Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Posts Tagged ‘Sağlık’

Osmanlı döneminde ki penisilin iğne nasıl üretilirdi ?

Posted by Site - Yönetici Nisan 2, 2019

Osmanlı döneminde ki penisilin iğne nasıl üretilirdi ?

Kanuni Sultan Süleyman sefere çıkmadan önce, saray hekimlerine askerlerin seferde iken salgın hastalıklardan hasta olmamaları için ne yapmak gerektiğini sorardı.
Hekimler ise , kuvvetli bir ilaçtan bahsettiler .

Sultanın da hoşuna giden bu ilaç penisilin ilaç idi.
Hemen saray aşçılarına ferman gönderilir ve askerlere her öğün, küflü peynir verilmesi söylenirdi.

Evet , yanlış duymadınız… atalarımızın, dedelerimizin , toprak altın da muhafaza ederek küp içinde muhafaza ettikleri , küflü peynir koruyucu aşıdır.

Içinde ki probiyotik bakteriler , bağırsak florasını kuvvetlendirir ve iç organların ömrünü uzatır.

O zaman şartlarında bir sefer yaklaşık 2 sene sürerdi.
Asker 6 ay yürüyerek gider ve 6 ay yürüyerek geri dönerdi..tozun toprağın havaya kalktığı, tuvalet ve banyo ihtiyacının zor karşılandığı bu sağlıksız şartlar altında , düşman askerleri telef olurdu. Salgın hastalıktan toplu asker ölümleri olurdu.

Ancak Osmanlı askerleri bu salgından etkilenmez , basit bir grip gibi atlatırlardı ..

Sebebi ise sefere çıkmadan önce yemeye başladıkları küflü gömme peynirdi …

Ne güzel bir ilaç, ne güzel bir gıda..

Içinde ne prospektüsü var , ne de son kullanma ve üretim tarihi var ..

Herkes bu aşıyı evinde kolaylıkla üretebilir.
Herkesin evinde bulunur ..

Vücudumuzda ki hastalıkların sebebinin %70 bağırsak florasının bozulması ile olduğunu hepimiz biliriz…
Bağırsak da ki faydalı bakterileri :
Küflü peynir
Kefir
Ekşi Maya
Ev yapımı yoğurt ile çoğaltabiliriz.

Bizi savaş meydanın da yenemeyen düşmanlarımız, gıdalarımızı değiştirerek yenmeye çalışıyor..

7 den 70’e hasta bir millet olduk ..

Tekrar eski sağlığımıza kavuşabilmemiz için köylülerden doğal gıda üretmelerini talep etmeliyiz ..

Avm ‘de Bir fincan çaya 15 tl ödeyip , pazarda ki köylünün ürünü için pazarlık yapmamalıyız..

Domates yetiştirmeyen bir kişi domatesin zahmetini bilmez … saksılarda tarihi eser gibi seveceğimize , köylüyü bireysel olarak teşvik ve onore etmeliyiz ..

Doğal yiyecek bulduğunuz da asla pazarlık yapmayın..
Ahir zaman da yapacağımız en güzel yatırım salih amel ve gerçek gıdadır…

Gerçek peynir bulunca altın bulmuş gibi sevinin ve hemen alıp yiyin …

Ortokdoks tıbbi penisilin iğneyi 1940 da bulunca, altın bulmuş gibi sevinmiş garibim …

Bizim şanlı ecdadımız 400 yıl önce bulmuş ve uygulamıştır.
Eskiye dair , atalarımız her ne yemiş ise , bizde onları yiyelim.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , , , , , , | Leave a Comment »

Dondurma diye içeriğini bilmediğiniz buzları yemeyin

Posted by Site - Yönetici Mayıs 14, 2008

buzlu

“Dondurma diye içeriğini bilmediğiniz buzları yemeyin”

Yeni dondurma endüstrisi şeker yerine sağlıksız yapay tatlandırıcılar, doğal salep yerine suni salep, süt yerine su ve süt tozu, meyve yerine yapay meyve boyası katarak dondurmayı dondurma olmaktan çıkardılar. Şimdilerde çoğu ürün ve marka için dondurma diye sunulan ürünlerin sadece adı dondurma içeriği ise buzlu yiyecek.

Günümüzde dondurma sevmeyen yok. Özellikle sıcak bölgelerde yazın bunaltıcı sıcağında sağlıklı ve lezzetli serinlemenin yolu dondurma yemektir. Dondurma dünyanın en sevilen tatlılarından biridir. Dünya tarihi kadar eski olmasa da oldukça eski olan bu serinletici ve besleyici tatlı 2000 yıllar dev bir endüstriye dönüştü. Çok uluslu şirketlerin pazarlarda kapıştığı bu alan son yılların önemli sorunlarından birini de teşkil ediyor.

Tüketim kölesi haline getirilen 21 yüzyıl insanı, sağlıklı ve helal (inan kesim için) ürün yerine lezzet birinci tercih haline ge(tiri)ldi. Bu nedenle de tüketicilerin ezici bir çoğunluğu ürünleri niteliği incelemek yerine reklâmlarından ve ambalajlarından daha çok etkilenmektedirler. Hiç kimse “ucuz etin suyu kara olur” atasözümü hatırlamamaktadır.

Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne “Dondurma Tebliği” ve “Yenilebilir Buzlu Ürünler Tebliği” olmak üzere iki ayrı tebliğ var. Piyasada dondurma zannıyla tüketilen bu ürünlerin çoğu dondurma değil. Bunların ezici bir kısmı içinde süt bile barındırmayan ‘yenilebilir buzlar’. İçindeki katkıların bir kısmı ise dünyanın birçok ülkesinde yasaklanmış katkılardan oluşmaktadır. Bu katkıların birçoğu farklı ülkelerde sağlıksızlığı nedeniyle yasaklanmış katkılar. Ancak Tarım e Köy İşleri Bakanlığı EC (E) kodlu bu katkıların hemen hemen (bir istisna hariç) hiç birini yasaklamış değil.

Bizdeki sistem dünyanın tersine işlemektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde toplum sağlığı birinci hedef iken birde şirketlerin karı öncelik sırasının birinci sırasında yer almaktadır. Mazerette hazır eleman yok denetleyemiyoruz. T.C. Anayasanın 172. maddesi devlete yani kamu kurumlarına tüketiciyi koruma görevi vermektedir. Ancak ülkemizde tüketiciyi kamunun elinden koruyacak hiçbir mekanizma yok. Tüketiciler Birliği başta olmak üzere tüketici örgütleri kıt insan ve maddi kaynakla hem özel sektörün hem de kamunun elinde tüketici korumak için can hıraç çalışmaktadır. Dondurma raporumuz, sağlıksız dondurma üretimine izin veren ve gerekli denetim görevini yapmayarak anayasa suçu işleyen devlete (kamuya) ile sağlıksız ürün üreten üreticilere karşı tüketicilere bir uyarı ve bilgilendirme amacıyla hazırlanmış bir çalışmadır.

Ülkemizde yüzyıllardır dünyanın en leziz ve helal dondurması salep, süt ve şeker karışımından üretile gelmiştir. Dondurma bir endüstri ürünü haline geldiğinden bu yana, dondurmanın da hilelisi ve sahtesi yaygınlaştı. Süt, şeker, sahlep üçlüsü ile yapılacak dondurma gerçek dondurmadır. Kıvamını tutturamıyoruz gibi bir gerçek dışı beyanla birçok katkı kullanan üreticilerin ülke tüketicisinin inancını düşünerek jelâtini (E441) dondurma ve diğer gıda maddelerinde kullanmamaya davet ediyoruz.

Piyasada satılan ve dondurma zannedilen ürünlerin çoğu dondurma olmayıp ‘yenilebilir buzlu gıdalardır’. Bunlara dondurma diyemeyiz. Zaten mevzuatta bunlara dondurma dememektedir. Üreticiler ürünlerinin dondurma olmadığını gizlemek için ICE CREAM ve ‘buzlu yiyecek’ gibi yabancı dil ifadelerini büyükçe yazarken ‘yenilebilir buzlu yiyecek’ gibi ifadeleri küçük yazmaktadırlar. Bu nedenle mutlaka gerçekten dondurma olan ürünleri tercih edilmelidir.

Sade dondurmanın maliyeti raporumuzda hesaplanmıştır. Bu dondurmanın fiyat takdirini tüketiciye bırakıyoruz. Ancak bir nokta var ki: Özellikle 2-3 YTL’ye satılan ‘sizin için’, ‘size özel’ gibi ifadelerle sunulan ürünler dondurma değil buzlu yiyecektir. Bunların hacmine bakarak ağırlığı konusunda yanılmamalısınız. Çünkü 1000 ml yazan bu ürünler gerçekte 570 Gr’dır. İçine katılan bazı katkılar nedeniyle kabartılarak hacimli olarak gösterilmektedir.

Denetim konusunda artık Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan ve taşra teşkilatlarından hiçbir beklentimiz yok. Onların mazeretleri çok. Hiçbir konuda yaptıkları analizleri yayınlamamaktadırlar. Yayınlamış olsalar tüketicilerin hiçbir gıdayı tüketmeyeceklerini ve hastanelerdeki hasta sayısında azalma olacağını ve de sosyal güvenlik kuruluşlarımızın daha az zarar edeceğini biliyorlar olsa gerek. Bakanlığa çağrımız olsa olsa artık hiç denetlemeyin yaptığınız masrafa değmez diyoruz. Nasıl olsa denetleseniz de denetlemeseniz de sonuç değişmiyor olacaktır.

Tüketicilerimiz üretim süreçlerini izleyemiyor olsalar da içeriğini bilmedikleri katkılı dondurma ve buzlu ürünleri tüketmemelidirler.

Dondurma alırken inanç ve sağlık faktörünü birlikte düşünmelidirler.

Dondurma yaz ve kış sürekli mutlaka tüketilmelidir. Ancak her satıcıdan değil güvendiğiniz satıcı ve üreticilerin ürünlerini tüketmeliyiz.

Dondurma bir tahterevalliye benziyor. Bir yiyen pişman bir de yemeyen. Yesek ayrı bir sorun yemesek ayrı bir sorun. Fiyat tek kıstas olmamalı. Maliyetinin altında satılması tehlikenin ilk adımıdır. Ancak pahalı satılması kaliteli anlamına da gelmez.

Eleştirsek bile konun hukuki sorumlusu Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri olduğundan bir sorunda mutlaka Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerine şikâyetlerimizi gecikmeden iletmeliyiz. Ancak şikâyetimizin üretimi yönelik değil de tüketime yönelik olması durumunda mutlaka yazar kasa fişi alıp bunu da her ihtimale karşın saklanması olmazsa olmaz koşullardan biridir.”

Gıda Katkı Maddeleri

Gazlı İçecekler Alkol Analiz Belgeleri

– Jelâtin (% 0,6) (E441)

E441 Gelatin alerjen olabilir. E220 içerebilir. Alerjik ve astımlılar sülfitlerden sakınmalıdır. Hayvansaldır. Domuz ve sığır gibi büyükbaş hayvanların kemiklerinden elde edilir.

E220 Sulphur dioxide kömür katranından saplanır, sülfür ve alçıtaşının yanması ile üretilir; tüm sülfürlü ilaçlar zehirlidir ve kullanımı sınırlandırılmıştır (Amerika’da, FDA** çiğ meyve ve sebzelerde kullanımını yasaklamıştır); astım nöbetlerini azdırdığı ve böbrek fonksiyonları zayıflamış olanlarda metabolizmayı zorladığı, ‘B1 vitamini’ni yok ettiği bilinir; tipik ürünler bira, hafif içecekler, kurutulmuş meyveler, meyve suyu, likör, şarap, sirke ve patates ürünleridir.

Dünyada binlerce alternatif bitki kökenli ürün olmasına rağmen ülkemizdeki üreticilerin ısrarla HARAM (Müslüman ve Yahudiler için) olduğu kuskusu yoğun olan JELATIN’i Çin’den, Avrupa ülkelerinden, Hindistan’dan, Amerika’dan, Ukrayna’dan ithal ederek kullanmaları hayret vericidir. Ülkemizdeki Müslüman tüketiciler uyanıp, haklarını aramaya başlayıncaya kadar da kullanmaya devam edecekler gibi.[i]

Dondurma üreticilerin çoğu kez ürünleri Her gıda katkı maddesine Avrupa Birliği tarafından verilen özel tanıma kodu olan EC kodu olarak da bilinen E kodlarını yazmadıkları için katkı maddesini gerçek adı hakkında sağlıklı bir bilgiye erişmek çoğu kez imkânsızlaşmaktadır. Bu nedenle dondurmalarda yada buzlu yiyeceklerde kullanılması muhtemel katkı maddelerini bilgilerinize sunuyoruz. Gıdaya katılacak katkı maddesi insan sağlığı açısından güvenli olmalı, ancak izin verilen gıdalara ve izin verildiği miktarda katılmalıdır. İzin verilmesi bunların sağlıklı ve helal olduğu anlamına gelmez. Örneğin; E441 koduna sahip Gelatin (Jelâtin) maddesi bazı dondurmalarda yer aldığı görülmüştür. Bu madde elde etme maiyeti çok düşük olması, İslami hassasiyetten uzak ülke ve üreticilerce üretilmesi ve çoğu kez DOMUZ’dan elde edilmesi nedeniyle Müslüman ve Yahudi inancına sahip kimselerce tüketilemez katkı maddeleridir.

Bazı gıda maddelerinde sığır Jelâtini yazmaktadır. Sığır Jelâtinin olması helal olduğu anlamına gelmez. Sığır Jelâtini üreten firmanın o sığır Allah adıyla kesmesi ve temizlemesi gerekmektedir. Batılı Jelâtin üreticileri sığır Jelâtini pahalı olması ve domuz Jelâtinine göre daha sert olması nedeniyle tercih etmemektedir. Helal sayılan tek sığır Jelâtini üreticisi Pakistan’dır. Pakistan’ın sığır Jelâtini üretiminin tamamı sadece Türkiye’ye gelse bile Türkiye’nin Jelâtin ihtiyacını karşılamamaktadır. Kaldı ki Türkiye sadece Pakistan’dan Jelâtin almamaktadır. Jelâtinin ana hammaddesi kemiktir. Kemik ise otel, lokanta, yemek fabrikaları gibi firmalarının atık kemiklerinin toplanması ile elde edilir. Çok miktarda emik gerektiğinden özel bir hassasiyetiniz yoksa domuz en elverişli Jelâtin hammaddesi olmaktadır.

Dondurma sandığımız ürünlere Jelâtin Niçin Eklenir?

Jelâtin ilave edilmesinin sebebi buz parçacıklarının çok küçük olarak teşekkülü sağlamaktadır. Özellikle endüstriyel üretimlerde dondurma donmaması için donma noktasındayken jelâtin çok yumuşak bir jel teşkil etmesini sağlar. Süt, şeker, yumurta ve sahlepten elde edilen gerçek yağlı sütle üretilmiş gerçek dondurmada yağ vb maddeler nedeniyle donma olmadığından jelâtine de ihtiyaç yoktur.

Jelatin yerine aynı amaçla kullanılabilecek emilgatörler var mıdır?

E441 Jelatin (Gelatin)’in görevlerini yapabilecek diğer gıda katkıları şunlardır:

a- PEKTIN (bitkisel-elma kabuklarından elde edilir) E440a

b- AGARAGAR (bitkisel-bir cins deniz yosunundan elde edilir) E406

c- GUARK TOHUMU UNU (bitkisel) E412 (Bazı dondurmalarda kullanılmaktadır)

d- MODIFIYE NISASTA (bitkisel) E1400-E1450

e- KITRE ZAMKI (bitkisel) E413

f- ARAP ZAMKI (bitkisel) E414

g- ALGINATLAR (bitkisel) E401-E404 (Bazı dondurmalarda kullanılmaktadır)

h- KARRAGENAN (bitkisel) E407 (Bazı dondurmalarda kullanılmaktadır)

Katkı Üreticisine Soru

Hej, Hvofor laver I ikke % 100 vegetabiliske vingummier. I danmark lever der mange muslimer, jøder og vegetare.Jeg finder ikke %100 vegetabiliske vingummier i danske supermarkeder. Muslimerne spiser ikke gelatine, lecitin eller E471 fra svin. Hilsen

Niçin % 100 bitkisel olan bir yumuşak şeker üretmiyorsunuz? Danimarka’da birçok Müslüman, Yahudi ve vejeteryan insan yaşıyor. Marketlerde %100 bitkisel katkılı yumuşak şeker bulamıyoruz. Müslümanlar, Domuzdan elde edilmiş gelatin, lecitin ve E 471 gibi bazı katkıları içeren gıdaları yiyemiyorlar. Selamlar H. Kayhan

Katkı Üreticisinin Cevabı

Tak for din henvendelse. Haribo Lakrids A/S anvender en gelatine fremstillet af gris og har nogle specielle egenskaber. Den giver en bl.a. en speciel mundfornemmelse, måden den smelter i munden på, fasthed og bid. Disse egenskaber og kvalitetstegn for Haribo produkter kan vi desværre ikke opnå med vegetabilsk gelatine. Med venlig hislen Haribo Lakrids A/S Maria Meldal Laboratoriet

Basvurunuz için teşekkürler. Haribo Lakrids A/S gelatini domuzdan ve değişik kaynaklardan elde etmektedir. Bu şekilde olması özel bir ağız hissi yani ağızda parçalanabilmesi, ısırma ve çiğneme hissi vermektedir. İşte Haribo, bu özellikleri bitkisel gelatin ile elde edemiyor.

Saygılarımızla Haribo Lakrids A/S Maria Meldal Laboratoriet

Mamullerimizin Hiç Birinde Domuz ve Katkı Ürünleri Yoktur Yazarsa?

Artık moda cümle gıda ürünlerinin Türkçe ve Arapçası’na “Mamulleriz hiçbirinde domuz ve domuzdan mamul katkı yoktur” ve “Mamulleriz hiçbirinde alkol ve çözeltileri yoktur” ibarelerinin yazılması ticari bir moda olmuştur. Modadır çünkü bu ibareleri yazan firmaların birçok ürününde ‘Jelatin’ katkısı vardır. Kimileri ise ‘Hayvansal jelatin’ şeklinde yazmaktadır. Ancak bu firmaların hiçbiri Jelatin satın aldıkları ülke yada üreticinin adını verememektedir. Bu nedenle bu moda tabir mütedeyyin Müslüman ve Yahudi tüketiciler açısından hiçbir anlam ifade etmemektedir.

Kaynak: Tüketiciler Birliği

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , , | 1 Comment »

Mucizevi formülleri not edin

Posted by Site - Yönetici Mayıs 10, 2008

keciboynuzu-pekmezi,Mucizevi Formüller

Mucizevi Formülleri Not Edin

Bunları yazın ve bir kenarda saklayın.

İşte o formüller;

GENÇLEŞTİRİCİ FORMÜL (MALZEMELER)

-15-16 sap maydanoz

-2 yemek kaşığı taze limon suyu

-Yarım bardak su

GENÇLEŞTİRİCİ FORMÜL (HAZIRLANIŞI):

Maydanoz, limon ve suyu karıştırıp blenderdan geçirin. Hazırladığınız bu karışımı sabah aç karnına kahvaltıdan 15-20 dakika önce için. 15 gün boyunca her sabah düzenli olarak tüketin. İkinci günden itibaren kendinizi daha dinç ve zinde hissedeceksiniz.

SPERM ARTICI FORMÜL

Bu formül sperm sayısında düşme olan erkekler için…

Hazırlanışı: 7-8 tane keçiboynuzunu kırıp yarım litre sıcak suya atarak 7-8 dakika kaynatın. Elde edilen suyu 3 ay boyunca düzenli olarak tüketin.

MS FORMÜLÜ

MS hastaları ve MS’e karşı önleyici olan bitki Anadolu buğdayıdır. Yarım litre suya bir avuç buğday atılır ve 6-7 dakika haşlanır. Daha sonra ılımaya bırakıp yarısını sabah kahvaltısından sonra diğer yarısını da öğlen aç karnına içeceksiniz.

Alzheimer için FORMÜL

Formülün temel maddesi havuç… Taze olarak sıkıp, gece yatmadan önce içmeniz öneriliyor. Alzheimer’in birinci evresinde ise o da ortadan kalkar. Alzheimer bir iki yılda değil en erken 15 yıl önce başlar ve ortaya çıktıktan sonra da geç kalmış olursunuz. Bunu önlemek istiyorsanız zaman zaman bu havuç suyunu içmelisiniz…

UNUTKANLIĞA MUCİZE FORMÜL

Bir ay taze sıkılmış havuç suyu uygulayacaksınız. Bunu gündüz de içebilirsiniz. Sonra bakın nasıl zehir gibi bir hafızaya sahip oluyorsunuz…

Süper enerji formülü (MALZEMELER)

Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız ve özellikle zihin yorgunluğunuz varsa,

-Bildiğimiz siyah çay (Ancak çok demli olmayacak, açık olacak, poşet çay olmayacak)

-10-12 sap kuru karanfil

Süper enerji formülü (HAZIRLANIŞI)

Demlenmiş siyah çayın içine kuru karanfilleri atın. 2-3 dakika bekleyin ve karıştırıp için. İçtikten 10 dakika sonra saçınızın kökünde bile dahi kıpırdanmayı hissedeceksiniz. Yorgunluğunuzun buharlanıp gittiğini belirgin şekilde farkedeceksiniz. Dinçleştiren ve üzerinizdeki ağırlığı alan bir formül.

Demleme çayın faydaları

Poşet çay yerine demleme çay kullanılmasını öneriliyor. Şöyle ; 4-5 dakika demlenmiş çay sindirim sistemini uyarır. Eğer bunu 8-10 dakika demlerseniz keyif veren ve rahatlatan bir etki verir. Ancak günde 4 bardaktan fazla çay kalp krizini tetikler. Çok fazla içilmesi de doğru değil.

Sigara içenlere özel formül

İnsanın kendi kendine vereceği en büyük ceza sigara içmesidir. Ancak, sigarayı bırakamıyor ve nikotin ihtiyacından kurtulamıyorsanız, en azından zararlarından kurtulabilirsiniz. İşte Profesör’ün bugüne kadar saklı tuttuğu özel formül bunun için. Bu formül ile sigaranın vücudunuza verdiği tüm zararları elbette ortadan kaldırmak mümkün değil. Ancak önemli bir bölümünü en asgari düzeye indirebiliyorsunuz.

Sigara içenlere özel formül

-Formülün temeli TERE OTU…

Ayda 5 kez bunu yapacaksınız. 5 gün üst üste yaptıktan sonra diğer aya kadar bir daha tüketmeyeceksiniz. Yapmanız gereken şu; 5 gün boyunca her gün bir bağ tere otu yemek. Ancak salataya katmadan, saf olarak tüketeceksiniz. Öğlene kadar yarısını, öğleden sonra diğer yarısını yiyeceksiniz.

Sigara içenlere özel formül

Bu kürü uygularken idrara çıkıldığında yanma hissedilebilir. Bu zararlı bir şey değil. Bu ot aynı zamanda idrar yollarını da temizliyor. Formülü uygulamaya başladıktan sonra 2 veya 3. günde balgam çıkartmaya başlıyorsunuz. (Ayda 5 kez uygulanıp bırakılacak, unutmayın)

Dereotu mucizesi

Profesör Saraçoğlu, “Ben bunu bulduğumda heyecanımdan günlerce uyku uyuyamadım” diyor… Ne mi o? Tiroidin hızlı ya da az çalışması durumunda dereotu çok etkilidir. 3 ay boyunca bir yemek kaşığı dereotu sabah, öğle ve akşam öğünlerinden 15 dakika önce tüketilecek. Bu konuda 5 ay sonra ilaçlarını bırakan hastaların oranı yüzde 90’dır.

Dereotu zayıflama mucizesi

Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaşığı dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız. 10 dakika sonra tokluk hissi artacaktır. Daha az yemek yersiniz. Diyet yapanların özellikle yemesi gerekir. Açlık duygusuna fren yaptıran dereotudur. Hatta yemek arasında da yiyebilirsiniz. İştahınızın yavaş yavaş kalktığını görürsünüz. Göreceksiniz ki iştahınız daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektir.

 
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Yediklerimize dikkat

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2008

Şüphelilerden Sakınmak.haram helal,halal,haram,

Yediklerimize dikkat

Avrupa Birliği’yle üyelik müzakerelerini yürüten Türkiye, en büyük sıkıntıyı gıda ve tarım sektörlerinde çekiyor. Ülke genelinde binlerce kayıt dışı işletme ‘merdiven altı’ yöntemle gıda üretimi yapıyor.

Buna denetim boşluğu da eklenince ‘gıda terörü’ olarak adlandırılan tablo ortaya çıkıyor. Nerede ve nasıl üretildiği belli olmayan gıda maddeleri insanların sağlığını tehdit ediyor. Merdiven altı firmalar, sattıkları eti kimyasal ilaçlarla şişiriyor. Sosis, salam ve sucuğa ezilmiş tavuk kemiği, kaşar peynirine de soya ve margarin katıyor. Zeytin de tekstil boyası ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Gıda Komitesi Üyesi ve Keyveni Yemek Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik gıda üretiminde yaşanan sıkıntılarla ilgili bir rapor hazırladı. “Tüketici sağlığı ve gıda güvenliğine karşı gıda terörü: Kayıt dışı ve Merdivenaltı Üretim” adı verilen raporda insan sağlığının nasıl hiçe sayıldığı tek tek ortaya konuluyor.

Raporda Türkiye’de Tarım Bakanlığı’nın izni ve denetimi çerçevesinde 17 bin gıda sanayi işletmesi bulunduğu belirtiliyor. Ancak buna karşın 10 bini aşkın işletmenin de kayıt dışı ve merdiven altı yöntemle üretim yaptığı ifade ediliyor. Hatta bazı firmaların Tarım Bakanlığı’ndan izin almış gibi sahte belge düzenlediği öne sürülüyor.

Ete, Bradmix adlı ilaç katılıyor Sadık Çelik, bazı et işleme tesislerinin yurtdışından kaçak yollarla getirilen ‘bradmix’ isimli bir ilaçla eti yüzde 30-35 oranında şişirdiğini söylüyor. İlaç enjekte edilen etin su tutarak hacmini artırdığını, ağırlaştığını ve parlak göründüğünü belirten Çelik, “İlaçlı etler pişirildiğinde bile hacmini koruyor. Oysa pişen et gramajını kaybeder ve küçülür.” diyor. İlaçlı etlerin yüzde 40 daha ucuza satıldığını ifade ederek, çok ucuza kalitesiz yemek üreten bazı firmaların bu etleri kullandığını aktarıyor.

Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği (VGHD) Başkanı Dr. Can Demir ise Tarım Bakanlığı’nın et ve et ürünleriyle ilgili yönetmeliklerine göre ‘Bradmix’ kullanımının yasak olduğunu vurguluyor. Ancak buna rağmen kaçak yoldan kullanıldığını dile getirerek, “Bu ilaç kimyasal bir ürün olduğu için o etleri tüketen insanlarda sağlık sorunlarına yol açabilir.” açıklamasına yapıyor.

Öte yandan bazı merdiven altı işletmeler kasaplardan ve marketlerden topladıkları kemikli tavuk artıklarını yüksek ısıda işlemden geçirerek kıyma (MDM kıyma) haline getiriyor. Bunlardan da sucuk, salam ve sosis üretiliyor. VGHD Başkanı Can Demir, MDM kıymalı et ürünlerinin daha çok okul kantinlerinde ve büfelerde tost ve sandviç yapımında kullanıldığına dikkat çekerek, “Bizde büfe sucuk ve büfe salam diye bir tabir var. Nerede üretildiği belli olmayan ve çok ucuza satılan bu ürünler maalesef kemik artıklarından imal ediliyor.” uyarısında bulunuyor.

Gıda Terörü Raporu’nda anlatılan hileli gıda maddelerinden bazıları

Kaşara soya ve margarin
Normalde 1 kilo kaşar, 10 kilo sütten elde ediliyor. Merdiven altı işletmeler soya proteini kullanarak süt miktarını 6-7 kiloya düşürüyor. Kaşarın içine de margarin atılıyor. Bozuk peynirler de baharatlanarak yeniden satışa sunuluyor.

Zeytine tekstil boyası
Zeytin, tekstil boyalarıyla ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor. Gemlik ve Akhisar zeytinlerinin için de daha düşük fiyatlı yörelerin zeytinleri karıştırılıyor. Zeytine gıda tuzu yerine sanayi tuzu katılıyor.

Ete nişasta, tavuk atıkları
Salam, sucuk, sosis ve kıyma gibi et ürünlerinde hayvansal atıklar, nişasta, tavuk derisi, zar, kan ve tavuk kemiği kullanılıyor. Buna ucuz pul biber ve nitrat ilave ediliyor ve renklendiriliyor.

Pul bibere aşırı tuz
Sapı ve çekirdeği ile öğütülen acı biber yağlanıp ağır çekmesi içini aşırı derecede tuzlandıktan sonra paketleniyor. Yol boylarında kurutulmaya bırakılan biberlerde de aflatoksin oluşuyor.

Sıvı yağ yerine atık yağ
Türkiye’nin dört bir yanından toplanan binlerce tonluk atık yağ, merdiven altı işletmelerde rengi açılarak tekrar satışa sunuluyor.

Kaynak: maranki.com Tarih : 22.09.2007

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: