Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Kadın – Bayanlar İçin’ Category

BAŞÖRTÜLÜ DİKTATÖRLER

Posted by Site - Yönetici Mayıs 4, 2019

BAŞÖRTÜLÜ DİKTATÖRLER

İslam düşmanları yıllardan beri İslam’a aile üzerinden saldırmışlardır. “İslam kadına değer vermiyor…” gibi söylemler maalesef ki bazı Müslümanlar üzerinde etkisi gösterdi.

Bir de 28 şubat süreci yaşadı ülkemiz. Müslümanlarının bir kısmı yıllardan beri içinden çıkamadığı bir aşağılık kompleksi yaşıyor. Sanki memleket kendilerininmiş gibi ağzı köpüklü, ayyaş din düşmanlarının: “Arabistan’a gidin…” naraları Müslüman memleketinden Müslümanları kovma çabaları psikolojik olarak Müslümanlar üzerinde bir aşağılık kompleksi oluşturdu maalesef ki.

28 şubat sürecinden sonra gerek erkekler de gerek kadınlar da bir modern görünme “Aman biz sizin zannettiğiniz gibi değiliz, biz de çok moderniz…” bizi sevin, yaltaklanmaları onlara benzemek için verilen tavizler neticesi din düşmanlarının nefreti artırırken, tavizkar Müslümanları ise dinlerinin karşıtı davaları savunur hale getirdi.

Eskiden din düşmanlarından duyduğumuz sözleri artık dindar olma iddiasındaki kişilerden duymaya başladık. Dininden utanan kadınlar arttı.

Artık din düşmanlarının savunduğu davaları başörtülü kadınlar savunuyor hem de dernekleşerek, sistemli bir şekilde. Ve bu kadınlar Müslümanlara, din karşıtlarından daha fazla zarar veriyorlar. Başörtü üzerinden aşağılanan kadınlar, birikmiş öfkelerini erkeklere çevirdiler ve feminist oldular. Tabii feministlerin devlet ve Avrupa fonundan beslenmeleri ise işin duygusal boyutu (!)

Sistemleşen, çoğunluğu başörtülü kadınlardan oluşan siyasette de etkili olan dernek KADEM dir. KADEM kurulduğu günden beri “kadın hakları” adı altında feminizme hizmet eden, Ak Parti”ye yakınlığı ile bilinen fakat din düşmanı, PKK lı feminist kadınlardan daha fazla ülkeye zarar veren bir dernek oldu.

KADEM kadınları, sırtlarını siyasi iktidara dayayıp, erkekleri ayılardan, kurtlardan vahşi hayvanlardan daha aşağı gösteren videolar yaptırıp yayınladılar.

KADEM nedense aile kurumuna zarar veren bütün projeleri ve kanunları destekliyor. Eşcinselliğin yayılmasına ve aile kurumundan kadını alıp tanrılaştıran İstanbul sözleşmesini ve 6284 ü de destekliyor. Pek çok mağduriyete sebep olan, dinen de haram olan eski eşe süresiz nafakayı savunuyorlar.

Genç evliliğe karşılar ve genç evlenen kocaların hapis cezası almaları için çalışma yapıyorlar. Geçen yıllarda 18 yaş altı genç evlilik yapanların hapisteki eşlerine yapılacak affı son akşam durdurdular. Binlerce kadın ve çocuk onların sebebi ile perişan, göz yaşı döküyorlar, yatıp kalkıp onlara beddua ediyorlar. Mazlumun bedduasından da korkmuyorlar.

Neymiş KADEM kadınlara erken evliliğe karşılarmış. Neye dayanarak karşısınız? İnandığınızı söylediğiniz dininiz mi yasaklamış? Ninelerimiz dedeleriniz hep on beş on altı yaşında evlenmişler. Şimdi ne olacak onların hali. Ellerinden gelse onları da mezardan çıkarıp hapse atarlar. Atalarımızın hepsi 18 yaş altında evlendi diye cinsel istismarcı onlara göre.

Kısacası KADEM her konuda açıkça din düşmanı kadın dernekleri ile yarışıyor, “biz sizden daha fazlasını yapabiliriz” diye. KADEM de aktif çalışan bir avukat hanımla bir yerde karşılaştık. “Sizin Mor Çatı gibi derneklerden ne farkınız var?” diye sordum. “Olur mu canım bizi onlarla mı kıyaslıyorsunuz, çok farkımız var.” dedi. “Mesela” dedim. “Biz kurumsalız” dedi ve başka da bir fark bulamadı. Oysa KADEM in onlardan en büyük farkı siyasi bir desteği olması, kanunlar üzerinde belirleyici olmaları.

Nafaka mağdurları Adalet Bakanlığı’na gittiklerinde, bakanlık yetkilileri açıkça “Gidin KADEM i ikna edin gelin, istediğiniz kanunu çıkaralım.” demişler. Yani bakmayın memleketi erkekler yönetiyormuş gibi göründüğüne, memleketi Kösem Sultanlar, dişi diktatörler yönetiyor aslında. Bir taraftan da ülkenin sonunu hazırlıyorlar.

Nafaka mağdurlar kaç kez güç bela KADEM den randevu alıp birkaç görüşmeye gittiler, dertlerini anlattılar, Adalet Bakanlığı’ndan öyle cevap alınca. “Boşa gidiyorsunuz onlardan bir şey çıkmaz.” dedim ve dediğim gibi de oldu.

Zira KADEM her halükarda haksız da olsa kadının yanındalar. Gerçi süresiz nafaka yüzünden ikinci evliliklerin yapan erkeklerin yeni eşleri de nafaka konusundan mağdurlar fakat o kadınlar ve genç evli kadınların mağduriyetleri, gözyaşları KADEM kadınlarını pek ilgilendirmiyor. Onlar lüks binalarında, şık salonlarda, cici kıyafetleri ile devleti yönlendirecek daha doğrusu mecbur bırakacak çalıştay yapma derdindeler.

Şimdiler de MHP nin teklifi ile nafakanın bir yıldan beş yıla indirilmesi meselesi konuşuluyor. Ki bu bile yeterince adaletli değil.

Erkek zaten çocuğu varsa boşandıktan sonra çocuğuna nafaka vermek zorunda fakat eski eşine ayrıca nafaka vermek zorunda değil. Hele bir de çocuğu olmayan için bir gün de evli kalsa yıllarca eski karısına nafaka ödeyenler var. Ödeyecek durumu olmayanlar hapse giriyor. Sonraki evlilikleri zarar görüyor.

Süresiz nafakaya süre getirilmesi konuşulmaya başlayınca din karşıtı feminist kadın dernekleri hemen itirazlara başladılar açıklamalar yapıyorlar. “Nafaka kadının hakkı…” diye. Çok ilginç bir söz. Bir kadının eli nasıl eski kocasının cebinde olabilir ve bunu hak olarak görebilir. Erkek de madem boşandıktan sonra eski karı-kocanın hakları devam ediyor deyip o da başka haklar peşine düşerse ne olacak o da erkeğin mi hakkı olacak.

Din karşıtı feministler fikir beyan ederler de başörtülü feministler geri kalır mı? Onlar da hemen karşı çıktılar nafakaya süre getirilmesine. KADEM bir açıklama yaptı. Eski eşe çocuk da olmasa nafaka süresiz devam etmeliymiş de hakimler duruma göre karar vermelilermiş. Eğer bu olamayacaksa en kısa evlilikte bir gün de olsa erkek en az iki yıl en çok on yıl nafaka ödemeliymiş.

Mesela kadın bir ay sonra “ben evlilik hayatına adapte olamadım” deyip gitse, erkek düğün borçlarının üstüne bir de iki yıl kadına nafaka vermeliymiş. Bu ne kadar insafsız bir şey. Sadece kadın düşünülüyor erkek ne yaparsa yapsın, yoksa da hapse girsin. Kadınlar ne ara bu kadar vicdansız oldular.

KADEM uzun süren evliliklerde de evlilik yılı kadar nafaka ödenmesini uygun görmüş. “Nafaka olmazsa kadın yoksulluğa düşermiş.” İyi de bu kadının geliri yoksa kendi ailesi yok mu? Bir kadına bakmak ona el olmuş eski kocaya mı düşer, yoksa kendi ailesine mi? Bu kadın evlenmeseydi ailesi onu kapıya mı koyacaktı. Kadının çocuğu varsa zaten baba ona nafaka ödeyecek, kadına neden ödesin? Ayrıca çalıştığı halde nafaka alan binlerce kadın var, onu hiç konuşmuyorlar.

KADEM güya kadınlara merhamet ediyor. Oysa kimse Allah’tan daha merhametli değildir. Dinimiz bu konuda ne diyor. Kur’n-ı Kerim de açık ve net olarak belirtilmiş. Boşanma sonrası iddet müddeti denen kadının başkası ile evlenmesi haram olan sürede erkek kadının geçimini sağlamak zorundadır. Bu da üç kez adet olup bitimine kadardır. Bundan sonra artık karı koca birbirine eldir. Kadın gidip başkasıyla evlenebilir. Evlenmese de kadının nafakasını eksi koca değil kendi ailesi o da yoksa devlet üstlenir.

KADEM ve benzeri dernekler eğer gerçekten bir işi yapmak istiyorlarsa çocukları için nafaka alamayan yüzlerce kadın var, boşanma sonrası çocuklarının bütün ihtiyacını karşılamaya çalışan. O kadınların çocuklarının haklarını savunsunlar. Baba geliri nispetinde boşanma sonrası çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. On beş bin maaş alıp önceki evliliğinden olan çocuklarına doğru düzgün bakmayan, onları perişan eden babalar duyuyoruz, o çocukların kanuni haklarının peşine düşsünler.

Çocuğunu babasına göstermeyen, yabancılaştıran ebeveynlerin kanuni ceza almalarını, ülkenin en büyük utancı çocuk haczinin kalkmasını sağlasınlar, gerçekten hayırlı bir iş yapmak istiyorlarsa.

KADEM in başörtülü kadınları toplaşmışlar Allah’tan daha iyi bildiklerine karar vermişler ve Kur’an-ı Kerimin karşısında kendi görüşlerini daha iyi görüp çözüm önerisi olarak sunmuşlar.

“Çözüm önerisi” adına bakıp aldanmayın aslında devlete bir kadın dayatması bu. Kadınlara karşı zaafı olan erkek siyasetçileri ve kadın baskısından korkan, korkak siyasetçileri de düşündüğümüzde KADEM in teklifi dikkate alınacaktır. Allah’tan razı olmayan kadınların nefsani isteklerini karşılayacak, Allah’tan çok daha fazla kadınlardan korkan siyasilerimiz olduğu müddetçe işimiz zor.

Bakalım bu dişi diktatörler karşısında MHP nin teklifi ne kadar dikkate alınacak. Ki MHP nin teklifi de nafaka süresi olarak çok fazla onu da desteklemiyoruz, nafaka üç ay eğer bunu yapamıyorlarsa süresiz olmadan önce yıllarca uygulandığı gibi bir yıl olabilir.

KADEM beş yılı az bulmuş. Bakalım kim kazanacak. Açıkçası kadın diktatörler karşısında erkeklerin pek şansı olduğunu düşünmüyorum.

Yine başörtülü kadınların yıllardır faaliyet gösterdiği HAZAR derneği var. KADEM in bir başka modeli. “Kadının insan haklarını” savunuyorlarmış. Ne saçma bir cümle. İnsanın insan hakkı vardır, cinsiyet üzerinden yaparsanız bölücü olursunuz. Kadının insan hakkı var da erkeğin hayvan hakkı mı var! Gerçi şu sıralar ülkemizde erkeklerin hakkı hayvanlar kadar da yok. İnsan hakkı peşindeyseniz cinsiyetçilik yapmayın mağdurun yanında olun.

Onlar da yememiş içmemiş günahımızı daha nasıl artırırız, nasıl Allah’a savaş açarız, diye düşünmüşler, Kur’an âyetlerinin tam aksi nafaka konusunda düşüncelerini geçen hafta Aile Bakanlığı’na sundular. Nafaka mağdurlarının yüzüne bakmayan bakanlık yetkilileri bunları kapılarda karşılıyorlar.

Siz inandığınızı iddia ettiğiniz dinin, kitabının aksini nasıl savunursunuz? İnsan Kur’an-ı Kerim’deki bir emri yapamaz bu kendi bireysel günahı olur. Fakat Allah’ın âyetinin aksini iddia edersen ve bunun için de mücadele edersen Allah’a savaş açarsın. Allah’tan razı olmayan kadınların aşağılık komplekslerinin cezasını mazlumlar çekmek zorunda değil.

Bu kuruluşların çatısı altında olan herkes mazlumların bedduasına ve bu günahlara ortaktır.

Velhasıl ülkemiz son yıllarda bu başörtülü diktatörlerden çektiğini dinsiz feministlerden çekmedi. Din ve devlet düşmanı feministler bugün bu kadar şımardılarsa sebebi hükumetin yanlış aile politikaları ve bunlara destek olan başörtülü feministlerdir.

Psikolog-Yazar Sema Maraşlı

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | 1 Comment »

Ailede İyi Geçinmenin Bazı Edepleri – Püf Noktaları..

Posted by Site - Yönetici Nisan 12, 2017

Ailede İyi Geçinmenin Bazı Edepleri – Püf Noktaları..

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) “Kocası kendisinden râzı olarak ölen kadın cennete girer” buyurdular. (Sünen-i Tirmizî)

Kadın, kocası içeri girdiğinde ayağa kalkmalı, güler yüzle karşılamalı, “Merhaba efendim, hoş geldiniz!” demelidir. Ceketini ve elinde bir şey varsa onu almalıdır.

Kocasının meşru emirlerine itâat etmeli, ondan izinsiz evinden bir yere gitmemeli; izinsiz (nâfile) oruç tutmamalıdır.

Malını ve güzelliğini kocasının başına kakmamalıdır.

Kocasının yemeğini hazırlamalı, elbiselerini temizlemelidir.

Sesini kocasının sesinden fazla yükseltmemeli; kocasına eziyet etmemelidir. Kocasını yüzüne karşı ve arkasından övmeli ve ona duâ etmelidir.

Kadın, kocasının ırzını ve malını korumalıdır.

Kaynak : Marifetname

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Marifetname, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kız Çocuklarına Tesettürü Nasıl Sevdiririz…

Posted by Site - Yönetici Mayıs 20, 2016

Kız Çocuklarına Tesettürü Nasıl Sevdiririz...

Kız Çocuklarına Tesettürü Nasıl Sevdiririz…

İslami kisve ve kıyafetin unutturulduğu, ahlaksızlığın benimsetildiği bir ortamda çocukları büyütmek ve yetiştirmek çok zor hale geldi. Özellikle kız çocuklarının ahlaksızlığa özenmelerinin önüne geçmek, buna bağlı olarak iffet ve namuslarını korumak çok büyük titizlik ve emek istiyor. Bu sebeple çocuklarımıza bazı şeyleri küçüklüklerinde aşılamak gerekiyor.

Çoğumuz: “Aman çocuk sıkılmasın, hevesini alsın” diye düşünürüz ancak durum hiçte öyle değil…

SEVDİREREK ALIŞTIIRILMALI

Bir çok aile kızına tesettürü nasıl aşılayacağını, benimseteceğini bilemez. Kendi kapanır diye serbest bıraksa Allah muhafaza ne hale düşeceği belli değil. Baskı ile de bu iş olmyuor. O halde ne yapmak lazım?

İş çocuğun küçüklüğünde başlıyor.

Çocuğunuzu dini telkinler ile yetiştirin. Mesela “Allah namaz kılanları cennete koyar” “Allah namaz kılanları çok sever” “Allah başını örtenleri cennete koyar” “kadınlar başörtüsü takar” yada “kızlar başını örterler” “böyle daha güzel oldun” gibi tatlı ve sevgi dolu ifadeler çocuğunuzun yönelişini etkiler.

Siz siz olun çocuğunuza bebek muamelesi yapmayın. İslamın emirlerini sevdirerek benimsetin. Öyle benimsetin, öyle benimsetin ki iliklerine kadar işlesin. Allah’ın izniyle emeğiniz karşılığını ileride alırsınız. Kızınız elinizde olmadan bozulsa, dağılsa ve Allah muhafaza dışarıdaki herhangi biri gibi olsa bile bu emeğinizin neticesini ileride görürsünüz. Çünkü çocuklukta verilen hiç birşey unutulmaz…

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Tavsiyeler, Türkiye, Tesettür, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Tesettürde “Moda”ya – HAYIR –

Posted by Site - Yönetici Mayıs 19, 2016

Tesettürde Moda

Lünfen Sonuna Kadar Okuyun.

Tesettürde “Moda”ya « HAYIR»

Önemli olan modaya, hayır diyebilmektir…
Moda sadece bir firma olarak algılanmasın, moda özenti gösteriş kıyafeti ile kendini sunma konuşma cazipliği ile insanları etkileme vs durumlardır..

BANA GÖRE MODA:
Kadını farz emirlerden çıkarıp, cazibe merkezi haline getiren şahsiyetsizliğin adıdır moda…

Kadını hunharca harcamaya iten İslam’ı unutturup şıklık yarışına sokmaya çalışan amacı paradan başka bir şey olmayan, sezonluk mal üretip kadını sokak mankenine çeviren kural tanımazlığın adıdır moda…

Kusura bakmayın arkadaşlar Müslüman Hanımlar..
Bu devirde, modacılar Müslüman kadınların âlimi olmuştur, neden mi böyle dedim modacıların dedikleri giyiliyor İslam gibi kabul ediliyor ama gel gör ki ehlisünnet ve ayetler garip kalıyor. Çağ dışı kalıyor İslami tesettürü modacıdan öğrenenlerin tek bir gerçeği var şehvetini ve cazibesini toplum içindeki konumu hayâsızca sokağa döküp sergilemek ve bakın ben buradayım ve güzelim dedirtmek gaye budur, yani moda uğruna kadının değerini ayakaltına alıyorlar ve sayfaları uçuk bir rakamdır. 750.000 kişi moda peşinde… Sosyal medyada takipçileri hayli fazla yani..

Kusura bakmayın özür dileyerek söylüyorum ben modadan anlamam! Ama ayet ve Hadisi Şerif’in ne demek istediğini gayet iyi anlarım çünkü Müslüman‘ım her Müslüman gibi! Bunları her Müslüman bilir… Kuran belli sünneti seniyye açık bir şekilde belli. Moda dedikleri şey eğer İslam’da varsa bana açık bir şekilde kaynak gösterin ki, peşinde kpştuğunuz şeyin yolu yolunu yordamını bilelim.

Eğer İslam modaysa peygamber efendimiz kadınlara neden şık giyinin gezin pervasızca dolaşın demedi, eğer moda ayetse modacılar ayete göre tesettür niye üretmedi…
Yahudi ideolojisini bilirsiniz…

Sömürgelerdeki ayaklanmaları bizzat inceleyen müstemlekat nazırı [sömürgeler bakanı] gladiston, avam Kamarası’nda eline aldığı Kur’an-ı Kerim’i göstererek şöyle demişti:
“Bu Kur’an, Müslümanların elinde oldukça onlara hâkim olamayız. Ne yapıp etmeliyiz, ya Kur’an’ı ortadan kaldırmalıyız yahut Müslümanları ondan soğutmalıyız. Bir de hilâfet müessesesini mutlaka ortadan kaldırmalıyız.”
Bunları başarıyorlar modacılar modayı sanki ayetmiş gibi başına bir karış mendil kadar eşarp geçiriyorlar bir gözlük kocaman topuz geri kalan vücudu açık!

Yahu tesettür sadece başı kapatmak değil ki mübarek Müslüman!
Gladiston 100 yıl önce plan yaptı bu plan tıkır tıkır işliyor ve ruhunuz duymuyor!
Modaymış, neye göre!
Ayet ve hadisi şerife göre moda görürseniz söyleyin çünkü üretilen kıyafetlerde ayettir damgasını göremedim…
Giyinmek güzeldir(armine)
Şıklığın ve zarafetin adresi(zühre)
Farkı giyin (kayra)
Tesettür ayettir, bizim ürettiklerimiz ev içi kıyafetlerdir yazamazlar çünkü neden biliyor musunuz?
Ayet ve hadisi şerif çekiciliği gösterişe göre giyinmeyi yasak eder. Moda ise sezonluktur sürekli değişir, modanın amacı paradır, ayet hadis umurunda bile olmaz, moda moda diye çırpınırken tesettür git gide amacını kaybediyor.

Hadisi şeriflerde ne diyor bakalım…

(Bir kadın, güzel kokular sürünüp, [kürk ve deri gibi] göz alıcı güzel elbiseler giyerek, bir toplumun önünden geçerse, o kadın zina işlemiş gibi günaha girer.) [Ebu Davut]

(Herkes baksın diye [süslü] elbise giyen, onu çıkartıp atıncaya kadar, Allahu Teâlâ’nın rahmetinden uzak olur.) [Taberani]

Kim dünyada şöhret(moda ve gösteriş)için elbise giyerse, Allah ona kıyamet gününde zillet elbisesi giydirir sonra da onu cehennemin alevli ateş lerinde yakar” (Ebû Dâvud, Libas 5, H No: 4029, 4030).

‘’Şöhret elbisesinden maksat, başkalarına câzip görünmek ve fors satmak için giyilen elbisedir(Şevkânî, neylü’l-evtâr, c 2, s 94)

İslam’da olmayan modaya ”la”
İslam’da olmayan modaya ”hayır”

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Tavsiyeler, Türkiye, Tesettür, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | Leave a Comment »

Allah’ım Şikayetim Var

Posted by Site - Yönetici Nisan 20, 2016

Başını örtüsü ile sıkma baş.başörtüsü takan hanımlar,Başlarını bağlayanların düğünlerdeki müzik

Allah’ım Şikayetim Var

Şikayetimiz başörtüsü takan hanımlardan bazılarının takındığı tavırlardandır.
Başlarını modernite olsun diye bağlayanların sokaklardaki taşkınlıklarından, düğünlerdeki dağıtmalarından, müzik programlarındaki insanın kanını donduran görüntülerinden şikayetimiz var

Başını örtüsü ile sıkma baş haline getiren hanımlardan, etek yırtmaçlarını bilmem neresine kadar açıp, kırıta kırıta yürüyenlerden şikayetimiz var başörtüleri ile sokaklarda haya duygularını rencide edici görüntüler sergileyenlerden ve İslâm’ın hafife alınmasına sebebiyet veren bu hanımlardan şikayetimiz var

başındaki örtüsünden de utanmadan, erkek arkadaşı ile sarmaş dolaş olanlardan şikayetimiz var Başörtüsünü dikkat çekme aracı olarak kullanan, sağa sola bakışları ile de dikkat çekmeye çalışan bu nevi hanımlardan da şikayetimiz var

Başörtüsünü tesettür gereği değil de, geleneksel bir anlayışla takıp, sokaklarda, meydanlarda, merasimlerde, eğlence yerlerinde kahkaha atan hanımlardan da şikayetimiz var Ecdat hanımefendilerinin, annelerimizin iffetini remzeden başörtüsünü dillere düşüren, gösteriş olsun diye takan hanımlardan da şikayetimiz var

Başörtülü olduğu halde ağzındaki sakızı edepsizce patlatıp duran ve , dikkat çekmeye çalışan hanımlardan da şikayetimiz var Daracık pantolon giyip, vücut hatlarını teşhir eden hanımlardan da şikayetimiz var

Modaya uymak için başını İtalya’daki Pisa Kulesi gibi saran, israf derecesinde örtüler satın alıp, her dem değişik baş görüntüleri sergilemek için çaba gösteren hanımlardan da şikayetimiz var Başlarındaki örtünün vakarını muhafaza edemeyip, başörtüsünün tezyif edilmesine sebebiyet veren, nevzuhur zengin hanımların bu taşkınlıklarından da şikayetimiz var

Başörtüsüne bir nevi modelistlik yapan, örtünmenin anlamından bihaber olan, buna rağmen başından da örtüsünü çıkarmayan bazı hanımlardan da şikayetimiz var Kocalarına, babalarına, erkek kardeşlerine bir nevi meydan okuyan, onların murakabesinden rahatsızlık duyan ve nefsinin hoşuna gidecek örtünmeyi yapmaktan hicap duymayan hanımlardan da şikayetimiz var

Örtünün ALLAH emri olduğu gerçeğinden habersiz örtü takan, örtülü haliyle pehlivan gibi ortaya çıkıp, düğünlerde oynayan, TV’lerdeki müzik şölenlerinde vücudunun vesile olacak kadar dikkatsiz davranan hanımlardan da şikayetimiz var

Erkeklerin içinde zıplayıp duran, örtüsünün açılıp saçılmasından rahatsızlık duymayan nadan hanımlardan, horon tepen, halay çeken, rakseden, el çırparak ritim tutan örtülü hanımlardan da şikayetimiz var

ALLAH’ın emri olan başörtüsünü koruyamayan, örtünün asaletinden mahrum olan, örtünün namus anlayışının bir timsali olduğunu idrak edemeyen, taktıkları örtülerin hakkını veremeyen, örtünün dinin alay konusu haline getirilmesine sebebiyet veren, bu vesile ile inançlarımıza sövdürten hanımlardan da şikayetimiz var

Başörtüsünün önemini kavramaktan yoksun, bazı entel takılan hanımların erkek toplantılarında bacak bacak üstüne atıp, dikkat celbeden tavırlarından, sigara içmeyi medenilik zannedip, ağızlarından eksik etmeyen, zaman zaman da erkeğin sigarasını yakmasını bekleyen ve bu haliyle başındaki örtüsünden de utanmayan hanımlardan da şikayetimiz var

Sokaklarda, vapurlarda, trenlerde, otobüslerde erkeklerle el ele, göz göze ve teması içinde yolculuk eden başörtülülerden de şikayetimiz var Başında başörtüsü, ağzında sakızı, elinde sigarası, gözünde gözlüğü ile caka atarak ve sağa sola bakarak yürüyenlerden de şikayetimiz var

Yeni yetme zenginlerin çocuklarının başörtülü haldeki taşkın hallerine, şuurlu ve bilinçli başörtülü hanımların tavır sergilememesinden de şikayetimiz var Başörtüsünü bahane edecek olanlara imkan veren görüntü sergileyen şuursuz başörtülü hanımlardan da şikayetimiz var

Ana babanın, başörtülü kızlarının, sokaklardaki, meydanlardaki, eğlence yerlerindeki tavırlarını görmemezlikten gelmelerinden, onlara hoşgörü ile yaklaşmalarından, böylece başörtüsünün dinamitlenmesine vesile olanlardan da şikayetimiz var

Başörtüsünü dikkat çekmek için meslek haline getiren, moda olsun diye veya kendisini ispatlamak için başörtüsünü takan ve bunların çoğalmasına seyirci duran, tedbir almayan herkesten ALLAH’a şikayetimiz var…

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Tavsiyeler, Türkiye, Tesettür, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | 2 Comments »

Aman Hanımlar Dikkat!!

Posted by Site - Yönetici Nisan 13, 2016

Bazı kadınlar, Bütün yıl onlara iyilik yapsan, bir kere de senden hoşlanmadığı bir şey görseler hemen “”Senden hiç iyilik görmedim.” derler.”

Aman Hanımlar Dikkat!!

Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
Cennete şöyle bir baktım: Cennet ehlinin çoğunluğunu fakirler ve yoksulların teşkil ettiğini gördüm.
Bir de cehenneme bir göz gezdirdim, cehennem ehlinin çoğunluğunun kadınlar olduğunu gördüm.
Niye böyle ey Allah’ın Rasûlü?” diye sordular. Rasûlullah (s.a.v): “Küfürlerinden dolayı.” buyurunca:
Ey Allah’ın Rasûlü, Allah’ı inkar mı ediyorlar?” diye sordular. Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz:
“Bunu kast etmedim, onlar kocalarına karşı nankör davranırlar, iyiliği inkar ederler. Bütün yıl onlara iyilik yapsan, bir kere de senden hoşlanmadığı bir şey görseler hemen: “”Senden hiç iyilik görmedim.” derler.” buyurdu.

Kaynak : Ölüm, Kıyamet Ve Diriliş, İmam Şa’ranî hazretleri…..

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Modern Takva Diye Bir Şeymi Olur Ya‏

Posted by Site - Yönetici Nisan 28, 2015

Modern Takva Diye Bir Şeymi Olur Ya‏

Modern Takva Diye Bir Şeymi Olur Ya‏

Ayy, kapalılık sana çok yakışıyor. Bence kapanmalısın

Bu cümle problemli. Hemde öyle böyle değil. Tesettürün amacını tamamiyle ortadan kaldırabilecek kadar güçlü bir cümle.

İsterseniz tesettür ayetlerini tekrar bi hatırlayalım:

Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.Zinet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar” (Nur Suresi:31)

Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve müminlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir” (Ahzab Suresi:59)

Şimdi şöyle bir bakalım. “Zinet yerlerini açmasınlar” diye buyurulandan maksat “Zinet yerlerini açmadan zinetlerini takınsınlar” anlamına gelmiyor. Ama ne yazık ki sürekli çevremizde bunu görmekteyiz.

İslamiyeti ortadan kaldırma amacında olan zihniyet “Tesettür giyim“, “Tesettürde moda“, “Modern kapalılık” adı altında islami tesettürün değerlerini gidermeyi çok iyi başardı. Önce amaç tesettürü kökünden kaldırmaktı.

Bunu başaramadılar. Sistematik çalışmaya başladılar. Ve bu çalışmalarında gerçekten başarıyı elde ettiler görünüre bakılırsa. Yavaş yavaş, kaleyi içten fethetme taktiği ile. Önce başörtüler kısaltıldı, küçültüldü, sonra iğneler atıldı, boğazlar açıldı, ardından etekler kısaltıldı. Pardesüler kalıplaştı.

Tesettür niyetiyle kullanılan pardesüler oturtmalı model hallerine getirildi. İç kıyafeti olan elbiselerden hiç bir farkları almadı. Tesettürün gerçek manasını bilenler sonunda bol kıyafet diye çareyiferacede buldu. Ve onada el attılar. Feraceler bile üslendi, pullandı, daraltıldı. Adıda “Moda” koyuldu. Modernliği göz ardı etmeden takva yaşanmaya başlandı güya. Bir başörtülüde, bir tesettürlüde modern olabilir fikri aşılandı. Sonuçta zinet yerleri yapışan bir kumaşla bile olsa örtülüydü.

Hadis-i Şerifte şöyle buyruluyor:

Cehennemliklerden kendilerini dünyada henüz görmediğim iki grup vardır: Biri, sığır kuyrukları gibi kırbaçlarla insanları döven bir topluluk. Diğeri, giyinmiş oldukları halde çıplak görünen ve öteki kadınları kendileri gibi giyinmeye zorlayan ve başları deve hörgücüne benzeyen kadınlardır. İşte bu kadınlar cennete giremedikleri gibi, şu kadar uzak mesafeden hissedilen kokusunu bile alamazlar.

Giyinmiş oldukları halde çıplak görünenler” kim, bir düşünelim. Aklımıza ilk olarak dap dar kıyafet içindeki kızlar gelmiyor mu?

Sokakta gördüğümüz kapalı bir kız ile açık bir kız arasındaki tek fark başındaki kumaş parçası. Evet kumaş parçası diyip küçümsüyorum çünkü ayette kastedilen örtü o kumaş parçası değil. Saygı hakedecek bir kumaş parçası değil. Tamamen bütün ilgileri üzerine çeken renkler ile, mendil kadar küçük, saçtan başka hiçbir şeyi örtmeyen bir örtü tesettür örtüsü değildir! Ancak “yakıştığı için takılan” bir örtüdür.

Başörtü takma amacımız yakıştığı için değil, Cenabı Allah ayetinde emrettiği için olmalıdır. Ayet-i Kerimede bahsedildiği gibi kızlarımızın “tanınıp, kendilerine sarkıntılık edilmesini” engelleyemiyorsa örtüleri, işte ozaman örtülerinin hakkını eremiyorlardır.

Tabii ki bazen sarkıntılıkları engellemenin mümkün olmadığının bilincindeyiz. Ama kendi nefsimize bir sormamız gerekiyor: “Benim bu şekilde giyinme nedenim beğenilmek mi, yoksa Allahın rızası mı?

Eğer cevap Allahın rısazı ise şüphesiz ki giyimimizi ayete göre ayarlamımız gerektiğinin ve “modern takva” diye birşey olmadığının farkındayız dır.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Takva, Tavsiyeler, Türkiye, Tesettür, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 1 Comment »

Sizin Hanımlarınıza Verdiğiniz Her Şey Bir Sadakadır.

Posted by Site - Yönetici Kasım 14, 2014

Sizin Hanımlarınıza Verdiğiniz Her Şey Bir Sadakadır.

“EN HAYIRLINIZ, ÂİLESİNE EN HAYIRLINIZDIR”

Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

Kadınlar hakkında Allâh’dan korkunuz. Zira onlar sizin yardımcılarınızdır. Onları Allâh’ın kitâbıyla kendinize helâl kıldınız, onları Allâhü Teâlâ’dan emânet olarak almış oldunuz…” “Kim hanımının kötü huylarına sabrederse gece ve gündüz şehit gibi sevap alır.

Amr bin Ümeyye ed-Damrî (r.a.) bir gün çarşıda bir elbise için pazarlık yaparken Hz. Ömer (r.a.) geldi ve

Bu elindekiyle ne yapıyorsun?” diye sordu.

Satın alıp sadaka vereceğim” dedi. Hz. Ömer

Öyleyse sen ticaret için gelmemişsin” dedi ve gitti.

Hz. Amr elbiseyi satın alıp evine döndü ve onu hanımı Rukayye’ye giydirdi. Sonra evinden çıktı ve Hz. Ömer’le karşılaştı. Hz. Ömer:

– “Elbiseyi ne yaptın?” dedi. Hz. Amr:

– Satın aldım ve sadaka verdim.

– Kime?

– Rukayye’ye.

– Rukayye senin hanımın değil midir?

– Evet. Lâkin ben Resûlullâh Efendimizden işittim, şöyle buyurdular: “Sizin hanımlarınıza verdiğiniz her şey hesabınıza -sevabı yazılan- bir sadakadır.

– Ya Amr! Resûlullâh’a iftira etme!

– Haydi, Aişe’ye (radıyallâhü anhâ) gidiyoruz. Bu meseleyi sormadan vallâhi seni bırakmam.

İkisi birlikte Hz. Aişe validemizin yanına geldiler. Hz. Ömer (r.a.):

– “Ey mü’minlerin annesi!” diye seslendi. Hz. Aişe perde arkasından:

– “Buyur, Yâ Ömer!” dedi. Hz. Ömer:

– Allâh için söyle! Resûlullâh’dan “Sizin hanımlarınıza verdiğiniz her şey hesabınıza -sevabı yazılan- bir sadakadır.” buyurduklarını işittin mi? diye sordu, Hz. Aişe:

– “Allâh için, işittim” dedi.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Hadis-i Şerifler, Kadın - Bayanlar İçin, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Hanımını Câhil Bırakan

Posted by Site - Yönetici Şubat 5, 2014

1mevlana-halid-i-bagdadi-eve-girip-cikarken-hangi-dualari-okumalizayiflama-ilaci

Hanımını Câhil Bırakan

Eğer koca, hanımının dinî hükümlerden bir hükmü öğrenmeyi ihmâl eder,
Farz, vacib ve sünnetleri yanlışsız öğretmez; Bunları gereğince hanımına vermez,Ve hanımının dinini ve diyanetini öğrenmek için dışarıya çıkmasına da mâni olursa; o kişi, hanımının günahlarında ona ortaktır.

Ailesini Câhil Bırakan

Efendimiz (s.a.v.) Hazretleri buyurdular:
-“Kıyamet günü azâb, cihetinden insanların en şiddetlisi ehlini ve ailesini câhil bırakan kişidir.

Hepiniz Çobansınız

Efendimiz (s.a.v. Hazretleri buyurdular:
“Hepiniz çobansız ve hepiniz gözetiminizin altında bulunanlardan sorumlusunuz.
İmam (idareci) çobandır, raiyetinde (emrinin altındaki tebasından) sorumludur.
Kişi, ailesinin çobanıdır, raiyyetinden sorumludur.
Kadın çobandır, kocasının evinden sorumludur.
Hizmetçi çobandır, efendisinin malından sorumludur.

Buharı hadis no: 844,
İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 4/656

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kadınlara Vasiyet

Posted by Site - Yönetici Ocak 31, 2014

11-kadinlara-vasiyetyeminin-cesitleri

Kadınlara Vasiyet

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, Hazret-i Âişe (r.a.) annemize hitaben (onun şahsında bütün kadınlara) şöyle buyurdular:

-“Ey Âişe! Her hangi bir kadın diliyle kocasına eziyet eder (ve onu incitirse), mutlaka Allâhü Teâlâ hazretleri de kıyamet gününde onun dilini yetmiş zira` uzatır ve boynunun arkasına dolandırıp bağlar.

Ey Âişe! Herhangi bir kadın, Rabbi için namaz kılar (namazdan sonra) kendi için dua ettikten sonra kocasına dua ederse; onun namazı yüzüne çarpılır, tâ ki önce kocasına sonra da kendisine dua edinceye kadar…

Ey Âişe! Herhangi bir kadın ölüsüne üç günden fazla ağlarsa, Allâhü Teâlâ hazretleri, onun amellerini mahvedip siler…

Ey Âişe! Herhangi bir kadın, ölünün üzerine ağıt yakıp sesli ağlarsa. Allâhü Teâlâ hazretleri kıyamet gününde o kadının dilini yetmiş zira uzatır ve kadını kendisine tabi olan diğer kadınlarla beraber cehenneme sevk eder.

Ey Âişe! Herhangi bir kadının başına bir musîbet gelir de, yüzünü tokatlar, elbisesini parçalarsa cehennem ateşinde, Lût Aleyhisselâm’ın ve Nûh Aleyhisselâm’ın (kâfir olan) hanımları ile beraber olur. Ve bu kadın, kıyamet gününde bütün hayırlardan ve şefaat edicilerin şefaatından ümitsiz olur.

Ey Âişe! Herhangi bir kadın (ağlamak, feryat ve figân etmek için ya da mezarlarla böbürlenmek için) mezarlıkları ziyaret ederse mutlaka Allâhü Teâlâ hazretleri ona lanet eder. Yaş ve kuru olan her şey ona lanet okur; ta ki o kadın evine dönünceye kadar lanet onun üzerine yağar. Mezarlıkları ziyaret edip orada ağlayan kadın, ertesi gün aynı saate kadar, Allah’ın gazabında, hiddet ve kızmasında olur. Ve eğer o vakit içerisinde Ölürse bu kadın cehennem ateşindedir.

Ey Âişe! Çalış! Çalış! Sonra mücâhede et (yine çalış)! Çünkü siz kadınlar(ın içinden), Yusuf Aleyhisselâm’ın sahibeleri, Davud Aleyhisselâm’ın fitneleri, Adem Aleyhisselâm’ın cennetten çıkaranları, Nuh ve Lut Aleyhisselâm’ın (nikâhı altında oldukları halde o yüce Peygamberlere inanmayıp onlara) isyan edenleri, oldular!

Ey Âişe! Cebrail Aleyhisselâm, bana kadınlar hakkında o kadar vasiyette bulundu ki, ben kadınları boşamanın haram olacağını zannettim!

Ey Âişe! Kocasının (suçlu bulup haklı olarak) boşadığı her kadının ben hasmı (ve düşmanı) yım!

Ey Âişe! Herhangi bir kadın kocasından hamile kalsa, hamile kaldığı zaman (dan itibaren) mutlaka onun için, gündüzleri oruç tutmuş, geceleri sabaha kadar namaz kılmış, ibâdet etmiş ve Allah yolunda savaşmış gâzînin ecri ve sevabının bir misli vardır.

Ey Âişe! Herhangi bir kadına doğum sancısı gelir, her sancı vuruşunda ve her çocuğunu emzirişinde bir köle azâd etmiş se-vabı verilir.

Ey Âişe! Kadın kocasından mehrini hafifletirse, mutlaka ona mebrûr (tam, mükemmel ve kabul olunmuş) bir hac, makbul bir umre sevabı vardır. O kadının, Eski ,Yeni, Gizli, Aşikâr, Önceki, Sonraki, Hata ile işlediği ve bilerek kasten yapmış olduğu her türlü günahı bağışlanır. Böyle bir kadının ilk ve son, büyük ve küçük bütün günahları affedilir.

Ey Âişe! Bir kadının kocası olur da, kadın da kocası tarafından kendisine gelen eziyetlere sabrederse, bu kadın Allah yolunda kanlara bulanmış ve şehit olmuş gibidir. O kadın, Allâhü Teâlâ hazretlerinin Kur’ân-ı kerimde övmüş olduğu şu kadınlardan olur:
“Bütün müslimler ve müslimeler, Müminler ve mü’mineler, kaanitler ve kaaniteler, sâdıklar ve sâdıkalar, sâbirler ve sâbireler, hâşi’ler ve hâşîalar, mütesaddıklar ve mütesaddıkalar, sâimler ve sâimeler, ırzlarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allah’ı çok anan zâkirler ve zâkireler, hep bunlara Allah bir mağfiret ve bir büyük ecir hazırlamıştır!”
Ravzatü’l-ulemâ” isimli kitapta böyledir.

İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 5/122-125.

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kadın - Bayanlar İçin, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: