Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘H.z. Esma ( r.a )’ Category

H.z. Esma ( r.a )

Posted by Site - Yönetici Ekim 25, 2007

11 H.z. Esma ( r.a )

H.z. Esma ( r.a )

Hz. Esmâ çok şerefli bir hanımdı. Babası hayatta iken Resulullah’ın dostu, vefatında ise halifesi olan Hz. Ebu Bekir es-Sıddık’dır. Kız kardeşi müminlerin annesi Hz. Aişe’dir. Kocası Zübeyr İbn Avvam’dır.

Hz. Esmâ, İslâm davasına olan hizmeti ve sabrı ile tanınmıştı. Allah yolunda infakta bulunur, müminlerin her türlü sıkıntısına koşardı.
Hz. Esmâ’nın ilk hizmeti hicret esnasında göründü. Cenab-ı Hak, Habib’ine hicret emri verince Efendimiz (sas) doğrudan doğruya Hz. Ebu Bekir’in evine gitmiş ve hicret iznini müjdelemişti.

Bu haberi duyan Hz. Ebu Bekir çok sevinir. Hz. Esmâ babasının ve Resulullah’ın Medine’ye hicret edeceklerini duyunca hiç zaman kaybetmeden yol azığı hazırlamaya başlar. Biraz sonra her şey hazırdır. Fakat su kabını ve azık torbasını bağlayacak bir şey bulamaz. Hemen belindeki kemeri çıkarır, ortadan ikiye böler, birisiyle su kabını, diğeriyle azık torbasını bağlar.
Bu içten, samimi ve fedakarca davranışını gören Resulullah (sas), “Ey Esmâ, sana cennette iki kuşak verilecektir.” müjdesini verir.
O günden sonra Hz.Esma’ya “Zatü’n-nitâkayn” yani “iki kuşak sahibi” adı verilmiştir.

Peygamberimiz ve Hz. Ebu Bekir Mekke’den Medine’ye hicret ederken Sevr Mağarası’na girdiler. Üç gün üç gece mağarada kaldılar. Hz. Esmâ, burada da hizmette kusur etmedi ve müşriklerin baskılarına rağmen korkusuzca Resulullah’a ve babasına yiyecekler taşıdı, Mekke’den haberler getirdi. Hz. Ebu Bekir, hicret esnasında lazım olur düşüncesiyle bütün paralarını yanına almıştı. Henüz Müslüman olmamış babası Ebu Kuhafe bu duruma çok sinirlenmiş ve kendi kendine söylenmeye başlamıştı. Dedesini teskin etmek ise Hz. Esmâ’ya kalmıştı. Bir kaba küçük taşları doldurdu, sonra üzerini bir bezle örtüp âmâ olan dedesinin önüne koydu ve ellerini taşların üzerinde dolaştırdı ve “Dedeciğim, işte babam bunları bize bıraktı.” dedi. O da teselli buldu.

Hz. Esmâ cömert bir hanımdı. Eli açık, gönlü zengindi. Fakir fukarayı doyurmayı, miskinlere yardım etmeyi çok severdi. Efendimiz (sas) bir gün kendisine, “Ey Esmâ, elini bağlama, aksi halde Cenab-ı Hak da senin üzerine olan ihsanını göndermez.” dedi. Yani “Allah yolunda infak et, bol bol sadaka ver, iyilik yap. Sen O’nun rızasını kazanmak için infak ettikçe sevabını kat kat ziyadeleştirir.” buyurdu. Hz. Esmâ, iyi bir mümine olduğu gibi iyi de bir anneydi. Hz. Zübeyr ile olan evliliğinden beşi erkek sekiz çocukları dünyaya gelmişti.

Onların İslâmî terbiyesiyle yakından ilgilenmiş, edep ve ahlâklarını en güzel şekilde talim ettirmiş ve sahabelerin büyüklerinden olan Hz. Abdullah İbn Zübeyr gibi İslâm fedaileri ortaya çıkmıştı. Bunlar Allah yolunda kanlarını akıtmış, O’nun rızasına seve seve koşmuşlardır.
Hz. Esmâ, müşfik bir anneydi. Hiç şüphesiz anne için en dayanılmaz ızdırap yavrusunun ölümünü seyretmekti.

Ve Abdullah İbn Zübeyr Allah ve Resulü’nün davasını yaymakla meşgulken Haccac-ı Zalim tarafından şehit edildi ve annesi Hz. Esmâ’nın gözlerinin önünde günlerce asılı bırakıldı. Fakat sabır ve teslimiyetin timsali olan bu yüce hanım Haccac’a, “Siz onun dünyasını berbat ettiniz, o da sizin ahiretinizi berbat etti.” diyerek hiç korkmadan hakkı ve hakikati onun yüzüne haykırdı. Hz. Esmâ, uzun seneler yaşadı. Rabb’ine olan teslimiyet ve inancıyla kendinden sonraki nesillere güzel örnekler gösterdi. Hicretin 73. senesinde yüz yaşında iken vefat etmiştir

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, H.z. Esma ( r.a ) | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: