Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Kur`anı Kerim’ Category

Ateş ve Kur’ân-ı Kerim

Posted by Site - Yönetici Temmuz 2, 2016

Ateş ve Kur'ân-ı Kerim,kuran_7513 copy

Ateş ve Kur’ân-ı Kerim

Hadis-i şerifte buyuruldu:
Eğer Kur’ân-ı kerim, bir derinin içinde olursa, ona ateş dokunmaz.

Kâdî Beydâvî (r.h.) buyurdular:
Yani eğer Kur’ân-ı kerimi tasvir eder (yazar) ve bir derinin içine koyar ve o deri de ateşe atılırsa; Kurân-ı kerimin bereketiyle ona ateş dokunmaz ve onu yakmaz!…”

Kurân-ı kerimi ezberleyen ve devamlı onu okumaya devam eden mümine ateş nasıldır acaba?

Kurân-ı Kerim Okuyana Verilen Sevap.

Hazret-i Ali (r.a.)’dan rivayet olundu:
Kim, namazın içinde kıyamda (ayakta) Kur’ân-ı kerimi okursa, o kişiye, (okuduğu Kur’ân-ı kerimin) her harfine yüz hasene vardır.
Ve kim de abdestsiz olduğu halde (mushafa dokunmadan veya ezbere Kur’ân-ı kerimi okursa, (o kişiye de okuduğu her harfe karşılık) on hasene vardır.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri :8/260.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Kur`ân-ı kerim Yedi Harf Üzerine İndirildi

Posted by Site - Yönetici Haziran 22, 2016

Kuran,quran,coran,Yedi Kıraat Hakkında Fetva,Yedi Kıraat Âlimi,Yedi Kıraat,Kur`ân-ı kerim Yedi Harf Üzerine İndirildi

Kur`ân-ı kerim Yedi Harf Üzerine İndirildi

Hadis-i şerifte buyuruldu:
Kur’ân-ı kerim, yedi harf üzerine indirildi.
Yani yedi lügat üzerine indirildi, demektir. O lügatler, Arabların fesahat ile meşhur olan lügatleri (lehçeleri)dir. (O yedi lügat:)
1- Kureyş lügati,
2-Hüzeyl,
3- Hevâzin,
4- Yemen,
5- Tayy,
6- Sakîf,
7- (Benîm Tamîm lügati)
Rahatlıkla okunsun ve kolay olsun ve her taife kendi lügatlerine uygun olarak okuyabilsinler diye Kur’ân-ı kerim yedi lehçe üzerine indirildi… Bunun şartı, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinden Kur’ân-ı kerimin bu şekilde okunduğu işitilmiş olmasıdır…
Zira eğer tek bir lügat üzere Kur’ân-ı kerimi okumakla mükellef olmuş olsalardı; elbette bu durum kendilerine çok meşakkatli ve çok zor gelirdi. Zira insanın alışa geldiği şeyden kesilmesi çok zordur….

Yedi Kıraat

Kurân-ı kerim, yedi harf üzerine indirildi. Hadis-i şerifinden murad ya da yedi kıraat üzerine indirildi, demektir.
Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinden feyiz alınarak ve ümmetin zaptettiği (muhafaza ettiği) kıraatlerdir. Bu harflerin her biri, kendisini çok okuyan sahabelerden birine izafe edildi… Sonra o kıraatlerden her biri, onu tercih eden “Kurrâ-i seb’â” yedi kıraat aliminden birine izafe edildi.

Yedi Kıraat Âlimi

Yedi Kıraat âlimi (şu zatlardır:)
1- îmam Nâfıî
2- İbni Kesîr,
3- Ebû Amr,
4- İbni Âmir,
5- Âsim,
6- Hamza,
7- İmam Kisâî (r.h.) hazretleri

Yedi Kıraat Hakkında Fetva

Kıraatler için şöyle denilmektir:
Muhakkak ki yedi kıraati inkâr eden kâfirdir. Diğer kıraatleri (yedi kıraat’tan sonrasını) inkar eden ise günahkâr ve bid’atçidir.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k.s), Rûhu’l-Beyan Tefsîri:8/258-259.

NOT : Kıraat başlı başına bir ilimdir. Yedi Kıraatin caiz olmasında üç şart aranır:

1-Resmi Osmanî’ye muvafık olması,

2- Arabi’ye muvafık olması,

3- Tevatür ile beraber sahih bir senedinin olması gerekir. Bu şartları taşıyan “Kıraat-i Seb’â”dır: Onlar şunlardır:

1 -İmam Nâfıî

2- İbni Kesîr,

3- Ebû Amr,

4-İbni Âmir,

5- Âsim,

6- Hamza,

7- İmam Kisâî (r.h.)

Kıraat-i Aşere ise bunlara şu üç kıraatin ilâve edilmesidir:

8- Ebû Cafer,

9- Yakûb,

10- Halef

Bunların kıraatleri de tevatür derecesindedir. Kıraat-i Erbaa Aşere (14 kıraat ise) bu Kıraat-i Aşereye şu kıraatlerin ilâve edilmesiyle olur:

11- Hasan Basrî,

12-İbniMahîs,

13-Yahya Yezidî,

14-Şenbûzî,

Bu dört kıraat şazdır. Namazda bunların okunması haramdır. Bu İmamların her birinin iki râvîleri vardır.

Bizim (Türkiyenin, Mısır, Suudî Arabistan ve hatta hemen hemen şu anda en makbul ve en meşhur kıraat imamı) İmam Âsim (r.h.) hazretlerdir.

İmam Asım (r.h.) hazretlerinin asıl ismi, Ebû Bekir Âsim bin Ebi’n-Nücûd’tür.

İki râvisi vardır.

1- Şu’be bin lyâş El-Esedî

2-İmam Hafs (r.h.)tır.

Bizim kıraât’ta râvimiz olan Hafs (r.h.)’ın ismi Ebû Ömer Hafs bin Süleyman bin Müğîre el-Bezzâz’dır. İmam Âsim (r.h.)’ın üvey oğluydu. İyi bir tahsil gördü. Hicri 180 yılında vefat etti.

Musannif İsmail Hakkı Bursevî (k.s.) hazretlerinin kısaca değindiği kıraat âlimleri hakkında bu muhtasar bilgiyi ilâve ederek; kıraat ilmi hakkında kısacıkta olsa erbabına malûmat olsun istedim. Daha geniş bilgi için, Allâme Şeyh Şihâbüddin Ahmed bin Muhammed bin Abdülganiy ed-Dimyâtînin “İTHAFÜ FÜDÂL-İ’L-BEŞER FÎ’L-KIRAATİ’L-ERBAATİ AŞER” isimli esere bakınız. Mütercim.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

KUR’ÂN-I KERÎM’E HÜRMET

Posted by Site - Yönetici Haziran 9, 2016

KUR’ÂN-I KERÎM’E HÜRMET,ypranmkurankerimvedinik

KUR’ÂN-I KERÎM’E HÜRMET

Peygamber Efendimiz sallallâhü aleyhi ve sellem buyurdular: “Kur’ân-ı Kerîm’in haram kıldığını helal sayanlar Kur’ân-ı Kerîm’e îmân etmemiştir.
(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)

• Kur’ân-ı Kerîm ele alınacağı zaman abdestli bulunmak lâzımdır. Abdestsiz olan bir kimse, Kur’ân-ı Kerîm’i kılıfsız olarak eline alamaz.

Allahü Teâlâ (meâlen) “Ona (o Kur’ân-ı Kerîm’e) tertemiz temizlenmiş olanlardan başkası el süremez.” (Vâkıa sûresi, âyet 79) buyurmaktadır. Yani tahâretsiz, kirli eller ona dokunmasın, ancak maddî ve mânevî pislikten temizlenmiş îmânlı, abdestli kimseler temas etsin. Bu âyet-i kerîme ile cünüb iken Kur’an okunamayacağı ve abdesti olmayanın Mushaf’a dokunamayacağı fıkıhta beyan olunmuştur. Zîrâ abdest yüzde nur ve kalbde sürûrdur.

• Kur’ân-ı Kerîm okuyacağı zaman mümkünse kıbleye yönelmeli, hürmetli bir vaziyet almalıdır.

• Kur’ân-ı Kerîm’e “Euzü ve besmele-i şerîfe” ile başlanır.

• Kur’ân-ı Kerîm’i kendisi işitecek derecede tecvidli olarak okumalıdır.

• Kur’ân-ı Kerîm okunduğu zaman dinlemelidir. Allahü Teâlâ A’râf sûresi, 204. âyetinde şöyle buyurmaktadır (meâlen): “(Ey mü’minler) Kur’an okunduğu vakit (namazda veya hutbede veya her hangi mecliste) hemen (kulak verip) onu dinleyin ve susun, tâ ki rahmete kavuşasınız.”

• Kur’ân-ı Kerîm’i dinlemeyecek kimselerin yanında onların işitecekleri bir sesle, açıkça okumamalıdır. Okunması uygun olmayan yerde Kur’an okuyan günâha girer. Bununla beraber böyle bir yerde okunduğu takdirde dinlememek, hürmetsizlik etmek de caiz değildir.

• Lâyık olmayan yere konmuş bir Kur’ân veya ondan bir sahîfe görünce elinden geldiği kadar onu oradan alıp lâyık olduğu bir yere kaldırmalıdır.

• Hattatlar yazdığı bir Mushaf-ı Şerîf sayfasını yüksekçe ve hürmetle tutmalıdır.

• Mushaf-ı Şerîf’i, Hacer-i Esved’i, Kâbe-i Muazzama’nın eşiğini ta’zim ve hürmet için öpmek câizdir.

Fazilet Takvimi

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kur’an-ı Kerim Hayatın Taa Kendisidir

Posted by Site - Yönetici Nisan 9, 2016

Kur'an-ı Kerim Hayatın Taa Kendisidir

Kur’an-ı Kerim Hayatın Taa Kendisidir

Hangi evde Kur’ân-ı Kerîm okunursa, orada bolluk ve bereket çoğalır. Şeytanlar uzaklaşır. Ve melekler oraya dolarlar.
Hangi evde Kur’ân-ı Kerim okunmazsa o evde darlık, sıkıntı, huzursuzluk başgösterir. Rahmet melekleri oradan uzaklaşır ve şeytanlar orayı istilâ ederler.

Hz.Allah katında Kur’ân-ı Kerimden daha üstün şefaatçi yoktur. Bir Müslüman Allah rızası için Kur’ân-ı Kerîm’i okuduğu zaman melekler onun etrafında toplanırlar, onun alnından öperler. O kul için Hz.Allah’tan af ve mağfiret dilerler.

Kur’ân-ı Kerim kalplere kuvvet ve gıdadır. Ruhlara şifâdır. Onu tekrar tekrar okumaya ihtiyacımız vardır. Gıdanın tekrarı kuvveti artırdığı gibi Kur’ân-ı Kerîm’i tekrar okumak da manevî gıdamızın kaynağıdır.

Evet, “Kur’ân-ı Kerim hem zikirdir, hem fikirdir. Hem hikmettir, hem ilimdir. Hem hakikattir, hem şeriattır. Hem sadırlara şifa, mü’minlere hüdâ ve rahmettir.”

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | 4 Comments »

KUR’AN-I KERİM OKUMAK BEREKETTİR…

Posted by Site - Yönetici Şubat 26, 2016

Kur’an’ı kerimi okuyunuz,kuran okumak,kuran oku,kuran ogren,hadis,kiyamet,alametleri,learn quran,teacher,

KUR’AN-I KERİM OKUMAK BEREKETTİR…

Kur’an’ı kerimi okuyunuz, zira Kur’an,ı kerim Kıyamet Günü Kur’an ehline şefaatçi olarak gelir.” buyuran Sevgili Peygamberimiz (sav), Kur’an-ı kerim okumanın bir bereket olduğunu; Kur’an-ı kerim okumayı terk etmenin ise zarar ve ziyan vesilesi olduğunu bildirmiştir.

Ebu Umame el–Bahili (ra) Rasulullah (sav)’i şöyle derken işittiğini rivayet etmiştir: ”Kur’an’ı kerimi okuyunuz, zira Kur’an-ı kerim Kıyamet Günü Kur’an ehline şefaatçi olarak gelir. İki çiçek olan Bakara ve Al–i İmran Sureleri’ni de okuyunuz, zira bu ikisi Kıyamet Günü bulut gibi veya saf halinde iki kuş fırkası olarak Ashabını savunmak için gelir. Bakara Suresi’ni okuyunuz, zira bunun elde edilmesi berekettir, terkedilmesi zarardır. O’na sihirbazlar da güç yetiremez.“ (Müslim).

Abdullah b. Amr b. el–As (ra) Rasulullah(sav)’in şöyle dediğini rivayet etmiştir: ”Kur’an-ı kerim Ashabına “Oku yüksel, dünyada düzgünce okuduğun gibi oku, senin makamın en son okuduğun ayete kadardır denilir. “ (Tirmizi, Ebu Davud, İbn–i Mace, İbn–i Hibban).

Peygamberimiz mübarek hadisi seriflerinde söyle buyururlar.
Kur’an-ı kerim Allah’ın bir ziyafetidir.O’nun ziyafetine gücünüz yettiği kadar yönelin.” (hadis-i şerif)
İnsanların ibadette en ileri olanı, Kur’an’ı kerim,i en çok okuyanıdır.” (hadis-i şerif)
Deva’nın hayırlısı Kur’an-ı kerimi okumaktır.” (hadis-i şerif)
Kim Kur’an’ı kerimi irabıyla(TECVİTLİ) okursa kendisine şehid sevabı vardır.” (hadis-i şerif)
Menzillerinizi (evlerinizi, bulunduğunuz mahalleri) namaz kılmak ve Kur’an-I KERİM okumakla nurlandırınız.” (hadis-i şerif)
Halkın en zengini Kur’an-ı Kerim’i yüklenen (ezberlemiş bulunan ) kimselerdir.” (hadis-i şerif)
Kelam’ın ulusu Kur’an-ı kerim’dir.” (hadis-i şerif)
Size şifa kaynağı bulunan iki şey, bal ve Kur’an-ı kerim (e devam etmek lazım)’dır.” (hadis-i şerif)
Kur’an-ı kerim , Allahü Teala’ya göre göklerden ve yerden daha sevimlidir.” (hadis-i şerif)
Kim Allah ve Rasulu’nun kendisini sevmesinden sevinç duyarsa Mushaf’ı okusun” (hadis-i şerif)

Kalbe, kalplere giden yolun harita ve pusulası yerine vahyi almalı, Kur’an’ı kerimi almalı. Satırdaki âyetlerle sadırdakileri, tohumla toprağı, etle tırnağı, anayla evladı, bülbülle gülü buluşturur gibi buluşturmalı. İş budur, eylem budur, yol budur.

Tıpkı şair Akif’in dediği gibi:
Allah’a dayan saye sarıl hikmete râm ol
Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol
Allah’a dayan gâyene tevfikini versin
Kur’an’a sarılmazsan eğer yese düşersin….

Şerife Şevval Kardelen.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

Kur’an Oku Kardeşim

Posted by Site - Yönetici Ocak 31, 2016

Kur'an Oku Kardeşim,coran,learn quran,islam,kuran okumak.siir,kuran siiri,serife sevval kardelen ,

Kur’an Oku Kardeşim

Başın darda kalırsa
İşin zorda kalırsa
Aklın kadre kalırsa
Kur’an oku kardeşim

Aldatana kanarsan
Günahına yanarsan
Harabeye dönersen
Kur’an oku kardeşim

Gam bulaşsa başına
Zehir düşe aşına
Halal gelse işine
Kur’an oku kardeşim

Rabbinin adını an
Resulün sözüne kan
Her derde derman Kur’an
Kur’an oku kardeşim

Gafletten gel uyan da
Hak aşkına boyan da
ALLAH nuruna yan da
Kur’an oku kardeşim

Dimağında tat olsun
Çocuğunda ad olsun
Kalbin huzurla dolsun
Kur’an oku kardeşim

Şeytan korku salmasın
İmanını almasın
Sana mani olmasın
Kur’an oku kardeşim

Şu nefsine hesap sor
Belli bir mahalde dur
Duygularına gem vur
Kur’an oku kardeşim

Bir gün sen de ölürsün
Hak ettiğin bulursun
Çok perişan olursun
Kur’an oku kardeşim

Yaratıldın ne diye
Rabbin verdi hediye
Aklını düşün diye
Kur’an oku kardeşim…

Şerife Şevval Kardelen.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen, Şiir | Leave a Comment »

Kur’ân-ı Kerimi Okumada Dikkat Edilecek Husus

Posted by Site - Yönetici Kasım 16, 2015

Abdulbasit abdussamed,Kur'ân-ı Kerimi Okumada Dikkat Edilecek Husus

Kur’ân-ı Kerimi Okumada Dikkat Edilecek Husus

Kur’ân-ı kerimi okuyan kişiye düşen vazife;
1- Kur’ân-i kerimi tecvitli okumak,
2- (Kur’ân-ı kerim ile) sesini güzelleştirmek…

Kurân-i Kerim ile Taganni İle Okumak

Hadis-i şerifte buyuruldu:
Ebû Hüreyre (r.a.) hazretlerinden rivayet olundu. Dedi: Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Kurân-ı kerim ile Taganni etmeyen bizden değildir.” [Sahih-iBuhârî:6973,]
-“Kur’ân-ı kerimi sesinizle güzelleştirin. Muhakkak ki güzel ses, Kur’ân-ı kerimin güzelliğini ziyâde eder. ” [Dârimî: 3365.]

Taganni Ne Demektir?

Denildi ki: Kur’ân-i kerim ile taganni etmek (iki manâya gelir:)
1- Kur’ân-ı kerim ile Taganni etmek; Kur’ân-ı kerim ile yetinmek, gani ve istiğna etmek, demektir.
2- Denildi ki: Kur’ân-ı kerim ile Taganni etmek, Kur’ân-ı kerimi terennüm ve makamla okumaktır…
Lügat ehline göre bu (Kur’ân-ı kerimi terennüm ve makamla okumak taganni) kelimesinin manâsına daha yakındır, taganni kelimesinin istiğna yani muhtaç olmamak manasında olmasını da göz önüne almak gerekir….)
Yeni Esrâr’da da böyledir.

Kur’ân-ı Kerimi Okuyana Güzel Okudun Demek Küfürdür

Zahîrüddin el-Merğînânî (r.h.) hazretleri’ nden hikâye edilir.
Buyurdular:
-“Kim, zamammızdaki kurrâlara (Kur’ân-ı kerimi okuyanlara) okumaları esnasında; “sen Kurân-ı kerîmi güzel okudun!” dese o kişi kâfir olur.”
Tâcu’ş-Şerîat (r.h.) hazretlerinin, “Şerhü’l-Hidâye” isimli fıkıh kitabında da böyledir.

Nağmeyle Okuyan

“El~Bezzâziyye” (isimli fetva kitabında) buyuruldu: -“Kim Kur’ân-ı kerimi nağmelerle okursa, o kişi ecir (ve sevap) almaya müstahak olamaz. Zira o kişi gerçekten Kur’ân-ı kerimi okur değildir. Nitekim Allâhü Teâlâ hazretleri şöyle buyurdu:
-“Bir Kuran ki pürüzsüz bir arabi, gerek ki korunsunlar.”

Hikaye (En Güzel Ses)

Haccâc, meclisinde oturan bazılarına “kendilerine hangi sesin daha etkileyici ince geldiğini” sordu. Onlardan biri:
-“Gece yansı Allah’ın kitabını (Kur’ân-ı kerimi) okuyan güzel sesli bir kârî (Kur’ân-ı kerim okuyucusundan daha tesirli ve daha etkileyici bir ses işitmedim!” dedi.
Haccâc;
-“Bu cevap güzel,” dedi. Bir başkası:
-“Eşimi doğum sancılan tutmuş (ebelerin kontrolü altında) bir halde terk edip erken mescide gittiğimde, daha sonra bir müjdeci gelip, “bir oğlun doğdu” diye beni erkek bir oğlan ile müjdeleme sesinden daha güzel ve daha çok beğendiğim bir ses işitmedim!” dedi.
Haccâc:
-“Ooo! Ne güzel!” dedi. Şu’be bin Alkame et-Tamîmî:
-“Hayır! Vallahi! Aç iken sofra (hışırtısını) ve sesini duymaktan daha güzel bir ses işitmedim!” dedi.
Haccâc:
-Mey Temîm oğulları! Yemekten başka bir derdiniz ve size yemekten hoş hiçbir şey yoktur zaten…” dedi.
Bu hikâyeden maksat, insanların meşreplerinin farklı olduğunu beyan etmektir.

Kur’ân-I Kerim Okumak

Kim,
1- Allâhü Teâlâ hazretlerini sever,
2- Kelâmullâh ile ünsiyet kurar
3- Ve diğer şeylerden tecrit edip soyutlanır.
4- Mûsîkî nağmelerinden,
5- ısk ehlinin okuma makamlarından sakınan bir kârî olur:
6- Arab makamları üzerine okur, Okurken de sesini güzelleştirirse;
Bu durumlarda (tecvit edep ve usûlü ile) Kur’ân-ı kerimi okuyan kişi, zahiri ve Bâtınî olarak tenkit ve mücâdele etmeye mecal ve yol yoktur.
En iyi bilen Allâhü Teâlâ hazretleridir.

Müslümanların Kur’ân-ı kerime karşı takınması gereken saygı, edep veterbiyeyi “Mevzûatü’l-Ulum” şöyle özetlemektedir:
Kur’ân-ı kerime karşı ayağa kalkmak,
Kur’ân-ı kerimi öpmek,
Mushaf a saygı gösterilmeli.
Bir kürsü üzerine konulmalı,
Kur’an’ı Kerim’i yastık etmek ve ona dayanmak haramdır.
Mushaf-ı şerife karşı ayak uzatmak haramdır.
Kur’ân-ı kerimi duvara asmak mekruhtur.
Eğer saygı için olursa Kur’ân-ı kerimi gümüşle süslemek caizdir.
Kadınların Mushaflarını altınla süslemeleri caizdir.
Ama erkeklerin altın ile süslemeleri caiz değildir.
Eskiyen Mushaflar, yakılıp külü temiz bir yere gömülmeli veya yakılmadan ayak
basılmayan bir yere gömülmelidir.
Abdesti olmayanların Mushaf-ı şerife dokunmaları haramdır.
Cünüp olanların Kur’ân-ı kerimi ellemeleri haramdır.516
Kur’ân-ı kerimi çok okunmalı.
Kur’ân-ı kerim okumak için abdestini yenilemek müstahaptır.
Cünüp ve hayızlı olanların Kur’ân-ı kerime bakmaları caizdir.
Bununla sevaba kavuşurlar.
Kalbinin derinliklerinde mânasını mülâhaza etmek caizdir.
Kur’ân-ı kerimi temiz bir yerde okumalıdır.
Kur’ân-ı kerimin okunduğu yerin latîf ve iyi bir yer olması sünnettir.
Kur’ân-ı kerim okurken kıbleye dönmek,
Kur’ân-ı kerim okurken başını aşağıya eğip edeple okumak.
Huşu,
Sükûnet,
Vakar
Ciddiyet
Ve Huzuru kalple okunmalıdır.
Istiâze okumak.
Tövbe sûresi hariç; her sûrenin başında besmele çekmek,
Kur’ân-ı kerimi tecvitli ve tertip üzere okumak,
Tefekkür.
Manâlarını düşünmek.
Ve Kur’ân-ı kerimi anlayarak okumak,
Kur’ân-ı kerimi okurken ağlamak,
Ağlayamıyorsa ağlar gibi okumak,
Kur’ân-ı kerimi hüzün ve huşu ile okumak,
Kur’ân-ı kerimi okurken sesini güzelleştirmek,
Kur’ân-ı kerimi saygı ile okumak,
Kur’ân-ı kerimin manâlarına göre sesini yükseltmek ve alçaltmak.
Yüzünden okumak ezberden okumaktan daha faziletlidir.
Kur`ân-ı kerime bakmak başlı başına bir ibâdettir.
Mevzûatü’l-Ulûm, c. 2, s. 48-50, Taşkübrîzade Ahmed Efendi, İkdam matbaası,Dersaadet-1313

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k. S.) Ruhu’l –Beyan Tefsiri 7/616-618

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Kur`anı Kerim, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Ahmed Bin Hambelin Allâhü Teâlâ’yı Rüyada Görmesi

Posted by Site - Yönetici Kasım 11, 2015

Ahmed Bin Hambelin Allâhü Teâlâ'yı Rüyada Görmesi

Ahmed Bin Hambelin Allâhü Teâlâ’yı Rüyada Görmesi

İmam Ahmed bin Hambel (r.h.) buyurdular:
-“Ben izzet sahibi ve âlemlerin Rabbini rüyamda gördüm . Ve ben:
-“Ey Rabbim! Sana yaklaşmaya çalışanların sana yaklaştıkları en faziletli şey nedir?” dedim. AİIâhü Teâlâ hazretleri:
-“Benim kelâmimdır! Ey Ahmed!” buyurdu. Ben;
-“Anlayarak mı anlamayarak mı?” dedim. Allâhü Teâlâ hazretleri;
-“Anlayarak ve anlamayarak!” buyurdu.

Mushâf-ı Şerife Bakmak

Mushâf-ı şerife bakmak başlı başına bir ibâdettir. Bakmanın da ayrıca sevabı vardır. Kur’ân-i kerimi okumanın dışında bakmanın da ayrıca haddince ecri ve sevabı vardır…

Kur’an Hatminin Fazileti

Hamîd bin A’râc’dan (r.h.) rivayet olundu. Buyurdular:
-“Kim Kur’ân-ı kerim okur ve Kurân-ı kerimi hatmeder de sonra dua ederse, dört bin melek onun duasına âmin der. Sonra bu melekler, hep ona dua ederler, onun için istiğfar ederler, akşama kadar veya sabaha kadar ona satât okurlar (yani ona dua ve istiğfarda bulunurlar…)
Akıllı kişiye düşen vazife, çabalamak, ta ki Kur’ân-ı kerimi hatmetmek için çalışmalı; tâ ki yaz (mevsiminin) günlerinin ve kış gecelerinin evvelinde hatim etmelidir; meleklerin dua ve istiğfarlarından daha ziyâde almak için….

Kur’ân-ı Kerimi Öğrenen ve Öğretenler

Hadis-i şerifte varid oldu:
-“Sizin en hayırlınız Kurân-ı kerimi öğrenen ve onu öğretendir.

Kur’ân-ı Kerim Hizmeti Allah İçin Olmalıdır

(Kur’ân-ı kerimi, öğretme, öğrenme ve okumada) Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine tabi olmalı; Kur’ân-ı kerim karşılığında; herhangi
1 – Bir bedel,
2- Maddi menfaat,
3- Mükâfat
4- Ve (hatta) teşekkür bile beklememeli. (Böyle bir niyet beslememelidir…) Belki Kur’ân-ı kerimi;
1– Allâhü Teâlâ hazretlerine yaklaşmak,
2– Peygamberlere tabi olmak için öğrenmelidir.

Kurân-ı Kerimi Öğretmede Ücret

Muhakkak ki peygamberlerin hepsi (her biri) kendi davet (hak dine çağrılarında) şöyle seslendiler:
Buna karşı sizden bir ecir istemem.

Ücretle Kuran Talebesi Tutmak

“Esrârü’l-Muhammediyye” isimli kitab’da buyuruldu:
-“Kim Kur’ân-ı kerimi öğrenmek için ücret alırsa; bu kendisine helâldir Ve lâkin kim ücret almak için Kur’ân-ı kerim öğrenirse, bu ona haramdır

[Kur’an-ı kerim öğrenmek üzere ücret alabilmek için; Kur’ân-ı kerimi öğretmenin karşılığında ücret veren bir Allah dostunun olması gerekir, insanlara, gelin Kur’ân-ı kerimi öğrenin bu karşılığında size ücret vereceğim diyen olur mu?” demeyin… Allah dostları ve hayatlarını Kur’ân-ı kerimi ve İslâm dinin öğretilmesine vakfeden mürşid-i kâmiller, gerçekten insanlara ücretsiz Kur’ân-ı kerimi öğretme makamını aştıkları gibi, ücretle talebe tutup, Kur’ân-ı kerim ve islâm dinini öğrettikleri talebelerine ücret vermişlerdir. Hem de o kişi, dışarıda kendi mesleğini icra ederken alacağı ücret kadar bir ücret vermişler… Kur’ân-ı kerim, dinî (fıkıh) tahsiline ve Arabî ilimlerin eğitim ve öğretimine hiçbir kimsenin iltifat etmediği ve eğilmediği bir dönemde, Ebû’l-Faruk Süleyman Hilmi Silistrevî (k.s.) hazretleri, işçi pazarına gider. Anadolu’dan iş için İstanbul’a gelen gençlere,
-“Gelin size iş vereyim” derdi. Onlar;
-“Ne işi?” dediklerinde; O;
-“Kur’ân-ı kerim okumak ve dininizi öğrenmek” derdi. 0 zaman o işsiz insanlar,
-“Bu bize göre değildir” dercesine burun kıvırırlardı. 0 büyük zat
-“Kazma, kürek ve inşaat işinde alacağın ücret aynısını vereceğim” dedi. Fakat onlar;
-“Acaba verir mi?” diye düşünürlerken o büyük zat:
-“Gelin Kur’ân-ı kerim ve dininizi öğrenmeye başlayın; bir aylık ücretinizi peşin vereceğim.” buyurdu. Ve çıkarıp işçilerin bir aylık ücretlerini peşin verdi.
Ve Anadolu’nun kucağından kopup gelen gençleri, ücret karşılığında alıp. onlara aylık ücretlerini verip; kendilerine Kur’ân-ı kerimi, İslâm dinini (Arabî ilimleri ve fıkhı) öğretti. Hatta bazıları ücretlerini aldıktan sonra kaçıp giderlerdi… Fakat o büyük zat buna nazaran yine ücret alıp kaçanların kaçışlarına aldırış etmezdi.
İşte kendilerini Kur’ân-ı kerime vakfeden ehlullah’ın usûl ve yolu budur. Bize düşen bu kutsî yoldan yürümektir. Kur’ân talebesinden ve velilerinden ücret almak yerine onlara ücret vermeli ve onları hediyelerle donatmalıyız.]

Kur’ân-ı kerimi ücret kaynağı, geçim vasıtası ve ekmek teknesi haline getirmek ve Kur’ân-ı kerim ile ücret almak için Kutsî kitabı okuması haramdır…

Mushâf-ı Şerif Yıpranırsa?

Yine “Esrârü’l-Muhammediyye” isimli kitabda buyuruldu:
Kur’ân-ı kerimin yazıları silindiği zaman onları kitaplara kap olarak kullanmak {veya herhangi bir şeyi muhafaza etmek için değişik amaçlarla) kullanmaz. Belki Kur’ân-ı kerim yazılarını suda siler… Bizden önceleri (selef-i sâlihîn) Kur’ân-ı kerim yazılarının silindiği bu su ile şifâ umarlardı. (Bu Kur’ân-ı kerim yazılarının imha edildiği yazıları şifâ niyetiyle içerlerdi…)

[ Matbaa çıkmadan ve hatta daha yakın bir zamana kadar Kur’ân-ı kerimler hattatlar tarafından el yazısıyla yazıldığı için onların yazılarını suda imha edip içmek kolaylıkla mümkündü. Ama günümüzde matbaa ile yazıldıkları için suyun içine koymakla yazıları suya geçmez. Belki bütün kağıdı yıpranır. Günümüzde yıpranan Kur’ân-ı kerimleri temiz ve ayak basılmayacak bir yerde gömmek daha iyidir. Bu konuda daha geniş bilgi için, İmam Birgivî hazretlerinin “Tarikat-İ Muhammediyye” ve değerli kitabın şerhi olan, Muhammed Hadimi hazretlerinin “Berîka” isimli kitabına bakınız… ]

Kaynak :İsmail Hakkı Bursevi (k. S.) Ruhu’l –Beyan Tefsiri 7/612-615.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Kur’an-ı Kerim okurken yapılan büyük hata.

Posted by Site - Yönetici Kasım 9, 2015

Kur'an-ı Kerim okurken yapılan büyük hata.

Kur’an-ı Kerim okurken yapılan büyük hata.

Kur’an-ı Kerim okurken neden sallanıyoruz? Efendimiz bu konuda bizi nasıl uyardı?

Kuran-ı Kerim okurken veya namaz kılarken her ne yöne olursa olsun sallanmak dinimizce tenzihen mekruhtur. Okuyan hangi amaç güderse gütsün sallanmak onu görene dahi rahatsızlık verir. Hatta detaylı bir bilgilendirme yapmadan önce Tabiîn’in büyükleri, “Efendimiz’in namazda Kur’an okurken kafasını salladığını görüyor muydunuz?” diye sorunca, Ashâb-ı Kirâm’dan bazıları, “Hayır, biz O’nun Kur’an okuduğunu sadece çenesinin hareketinden anlıyorduk.” demişlerdir.

Namazda başı ileri geri hareket ettirmek, vücudu öne arkaya götürüp getirmek doğru değildir. Hatta birçok ulemanın bu konuya fazlasıyla dikkat çektiği bilinmekle birlikte Hazreti Ömer(ra) Efendimizin öyle davrananları kırbacıyla dürterek uyardığına dikkat çekmektedir. Sahabenin büyüklerinden Ebu Bekir’in(ra) dahi buna tepki gösterdiği aşağıdaki rivayetle açıkça ortaya konmaktadır.

Rivayet şu ki, Sahabelerden Ümmü Ruman(r.a.), namaz kılarken sallanıyordu. Onu bu halde gören eşi Hazret-i Ebu Bekir, öyle bir azarladı ki, Ümmü Ruman neredeyse namazdan çıkacaktı. Daha sonra Hz. Ebû Bekir, şiddetle uyarmasının sebebini şöyle açıkladı:

–Resulullah(a.s.m.) şöyle buyuruyordu: “Herhangi biriniz namaza durduğunda her tarafı sakin olsun, Yahudiler gibi sallanmasın. Zira namazda her tarafın sükûnet içinde olması, namazın tamamındandır.” Bu hadis-i Şerif yani “Namazda Yahudiler gibi sallanmayın!” kaydı olan Hadis, Kur’an okurken ve Allah’ı zikrederken sallananlara da işaret etmektedir ki doğru olan Resullullahı takip etmektir.

Bir çok kimse sallanmanın ezberleme anında kazanılmış bir davranış olduğunu söyler. Görüntü olarak hoş olmayan bir durum kısa zamanda terk edilmesi gereken davranıştır. Genelde bazı yeni hafızların biraz daha dikkat çekmek, “vay be nasıl da kendini kaybediyor” dedirtebilmek amaçlı yaptığı eylem olarak gösterilip riyadan başka bir hal olmadığı belirtiliyor.

Bazı kişilerde bu durumu “hafızlığa başlayan acemilerden, etrafındaki yetişmiş hafız ablalarına veya abilerine bakıp da sallandıklarını görünce, adet buymuş madem, acemi olduğumu anlamasınlar tarzında sallanma ” olarak tarif ediyor.
.

 

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Yasin Suresi – Mustafa Taşkaya

Posted by Site - Yönetici Ekim 15, 2015

Yasin Suresi – Mustafa Taşkaya

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Video, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: