Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

EHL-İ SÜNNET VE CEMÂAT’E TÂBİ OLMANIN LÜZÛMU

Posted by Site - Yönetici Haziran 14, 2017

EHL-İ SÜNNET VE CEMÂAT’E TÂBİ OLMANIN LÜZÛMU

İmâm-ı Rabbânî Müceddid-i Elf-i Sânî Hazretleri buyurdular:

“Ey saâdete muvaffak kılınmış evladım. Hepimize lazım olan, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat âlimlerinin, Kitab ve Sünnet’ten lâyık olduğu şekilde anlayarak çıkardıkları hükümlerle îtikâdımızı tashih etmek (düzeltmek)tir. Ehl-i Sünnet büyüklerinin görüşlerine muvâfık olmadığı müddetçe hiç birimizin görüşü muteber değildir. Görmez misin ki, her bid’at ve dalâlet ehli, bâtıl olan hükümlerini kitap ve sünnetten aldığını ve o hükümleri kitap ve sünnetten anladıklarını iddia ederler…” (1/ m. 157)

“Kurtuluş yolu fiillerde, sözlerde, îtikadda ve amelde Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat Mezhebine uymaktır. -Allâhü Sübhânehû onların adedini çoğaltsın- Çünkü kurtuluşa erecek olanlar -bugün birileri bilsin veya bilmesin- ancak bunlardır. Diğerleri ise helâk olacaklardır. (Bu hakîkatı) yarın herkes anlayacak, amma faydası olmayacaktır. Allâh’ım, ölüm bizi uyandırmadan sen bizi uyandır.” (1/ m. 169)

“Îtikad kirliliği -ki bu Ehl-i Sünnet îtikâdına muhalefettir- öldürücü zehirdir, insanı ebedî ölüme ve sonsuz azaba götürür. Amelde meydana gelecek gevşeklik ve tembelliklerin mağfiret olunması ümid edilir. Ancak îtikattaki gevşekliğin mağfiret (bağışlanma) ihtimâli yoktur.” (2/m. 67)

“Ubeydullah Ahrâr (k.s.) Hz.’nin şöyle buyurdu:

“Bütün manevi haller ve vecdler bize verilse de îtikâdımız Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat akîdesi üzere olmasa biz bu hallerin mahrûmiyetten başka bir şey olmadığına inanırız.

Yine, kusur ve noksanlar bizim üzerimizde toplansa, îtikâdımız Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat akîdesi üzere dosdoğru ise, biz bunda bir beis görmeyiz.

Cenab-ı Hak Seyyid-i Beşer (sallallâhü aleyhi ve sellem) Efendimiz hürmetine, bizi ve sizi, Peygamber Efendimizin râzı olduğu Ehl-i Sünnet ve’l-Cemâat’in yolunda sâbit kılsın.”

Kaynak : Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, 1/ m. 193

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İmam-ı Rabbani | Etiketler: | Leave a Comment »

Sosyal Medya Ve Özel Hayatı İfşa…

Posted by Site - Yönetici Haziran 13, 2017

Sosyal Medya Ve Özel Hayatı İfşa…

●Sosyal medyanın yeni fenomenleri 7’den 70’e hemen hemen herkesin Tüm hayatlarını sosyal medya da naklen yayımlaması Kocişkoyla kahve keyfisi..Bacişkolarla gıybet time.Süslenen tabak çanaklarda(keyifli hissediyor)selfisi.Ben gezmeye hazırım(Ayna)selfisi.Arabayla yol video’su(Muzik sonses şuursuzca, gafilane kopuyorlar!)Şuradayım bildirimi, buradayım bildirimi..Çocuklarla kaliteli vakit selfisi..Bu akşam yemekler kocamdan selfisi Gelen misafire ikram edilen yemekler(Bakın ben ne kadar marifetliyim)selfisi.Bir kaç kişi toplanıp hoş sohbet muhabbet etmek varken masadakileri resim çekip sosyal medya da(Dostlarla keyif)diye paylaşmak sohbet boyunca acaba kim gördü kim beğendi kim ne yorum yazdı diye bu boş şeylerle meşgul olurken neyin keyfinden bahsediyorsunuz ki?

●Mesela hamile hanımların göbişleri, bebişlerin ilk ultrason resimleri, alınan kıyafetleri, doğum öncesi baby shower partiler yani kısacası bebeğin 9ay’ını dolu dolu naklen sosyal medya’dan izliyoruz.

●Evlerini boya badana yaptırıp bir koltuk takımı değiştirince evlerinin dekor resimlerini değişik sayfalarda yayımlatmakta ayrı bir kendini bilmezlik sanırım..

●Mesela bir eve misafirliğe gidildiğinde zaruri bir ihtiyaç olmadıkça girilmekten haya edilen yatak odalarını yüzlerce kişiyle sosyal medya da paylaşmak neyin kafası çözemiyorum.

●Sosyal medya mecrasında Herkes sağlıklı besleniyor Herkes sporcu Herkes keyifci Herkes aşçı Herkes mutlu Herkes gezmelerde Herkes pastaneci Herkes tasarımcı Herkes sunumcu Herkes marifetli Herkes dekorasyoncu Herkes sosyal Herkesin bir sürü kankisi var Herkes bişey..

Eskiden bir gün boyunca yapılan şeyler kilitli günlüklere yazılır kimseye gösterilmezdi şimdi her dakikayı naklen yayımlayıp güya sosyal oluyorlar.Zaten bu tür seyleri paylaşmıyorsanız çevreniz sizi kendini eve kapatmış asosyal bir hayat yaşayan zavallı olarak nitelendirebilirler.

Zaten iki ALLAH kelâmı paylaşınca ya seni kafayı iyice bozmakla.Ya da ibadet ile göşteriş yapmakla suçlarlar Çünkü şeytan insanları boş şeylerle oyalamayı çok seviyor maneviyatımızın törpülendiği bu sosyal medya da bir kaç ALLAH kelâmının kime ne zararı var? Daha çok şey yazacağım da ayıp olacak neyse kısaca toplumdn bazı kesim gösteriş budalası olmuş Rabbim Hidayet versin

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | 1 Comment »

İlahi – Sevdigim Bir Allah Birde Muhammed ( s.a.v.)

Posted by Site - Yönetici Haziran 12, 2017

İlahi – Sevdigim Bir Allah Birde Muhammed ( s.a.v.)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İlahi Ve Kasideler | Leave a Comment »

Bu Gidiş Nereye !

Posted by Site - Yönetici Haziran 12, 2017

Bu Gidiş Nereye !

Ramazan-ı Şerif’in önemi ve mahiyeti bir çok insan için henüz anlaşılmış değil. Ramazan-ı Şerif ile ilgili endişeler yerine tatil planları, yıl sonu etkinlikleri, mezuniyet kutlamaları, kep törenleri, bayram alışverişi endişeleri daha fazla…

Tüketim kültürünün dayattığı anlık hazlardan öteye geçmek mümkün olmayacak mı?
Düşünen, üreten, kendisi ve toplumu için ‘hayra’ çalışan insanlar olmak için neler yapabiliriz?

Edilgen değil etken toplum olabilmek, taklitçi değil imrenilen bir toplum olabilmek için önce kendi zincirlerimizi kendi ellerimizle kırmalı değil miyiz?

Gençlerimize, öğrencilerimize dayatılan hayat şöyle;
Sınav kazan
Para kazan
Markalı giyin
Gösterişli ol
Eğlen, bu hakkın
Kız/erkek arkadaşın olsun

Hırs, ego ve maddi kaygılardan ibaret bir dünya algıları var. Günah denilirse gülüyor, haram denildiğinde hafife alıyor, hikmet, maneviyat denildiğinde çok uzak ve yabancı birine bakar gibi bakıyor gençler…

Bu gençler için din neden bu kadar basit? Neden bu kadar hayatlarının dışında? Dindar olmak onları neden ürkütüyor? Fil hikayesini bilirsiniz. Fili henüz küçükken sahibi ağaca bağlar. Ve büyüyene kadar bu böylece devam eder. Fil kocaman olduğunda bile bağlandığı yerden hiç ayrılmaz itiraz etmez. Memnundur halinden.

Ya bizim. Bizim çocuklarımıza yaptığımız ne? Daha hamileyken partiler düzenleniyor, doğar doğmaz tüketim çarklarına atılıyor. Hiç acımadan tüketiliyor çocuklarımız.

Duam odur ki Allah bizleri ve bu nesli ıslah etsin. Yaratılış gayesini ve ölümü bize ve evlatlarımıza unutturmasın. Razı olmadığı her şeyden uzak etsin. Amin.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

CENNETİN ANAHTARI

Posted by Site - Yönetici Haziran 11, 2017

CENNETİN ANAHTARI:
LÂ İLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜN RESÛLULLAH

Resûlullah Efendimiz Muhammed Mustafa (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular:
Kim Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed Aleyhisselâmın onun resûlü olduğuna şehâdet ederse, Allâhü Teâlâ cehennem ateşini ona haram kılar.
(Hadîs-i Şerîf, Sahîh-i Müslim)

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

“Bir kimse kalb ile tasdik ederek ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah’ derse muhakkak Allâhü Teâlâ onu cehenneme haram kılar.” (Müttefekun aleyh) Ubâde bin Sâmit (r.a.) buyurdu: Resûlullah Efendimizin (s.a.v.) şöyle buyurduklarını işittim:

“Her kim ‘Lâ ilâhe illallâh Muhammedün Resûlullah’ diyerek Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed Aleyhisselâm’ın Allâh’ın resûlü olduğuna şehâdet ederse muhakkak Allâhü Teâlâ onu cehenneme haram kılar.” (Müslim)

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

• “Her kim Allah’tan başka ilah olmadığını bildiği halde ölürse; yani Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah kelime-i tevhîdini kalbiyle tasdîk ederse cennete girer.” (Müslim)

• “Cennetin anahtarları ‘Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah’ şehâdetidir.” (İmâm Ahmed)

• “En faziletli zikir ‘Lâ ilâhe illallah’ en faziletli duâ da ‘Elhamdülillah’dır.” (Tirmizî, İbn-i Mâce)

Hazret-i Mûsâ, Cenâb-ı Hakk’a şöyle niyâz etti:

“Yâ Rabbi, bana bir şey öğret ki onunla seni zikredeyim, onunla sana duâ edeyim.” Hak Teâlâ:

“Yâ Mûsâ, Lâ ilâhe illallâh, de” buyurdu. Hz. Mûsâ:

“Yâ Rabbi, bütün kulların bunu söylemektedirler, bana mahsûs olacak bir amel istiyorum” dedi. Allâhü Teâlâ buyurdu ki:

“Ey Mûsâ, yedi kat gök ve içindekiler; güneş, ay, yıldızlar, cennetler, Arş, Kürsî, melekler, yedi kat yer ve yerdekiler; dağlar, denizler, nehirler, ağaçlar, insanlar, cinler ve hayvanlar mîzanın bir kefesine konsa, ‘Lâ ilâhe illallâh’ da diğer kefesine konsa, ‘Lâ ilâhe illallâh’ elbette ağır gelirdi.”

(Şerhu’s-Sünne)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 1 Comment »

ALLAH KULUN YALVARMASINI SEVER

Posted by Site - Yönetici Haziran 10, 2017

ALLAH KULUN YALVARMASINI SEVER

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

Çok sıcak bir günde Allâhü Teâlâ dünyâ semâsında ve yeryüzünde yaşayanlara iltifât ile hallerine nazar eder, söylediklerini işitir. Bir kul:

Lâ ilâhe illallâh! Bu ne sıcak bir gün! Allâhım, bizi cehennemin hararetinden kurtar” derse, Allâhü Teâlâ cehenneme buyurur ki:

Kullarımdan bir kulum benden kendisini senin şiddetli sıcağından kurtarmamı istedi. Şâhid ol ki onu senden kurtardım.”

Çok soğuk bir günde Allâhü Teâlâ dünyâ semâsında ve yeryüzünde yaşayanlara iltifât ile hallerine nazar eder, söylediklerini işitir. Bir kul:

Lâ ilâhe illallâh! Bu ne soğuk bir gün! Allâhım, bizi cehennemin zemherîrinden (şiddetli soğuğundan) kurtar” derse, Allâhü Teâlâ cehenneme buyurur ki:

Kullarımdan bir kulum, benden kendisini senin zem-herîrinden (şiddetli soğuğundan) kurtarmamı istedi. Şâhid ol ki onu senden kurtardım.

Ashâb-ı Kirâm sordular:

Cehennemin zemherîri nedir?”

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular ki:

Zemherîr, cehennemde bir kuyudur ki kâfir oraya atıldığında soğuğunun şiddetinden âzâları hep birbirinden ayrılır, paramparça olur.

(Beyhakî, el-Esmâ ve’s-sıfât)

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Ramazan’ın Değerini Bilenler….

Posted by Site - Yönetici Haziran 9, 2017

Ramazan’ın değerini bilenler….

Değerli kardeşimiz,

Ebu Mes’ud el-Gıffari Radiyallâhu Anh anlatıyor:

Bir gün Resul-i Ekrem Efendimiz Sallallâhu Aleyhi Vesellemden işittim.

Ramazan’ı tebrik ettikten sonra buyurdular ki:

Eğer ümmetim Ramazan ayının kıymetini, şerefini ve önemini hakkıyla bilmiş olsaydı, bütün bir yılın Ramazan olmasını temenni ederdi.”

(et-Tergib ve’t-Terhib, 2:102)

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Oruç, Ramazan-ı Şerif, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

AHDE VEFÂNIN MÜKÂFÂTI

Posted by Site - Yönetici Haziran 8, 2017

AHDE VEFÂNIN MÜKÂFÂTI

İmâm Yâfî (rahimehullâh), sâlihlerden bir zâttan nakletti: Mekke’de ikâmet ettiğim sırada Yemenli bir zât yanıma gelip:

“Sana bir hediye getirdim” dedi. Sonra yanındaki adama: “Haydi başından geçeni anlat!” dedi. O şöyle anlattı: “Yemen’in San‘â şehrinden hacca gitmek üzere çıktım. Hacıları uğurlamak için çıkan topluluktan bir zât bana: “Resûlullâh Efendimiz Hazretlerini ziyâret ettiğinde ona ve yanındaki iki ulu sahâbîsi (Hazret-i Ebûbekir ve Hazret-i Ömer)’e ve diğer Ashâbına benden selâm söyle” dedi.

Medine’ye geldiğimde o zâtın bana emânet ettiği selâmı unuttum. İhrama girmek için Zülhuleyfe’ye kadar çıkmıştık ki emaneti hatırladım. Yol arkadaşlarıma:

“Bir iş için Medine’ye gidip gelinceye değin bineğime sahip çıkın” dedim.

“Biraz sonra kâfile hareket edecek. Korkarız ki sen bize yetişemezsin” dediler.

“Bineğime sahip çıkın” deyip Medîne-i Münevvere’ye girdim. Mescid-i Nebevî’ye varıp huzûr-ı saâdete çıktım. Peygamber Efendimize ve iki sahâbîsine o zâtın selâmını arz ettim. Çıktığımda gece olmuştu. Yolda karşılaştığım bir zâta kâfileyi sordum, hareket ettiğini söyledi. Bir sonraki kâfileyi bekler, onlarla giderim deyip Mescid-i Nebevî’ye döndüm. Orada uyudum. Gecenin sonunda rüyamda Peygamber Efendimizi, Hazret-i Ebûbekr’i ve Hazret-i Ömer’i gördüm. Hazret-i Ebûbekir:

“Yâ Resûlallâh! İşte bu o zâttır” dedi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bana iltifât ile:

“Ebu’l-Vefâ” buyurdu.

“Yâ Resûlallâh! Künyem Ebu’l-Abbâs’dır” dedim.

“Bilakis sen Ebu’l-Vefâ’sın” buyurdular ve sonra elimden tutup beni bir anda Mescid-i Harâm’a iletiverdiler. Mekke-i Mükerreme’de kâfilem gelinceye kadar sekiz gün kaldım. (Ravzu’r-Reyâhîn, İmâm Yâfiî)

* Ebu’l-Vefâ: Lügatte Vefâ’nın babası demek olup ahdine sadık olan manasında iltifattır.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

ALLÂHÜ TEÂLÂ’YA HAMD ETMENİN FAZİLETİ

Posted by Site - Yönetici Haziran 7, 2017

ALLÂHÜ TEÂLÂ’YA HAMD ETMENİN FAZİLETİ

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem) buyurdular: “İsteyerek, içinden gelerek ‘Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn’ diyen kimseye, bundan dolayı otuz sevap yazılır ve on un otuz günahı silinir.” (Hadîs-i Şerîf, Müsned-i Ahmed)

Hamd, samîmî olarak ta’zîm ve senâ (yüceltme ve medih) için söylenen sözdür.

Elhamdülillâh; “Tazim ve senâya dâir her türlü güzel söz, ezelden ebede Allâhü Teâlâ’ya mahsûstur, ona lâyıktır.” demektir. Ezelden ebede bütün hamdlere: Arş-ı A‘lâ meleklerinin, Kürsî’nin, göklerin, yerin tabakalarının ve sâkinlerinin hamdleri dâhildir. Yine Âdem Aleyhisselam’dan Peygamberimiz (s.a.v.)’e kadar geçen peygamberlerin, evliyânın ve bütün diğer yaratılmışların hamdleri de dâhildir.

Şimdi bu mânâ düşünülerek “Elhamdülillâh” denilirse Allâhü Teâlâ’ya nihayetsiz hamd edilmiş olur.

Akıl sâhibi her Müslüman’ın, üzerindeki sonsuz ilâhî nîmetleri düşünerek nimetlerin artmasına vesîle olan hamd ile Cenâb-ı Hakk’ın ulûhiyet hakkını, gücü yettiğince edâ etmeğe çalışması vâciptir.

Îmânın lezzetini kalbinde bulabilmek için dâimâ lisânını Allâh’a hamd etmeye alıştırmalıdır. Husûsiyle muvaffak olduğu her hayırlı işin evvelinde ve sonunda hamd etmelidir. Nitekim Tefsîr-i Kebîr’de şöyle geçer: “Hazret-i Âdem Safiyyullâh’ın (a.s.) mübârek rûhu, cesed-i şeriflerine üflendiğinde, ruh göbeğine ulaşınca aksırdı ve “Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemin” dedi. Mü’minler de cennete girdiklerinde Cenâb-ı Hakk’ı tesbih ederler ve duâlarının sonunda “Elhamdülillâhi Rabbi’l-âlemîn” derler. Bu sebepten Allâhü Teâlâ’nın ni’metlerinin önünde ve sonunda hamd etmek esastır.”

Hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: “Allâhü Teâlâ kuluna bir nîmet verdiğinde o “Elhamdülillâh” derse Allâhü Teâlâ da şöyle buyurur: Şu kuluma bakınız, ona verdiğim az bir ni’mete, âhirette mükâfâtını ebediyyen alacağı (hamd) ile karşılık verdi.”

Elhamdülillah” arapça olarak sekiz harfdir. Cennetin sekiz kapısı vardır. Bir kimse ihlâs ile bu sekiz harfi söylese, yani ‘Elhamdülillâh’ dese cennetin sekiz kapısından girmeye lâyık olur.

Kaynak : Şerh-i Dürr-i Yektâ

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

ALLAH, HÂLİSÂNE TEVBELERİ KABÛL EDER

Posted by Site - Yönetici Haziran 6, 2017

ALLAH, HÂLİSÂNE TEVBELERİ KABÛL EDER

Mûsâ Aleyhisselâm zamanında bir adam vefât etti. İnsanlar günahkârlığından ötürü onu bir mümin gibi defnetmeyi münâsip görmediler, bir kuyuya attılar. Allâhü Teâlâ, Mûsâ Aleyhisselâm’a vahyetti:

Falan mahalde bir velî kulum vefât etti, git, onu yıka, kefenle ve defnet.”

Mûsâ Aleyhisselâm o mahalle gidip vefât eden kimseyi araştırdı. Kavmi onun günahkâr bir kimse olduğunu söylediler. Mûsâ Aleyhisselam:

Yâ Rabbi, defnini emrettiğin kulun için kavmi kötü bir kimse olduğuna dâir şâhidlik ediyorlar. Sen onun hâlini herkesten iyi bilirsin” diye duâ etti. Allâhü Teâlâ:

“Ey Mûsâ, onun kavmi doğru söylediler. Lâkin o kulum benden üç şeyle öyle özür diledi ki eğer bütün günahkârları bağışlamamı istese idi affederdim. Halbuki o sadece kendisinin affını istedi. Ben ise merhametlilerin en merhametlisiyim.” buyurdu. Hazret-i Mûsâ dedi ki:

Yâ Rabbi, o üç şey nedir?” Hak Teâlâ buyurdu:

“Bu kulumun ölümü yaklaşınca bana şöyle niyâz etti: Yâ Rabbi, çok günah işledim, lâkin bu günahlara beni üç şey götürdü: Nefsim, şeytan ve kötü arkadaş. Sen hâlimi en iyi bilensin, günahımı bağışla.

Yâ Rabbi, sen işlediğim günahları bilirsin. Ben fâsıklarla otururdum, amma sâlih zâtların da sohbetlerine giderdim. Sâlihlerle oturmak bana fâsıklarla oturmaktan daha sevimli gelirdi. Sâlih kulların ve onlara ihsan ettiğin kerâmet hürmetine beni affet.

Yâ Rabbi, eğer beni affedip günahımı bağışlarsan senin evliyân ve peygamberlerin sevinirler, senin ve benim düşmanım şeytan üzülür. Eğer bana azâb edip günahımla yakalayıverirsen şeytan ve avenesi sevinir, evliyâların ve peygamberlerin üzülür. Ben bilirim ki peygamberlerin ve evliyânın ferahlanması, şeytanın ferahlanmasından senin için daha sevgilidir, beni bağışla.
.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Tevbe, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: