Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Posts Tagged ‘Muharremi şerif’

Muharremi şerif

Posted by Site - Yönetici Aralık 6, 2010

Muharremi şerif

Muharremi şerif


بسم الله الرحمن الرحيم


اِنَّ عِدَّةَالشُهورِ عِنْدَاللَّهِ اثْنَا عَشَرَ شَهْراً فى كِتابِ اللَّْهِ يَوْمَ خَلَقَ السَّمَواتِ وَالاَرْضَ مِنْها اَرْبَعَةٌ حُرمٌ

Muhakkak Allah indinde Allah’ın hükmünde muteber olan ayların adedi on iki aydır.Allah’ın şu semavat ve arız yarattığı gün,kitabında yani o gün yazılan ilahi takvimde kararlaşmıştır.Bunlardan dördü de haram(hürmet edilmesi gereken)aydır.tevbe suresi ayet 36.


Cenabı hakka sonsuz hamdü senalar olsun,yeni bir hicri yıla sıhhat ve afiyet içinde gireceğiz.Yeni bir sene ,yeni bir başlangıç,yeni bir heyecan demektir.Bütün müslümanların birbirlerinin yeni hicri senelerini tebrik etmeleri güzel bir davranıştır.İbadet takviminin başlangıcı olması sebebiyle,Allah’a kulluğumuz ve manevi vazifelerimize taze bir heyecanla yeniden sarılmalıyız.


Kimki,muharremin ilk günü veya onu takip eden günlerde;
Ey kerim olan Allahım!Sen ezeli ve ebedisin.Şu kavuşturmuş olduğun yeni sene içinde şeytan ve avanelerinden,tasallutundan,şerrinden beni muhafaza eyle‘derse,şeytan;’biz senden ümidimizi kestik‘der.Hz.Allahda o sene o kişiyi her türlü kötülüklerden koruyup muhafaza ederek ona iki melek vekil eder.buyurulmuştur.(ruhul beyan)


Nitekim kişinin niyetinin amellerinden daha hayırlı olduğu hadisi şerifte sabittir.Bu bakımdan bu günlerin heyecanı,şevki,ne kadar çok olursa niyetlerimiz ve dualarımız ne kadar çok olursa bu senenin diğer kısımlarınada o kadar tesir eder.Arabanın ön tekeri nereden giderse arka tekeride oradan gidecektir.Sevgili Peygamberimizde,
Günün senin devendir.Başını nasıl yere çekersen arkasıda öyle gelir.”buyurmuştur.(ettac) Günün başındaki dikkat diğer tarafınada tesir ettiğine göre,senenin başındaki şevkimiz,dikkatimiz,niyetimiz ve dualarımızda diğer kısımlarına tesir edecektir.
Hele bu günlerin çok mübarek ve geceler olması içerisinde mahlukatın yaratılmasından beri çok büyül hadiselerin cereyen ettiği mühim bir gün olan aşure gününün bulunması bizim için büyük bir fırsattır.


İnsanlar,Hz.Adem den beri vukubulan mühim hadiseleri tarih başlangıcı kabul etmişlerdir.
Zamanın geçmesiyle gelişip çoğalan insanlar Hz.Adem in yeryüzüne inişini tarih mebdei kabul ederek vakıaların zamanını bununla göstermişlerdir.
Daha sonra Tufan ve Hazreti İbrahimin nemrudun ateşinden kurtulması gibi vak’alar tarih başlangıcı olarak alınmıştır.
Müslümanlar islamın yücelmesinde bir dönüm noktası teşkilini itibar ederek,Rasulullah efendimiz’in Medine-i münevvere’ye hicretini tarih kabul etmişlerdir.
Hicretin 16 veya 17.yılında toplanan islam şurasından ileri sürülen muhtelif fikirler arasında Hz.Ali’nin noktai nazarı kabul edilip,ilk islam muhacirlerinin muharrem ayında göç etmesi sebebiyle bu ay tarih başlangıcı olarak kabul edildi.
İşte denilebilirki,muharrem ,bütün beşeriyyetin tarihinde yeri bulunan bir gündür.
İşte bu ayın faziletin binaen bu ayı dolu dolu ve ibadet ederek geçirmeliyiz.


Muharremin birinci gününde, her birinde Besmele çekerek, bir defada 1000 İhlâs-ı Şerif okuyanları, Cenâb-ı Hakk -çeşitli vesileler halk ederek- lûtfiyle, keremiyle huzuruna bu âlemden kul borcu ile götürmeyecektir.
Muharrem ayının birinden onuna kadar 10 gün oruç tutmak ve 10. gün âşûre pişirmek faziletli ibâdetlerdendir. Bunu yerine getirenlerin, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin Efendilerimiz’le cennete girecekleri ümit edilir. Bu on günlük orucu tutamayanlar, mümkünse 8, 9 ve 10. günleri oruç tutmalıdırlar. Resûlüllah Efendimiz 9. günü seferde bulunuyorlardı; o bakımdan yalnız 10. günü oruç tutmuşlar ve “Sağ olursak gelecek sene 9. günü de tutarız” buyurmuşlardır.
Bu ay içinde; perşembe, cuma, cumartesi günleri peşpeşe oruç tutulursa 900 senelik nâfile oruç sevâbı verilir.


Mübarek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen DUA ve İBADETLER, Fazilet Neşriyat.

MUHARREM’İN BİRİ İLE ONU ARASINDA KILINACAK NAMAZ.

Muharrem ayının biri ile onu arasında bir defa olmak üzere, 2 rek’atte bir selâm vererek 6 rek’at namaz kılınır. Bu namaz akşamla yatsı arasında kılınabileceği gibi, bu vakitte kılınamadığı takdirde yatsıdan sonra da kılınabilir. Namaza şöyle niyet edilir:
Niyyet eyledim Yâ Rabbî, senin rızâ-i şerifin için namaza. Herhangi bir komşumun ve din kardeşimin veya herhangi bir kimsenin bana hakkı geçmiş ise, bu hakkın ödenmesi için, Allâhü Ekber…
1. Rek’atte: 1 Fâtiha, 1 Âyetü’l-Kürsî, 11 İhlâs-ı şerif.
2. Rek’atte: 1 Fâtiha, 10 İhlâs-ı şerif.
3. Rek’atte: 1 Fâtiha, 1 el-Hâkümü’t-tekâsür, 11 İhlâs-ı şerif.
4. Rek’atte: 1 Fâtiha, 10 İhlâs-ı şerif.
5. Rek’atte: 1 Fâtiha, 3 Kul yâ eyyühe’l-kâfirûn, 11 İhlâs–ı şerif.
6. Rek’atte: 1 Fâtiha, 10 İhlâs-ı şerif okunur.
Namazdan sonra duâ edilir.

Kaynak: Mübarek Gün ve Gecelerde Yapılması Tavsiye Edilen DUA ve İBADETLER, Fazilet Neşriyat.


*Hicri oniki ayın isimlerinin manaları

“İkdü’d-Dûrer vei-Leâlî fî Fezâili’l-Eyyâmı ve’ş-Şühür ve’l-Leyâlî” isimli kitapta buyuruldu:

Bazı ilim ehli, ayların ismi üzerine konuştular ve buyurdular:

Arablar, Efendileri gördükleri zaman, âdetleri terk ederlerdi. Ve saldırmayı haram kılarlardı. “Muharrem” derlerdi.

Bedenleri hasta olduğu ve erkanların zayıf düştüğü zaman ve renkleri sarardığı zamanda, “Safer” derlerdi.

Reyhanlar (güzel kokular) bittiği ve bostanlar yeşerdiği zaman, “İki Rebî (Rebîul-Evvel ve Rebîul-Âhir)” derler,

Meyveler azaldığı, hava soğuduğu ve su buz tuttuğu za­manda; “İki Cemâd (Cemâdiye’l-Evvel ve Cemâdiyye’I-Âhir” de­diler.

Denizler dalgalanıp, coştuğu, nehirler aktığı ve ırmaklar dol­duğu ve ağaçlar, depreştiği (harekete geçtiği) zaman ise “Receb” dediler.

Kabileler, birbirinden ayrıldığı ve aralarındaki vesile ve ilgiler koptuğunda da; “Şaban” dediler.

Feza (sema) sıcak olduğu ve kumsallar ısındığı (ve tam sıcak olduğu) zamanda “Ramazan” dediler.

Toprak tozlaştığı, sıcak çok olduğu ve develer (sineklerin ısırmalarından dolayı) kuyruklarını salladıkları zamanda “Şevval” dediler.

Tüccar gördükleri, hürleri ve köleleri sefere (yolculuğa çık­maya) terk edip oturdukları için “Zü’l-Kâde” dediler.

Haccetmeyi niyet ettikleri ve her bir dere ve bayırdan, çöl­den ve yerden hac için gelip kurbanlar kestikleri zaman da “Zi’I-Hicce” dediler.

Bu güzel yazıyı hazırlayıp bize gönderen degerli ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN hocamizdan Allah razı olsun,Sizlerinde dualarını bekleriz.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Mubarek Gün Ve Geceler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: