Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Posts Tagged ‘Hadis-i Şeriflerde İbrâhim (a.s.)’

Hadis-i Şeriflerde İbrâhim (a.s.)

Posted by Site - Yönetici Ekim 15, 2007

kabe (2)

Hadis-i Şeriflerde İbrâhim (a.s.)

“Bir gece bana rüyamda her zaman gelen iki melek (Cebrâil ve Mikâil) geldi. Bunlarla beraber gittik. Nihayet uzun boylu birinin yanına vardık. (Semâya doğru yücelen) boyunun uzunluğundan başını neredeyse göremeyecektim. O İbrâhim (a.s.) idi.” (Buhâri, Enbiyâ, 8)

“İbrâhim’e gelince; arkadaşınıza yani bana bakıverin…” (Müslim, İman 270)

“Bana İsrâ vâki olduğu zaman… İbrâhim’i de gördüm, zürriyeti içerisinde ona en çok benzeyen benim…” (Müslim, İman 272, 278)
“Ben babam İbrâhim’in duâsı, kardeşim İsa’nın müjdesi ve annemin rüyasıyım.” (Müsned, IV/127, 128; V/262)

“Ben müsâmahalı ve kolay olan Hanîflikle (İbrâhim’in tevhid dini ile) gönderildim” (Müsned, V/266; Vı/116, 233)

Beşir İbn Sa’d Peygamberimiz’e: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bize Allah Teâlâ, sana salât okumamızı emretti. Sana nasıl salât okuyabiliriz?” diye sordu. Efendimiz şu cevabı verdi: “Şöyle söyleyin: ‘Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme İnneke hamîdun mecîd. Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âl-i Muhammed, kemâ bârakte alâ âl-i İbrâhîm. İnneke hamîdun mecîd. (Allah’ım! Muhammed’e ve Muhammed’in ehline rahmet kıl, tıpkı İbrâhim’e rahmet kıldığın gibi. Sen hamîdsin (hamd edilmeye, methedilmeye lâyık, hamd kendisine mahsus olansın), mecîdsin (azametli, şerefli, gâlip olansın) Muhammed’i ve Muhammed’in âlini mübârek kıl, tıpkı İbrâhim’in ehlini mübârek kıldığın gibi.” (Buhârî, Deavât 33; Müslim, Salât, 66; Tirmizî, Vitr 20; Ebû Dâvud, Salât 183; Nesâî, Sehv 51)

Hadislerde Hz. İbrâhim’in faziletine dair bilgiler yer alır. İnsanlar, kabirden kalktıklarında çıplak olarak haşredilecek ve kıyâmet gününde elbise giydirilen ilk peygamber Hz. İbrâhim olacaktır (Buhârî, Rikak 45; Müslim, Cennet 58). Başka bir hadise göre, kıyâmet gününde Hz. İbrâhim, babasıyla karşılaştığında ona, “Ben sana, bana âsi olma, demedim mi?” diyecek, o da, “artık bugün sana âsi olmayacağım” karşılığını verecektir. Hz. İbrâhim babasının affı için Allah’a yalvaracak, fakat dileği kabul edilmeyecektir (Buhârî, Tefsir 26).

Bir hadiste, Hz. İbrâhim’in Mekke’yi dokunulmaz bir şehir yaptığı ve onun için duâ ettiği, Rasûlullah’ın da aynı şeyi Medine için yaptığı bildirilmektedir (Buhârî, Büyû’ 53, Cihad 71, 74, İ’tisâm 16; Müslim, Hac 454, 456, 458, 462, 473, 475, 478). Mi’râcda Hz. Muhammed (s.a.s.), Hz. İbrâhim’i yedinci (bazı rivâyetlerde altıncı) semâda Beytülma’mura dayanmış olarak görmüştür (Buhârî, Salât 1, Tevhîd 37; Müslim, İman 259, 263, 264).

Mekke’nin fethinde Kâbe putlardan temizlendiğinde Hz. İbrâhim ve İsmâil’in, ellerinde fal okları olan sûretleri çıkınca Rasûlullah, “Yazıklar olsun! Onların bu nesnelerle fal bakmadıklarını bilmiyorlar mı?” demiştir (Buhârî, Hac 54). Başka bir hadiste nakledildiğine göre kıyâmet günü insanlar, Hz. Âdem’den başlayarak bütün peygamberlerden şefaat dileyecekler, fakat her peygamber diğerine gönderecek, Hz. İbrâhim de üç yalanı sebebiyle buna yetkili olmadığını söyleyip gelenleri Hz. Mûsâ’ya yollayacak, sonuçta sadece Hz. Muhammed (s.a.s.) şefaatle yetkili olacaktır (Buhârî, Rikak 51, Tevhîd 19, 24; Müslim, İman 322, 326, 327, 329; Müsned, 1, 4).

Posted in H.z İbrahim, Peygamberler | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: