Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Posts Tagged ‘dilenmek’

DİLENMEK HARAMDIR.

Posted by Site - Yönetici Mayıs 30, 2013

israfk

DİLENMEK  HARAMDIR.

Müslümanlarca dilenme esasen bir kazanç yolu değildir. Az çok kazanmağa gücü yeten her müslüman için istemek, dilenmek haramdır. Şu kadar var ki kazanmaktan tamamen âciz olan bir kimse için dilenmek lâzım gelir. Böyle âciz bir kimse, dilenmeyi bırakıp da açlıktan ölecek olsa günaha girmiş olur. Bir hadîs-i şerîfte:

Dilenmek, kulun en son kazancıdır.” buyurulmuştur.

Bir fakir, istemekten de âciz bir halde bulunursa onun halini bilen herhangi bir müslüman için ona bizzat kendisi veya başka bir kimse vasıtası ile yemek yedirmesi, onun hayatını kurtarması îcabeder. Bu yapılmazsa bunu bilen müslümanlar günahta ortak olurlar.

Bir kimse yalandan fakir ve muhtaç olduğunu söyleyerek, sâlih, âlim veya şerîf görünerek insanlardan bir şeyler istese, aldığı şeyler kendisine haram olur.

Kapıya gelen dilenci azarlanıp kovulmamalı, bir şey verilmeyecekse “Allah seni de bizi de rızıklandırsın” deyip yumuşaklıkla gönderilmelidir.

Sadaka verilenden duâ, teşekkür ve övgü gibi bir karşılık beklememeli, mükâfâtı Allâh’dan ummalıdır. Bizzat kendi eliyle vermelidir. Sadakayı helâlinden vermelidir.

Zengin olduğu bilinmedikçe yahut eline geçeni günaha harcamadıkça insanlardan ısrarla sadaka isteyen ve eline geçeni israf eden kimseye sadaka vermekte bir beis yoktur. İhtiyâcını gidersin niyetiyle verildiğinden ecir kazanılır.

Sokaklarda Kur’ân okuyarak yahut tesbih ile dilenene vermek mekruhdur. Bu fiilini terk ettirmek için ona vermemelidir.

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Dilenmenin hükmü !

Posted by Site - Yönetici Kasım 22, 2009

dilencidilenmenin-hukmukimler-oruc3a7-tutmazdilencifakir

Dilenmenin hükmü !

Muhtaç durumda olan, şayet kazanmaya muktedir ise, o zaman kendisinin kazanması gerekir. Başkasından istemesi helâl olmaz. Rasûlullah (sas) den şöyle dediği rivayet olunuyor: “Kim zengin olduğu halde, diğer insanlardan isterse, Kıyamet günü yüzü tırmalanmış, soyulmuş ve örselenmiş olarak gelir.”229

Rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (sas) zekât mallarını dağıtıyorlardı. Ondan istemek üzere iki erkek geldi. Rasûlullah (sas) başını kaldırıp onlara baktığında, ikisinin de güçlü kuvvetli olduğunu gördü ve onlara dedi ki: “Mamafih sizin bunda hakkınız yok. Fakat şayet isterseniz, size de vereyim.23° Bunun manası, yani size dilenmek caiz değildir. Bir başka hadisde de şöyle buyuruluyor: “Zengin, güçlü kuvvetli ve azaları düzgün olanın zekât alması, helâl olmaz.”251 Yani kuvvetli ve kazanmaya muktedir olanın dilenmesi helâl olmaz. Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyorlar: “Dilenmek, kulun başvuracağı en son kazançtır.”22 Ancak biri ister, diğeri de verirse, bunu alıp yemesi helâl olur. Zira Rasûlullah (sas) şöyle buyuruyor: “Eğer isterseniz, ikinize de vereyim.” Şayet almak helâl olmasaydı, Allah Rasûlü (sas) böyle demezdi. Çünkü Allah Kur’an’da “Zekâtlar fakirler içindir… “233 buyuruyor. Kazanmaya muktedir olan da bir şeyi olmadığı zaman fakirdir. Şayet kazanmaktan âciz olur da, evinden çıkıp kapıları dolaşmaya muktedir ise, dolaşır ve ister. Çünkü ona da bu farzdır. Bunu yapmaz da helak olursa, fukahaya göre, günahkâr olur.

Meselenin kabuğunda kalmış bazıları dediler ki; dilenmek ruhsat tariki ile mubahtır. Şayet dilenmeyi terkeder de ölürse, günahkâr olmaz. Çünkü bu durumda o, azimete yapışmış olur. Hasan b. Ziyad’dan (rh) nakledilen şu mesele de garibtir: Yolculuk esnasında, bir’kimsenin arkadaşının yanında suyu olsa, kendi yanında da o suyun bedeli olmasa, arkadaşlarından suyu istemesi gerekmez. Şayet suyu istemeksizin teyemmüm etse de, namazını kılsa, ona göre caizdir. Fakat bize göre caiz değildir.

Onların görüşlerinin delilleri şöyle: İstemekte zillet vardır. Mü’minin ise kendisini zilletten koruması gerekir. Bunun açıklaması da Hz. Ali’den (ra) nakledilen şu beyitlerdir:

Dağların tepelerindeki büyük kayaları nakletmek,

Bana insanların minnetlerini çekmekten daha iyidir.

İnsanlar bana, ‘Çalışıp kazanmada aşağılanma vardır. diyorlar,

Ben de onlara derim ki: Asıl utanma dilenme zille-tindedir ‘

Dilenmekten dolayı gelen zillet yakînen biliniyor. Fakat ona bağlı olan menfaat ise mevhumdur. İstediği kimse ise bazan verir, bazan da vermez. İstemek onun için hak kazanılmış bir ruhsattır. Çünkü mevhum olan, kesin olana denk olamaz. Bizim bu meseledeki delilimiz de şudur: İstemek insanın vücudunu ayakta tutan ve onu ibadet için kuvvetlendiren şeye ulaştırır. Kesbe muktedir olsun veya olmasın insan buna hak kazanır. Bu durumda istemenin zilleti kaldırılmıştır. Sen görmez misin ki, Allahü teâlâ Hz. Musa ve onun rehberi hakkında ihtiyaç ânında istemek ile ilgili olarak şöyle buyuruyor: “Yine yola koyuldular. Sonunda vardıkları bir kasaba halkından yiyecek istediler…”234 Âyette geçen “İstifam” kelimesi, yiyecek istemek manasınadır. Bunda bir karşılık ta yoktur. Yine görmez misin ki, âyetin devamında şöyle buyuruluyor: “…Dileseydin buna karşı bir ücret alabilirdin, dedi.”2^5 Bu da gösteriyor ki, buradaki bir iyilik ve hediyye kabilindendir. Zekâtın bizim Peygamberimizden başka diğer peygamberler için helâl olup olmadığı meselesinde ihtilâf vardır. Meseleyi şu şekilde açıklayabiliriz:

Aynı şekilde Rasûlullah (sas) de ihtiyaç ânında istiyor ve ashabından birisine şöyle diyordu: “Yanınızda yiyebileceğim bir şeyiniz var mı?”236 Rasûlullah (sas) bir topluluğa şöyle diyordu: “Yanınızdaki su kırbasında su var mı? Eğer yoksa, dereye ağzımızı dayayıp içeceğiz. “237 Bir adamdan koyunun ön ayağını istedi ve dedi ki: “Ön budunu bana ver.”2^8 Hadisin devamı epeyce uzundur. İhtiyaç ânında istemekte bir zillet olmuş olsaydı, bunu Rasûlullah (sas) yapmazlardı. Çünkü onlar hiç şüphesiz zillete düşmekten insanların en uzakta olanlarıdır. Diğer taraftan, insanın açlığını giderecek kadar başkasının malından alması onun hakkıdır. İnsanın hak sahibi olduğu bir şeyi istemesinde bir zillet manası yoktur. Hak sahibi olduğu şeyi istemesi gerekir.

Ancak muhtaç kimse kazanmaya muktedir ise, dilenmek onun için bir hak olamaz. Kazanıp elde ettiği şey hak-kıdır. Kazandığını yemesi, insanlardan bir gey istememesi gerekir. Fakat Hz. Musa’nın (as) yaptığı gibi Rabbinden isteyebilir: “Hz. Musa, onların davarlarını suladı. Sonra gölgeye çekildi: ‘Rabbim, doğrusu bana indireceğin hayra muhtacım.’ dedi.”239 biz sununla emrolunduk: “…Allah’tan, Onun lûtf u inayetinden isteyin…”240 Rasûlullah (sas) de şöyle buyuruyorlar: “Allah’tan ihtiyaçlarınızı isteyiniz. Hatta tencereleriniz için tuz ve nalınlarınız için tasma olsa bile.”241

İmam Muhammed Şeybani – İslam İktisadında Helal Kazanç

 

Kaynak: Yazının devamını oku »

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar, İslam İktisadında Helal Kazanç | Etiketler: , , | 1 Comment »

Dilenmek Harammıdır.

Posted by Site - Yönetici Ekim 19, 2007

Nefis Nasıl Yola Gelir

Dilenmek Harammıdır.

Sual: Bazılarının zengin olduğu, dilenciliği meslek haline getirdiği söyleniyor. Böyle kimselere para vermek haram mıdır? Sadaka istemek ne zaman caiz olur?
CEVAP
Bir günlük yiyeceği bulunan kimsenin dilenmesi haramdır.
Hiç yiyeceği bulunmayıp, sağlam, çalışacak, ticaret edecek halde olan kimsenin de, yiyecek, içecek veya bunları almak için para istemesi, dilenmesi haramdır. Bunun varlığını bilerek, istediğini vermek de haramdır. Ancak istemeden verilen malı alması caizdir.

Aç veya hasta olanın yiyecek istemesi gerekir. Bir günlük yiyeceği olup da çalışabilecek haldeki kimse, ilim öğrenmekle veya öğretmekle meşgul ise, yiyecek istemesi caiz olur.

Parasını harama sarf edene ve israf edene sadaka verilmez. Camide cemaat arasında dolaşarak dilenmek haramdır. (Redd-ül Muhtar)

Görüldüğü gibi, İslamiyet`te, eli ayağı tutup da çalışabilenlerin dilenmesi haramdır.
Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Çalışmayıp kendini sadaka isteyecek hâle düşüren, 70 şeye muhtaç olur.) [Tirmizi]
(Muhtaç olmadan dilenen, ateş koru yutan kimse gibidir.) [Beyheki]
(Mal biriktirmek için dilenen, ateş koru dilenmiş olur.) [Müslim]

(Kendisinin veya çoluk çocuğunun katlanamayacakları bir ihtiyacı yok iken, dileneni Allahü teâlâ ummadığı yer ve zamanda muhtaç eder.) [Beyheki]

(Dilenci, dilenmekteki vebali bilseydi, hemen dilenmekten vazgeçerdi.) [Taberani]

(Gerçek yoksul, ihtiyacını karşılayacak bir şeyi olmayan, hatırlanmadığı için sadaka verilmeyen, kendisi de kalkıp kimseden bir şey istemeyen kişidir.) [Buhari]

(Şu üç şey için yemin ederim: Sadaka vermekle asla mal eksilmez. Öyle ise sadaka verin! Zulüm gördüğü şahsı, Allah rızası için affeden, dünya ve ahirette aziz olur. Öyle ise affedin! İsteme kapısını açana da, Allahü teâlâ fakirlik kapısını açar.) [İ.Ahmed]

(Dilenmeye mani olan zenginlik, sabah-akşam yiyeceğe malik olmaktır.)
[Rüzeyn]
Dilenmekteki ölçü
Bir günlük yani sabah-akşam yiyeceği olanın dilenmesi caiz değildir. Dilencinin önünde bir günlük yiyecek parası varsa, ona bir şey vermek caiz olmaz. Fakat önünde para yoksa veya çok az varsa, onun bir günlük yiyeceği olduğu bilinmediğinden sadaka vermek caiz olur.

Her gün az da olsa sadaka vermelidir. Bir ay bekleyip de daha çok vereyim diyerek sadakasız gün geçirmemelidir.

Bilal-i Habeşi hazretleri, misafirlerine ikram etmesi için Resulullah efendimize vermek üzere en iyi hurmalardan bir yığın hurma ayırmıştı. Bir gün Peygamber efendimiz, Hazret-i Bilal`in evine gelip bu hurmaları görünce, bunların ne olduğunu sordu. Hazret-i Bilal de, (Bunları misafirlerinize ikram edesiniz diye size vermek üzere sakladım) dedi. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Bunların Cehennemde duman olmasından korkmuyor musun? Ya Bilal bunları infak et, azalır diye korkma!) [Bezzar]
Hediye için bile uzun müddet saklamak uygun görülmemiştir.

Sual: Birisinden bir şey istemek caiz midir?
CEVAP
Bir günlük yani sabah ve akşam yiyeceği olan kimsenin başkasından bir şey istemesi haramdır.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İhtiyacını karşılayacak bir şeyi varken, bir şey isteyen, muhakkak Cehennem ateşini çoğaltmış olur) Bunun üzerine (Ya Resulallah, istemeye mani olan zenginlik nedir?) diye sual edildiğinde Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(Sabah ve akşam yiyeceği kadar bir mala sahip olmak.) [Ebu Davud]
Başka bir rivayet ise şöyle:
(Sabah ve akşam karnını doyuracak kadar yiyeceği olmak.) [İbni Huzeyme]

Bir günlük yiyeceği varken dilenmek haramdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kim bana insanlardan bir şey istemeyeceğine söz verirse, ben de Onun Cennete gireceğine kefil olurum.) [Nesai]

(Kim insanlardan bir şey istemezse, Allahü teâlâ onu zengin eder. Kanaat edene de Allah kâfidir.) [Bezzar]

(Halktan bir şey istemeyin! Bir misvakı bir defa kullanmak için de olsa.)
[Beyheki](Açgözlü olmaktan, istemekten sakının! Tamah, fakirliğin tâ kendisidir.)
[Taberani]
(Sakın kimseden bir şey isteme! Kırbacın düşse bile, başkasından isteme, inip kendin al!) [İ. Ahmed]

Hazret-i Ebu Bekir, deve ile giderken devenin yuları düşünce, devesini çöktürüp yuları aldı. Oradakiler, (Bize söyleseydin de biz alıp sana verseydik, inmene ne lüzum vardı?) dediler. Hazret-i Ebu Bekir, (Resulullah bana, halktan bir şey istemememi emretti) buyurdu. (İ. Ahmed)

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Fetvalar, Güncel, Gündem, Soru Ve Cevaplar, Türkiye | Etiketler: , | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: