Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘H.z Salih’ Category

H.z . S A L İ H

Posted by Site - Yönetici Ekim 4, 2007

15H.z . S A L İ H

H.z . S A L İ H

Cenâb-ı Hak Hud peygamberi[1] gönderdiği,isyanlarından dolayı helak ettiği Ad [2] kavminden sonra,Nuh peygamberin üç oğlundan biri olan Sâm’ın soyundan gelen Semud [3] kavmine de Salih peygamberi gönderdi.[4]

Bu kavim bir çok bağlar,bahçeler edindiler. Bu durum onları gurura sevk edip,çileden çıkardı. Yazın bu bağ,bahçe ve konaklarda zevk ve eğlence ile geçirip,kışında güçlü ve kuvvetli olduklarından dağlarda elleriyle oydukları mağaralarda,sağlam evlerde otururlardı.

Bunlar dokuz kabile olup bir araya gelerek anlaşıp çeteler halinde anarşi ve karışıklıklar çıkarırlardı. Putperest bir milletti. Salih peygamber uzun müddet bunlara tebliğde bulundu. Ancak pek de yanaşmadılar.

Allah’da bu kavme kendilerini gurura sevk eden o bağ ve bahçelerinin kurumasına sebeb olacak,bir kuyu hariç olmak üzere tüm kuyuların sularını kesti. Sırayla o suyu kullanırlardı.

Bunlar iman etmek için Salih peygamberden bir mu’cize istediler. Daha doğrusu inanmamak için suyu yokuşa sürerek,olması imkansız gibi görünen bir teklifte bulundular ki ta olmasın. Böylece inanmamalarına bir delil olmuş olsun. İstekleri;şu dağdaki sarp kayadan kızıl tüylü on aylık dişi bir devenin çıkmasını istediler. Salih peygamberin mu’cizesi olarak deve çıktı ve kendisi gibi bir de yavru doğurdu. Toplu halde bulunan o insanlardan bir kısmı buna inanırken,diğer bir kısımda inanmamakta diretti.

Dağdan çıkan bu develer bir tek suyu bulunan kuyunun tüm suyunu içtiler. Salih peygamber onları ikaz ederek deveye dokunmamalarını tenbihledi. Aksi takdirde belaya uğrayacaklarını onlara hatırlattı. Buna rağmen onlar deveyi ayağından keserek öldürdüler. Artık üzerlerine azab hak olmuştu.

Birinci günde,yüzleri sarardı. İkinci günde kızardı. Üçüncü günde de yüzleri simsiyah kesildi. Bayılıp,delirerek,kudurarak ölenler oldu. Dördüncü günde de Salih peygamberi ve ailesini öldürmeye teşebbüs ettiler. Ancak Cebrailin önceden haber vermesi ile,Salih peygamber kendisine inanan dört bin kişiyi alarak önceden şehri terk etti. Cenâb-ı Hak bunları bir Sayha ile,yüksek bir ses ile helak etti. O güzelim bağlarını,şehirleri ve kendileriyle birlikte helak etti.

Buradan gidip Şam’ın Remle şehrine yerleşen Salih peygamber 158 yaşında iken vefat etti.

Semud kavmi de diğer isyankar kavimler gibi akibetlerini acı bir şekilde tatmış,kendilerinden sonraki ders alacak milletlere bir ibret levhası olmuştu. Bunlar bu Semud adını dedelerine nisbetle söylemişlerdir.

12-5-1997 Mehmet ÖZÇELİK

[1] A’raf.65-72,Hud.50-60,Mü’minun.31-41,Şuara.123-140,Kamer.18-21,Ahkaf.21-23.Bak.K.K.Fihristi.age.sh.265.

[2] A’raf.65-72,Hud.57-60,Mü’minun.31,39-41,Furkan.38,Şuara.128-130,139-140,Ankebut.38,Fussilet.15-16,Ahkaf.24-26,Kaf.13-14,Zariyat.41-42,Necm.50,Kamer.18-22,Hakka.4,6-9,Fecr.6-8,11-13,

[3] Diğer adıyla Hicr kavmi:A’raf.73-78,Hud.64-68,Hıcr.80-84,Furkan.38,Şuara.146-149,154-159,Neml.49-53,Ankebut.38-40,Fussilet.17-18,Kaf.12,14,Zariyat.43-45,Necm.51,Kamer.23-31,Hakka.4-5,9,Fecr.9,11-13,Şems.11-15,

[4] A’raf.73-79,Hud.61-68,Hıcr.80-84,Şuara.141-159,Neml.45-53,Kamer.23-31.

Posted in H.z Salih | Leave a Comment »

H.z. Salih (a.s)

Posted by Site - Yönetici Eylül 24, 2007

H.z. Salih (a.s),Kadın ve Dua,gul,cicek,Peygamberimizin mucizeleri

H.z. Salih (a.s)

Kur’an-ı Kerîm’de adı geçen peygamberlerden biri. Semud kavmine gönderilmiştir. Allah Teâlâ onu, önceki peygamberlerin getirmiş olduğu tevhid dininden sapıp kendilerine ilâhlar edinen Semud kavmini uyarmak için bu kavme peygamber olarak göndermiştir. Ancak Semud kavmi, öteki azgın kavimlerde olduğu gibi onu dinlememişler ve eziyet ederek, yanlarından kovmuşlardır. Semud kavminin ileri gelenleri onunla alay ederek küçümsemeye çalışmış ve kendilerini tehdit ettiği azabın gelmesini istemişlerdir. Bunun üzerine Allah Teâlâ, onları şiddetli bir şekilde cezalandırarak yok etmiştir. Salih (a.s)’ın ve Semud kavminin kıssası sonraki nesillere ibret olsun diye Kur’an-ı Kerim’de yer almıştır.

Hz. Hud’un vefatından sonra, Semud’un torunları Kuzey Arabistan bölgesine yerleştiler. Kendilerine köşkler, saraylar inşa ettiler. Taşları oydular, onlara yeni şekiller verdiler. Köşklerini ve saraylarını bu şekillerle süslediler.

Semud kavmi, tevhit inancını unutup Allah’a ortak koştular ve yapmış oldukları putlardan kendilerine tanrılar edindiler.

Bu kâvmin ahlak ve fazilet bakımından en üstünü olan Salih’e kırk yaşına geldiği zaman peygamberlik görevi verildi.

Hz. Salih, kavmine gerçeği bildirdi. Onları doğru olan yola çağırdı. Tebliğde bulundu;

“Şüphesiz ben, size gönderilmiş emin bir peygamberim. Allah’tan korkun ve bana itaat edin. Ben sizden tebliğim için bir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbına aittir” dedi.

Salih aleyhisselam gerçekten saygı duyulacak bir insandı. Semud Kavmi de Hz. Salih’i sever, sayardı. Salih, davetini açıkladıktan sonra durum değişti. Kavmi, Salih’e karşı cephe almaya başladı. Babalarının yanlış inançlarını sürdürmeyi tercih ettiler. “Babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi yasaklıyor musun?” dediler.

Semud kavmi, kendi aralarından birisinin gerçeği haber vermesini kabullenemediler, “İçimizden bir insana mı uyalım?” dediler.

Kavmi, Hz. Salih’i suçlamaya başladı. Terbiyesizlik ettiler. Hz. Salih için “o, şımarık bir yalancıdır” dediler.

“Onlar yarın kıyamette şımarık ve yalancının kim olduğunu bilecekler. Ama iş isten geçmiş olacak. Onların yalvarıp yakarmaları kendilerine bir yarar sağlamayacaktır. “

Semud kavmi, Hz. Salih’e engel olamayacaklarını anlayınca, onunla uğraşmaktan vazgeçtiler. Salih peygambere inanan mü’minleri yollarından döndürmeye çalıştılar. Allah’ın elçisini yapayalnız bırakmak istediler. Mü’minlere; “Salih’in, Rabbı tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu gerçekten biliyor musunuz?” dediler.

O, gerçek iman mutluluğuna eren insanlar da “Biz, onunla gönderilen her şeye iman ederiz” dediler.

Hiç bir şüpheye yer vermeyen bu kayıtsız şartsız iman karşısında Semud kavmi’nin inkarcıları şaşkınlığa düştüler; “Sizin inandığınızı bir inkar ederiz” diyerek vicdanlarını bir kez daha sattılar.

Bu inkarcılar, Hz. Salih’i bozgunculukla suçlarken halkı da inkara zorladılar; “Yeryüzünü ıslah etmeyip bozgunculuk yapan beyinsizlerin emirlerine itaat etmeyin” dediler.

Hz. Salih sabretti. Ümitsizliğe kapılmadı. Gerçeğe yüz çeviren kavmini putlardan uzaklaştırmaya çalıştı. Onlara öğütlerde bulundu.

Semud kavmi’nin sapıkları Hz. Salih’e; “Eğer doğru söyleyenlerden isen bir mucize getir” dediler. Bu istekleri inanmaya yönelmelerinden değildi. Sapkınlıklarına yeni malzeme aramalarındandı.

İstedikleri mucize, dişi ve hamile bir deve idi. Allah, mucize olarak Semud kavmi’ne bu dişi deveyi verdi. Bu mucize karşısında bazıları iman ettiler, bazıları da inkarlarında direttiler. Allah elçisi hakkında “amma da sihirbazmış” demek alçaklığında bulundular.

Semud kavmi, bu kez de deveden rahatsız olmaya başladılar. Devenin fazla su içmesinden yakındılar. Yüce Allah suyu, deve ile Semud kavmi arasında paylaştırdı; “Suyu içme hakkı bir gün onun, bir gün de sizindir” buyurdu.

Deveyi her gördüklerinde mü’minlerin inancı yenileniyordu. Azgınların da kini artıyordu. Hz. Salih bu durumu biliyordu. Kavmini uyarıyordu;

“Sakın ona fenalık ile dokunmayın. Eğer dokunursanız sizi büyük bir günün azabı yakalar” diyordu.

Bu kavmin inkarcıları Salih’in sözlerini dinlemediler. Kendi aralarında Salih’i, mü’minleri ve dişi deveyi öldürmeyi kararlaştırdılar. Önce, mucize olarak gönderilen deveyi öldürdüler. Bu hareketleriyle Salih peygamberi ve müminleri yıldırmak, korkutmak istediler. isyanlarını ve kinlerini kustular. “Ey Salih!” dediler. “Eğer sen gönderilmiş peygamber isen va’dettiğin azabı getir!”

Allah Elçisi yılmadı. Bu azgınlar topluluğuna; Ey milletim! Ben size Rabbımın risaletini tebliğ ettim. İşe nasihat eyledim. Fakat siz, nasihat edenleri sevmezsiniz” dedi.

Hz. Salih, kavmine iyi muamelede bulundu. Yine kurtuluş yollarını gösterdi. Tevbe etmelerini öğütledi. “Ey kavmim” dedi. Niçin tevbeden evvel çabucak kötülüğü istiyorsunuz? Allah’tan mağfiretinizi istemeli değil miydiniz? Belki merhamet olunurdunuz. “

Semud Kavmi bu sözlere kulaklarını tıkadılar. Biz, seninle ve seninle bulunanlar yüzünden uğursuzluğa uğradık” dediler. Bela ve musibetlere sebep olarak Salih’le mü’minleri gösterdiler.

“O şehirde dokuz kişi vardı ki bunlar yeryüzünde fesat çıkarıyor iyilikte bulunmuyorlardı”.

Deveyi öldürten bu adamlar, kötü arzularım devam ettirmek niyetindeydiler.

Bunların hepsi bir araya geldiler. “Gece baskını yapıp Salih’i ve ailesini öldürelim. Sonra velisine; biz o ailenin helakinde hazır değildik, gerçekten biz doğru söyleyenlerdeniz diyelim” dediler. Kendi aralarında bu karara vardılar.

anı Yüce Allah, bu olayı şöylece belirtiyor: “Onlar, bir hile düşündüler. Biz de onların haberleri olmadan hilelerini alt-üst ettik “.

Salih peygambere münkirlerin bu hilesi haber verildi. O da ailesini ve mü’minleri yanına alarak bu şehri terketti. Böylece hicret olayı da gerçekleşti.

Azgınlar, planlarını uygulamak için geceleyin Salih peygamberin evini kuşattılar. Evin içinde kimseyi bulamayınca şaşırıp kaldılar.

“Allah’ın azabı onları yakalayıverdi. Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı tuttu. Yurtlarında yüz üstü düşüp öyle kaldılar. “

Ne kadar inkarcı ve sapkın varsa hepsi de helak oldu. Şehir bir harabe haline dönüştü.

Müminler bir müddet sonra bu harabe haline dönüşen şehre geldiler. Azgınlığın ve inkarcılığın kötü sonucunu seyrettiler. Mü’min olduklarından dolayı Allah’a şükrettiler.

Salih peygamber mü’minlerle birlikte tekrar hicret ettikleri şehre döndüler. Allah Elçisi Salih (a.s), müminlere öğütlerde bulundu; onlara, Allah’a kul olmanın sevincini tattırdı.

Her peygamber gibi o da Rabbının rahmetine kavuştu. Ölümsüzlük diyarına ulaştı.

Ahmet ÖZGEN

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Salih, Peygamberler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: