Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Posts Tagged ‘Dünya ve Ahiret’

Dünya Allah’a Hizmet Edene Hizmet Eder

Posted by Site - Yönetici Nisan 25, 2015

Dünyâ ve Âhiret

Dünya Allah’a Hizmet Edene Hizmet Eder

Dünyâ ve Âhiret

Dünyâya “dünyâ” adı verildi.
1- Dünyanın âhiretten önce gelmesi, dünyânın alçaklığından dolayıdır…
2-Âhiret’e de, “Âhiret” ismi verildi…
Ahiretin, yaratılışının dünyanın yaratılışından sonra olmasıdır. (Yani ahiretin gerçekleşmesi, insanların dünyada yaşamaları ve kıyametin kopmasından sonra olmasıdır….)

Ahiretin Gizlenmesi

Allâhü Teâlâ hazretleri, âhireti insanların gözlerinin önünde gizledi. Zira eğer âhiret (Cennet, Cehennem) görülselerdi; o zaman insanlar, onu inkâr edemezlerdi. (Onu gözle gördüklerinden dolayı ister istemez herkes iman edecekti… Kimse akıl ve irâdesini kullanamayacaktı…) O takdirde teklifler, mihnetler ve .imtihan kalkardı.

Dünyâ Nedir?

(Halbuki Allâhü Teâlâ hazretleri) yeryüzünde olan şeyleri ibtilâ ve imtihan için ziynet ve süs kıldı.
Dünyanın hakikati seni Rabbinden meşgul eden şeydir….

Dünyânın Hududu

Hakikat ehli buyurdular:
Gökler, yerler ve ikisinin arasında olan her şey, kâinat ve fesat âlemidirler.
Dünyanın hududuna girerler…

Ahiretin Hududu?

Amma;
1- Arş,
2- Kürsî
3- Ve ikisine taalluk eden sâlih ameller,
4- Temiz ruhlar
5- Cennet,
6- Ve cennette olan şeyler ise, ahiretin hududuna (sınırına) girerler…

Dünya Allah’a Hizmet Edene Hizmet Eder

Hadis-i kudsî’de şöyle buyuruldu:
Allâhü Teâlâ hazretleri, dünyayı yarattığında ona şu kavl-i şerifiyle hitabetti:
-“Ey dünya, bana hizmet edene hizmet et! Sana hizmet edeni de yor (kendi hizmetinde çalıştırarak ona yorgunluk ver).”
Bundan dolayı dünya Allah’ın bazı veli kullarına gelir.
Bazı evliyaya da acuze (yaşlı bir kadın) suretinde gelerek evlerini süpürür.
Bazı evliyaya da her gün bir kuru ekmek olarak gelir..
.
Dünya Malına İltifat

Sual: Eğer dersen ki; “Allâhü Teâlâ hazretleri bu dünyayı mü’minler için yarattığı halde; neden ondan zahit olmayı emretti?

Cevâp: Derim ki: “(Düğünlerde damat ve gelinin başına serpilen) şekerler, damadın başına serpildiği halde; damat himmet ve arzusunun büyüklüğünden dolayı o şekerlere iltifat etmez! Eğer damat efendi kendi başında (çocuklar için) serpilen şekerlere iltifat edip toplayacak olursa çok büyük bir ayıp işlemiş olur.

Hadis-i şerifte Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
Firdevs (cennetindeki) ziyafet için nefsinizi aç bırakın!
Zira hakîm (hikmet ve akıl sahibi) bir misafir, yemekten sonra tatlı geleceğini ümit ediyorsa, karnını tıka basa (doyuncaya) kadar yemek yemez.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 7//342 – 343.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Dünya ve Ahiret – O gence söz verdiğin köşkü ve yetmiş katı ziyadesiyle verdik!

Posted by Site - Yönetici Nisan 21, 2015

Mâlik bin Dinar,Dini hikayeler,ibretlik hikayeler,ilginc hikayeler,sennet saraylari,cennet koskleri,Cafer bin Süleyman,endulus-

Dünya ve Ahiret – O gence söz verdiğin köşkü ve yetmiş katı ziyadesiyle verdik!

Cafer bin Süleyman (r.h.) buyurdular:
Ben ve Mâlik bin Dinar ( k.s.) hazretleri, Basra’ya uğradık. Şehrin sokaklarında gezerken bir sarayın yapılmakta olduğunu gördük. İmâr ediliyordu. Güzel bir genç, sarayın inşaatında çalışan işçilere emrediyordu. 0 genç;
-“Yapın! İşleyin!,” diyordu.
Yanına vardık. Kendisine selâm verdik. Selâmımızı aldı. Mâlik bin Dinar (k.s.) hazretleri ona sordu:
-“Bu sarayın inşaatına ne kadar altın harcamayı niyet ettin?” O: -“Yüz bin altın harcamaya niyet ettim!” dedi. Mâlik bin Dinar (k.s.) hazretleri ona:
-“Sen bu malı bana vermez misin? Ben onu hakkı olan yere koyayım (harcanması gereken yerde harcayım) ve onun yerine Allâhü Teâlâ hazretleri katından bu saraydan daha hayırlı bir saray tazmin edeyim. Öyle bir saray ki, vildânları, hizmetçileri, kubbeleri, çadırları ve güzel bahçeleri bulunsun. Kubbe ve haymaları kırmızı yakuttan olup, cevher ile süslenmiş olsun, toprağı zaferan, harcı miskten olsun. 0 sarayın binasına hiçbir el değmemiş olsun ve onu hiçbir usta bina etmemiş olsun. O sarayı; noksan sıfatlardan temiz Celil Teâlâ hazretleri, “ol” dedi oda oluverdi….” dedi.
Mâlik bin Dinar (k.s.) hazretlerinin bu sözleri, gence tesir etti. Söylenen parayı hazırladı. Kalem ve kağıt getirtti. Sonra yazdı:
Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adı ile…
Bu (yazılı senet) Malik bin Dinar’ın falan oğlu falana olan taahhüt ve tazminidir. Hiç şüphesiz ki, ben Allah katında senin bu kasrına (sarayına) karşılık bir saraya kefilim. Sıfatı (şekil ve yapısı) benim vasfettiğim gibidir ve hatta daha ziyâdesini vermek Allah’a kalmıştır. Senin bu malın karşılığında, senin bu sarayından daha geniş ve daha güzel bir sarayı, cennette satın aldım. Koyu bir gölgede ve Aziz ve Celil’e yakın olarak…”
Sonra o yazılanı dürdü ve o gence verdi. Ve o gençten almış olduğu …bin altını da fakir fukaraya (Allah yolunda) infak etti. Hepsini dağıttı. Kırk gün sonra o genç öldü. O genç varislerine, Malik bin Dinar hazretlerinin kendisine yazmış olduğu mektubu bedeniyle kefeninin arasına koymalarını vasiyet etti.
O gencin vefat ettiği gece Malik bin Dinar (k.s.) hazretleri (namaz kıldığı) mihrabının üzerine konulmuş bir mektup gördü. Onu eline aldı, açtı. Mürekkepsiz yazılmış bir mektup idi. Ve şöyle yazılıydı:
Bu (belge), Aziz ve Hakîm olan Allah tarafından Malik bin Dinar’a (gönderilen bir) beraattır. O gence söz verdiğin köşkü ve yetmiş katı ziyadesiyle verdik!

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 7/345-346

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İbretlik | Etiketler: , , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: