Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Posts Tagged ‘Sur nedir’

Sûr Nedir? – Sûr’ün Üç Kademesi Vardır

Posted by Site - Yönetici Ekim 6, 2015

Sur Nedir – Sur’ün Üç Kademesi Vardır,sura-c3bcfc3bcrmek-kc4b1yamet-gc3bcnc3bc-israfil-surmahsermeleklerkiyamet-nezaman

Sûr Nedir?

Hadis-i şerifte buyuruldu:
-“Şüphesiz Allâhü Teâlâ hazretleri gökleri ve yeri yaratma işinden fariğ olunca (bitirince) Sûru yaratarak, onu İsrafil Aleyhisselâm’a teslim etti. İsrafil Aleyhisselâm, onu ağzının üzerine koydu. Ne zaman üflemekle emir olunacak diye gözünü Arş’a dikti…
” Ebû Hüreyre (r.a.) hazretleri buyurdular:
-“Sûr nedir?” diye sordum.
Efendimiz {s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Boynuzdur!” Ben yine sordum:
-“O nasıl bir şeydir?” Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Çok büyüktür.
Nefsim kudret elinde olan Allâhü Teâlâ hazretlerine yemin olsun ki, şüphesiz ondaki bir dâirenin büyüklüğü gök ve yer gibidir...”
Denilir ki; Sûr’ün delikleri, mahlûkatın ruhlarının adedincedir…

Sûr’ün Üç Kademesi Vardır

(Âlimler) buyurdular:
-Sûr’a üfürülmek üç keredir.

Birincisi: Korkutma üfürüğüdür. İnsanlar birinci nefhâ’yı (üfürmeyi) işittikleri zaman, kendilerinin yakînen öleceklerini (kesinlikle) bilirler. Artık dünya günlerinde hiçbir şey kalmaz. Kendilerini;
1- Ecel,
2- Arz,
3- Hesap,
4- Ve azap korkusu tutar.

İkinci üfürüş: Ölüm üfürüşüdür. Bütün mahiûkatın ölümüdür. Hatta yeryüzünde Allâhü Teâlâ hazretlerinden başkası kalmaz. Allâhü Teâlâ hazretlerinden başka her şey helak olur.

Üçüncü üfürüş: Kabirlerden dirilme üfürüşüdür.
Bir nefhadan diğer bir nefha’ya kadar süren zaman kırk yıldır. Bütün mahiûkatın ölümü üzerine, onların ruhları Sûr’ün içine konulur. İnsandan hiçbir şey kalmaz; hepsi çürür. Ancak bir kemik hariç. Onu asla toprak yemez. 0 “Acbü’z-Zeneb’tir (yani kuyruk sokumundaki bir parçadır…)
Kıyamet gününde mahlûkat ondan yeniden terekküp eder. Allâhü Teâlâ hazretleri, insanın dağılan cesedinin parçalarını toplar.
Yırtıcı hayvanların karınlarından,
Su hayvanlarının midelerinden,
Arzın derinliklerinden, çıkarır.
Kendisine ateşin dokunup yanmakla ölenler, ondan ateşle.
Suyun boğarak öldürdüğü kişiler…
Güneşin kendisine çarptığı kişiler.
Rüzgarın kendisini zerre haline getirdiği kişiler; (hep acbü’z-zeneb’ten yeniden yaratılırlar…); Allâhü Teâlâ hazretlerinin arşın altından su indirir… Ona “Hayvan” (yağmuru) denilir.

Sema tam kırk sene yağmur akıtır. Hatta su yer yüzünden tam on iki zira’ kadar yüksekliğe çıkar. Sonra Allâhü Teâlâ hazretleri, cesetlere emreder; cesetler bakliyatın yeşermesi gibi (oldukları yerden) biterler. Cesetler, toplandığı ve her biri mükemmel bir hale geldiği ve kendisinden ruhlardan başka hiçbir şey eksik kalmadığı zaman; Allâhü Teâlâ hazretleri;
Hamele-i Arş” meleklerini yaratır.
Sonra Cebrail Aleyhisselâm, Mikâil ve İsrafil Aleyhisselâm’ı yaratır.
İsrafil Aleyhisselâm, sûr’a üfürür. Bütün ruhlar, Sûr’ün deliklerinden çıkarlar; bal arıları gibi… Ruhlar yer ve gök arasını doldurmuş bir halde yayılırlar; her bir ruh kendi cesedine geri dönmek için hareket eder. Ruhlar, yeryüzüne inip, kendi cesetlerine girerler.
Sonra ruhlar, burun deliklerine girerler. Zehirin ışınlanan cesette yürümesi (ve yayılması) gibi, ruhlar bütün cesette yürür. Sonra yeryüzü yarılır.
Yeryüzünden (mezardan) ilk çıkacak olan Efendimiz (s.a.v.) hazretleridir.
Sonra Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin ümmeti mezarından kalkarlar.
İnsanların hepsi mezarlarından otuz üç (33) yaşlarında gençler oldukları halde kalkarlar…
O gün insanların dilleri “Süryânîce” olur.
Hızla Allâhü Teâlâ hazretlerine yürürler.
Bu (anlatılanlar) ihlâs sahibi mü’minler hakkındadır…
Amma kâfirler ise, mezarlarından kalktıkları zaman; -“Bu ne zor gündür!” derler.
Onlar çıplak ve ayakkabısız dirilirler. Tam yetmiş yıl kadar kalırlar… Allâhü Teâlâ hazretleri, onlara rahmet nazarıyla bakmaz.
Mahlûkat ağlar; hatta göz yaşlan kurur… Sonra insanlar kan ağlamaya başlarlar. Ta ki (göz yaşları) çenelerine kadar ulaşır ve ağızlarına gem vurulur.
Sonra Allâhü Teâlâ hazretleri onların hakkında dilediğini hükmeder…

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k. S.) Ruhu’l –Beyan Tefsiri 7/519-521

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kıyamet, Kıyamet Alametleri, Mahşer, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: