Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Posts Tagged ‘zühd’

Buz`u Altına Satmak – ZÜHDÜN – TAKVA`NIN HAKİKATİ

Posted by Site - Yönetici Eylül 10, 2015

Buz`u Altına Satmak - ZÜHDÜN - TAKVA`NIN HAKİKATİ, Kimya-i Saadet – İmam Gazali,

Buz`u Altına Satmak – ZÜHDÜN – TAKVA`NIN HAKİKATİ

Sıcak havada biraz buza sahip olan kimse, susayınca suyu o buzla soğutup içmek için, o buzu çok arzu eder. Fakat birisi gelip bir altın karşılığında o buzu ondan satın almak istese, altın sevgisi buza olan tutkunluğunu giderir ve şöyle düşünmeye başlar: “Bir gün ılık suya sabredeyim. Buz devamlı kalmaz, akşama kadar eriyip gider. Altın ise ömür boyu kalır.

Böyle bir durumda, buzu daha değerli bir şeye değişmez, buz için zühd olur. Arifin de dünya karşısındaki tutumu böyledir. Zira arifler dünyanın geçici olduğunu, sürekli olarak tükendiğini ve ölüm anının yaklaştığını görür. Ahiretin ise saf ve devamlı olduğunu, hiç sonu olmadığını ve ancak dünyayı bırakmak karşılığında satıldığını bilirler. Durum böyle olunca değerli olan ahireti kazanmak için, dünyayı aşağı görürler ve bundan dolayı dünyadan el çekerler.
İşte buna zühd denir. Ancak zühd, yani dünyadan el çekmek mübah olan şeylerde olmalıdır. Yoksa haramdan el çekmek zühd değil, zaten farzdır. Ve yine zühd (dünyadan el çekmek) elde edebildiği şeylerde olmalıdır. Dünyada bir şeyi olmayanlar için zühd mümkün değildir. Ancak bir şeyi olmayan kimseye, dünyalık verilince bunu kabul etmese o zaman zühd olabilir. Fakat bu derece denenmedikçe belli olmaz. Zira dünyalık elde edince nefsi bir başka şekil alabilir ve eski haline dönebilir. Zühdün başka bir şartı da malı saklamayıp dağıtmak, mevki ve makamı terk etmektir. Zira tam zahid, dünyanın bütün lezzetlerini bırakıp, ahiret lezzetini isteyen kimsedir. Bu, bir alış -veriştir. Ama çok karlı olan bir alış -veriş . Nitekim,
Yüce Allah buyuruyor ki:
Şüphesiz Allah, mü’minlerin vücutlarını ve mallarını, cennet karşılığında satın alır.” [TEVBE SURESİ, Ayet: 111 ]
Ondan sonra da buyurur ki: “Bu alış -veriş mübarek olsun. Sevininiz; bunda çok kazanç vardır.”

Cömertliğini göstermek veya ahireti kazanmaktan başka bir sebep için dünyayı terk eden zahid olmaz. Dünyayı, ahiret karşılığında satmakta büyük zühddür. Fakat marifet sahiplerinin yanında bu da zayıftır. Zira arifler dünya gibi, ahireti de düşünmezler. Zira cennet de dünya gibi göz, mide ve cinsi arzularla ilgilidir. Onun için ahirete de hakaret gözü ile bakıp kendini, hayvanların da ortak olduğu şehvet ve arzulardan yüksek tutarak ona ilgi göstermemelidir. Hatta dünyada olsun, ahirette olsun, Allah’tan başka bir şey gaye edinmemeli, Allah’ı tanıyıp görmekten başka bir şey ile yetinmemeli ve Allah’tan başka herşey ona aşağı görünmelidir. Bu ariflerin zühdüdür.

Ariflerde dünya malından sakınıp kaçınmayabilirler. O zaman ellerine geçeni yerli yerince harcamalı, hakkı olanlara dağıtmalıdır. Nitekim Hz. Ömer (R.A.) yeryüzünün servetini elinde tuttuğu halde ona bağlı değildi.
Hz. Aiş e (R.Anha) de bir günde yüzbin akçe dağıtmış ve kendisi için bir lokma et alacak parası kalmadı.
O halde arif yüzbin akçeye sahip iken zahid olur da, başkası hiçbir şeye sahip değilken zahid olamaz.
Burada olgunluk derecesi kalbin, dünyadan kesilmesi, onu istemek veya ondan kaçmakla meşgul olmaması, onunla savaşmak veya dost olmak yoluna gitmemesidir. Zira bir şeyi dost edinen onunla meşgul olduğu gibi, düşman edinen de onunla meşgul olur. Demekki olgunluk derecesi Yüce Allah’tan başka bir şeyi düşünmemektir. Ona göre dünya malı deniz suyu gibi, eli de Yüce Allah’ın hazinesi gibi olmalıdır. Azalıp çoğalması, gelip gitmesi onu düşündürmemelidir. Üst derece budur. Akılsızların en çok
yanıldıkları husus budur. Zira malı terk ettiğini söyleyen, kendine ben malı düşünmüyorum, süsü verebilir. O halde malı olsa bile gönlünü mala bağlamamak, ondan kaçmak ve onun çekiciliğinden kurtulmak, işin esasıdır.

Birisi Mübarek’in oğlu Abdullah’a “Ey Zahid” dedi. Abdullah ona şöyle dedi: “Zahid Halife Ömer bin Abdülaziz’dir. Zira dünya malı onun elinde olduğu halde o zühd üzeredir. Benim zaten bir şeyim yok. bana nasıl zahid denilebilir?

Buzu altına satmak, o kadar büyük anlayış istemez. Akıllı olan herkesin anlayabileceği ve yapabileceği bir şeydir. Dünyanın ahiret yanındaki değeri, buzun yanındaki değerinden daha aşağıdır.

Fakat bazı insanlar üç nedenden dolayı bunu göremezler.
1-İmanın zayıflığı.
2-Şehvetlerin esiri olmak.
3-İhmalkarlık yapıp tevbeyi geciktirmek.

En büyük neden şehvet ve arzulara esir olmaktır.

Kaynak – Kimya-i Saadet – İmam Gazali

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kimya-i Saadet - İmam Gazali, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: