Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Bu mesajı 10 kişiye gönder , gönderdikten sonra 15 dakika içerisinde mucize göreceksin.. Yalannn .. Aman Dikkatttt …

Posted by Site - Yönetici Ekim 6, 2017

Bu mesajı 10 kişiye gönder , gönderdikten sonra 15 dakika içerisinde mucize göreceksin.. Yalannn .. Aman Dikkatttt …

OYUN İÇİNDE OYUN

Çok önemli ve çok tehlikeli bir konu , lütfen uyanık olalım.

Bir çok kere üzerinde “en az 10 kişiye bu mesajı gönder , gönderdikten sonra 15 dakika içerisinde mucize göreceksin ” diyen mesajlar aldık.

Bu gelen mesajların nereden geldiğini hiç düşündünmü. Nereden geliyor nereye gidiyor. Ve bunu göndermekten maksat nedir. Ve hangi ülkeden türemiştir. ?
Bu yüzden dikkatinizi bu konuya çekmek istedim.

İsrail Telavivde basılan News isimli gazetede bir baskısında ” islamı nasıl küçük düşürürüz. Sonra nasıl İslama hükmedebiliriz. ” başlığı altında şöyle yayınlanmış.

BURAYA DİKKAT

” İsrail’de din işleri uzmanı Henri Luiz şu açıklamaları yaptı.
⚊Bizim gece gündüz watsab üzerinde İslamı müslümanların gözünde küçük düşürmek için ciddi bir şelilde çalışan yardımcılarımız vardır.
⚊ Ve devam ediyor , biz Arapça Türkçe hintçe ve farsça ve dünyada müslümanların konuştuğu bütün dillerde beyanatlarda bulunuruz.

Bu mesajlarda “Kur’andan gerçek ayetler, hadisler ve Müslüman din alimlerinin gerçek sözlerini” yazar sonundada bu mesajı en az 10 kişiye gönder deriz.
⚊Şayet bu mesajı en az 10 kişiye gönderirsen 15 dakika içerisinde bir mucize göreceksin , bu konu tecrübeyle sabit ve kesindir deriz.
⚊Özellikle zamanı kısa bir zaman için sınırlarızki Müslüman ne bir mucize nede hiç bir şeyin olmadığını görsün.
Ve anlasınki ne kur’andan ne hadislerden ve nede din alimlerinin söylediği şeyler sadece hurafeden ibaret. Hepsi aldatma hepsi serapmış desin.
⚊Böylece zaman zaman bu tarz mesajları tekrar tekrar göndeririz. Bu tekrar neticesinde müslümanların imanını zayıflatırız. Bu şekilde müslümanların akidelerinde sarsıntı meydana getirerek onları dinlerinde hayal kırıklığına uğratırız. Artık anlarlarki dinleri onlara aldatma ve seraptan başka bir şey vermiyor.
İşte bu şekilde müslümanları kontrol altına alabiliriz.

İşte bundan dolayı Müslüman kardeşim bundan sonra sana gelecek bu tarz mesajları imha et ve kimseyle paylaşma.

⚊Bu konuyu müslümanları uyarmak için gönderebilirsin. Dinimiz hürafe ve yalan üzere değildir
Uyanık olalım.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Namaz = Huzur

Posted by Site - Yönetici Ekim 5, 2017

Namaz = Huzur

Namaz kılmak bir insanın yeryüzünde ulaşabileceği en büyük mutluluk..
⚊Namazda Allah’ın (cc) huzuruna çıkıp O’na durumunu arz etmek, O’nunla olduğunu bilmek inanılmaz güzel bir duygu..
⚊Rabbimiz bizi çok seviyor, bizi muhatap kabul ediyor ve her beş vakitte; buyur kulum diyor.. Ezan-ıMuhammediyi duyup Allah’ın (cc) huzuruna davet ettiğinin bilincini taşıyan her insan; can ile baş ile O’na yöneliyor .
⚊Şah damarından daha yakın olan Rabbimiz ile buluşuyor. Yarın ahrette ilk sorgumuz namaz …Allah (cc) soracak; kulum ben seni davet ettim neden gelmedin dediğinde ne cevap vereceğiz..Davete icabet etmek şart.

Namaz dinin direği diyoruz peki neden? Neden biliyor musunuz? namazla Allah’a (cc) yönelen insan asla ve asla kötülüğe yer vermiyor yaşamında..
Ancak her şeyde olduğu gibi, namazda da samimiyetle yönelmek çok önemli.. ⚊Samimiyetsiz kılınan namazdan tabii ki hayır görmek; imkansız..
⚊Aklın başka yerde olup namaz kılmak olmaz. Tam manasıyla kalben yönelmek gerekiyor. Kalben yönelen kişi; namazını kıldıktan sonra; Rabbine verdiği sözden geri dönmez..Bilir ki Rabbi onun her yaptığı görüyor, işitiyor..
⚊Yarın ahrette her yaptığının hesabını verecek..Bu bilinçte olan insan için; yaşamın anlamı Allah’ı (cc) razı etmek.
Peki ben neden namaz kılamıyorum, tüm bunları bilmeme rağmen diyen kardeşlerime tavsiyem; Yaşadığımız her anın Allah’ın (cc) bizimle olduğunu bilmemiz ve her an Allah’ın bizi gördüğünü hiç aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor.
⚊Burası fani dünya..hiç birimiz kalıcı değiliz, hepimiz göçüp gideceğiz..Giderken sadece ve sadece burada yaptığımız amellerimizi götüreceğiz..
➖Ve o dehşetli gün geldiğinde; hepimiz bir başımıza hesap vereceğiz Allah’ın (cc) huzurunda.
Gelin bu gün bir başlangıç yapın..Ezan sesini duyduğunuzda; gidin abdest alın. Tam olarak bilmiyorsanız kılınışını yine de bildikieriniz ile kılın namazınızı. Allah (cc) kabul eder.
Çıkın Rabbin huzuruna..O’na arz edin durumunuzu.. Namaz bitiminde dua edin Rabbe. Halinizi arz edin gözyaşları ile birlikte..

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Namaz, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Cennette Üstünlük Veren Şeyler

Posted by Site - Yönetici Ekim 4, 2017

Cennette Üstünlük Veren Şeyler

Cennette fazilet ve üstünlük mertebe mertebedir. (Amellere üstünlük ve fazilet veren unsurlar şunlardır:)
1- Yaş,
2- Zaman,
3- Mekan,
4- Haller,
5- Amelin kendisi…
Taat, ibâdet ve İslâm’da yaşı büyük olan kişi, yaşı küçük olan kişiden daha faziletlidir.( Hasan Basrî (k.s.) hazretleri şöyle buyurmaktadır:
“Evinden çıktığın zaman sokakta kendisine rastladığın kişi yaşça senden büyükse, “Bu benden üstündür. Çünkü bu kişi benden önce Allah’a ibâdet etmiştir!”; 0 kişi yaşça senden küçük ise, “Bu benden iyidir, Çünkü ben, ondan önce günah işlemeye başladım!”; eğer rastladığın kişi seninle aynı yaşta ise; “Bu kişi benden hayırlıdır. Çünkü ben, kendi günahlarımı biliyorum, ama onun günahlarını bilmiyorum. (Benim nazarımda bu günahsız ve evliya bir insandır!…” de… Şir’âtü’l-tslam s. 380 )

Zamanların bazıları amellere fazilet verir. Meselâ:

1- Ramazan-ı şerif,
2- Cuma günü,
3- Kadir gecesi,
4- Zi’l-Hiccce ayının ilk on günü,
5- Aşûrâ
6 (Ve diğer kandil ve mübarek gün, gece ve zamanlarda) yapılan ibâdetler normal zamanlarda yapılan ibâdetlerden daha faziletlidir.
Âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:
-“Hem Allah yolunda niye infak etmeyesiniz ki, göklerin, yerin mirası zaten Allah’ın (hepsi O’na kalacaktır)! Fetih’den evvel infak edip çarpışanlarınız diğerlerine müsavi olmaz. Onlar sonradan infak edip çarpışanlardan derece itibariyle daha büyüktür! Bununla beraber hepsine de Allah hüsnâ’yı/cenneti va’d buyurdu. Allah her ne yaparsanız da habîr’dir….” El-Hadîd: 57/10, bütün ameller buna kıyâs edilir.
Fatih Sultan Mehmed Hân hazretlerinin döneminde din-i mübîn-i İslâm’a hizmet eden ile, “Allah” demenin yasak olduğu ve hatta mezar taşlarında bile Allâh isminin sildirildiği bir zamanda İslâm’a ve Kur’ân-ı kerime hizmet edenlerin; elbette amellerinin mükâfatı, fazîlet ve sevabı bir değildir.

Mekân da amellere fazilet verir. (Meselâ:)
1- Mescid-i Haram,
2- Mescid-i Nebevî,
3- Mescid-i Aksa…
Mescid-i Haram’da kılınan namaz; Mescid-i Nebevî’de kılınan namazdan daha faziletlidir;
Mescid-i Nebevî’de kılınan namaz; Mescid-i Aksâ’da kılınan namazdan daha faziletlidir.
Hadis-i şerifte varid oldu:
Ebû Hüreyre (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu. Buyurdular: “Ben, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinden işittim, şöyle diyorlardı: “Muhakkak ki benim mimberim, benim Havzumun üzerindedir. Ve muhakkak ki benim mimberim ile benim evimin arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir. Benim bu mescidimde kılınan namaz, diğer mescidlerde kılınan bin namaz gibidir. Ancak Mescid-i Haram müstesna…” Müsned-i Ahmed: 8789,

Yine buyurdular:
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
“Benim bu mescidimde bir namaz, diğer mescidlerde kılınan bin namazdan daha faziletlidir. Mescid-i haram müstesna… Mescid-i Haramda kılınan bir namaz, yüz bin namaz’dan daha faziletlidir. Müsned-i Ahmed: 14167,

Mescid-i Haram hakkında şöyle buyuruldu:
Kim sevabını Cenâb-ı Allah’dan dileyerek, Mescid-i Aksâ”yı ziyaret ederse, Allâh ona bin şehîd’in mükâfatını verir ve onun cesedini cehennem ateşine haram eder. Kim bir âlimi ziyaret ederse o kişi sanki Mescid-i Aksâ’yı ziyaret etmiş gibi sevap alır”.

Mescid-i Aksâ’da kılınan namaz da diğer mescidlerde kılınan namazlardan daha faziletlidir.
(Bir ibâdetin yapılış şekli ve hâli ona fazilet verir veya sevabını eksiltir. Meselâ:)
Cemaat ile kılınan bir namaz cemaat ile kılınmayan namazdan daha faziletlidir.

(Bazı amellerin kendileri diğer amellerden daha faziletli ve daha üstündürler. Meselâ:)
Namaz kılmak, ezâ’yı gidermekten daha faziletlidir.
Yine bir kişinin herhangi bir kişiye yapmış olduğu sakada birdir; ama zî rahm {yakın akrabasına yapmış olduğu) sadaka ise ikidir.
1- Sıla-i rahim,
2- Sadaka’dır.

Ehl-i Beyte Hediye’de Bulunmak

Yine bir kişi, ehl-i beyt’ten bir şerife, herhangi bir şey hediye etmesi, bir başkasına hediye etmesinden ve ona ihsanda bulunmasından daha faziletlidir

Ehl-i beyte, zekât ve sakada verilmediği için, musannif hazretleri, “Ehl-i beyt”e hediye’de bulunmak buyurdular.

Ehli beyte hediyede bulunmak faziletli olduğu gibi ilim talebelerine yardım etmek te büyük bir sevaptır.

Bir kişinin ilmin zayıf düştüğü bir dönemde, İslâm’ın yayılması, İslâmî ilimlerin öğretilmesi için bir kuruş harcaması, Kur’ân ilimlerini öğrenen bir talebeye yardım etmesi, dünyanın bütün fakirlerine yemek yedirmesinden daha faziletlidir.

Mütercim. İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri :8/523

Bir Anda Bir Çok Amel

İnsanlardan biri, bir zaman içinde, (ayni anda…) Birçok ameli toplar,
1- Kulağını, Gözünü, Elini gerektiği gibi kullanır,
2- Zamanında orucunu tutar,
3- Sadakasını verir,
4- Zamanında namazını kılar,
5- Zikrini yapar,
6- Aynı zamanda niyetini ihlâslı yapar,
7- Niyet etmiş olduğu kötü fiili terk ederse,
Bu kişi, bir zaman içinde birçok yönlerden sevap alır. Ve bu kişi, kendisi gibi olmayanlardan da faziletli olur

İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri, Fatih Yayınları:8/520-523.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Cennet, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Günah Defterin Açık Kalmış

Posted by Site - Yönetici Ekim 3, 2017

Günah Defterin Açık Kalmış

Biraz önce şöyle düşündüm ve dedim ki ; “sosyal medya da fotoğraf paylaşanların halleri ne olacak.”
➖Bir sabah ölmüşsün, sosyal medyada hesapların açık kalmış, insanlar fotoğraflarına bakıp iç çekip üzülüyor, lakin bilmiyorlar ki sen amel defterini açık bırakarak gittin.
➖Günahlarını teşhir ederek, insanların gözlerine sokarak kabire vardın.

Düşünsenize ölmüşsünüz ama amel defteriniz tamamıyla açık kalmış, her fotoğrafa bakan insan adedince günahlar yazılıyor defterine, halbuki sen kabirde başka günahın hesabını verip acısını çekiyorsun. Onca günahın hesabı dururken bir taraftan da bu dünya da olmadığın halde, işlediğin, amel defterine yazılıp yazılıp duran günahların hesabı geliyor üst üste.
➖Belki Allah(cc) seni affedecek, belki dünya da işleyip geldiğin, tövbesini ettiğin günahların bağışlanacak ama öyle bir öldün ki sen, günah defterin açık kalmış vaziyette ne acı.
➖Tövbesini dahi edemiyorsun..!
➖Fotoğraf paylaşırken ne de mutluydun halbuki. Evet nefsine ağır geliyordu paylaşmamak ama amel defterine ağır gelmeyecek, sen öldün dünya da ki işlediklerinden hesaba çekileceksin sanıyorsun ama üzgünüm kardeşim. Defter açık kaldı bir bir yazılıyor hala, o fotoğrafları görenler kadar günahların..
➖Bir gösteriş uğruna, kendini teşhir etme uğruna, fotoğraf paylaşma uğruna, günahları teşhir etme uğruna borç defterinde borcun 5 bin iken kıyamete kadar 5 trilyon oluvermiş.

Resulullah (s.av)’in bu hadisi şerifini okuyup hep birlikte sorguya çekelim kendimizi; – “⚘Ümmetimin hepsi affa mazhar olacaktır, günahı alenî işleyenler hariç. Kişinin geceleyin işlediği kötü bir ameli Allah örtmüştür. Ama, sabah olunca o: “Ey falan, bu gece ben şu şu işleri yaptım!” der. Böylece o, geceleyin Allah kendini örtmüş olduğu halde, sabahleyin, üzerindeki Allah’ın örtüsünü açar. İşte bu, günahı alenî işlemenin bir çeşididir.” (Buharî)

➖Fotoğraf atmak, haram düğünlerde oynayıp durmak tabi burda da video kayıtların var izleyip dursunlar, amel defterin açık kalmış kimin umrunda, bunları yapmak günahları açığa vurmak değil mi, yapmadan önce düşünecektin bunları, ölümü düşünecektin başta.!

Şerife Şevval Kardelen
.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Tesettür, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | 1 Comment »

Bu Mağrurluk Kime; Ölüme Mahkum Bir Varlık Değilmisin?

Posted by Site - Yönetici Ekim 2, 2017

Bu Mağrurluk Kime; Ölüme Mahkum Bir Varlık Değilmisin?

Ey ölüm yasasına mahkum olarak fani aleme imtihan için gönderilen insanoğlu;İnsanları küçük görme. İnsanlara tepeden bakarak, onları küçümseyerek sakın onlardan yüz çevirme. Ve yeryüzünde böbürlenerek, şımararak, gururlanarak, insanlara çalım satarak yürüme.
Kesinlikle bilesin ki ALLAHu Teâlâ Hazretleri şımarıkları, böbürlenenleri, kendisini beğenip insanlara tepeden bakanları asla sevmez.

Bir insan kendisini nasıl büyük görebilir?
Bir insan nasıl kendisinde ayrıcalık görerek diğer insanlara tepeden bakabilir?
Nasıl böyle kendisinde bir renk görebilir?
Çünkü herkesin varlığı bellidir. Hepimiz bir damla sudan akibetinde bir tutam şekillendirilmiş etten yaratılmadıkmı?.
Hangi birimiz böyle değil?
Hangi birimizin mayası toprak değil?
Hangi birimiz ölümlü değil?
Hangi birimiz ALLAHu Teâlâ Hazretleri tarafından yaratılmamış?
Hangi birimiz ALLAHu Teâlâ Hazretleri’ne muhtaç değil?
Hangi birimizin şu anda sahip olduklarını ALLAHu Teâlâ Hazretleri vermedi? O zaman nasıl oluyor da mahza ALLAHu Teâlâ Hazretleri’nin verdiği özelliklerle, malla, mülkle, makam ve mevki ile, gelip geçici olan dış güzelliklerle diğer insanlara tepeden bakma hakkımız vardır?

➖ALLAHu Teâlâ Hazretleri’nin verdiği bir özelliğimizden dolayı diğer insanları küçük görmeye hakkımız var mı?

Ey mağrur, ey şımarık insan, senin diğer insanlardan farkın ne?
Eğer ekonomik gücünse, siyasal gücünse, askeri gücünse, kavmin kabilense, çoluk çocuğunun çokluğuysa, fizik güzelliğin, ses güzelliğinse, bilginin çokluğuysa, makamının büyüklüğüyse bunları sen kendin mi buldun?
Bunları sana ALLAHu Teâlâ Hazretleri vermedi mi?
Bunların hepsi geçici değil mi?
Bunlar bu dünyada senin imtihan soruların değil mi?
Bunlara sahip olmayanlara ALLAHu Teâlâ Hazretleri vermemiş değil mi?
Sen sana imtihanın için verilmiş bu sahip olduklarınla ALLAHu Teâlâ Hazretleri’ne karşı kulluğa yönelirsen o zaman kazanacaksın.
Değilse hakkın olmayan bu gururunla, bu kibrinle ALLAHu Teâlâ Hazretleri’nin kullarına tepeden bakmaya, ALLAH Teâlâ Hazretleri’ne isyanda kullanmaya, ALLAHu Teâlâ Hazretleri’nin kullarına karşı zulüm olarak kullanmaya kalkışırsan, onlara hava atmaya kalkışırsan kaybediyorsun demektir.
Bu sahip olduklarına kendinin ulaştığını zannetme.
Bu elindekilerin ebedi olduğunu, bir gün elinden alınmayacağını sanma.
⚊ALLAHu Teâlâ Hazretleri’nin değişmeyen yasalarından habersiz yaşayan, ALLAHu Teâlâ Hazretleri’nin bu değer yargılarından haberi olmayan şu dünya insanlığının gözünde fevkalade bir değerin olabilir.
Ama unutma ki ölümle birlikte bu değer yargıları bitecek ve ALLAHu Teâlâ Hazretleri’nin değer yargılarıyla karşı karşıya kalacaksın.
Yarın bu servetin kalmayacak.
Yarın bu makamın bitecek.
Yarın iktidarın viran olacak.
Yarın etrafında bulunan şakşakcılar olmayacak.
Yarın yalakacı ve dalkavuklar etrafında pervane olamayacak.
Yarın ellerin tutmayacak, gözlerin görmez olacak.
Yarın bedenin sarsılacak dik duramayacaksın.
Yarın bu alkışlar bitecek.
Yarın bu şöhret son bulacak.
Derbeder bir şekilde dünyada dolaşmak zorunda kalacaksın.

Unutulacaksın.

Kimse sana değer vermeyecek.
Kimse sana çiçek atmayacak.
Kimse sana mehdiyeler düzenlemeyecek.
Kimse senin karşında secdeye kapanmayacak.
Öyleyse ne oluyor sana?
Geleceğini unuttun mu ki şu anda sahip olduklarınla ALLAHu Teâlâ Hazretleri’ne kafa tutmaya, kullarına tepeden bakmaya çalışıyorsun?
⚊Yarın üzerinde mağrur dolaştığın bu toprağın altına gireceksin ve insanlar seni eze, eze, çiğneye, çiğneye üzerinde gezecekler. Ve şimdi gururla çalım atan sen hiçbir şey yapamayacaksın.
Şu anda seni alkışlayanlar, senin önünde eğilenler, seni şımartanlar yarın unutacaklar seni.

Kimin bitmemiş ki bu dünyada güç ve kuvveti?
Kim ebedî kalabilmiş bu dünyada?
Firavunlar mı?
Karunlar mı?
Nemrutlar mı?
Hürrem, Safiye, Banu Sultanlarmı?
Şirin Devrimmi?
Elizabeth Taylormu?
Amy Winehouse mi?
Stalin, Lenin mi?
Mussolin mi?
Ebu Cehil,Ebu Leheb mi?
Sorarım hangi ünlü kişi, hangi kitleleri ardına sürükleyen, hangi sanatkar, dahi kalmış faniliğe hükmedilen yerde…
⚊Kimimiz malıyla, kimimiz makamıyla, kimimiz siyasal gücüyle, kimimiz askeri gücüyle, kimimiz bilgisiyle, kimimiz saltanatıyla insanlara çalım satmayalım. Kendimizde bir renk görmeyelim.
Hepimiz kul olduğumuzu, aciz ve ölümlü varlıklar olduğumuzu unutmayalım. Doğduğumuz günü unutmayalım. Geçmişimizi ve geleceğimizi düşünelim de insanlara karşı mağrur olmayalım insanlara zulmetmeyelim.
Bir gün başımıza bir kıyametin kopacağı şuuru içinde ALLAHu Teâlâ Hazretleri’ne karşı ve kullarına karşı mağrur olmayalım..

Unutmayalım ki ölüm bize her şeyden daha yakındır. Bir nefes kadar ölüm bize yakındır.Bedene emanet olarak birleşen ruhun bir Rabbine dön emrine bağlı bedene olan bağlılığı…Ey insanoğlu düşünürmüsün….

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 1 Comment »

Sahte Şeyhler !

Posted by Site - Yönetici Ekim 1, 2017

Sahte Şeyhler !

Gerçekten sahte şeyhler:
Allah yolundan men’ederler…” Yani müritlerin, halkın’ve insanların, hak yola girmelerini ve gerçek mürşid-i kâmili bulup ona bağlanmalarına engel olurlar.
Müzminlerin ihlâs, takva ve Allah’a giden yollarında birer put gibi dikilirler…
Ve onu eğip bükmek isterler…” Kendi devirlerinde yaşayan müceddid ve mürşid-i kâmillerin hak ve doğru olan yollarını, halkın gözünde kötü göstermek ve halkı yanıltmak İçin, o hak yolu eğip bükmek isterler. Bir Müslüman kendilerine sorduğunda, devrin mürşid-i kâmilleri hakkında yanlış bilgi verirler ve Müslümanları yanıltırlar.
Ve onlar âhireti inkâr edici kâfirler idiler…” Halkı hak yoldan ve mürşid-i’ kâmillere bağlanmaktan alıkoyan kişilerin aslında maneviyât ve âhiretten hiç nasipleri yoktur. Onlar âhirete inanmadıkları için âhiret hayatları için çalışmazlar. Bu sahte şeyhler, müritlerinin ve yanlarına gelen insanların;
a) Ilim.Ihlâs.Amel
b) Takva sahibi olmaları için çalışmak yerine,
Müritlerinin cehaletin zifiri karanlığından, hurafelerin, İslâm dışı, korkunç dünyasında, gerçek ibâdet ve taatın zevkinden uzak bir halde, Allâhü Teâlâ ve Peygamberi Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine bağlanmaktan çok, bir kula bağlanma ve kulu sevme ve kulun yolunda yürümelerini istemektedirler. Çünkü onların bütün düşünceleri, dünyalıktır.
“Onlar;
Daha çok müridim olsun ve daha çok bana çırağlık gelsin, para kazanayım,” der. Onlar, Müslümanlara, rant kapısı gözüyle bakarlar. Yanlarına gelen Müslümanların, ilim, takva ve ihlâs sahibi olmalarından çok; kendilerine bağlı ve kendilerine maddî olarak yardımda bulunmalarını isterler… Onun için bu sahte şeyhler, âhireti inkâr edici kâfirlerdir…

Kaynak : Dipnot – Mütercim.
İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri :8/529-531.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Evliya olmadan, kendisine evliya süsü vermek zındıklıktır.

Posted by Site - Yönetici Eylül 30, 2017

Evliya olmadan, kendisine evliya süsü vermek zındıklıktır.

Burada çok dikkat etmek gerekir.
Zira evliya olmadığı halde,
-“Ben evliyayım, ben şeyhim,” diye insanları aldatan ve mü’minlerin saf duygularını istismar eden kişiler, Allâhü Teâlâ hazretlerine iftira ettikleri gibi; iç âlemini bilmeden, maneviyatına vakıf olmadan, bir kişinin şunun veya bunun evladı ve soyundan gelmesine bakarak;
-“İşte bu adam evliyâullah’tır!” diye, bir kişi hakkında hüküm verenler de Allâhü Teâlâ hazretlerine iftira ediyorlar…

Çünkü bunlar, Allâhü Teâlâ hazretlerine dost olmayan birini Allâhü Teâlâ hazretlerine dost olduğunu iddia ediyorlar. Bu da bir iftiradır…

Evliya olmadan, kendisine evliya süsü vermek zındıklıktır.
Rast gele insanlara da “bu evliyâ’dır!” demek çok tehlikelidir.
O’nun evliya olduğunu kesin biliyor musun?
Delilin var mı?
Burhanın var mı?
Belki Allâhü Teâlâ hazretlerinin bir düşmanı hakkında “Bu kişi, Allah’ın dostudur” diyerek, Allâhü Teâlâ hazretlerine iftira etmiş oluyorsun!..
Dikkat etmek gerekir…

Mütercim… İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri :8/474-477.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Ölüm ve Ruhlar…

Posted by Site - Yönetici Eylül 29, 2017

Ölüm ve Ruhlar…

(Bilindiği) gibi göğe yükselmek mü’minlerin duaları, amelleri ve ruhlarının şânındandır…

Hadis-i şerifte buyuruldu:
Muhakkak ki mü’minin ruhu semâ’ya yükseltilir. Kendisine (semânın kapılan) açılır ve ona denilir ki:
Merhaba! Ey cesette olan temiz ruh hoş geldin! Tâ yedinci kat semâ’ya kadar (böyle hep merhabalarla karşılaşır…)
Ve kâfirin ruhu için de kapılar açılır ve ona;
Yerilmiş (kötü olarak) geri dön! Böylece (kâfirin ruhu) tâ siccîn’e kadar yuvarlanır.

Siccîn Nedir

Siccîn: yedi kat arzın (yeryüzünün) altında iblisler iblisinin yerleştirildiği bir yerdir.

Kâmûs”ta Siccin’in, hapis mânâsından “devamlı”, “şiddetli”, “kötülerin kitabının konulduğu yer”, “cehennemde bir dere” mânâlarına ve ayrıca “açık ve ortada” ve “dibinin çevresine çukur kazılmış hurma ağacı” mânâlarına geldiği ve “devamlı şey” mânâsına o şiddetli vuruş” mânâsına ve açık açık geldi” mânâsına denildiği yazılıdır.

Netice olarak Siccin, maddesi itibarıyla bir zindan, veya zindancı veya zindanda hapsedilmiş mânâlarını ifade eden bir kelime olmakla, kötülerin yazısına zarf yapılmasına en yakışan mânâda bir “zindan sicili” veya “sicil zindanı” olmasıdır. “Onların defterleri zindancıdadır” yani. “çok şiddetli bir zindancıya teslim olunur” mânâsına da gelebilir. Bunun sade akıl yoluyla bilinir şeylerden olmadığını anlatan şu tefsir, bir zindancı sicilinde olması mânâsında açıktır.

Elmalı tefsiri, c. 8. s.5652. İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/500. 8/501.
Ruhlar Cesetlerine Bağlıdırlar

Bütün ruhlar, saîd ve şakîlerin hepsinin ruhları, cesetlerine bağlı (ve bitişiktirler.)
Ruhlara azab edilir. Ve o azaptan cesetler de elem ve acı duyarlar. (Bu durum) Güneş gibidir. Güneş göktedir; nuru, ışık ve aydınlığı da yeryüzündedir…

Ölülerimizin ruhlarının semâya karargahlarına yükselmesi için mutlaka , onlara okumalı, ruhlarına sadakalar vermeli ve onlar için hayır ve hasenet yapmalıyız. Ve Özellikle vasiyetlerini yerine getirmeli ve iskatlarını yapmalıyız.

Posted in Ölüm - Ecel, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Camilerde Tecdîd-i iman……

Posted by Site - Yönetici Eylül 28, 2017

Camilerde Tecdîd-i iman……

Eskiden Anadolu’da ve İslâm âleminin bir çok yerlerinde Cuma geceleri ve hatta bazı yerlerde de hem Cuma ve hem Pazartesi gecelen Camilerde topluca “tecdîd-i iman” yapılırdı.

Son yıllarda bu güzel adet kayboldu gitti…..

Saygıdeger hocalarımız imamlarımız bu güzel adetlerimizi tekrar uygularsanız iyi olur.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 2 Comments »

Bir insanın hidâyet ve dalâleti onun irâde-i cüziyyesine bağlıdır.

Posted by Site - Yönetici Eylül 27, 2017

Bir insanın hidâyet ve dalâleti onun irâde-i cüziyyesine bağlıdır.

Hidâyet ve dalâletin yaratıcısı Allâhü Teâlâ hazretleridir. Fakat hidâyet ve dalâleti isteyen ve kesbeden ise kullardır. Yani bir insanın hidâyet ve dalâleti onun irâde-i cüziyyesine bağlıdır. Çünkü Cenab-ı Allah, hidâyeti isteyip, hidâyeti dileyenlere hidâyeti; Dalâleti isteyip, dalâleti dileyenlere de dalâleti halk eder.

Ezelde Ali cennetlik. Veli cehennemlik diye zât ve şahıslar üzerinde bir hüküm yoktur.
Ancak elbiseler biçilmiştir. İman, güzel ahlak ve amel-i sâlih elbisesini giyen cennetliktir denilmiş; ayrıca küfür, isyan ve kötü ahlak elbisesini giyen cehennemliktir. Kul irâde-i cüz’iyyesiyle bu elbiseler arasında serbest bırakılmıştır…

Kişi, irâdesini hidâyete göre kullanırsa, Allâhü Teâlâ hazretleri ona hidâyeti yaratır. Kişi. irâdesini dalâlete göre sarf ederse. Allâhü Teâlâ hazretleri o kişiye de dalâleti yaratır.

Kaynak : Mütercim. İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri :8/453.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: