Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Bir âyete bir servet bağışladı

Posted by Site - Yönetici Mart 22, 2017

Bir âyete bir servet bağışladı

Her Müslüman, “Kur’an-ı Kerim’e tâbîyim.” der. Ancak, Ashab-ı Kiram’dan öğreniyoruz ki asıl mesele, bu son mukaddes kitaptan bir ayet duyduğunda malını feda edecek kadar tabi olmaktır.

Bir gün Ashâb-ı Kirâm, Mescid-i Nebevî’de toplanmış, Rasûlullâh’ın feyizli sohbetini dinlemekteydiler. Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- bir ara şu âyet-i kerîmeyi tilâvet buyurdular:

َ “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe aslâ “birr”e (yâni hayrın kemâli­ne) eremezsiniz! Her ne infâk ederseniz, Allâh onu hakkıyla bilir.” (Âl-i İmrân, 92)

Derin bir vecd hâlinde Rasûlullâh’ı dinleyen Ashâb-ı Kirâm, bu âyet-i ke­rîmeyi de kendi iç dünyalarının derinliklerinde hissedebilmenin ve bu ilâhî dâ­vetin muhtevâsından hareketle, ellerinde ne varsa hepsini infâk edebilmenin muhâsebesine dalmışlardı. Bu mübârek sahâbîlerden biri de Ebû Talha -radıyallâhu anh- idi. Onun Mescid-i Saâdet’e yakın, içinde altı yüz hurma ağacı bulunan kıymetli bir bahçesi vardı ve burayı pek se­verdi. Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-’i sık sık dâvet edip ikramlarda bulunarak da bahçesini bereketlendirirdi.

ALLAH’IN GÖSTERDİĞİ İSTİKAMET

Ebû Talha -radıyallâhu anh-, bu âyet-i kerîmenin tesiriyle, Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e gelerek şöyle dedi: “–Yâ Rasûlallâh! Cenâb-ı Hak kitabında: “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe aslâ “birr”e eremezsiniz!..” (Âl-i İmrân, 92) buyuruyor. Şüphesiz servetim içinde en kıymetli ve bana en sevimli olanı, Beyruhâ diye bilinen bahçemdir. Şu andan itibâren onu Allâh ve Rasûlü’ne bırakıyorum. Umarım ki bu sâyede Rabbim beni birre (hayrın kemâline) ulaştırır ve onu bana âhiret azığı eyler. Yâ Rasûlallâh, artık bu bahçede Allâh’ın sana gösterdiği istikâmette tasarruf et.”

Rivâyetlere göre bu sözlerinin ardından Ebû Talha -radıyallâhu anh-, bu güzel kararını derhal tatbik etmek için bahçeye gitti. Bahçeye vardığında hanımını bir ağacın gölgesinde otururken buldu. Ebû Talha bahçeye girmedi. Hanımı sordu: “–Yâ Ebâ Talha! Dışarıda ne bekliyorsun? İçeri girsen ya!”

Ebû Talha: “−Ben içeri giremem, sen de eşyanı toplayıp çıkıver.” dedi. Beklemediği bu cevâb üzerine hanımı şaşkınlıkla sordu: “–Neden yâ Ebâ Talha! Bu bahçe bizim değil mi?”
Ebû Talha: “–Hayır, artık bu bahçe Medîne fukarâsınındır.” diyerek, âyet-i kerîmenin müjdesini ve yaptığı fazîletli infâkı sevinç ve neşe içinde anlattı.

Hanımının: “−Bahçeyi ikimiz nâmına mı, yoksa şahsın için mi bağışladın?” suâline de: “−İkimiz nâmına” diye cevap veren Ebû Talha, bu sefer hanımından huzur içinde şu sözleri dinledi: “–Allâh senden râzı olsun Ebû Talha! Etrafımızdaki fakirleri gördükçe aynı şeyi düşünürdüm de sana söylemeye bir türlü cesaret edemezdim. Allâh hayrımızı kabul buyursun. İşte ben de bahçeyi terk edip geliyorum!” Ebû Talha’ya bu fedâkârlığı yaptıran ahlâk-ı hamîdenin ruhlarda kökleşmesi hâlinde ortaya çıkacak güzelliğin, insanlık sathında revaç bulmasıyla yeryüzünde nasıl bir asr-ı saâdet ikliminin oluşacağını tahmin etmek hiç de zor değildir.

Posted in Ashab-ı Kram, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Yıl 1993 . Yer Hasan güllü`nün evi. Sünnet merasimi yemegi.

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Yıl 1993 . Yer Hasan güllü`nün evi. Sünnet merasimi yemegi.

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: | Leave a Comment »

Göynem – 1991 – Yakup Bozdoğan`nın dügününden kareler.

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Göynem – 1991 – Yakup Bozdoğan`nın dügününden kareler.

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: , | Leave a Comment »

Göynem Mezarüstü – 1991

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Göynem Mezarüstü – 1991

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: | Leave a Comment »

Şaban Karaduman`dan efsane bir söz ; Hayvan ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır .

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Şaban Karaduman`dan efsane bir söz ; Hayvan ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır .

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Leave a Comment »

Göynem`den gelinlerin gidişi herzaman hüzünlüdür.

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Göynem`den gelinlerin gidişi herzaman hüzünlüdür.

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: | Leave a Comment »

Göynem 1990 lı yıllar – Soğta Dede ve Çavuş

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Göynem 1990 lı yıllar – Soğta Dede ve Çavuş

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: | Leave a Comment »

Allah’ı ara da, bana cehennemde hangi odayı ayıracağını sor!

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Allah’ı ara da, bana cehennemde hangi odayı ayıracağını sor!

Şehir içi dolmuşların birinde 20 yaşlarında ince elbiseler giyinmiş genç bir kız, utanma duygusunu parçalar bir şekilde,açılıp saçılmış fitne sergiliyordu. Arkasında saçı sakalı ağarmış ihtiyar, genç kızın halinden dolayı arkasında utançla oturuyordu. Kızın kulağına eğilerek edeple şöyle fısıldadı:

Ey kızım sana yakışan örtünmektir.Tesettür, insan kurtlarının iştahını kabartan bu şeffaf elbiseden daha faziletlidir. Hem bu hayâyı parçalar fitneye sürükler.”

Genç kız şöyle dedi: Sana ne? kabrime benimle beraber mi gireceksin? Cennete ve cehenneme koymak senin elinde mi?

Kız ahmaklaşmış, adamın üzerine gitmeye başlamıştı. Sonra cür’eti ve utanmaz tavırlarını artırdı,adamla alay ediyor şöyle diyordu: Al işte cep telefonum. Allahı arada, bana cehennemde hangi odayı ayıracağını sor!

Ve çirkin bir kahkaha attı. Adam çekindi. Allaha sığındı. Allah bana yeter. O ne güzel vekildir dedi ve sustu. Bu cahil kıza nasihat edeceğine pişman oldu. Sessiz geçen 10 dakikadan sonra şoför durağa gelmiş, herkes inmeye başlamıştı. Herkes genç kızın da inmesini bekledi. O arabanın kapısının yakınında oturuyordu ve uyuyup kalmıştı.

Adama onu uyandırmasını söylediler. Adam çekinerek onu hafifçe sarstı ve kız yere seriliverdi. Ruhunu yaradanına çoktaaan teslim etmişti. Yolcular, gördükleri duruma hayret ederek titrediler ve biz Allah’tan geldik ona dönücüleriz dediler. Genç kız yaratıcısıyla alay etmişti. İşte cep telefonum demişti, Allahı ara bana cehennemde hangi odayı ayıracağını söyle diyordu.Ve bu söylediklerinin ardından da Rabbine doğru yola çıkmıştı. İşte, hayatı Rabbiyle dalga geçtiği sırada sonlanmıştı. Bu ibret tablosu şu hadisi hatırlatıyor.

Şüphesiz kul ucunun nereye varacağını düşünmeden, Allah’ı gazaplandıracak bir söz söyler bu sayede cehennemi boylar.”

Unutmayın bilmeden önem vermeden söylediginiz sözler sizin helakınıza neden olabilir.
.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Cennet & Cehennem, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Dünyâda selâmet ve Huzurun Şartları

Posted by Site - Yönetici Mart 20, 2017

Dünyâda selâmet ve Huzurun Şartları

Hâtem-i Esam (k.s.) Hazretleri, Bağdad’a geldiğinde halk etrafına toplandı ve:

“Sen Arab olmadığın halde konuştuğun herkesi mağlûb ediyorsun, bu nasıl oluyor?” diye sordular. Dedi ki;

“Bende üç haslet var, bunlar sâyesinde hasımlarıma galip gelirim: Hasmım doğruyu bulunca sevinirim, hatâya düşünce üzülürüm. Hasmımı câhil görmekten çekinirim” dedi.

Bu söz Ahmed bin Hanbel’e (rahimehullâh) ulaşınca: “Sübhânellâh! Ne akıllı zât imiş. Haydi ziyaretine gidelim” dedi. Yanına girdikleri zaman, Ahmed bin Hanbel (rh.):

“Ey Hâtem, dünyâdan nasıl selâmet bulabiliriz?” diye sordu. Hâtem (rahimehullâh):

“Şu dört huya sâhip olmadan dünyâda huzur ve selâmet bulamazsın:

1- İnsanların bilmeden işledikleri kusurlarını bağışlarsın,

2- Bilmediğin hususlarda onlarla mücâdele etmezsin,

3- Onlara elinden gelen ikrâmı ve iyiliği yaparsın,

4- Onlardan hiçbir şey ummaz, beklemezsin.

İşte ancak böyle selâmet bulursun.” dedi.

Kaynak : İhyâu Ulûmiddîn

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Takvâ’nın Üç Mertebesi Vardır

Posted by Site - Yönetici Mart 18, 2017

Takvâ’nın Üç Mertebesi Vardır:

1- Şirkten temizlenerek ebedî azaptan korunmak. Fetih sûresinin 26. âyet-i celîlesi buna işâret eder.

2- Büyük küçük bütün günahlardan sakınmak. A‘râf sûresinin 96. âyet-i celîlesi ile bildirilen takvâ budur.

3- Kalbini Mevlâ’dan meşgul edecek her şeyi terketmek. Âl-i İmrân sûresinin 102. âyet-i celîlesi ile emredilen hakîkî takvâ budur.

Hâsılı takvâ, mertebesine göre âhirette zarar göreceği şeylerden kendini korumaktır. Takvâ sâhibine müttakî denir. (Tefsîr-i Beyzâvî)

Abdullah bin Mutarrif (rahimehullâh):

“Sen iki adamla karşılaşırsın, birinin namazı, orucu, sadakası diğerinden daha çoktur, lâkin diğeri az ameli ile ondan daha çok sevap alır” dedi.

“Bu nasıl olur?” diye sordular. Dedi ki:

“Haramlardan ve haram şüphesi olan şeylerden sakınan kimsenin amelinin sevâbı daha çoktur.” (Tefsir-i Taberî) Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

“Siz şu altı şeyi yapacağınıza söz verin, ben de sizin cennete girmenize kefil olayım:

Konuştuğunuz zaman doğru söyleyin, verdiğiniz sözleri yerine getirin, size bir şey emanet edildiğinde hıyânet etmeyin, namuslarınızı koruyun, gözlerinizi haramdan sakının ve ellerinizi haramdan koruyun.” (Müsnedü’ş-Şihâb)

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

“Allâhü Teâlâ buyuruyor ki:

“Kulum! Sana farz kıldıklarımı edâ et ki, insanların en âbidi (çok ibâdet edeni) olasın. Sana yasakladıklarımdan uzak dur ki, insanların en verâlısı olasın. Sana verdiğim rızka kanâat et ki, insanların en zengini olasın.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)

Hazret-i Ömer (radıyallâhü anh) derdi ki: “Biz (Ashâb-ı Kirâm), bir harâma düşmek korkusuyla dokuz helâli terk ederdik.

Resûlullah Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular:

Muhakkak Rabbiniz birdir, babanız birdir. Arab’ın Acem’e, Acem’in Arab’a, beyazın siyaha, siyahın beyaza üstünlüğü ancak takvâ (Allah korkusu) iledir.” (Hadîs-i Şerîf, Taberânî, el-Mu’cemu’l-Evsat)

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Takva, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: