Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 08 Haz 2007

HİLFÜL’L-FUDUL’UN İYİLİĞİ

Posted by Site - Yönetici Haziran 8, 2007

İYİLİK İÇİN SÖYLENEN YALAN

HİLFÜL’L-FUDUL’UN İYİLİĞİ

İslâm öncesi bir tarihte Arabistan’da Fadl isimli üç kişi bir araya gelerek, ‘zalime karşı mazluma yardım etmek, aralarında adaletli hakim kılmak’ üzere yeminli sözleşme yapmışlardı. Zamanla unutulan bu faydalı teşkilat, Peygamberimiz s.a.v.’in gençliğinde toplumda görülen bazı haksızlıkları önlemek için, Kureş’in bazı ileri gelenleri tarafından bir vesileyle yeniden kurulmuştu.
İlk kurucularının isimlerine uygun olarak da ‘Fadılların -veya fazilet sahiplerinin- yemini’ anlamında ‘Hilfü’l-Fudûl’ adını vermişlerdi. O zaman yirmi yaşlarında olan Rasul-i Ekrem s.a.v. de bunun bir üyesiydi.
Etkili bir sivil toplum örgütü olan Hilfü’l-Fudûl’ün amacı ise ‘Mekke’de zulüm ve haksızlığa uğramış hiç kimse bırakmamak, mazlumun hakkı alınıncaya kadar zalime karşı mazlumla beraber olmak’ şeklinde belirlenmişti.
Hilfü’l-Fudûl’ün faaliyet günlerinde, Has’am kabilesinden bir adam kızını da alarak Mekke’ye gelmişti. Kızı dikkat çekici güzellikteydi. Mekke eşrafından Nübeyh b. Haccac onu görünce, babasının elinden zorla çekip kaçırdı. Has’amlı şahıs:
– Bu adamı bulup yanıma getirecek kimse yok mu? diye bağırıyordu.
– Git de derdini Hilfü’l-Fudûl’a anlat, dediler. O da Kâbe çevresinde:
– Ey Hilfü’l-Fudûl mensupları! Yetişin imdadıma! diye feryat etti.
Örgüt üyeleri kılıçlarını sıyırıp, her yandan koşarak geldiler.
– İşte geldik, ne oldu sana? dediler.
– Nübeyh bana zulmetti, kızımı elimden zorla çekip götürdü, diye şikayetlendi.
Hilfü’l-Fudûl üyeleri hemen adamla birlikte Nübeyh’in evine gittiler, kapısına dayandılar. Nübeyh dışarı çıkınca ona çıkıştılar:
– Yazıklar olsun sana! Sen de bilirsin ki, biz haksızlıkları önlemek için sözleşme yapmışızdır. Çabuk çıkar kızı!
– Başüstüne. Fakat bu gece olsun kızdan faydalanmama izin verin…
– Olmaz! Vallahi bir an bile müsaade edemeyiz!
Çaresiz kalan Nübeyh, kızı çıkarıp teslim etti.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 3 Comments »

Hızır Geliyor

Posted by Site - Yönetici Haziran 8, 2007

Hızır Geliyor

Hızır Geliyor

Hoca, medresede ders verirken talebenin biri bazen ayağa kalkar. Hoca sebebini sorar. Talebe:
– Efendim Hızır geliyor da ondan.
Hoca:
– Ben niçin göremem?
Talebe :
– Sorayım efendim, deyip tekrar geldiğinde sorar.
Hızır Aleyhisselam’ın:
– Hocan süsü ile çok uğraşıyor. Medreseye gelirken ayna önünde, cübbe sarık şöyle mi yakıştı, böyle mi yakıştı, diye fazlameşgul oluyor. bu gibi haller manevi terakkiye manidir, buyurduğunu hocaya bildirdiği günden itibaren, ayna karşısına geçmeyi terkedip, süslenmekten uzak kalan hoca efendinin, sarığı eskiyip sallanmaya başaldığından “Saçaklı Hoca” ismi verilmiştir. (Rahmetullahi Aleyh)

Terakk-i maneviye mani olan zinetten uzak kalmalı.

Hatıratım, Ali Erol

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

HIRİSTİYAN VE Hz.ALİ (r.a)’IN ZIRHI

Posted by Site - Yönetici Haziran 8, 2007

adalet,,hz ali ve hristiyan, kadi,hakim,savci,islam,hiri̇sti̇yan ve hz.ali̇ (r.a)_in zirhi

HIRİSTİYAN VE  Hz.ALİ (r.a)’IN ZIRHI

Ali (a.s)’ın, halifeliği zamanında, Kufe’de zırhı kayboldu. Bir müddet sonra bir Hrıstiyan’ın yanında ortaya çıktı. Ali onu hakimin huzuruna götürdü.
‘Bu zırh benim malımdır; onu ne sattım, ne de birine bağışladım; şimdi onu, bu adamın yanında buldum.’ diye iddia etti.
Hakim:
‘Halife iddiasını söyledi, sen ne dersin?’ diye Hıristiyan’a sordu. O, bu zırhın, kendi malı olduğunu, aynı zamanda halifenin sözünü yalanlamadığını, söyledi.
Hakim Ali’ye dönerek
‘Sen iddia ettin, bu şahıs ise inkar ediyor. Bu durumda iddian için şahit getirmen lazım’ dedi.
Ali güldü ve
‘Hakim doğru söylüyor, şimdi şahit getirmem gerek, fakat hiç bir şahidim yok’ dedi.
Hakim, iddia edenin şahidinin olmamasına dayanarak, ırıstiyan’ın lehine karar verdi. O da zırhı aldı ve gitti.
Fakat, zırhın, kimin malı olduğunu daha iyi bilen Hristiyan’ ın, bir kaç adım yürüdükten sonra vicdanı uyandı ve geri dönerek ‘Böylesine bir hükümet ve davranış şekli alelade insanların keyfinden değil, peygamberlerin hükümet tarzıdır’ dedi ve
‘Zırh Ali’nindir’ diye itiraf etti.
Kısa bir zaman sonra, onu, müslüman olarak Ali (a.s)’ın sancağı altında, Nehrivan harbinde, savaşırken gördüler.

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z Ali, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: