Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Şerife Şevval Kardelen’ Category

ŞERİFE ŞEVVAL KARDELEN

Namaz Kılmayan Bir Müslüman Düşünemiyorum.

Posted by Site - Yönetici Haziran 2, 2017

Namaz Kılmayan Bir Müslüman Düşünemiyorum.

Namaz, erkek ve kadın büyük müslümanların günde beş vakit yapmasi gereken bir ibadettir.

Kelime-i şehâdetten sonra en önemli ikinci ibadet olup Hz.Allah’a kul olduğumuzun en güzel ifade şeklidir.

Oruç, zekât ve hac gibi diğer ibadetler Cebrâil (a.s.) aracılığıyla Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesselam’e bildirdiği halde namazı Allah Teâlâ Mir’ac gecesinde bizzat kendisi Resûlullah Sallallahu Aleyhi Vesselam’a bildirmiş ve emretmiştir.

Sevgili Peygamberimiz’in (s.a.v) namazi “Gözümün Nuru” diye anmasi, namazin öneminin ne kadar büyük olduğunu ortaya koyuyor… Dinimizde Hz.Allah’a yaklaşmanın ve O’nun sevgisini kazanmanin en güzel yolu namaz kilmaktir.

Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesselam, “Kulun Allah’a en yakin olduğu an, namazdaki secde halidir” buyurarak namaz kıldığımızda Hz.Allah’in huzuruna çıktığımızı bize hatırlatıyor.

Başka bir hadis-i Şeriflerinde Hz.Peygamber (s.a.v), “Namaz dinin direğidir” buyurarak müslümanların namaza gereken önemi vermelerini istemiştir.

Mesela İslâm dinini bir binaya, binanın direklerini de namaza benzetelim. Binanın direkleri kırılırsa bu yapı çökmez mi ? Elbette çöker. Öyleyse müslüman olarak namazımızı kılmaya daha özen göstermeliyiz.

Namaz kalbimize gıda, ruhumuza şifadir. ♡Namazla günahlarımızdan temizlenir, Rabbimiz’e yaklaşırız.
♡Namaz Kılmayanlar için son cümle : Çok şey kaçırıyorsunuz, en çokta namaz vaktini…

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Namaz, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Namahremin Bir Biriyle Tokalaşması

Posted by Site - Yönetici Haziran 1, 2017

Namahremin Bir Biriyle Tokalaşması

Bir erkeğin, yabancı (namahrem) bir kadınla tokalaşması haramdır, câiz değildir. Bunun haram olduğuna delâlet eden delillerden birisi de, Ma’mer b. Yesâr’ın-r.a rivâyet ettiği hadisi şerifte o şöyle buyurmuştur

“Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

[ لأَنْ يُطْعَنَ فيِ رَأْسِ أَحَدِكُمْ بِمِخْيَطٍ مِنْ حَدِيدٍ خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَمَسَّ امْرَأَةً لاَ تَـحِلُّ لَهُ.] [ رواه الطبراني والبيهقي وصححه الألباني في صحيح الجامع ]

“Sizden birinizin başına demirden bir iğne batırılması, kendisine helal olmayan (yabancı) bir kadına dokunmasından daha hayırlıdır.” (Taberânî ve Beyhakî rivâyet etmişler, Elbânî de ‘Sahîhu’l-Câmi’; hadis no: 5045’de hadis sahihtir, demiştir.)

Hiç şüphe yok ki bir erkeğin yabancı (namahrem) bir kadına dokunması, fitnenin, şehveti galeyana getirmenin ve harama (zinâya) düşmenin sebeplerinden birisidir.

Hiç kimse sakın: “Ben iyi niyetliyim ve kalbim temizdir” demesin.Zirâ en temiz kalpli ve en iffetli nefis sahibi olan Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kesinlikle hiçbir yabancı kadına dokunmamıştır.Hatta kadınlar kendisine biat ederlerken, erkeklerin ellerini tutar gibi onlarla biat etmemiştir.Onun kadınlarla biatı, ancak sözden ibâret olmuştur.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | Leave a Comment »

ÇOCUKLARI DİNİ EĞİTİMLE TERBİYE ETMEZSEK, ALLAH BİZİ GAZABIYLA TERBİYE EDECEK!

Posted by Site - Yönetici Mayıs 27, 2017

SULTAN MAHMUD’UN EĞİTİM FERMANI:
“ÇOCUKLARI DİNİ EĞİTİMLE TERBİYE ETMEZSEK, ALLAH BİZİ GAZABIYLA TERBİYE EDECEK! “

Sultan II. Mahmud 1824’de çıkardığı bir ferman ile çocukların dini eğitimini almadan çıraklığa gönderilmesini yasaklamış ve böylece ailelerin bir an önce daha fazla para kazanalım derken dinden, diyânetten habersiz yetişen nesillerin Cenâb-ı Hakk’ın gazabına sebep olacağı konusunda anne babaları uyarmıştı..

Yani Sultan şöyle demekteydi: “Çocukların önce dini temelleri sağlam olsun, sonra para kazanmaya başlasınlar, yoksa bu işin sonu iyi değil..!”

İŞTE O FERMAN

“(…) vel hâsıl her şeyden evvel zarûrî dînî bilgileri öğrenmek, dünya işlerinin tamamından önce yapılması gereken bir farz iken, bir zamandan beri insanlar, analarının ve babalarının suçu olarak kendileri câhil kaldıkları gibi, çocuklarının da câhil kalmasına aldırmadan ve Rezzâk-ı Âlem olan Allahü Teâlâ hazretlerine tevekkülsüzlük ile hemen para kazanmak sevdasına düşerek çocukları, mektepten alıp bir usta yanına çıraklığa verdiklerinden, bu gibi çocuklar, küçükten cehâletle büyüyüp, sonradan da okuyup öğrenmeye heves etmediklerine binâen, bütün veballeri analarının ve babalarının boynuna olup, kıyâmet gününde bir taraftan bunlar, mes’ûliyet altına girecekleri gibi, bir taraftan kendileri buna pişman olacaklarından başka, Allah korusun bütün gençliği cehâlete sürüklemekten dolayı, bütün ekseri halk, dinden, diyânetten habersiz olduklarından, bu durum Cenâb-ı Hakk’ın gazabına sebep olacağının işâreti olup, Allah muhâfaza etsin böyle giderse Allah (c.c)’ın şiddetli azabıyla terbiye olacağımızı, akl-ı selîm olanların bildiği gibi, müslüman evladını o gibi dünya ve âhiret musibetlerinden halâs ve korumak lazım gelmektedir (…)”

Devleti Âliye-i Osmaniye çocuklar dini ahlakı öğrensin diye tedbir alıyor ve öğretilmezse ceza getiren ferman-emir-buyruk yayınlıyor..

Üstelik o zamanki Osmanlı ev ve cemiyet terbiyesine rağmen tehlikeli gidişatı gören, sorumluluğunu bilen bir idarecinin almaya çalıştığı mühim tedbir..

Buluğ çağına erinceye kadar gençlerin dini eğitimlerinin verilmesi için ferman ile kanun çıkarmak..

Ki o zaman evlere kadar girip zehir saçan internet yoktu, televizyon yoktu, şer akıtan medya yoktu, gençliğe kimliğini kaybettiren baskın popüler kültür ve bu kültürü her alanda dayatan süper devletler yoktu..

Bütün bunlara rağmen devlet, dini eğitim almayan gençlerin sebep olabileceği sıkıntılarla ürkmekte ve tedbir almaya çalışmaktaydı.. Bunun gerçekleştirilememesi durumunda ise devleti ve milleti kötü bir sonun beklediği görülüyordu..

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Osmanlılar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Mahlûkâta Muhabbet

Posted by Site - Yönetici Mayıs 14, 2017

Mahlûkâta Muhabbet

Mahlûkât (Hayvanlar), insana hizmet ve ibret olarak yaratılmış ve bu dünyâ hayâtında yine ona emânet edilmiştir. Bu sebeple mahlûkâta (Hayvanlara) muhabbetle yaklaşmak, insan için bir vicdan borcudur.

Arı, insana bal ikrâm etmek için yaşar.
Koyun, bütün ömrünü insana et, süt, yün ve yavru vermek uğrunda tüketir.
Kedi, köpek yine insanın emrindedir.

Cenâb-ı Hakk’ın celâlî tecellîsinin bir tezâhürü olan yılan, çıyan, akrep gibi mahluklar da azâb-ı ilâhîyi hatırlatmaları ve tabiattaki pek çok vazîfeleri sebebiyle, insana lutfedilen nîmetler cümlesindendir.
Taş, toprak, ağaç, bulut, dağ, ova hep insan için vardır.

Nitekim âyet-i kerîmede buyrulur:

O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lutuf olmak üzere) size âmâde kılmıştır.Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır.” (el-Câsiye, 13)

Hizmetimize âmâde kılınan varlıklara zulmetmek, sonunda zararı bize dokunacak olan bir ahmaklıktır.
Hayvanlara haksızlık etmek ise kıyâmette karşımıza çıkacak ağır bir vebâldir.

Âyet-i kerîmede şöyle buyrulur:

Yeryüzünde debelenen hiçbir canlı ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasın. Biz kitapta (levh-i mahfuzda) hiçbir şeyi eksik bırakmadık, sonra hepsi Rablerinin huzûrunda toplanacaklardır.”
(el-En’âm, 38)

MAHLUKATA MUHABBET

Diğer taraftan Hâlık’tan ötürü mahlûkâta muhabbet de, bir kulluk vazîfesidir.

Dünyâ ve nîmetlerinde diğer mahlûkâtın da hakkı vardır. Onların hakkını gasp etmek büyük bir kıyâmet hesâbıdır.

Şâir Firdevsî, Şehnâme adlı eserinde ne güzel söyler:

ميـازار مـورى كـه دانه كشست

كه جان دارد و جان شيرين خوشست

Bir yem tânesi çeken karıncayı dahî incitme! Çünkü onun da canı vardır. Can ise, tatlı ve hoştur.

Âlemlerin Efendisi, hayvanların faydasız ve sebepsiz yere, keyfî bir şekilde öldürülmesini yasaklamıştır.

Bir hadîs-i şerîfinde şöyle buyurmuştur:

“Kim bir serçeyi boş yere sırf eğlence olsun diye öldürürse, kıyâmet günü o serçe feryâd ederek Allâh’a şöyle seslenir:

Ey Rabbim! Falan kişi beni gereksiz yere öldürdü, herhangi bir fayda için öldürmedi.»”
(Nesâî, Dahâyâ, 42)

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Ey Ümmet-i Muhammed Uyan! ( Uyanma Vakti Geldi )

Posted by Site - Yönetici Mayıs 12, 2017

Ey Ümmet-i Muhammed Uyan! ( Uyanma Vakti Geldi )

Uyan da bak zulmün cellâdı, zalimin korkusu, mazlumun perdedarı sen misin?

Ne oldu sana; ne oldu da bu kadar umarsız, bu kadar serseri, bu kadar duyarsız oldun…

Sen zulümle savaşırken ortaya yüreğini koyardın, yüreğin mi yaralandı en orta yerinden yoksa duygularını mı bağışladın?

Tek dişi kalmış medeniyet canavarlarının arasında yutuldun mu?

Çığ mı düştü üstüne? Sele mi kapıldın zulmün yamacında?

Odağı cehennem olan bir kuyunun dibinde misin?
Yaşıyormusun biçare yoksa ölümüsün ölüleri bile utandıran halinle…

Ey Ümmet-i Muhammed Uyan!

Uyan da bak karşındaki aynaya.
Aksin bile utanıyor karşına çıkmaya.
Sen nasıl çıkacaksın YARADANIN huzuruna?
Peygamber ‘ümmetim ümmetim’ diye feryâd ederken sen bu ümmet katliamına seyirci mi kalacaksın?
Destek olmayacak mısın kardeşine yoksa köstek olmak mı gelir işine?
Sen ki söz verdin “GALU BELA’DA“, söz verdin MEVLA’YA.
Uyan şu gafletten. Taşlar ağaçlar dile geldi, hepsi cihada gidiyor.
Uyan! Sözünü tutma vaktidir şu an.
Yedi kat yerin dibindeki ölüler dirildi, şanlı ruhlar geldiler cihada, SEN YOKSUN!
Melek’lerin gözünün yaşını sil artık.
Evliyaların, şühedaların kemikleri sızlamasın…

ARTIK UYANMA ZAMANI GELMEDİMİ EYYY MÜSLÜMANNNN!

Haydi, Ey Müslüman Kıralım Gaflet Zincirini.
Vakit artık Uyanma zamanıdır…

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Gerçeğinle Yüzleşmeye Hazır Mısın?

Posted by Site - Yönetici Mayıs 11, 2017

Gerçeğinle Yüzleşmeye Hazır Mısın?

Ey nefsim, kendi gerçeğinle yüzleşmeye hazır mısın?
Hesaptan önce hesap vermeye ne dersin?
Halkın sevgisini ararken, ALLAH’ın (cc) nefretinden emin misin?
Kendine karşı sadakatini kaybetme…
“Elest” bezmindeki ahd-ü misakını unutma…
Ey kendi başına buyruk nefsim!
Sevdaların, korkuların, kaygıların?!
Evet biraz açar mısın? Kalp ritmini zorlayan heyecanlarından bahsetsene!
Hangi limana demir attın ?
Göze gireyim derken, gözden düştüğünün farkında değilsin…
Övünmek ve saygınlık kazanmak için bu ne hırs?
Kendini beğenen nefsim şöyle demen gerekmiyor mu ?

RABBİM BENİ BANA BEĞENDİRME.

Bilmediklerine “ben bilirim” demekten vazgeçmeyecekmisin?
Hala “bilmiyorum” demeyi bir nâkısa (eksiklik) olarak mı göreceksin ?

NEFSİM !

Kitabın’a karşı neden soğuksun?
Namaza neden ağırsın?
Kardeşlerine niçin mesafelisin?
Dunyaya ve dunyalıklara meraklı, Ahiret’e duyarsızsın…
Hangi kulvarda geziniyorsun?
Başını almış nereye gidiyorsun ?
Ne zaman samimi olacaksın…

Riya ile kendine zulmetme…
Toplum içinde kıldığın namaz ile yalnız iken kıldığın namaz arasındaki farkı nasıl izah edeceksin?
Nefsim! Rabb’imin “Feveylün” (Yazıklar olsun) dediğini duymuş olman lazım…
Namazında_kendine yazık etme…
Riya bulaşan namaz başına bela olmasın…
Okuduğun Kur’an-i Kerim sana zulmetmesin…
Nice Kur’an-ı Kerim okuyanlar var ki, Kur’an onlara lanet eder.
Bunu biliyorsun. Ey kendine zulmeden nefsim!

Günah işlemekte ne kadar cesursun…
Ateşe dayanma gücünü nerden alıyorsun?
Nefsim ebedi ve ezeli düşmanına, şeytana açık veriyorsun…
Düşmanını küçümsüyorsun…
Nefsim! Niçin susuyorsun?
Çünkü suçlusun… Haydi itiraf et… Dönsene… Gel tevbeye…
Ey nefsim hala kendini temize çıkarmaya devam edecek misin?
Oysa Hz. Yusuf Nebi şöyle diyordu: “Ben nefsimi temize çıkarmıyorum.” Yusuf’un (as) yapmadığı tezkiyeyi yapıyorsun. Bak dinle Kur’an-ı Kerim ne buuruyor: “Nefislerinize tezkiye etmeyiniz.” (Necm- 32)

Ey nefsim! Kendini güvende mi hissediyorsun?
Oysa Hz. Muhammed (s.a.v), kızı Fatıma’ya (ra) güvence vermemişti… “Kızım Fatıma nefsini ateşten koru, kıyamet günü senin için elimden bir şey gelmez.
Yoksa kimsenin bilmediği güvencelerin mi var?
Hz. Muhammed’in (sav) kızına vermediği garantiyi sana veren mi var?
Nefsim topraktan geldiğini unutmuş gibisin…
Azrail (as) ile randevunu erteledin mi yoksa?

Ey yaşam hırsı ile sersem hırsım!
Hz. Muhammed’den (sav) geriye kalan neydi?

Nefsim! Mutmain misin? Samimi misin? Haydi Rabbine dön!
Sen dönmek istemesende dönüş O’nadır…
Sen Rabb’inden? Rabb’in senden razımı?
Uyarıya muhtaç nefsim, kendini müstağni görme…
Yoksa samimiyetsizliğini gizlemek için mi samimiyet edebiyatı yapıyorsun.?

EY NEFSİM! HALİS OL Kİ, HALAS BULASIN!

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | 2 Comments »

Tesettürü Moda`ya Değil Ayet’e Uydur…

Posted by Site - Yönetici Mayıs 8, 2017

Tesettürü Moda`ya Değil Ayet’e Uydur…

Bizi adım adım tarihinizden, dininizden uzaklaştıran bu yapılanmayı görün artık.

Tesettürünüzü santim santim açarak iffetinizi çiğneyenlere muhabbet izhar etmeyiniz.

Sen açıldıkça, sen tessettürü modaya uydurdukça, küfür yobazları bayram yaptı. “Çağdaşlık işte bu“; “Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.” Denildi.

Bugün öyle bir noktaya gelindi ki bu hali ne Yahudilik, ne de Hritiyanlık kabul etmekte.

Hayvandan daha aşağı hayatı yaşamanın adı çağdaşlık oldu.
Hayvanlar arasında bile kıskançlık duygusu var.

Sahillerde eşlerini soyup erkeklere gösterenleri hangi vicdanla anlayacaksınız?

Gece kulüplerinde, gazinolarda sarhoş kusmukları arasında eşlerini dansa kaldıranları; resmi bayramlarda kızını bir erkekle göğüs göğüse dans ederken seyreden babaları, insaniyetin hangi özelliğiyle anlatacaksınız?

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Tesettür, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 1 Comment »

Eyy Bacım Boş Ver Kim Ne Derse Desin

Posted by Site - Yönetici Mayıs 6, 2017

Eyy Bacım Boş Ver Kim Ne Derse Desin

Unutma!
Sen Ümmet-i Muhammedin Umudusun

Sen Ey İffeti Hz. Meryem’den günümüze taşıyan hayâ ve edep timsali bacım!
Gör ki günümüz hayâdan utanan, iffeti ayıplayan, edebi aşağılayan insan müsveddesi hemcinslerinle dolu…

Hemcinslerin, şeytanın süslü ve cazibeli gösterdiği hayatların gönüllü cariyeleri, şehvetperest çağdaşların doymak bilmez nefs sofralarının mezesi, yitirilen kadınlık onuruyla veyl deresinin yolcusudurlar bugün…

İşte sen, günümüze iffet güneşi olarak doğmak zorundasın bu yüzden…

Allah’ın (cc) sana emrettiği tesettürünle, tesettürünü tamamlayan hayâ ve edebinin çevreye salacağı ışığınla şeytanın karanlığa gömdüğü kadınlık onurunu diriltmelisin yeniden…

Senin yaydığın hayâ ışığından rahatsız olanlar, insanlığın kurtuluş ümidi olmanı engellemek için hassas kalbinin kaldıramayacağı eza ve sıkıntılar vereceklerdir sana…

Öyle ki, varisi olduğun Meryem annemiz gibi; “keşke ben bundan önce ölmüş olsaydım da unutulup gitseydim” temennisinde bulunacaksın belki de…

Ama yine de Allah’ın dinini yaşarken yaşadığın zorlukları Rabbine sunacağın bir hediye ve imanını güçlendiren bir takviye olarak görmeli, Allah’ın her an yanında olduğunu bilerek “…mahzun olma, çünkü Allah bizimle beraberdir… diye fısıldamalısın yüreğine…

Tıpkı Meryem annemiz gibi adak olmalısın Allah’a, Allah’ın dinine ve Allah’ın Peygamberine… Sanki Hz. Zekeriya’nın mübarek elinde yetişen güzel bir bitki’ misali açmalısın çağımızın edep ve hayâdan nasipsiz kalmış çöllerinde…

Görevin ağır senin, çünkü çürümüş toplumu tedavi edecek, karanlığa gömülmüş gönülleri aydınlatacak, yolunu kaybetmişleri selamet sahillerine ulaştırmak için kılavuz görevini üstlenecek, dalalet bataklığına düşmüşlere hidayet ipini sarkıtacak İsa’lara (as) annelik yapacak sensin yine…

Ey müslüman bacım!
Sen ümmetin yarısısın, Diğer yarısını da doğuransın, Dolayısıyla sen, Ümmetin bütünüsün. Sevdan ulvi, görevin kutsal, hedefin mukaddestir senin! Her zamankinden daha muhtaçtır bugün insanlık sana ve her zamankinden daha bir iştiyakla bekliyor seni…

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Dini Nİikah İle Resmi Nikah Arasındaki Fark..

Posted by Site - Yönetici Nisan 30, 2017

Dini Nİikah İle Resmi Nikah Arasındaki Fark..
( Sadece Resmi Nikah Yeterlimidir )

İslam’da müslüman olan kişilerin evlenmek için nikahlanmaları farzdır ve farz olan nikah dini nikahtır. Rasmi nikahı ve dini nikah arasındaki farklar oldukça belirgindir, sizlere bu farkları hemen anlatalım. Cumhuriyet kurulana kadar İslam yasaları ile yönetilen Osmanlı Devleti’nde de esas olarak dini nikah alınmış, evlenen kişilere sadece dini nikah kıyılmıştır. Cumhuriyetten sonra ise medeni hukuk sistemine geçilen ülkemizde esas olarak resmi nikah kıyılmış, imam nikahına ise devlet karışmamıştır. Yani imam nikahı kıyıp kıymamak kişilerin dinlerine ve inançlarına bağlı bir durumdur. İmam nikahı ve resmi nikah arasında bulunan farklar dini nikahın ayrıca kıyılmasını gerektirir.

Bazı İslam ülkelerinde kıyılan resmi nikah, dini nikaha yakın, ondan esinlenilerek oluşturulan nikahtır. Yani dini nikah ne gerektiriyorsa resmi nikahta da o yapılır ve sadece evlilik sonucunda işlem resmi belgelerle kayıt altına alınır. Bu gibi bir nikah sonrasında dini nikahı tekrar kıymak gerekmez. Çünkü dini nikahta olması gereken şartlar resmi nikahta da yapılmış, akit eksiksiz olarak tamamlanmıştır.
Fakat ülkemizde kıyılan resmi nikah dini nikahın yerini tutamaz. Bu nedenle resmi nikahtan sonra ya da önce, gelin ve damat yakınlaşmadan bu nikah kıyılmalıdır.Dini nikah kıyılmadan aynı evde kalmak, aynı yatağa girmek ve ilişkide bulunmak zina sayılır. Dini nikah ile resmi nikahın en belirgin farkları şunlardır:

Dini nikahta mehir en büyük şartlardan biriyken resmi nikahta böyle bir şey söz konusu değildir.

Dini nikahı kıyılan çiftlerde kadının boşanmaya hakkı yoktur, ancak mehir olarak eşinden boşanma hakkı talep edebilir. ☡Resmi nikahlı olan kadının boşanma hakkı vardır.

Dini nikah sırasında ayet ve hadisler söylenir, vekil imam nikah duasını okuduktan sonra nikah tamamlanır. Resmi nikahta dua ve ayet okunmaz.

Dini nikahta tarafların şahitlerinden bir erkek şahit olması zorunludur. Fakat resmi nikahta kadın ve erkek eşittir, bu da dine ters düşer.

Vekil imam taraflara (zevc-zevce olarak kabul ettinmi diye sorulur) gelin ve damatta “ettim” diye cevap vermesi gereklidir☡.Eredim veya ediyorum gibi ifadeler bile nikahı sahih etmezken resmi nikahta “evet” demesi geçerli sayılır.

İmam “akdiniz mübarek olsun” diye söyler resmi nikahtada “belediye başkanlığının bana verdiği yetkiyle” diye söyler.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Nikah, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Bizim Davamız İslam Davasıdır.

Posted by Site - Yönetici Nisan 26, 2017

Bizim Davamız İslam Davasıdır.

Dava Bilal (ra) gibi kızgın kumlara ve taşlara rağmen Allah diyerek ölmektir…

Dava Yusuf (as) gibi imtihana göğüs germek…

Köle olarak girdiği zindandan Peygamber olarak çıkmaktır..

Hamza (ra) gibi binlerce can feda etmektir…

Dava “Hizmet muvaffak olsunda vardın bizim yerimiz caminin pabuçluğu olsun” diyebilmrktir.

Dava Halit bin Ziyat gibi şehitlere karışmak….

Dava Ebu Bekir (ra) gibi sadakat ister…

Cenneti değil yalnız Allahın rızasını diler…

Dava sahabe açken karnına iki taş bağlayan peygamberin davasıdır….

Dava atılan taşları tutup güller sunmaktır….

Dava düşman olarak girilen kapıdan dost çıkmaktır…

Dava bırakılan emaneti canı gibi korumaktır…

Dava Sümeyyenin (ra) örtüsü için canını vermesi Allaha canlarla gitmesidir…

Dava adaletin sevginin aşkın dostluğun sadakatin annesidir..

Dava seksen yaşında bile olsa Allahtan şehadeti dileyen Ebu Eyübel Ensarinin (ra) mücadelesidir…
(RIDVANÜLLAHİ ALEYHİM ECMEİN)
Dava ezanlarda tek yürek olmak secdelerde Allaha varmaktır…

Ebu Cehillere dur deme…

Zalimlere göğüs germe…

Zülme direnme haklının yanında haksızın
karşısında olmaktır…

Dava bir yetim görüldü mü koruma ve okşama Rasulün bile bir yetim olduğunu unutmama davasıdır…

Bu dava gönül ister çokluk değil, birlik ister bu dava yüreğiyle Sevgiyle devleşerek iman ister…

Dava safını belirlemek imanını güçlendirmek senin rızan için bende buradayım Ya Rabbi diyebilmektir..

Dava çakıl taşları kadar denizler kadar çok günahı bile olsa onu affederek bir Allaha sahip olduğunu bilme davasıdır….

Allah (cc) sabrımızı daim, azmimizi baki, Davamızı mübarek kılsın

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: