Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Genel’ Category

Manevi Hastalara Çare Aramalıdır.

Posted by Site - Yönetici Mart 25, 2017

Manevi Hastalara Çare Aramalıdır.

İmâm-ı Rabbânî (kuddise sirruh) Hazretleri buyurdular:

Kıymetli evladım. İnsanın vücudunda bir hastalık veya bir âzâsında ağrı olsa bunlardan kurtulmak için elinden gelen gayreti gösterir. Hâlbuki aynı kimse, kendisini ebedî ölüme götürecek ve sonsuz azaba dûçar edecek olan kalp hastalığına yakalanmıştır ki bu Allâhü Teâlâ’dan başkasına bağlanmaktır. Fakat aslâ bu hastalıktan kurtulmak için herhangi bir çare düşünmemekte ve gayret göstermemektedir. Bunun bir hastalık olduğunu bilmeyen kimse akılsızdır. Bunun hastalık olduğunu bildiği halde ehemmiyet vermeyen, çare aramayan kimse ise ahmaktır.

Bunun bir hastalık olduğunu anlayabilmek için akl-ı meâd sahibi olmak lazımdır. (Akl-ı Meâd: Maîşet düşüncesinden kurtulup kendisine verilen nur vasıtasıyla sadece âhireti düşünen akıldır.) Zira akl-ı maâş sahipleri yalnız işlerin dış yüzünü anlar, işlerin iç yüzünü düşünüp anlayamaz. Nasıl ki akl-ı maâş sahipleri manevî hastalıklara aldırmazsa akl-ı meâd sahipleri de âhiret mükâfatı ümit ettiği için zâhirî hastalıkları hastalık olarak görmez. Akl-ı maâş sahibi dar görüşlüdür. Akl-ı meâd sahipleri ise keskin ve uzak görüşlüdür.

Akl-ı meâd peygamberlerin ve evliyânın nasibidir. Akl-ı maâşa zenginler ve dünya erbabı rağbet eder. İkisinin arasında çok fark vardır. Ölümü çok hatırlamak, âhiret hallerini düşünmek, daha çok âhireti düşünüp onun için gayret eden toplulukla beraber olmak akl-ı meâd sahibi olmaya sebeptir. Beyit:

Varılacak hazineyi gösteriyorum sana.

Ben varamadım, umulur ki sen varırsın ona.

Vücuttaki hastalıkların, dîni hükümleri ve ibâdetleri yapmakta zorluk ve yorgunluğa sebep olduğu gibi manevi hastalıkların da aynı zorluk ve yorgunluğa sebep olduğunu iyi bilmek lazımdır…

Böyle olunca bu hastalıktan kurtulmayı düşünmek ve tabîb-i hâzıklara (mânevî hastalıkların doktoru Mürşid-i Kâmil’lere) mürâcaat etmek (sığınmak) lazımdır.

Kaynak : Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 1/m.219

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Medîne-i Münevvere’de Vefat Edenler Şehid Gibidir.

Posted by Site - Yönetici Mart 23, 2017

Medîne-i Münevvere’de Vefat Edenler Şehid Gibidir.

Medîne-i Münevvere’de vefat edenler için fî-sebîlillâh (Allah yolunda) şehid olmuş gibi sevap verilir.

Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve selem) bir gün Bakî’ Kabristanlığında iken bir adam gelip bir mezar kazıldığını görünce:

“Şu kabre konulacak mü’minin yeri ne fenadır.” der. Peygamber Efendimiz (sallallâhü aleyhi ve sellem):

“Sen ne fena söyledin!” buyurup zannını ve îtikâdını tashîh etmesini emrettiler. O sahabi:

“Ben şu adam yatağında vefat etmeyip de fî-sebîlillâh (Allah yolunda) düşmanla savaşırken vefat etse idi, demek istedim.” dedi. Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.):

“Yeryüzünde bu belde (Medîne-i Münevvere)’ye benzer başka bir belde daha yoktur. Burada vefat edenler fî-sebîlillâh (Allah yolunda) şehid olmuş gibidir. Benim katımda kabrim olacak toprak gibi sevgili bir toprak yeryüzünde bulunmaz.” buyurdular.

Bakî’ Mezarlığı gayet mukaddes ve mübarek bir mezarlık olup Resûlullâh’ın mübarek kızları, mü’minlerin anneleri ve Ashâb-ı Kirâm’dan birçokları bu kabristanda defnolunmuştur. Asr-ı saâdetten bu ana kadar Medîne-i Münevvere’de vefat edenlerin cümlesi buraya defnedildiği gibi sahih rivâyetlerde bu kabristana tâbiîn ve tebe-i tâbiînden başka yalnız yedi bin kadar sahabe defnolunmuştur.

Allâhü Teâlâ’nın bir hikmetidir ki Bakî’-i Şerîf Mezarlığı’nda defnolunan bir cenazenin kabri açılıp da diğer bir cenaze defnedilmiş olsa bilip görenlerin haber verdiklerine göre önceki defnolunan cenazenin ne kemikleri görülür ve ne de bir koku olur. “Bakî’ ehlini cennet bahçelerine kül gibi silkseler gerektir.” hadîs-i şerîfi bu acaip keyfiyeti tam tasdik eder.

Kaynak : Mirât-ı Haremeyn

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Bir âyete bir servet bağışladı

Posted by Site - Yönetici Mart 22, 2017

Bir âyete bir servet bağışladı

Her Müslüman, “Kur’an-ı Kerim’e tâbîyim.” der. Ancak, Ashab-ı Kiram’dan öğreniyoruz ki asıl mesele, bu son mukaddes kitaptan bir ayet duyduğunda malını feda edecek kadar tabi olmaktır.

Bir gün Ashâb-ı Kirâm, Mescid-i Nebevî’de toplanmış, Rasûlullâh’ın feyizli sohbetini dinlemekteydiler. Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- bir ara şu âyet-i kerîmeyi tilâvet buyurdular:

َ “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe aslâ “birr”e (yâni hayrın kemâli­ne) eremezsiniz! Her ne infâk ederseniz, Allâh onu hakkıyla bilir.” (Âl-i İmrân, 92)

Derin bir vecd hâlinde Rasûlullâh’ı dinleyen Ashâb-ı Kirâm, bu âyet-i ke­rîmeyi de kendi iç dünyalarının derinliklerinde hissedebilmenin ve bu ilâhî dâ­vetin muhtevâsından hareketle, ellerinde ne varsa hepsini infâk edebilmenin muhâsebesine dalmışlardı. Bu mübârek sahâbîlerden biri de Ebû Talha -radıyallâhu anh- idi. Onun Mescid-i Saâdet’e yakın, içinde altı yüz hurma ağacı bulunan kıymetli bir bahçesi vardı ve burayı pek se­verdi. Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-’i sık sık dâvet edip ikramlarda bulunarak da bahçesini bereketlendirirdi.

ALLAH’IN GÖSTERDİĞİ İSTİKAMET

Ebû Talha -radıyallâhu anh-, bu âyet-i kerîmenin tesiriyle, Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-’e gelerek şöyle dedi: “–Yâ Rasûlallâh! Cenâb-ı Hak kitabında: “Sevdiğiniz şeylerden infâk etmedikçe aslâ “birr”e eremezsiniz!..” (Âl-i İmrân, 92) buyuruyor. Şüphesiz servetim içinde en kıymetli ve bana en sevimli olanı, Beyruhâ diye bilinen bahçemdir. Şu andan itibâren onu Allâh ve Rasûlü’ne bırakıyorum. Umarım ki bu sâyede Rabbim beni birre (hayrın kemâline) ulaştırır ve onu bana âhiret azığı eyler. Yâ Rasûlallâh, artık bu bahçede Allâh’ın sana gösterdiği istikâmette tasarruf et.”

Rivâyetlere göre bu sözlerinin ardından Ebû Talha -radıyallâhu anh-, bu güzel kararını derhal tatbik etmek için bahçeye gitti. Bahçeye vardığında hanımını bir ağacın gölgesinde otururken buldu. Ebû Talha bahçeye girmedi. Hanımı sordu: “–Yâ Ebâ Talha! Dışarıda ne bekliyorsun? İçeri girsen ya!”

Ebû Talha: “−Ben içeri giremem, sen de eşyanı toplayıp çıkıver.” dedi. Beklemediği bu cevâb üzerine hanımı şaşkınlıkla sordu: “–Neden yâ Ebâ Talha! Bu bahçe bizim değil mi?”
Ebû Talha: “–Hayır, artık bu bahçe Medîne fukarâsınındır.” diyerek, âyet-i kerîmenin müjdesini ve yaptığı fazîletli infâkı sevinç ve neşe içinde anlattı.

Hanımının: “−Bahçeyi ikimiz nâmına mı, yoksa şahsın için mi bağışladın?” suâline de: “−İkimiz nâmına” diye cevap veren Ebû Talha, bu sefer hanımından huzur içinde şu sözleri dinledi: “–Allâh senden râzı olsun Ebû Talha! Etrafımızdaki fakirleri gördükçe aynı şeyi düşünürdüm de sana söylemeye bir türlü cesaret edemezdim. Allâh hayrımızı kabul buyursun. İşte ben de bahçeyi terk edip geliyorum!” Ebû Talha’ya bu fedâkârlığı yaptıran ahlâk-ı hamîdenin ruhlarda kökleşmesi hâlinde ortaya çıkacak güzelliğin, insanlık sathında revaç bulmasıyla yeryüzünde nasıl bir asr-ı saâdet ikliminin oluşacağını tahmin etmek hiç de zor değildir.

Posted in Ashab-ı Kram, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Yıl 1993 . Yer Hasan güllü`nün evi. Sünnet merasimi yemegi.

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Yıl 1993 . Yer Hasan güllü`nün evi. Sünnet merasimi yemegi.

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: | Leave a Comment »

Göynem – 1991 – Yakup Bozdoğan`nın dügününden kareler.

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Göynem – 1991 – Yakup Bozdoğan`nın dügününden kareler.

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: , | Leave a Comment »

Göynem Mezarüstü – 1991

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Göynem Mezarüstü – 1991

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: | 1 Comment »

Şaban Karaduman`dan efsane bir söz ; Hayvan ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır .

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Şaban Karaduman`dan efsane bir söz ; Hayvan ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır .

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Leave a Comment »

Göynem`den gelinlerin gidişi herzaman hüzünlüdür.

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Göynem`den gelinlerin gidişi herzaman hüzünlüdür.

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: | Leave a Comment »

Göynem 1990 lı yıllar – Soğta Dede ve Çavuş

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Göynem 1990 lı yıllar – Soğta Dede ve Çavuş

Posted in Diger Konular, Göynem Videoları, Göynem`den Resimler......, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye | Etiketler: | 1 Comment »

Allah’ı ara da, bana cehennemde hangi odayı ayıracağını sor!

Posted by Site - Yönetici Mart 21, 2017

Allah’ı ara da, bana cehennemde hangi odayı ayıracağını sor!

Şehir içi dolmuşların birinde 20 yaşlarında ince elbiseler giyinmiş genç bir kız, utanma duygusunu parçalar bir şekilde,açılıp saçılmış fitne sergiliyordu. Arkasında saçı sakalı ağarmış ihtiyar, genç kızın halinden dolayı arkasında utançla oturuyordu. Kızın kulağına eğilerek edeple şöyle fısıldadı:

Ey kızım sana yakışan örtünmektir.Tesettür, insan kurtlarının iştahını kabartan bu şeffaf elbiseden daha faziletlidir. Hem bu hayâyı parçalar fitneye sürükler.”

Genç kız şöyle dedi: Sana ne? kabrime benimle beraber mi gireceksin? Cennete ve cehenneme koymak senin elinde mi?

Kız ahmaklaşmış, adamın üzerine gitmeye başlamıştı. Sonra cür’eti ve utanmaz tavırlarını artırdı,adamla alay ediyor şöyle diyordu: Al işte cep telefonum. Allahı arada, bana cehennemde hangi odayı ayıracağını sor!

Ve çirkin bir kahkaha attı. Adam çekindi. Allaha sığındı. Allah bana yeter. O ne güzel vekildir dedi ve sustu. Bu cahil kıza nasihat edeceğine pişman oldu. Sessiz geçen 10 dakikadan sonra şoför durağa gelmiş, herkes inmeye başlamıştı. Herkes genç kızın da inmesini bekledi. O arabanın kapısının yakınında oturuyordu ve uyuyup kalmıştı.

Adama onu uyandırmasını söylediler. Adam çekinerek onu hafifçe sarstı ve kız yere seriliverdi. Ruhunu yaradanına çoktaaan teslim etmişti. Yolcular, gördükleri duruma hayret ederek titrediler ve biz Allah’tan geldik ona dönücüleriz dediler. Genç kız yaratıcısıyla alay etmişti. İşte cep telefonum demişti, Allahı ara bana cehennemde hangi odayı ayıracağını söyle diyordu.Ve bu söylediklerinin ardından da Rabbine doğru yola çıkmıştı. İşte, hayatı Rabbiyle dalga geçtiği sırada sonlanmıştı. Bu ibret tablosu şu hadisi hatırlatıyor.

Şüphesiz kul ucunun nereye varacağını düşünmeden, Allah’ı gazaplandıracak bir söz söyler bu sayede cehennemi boylar.”

Unutmayın bilmeden önem vermeden söylediginiz sözler sizin helakınıza neden olabilir.
.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Cennet & Cehennem, Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: