Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Posts Tagged ‘Süfyân-I Sevrî’

SÜFYÂN-I SEVRÎ HAZRETLERİNDEN NASIHATLAR

Posted by Site - Yönetici Aralık 28, 2014

SÜFYÂN-I SEVRÎ

SÜFYÂN-I SEVRÎ HAZRETLERİNDEN NASIHATLAR

“Ey kardeşim! İlmi, amel etmek için öğren. Alimlere karşı övünmek, cahillerle münâkaşa etmek, zenginlerin yemeğinden yemek veya fakirlerin sana hizmet etmesi için ilim öğrenme.

İlminden, ancak amel ettiğin senin lehine, amel etmediğin ise aleyhinedir.

Zamanımızda hayır yolunda olanlar garib olur. Bundan dolayı üzülme. Rabbinin yolunda dosdoğru devam et. Eğer böyle yaparsan Allâhü Teâlâ sana yardımcı olur, Cebrâil ve sâlih mü’minler de dostun olurlar. Başkalarının ayıplarını araştırmak yerine kendi ayıplarınla meşgul ol. Ömrünü, âhiretin için değil de dünya için harcadığın zaman üzül. Sırtına yüklediğin günahlar için çok ağlarsan kurtulursun. Hayırdan ve hayır ehlinden usanma, onlardan uzaklaşma. Onlar, senin için diğer insanlardan daha hayırlıdır.

Cahillerden ve onların boş ve batıl işlerinden uzaklaş. Cahillerle dost olanlar -Allâhü Teâlâ’nın rahmetiyle korudukları hariç- kurtuluşa eremez.

Sâlihlere kavuşmak istersen, sâlihlerin amellerini işle. Dünyadan payına düşenle yetin.

Seni unutmayan Rabbini sen de unutma. Yaptığın her şeyi takip edip yazan, gizli ve açıkta seni gözetleyen Allâhü Teâlâ’nın vazifeli meleklerinden gafil olma.

Şah damarından daha yakın olan Allâhü Teâlâ’dan hayâ et. Muhtaç ve hakîr olduğunu iyi bil.

Sen bugün varsın, yarın yoksun. Ölümün geldiğini farzet. Gâfil ve cahiller gibi gaflete düşme. Kendin için çok ağla. Eğer düşünürsen gülmen için bir sebep yoktur.

Allâhü Teâlâ, “(Ey gafiller!) Siz gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz.” (Necm sûresi âyet 60) buyurarak gülenleri fakat akıbeti için ağlamayı terk edenleri yermiştir.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Süfyân-I Sevrî’nin Haccı

Posted by Site - Yönetici Mart 6, 2012

Süfyân-I Sevrî’nin Haccı

Süfyân-I Sevrî’nin Haccı

Süfyân-ı Sevrî’den rivayet olundu. Süfyân-ı Sevrî buyurdular: Bir sene hacca gitmiştim. Arafat’tan dönüp, o seneden sonra hac yapmama görüşündeydim. Hacılara baktım; asasına dayanmış yaşlı bir adam gördüm. O, beni süzercesine uzun uzun bana bakıyordu. Ben ona:»
-“Esselâmü aleyke yâ şeyh! Ey yaşlı adam, Allah’ın selâmı senin üzerine olsun,” diye selâm verdim. O da bana:
-“Ey Süfyân! Senin de üzerine olsun!.” Ben hayretle ona bakarken; o konuşmasına devam etti. Bana:
-“Niyetinden dön!” dedi. Ben:
-“Sübhânellah! Sen benim niyetimi nereden biliyorsun?” dedim. O:
-“Rabbim bana ilham etti,” diye cevap verdi. Ve şöyle devam etti:
-“Gerçekten ben otuzbeş defa hac ettim. Otuz beşinci haccımda Arafat’ta vakfede bulunuyordum, insanların şu zahmetine bakıp, Allahü Teâlâ hazretleri, onların ve benim haccımı kabul edecek mi, diye düşünüyordum. Ben bu düşünceye kalmışken güneş battı ve hacılar, Arafat’tan Müzdelife’ye indiler. Benim yanımda kimse kalmamıştı. Gece karardı. O gece uyudum. rüyâm’da şöyle gördüm. Sanki gerçekten kıyamet kopmuştu. İnsanlar, haşr olmuşlardı. Amel defterleri uçuşuyordu. Mizan kurulmuştu. Sırat ortaya konmuştu. Cennet ve Cehennemin kapıları açılmıştı. Cehennemin şöyle dediğini işittim:
-“Ey Allahım! Hacıları benim sıcağımdan ve soğuğumdan koru!” diyordu. Bunun üzerine Cehenneme şöyle nida geldi:
-“Ey Ateş! Hacılardan gayri için de dua et, çünkü onlar, çölün susuzluğunu ve Arafat’ın sıcaklığını tattılar. Bundan dolayı onlar, kıyametin susuzluğundan muhafaza olundular (bu gün onlara susuzluk yok) ve onlar, şefaate nail oldular, şefaate ermenin zevkini tattılar. Zîrâ onlar, canları ve mallarıyla benim rızâmı taleb edip aradılar.
Şeyh buyurdu:
-“O anda ben uyandım. İki rekat namaz kıldım. Sonra yine uyudum. Aynı rüyâ’yı aynı şekilde yine gördüm. Bu rüya rahmânî mi yoksa şeytanî mi, diye düşünüyordum ki, bana:
-“Hayır! Belki bu rüya rahman olan Allah tarafindandır. Sağ elini uzat!” denildi.
Ben de sağ elimi uzattım. Bir de baktım ki, avucumda bir mektub: Şöyle yazılıydı:
Her kim Arafat’ta vakfe yapar ve Beytullahı ziyaret ederse, ben onu kendi ehli beytinden yetmiş kişi hakkında şefaatçi kılarım.”
Bu hadiseyi bize aktaran, Süfyân-i Sevrî hazretleri buyurdular:”O zât o mektubu bana gösterdi ve ben de okudum.” Sonra Şeyh efendi buyurdular:
-“O zamandan beri her sene haccettim. Ta ki, bu şekilde yetmiş üç haccım tamam oldu.” Bu hadise, “Zühretü’r-Riyâz” isimli kitabta zikredildi.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/196-198.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: