Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Diger Konular’ Category

Abdest

Posted by Site - Yönetici Şubat 16, 2011

 Abdest

Abdest, belli organları usûlüne göre yıkamaktan ve meshetmekten ibâret dinî bir temizliktir. Pek çok ibâdet abdestsiz yapılamaz. Meselâ: Abdestsiz bir kimse namaz kılamaz, Kâbe’yi tavaf edemez, Kur’ân-ı Kerîme el sûremez. Abdestsiz olduğunu bildiği halde namaz kılan dinden çıkar.

.
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Hadesten Tahâret

Posted by Site - Yönetici Şubat 16, 2011

Hadesten Tahâret

Namazın şartlarından birincisi hadesten tahârettir.

Hades iki kısımdır:

Küçük hades: Abdesti olmamaktır.
Büyük hades: Cünüb olmak, ayrıca kadınların lohusa veya hayızlı (aybaşı hâli) olmasıdır.

Kadın olsun erkek olsun; namaz kılacak kimselerin abdestsiz ise abdest alması, cünüp ise gusletmesi yani bütün vücutlarını yıkamaları şarttır. Kadınların da lohusalık ve aybaşı hallerinden sonra da gusletmeleri farzdır.

.
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Namaz – Namazın Şartları ve Rükünleri

Posted by Site - Yönetici Şubat 16, 2011

Namaz – Namazın Şartları ve Rükünleri

 

Cenâb-ı Hakk’a ve Peygamber Efendimiz’e imandan sonra İslâmın şartlarının en büyüğü ve en mühimmi namazdır. Namaz îmânın alâmetidir. Bütün ilâhî dinlerde namaz ibâdeti vardır.

Namazın farzları onikidir. Namazın dışındaki farzlarına şart, içindeki farzlarına ise rükün denir.

 

Namazın Şartları ve Rükünleri

Namazin Sartlari Namazin Rükünleri
1. Hadesten tahâret,
2. Necâsetten tahâret,
3. Setr-i avret,
4. Istikbâli-i Kible,
5. Vakit,
6. Niyet.

1. Iftitah tekbiri,
2. Kiyam,
3. Kiraat,
4. Rukû,
5. Secde,
6. Kaade-i Ahîre.

.
Hasan Arikan  – Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Leave a Comment »

Ef’âl-i Mükellefîn

Posted by Site - Yönetici Şubat 16, 2011

Ef’âl-i Mükellefîn

 

Ef’âl-i Mükellefîn Sekizdir

İslâm dîni akıllı ve bâliğ olan müslüman erkek ve kadınlara bazı emir ve yasaklarda bulunmuştur. Bu emir ve yasaklara teklif, müslümanlara da mükellef denir. Mükelleflerin işlemeleri veya işlememeleri gereken şeylere ef’âl-i mükellefîn denir.

1. Farz: Kat’î delil ile sabit olan hükümlerdir ve iki kisimdir:
a) Farz-i ayin: Mükellef her müslümanin ancak kendisinin yapmasi ile yerine gelen amellerdir. Bes vakit namaz ve oruç gibi.
b) Farz-i kifâye: Bazi müslümanlarin yapmalari ile diger müslümanlardan mesûliyet kalkan farzlardir. Cenâze namazi ve selâm almak gibi. Eger böyle bir farzi müslümanlardan hiçbirisi yapmazsa hepsi mes’ûl olurlar.
2. Vâcip: Farz derecesinde kat’î olmayan delille sabit hükümlerdir. Vitir ve bayram namazlari gibi.
3. Sünnet: Peygamberimizin sözü, isi ve baskasi yaptiginda hos gördügü seylerdir. Sünnet ikiye ayrilir:
a) Sünnet-i müekkede: Peygamberimizin devamli olarak yapip, pek az terk ettigi sünnetlerdir. Sabah ve ögle namazinin sünnetleri gibi.
b) Sünnet-i gayri müekkede: Peygamberimizin arasira yaptigi sünnetlerdir. Ikindi ve yatsi namazinin ilk sünneti gibi
4. Müstehab: Peygamberimizin bazen isledikleri seylerdir. Sadaka vermek ve nâfile oruç tutmak gibi.
5. Mübah: Islenmesinde sevap, terk edilmesinde günah olmayan seylerdir. Oturmak, kalkmak, yemek, içmek gibi.
6. Mekruh: islenmesi hos görülmeyen ve amelin sevâbini eksilten seylerdir. Namaz içinde etrafa bakmak gibi.
7. Müfsid: Baslanmis bulunan bir ibâdeti bozan seylerdir. Abdestli iken bir yerinden kan veya irin çikmak, namazda gülmek ve oruçlu iken bir sey yemek gibi.
8. Haram: Islenmesi kat’i delille yasak edilen seylerdir. Alkollü içki içmek, anaya-babaya âsi olmak gibi.

.
Hasan Arikan –  Muhtasar Ilmihal

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | Etiketler: | Leave a Comment »

İSLAMIN ŞARTLARI

Posted by Site - Yönetici Şubat 16, 2011

İSLAMIN ŞARTLARI

 

Islâm’in birinci sarti olan kelime-i sehâdet sudur:

اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ

“Eshedü en lâ ilâhe illallâh ve eshedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh”

Mânâsi:

“Ben sehâdet ederim ki, Allâh’dan baska ilâh yoktur. Yine sehâdet ederim ki, Muhammed aleyhisselâm onun kulu ve resûlüdür.”

Namaz

Oruc

Zekat

Hac
Hasan Arikan – Muhtasar Ilmihal

.

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel | 1 Comment »

Amelde Hak Mezhebler

Posted by Site - Yönetici Şubat 16, 2011

Amelde Hak Mezhebler

Ehl-i Sünnet ve Cemaat’in amelde mezhebi dörttür:

1. Hanefî Mezhebi: Imami, Imâm-i Â’zam Ebû Hanife’dir. Adi Nu’man, babasinin adi Sâbit’tir. Hicrî 80 (M.699) tarihinde Kûfe’de dogmus, 150 (M.767) tarihinde Bagdat’ta vefat etmistir.
2. Mâlikî Mezhebi: Imami, Imam Malikü’bnü Enes’dir. Hicrî 93 (M.711) tarihinde Medîne-i Münevvere’de dogmus ve 179 (M.795) tarihinde yine Medîne-i Münevvere’de vefat etmistir.
3. Sâfiî Mezhebi: Imami, Imam Muhammedü’bnü Idrîs-i Sâfiî’dir. Hicri 150 (M.767) tarihinde Gazze’de dogmus, hicri 204 (M.819) tarihinde Misir’da vefat etmistir.
4. Hanbelî Mezhebi: Imami, Imam Ahmedü’bnü Hanbel’dir. Hicri 164 tarihinde Bagdat’ta dogmus, hicri 240 (M.780-855) tarihinde yine Bagdat’ta vefat etmistir.*
Amelde birer hak mezhep olan yukarida zikrettigimiz bu mübârek imamlarin mezhepleri, Kitap, Sünnet, Icmâ-i ümmet ve Kiyas-i Fukahâ üzerine kurulmustur.
* Peygamberimiz hayatta iken müslümanlar her türlü meselelerini Efendimizden, ondan sonra ise Sahâbe-i Kirâmin büyüklerinden sorup ögreniyorlardi. Mezheb Imamlari diye bilinen bu mübârek zatlar dînî meseleler iSahâbe-i Kirâmdan ögrenmisler ve bunlari bir araya toplamislardir. Âyet, hadis ve sahâbede bulunmayan hususlarda da kendi görüslerini yani ictihadlarini bildirmisler, böylece mezhebler meydana gelmistir.
Hasan Arikan  – Muhtasar Ilmihal.

.

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel, Mezhepler | Leave a Comment »

Mezheb

Posted by Site - Yönetici Şubat 16, 2011

Mezheb

 

Mezheb, büyük din müctehidlerinin edille-i ser’iyye’den çikardiklari mes’eleler ve hükümler toplulugudur.

Mezheb iki kisimdir:

1. I’tikadda mezhep,
2. Amelde mezhep.
I’tikadda hak mezheb, Ehl-i sünnet ve Cemâat mezhebi’dir. Bu da Peygamber Efendimizin ve Ashâbinin i’tikad (inanç) ve ameli üzere olanlarin mezhebidir.

Ehl-i sünnet ve cemâat mezhebinin i’tikatta imamlari:

1. Imam Ebû Mansûr Mâtüridî
2. Imam Ebü’l Hasen Es’ârî.
Biz Müslüman Türkler’in umûmiyetle I’tikatta imami, Imam Ebû Mansûr Mâturidî hazretleridir.

Imam Ebû Mansûr Muhammed Mâturidî, hicrî 280 (M.894) tarihinde Türkistan’da, Semerkant sehrinin Mâturid köyünde dogmus ve 333 (M.945) tarihinde Semerkant’ta vefat etmistir.

Imam Es’arî hazretleri H. 260 (M.873) tarihinde Basra’da dogmus, 324 (M.936) da Bagdat’ta vefat etmistir.
Hasan Arikan -Muhtasar Ilmihal

.

Posted in Diger Konular, Güncel, Genel, Mezhepler | Leave a Comment »

Cola`da Alkol Var

Posted by Site - Yönetici Şubat 16, 2011

Cola`da Alkol Var

Cola`da Alkol Var

Cola`da Alkol Var

ABD`li site Coca Cola`nın sır formülünü açıkladı. Açıklanan formülle birlikte Coca Cola`da alkol olduğu da ortaya çıktı.

Yıllardır İsrail bağlantısı nedeniyle tepki gösterilen ve dolaylı yollardan ambargo uyguladığı Coca Cola ile ilgili şok bir iddia daha gündeme geldi.

ABD`nin önde gelen bir sitesi Coca Cola`nın sır formülünü belgeleriyle açıkladı. Yıllardır yılan hikayesine dönen ve Coca Cola`nın, mahkeme kararlarına rağmen şirket sırrı gerekçesiyle yıllardır açıklamaktan kaçındığı ya da belli bir kısmını açıkladığı formülün içinde önemli miktarda alkol bulunduğu ortaya çıktı.

Şirket, sitesinden duyurduğu haberde Coca Cola`nın formülünü tam olarak bulduğunu belirtirken, iddiasını da 1979 tarihli bir gazete makalesine dayandırdı. Söz konusu makalede, kolayı üretmek için geçerli içerik maddeler ve miktarları bulunuyor.

Thisamericanlife.org adlı site, haberinde Atlanta Journal-Constitution gazetesinde 8 Şubat 1979 tarihinde yayınlanan makalenin resmine de yer veriyor.

FORMÜLDE ALKOL DE BULUNUYOR

Sitenin haberini, formülün açıklanmasından çok, Coca Cola`nın içinde bulunan maddeler önemli hale getiriyor. Açıklanan formüle göre, Colanın için kafein ve asit gibi maddlerin yanısıra tam 226,7 gram alkol bulunuyor.

Açıklanan formülle ortaya çıkan bu durum, yıllardır İsrail bağlantısı nedeniyle gündemden düşmeyen ve sık sık İsrail`e yönelik ambargo listelerine giren Colaya bakış açısını kökten değişritecek gibi görünüyor.

Açıklanan formül ve bulunan alkolle ilgili şu ana kadar şirketten herhangi bir açıklama yapılmazken, Diyanetin bu konuda ne diyeceği de merak konusu oldu.

İŞTE AÇIKLANAN O FORMÜL…

12 gram sıvı koka özü

85 gram strik asit (limon asidi)

28,35 gram kafein

Şeker (işaretlerden ne miktar gerektiği anlaşılamıyor)

9,4 litre su

946,9 mililitre kireç suyu

28,35 gram vanilya

42,5 gram ya da renk vermek için daha fazla karamel

7X çeşnisi (56,6 grama 18,9 litre şurup):

226,7 gram alkol

20 damla (1,297 mililitre) portakal esansı

30 damla limon esansı

10 damla küçük hindistan cevizi esansı

5 damla kişniş

10 damla neroli

10 damla tarçın

Kaynak : ROTAHABER

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Haramlar - Helaller, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

SELEF-İ SALİHİNİN SÜNNETİN KORUNMASINDAKİ GAYRETİ

Posted by Site - Yönetici Şubat 15, 2011

SELEF-İ SALİHİNİN SÜNNETİN KORUNMASINDAKİ GAYRETİ

SELEF-İ SALİHİNİN SÜNNETİN KORUNMASINDAKİ GAYRETİ

SELEF-İ SALİHİNİN SÜNNETİN KORUNMASINDAKİ GAYRETİ

Sünnet düşmanları tarafından, müslümanların zihinlerini karıştırmak için ortaya atılmış kuru bir iddia vardır: “Peygamber Efendimiz söylemişse, doğrudur. Ama bu sözlerin Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) ait olduğunu nereden bilelim?
Bu suale doğru cevap verebilmek, selef-i salihinin, sünnetin muhafazası için yaptığı çalışmayı ve dolayısıyla bundan bahseden usul-i hadis ilmini iyi bilmeye bağlıdır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’le beraber vahye şahit olmuş ve “Size iki şey bıraktım. Onlara uyduğunuz müddetçe dalalete düşmezsiniz, onlar: Kitabullah (Kur’an-ı Kerim) ve benim sünnetimdir” sözünü düstur edinmiş olan sahabe-i kiramın, sünneti muhafaza için nasıl hareket ettiklerini, hep beraber, tarih sayfalarını çevirerek görmeye çalışalım.

Hulefa-i Raşid devrinde Kur’an-ı Kerim henüz cem’ olunmadan evvel. Ayet-i celileler ile hadis-i şerif lerin, bilmeyenler tarafından karıştırılma ihtimali sebebiyle Hulefa-i Raşidin ve bilhassa Hz. Ömer (r.a.) Peygamber Efendimiz’den (s.a.v.) işitildiği kat’i olarak bilinenler hariç, hadis-i şeriflerin, rastgele çoğaltılmasına şiddetle karşı çıkıyorlardı. Hal böyle olunca, sahabe-i kiram çok şey duydukları halde, çok az rivayet ediyordu. Aşere-i Mübeşşere’den olan Said bin Zeyd (r.a.) gibi, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den hiçbir hadis-i şerif rivayet etmeyen sahabiler de mevcuttu.
Hatta sahabe-i kiram Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’den hadis rivayet etmeyi, tehlike yönünden yıldırım çarpmasının insana vereceği zarara benzetiyor, “Benim üzerime kasden yalan isnad eden, cehennemdeki yerini hazırlasın” tehdidinin ağırlığıyla, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sözlerini söylerken “Resulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu” demekten son derece kaçınıyorlardı.
Amr bin Meymun (r.a.) rivayet etti: “İbn-i Mes’ud (r.a.) Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sözlerine son derece hürmet eder, bir hata yaparım diye hiçbir zamanResulüllah (s.a.v.) şöyle buyurdu” demezdi. Günlerden birgün, kendisini ziyarete gitmiştim. Sözünün bir yerinde bu ifadeyi kullandığını fark ettim. Ne zaman ki (Kale Resulüllah-Resulüllah (s.a.v.) buyurdu) dedi, yaptığı rivayetin ağırlığından başını aşağıya doğru eğdi. Damarları şişti, gözleri yerinden fırlayacak gibi oldu.
Elbisesinin düğmelerini kopartacak kadar aklı başından gitmiş bir vaziyette ayakta dona kaldı.” İşte sahabe-i kiramın hassasiyeti…
Bir de çokça hadis-i şerif rivayet etmiş olan ashabın dikkatlerini inceleyelim. Acaba onlar, her duyduğunu rivayet ettikleri için mi çok hadis rivayet etmiş olarak bilinmektedir. Bu zatlardan üçüncü sırada bulunan Enes bin Malik (r.a.)ın sözlerine kulak verelim: “Eğer hata yapmaktan korkmasaydım, size Resulüllah (s.a.v.)’den duyduğum daha birçok hadis-i şerifi rivayet ederdim.”
En çok hadis-i şerif rivayet etmiş olan Ebu Hüreyrenin (r.a.) ölçüsü de şu mübarek hadis-i şerifti: “Kişiye yalan olarak, her duyduğunu söylemesi yeter.
İşte, dört büyük halife devrinde bu hassasiyetten asla uzaklaşılmamış, uydurma hadislerin önüne geçmek için büyük gayret sarf edilmişti. Bu hususta Hz. Osman (r.a.)’ın halifeliği sırasında minbere çıkarak, halkına yaptığı hitabet, numune teşkil eder: “Ey insanlar! Hz. Ebu Bekir (r.a.) ve Hz. Ömer (r.a.) zamanında benim duymadığım bir hadis-i şerifi rivayet etmeyi hiç kimseye helal görmem.”
Hulefa-i Raşidin devrinden sonra, iyice genişleyen İslam toprakları ve İslama giren farklı kültürde yetişmiş insanlar, Kitabullah’tan sonra birinci mertebede bulunan sünnet-i seniyyenin tedvinini zaruri hale getirmişti.

Kaynak: Fazilet Takvimi – 26 – 27 Mart 2005

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

MUBAREK MEVLİD KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN

Posted by Site - Yönetici Şubat 14, 2011

Bütün islam alemi`nin ve siz degerli ziyaretcilerimizin Mubarek Mevlid Kandilini en içten duygularımla kutlar, Hayırlara vesile olması H.z Allah`tan temenni ve niyaz ederim.

MUBAREK MEVLİD KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN

MUBAREK MEVLİD KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Mubarek Gün Ve Geceler, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | 4 Comments »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 638 takipçiye katılın