Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Sağlık’ Category

IHLAMUR ÇAYININ FAYDALARI

Posted by Site - Yönetici Ekim 11, 2010

 

IHLAMUR ÇAYININ FAYDALARI

IHLAMUR ÇAYININ FAYDALARI

 

IHLAMUR ÇAYININ FAYDALARI

Soğuk algınlığına ve öksürüğe karşı en etkili ve en yaygın olarak kullanılan doğal ilaçlardan biri olan ıhlamur, uykusuzluk, spazm ve kan dolaşımı bozukluklarında da kullanılır. Özellikle akşam saatlerinde fazla içmemeye dikkat etmek gerekir, çünkü fazla miktarda alındığında uykusuzluğa neden olabilir. Yapraklarında çok miktarda klorofil taşımasından dolayı kansızlık durumunda kullanılmasında fayda vardır. Diğer çaylarda olduğu gibi ıhlamuru da hazırladığınız zaman için ve bir daha kaynatmayın. Çünkü uzun süre kaynatılıp içilen ıhlamur size yarardan çok zarar verebilir.

HAZIRLANIŞI:

Ihlamur demlenerek hazırlanmalı. Tatlandırıcı olarak şeker yerine bal tercih edilmeli. İki tutam ıhlamur, 3-4 adet karanfil, bir çubuk tarçından ıhlamur hazırlanabilir.

STRESE KARŞI IHLAMUR ÇAYI :

İçine çok az karanfil atarsanız hem güzel bir tat elde etmiş olursunuz, hem de sizi sakinleştiren etkisini arttırırsınız.

GRİP VE NEZLEYE IHLAMUR:

Bu tür hastalıklarda ıhlamur sadece terlemeyi sağlayarak değil, aynı zamanda vücudun direncini de artırarak tedaviye yardımcı olur.

GÜZELLİK İÇİN IHLAMUR:

Göz çapaklanmalarında ıhlamuru kaynatın ve süzün. Pamuk yardımı ile gözlerinize kompres yapın. Hem çapaklanmaları önleyecektir, hem de gözünüzü dinlendirecektir. Gözlerinize kompres yaparken gözünüzü kapatmayı unutmayın.

Ihlamuru kaynatıp elde ettiğiniz su ile ara sıra saçlarınızı yıkayarak saçlarınızın beslenip kuvvetlenmesini sağlayabilirsiniz. Bu işlemden sonra saçınızı durulamayı ihmal etmeyin.

CİLT LEKELERİNE IHLAMUR:

Hemen ıhlamuru suda kaynatıp sıvı sümüksü bir hal alıncaya kadar bekletin. Sonra bu sıvıyı lekelere sürün faydasını göreceksiniz. Yine aynı şekilde elde edeceğiniz ıhlamurla kırışıklıklara masaj yaparsanız iyi sonuç alacaksınız.

..

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 2 Comments »

HELAL GIDA ( YEMEK ) KONFERANSI – Prof.Dr. Ahmet Akgündüz

Posted by Site - Yönetici Şubat 1, 2010

HELAL GIDA ( YEMEK ) KONFERANSI – Prof.Dr. Ahmet Akgündüz

Bu videoyu izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.

1.BÖLÜM

2.BÖLÜM

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Gündem, Genel, Haramlar - Helaller, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Video, Yorumlar | 5 Comments »

Vücudu bombaya çeviren formül

Posted by Site - Yönetici Kasım 26, 2008

somon,balik,norvec baligi,norvec yemekleri,saglikli balik,omega3,yagli balik,en iyi balik,somon, kanada baligi,balik nasil yapilir,Vücudu bombaya çeviren formül

 

Vücudu bombaya çeviren formül

Kış aylarında vücut direncinizin güçlü olması gerekir. Bunları alın soğuk algınlığı ve yorgunluğu unutun

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Yılmaz, soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonların kapımızı çaldığı kış mevsiminde hastalıklardan korunmak için tabiat eczanesini öneriyor. Yılmaz’a göre her gün 2- 3 porsiyon sebze ve 3- 4 adet meyve tüketmek vücudu bomba gibi yapıyor.

YÜKSEK DEĞERLİ ANTİOKSİDAN YİYECEKLER

“Alternatif antioksidan yiyecekler içeren değişken bir beslenme programı, bağışıklık sistemini güçlendirmenin en iyi yoludur” açıklamasını yapan Yılmaz, yüksek değerli antioksidan içerikli besinleri şöyle sıralıyor:

Kuru erik
Nar
Kuru üzüm
Yaban mersini
Sarımsak
Ispanak
Brüksel lahanası
Brokoli
Portakal
Kırmızı biber l Kivi

VÜCUDU GÜÇLÜ KILMANIN YOLLARI

Besinlerin, hayatımız için küçük fakat önemli rolleri bulunuyor. Sabah yapılan bir kahvaltı ile gün içindeki vücut direnci artırılabiliyor.

Veya öğleden sonra alınan ara atıştırmaların kaliteli besinlerden oluşması (meyve, peynirli sandviç, süt veya kuru meyveler, ceviz, badem) akşam saatlerine kadar birikecek yorgunluğu önleyebiliyor.

Aylin Yılmaz, “kış aylarında, özellikle lahanagiller, brokoli, mandalina, portakal, greyfurt, limon gibi kış sebze ve meyvelerini tercih edin” diyor.

SOĞUK ALGINLIĞINI ÖNLEYEN FORMÜL

Kalkış: Ilık su ve kuru erik Sabah kahvaltısı: 1 bardak az yağlı süt içine 2 kaşık yulaf, yarım muz ve 5-6 çiğ badem

Ara: Greyfurt-yeşil elma ve portakal suyu

Öğle: Mercimek çorbası veya nohutlu – cevizli salata, yanında çavdar ekmeği ve ayran

İkindi: Kuru erik veya yaban mersini

Ara: Kefir veya soya sütü

Akşam yemeği: Somon balığı ve bol yeşillikli salata (limonlu-z.yağlı)

Yatmadan 1saat önce: 1 portakal, kivi.

YORGUNLUĞA KARŞI ETKİLİ REÇETE

Kalkış: Ilık su ve kuru erik.

Sabah kahvaltısı: Çavdar ekmeği yumurta ve portakal suyu.

Ara: Kuru erik veya kuru üzüm. Ögle: 150 gr et, veya ızgara balık, bulgur.

İkindi: Taze sıkılmış nar suyu. Ara: Çavdar ekmeğine beyaz peynirli tost.

Akşam yemeği: 1 kase mercimek çorbası, ıspanak yemeği, limonlu salata. Yatmadan önce: 1 bardak süt veya az yağlı yoğurt.

ŞİFA VE VİTAMİN DEPOSU

Somon (182 kalori, 20 mcg selenyum, 310 mg potasyum).
Fındık (650 kalori, 25 mg E vitamini, 2.2 mg çinko, 4.9 mg manganez).
Muz (95 kalori, 11 mg C vitamini, 400 mg potasyum, 6 mg kalsiyum).
Nohut (115 kalori, 1.55 mg E vitamini, 1,5 mg demir, 43 mg kalsiyum).
Sarımsak (98 kalori, 0.38 mg B6 vitamini, 2 mcg selenyum, 620 mg potasyum).
Patates (136 kalori, 14 mg C vitamini, 630 mg potasyum, 0.54 mg B vitamini).
Kuru erik (140 kalori, 2,6 mg demir).

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Yorumlar | 1 Comment »

Hayat Kurtaran Tavsiyeler

Posted by Site - Yönetici Mayıs 20, 2008

Hayat Kurtaran Tavsiyeler

Hayat Kurtaran Tavsiyeler..

İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Erkan Topuz, kansere karşı nasıl beslenilmesi gerektiği yolunda çarpıcı açıklamalarda bulundu. İşte Prof. Dr. Topuz’dan kanserden korunma reçeteleri…

Kolon kanserine deve dikeni sütü

“Kolon kanserlerine gelince, kolon kanseri yapan nedir? Bir kere kabızlık en önemli faktör. Onun için bağırsaklarımızı muhakka yumuşak tutalım. Kırmızı etten kaçalım. Mesela dandelion denilen bir bir madde vardır. Türkiye’de henüz yok . Sonra taysıl dediğimiz deve dikeninin sütünden elde edilen bir madde vardır ki aşağı yukarı 30-40 yıldır Alman tıbbında 3-4 bin senedir dünya tıbbında vardır karaciğer kanserini korur. Kolon kanseri riski olanların günde bir gram calsium 100 mg aspirin alması lazım. Hasta olanların ise yoğurt yemesi lazım sürekli olarak. ”

Sucuk, salam ve sosisten sakının

“Beyaz un, beyaz şeker, konserve, sucuk, salam, sosis, hazır meyve suları, margarin; bunlar genellikle kanserojen maddelerdir. Soya yağı ve keten tohumu meme kanseri olan ve sektörleri pozitif olan hastalara vermeyin. Ancak soya yağı, soya sütü, keten tohumu çocuğumuz küçük ve kansere meyili varsa o zaman korur. Bakın ne kadar çelişkili.”

Kanser olan süt içmesin

“Büyüme hormonu sütle de vücuda geçiyor. Bu sütü çocuklar için söylemiyorum kanserli hastalara verdiğimiz zaman kanserde insülin seviyesini yani kanserojen maddeyi de yükseltiyor. Kanser hastaları neler yapmalı? Bir kere kilo almamalılar. Spor yapmalılar. Yağlı gıdalardan kaçmalılar.”

Doğum kontrol hapına dikkat!

“Kadınlar eğer memesinde fibrokist, ailesinde kanser varsa menopoza girdiği zaman kesinlikle hormon almamalı ve muhakkak çok sık meme kontrolleri yaptırmalı. Doğum kontrol hapını bir seneden fazla kullanmayın. Bir sene dinlenin. Çünkü over (yumurtalık) kanserini korur meme kanserini artırır.”

Yoğurdu evinizde yapın, keçi peyniri yiyin. Cevizi de unutmayın!

“Yoğurdun üzerindeki yeşil su mideye zararlıdır. Brokoli, karnabahar, lahana, kırmızı lahana, kıvırcık salata, semiz otu, kırmızı turp salatası, kereviz, yeşil kabak ama bunlar mevsiminde yiyeceksiniz, turfanda değil… Ayrıca bunlar kemoterapi esnasında yenmeli. En makbul gıda, en ucuz gıdadır. Şimdi soğan ve sarımsağa gelelim. Ceviz çok faydalı, günde 4-5 acıbadem yenmeli. Kavrulmamış kayısı çekirdeğini 5 taneden fazla yemeyin, içinde bir madde vardır 15 tane yerseniz diger tarafa gidersiniz. 3 kara üzüm, kara erik, kara kayısı ama tazesini yiyeceksiniz. Kışın ise güneşte kurumuş gül kurusu makbuldur. Yoğurdu evde yapacaksınız. Katkısız olacak. Probiyotikten yapın ve soğuk sütün içine atın. Keçi peyniri ve çökelek de çok faydalıdır, özellikle karaciğer kanserine…

Süte bir bardak limon dökün, kesilsin ve içinde kalan peynirimsi kısmı dökün, suyunudan bardak bardak için… Şile Ağva ve Kilyos’ta kendiniz toplayın böğürtlenleri. Kendisini yerseniz elledit asit var böğürtlenin hem yaprağında hem meyvesinde, hem kökünde. Ama meyvesi bir ay sürdüğü için yaprağını veriyoruz. Böğürtleni bu mevsimde yani simdi alın toplayın, bunun şurubunu yapın. Çorba kaşığıyla, kolon kanserine büyük şifadır.

Kırmızı et olarak kuzu yiyin

“Genelilkle beyaz eti tavsiye ediyoruz. Balık tavuk hindi ve arkasından haftada bir kez kırmızı et veriyoruz. Ama lütfen kırmızı ette kuzu etini tercih ediniz. Çünkü genellikle zavallı kuzular hiçbir şekilde zehirlenmemiştir. Niye kırmızı et zararlı diyoruz. bakın hayvanlar genellikle otluyorlar. Etraftan inteksit (zehirlenmiş) dediğimiz otları yiyorlar o da doğrudan doğruya adalesine gidiyor Ayrıca biz bunlara growth factors yani büyüme hormonu veriyoruz. Bir de kırmızı etin öz yapısında kansorejen madde var. Zavallı kuzunun daha otlamadan gırtlağını kesiyoruz. Ne hormon veriyoruz ne bir şey”

Kız çocuklarınıza asla turfanda yedirmeyin

“20 yaşına kadar bu diyet yapılırsa yüzde 60 kurtulur. 20 yaşından sonra ise yüzde 20 korur. En çok kadınlarda görülen meme kanseri; kız çocuklarını hormonal beslenmelerden uzak tutmak lazım. Tüm gıdalarımızda hormon var. 15 Eylül’den 1 Ekim’e kadar domatesinizi salçanızı yapın. Sakın turfanda yemeyin. Karnabahar varken brokoli yemeyin. Brüksel lahanası değil, oturun 400 liralık lahana yiyin. Lahana brokoli semizotu karnabahar meme kanserinin en büyük düşmanları. 12 yaşında erken bluğ, meme kanseri için çok önemli bir potansiyeldir, meme kanserini arttırır. Haftada 3 kez yada daha fazla fast-food yiyen gençlerde beyin kanseri enf kanseri ve kan kanseri 3 kat fazladır. Haftada 1 kere yesinler.

En faydalısı kanola yağı

“Fındık yağı, kanola yağı, zeytin yağını tavsiye ediyorum. Kanola yağı dünyada çok yaygın Türkiye’ye de yeni girdi ve en ucuz en kaliteli bitki yağıdır. Kanola ve zeytin yağı, keten tohumu ve soya yağı vermeliyiz çocuklara. Kadınlara kansere yakalanmadan önce vermeliyiz ama kadın kansere yakalandıysa bunları vermeyiniz çünkü kanseri azdırır. İlk başta korur sonra azdırır. Kemoterapide trombosit düşürdüğü iddia edilir. Isırgan yaprağı ısırgan kökünün çayı prostat kanserine faydalıdır Yeşil çay prostat, meme, kolon ve mide kanserlerine karşı korur ancak iki kupa içeceksiniz. Şöyle birleştiriyorum hastalarıma; bir yeşil çay iki böğürtlen yaprağı üç limon kabuğu dört ısırgan yaprağını karıştırın.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Ekmekte Beyazlaştırıcı Madde Neden Kullanılır?

Posted by Site - Yönetici Mayıs 15, 2008

ekmek

Ekmekte Beyazlaştırıcı Madde Neden Kullanılır?

GIDA RAPORU-EKMEK VE UN KOMİSYONU’NUN, EKMEKTE KANSER VE ALLERJİ RİSKİ OLUŞTURAN BEYAZLATICI KİMYASALLAR OLAN “E924 POTASYUM BROMAT” ve “E928 BENZOİL PEROKSİT”İN KULLANILMASINDAKİ ARKA PLÂN RAPORU

Ekmeklik un imalatında kullanılan buğdaylar genellikle sert veya yarı sert buğdaylardır. Bu buğdaylar son yıllarda özellikle ya ithal tohum ekilerek, ya da ithal tohumla elde edilen buğdayın kalitelisinden tohumluk diye ayrılarak ekilir.

İthal tohumculukta ciddi kontrol olmadığı için ticari olarak yapılan ithal tohumlar Türkiye’de buğday kalitesini önemli ölçüde etkilemiştir. Bir de süne ile mücadelenin yetersiz oluşundan ötürü, buğday rekoltesi iyi olduğu yıllarda bile Türkiye buğday ithal eder duruma gelmiştir.

Kaliteli buğdayın fiyatı aralık 2004 itibariyle 430 000.-TL /kg’dır. Kaliteli un elde etmek için kaliteli buğday şart, ancak bu olaya ticari açıdan bakan bazı firmalar (çok ciddi firmalar bunun dışındadır) 300 000.-TL/kg fiyattan aldıkları kalitesiz buğdaydan imal ettiği unu değerlendirebilmek için una katkı ilave etmektedir. Bu katkının zararlı olup olmadığı onun için önemli değildir. Ayrıca fırıncılar da her ne kadar kullanmıyoruz diyorlarsa da, birçok maddenin karışımı olan ekmek ve pasta katkılarını kullanmaktadırlar.

Bunun ne imalat safhasında kontrolu, ne de imalattan sonra araştırması yapılıyor. Kaliteli buğdaydan, kaliteli un imal ettiğiniz zaman unun çuvalı fiyatı % 25 daha pahallıdır. Ticari olarak fırıncı da ucuz undan ekmek yapıp satmak ister haklı olarak, çünkü ekmek fiyatı aynı.

Burada en büyük yanlış; ekmek fiyatının tip 550 una göre belirlenmesi. Kanaatimizce, ekmek tip 650-750 undan yapılmalı ve ekmek içinde bir miktar sağlıklı olan kepek her zaman bulunmalı.

Diğer ekmekleri imalattan kaldırmakta fayda var. Özellikle beyaz ekmek tercih edecek vatandaşı eğitmek lazım ki ekmeğin beyazının, hem katkılardan dolayı, hem de üç beyaz zehir (un, tuz, şeker)den birisi olduğu bilincine gelsin. Ancak, tüketicilerin pek çoğu sağlıklı beslenme açısından tıp uzmanlarınca kesinlikle önerilmeyen beyaz undan üretilen beyaz ekmeği bilinçsizce talep etmektedir. Bu sebepten un tüketicileri sadece daha ucuz olan hafif sarı unları değil, beyaz unları dahi daha da beyaz yapmak ve böylece tüketicinin ‘çok beyaz ekmek’ arzusunu yerine getirmek ve az kârlı beyaz un üretimini kârlılığa dönüştürmek için kanserojen olduğu bilinen ve çoğu gelişmiş ülkede yasaklanan kimyasal maddeleri kullanmaktadırlar. İşte bu tezatlık ve ticari rekabet, bilinçsiz beslenmeyle birleşince, beyazlatıcılar kullanılmaya başlanıyor. Daha beyaz görünen un elde etmek için, benzoil peroksit (E928) ve potasyum bromat (E924) gibi zararlı maddeleri beyazlatıcı olarak kullanıyorlar.

Beyazlatıcılar genellikle kalitesiz buğdaydan un elde etmek için kullanılır. Beyazlatıcı kullanımında fırıncıların direkt bir rolleri yoktur. Katkı üreten ve ithal eden firmalar incelensin, eğer fatura kesiyorlarsa fırıncıların rolü olup olmadığı ortaya çıkacaktır. Tek sorumluluk un üreticilerindedir. Elbette tüm firmaları aynı kefeye koymak haksızlık olur. Bu konuda hassas olan firmalar var. Ancak talep bilinçsiz beslenmeye alışmış tüketici ve dolayısı ile fırıncılardan gelmektedir. Fırıncılar satın aldıkları unda beyazlatıcı olup olmadığını anlamak için unu analiz ettirmek zorundadır.

Ancak şunu unutmamak lazım ki her tüketici, maliyetinden ucuz aldığı un ve unlu mamülleri sorgulamak zorundadır. Fırıncılar çoğu zaman bunu yapmamakta, ucuzu, çoğu zaman da ucuzun ucuzunu aramaktadırlar. Bu sebeple beyazlatıcı kullanarak halkımızı zehirleyen BAZI un üreticileri kadar UCUZ UN ALAN BAZI FIRINCILAR da doğrudan bu aldatmacadan sorumludurlar.

BU PROBLEMİN AŞILMASININ TEK YOLU, TOPLUMUN GENİŞ KAPSAMLI KAMPANYALARLA UYARILARAK EĞİTİLMESİ VE SAĞLIKLI OLAN KEPEKLİ EKMEK YEME ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASIDIR. EN İYİ KONTROLÖR TÜKETİCİDİR.

Kaynak : gidaraporu.com

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | Leave a Comment »

Dondurma diye içeriğini bilmediğiniz buzları yemeyin

Posted by Site - Yönetici Mayıs 14, 2008

buzlu

“Dondurma diye içeriğini bilmediğiniz buzları yemeyin”

Yeni dondurma endüstrisi şeker yerine sağlıksız yapay tatlandırıcılar, doğal salep yerine suni salep, süt yerine su ve süt tozu, meyve yerine yapay meyve boyası katarak dondurmayı dondurma olmaktan çıkardılar. Şimdilerde çoğu ürün ve marka için dondurma diye sunulan ürünlerin sadece adı dondurma içeriği ise buzlu yiyecek.

Günümüzde dondurma sevmeyen yok. Özellikle sıcak bölgelerde yazın bunaltıcı sıcağında sağlıklı ve lezzetli serinlemenin yolu dondurma yemektir. Dondurma dünyanın en sevilen tatlılarından biridir. Dünya tarihi kadar eski olmasa da oldukça eski olan bu serinletici ve besleyici tatlı 2000 yıllar dev bir endüstriye dönüştü. Çok uluslu şirketlerin pazarlarda kapıştığı bu alan son yılların önemli sorunlarından birini de teşkil ediyor.

Tüketim kölesi haline getirilen 21 yüzyıl insanı, sağlıklı ve helal (inan kesim için) ürün yerine lezzet birinci tercih haline ge(tiri)ldi. Bu nedenle de tüketicilerin ezici bir çoğunluğu ürünleri niteliği incelemek yerine reklâmlarından ve ambalajlarından daha çok etkilenmektedirler. Hiç kimse “ucuz etin suyu kara olur” atasözümü hatırlamamaktadır.

Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne “Dondurma Tebliği” ve “Yenilebilir Buzlu Ürünler Tebliği” olmak üzere iki ayrı tebliğ var. Piyasada dondurma zannıyla tüketilen bu ürünlerin çoğu dondurma değil. Bunların ezici bir kısmı içinde süt bile barındırmayan ‘yenilebilir buzlar’. İçindeki katkıların bir kısmı ise dünyanın birçok ülkesinde yasaklanmış katkılardan oluşmaktadır. Bu katkıların birçoğu farklı ülkelerde sağlıksızlığı nedeniyle yasaklanmış katkılar. Ancak Tarım e Köy İşleri Bakanlığı EC (E) kodlu bu katkıların hemen hemen (bir istisna hariç) hiç birini yasaklamış değil.

Bizdeki sistem dünyanın tersine işlemektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde toplum sağlığı birinci hedef iken birde şirketlerin karı öncelik sırasının birinci sırasında yer almaktadır. Mazerette hazır eleman yok denetleyemiyoruz. T.C. Anayasanın 172. maddesi devlete yani kamu kurumlarına tüketiciyi koruma görevi vermektedir. Ancak ülkemizde tüketiciyi kamunun elinden koruyacak hiçbir mekanizma yok. Tüketiciler Birliği başta olmak üzere tüketici örgütleri kıt insan ve maddi kaynakla hem özel sektörün hem de kamunun elinde tüketici korumak için can hıraç çalışmaktadır. Dondurma raporumuz, sağlıksız dondurma üretimine izin veren ve gerekli denetim görevini yapmayarak anayasa suçu işleyen devlete (kamuya) ile sağlıksız ürün üreten üreticilere karşı tüketicilere bir uyarı ve bilgilendirme amacıyla hazırlanmış bir çalışmadır.

Ülkemizde yüzyıllardır dünyanın en leziz ve helal dondurması salep, süt ve şeker karışımından üretile gelmiştir. Dondurma bir endüstri ürünü haline geldiğinden bu yana, dondurmanın da hilelisi ve sahtesi yaygınlaştı. Süt, şeker, sahlep üçlüsü ile yapılacak dondurma gerçek dondurmadır. Kıvamını tutturamıyoruz gibi bir gerçek dışı beyanla birçok katkı kullanan üreticilerin ülke tüketicisinin inancını düşünerek jelâtini (E441) dondurma ve diğer gıda maddelerinde kullanmamaya davet ediyoruz.

Piyasada satılan ve dondurma zannedilen ürünlerin çoğu dondurma olmayıp ‘yenilebilir buzlu gıdalardır’. Bunlara dondurma diyemeyiz. Zaten mevzuatta bunlara dondurma dememektedir. Üreticiler ürünlerinin dondurma olmadığını gizlemek için ICE CREAM ve ‘buzlu yiyecek’ gibi yabancı dil ifadelerini büyükçe yazarken ‘yenilebilir buzlu yiyecek’ gibi ifadeleri küçük yazmaktadırlar. Bu nedenle mutlaka gerçekten dondurma olan ürünleri tercih edilmelidir.

Sade dondurmanın maliyeti raporumuzda hesaplanmıştır. Bu dondurmanın fiyat takdirini tüketiciye bırakıyoruz. Ancak bir nokta var ki: Özellikle 2-3 YTL’ye satılan ‘sizin için’, ‘size özel’ gibi ifadelerle sunulan ürünler dondurma değil buzlu yiyecektir. Bunların hacmine bakarak ağırlığı konusunda yanılmamalısınız. Çünkü 1000 ml yazan bu ürünler gerçekte 570 Gr’dır. İçine katılan bazı katkılar nedeniyle kabartılarak hacimli olarak gösterilmektedir.

Denetim konusunda artık Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan ve taşra teşkilatlarından hiçbir beklentimiz yok. Onların mazeretleri çok. Hiçbir konuda yaptıkları analizleri yayınlamamaktadırlar. Yayınlamış olsalar tüketicilerin hiçbir gıdayı tüketmeyeceklerini ve hastanelerdeki hasta sayısında azalma olacağını ve de sosyal güvenlik kuruluşlarımızın daha az zarar edeceğini biliyorlar olsa gerek. Bakanlığa çağrımız olsa olsa artık hiç denetlemeyin yaptığınız masrafa değmez diyoruz. Nasıl olsa denetleseniz de denetlemeseniz de sonuç değişmiyor olacaktır.

Tüketicilerimiz üretim süreçlerini izleyemiyor olsalar da içeriğini bilmedikleri katkılı dondurma ve buzlu ürünleri tüketmemelidirler.

Dondurma alırken inanç ve sağlık faktörünü birlikte düşünmelidirler.

Dondurma yaz ve kış sürekli mutlaka tüketilmelidir. Ancak her satıcıdan değil güvendiğiniz satıcı ve üreticilerin ürünlerini tüketmeliyiz.

Dondurma bir tahterevalliye benziyor. Bir yiyen pişman bir de yemeyen. Yesek ayrı bir sorun yemesek ayrı bir sorun. Fiyat tek kıstas olmamalı. Maliyetinin altında satılması tehlikenin ilk adımıdır. Ancak pahalı satılması kaliteli anlamına da gelmez.

Eleştirsek bile konun hukuki sorumlusu Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ile Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri olduğundan bir sorunda mutlaka Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerine şikâyetlerimizi gecikmeden iletmeliyiz. Ancak şikâyetimizin üretimi yönelik değil de tüketime yönelik olması durumunda mutlaka yazar kasa fişi alıp bunu da her ihtimale karşın saklanması olmazsa olmaz koşullardan biridir.”

Gıda Katkı Maddeleri

Gazlı İçecekler Alkol Analiz Belgeleri

– Jelâtin (% 0,6) (E441)

E441 Gelatin alerjen olabilir. E220 içerebilir. Alerjik ve astımlılar sülfitlerden sakınmalıdır. Hayvansaldır. Domuz ve sığır gibi büyükbaş hayvanların kemiklerinden elde edilir.

E220 Sulphur dioxide kömür katranından saplanır, sülfür ve alçıtaşının yanması ile üretilir; tüm sülfürlü ilaçlar zehirlidir ve kullanımı sınırlandırılmıştır (Amerika’da, FDA** çiğ meyve ve sebzelerde kullanımını yasaklamıştır); astım nöbetlerini azdırdığı ve böbrek fonksiyonları zayıflamış olanlarda metabolizmayı zorladığı, ‘B1 vitamini’ni yok ettiği bilinir; tipik ürünler bira, hafif içecekler, kurutulmuş meyveler, meyve suyu, likör, şarap, sirke ve patates ürünleridir.

Dünyada binlerce alternatif bitki kökenli ürün olmasına rağmen ülkemizdeki üreticilerin ısrarla HARAM (Müslüman ve Yahudiler için) olduğu kuskusu yoğun olan JELATIN’i Çin’den, Avrupa ülkelerinden, Hindistan’dan, Amerika’dan, Ukrayna’dan ithal ederek kullanmaları hayret vericidir. Ülkemizdeki Müslüman tüketiciler uyanıp, haklarını aramaya başlayıncaya kadar da kullanmaya devam edecekler gibi.[i]

Dondurma üreticilerin çoğu kez ürünleri Her gıda katkı maddesine Avrupa Birliği tarafından verilen özel tanıma kodu olan EC kodu olarak da bilinen E kodlarını yazmadıkları için katkı maddesini gerçek adı hakkında sağlıklı bir bilgiye erişmek çoğu kez imkânsızlaşmaktadır. Bu nedenle dondurmalarda yada buzlu yiyeceklerde kullanılması muhtemel katkı maddelerini bilgilerinize sunuyoruz. Gıdaya katılacak katkı maddesi insan sağlığı açısından güvenli olmalı, ancak izin verilen gıdalara ve izin verildiği miktarda katılmalıdır. İzin verilmesi bunların sağlıklı ve helal olduğu anlamına gelmez. Örneğin; E441 koduna sahip Gelatin (Jelâtin) maddesi bazı dondurmalarda yer aldığı görülmüştür. Bu madde elde etme maiyeti çok düşük olması, İslami hassasiyetten uzak ülke ve üreticilerce üretilmesi ve çoğu kez DOMUZ’dan elde edilmesi nedeniyle Müslüman ve Yahudi inancına sahip kimselerce tüketilemez katkı maddeleridir.

Bazı gıda maddelerinde sığır Jelâtini yazmaktadır. Sığır Jelâtinin olması helal olduğu anlamına gelmez. Sığır Jelâtini üreten firmanın o sığır Allah adıyla kesmesi ve temizlemesi gerekmektedir. Batılı Jelâtin üreticileri sığır Jelâtini pahalı olması ve domuz Jelâtinine göre daha sert olması nedeniyle tercih etmemektedir. Helal sayılan tek sığır Jelâtini üreticisi Pakistan’dır. Pakistan’ın sığır Jelâtini üretiminin tamamı sadece Türkiye’ye gelse bile Türkiye’nin Jelâtin ihtiyacını karşılamamaktadır. Kaldı ki Türkiye sadece Pakistan’dan Jelâtin almamaktadır. Jelâtinin ana hammaddesi kemiktir. Kemik ise otel, lokanta, yemek fabrikaları gibi firmalarının atık kemiklerinin toplanması ile elde edilir. Çok miktarda emik gerektiğinden özel bir hassasiyetiniz yoksa domuz en elverişli Jelâtin hammaddesi olmaktadır.

Dondurma sandığımız ürünlere Jelâtin Niçin Eklenir?

Jelâtin ilave edilmesinin sebebi buz parçacıklarının çok küçük olarak teşekkülü sağlamaktadır. Özellikle endüstriyel üretimlerde dondurma donmaması için donma noktasındayken jelâtin çok yumuşak bir jel teşkil etmesini sağlar. Süt, şeker, yumurta ve sahlepten elde edilen gerçek yağlı sütle üretilmiş gerçek dondurmada yağ vb maddeler nedeniyle donma olmadığından jelâtine de ihtiyaç yoktur.

Jelatin yerine aynı amaçla kullanılabilecek emilgatörler var mıdır?

E441 Jelatin (Gelatin)’in görevlerini yapabilecek diğer gıda katkıları şunlardır:

a- PEKTIN (bitkisel-elma kabuklarından elde edilir) E440a

b- AGARAGAR (bitkisel-bir cins deniz yosunundan elde edilir) E406

c- GUARK TOHUMU UNU (bitkisel) E412 (Bazı dondurmalarda kullanılmaktadır)

d- MODIFIYE NISASTA (bitkisel) E1400-E1450

e- KITRE ZAMKI (bitkisel) E413

f- ARAP ZAMKI (bitkisel) E414

g- ALGINATLAR (bitkisel) E401-E404 (Bazı dondurmalarda kullanılmaktadır)

h- KARRAGENAN (bitkisel) E407 (Bazı dondurmalarda kullanılmaktadır)

Katkı Üreticisine Soru

Hej, Hvofor laver I ikke % 100 vegetabiliske vingummier. I danmark lever der mange muslimer, jøder og vegetare.Jeg finder ikke %100 vegetabiliske vingummier i danske supermarkeder. Muslimerne spiser ikke gelatine, lecitin eller E471 fra svin. Hilsen

Niçin % 100 bitkisel olan bir yumuşak şeker üretmiyorsunuz? Danimarka’da birçok Müslüman, Yahudi ve vejeteryan insan yaşıyor. Marketlerde %100 bitkisel katkılı yumuşak şeker bulamıyoruz. Müslümanlar, Domuzdan elde edilmiş gelatin, lecitin ve E 471 gibi bazı katkıları içeren gıdaları yiyemiyorlar. Selamlar H. Kayhan

Katkı Üreticisinin Cevabı

Tak for din henvendelse. Haribo Lakrids A/S anvender en gelatine fremstillet af gris og har nogle specielle egenskaber. Den giver en bl.a. en speciel mundfornemmelse, måden den smelter i munden på, fasthed og bid. Disse egenskaber og kvalitetstegn for Haribo produkter kan vi desværre ikke opnå med vegetabilsk gelatine. Med venlig hislen Haribo Lakrids A/S Maria Meldal Laboratoriet

Basvurunuz için teşekkürler. Haribo Lakrids A/S gelatini domuzdan ve değişik kaynaklardan elde etmektedir. Bu şekilde olması özel bir ağız hissi yani ağızda parçalanabilmesi, ısırma ve çiğneme hissi vermektedir. İşte Haribo, bu özellikleri bitkisel gelatin ile elde edemiyor.

Saygılarımızla Haribo Lakrids A/S Maria Meldal Laboratoriet

Mamullerimizin Hiç Birinde Domuz ve Katkı Ürünleri Yoktur Yazarsa?

Artık moda cümle gıda ürünlerinin Türkçe ve Arapçası’na “Mamulleriz hiçbirinde domuz ve domuzdan mamul katkı yoktur” ve “Mamulleriz hiçbirinde alkol ve çözeltileri yoktur” ibarelerinin yazılması ticari bir moda olmuştur. Modadır çünkü bu ibareleri yazan firmaların birçok ürününde ‘Jelatin’ katkısı vardır. Kimileri ise ‘Hayvansal jelatin’ şeklinde yazmaktadır. Ancak bu firmaların hiçbiri Jelatin satın aldıkları ülke yada üreticinin adını verememektedir. Bu nedenle bu moda tabir mütedeyyin Müslüman ve Yahudi tüketiciler açısından hiçbir anlam ifade etmemektedir.

Kaynak: Tüketiciler Birliği

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , , | 1 Comment »

J E L A T İ N ? ( N E D İ R ? )

Posted by Site - Yönetici Mayıs 12, 2008

Jelatin,jelatin-harammigelatin-haramjelatin-nedirj-e-l-a-t-i-n-n-e-d-i-r

J E L A T İ N ?  >> N E D İ R ?

Jelatin, hayvanların deri ve kemiklerinden elde edilen bir katkı maddesidir ve protein olarak bilinir.

Jelatin üretiminde, hammaddenin temizlenip hazırlanması aşamasından sonra birbirini takip eden şu işlem basamakları vardır:

– Ön işlemler

– Extraksiyon

– Saflaştırma

– Konsantrasyon

– Kalite kontrol

– Kurutma

– Öğütme

– Eleme

– Harmanlama

Ön işlemlerde, asit uygulaması ile A tipi jelatin, baz uygulaması ile B tipi jelatin elde edilir. A tipi jelatin kemik ve domuz derisinden, B tipi jelatin kemik ve inek derisinden elde edilir.

Kullanım Alanları:

– Gıda

– Kozmetik

– Eczacılık

– Fotografçılık

– Gübreler

– Kaplamalar

– Microenkapsülasyon

– Beslenme

– Yıkama ürünü

– Temizleme ürünü

Fonksiyonları:

– Köpürmeyi sağlayıcı

– Emülgatör

– Kristalizasyonu düzenleyici

– Stabilizör

– Jelleştirme

– Bağlama

– Film oluşturucu

– Kremleştirme ajanı

– Durultma ajanı

– Koloidal yapıyı koruyucu

– Koyulaştırıcı

– Yapışma ajanı

– Diğer

Gıdaların protein açısından zenginleştirilip yağ ve karbonhidrat oranının azaltılmasında da jelatin kullanılır.

Kullanım Yerleri:

– Şekerlemeler

– Tatlılar

– Süt ürünleri

– Et ürünleri,

– Soslar

– Çorbalar

– İçecekler

– Fırın ürünleri.

Fonksiyonel Özellikleri

– Jelleşme ajanı olarak jöleli tatlılar, etler, şekerlemeler, et soslarında kullanılır.

– Yapı sağlayıcı olarak lokum, koz helvası, kremalar, sufleler, fırın ürünleri ve diğer ürünlerde kullanılır.

– Bağlama ajanı olarak rulo etler, konserve etler, şekerlemeler, peynirler, süt ürünleri ve diğer ürünlerde kullanılır.

– Durultma ajanıbira, şarap, meyve suları ve diğer ürünlerde kullanılır.

– Film oluşturucu olarak meyvelerin kaplanmasında ve etlerde kullanılır.

– Koyulaştırıcı olarak toz içecekler, et suyu, soslar, çorbalar, pudingler, jöleler, şuruplar, süt ürünleri ve diğer ürünlerde…

– İşlem yardımcısı olarak tadlandırıcılar, yağ, vitamin ve renklendiricilerin mikroenkap-sülasyonunda kullanılır.

– Emülgatör olarak çorbalar, soslar, tadlandırıcılar, et ürünleri, kremalar, şekerlemeler, süt ürünleri ve diğer ürünlerde kullanılır

– Stabilizör olarak krem peynirler, çikolatalı sütler, yoğurt, buzlandı-rılan ürünler, kremalar, don-muş tatlılar ve diğer ürünlerde…

– Yapışma ajanı olarak şekerlemeler ve et ürünlerinde kullanılır.

– Köpürmeyi sağlayıcı olarak şekerlemeler, kremalar, dondurmalarda kullanılır.

– Kristalizasyonu düzenleyici olarak dondurmalar, buzlu ürünler, donmuş tatlılarda kullanılır.

– Jelatin, kozmetik alanında saç ve cilt bakım ürünlerinin üretiminde kullanılır.

– Eczacılıkta ise en yaygın kullanım alanı, yumuşak ve katı jelatin kapsüllerin üretimidir.

– Fotoğrafçılıkta ise fotoğraf filmlerinin üretiminde kullanılır.

ŞİMDİ SORMAK LAZIM…

Kullanım alanı bu kadar yaygın olan jelatinin hammaddesinin ne olduğu hususunda bir müslüman olarak duyarsız kalabilir miyiz?

Jelatin üretiminde büyük oranda domuz kullanıldığını bile bile, firmaların beyanını esas alarak jelatinli ürünleri tüketmeye devam mı edeceğiz?

Yoksa, firmaların, ürünlerinin denetimi yapılarak GİMDES SERTİFİKASI almalarını mı talep edeceğiz?

ŞİMDİ KARAR ZAMANI!

Kaynak: gimdes.org

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Haramlar - Helaller, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 4 Comments »

Mucizevi formülleri not edin

Posted by Site - Yönetici Mayıs 10, 2008

keciboynuzu-pekmezi,Mucizevi Formüller

Mucizevi Formülleri Not Edin

Bunları yazın ve bir kenarda saklayın.

İşte o formüller;

GENÇLEŞTİRİCİ FORMÜL (MALZEMELER)

-15-16 sap maydanoz

-2 yemek kaşığı taze limon suyu

-Yarım bardak su

GENÇLEŞTİRİCİ FORMÜL (HAZIRLANIŞI):

Maydanoz, limon ve suyu karıştırıp blenderdan geçirin. Hazırladığınız bu karışımı sabah aç karnına kahvaltıdan 15-20 dakika önce için. 15 gün boyunca her sabah düzenli olarak tüketin. İkinci günden itibaren kendinizi daha dinç ve zinde hissedeceksiniz.

SPERM ARTICI FORMÜL

Bu formül sperm sayısında düşme olan erkekler için…

Hazırlanışı: 7-8 tane keçiboynuzunu kırıp yarım litre sıcak suya atarak 7-8 dakika kaynatın. Elde edilen suyu 3 ay boyunca düzenli olarak tüketin.

MS FORMÜLÜ

MS hastaları ve MS’e karşı önleyici olan bitki Anadolu buğdayıdır. Yarım litre suya bir avuç buğday atılır ve 6-7 dakika haşlanır. Daha sonra ılımaya bırakıp yarısını sabah kahvaltısından sonra diğer yarısını da öğlen aç karnına içeceksiniz.

Alzheimer için FORMÜL

Formülün temel maddesi havuç… Taze olarak sıkıp, gece yatmadan önce içmeniz öneriliyor. Alzheimer’in birinci evresinde ise o da ortadan kalkar. Alzheimer bir iki yılda değil en erken 15 yıl önce başlar ve ortaya çıktıktan sonra da geç kalmış olursunuz. Bunu önlemek istiyorsanız zaman zaman bu havuç suyunu içmelisiniz…

UNUTKANLIĞA MUCİZE FORMÜL

Bir ay taze sıkılmış havuç suyu uygulayacaksınız. Bunu gündüz de içebilirsiniz. Sonra bakın nasıl zehir gibi bir hafızaya sahip oluyorsunuz…

Süper enerji formülü (MALZEMELER)

Kendinizi yorgun ve bitkin hissediyorsanız ve özellikle zihin yorgunluğunuz varsa,

-Bildiğimiz siyah çay (Ancak çok demli olmayacak, açık olacak, poşet çay olmayacak)

-10-12 sap kuru karanfil

Süper enerji formülü (HAZIRLANIŞI)

Demlenmiş siyah çayın içine kuru karanfilleri atın. 2-3 dakika bekleyin ve karıştırıp için. İçtikten 10 dakika sonra saçınızın kökünde bile dahi kıpırdanmayı hissedeceksiniz. Yorgunluğunuzun buharlanıp gittiğini belirgin şekilde farkedeceksiniz. Dinçleştiren ve üzerinizdeki ağırlığı alan bir formül.

Demleme çayın faydaları

Poşet çay yerine demleme çay kullanılmasını öneriliyor. Şöyle ; 4-5 dakika demlenmiş çay sindirim sistemini uyarır. Eğer bunu 8-10 dakika demlerseniz keyif veren ve rahatlatan bir etki verir. Ancak günde 4 bardaktan fazla çay kalp krizini tetikler. Çok fazla içilmesi de doğru değil.

Sigara içenlere özel formül

İnsanın kendi kendine vereceği en büyük ceza sigara içmesidir. Ancak, sigarayı bırakamıyor ve nikotin ihtiyacından kurtulamıyorsanız, en azından zararlarından kurtulabilirsiniz. İşte Profesör’ün bugüne kadar saklı tuttuğu özel formül bunun için. Bu formül ile sigaranın vücudunuza verdiği tüm zararları elbette ortadan kaldırmak mümkün değil. Ancak önemli bir bölümünü en asgari düzeye indirebiliyorsunuz.

Sigara içenlere özel formül

-Formülün temeli TERE OTU…

Ayda 5 kez bunu yapacaksınız. 5 gün üst üste yaptıktan sonra diğer aya kadar bir daha tüketmeyeceksiniz. Yapmanız gereken şu; 5 gün boyunca her gün bir bağ tere otu yemek. Ancak salataya katmadan, saf olarak tüketeceksiniz. Öğlene kadar yarısını, öğleden sonra diğer yarısını yiyeceksiniz.

Sigara içenlere özel formül

Bu kürü uygularken idrara çıkıldığında yanma hissedilebilir. Bu zararlı bir şey değil. Bu ot aynı zamanda idrar yollarını da temizliyor. Formülü uygulamaya başladıktan sonra 2 veya 3. günde balgam çıkartmaya başlıyorsunuz. (Ayda 5 kez uygulanıp bırakılacak, unutmayın)

Dereotu mucizesi

Profesör Saraçoğlu, “Ben bunu bulduğumda heyecanımdan günlerce uyku uyuyamadım” diyor… Ne mi o? Tiroidin hızlı ya da az çalışması durumunda dereotu çok etkilidir. 3 ay boyunca bir yemek kaşığı dereotu sabah, öğle ve akşam öğünlerinden 15 dakika önce tüketilecek. Bu konuda 5 ay sonra ilaçlarını bırakan hastaların oranı yüzde 90’dır.

Dereotu zayıflama mucizesi

Sofraya oturmadan 15 dakika önce bir yemek kaşığı dereotu yerseniz sofradan daha erken kalkarsınız. 10 dakika sonra tokluk hissi artacaktır. Daha az yemek yersiniz. Diyet yapanların özellikle yemesi gerekir. Açlık duygusuna fren yaptıran dereotudur. Hatta yemek arasında da yiyebilirsiniz. İştahınızın yavaş yavaş kalktığını görürsünüz. Göreceksiniz ki iştahınız daha erken kapanacak ve doygunluk duygunuz daha erken gelecektir.

 
Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Çörek Otu Mucizesi – Çörek otuna kıymet verin. Zira o ölümden başka her derde şifadır

Posted by Site - Yönetici Nisan 3, 2008

Çörek Otu Mucizesi,Çörekotunun faydaları

Çörek Otu Mucizesi

SEVGİLİ Peygamberimiz (s.a.v.) 14 asır önce şöyle buyurmuştu: “Şu kara tanede (çörek otu) ölümden başka her derde deva vardır.” O zamanlardan günümüze kadar geçen asırlar boyunca, bu ufak taneli gıdada her hastalığa şifanın olabileceğine birçok kimse dudak bükmüştü. Ama Maren Franz adlı bir Alman çörek otunun sağlığımız üzerindeki faydalarını araştırıp, bu konudaki yayınları bir araya getirdi. Sonuçta, “Tabiattan Gelen Şifâ Kaynağı: ÇÖREKOTU” adıyla bir kitap ortaya çıkardı. Üstelik, Peygamberimizin çörek otuyla ilgili hadisinin kendisini uyardığını ve bu sözü rehber alarak bu kitabı hazırlamaya giriştiğini önsözde belirterek…

Çörek otunun tohumunda takriben %38 oranında karbonhidrat, %35 oranında çeşitli yağlar, %21 oranında da albumin bulunur. Geri kalan %6 ise, yüzden fazla maddeden oluşur. Bu orana çok değerli olan doymamış yağ asitleri de dahildir. Linolen asidi, alfa linolenasidi ve iç yağı bunlar arasındadır. Eterli yağlar olarak kofur, nigellon, alfa-pinen vb. mevcuttur. Az miktarda bazı vitaminler (B1, B2, B6 folasidi niacin), mineraller (demir, kalsiyum, magnezyum, çinko ve selen) ve amino asitleri vardır.

Doymamış yağ asitleri ve eterli yağ, savunma sisteminde çok yararlıdır. Vitamin ve mineraller, savunma sisteminin işlemesinde önemli rol oynar. Çörek otunun değeri, çok sayıdaki bu maddelerin karışımından gelmektedir.

Doymamış yağ asitleri, metabolizmaya yardım eder. Hücrelerin büyümesi, gelişmesi ve yenilenmesinde yine buna ihtiyaç vardır. Ayrıca vücudun ihtiyacı olan hormonların gelişmesinde yardımcı olur. Alerjik sinyaller gönderen histamin gibi maddelerin artmasını engeller.

İnsan vücudu, doymamış yağ asitlerini üretemediği için, dışarıdan almaya mecburdur. Bir gram çörek otu yağı, bu açıdan günlük ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Çörekotunun faydaları,corek-otu-yagi-zayiflamak-icin-nasil-kullanilir copy

Çörekotunun faydaları:

• Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü tesire sahiptir.

• İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişleticidir.

• Kan şekerini düşürür.

• Damar hastalıklarını önler.

• Hazmı kolaylaştırır.

• Vücuttaki zehirleri süzerek atar.

• İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir.

• Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır.

• Alerjiyi önler.

• Savunma sistemini dengeler.

• Hormon sistemini ve ruh hâlini sağlamlaştırır.

• Çocuklarda özellikle sinir ve deri hastalıklarına, astım ile alerjiye iyi gelir.

• Çörek otu ürünleri hamilelik devresindeki şikayetleri azaltır. Yan tesiri olmayıp, bu devredeki hanımlara ve bebeklerini ana sütüyle besleyenler için süt kalitesinin bebeğe daha yarayışlı olmasını sağlar.

•Egzamalı deriye sık sık çörek otu yağı sürüldüğünde deri çabuk iyileşir. Yine deri hastalıklarında mikrop öldürücü tesirinden dolayı çok fayda verir.

•Hazım zorluğu ve mide şişkinliklerinde çörek otu eskiden beri bilinmektedir.

•Hemoroide iyi gelir, çünkü damarları güçlendirir ve kan dolaşımını hızlandırır.

•Romatizma, şeker hastalığı ve kolesterolün yükselmesi gibi metabolizma hastalıklarına faydalıdır.

• İktidarsızlık ve kısırlıkta yine yarar verici tesire sahiptir. Çünkü çörek otu, cinsî hormonları tanzim etmekte, bedenî ve ruhî olarak zindelik ve dinçlik vermektedir.

• Çörek otu yağı kadınlardaki aybaşı hâli sancıları ve diş ağrılarına karşı kullanılır.

Sağlıklı olmak için çörek otu kürü:

Tabii muhtevası ile savunma sistemine, metabolizma ve hormonlara iyi gelen çörek otu, vücudu toksin adı verilen zehirli maddelerden temizler, kan dolaşımını güçlendirir ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Cildi parlaklaştırır. Düzgün bir cilde, parlak saç ve gözlere sebep olur. Sağlıklı ve hayat dolu bir görünüm sağlar.

Çörek otu savunma (immun) sistemini güçlendirdiğinden, kanser, AIDS gibi çağın hastalıklarına karşı tavsiye edilmektedir. Yine tansiyon ve ateş düşürücü ve tabii antibiyotik tesirleriyle yaygın hastalıklara şifa olmaktadır. Başta astım ve polen alerjisi olmak üzere alerjik hastalıklara, saç dökülmesine ve kepeğe karşı da tesirlidir.

Maren Franz’ın kitabından naklettiğimiz bu satırlar, çörek otunu “ölümden başka her derde deva” olarak tarif eden Peygamberimizin (a.s.m.) yüceliğini gözler önüne sermektedir. Çünkü Efendimiz (a.s.m.) çörek otunun henüz yeni keşfedilen bu mucizevî özelliklerini asırlar öncesinden, kıyamete kadar gelecek olan insanların en iyi anlayacağı şekilde ifade etmiştir:

Çörek otuna kıymet verin. Zira o ölümden başka her derde şifadır.

Çörek Otu Mucizesi ~ 2000
Sefa Saygılı

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

Ebediyyen Diş Ağrısı Çekmemek İçin….

Posted by Site - Yönetici Nisan 2, 2008

Ebediyyen Diş Ağrısı Çekmemek İçin,suleyman hilmi tunahan hatirasi, dis tedavisi,elemnesrahleke,tebbet,ihlas sureleri,

Ebediyyen Diş Ağrısı Çekmemek İçin….

Ebul Faruk k.s. hazretleri buyurdular ki:

Salati vitrin,

Birinci rekatinde; Fatihadan sonra İNŞİRAH ( elemneşrahleke )

İkinci rekatinde; TEBBET

Üçüncü rekatinde; IHLAS surelerıni okuyan kimsenin dişleri sağlam ve sıhhatli olur.

Diş ağrısı nedir bılmez.

Ödemşli merhum Ziya Sunguroğlu´ nun notları sahife 12

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Sağlık, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 3 Comments »

 
%d blogcu bunu beğendi: