günü ve gecesinde, kâfirlerin paskalya ve yortularında, onlar gibi bayram yapan küfre girer.

Yılbaşı münasebetiyle Türkiye`nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde milyonlarca çam fidanı Noel hurafesi uğruna kesilip yok edilmektedir. Hıristiyan ülkelerde olduğu gibi, Müslüman ülkelerde de bu cinayetler işlenmemeli. Hıristiyanlara benzememek için yılbaşı gecesi hindi yememeli! Yenirse mekruh olur. Birkaç gün sonra yenebilir. Kumar oynamak, tombala çekmek gibi oyunlar ise zaten her zaman caiz değildir. Bu gece, gayrı müslimlere benzemek gayesiyle çeşitli yiyecek, içecek almak da caiz olmaz.

Her zaman ne alınıyorsa onları almakta mahzur yoktur. Bu geceye ayrı bir önem vermemelidir.

Yalnız Hıristiyanların değil, Yahudilerin ve bütün bâtıl dinlerin ibadetlerini yapmak, onlara benzemek olur. Mesela 21 Martı Nevruz Bayramı diyerek kutlamak da böyledir. Kâfirlerin ibadetleri ve çirkin işleri hariç, mubah olan âdetlerini yapmakta mahzur yoktur. Yani onlara benzemiş olunmaz.

Noeli kutlamak asla caiz değildir. Fakat, Noel ile ilgisi olmayan yılbaşında bir Müslümana tebrik kartı yazıp, yeni bir yılın insanlık için, Müslümanlar için hayırlı olmasını dilemek günah değildir. Yahut, (yeni yılın kutlu olsun) diyene, (seninki de kutlu olsun) demek günah olmaz. Bu inceliği anlamalıdır!

Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır! Sanki mübarek geceymiş gibi mevlid okutmak, sohbetler düzenlemek uygun değildir. Bu gecenin diğer gecelerden farkı yoktur. Bu geceye değer veriyormuş gibi hareket etmek doğru değildir. Müslüman her gece neleri yapıyorsa, bu gece de onları yapmalıdır!

Sual: Hıristiyanlar, Hazret-i İsa`nın yılbaşında geleceğine inandıkları için mi yılbaşını kutluyorlar?
CEVAP
Hıristiyanların, Hazret-i İsa`nın yılbaşında geleceğine dair bir inanışları yoktur. Onlar Hazret-i İsa`nın çarmıhtan öldüğüne inanırlar. (İnsanları günahtan kurtarmak için Tanrı, oğlu İsa`yı öldürdü) derler. Bazen İsa aleyhisselam için (Oğul Tanrı) bazen de (Tanrı üçtür. Üç tanrı birdir) derler. Bu saçmalıklar da İncillerde yapılan tahrifattan ileri gelmektedir. Hıristiyanların eğlenceleri, Noel Baba dedikleri hayali varlık içindir.

Kur’an-ı kerimde, Nisa suresinin 157 ve 158. âyet-i kerimelerinde, İsa aleyhisselamın öldürülmediği, öldürülen [Çarmıha gerilen] kimsenin başka birisi olduğu, İsa aleyhisselamın göğe kaldırıldığı bildirilmektedir. Al-i İmran suresinin 54. ve 55. âyetleriyle, başka surelerde de bu hususta bilgi vardır. İsa aleyhisselam, Hazret-i Mehdi [ve Deccal] zamanında gökten inecektir. (Mektubat-ı Rabbani c.2, m.67)

Bu husustaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
(Ruhum yed-i kudretinde olan Allah`a yemin ederim ki, Meryem`in oğlu İsa, adil bir hakem olarak aranıza inecek, haçı kıracak,domuzu öldürecek, cizyeyi kaldıracak, İslam`dan başka şeyi kabul etmeyecektir.) [Buhari]

(Vallahi Meryem`
in oğlu adil bir hakem olarak inecek, haçı parçalayacak, domuzu öldürecek, kin, nefret ve haset ortadan kalkacaktır.) [Müslim]

(İsa inecek, İslamiyet yolunda savaşacaktır. Onun zamanında Allahü teâlâ, müslümanlardan başka herkesi helak edecektir. Deccal da helak olacaktır. İsa, kırk yıl yeryüzünde yaşayacak, sonra ölecektir. Cenazesini müslümanlar kaldıracaktır.) [Ebu Davud]

(İsa benim yanıma gömülecektir.) [Tirmizi]

[AÇIKLAMA: Hadis-i şeriflerde geçen, Domuzu öldürecek demek, domuz avına çıkacak demek değildir. “Domuz eti yemeyi yasaklayacak” demektir. Haçı kıracak, yani Hıristiyanlığı kaldıracaktır. Başka bir hadis-i şerifte (Mizmarları kıracak) buyurulmuştur. Yani her çeşit çalgıyı yasak edecektir.]

Sual: Miladi yılbaşında tebrik kartı satmak caiz mi?

CEVAP
Evet.

Sual:Yılbaşında hıristiyanlara tebrik kartı yazmak caiz mi?
CEVAP
Yılbaşı için caiz, Noel için caiz değildir.

Sual: Bir hıristiyan Noel gününde, öncesinde veya sonrasında Noel maksadı ile bir müslümana (arkadaşına veya akrabasına) hediye verse, bu müslümanın bu hediyeyi alması ve kullanması caiz olur mu?
CEVAP
Noel maksadı ile verilmez yılbaşı maksadı ile verilmiştir. Noele saygı gösteren kâfir olur.

Verilen hediyenin mahzuru olmaz. Yiyecek ise yılbaşından iki üç gün sonra yenebilir.

Sual: Yılbaşında bazı aileler evlerinde TV izleyip, aile efradlarıyla oturup vakit geçiriyorlar, yiyip içiyorlar. Bunlardan haram işleyenlerin (mesela içki içen oynayıp zıplayan, piyango çeken, tombala oynayan falan) kâfir olma tehlikesi var mıdır? Bunları yapmadan normal aile görüşmelerini bu güne denk getirmenin bir mahzuru olur mu?
CEVAP
Kâfir olmak, niyete bağlıdır. Kâfirlerin Noelini kutlamak niyetiyle ise küfür olur. Yılbaşı eğlencesi şeklinde olursa küfür olmaz. Elbette içki, kumar ise zaten haramdır.

Sual: Yılbaşını yeni yıl geldi diye kutlayan, hediyeleşen, sevinen Müslüman kâfir olur mu?
CEVAP
Niyetleri önemli, yeni bir yıl geldi diye sevinip hediyeleşirlerse küfür olmaz.

Sual: Bir başkasının bu geceye özel olarak pişirdiği mubah yemekleri (hindi gibi) yemek uygun mu?
CEVAP
Özel yiyecekleri o gece yemek mekruh olur. Birkaç gün sonra yemekte mahzur olmaz.

Sual: Hicri şemsi ve kameri yılbaşı ne zaman başladı?
CEVAP
16 Temmuz 622 de başladı. 1 Muharrem yılbaşı oldu. Hicri şemsi yılbaşı ise 20 Eylül 622 dir.

Her sene 1 Muharrem müslümanların yılbaşı günüdür.

Sual: Kâfirleri taklit etmek nasıl olur?
CEVAP
Kâfirlere ibadette benzemek haram veya küfürdür. Ama âdetlerde benzemek caizdir. Uçağa, trene, arabaya binmek, pantolon giymek caizdir. Peygamber efendimiz papaz ayakkabısı, Rum cübbesi giymiştir. Kâfirin dinine benzemek caiz olmaz, haç takmak, zünnar takmak gibi. Noeli kutlamak caiz değildir. Ama yılbaşı farklıdır. Noeli kutlayan kâfir olur. Yılbaşında birisine yeni yılın kutlu olsun, yeni yılın müslümanlara hayır ve bereket getirsin demek caizdir. Herkes için yeni bir yıldır. Noel ise hem herkes için değil, hem de Hıristiyanların bayram günüdür.

Sual: Yeni yıl için e-mailler geliyor. Acaba bunlara ne ile mukabele etmeliyiz?
CEVAP
Yeni yılı kutlamak caiz. Sizin de yeni yılınız hayırlara vesile olsun gibi bir ifade kullanmak caizdir. 

Alinti : Dinimizislam

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fetvalar, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Tavsiyeler, Türkiye, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ? | 6 Comments »

Yılbaşı kutlama’larına katılmak küfürmü ?

Posted by Site - Yönetici Ağustos 14, 2007

İslam Fıkıh Ansiklopedisi

YILBAŞI KUTLAMALARINA KATILMAK, HINDI VB. SATMAK

Yılbaşı münasebetiyle Hindi alıp satma, tebrikleşme, tebrik satma, yılbaşı programları için sipariş edilen davetiye, kart, poset vb. imal etme caiz midir?

Bu meseleyi iyi kavrayabilmek için önce şu ayet ve hadisleri gözönüne getirmek gerekir 1. “Iyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah’tan korkup sakının…” (K. Mâide (5) 2. )

2. “Zulum yapanlara en ufak meyil göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. sizin Allah’tan başka velileriniz de yoktur sonra yardım da göremezsiniz. (K.Hûd (ll) 113.)

3. “O (Allah) size Kitapta : ” Allah’ın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay, edildiğini isittiğinizde, onlar bir başka söze geçip dalıncaya dek onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz” diye indirdi. Doğrusu Allah münafıkların da, kâfirlerin de tümünü cehennemde toplayacaktır“. (K. Nisâ (4) 140. ) Buraya kadar olanlar ayet mealleridir. Konuyu başkalarına benzeme noktasından ele alan sayılamayacak kadar hadis-i şerifler vardır. Bunlardan birinin mealini vermekle yetinebiliriz :

4. “Kim herhangi bir gruba benzeşirse o da onlardandır “.(Ebu Davûd, Libas 4; Müsned N/50.) Özellikle bu hadis-i şerif çok önemli psiko-sosyal gerçeklere işaret eder. Şekli benzeşmenin sonuçta itikadı benzeşmeye götüreceğini anlatır: Ibn Haldun da konuyla ilgili olarak önemli tarihi gerçeklere parmak başar. Maglupların galipleri taklid etme psikolojisi yaşadıklarını anlatır. (Ibn Haldun, Mukaddime (trc.) I/374-75.) Sonuç şudur: Insan ancak sevdığını, takdir ettiğini ve büyük gördüğünü taklit eder. Şekli taklit itikadi taklide götürür. Bu ilmi gerçege de dikkat çektikten sonra genel bir fıkhî kaideyi hatırlatıp, mesele hakkında alimlerimizin istinbatlarını (bir kısmını verdiğimiz naslardan çıkardıkları hükümleri) nakledeceğiz. Ittifakla kabul edilen bu fıkhı kaide şudur: “Müslümanın, bir başka dinin şiarı (alameti farikasi) olan bir fiili kendi ihtiyarı ile yapması küfürdür” Nevruz ve yılbaşı kutlamaları alimlerimizce başka dinlerin ve inanç sistemlerinin şiarları olarak görülmüş ve bu konudaki hüküm ona göre verilmiştir. Görebildiğimiz kadarıyla, Buhara bölgesi alimlerimizden Baytekin et-Türkmeni bu tür konularda en geniş bilgiler veren alimlerimizden biridir. Buna benzer meseleleri müstakil bir kitapla anlatmış ve sözünü ettiğimiz konu üzerinde özellikle ve sayfalarca durmuştur. “Bazı Hanefi alimleri demişlerdir ki, adı geçen bütün bu (başka inançların gereğiolan bayram ve kutlamalara) katılan ve bundan tevbe etmeyen onlar gibi kâfirdir. Imam Malık’in arkadaşlarından biri de demiştir ki, Nevrûz Günü ( o günü ta’zim için) bir karpuz kesen sanki domuz kesmiş gibidir. Dolayısı ile müslüman, böyleleriyle oturması, kesmede ve pişirmede onlara yardımcı olması ile günahkâr olmuş olur“. (Türkmanî, Kitabu’l-üma fil-havâdisi vel-bida’ I/293-94.) Meselenin hem hukuki hem de itikadı yönü bulunduğu için fıkıh kitaplarımızın “mürtedle ilgili hükümler“, ya da “Küfür sözler” yer alırve özet olarak şunlar söylenir : “Mecusilerin Nevruz (yeni gün, yeni yıl, yılbaşı) kutlamalarına katılmakla da kâfir olur. Çünkü bunda onların o gün yaptıkları şeylere muvafakat anlamı vardır. Daha önce satın almamakta olduğu bir şeyi Nevruz’da, o günü tâzim için -yeme içme için değil- satın alması, keza yine o günü kutlayan şirk ehline Nevrûz Günü, velev bir yumurta olsun, bir şey hediye etmesi de aynıdır” (Hindiyye N/276-77.) “Nevruz’da (yılbaşı gününde) bir müslüman diğerine bir şey hediye etse, ama bununla da o günü tazımi (kutlamayı) düşünmüş olmasa, fakat bir takım insanların o güne mahsus böyle bir uygulaması bulunmuş olsa bunu yapan kâfir olmaz, ancak o günlerde yapmaması, daha önce veya daha sonra yapması gerekir. Ta ki onlara benzemiş olmasın. Ibadette muvafakat, yani, onlara has ibadet saatleri olan üç vakitte namaz kılmak haram olursa, ibadet olmayanları bir düşünün!? Imam Ebu Hafs demiştir ki, “Bir adam Rabbine elli yıl ibadet etse, sonra nevrûz (yılbaşı) geldiğinde, o günü kutlamak için şirk yapanlardan birine bir hediye gönderse kâfir olur“. (Bezzâziye VI/333; Abdullah b. Muhammed es-Sîbî., el-Abdevî, ed-Delilül-kavim, ales-siratil-müstakîm 143. ) Imam Rabbanî de benzer şeyleri kendi zamanındaki Hindistanli müslüman kadınların yaptıklarını, başka inançlarda olanlar gibi belli günlerde, o günlere has hediyelerle hediyeleştiklerini anlatır ve bütün bunların şirk ve Islam dinini inkâr demek olduğunu söyledikten sonra şu mealdeki ayeti zikr eder (Imam Rabbanî, Mektûbat NI/55 (Mek. 4l))”Onların çoğu şirk koşmaksızın Allah’a iman etmezler “.(K. Yusuf (12) 106.) Bu A1lah’a inandığını söyleyenlerin de şirk koşuyor olabileceklerini, ya da şirk koşanların da Allah’a inandıklarını söyleyebileceklerini anlatır.

Hülâsa :

1. Yılbaşı gibi başka inançların şiari olan günlere, o güne tazîm ve kutlama maksadıyla katılmak, aynı maksatla o günlerde tebrikleşmek ve hediyeleşmek, yine aynı maksatla hindi vb. almak, yemek, ziyafet çekmek, aynı maksatla bu tür kutlamalara katılmak küfürdür. Bunu yapmış ve tevbe etmemiş bir insanın imanından, nikahından, ibadetlerinin boşa gitmesinden korkulur.

2. Böyle zamanlarda, böyle zamanlara has hindi vb. şeyleri sırf gıdalanmak için almak, PTT’nin ucuz hizmetinden yararlanmak için tebrikleşmek küfûr değilse de, onlara (isteyerek şirk yapanlara) benzeme ve onların uygulamalarını yaygınlaştırma ve meşru gösterme anlamı taşıdığından tehlikeli ve mahzurludur. müslümanların, hangi maksatla olursa olsun, o günlere mahsus birşey yapmamaları gerekir.

3. Hindi gibi sırf o günlere mahsus şeyleri, o günlerde satmak, fasıklara “günahta yardım” anlamı taşıdığından, haram ya da tahrimen mekruhtur. Ancak alacağı para haram değildir. Haram ve günah olan o işi yapmasıdır. Bu hindilerin besmele ile kesilmiş olması halinde böyledir. Besmele ile kesilmemişse “meyte” olacaklarından satılmaları hiç bir surette caiz olmaz.

4. Yılbaşı kutlamaları için matbaa sahiplerinin davetiye, afiş, kart vb. şeyleri basmaları da aynıdır. Yani bunlar sırf yılbaşına özel olarak kullanılacaklarsa yapılıp satılmaları aynı derecede mahzurludur: Eşantiyon eşya için de aynı şey söylenir.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Genel, Soru Ve Cevaplar, Türkiye, Yılbaşı Kutlamaları Küfürmü ? | 4 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: