Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for the ‘Adab-ı Muaşeret’ Category

UYUMANIN ÂDÂBI

Posted by Site - Yönetici Nisan 30, 2009

UYUMANIN ÂDÂBI

UYUMANIN ÂDÂBI

UYUMANIN ÂDÂBI

Yatarken ve uyandığı zaman misvak kullanmak sünnetir. İbn-i Abbas(r.a.) Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in nezdinde gecelemişti. Peygamberimiz’in yatmadan önce misvak kullanıp abdest aldığı, uyandığı zaman da yine  misvak kullanıp abdest aldığını bildirmiştir.

Sağ yanı üzerine, kıbleye karşı yatmak müstehaptır. Sağ yanı üzerine mü’minin, sol yanı üzerine yatmak hükümdarların, sırt üstü yatmak peygamberlerin, yüzü koyu yatmak kâfirlerin yatmasıdır. En doğrusu sağ avucunu sağ yanının altına koyup, uyuyuncaya kadar Allah’ı zikretmektir. Yatarken ihlas ve Muavezeteyni (Felak ve Nâs surelerini) okuyarak ellerinin içine nefes edip ellerini yüzüne, başına ve diğer uzuvlarına sürmelidir.
 
Hz. Âişe (r.a.) şöyle rivayet etmiştir.

“Peygamber Efendimiz (s.a.v) her gece yatağına girerken, ellerini birleştirir, içine nefes eder ve İhlâs, Felak ve Nâs surelerini okur, sonra da gücü yettiğince vücudunu meshederdi. Önce başaından başlar, sonrayüzünü ve vücudunun diğer kısmını da meheder ve bunu üç defa yapardı.”

Peygamber Efendimiz (s.a.v.);
“Gece Bakara sûresinin son iki âyetini (Amenerresûlü’yü) okuyana bu iki ayet her şey için kâfi gelir.” buyurmuştur.”

 

Posted in Adab-ı Muaşeret, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

YEMEK ADABI

Posted by Site - Yönetici Ağustos 18, 2008

Yemek Adabı,yemek-adabi

YEMEK ADABI

· Yemek, helal ve temiz olmali, supheli olmamalidir.

· Yemekten ønce ve sonra elleri yikamalidir. Rasul-i Ekrem ( s.a.v.) : ” Yemekten evvel ve sonra elleri yikamak fakirligi yok eder.” buyurmustur.

· Sofrada edebli oturmalidir. Yaslanarak yeyip icmek mekruhtur.

· Yemegi, Allahu Teala`ya kulluk ve ibadete guc yetirmek niyetiyle yemelidir. Peygamber Efendimiz ( s.a.v.): ” Ademogluna, belini dogrultacak bir kac lokma kafidir. Eger bu kadarla yetinemezse midesini uce bølmeli ; bir kismini yemek, bir kismini su ile doldurmali, ucte birini de nefes almasi icin birakmalidir” buyurmustur.

· Iyice acikmadan yememeli, doymadan elini yemekten cekmelidir.

· Coluk cocugu toplayip birlikte yemelidir. Nitekim hadis-i serifde : ” Bir arada yiyiniz, sizin icin bereketli ve mubarek olur.” buyurulmustur. Diger bir hadis-i serifde ; ” Yemegin hayirlisi, kalabalikla yenilen yemektir.” buyurulmustur.

Fazilet takvimi 02.08.2008

Posted in Adab-ı Muaşeret, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

Peygamberimizin (s.a.v) Yeme İçme Adabı

Posted by Site - Yönetici Nisan 10, 2008

Peygamberimizin (s.a.v) Yeme İçme Adabı

Peygamberimizin (s.a.v) Yeme İçme Adabı

Allah, insani adeta butun varliklarin merkezine yerlestirmis. Canli ve cansiz her seyi onun etrafinda pervane etmis. Insanlik aleminin merkezine de rizki koymus.

Bu temel olcuyle, yeme icme adabinin ana hatlari ortaya cikar. O da, istifade edecegimiz bir nimeti, elimize aldigimiz bir rizki Allah’in adiyla yemeye baslamak; nimete saygili olmak, tasidigi sanat incelikleri uzerinde tefekkur, yedikten sonra da Allah’a hamd etmektir.

Ikinci onemli adabi, yeyip ictiklerimizin helalden olmasidir. Bu da hem dinen kullanimi yasak olmamasi, hem de hakkimiz olmasina baglidir. Islamî usullerle kesilmemis hayvan eti, domuz ve diger yenmeyen canlilardan beslenmek ve sarap icmek yasak olanlara ornektir.

Hz. Peygamber, gunde iki kere yemek yerdi. Az yemeyi tavsiye ederdi. Haram olan yiyecek ve icecekler haric, diger yiyecekleri yerdi. Sadece et veya sadece sebze yemek gibi tek yonlu beslenmezdi.

Bazi yemekleri daha cok sevse de, hicbir yemek icin “sevmiyorum” ifadesini kullanmazdi.

[Yani:cogumuzun bazi yemekler icin dedigini demezdi]

Yemek davetlerine katilirdi

.[Yani:davetlere icabet eder,bizler gibi mazeret beyan etmezdi.]

Yemege baslamadan once ve yemekten sonra ellerini yikardi.

[Yani:bizler gibi ellerinin her zaman temiz oldugunu dusunmezdi]

Besmele ile baslar, uygun ve kisa bir dua ile bitirirdi.

[Yani:Bizler gibi sukursuz bir sekilde yemeyip; insan olmanin verdigi sorumlulukla Rabbine sukrederdi.]

Sag eliyle yerdi. Sol eliyle yiyenleri ikaz ederdi. Ortaya konulmus yemegin, kendi onune gelen kismindan yerdi. Yemek yerken saga, sola dayanmaz, yaslanarak yenilmemesini tavsiye ederdi. Yuzu koyun uzanarak yemek yemeyi yasaklardi. Yemegin israf edilmesini menederdi.

[Yani:bizler gibi yemegin dibini asla birakmaz,tam aksine ekmekle sunnetler, ekmek kirintilarini toplar ve parmaklarini bile yalardi.]

Sogan, sarimsak gibi kokusu baskalarini rahatsiz eden yiyecekleri yedikten sonra toplum icine girmeyi hos karsilamazdi.

[Yani:Bizler gibi dusuncesizlik etmez,pis kokan bir seyi yemeden once defalarca dusunur “acaba birisi rahatsiz olur mu” diye dusunur; bazen sevdigi bir seyi bile yemezdi.]

Yemege ve suya uflemeyi yasaklardi. Yemegin cok sicak yenmemesi gerektigini soylerdi. Yemek ve su kaplarinin agzini kapatmayi tavsiye ederdi. Aile fertlerinin yemegi bir arada yemelerini tavsiye eder ve beraber yenen yemegin bereketli oldugunu belirtirdi.

[Yani:bizler gibi ayri ayri yemez, mumkunse birkac kisiyle beraber yemek yerdi.]

Asiriya kacmadan konusup sohbet ederdi.

Bu ve benzeri sunnetlerinden hareketle yeme icme adabi soylece sayilmistir:

1. Yemekten evvel ve sonra elini yikamak,

2. Yemegi kendi onunden almak,

3. Sag eliyle ve oturarak yemek,

4. Lokmayi agza gore almak ve iyice cignedikten sonra yutmak,

5. Lokmayi yutmadikca ikinci lokmaya el uzatmamak agzinda lokma ile konusmamak,

6. Suyu icmeden evvel bardaga bakmak,

7. Suyu bir solukta icmemek,

8. Bardagin icine nefes vermemek,

9. Baskalarini tiksindirecek soz ve hareketten kacinmak,

10. Baskasinin lokmasina ve yedigine bakmamak,

11. Lokmayi agzina korken kafasini tabaga dogru uzatmamak,

12. Yemekte israf etmemek, lokmasini ve aldigi yemegi bitirmek,

13. Agzindan bir sey cikarmak gerektiginde yuzunu sofradan cevirmek ve sol eli ile almak,

14. Disleriyle koparmis oldugu lokmayi yemege batirmamak.

15. Helalinden, temiz yemek ve Allah’a sukretmek,

16. Sofra sahibiyse, utanmamalari icin herkes yeyip bitirmedikce sofradan el cekmemek ve kalkmamak (az yiyen biriyse agir yemeli ve yer gibi davranmali),

17. Once yasca veya mevkîce buyuk olanin baslamasi,

18. Mecbur kalmadikca sokaklarda yemek yememek.

.

Posted in Adab-ı Muaşeret, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Edep - Hürmet - Saygı, Görgü Kuralları, Güncel, Gündem, Genel, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , , , , , | 3 Comments »

MİSAFİRE İKRAM

Posted by Site - Yönetici Mart 9, 2008

misafire ikram,yemek,osmali sofrasi,yemek-hakkc4b1ndaki-birtakc4b1m-dinc3ae-ve-tc4b1bbc3ae-edepler

MİSAFİRE İKRAM

Misafiri ağırlamak İslam’ın sünnetlerindedndir. Peygamber Efendimiz ( sav ) şöyle buyurmuşlardır .:

“Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafire ikram etsin .

Allah’a ve ahiret gününe iman eden ,komşusuna eziyet etmesin .

Allah’a ve ahiret gününe iman eden ya hayır söylesin veya sussun

“Misafir rızkı ile gelir , ev sahibi mağfiret edilmiş olarak döner.“

“Misafir girmeyen bir eve melek de girmez.”

“Bir kimsenin sofrası kurulu olduğu müddetçe melekler onun için istiğfar ederler .”

Ziyafet veren , misafir ağırlayanların ilki İbrahim ( as ) dır .

O, misafiri olmadan yemek yemez ,yemek yiyeceği zaman misafir aramak için hayvanına biner ,birkaç mil mesafeden ikram edecek kişi arardı .

Posted in Adab-ı Muaşeret, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye | Leave a Comment »

EDEP

Posted by Site - Yönetici Şubat 13, 2008

sadaka taslari,osmanli,edep,

EDEP

Osmanlı’da sadaka taşları varmış, ihtiyacı olan sadaka taşının üzerindeki keseden, yabancı elçilerin de şaşkın şehadetleriyle, sadece ihtiyacı kadarını alırmış. Aynı şey yolların üzerinde vakıflar tarafından kurulan konaklarda da uygulanır, yolcu eğer ihtiyacı varsa yatağının başucundaki keseden alabilirmiş. Binitine ücretsiz bakılır, ücretsiz üç gün yemek verilirmiş.

Eskiden “Kapıyı kapat!” denilmezmiş. Allah (c.c.) kimsenin kapısını kapatmasın diye düşünülürmüş. “Kapıyı ört, ya da sırla” denilirmiş. Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edebdenmiş.

Lambayı söndür” demezlermiş. Allah (c.c.) kimsenin ışığını söndürmesin, “Lambayı dinlerdir” derlermiş. Lamba yakılmaz, uyandırılırmış. Uyuyan birisi uyandırılmak için sarsılmaz veya adı ile çağırilmazmış. “Agah ol erenler” derlermiş. Nezaket, incelik, edeb her işin başı imiş de ondan… Ona eren uyanık olurmuş. İnsanların sözü kesilmez, işaret ve işmar edilmez, fısıltılar, gizli konuşmalar hoş karşılanmazmış.

Hanımlar “Efendi” derlermiş beylerine, “siz” derlermiş. Hanımefendiliklerini gösterirlermiş. Gezerken yere yumuşak basılır, ses çıkarmamaya çalışılırmış. Yerdeki haşerata basmamaya özen gösterdiği için, adı “Karınca basmaz Efendiye” çıkan insanlar varmış.

Kapıdan çıkarken arkasını dönmemek, geri geri çıkmak edebmiş.Kapı eşiğindeki ayakkabılar, dışarıya doğru değil, içeriye doğru çevrilirmiş. “Git bir daha gelme!” der gibi değil de, “gitsen de ayağının yönü buraya dönük olsun” der gibi dizilirmiş.

Eskiler hayatı o kadar nurani, o kadar temiz, o kadar manâlı yaşarmış.

Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler, Ölçülü uzaklıkta yakın beraberlikler.” diye tarif eder Üstad N. Fazıl bu hali…

Eskiler “Edeb Ya Hu!” derler, Onu görüyor gibi yaşamaya çalışırlarmış. O varken başkasına bakmaz, Onu unutmuş gibi hallere girmezlermiş. Ezel ve Ebed Sultanı’nın huzurunda nasıl hareket edilmesi gerekiyorsa öyle hareket etmek isterlermiş. “Bizi takip eden, her halimizi perdesiz, engelsiz gören, şu anda bizim durumumuza bakan Allah var!” der gibi, o mânâyı hatırlatmak için her yere “Edeb Ya Hu!” yazarlarmış. “Allah’ın huzurunda edeb” demekmiş bu…
İnsan nerede olursa olsun Allah’ın huzurunda değil midir?

Posted in Adab-ı Muaşeret, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Edep - Hürmet - Saygı, Görgü Kuralları, Güncel, Gündem, Genel, Nasihat, Osmanlılar, Tavsiyeler, Türkiye, İlginç | Leave a Comment »

Gülme adabı

Posted by Site - Yönetici Şubat 8, 2008

Gülme adabı

Gülümsemek, güler yüzlü olmak, az gülmek, gülünç olmak, gülmek, çok gülmek, kahkahayla gülmek, yapmacık gülmek, boş yere gülmek, alay edici, incitici ve küçümseyici gülmek, güldürmek, boş yere güldürmek fiilleri arasında farklar vardır. Bunların hiçbirisi diğeriyle aynı fiil değildir. Dereceleri ve aldıkları hükümler de ayrı ayrıdır. Bunlardan bazısı teşvik edilmiş, bazısı mubah görülmüş, bazısından ise sakındırılmıştır.

Bunları sırasıyla görelim:

1- Gülümsemek, güler yüzlü olmak ve az gülmek sünnettir. Bunlarda sadaka sevabı vardır. Bunlar kalbe hayat verir. Ruha huzur verir. İnsanları kaynaştırır, insanlar arasında güven, sıcaklık ve yakınlaşma meydana getirir. Dostlukları arttırır. Düşmanlıkları öldürür, husûmeti kırar. Kırgınlıkları önler. Şeytandan gelen kini, nefreti, öfkeyi, kızgınlığı, küskünlüğü söndürür ve yok eder.

Peygamber Efendimiz (asm) gülümserdi ve güler yüzlü idi. İnsanlara somurtmazdı. Kızdığında kızgınlığını belli etmezdi. Buyurmuştur ki: “Güler yüzle insanlara selâm vermen sadakadır.”1 “Allah yumuşak ve güler yüzlü kimseyi sever.”2 “Siz mallarınızla bütün insanları memnun edemezsiniz. Öyle ise, güler yüzlülüğünüz ve güzel huyunuzla onları memnun ediniz.”3 “Allah Müslüman kardeşine surat asan kimseye buğz eder.”4 “Allah’tan kork ve hiçbir iyiliği küçümseme. Bu, su isteyen birisine kovandan su vermek veya Müslüman kardeşini güler yüzle karşılamak dahî olsa.”5

2- Çok gülmek, kahkahayla gülmek, yapmacık gülmek, boş yere gülmek, alay edici, incitici ve küçümseyici gülmek ve boş ve batıl şekilde güldürmek ise derece derece yasaklanmıştır. “Hazret-i Peygamber (asm) çok susar, az gülerdi.”6

Kur’ân gereksiz gülmeye taraftar değildir. Buyurur ki: “Ağlayacak yerde gülüyorsunuz!”7

Konuyla ilgili uyarıcı hadisler ise şöyledir: “Az gül. Çünkü çok gülmek kalbi öldürür.”8

“Siz benim bildiğimi bilseydiniz az güler çok ağlardınız. Yüksek dağlara çıkar, sızlanarak Allah’a yalvarırdınız. Çünkü kurtulup kurtulamayacağınızı bilemiyorsunuz.”9

“Kim gülerek günah işlerse, ağlayarak Cehennem ateşine girer.”10

“İki çeşit gülme vardır: Bir gülme vardır ki, Allah sever. Bir gülme vardır ki, Allah gazap eder. Allah’ın sevdiği gülme şudur: Kişi görmeyi arzuladığı bir din kardeşiyle karşılaşır ve onu gördüğünden dolayı sevinir. Allah’ın gazap ettiği gülme ise, kişi incitici, eziyet verici, küçük düşürücü, alay edici, kaba veya batıl bir sözü hem gülmek ve hem de başkalarını güldürmek amacıyla söyler. Bu yüzden yetmiş kat Cehennem uçurumundan aşağı yuvarlanır.”11

“Ölüm kendisini kovaladığı halde, dünyayı kovalayan kimseye şaşarım. Kendisinden gafil olunmadığı halde, gaflete dalan kimseye şaşarım. Allah kendisinden râzı mıdır, kızgın mıdır bilmediği halde kahkahayla gülen adama şaşarım.”12

“Bana az önce şu duvarın kenarında Cennet ve Cehennem gösterildi. Hayrın yapılmasının ve şerden kaçınılmasının önemli sonuçları olduğunu bu günkü kadar görmedim. Eğer benim bildiğimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız.”13

“Acıkmadan yemek, uyku gelmeden uyumak, şaşkınlık yaşamadan yapmacık olarak gülmek, musîbet ânında feryad etmek, nîmet ânında gayr-ı meşrû şekilde çalgı çalmak Allah katında büyük gazaba sebep olan şeylerdendir.”14

“Allah şu altı hasleti çirkin görür:

1- Namazda lüzumsuz hareketler,
2- Sadakayı başa kakmak,
3- Orucu tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmak,
4- Kabirlerin yanında gülmek,
5- Cünüp olarak mescide girmek,
6- İzinsiz başkasının evine göz atmak.”15

Başkasını küçük düşürücü ve alay edici olmamak ve ölçüsüz olmamak kaydıyla ise normal gülmeler mubahtır.

Dipnotlar: Yazının devamını oku »

Posted in Adab-ı Muaşeret, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Nasihat, Tavsiyeler, Türkiye | 1 Comment »

BANYO ADABI

Posted by Site - Yönetici Şubat 7, 2008

hamam,banyo,osmanli,BANYO ADABI

BANYO ADABI

Banyo yaparken veya gusül abdesti alırken avret yerlerini örtmek ve konuşmamak banyo adabındandır. Ancak gusül geçerli olur.

BANYO ADABI:
1- Banyo yapmadan önce misvakla dişimizi temizlemeliyiz.
2- Banyoya,Allah’ın huzuruna temiz çıkmak gibi, güzel düşüncelerle girmelidir.
3- Sol ayağımızla banyoya girmelidir.
4- Girerken “Bismillahirrahmanirrahim, pisliklerin her cinsinden ve kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım” demeliyiz.
4- Banyoyu kimsenin göremeyeceği şekilde kapatmalıyız.
5- Hamamda setr-i avrete riayet etmeli ve peştamal giymelidir.
6- İlk girişimizde sağ ve sol omuzlarımızı yıkamalıyız.
7- Suyu lüzumundan fazla israf etmemeliyiz.
8- Banyoda suyun sıcaklığı gibi ürperten hallerde cehennemi düşünmeli, bununla cehennem arasında mukayesede bulunmalıdır.
9- Banyoda konuşmamalı, aşikare Kur’an ve ilahi gibi şevler söylememelidir.
10- Akşama yakın, akşam ile yatsı arasındaki vakitlerde banyoya girilmemelidir.
11- Banyoda su dökünürken ayakta su dökünmelidir. Oturarak su dökünmemelidir.
12- Banyoda küçük büyük abdest bozulmaz. Peygamberimiz bu hususta da önemle durur. ” Sizden biriniz banyo yaptığı yere idrar etmesin. Sonra bu idrar ettiği yerden abdest almasın. Vesvesenin çoğu bundan ileri gelir.”
13- Banyo, yıkanan tarafından güzelce temizlenir. Nahoş görüntülere meydan verilmez. Sabun, saç ve pis su artıkları giderilir. Kirli çamaşır asılmaz. Kirli olarak bırakılmaz.
14- Herkesin özel banyo peştamalı olur ve kendi peştamalını kullanır.
15- Banyodan evvel saç, bıyık gibi yerleri uzamışsa düzeltmeli ve kısaltmalıdır.
16-Koltuk altlarında biten tüyleri azami kırk günde bir yolmak ve tıraş etmek müstehaptır.
17- Kasıkları azami kırk günde bir temizlemek sünnettir.
18-Sağ gözümüze üç, sol gözümüze iki sürme çekmek ve sürme çekerken sağdan başlamak Peygamberimizin bir sünnetidir.
19 – Kestiğimiz tırnakları, tüyleri bir parçaya sararak toprağa gömmeli ya da yakmalıyız.

Cünüp iken traş olmak….

Cünüp bir kimsenin yıkanmadan önce vücut kıllarını alması, traş olması, tırnak kesmesi vs.. şeyler mekruhtur.Eğer bir kimse yıkanmadan, cünüplükten kurtulmadan önce vücut kıllarını
( etek, koltuk altı vs..) temizlerse, onun her kılı kıyamet gününde gelir ve şöyle der: ” Ya Rabbi.. Ona sor.. Neden beni yıkamadan zayi etti…

Demek ki cünüp olan bir kimse önce cünüplükten kurtulacak.
Sonra temizlik yapacaktır. Kişi cünüp değil ise önce temizliğini yapar sonra yıkanır..
Tırnak kesmenin, traş olmanın en evlası hafta da bir olanıdır.
Ortası onbeş günde birdir. Kırk günü geçirmek ise sakıncalıdır…

Posted in Adab-ı Muaşeret, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fıkıh, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye | 1 Comment »

KIZ VE ERKEK KARDEŞLERİN AYNI YATAKTA YATMALARI DOĞRU MUDUR?

Posted by Site - Yönetici Ocak 30, 2008

20KIZ VE ERKEK KARDEŞLERİN AYNI YATAKTA (2)

KIZ VE ERKEK KARDEŞLERİN AYNI YATAKTA YATMALARI DOĞRU MUDUR?

İslami inancımız gereği, erkek ve kız kardeşlerin ne küçüklüklerinde, ne de buluğa erdikleri dönemde birbirlerine karşı şehevî duygular beslemeleri mümkün değildir.
Fakat “her ihtimale karşı” tedbir almak da ebeveynin asli vazifeleri arasındadır.

Buna göre âkil-bâliğ olma öncesinde kardeşlerin aynı yatağı paylaşmaları caiz olsa da, buluğ çağına erdikten sonra yataklarının kesinlikle ayrılması gerekir.

Çocukların yatakları yedi yaşından itibaren ayırmaya başlanır, on yaşında yatakları ayırmak vacip olur.

Çoğunlukta olan görüşe göre çocukların yataklarını ayırma yaşı yedidir.

Aliyyu’l Kâri:
Çocuk yedi yaşında annesinin, kız kardeşinin ve diğerlerinin yatağından uzaklaştırılır. Zira bu yaş onun cinsel duygularının geliştiği yaştır

İmam Nevevion yaşından sonra erkeğin erkekle, kadının kadınla aynı yatakta yatmalarının asla caiz olmadığını söylemiştir.

Çeşitli imkansızlıklar altında kıvransak da, mutlaka kardeşlerin yatakları ayrılmalıdır. Buna göre; Erkeklerle kızların yatağını engeç yedi yaşında, kızların kendi aralarında, erkeklerin kendi aralarında yataklarını engeç on yaşında ayırmak gerekir.
.

Posted in Adab-ı Muaşeret, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Soru Ve Cevaplar, Türkiye | Leave a Comment »

Tuvalet Adabı….

Posted by Site - Yönetici Aralık 28, 2007

Tuvalet Adabı....gusul abdesti

Tuvalet Adabı….

Tuvalet âdabı, başlıbaşına bir kültür, bir terbiye meselesidir. Başka bir ifadeyle bir insanın seviyesi tuvalet âdabından da belli olur.
Peki İslâmiyet tuvalet âdâbıyla ilgili her hususu tespit etmiş midir?. Evet etmiştir. “La haya fî’ddin” (dinî meseleleri öğrenmede haya olmaz) kaidesince sahabeler bu mühim hususla ilgili de her meseleyi Peygamber Efendimize (s.a.v.) sormuşlar ve cevabını almışlardır.
Hz. Selman’ın (r.a.) rivayet ettiği hadis-i şerife bakalım: “Müşrikler Selman’a ‘Peygamberiniz sizleri herşeyi, hattâ helada oturma tarzını dahi öğretmiştir değil mi?’ dedi.
Selman, ‘Evet! Resûlullah (a.s..) büyük abdest bozmak yahut su dökmek için kıbleye dönmeyi, sağ el ile taharet almayı, [su olmadığı zaman] üç taştan azı ile ve hayvan tezeği yahut kemik ile temizlik yapmayı bize yasakladı’ diye cevap verdi.” (Müslim, Tahare: 57)

*Şimdi de “tuvalet âdâbıyla” ilgili temel kaidelere bakalım:

Yollara ve insanların oturacağı yerlere abdest bozmamak lazımdır. Bu hususta, Muaz b. Cebel (r.a.) Resûlullah’ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: “Şu üç laneti gerektirecek yere, büyük abdestini yapmaktan sakının: Su almaya gelinen yerlere, yol ortalarına ve gölgeliklere” (Tergib ve Terhib, c.1/197)

* Abdest alınan ve içilen bir su kenarına defi hacet yapmaktan sakınmak lazımdır. Hz. Ebû Hüreyre’nin (r.a.) naklettiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) bu hususta şöyle buyurmuştur: “Kim abdest alınan ve içilen bir su kenarına defi hacet yaparsa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerinedir.” (Ramûz, c.2/413-14)

* Tuvalete girerken sol ayakla girmek, çıkarken sağ ayakla çıkmak lazımdır. Tuvalete girişte, “Erkek ve dişi şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım”; çıkarken ise “Elhamdülillah. Beni eziyet veren halden kurtaran Allah’a hamdederim” demek lazımdır. Defi hacetten sonra temizlik yaparken sol eli kullanmak gerekir.

* Abdest bozarken kıbleye dönmemek lazımdır. Hz. Ebû Eyyûb’un (r.a.) rivayetine göre Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Sizden biri büyük veya küçük abdeste çıktığında ön veya arkasını kıbleye dönmesin.” (a.g.e, c.1/45-19)

* Tuvalette konuşmamak lazımdır. Ebû Said el-Hudri (r.a.) Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “İki kişi avret yerleri açık ve birbirleriyle konuşarak tuvalete çıkmasın. Zira Allah buna gücenir.
(Tergib ve Terhib, c. 1/203)

* Tuvalette sidiğin sıçramasından sakınmak lazımdır. Zira bundan sakınmamak kabir azabına sebeptir. İbn Abbas (r.a.) Resûlullah’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: “Kabir azabının çoğu sidiktendir. Sidikten sakının.” (a.g.e., c. 1/205)

* Açık arazilerde yerdeki deliklere küçük abdest yapmaktan sakınmak lazımdır. Peygamber Efendimiz, “Yerdeki delikler cinlerin meskenleridir” buyurarak buraya küçük su dökmeyi yasaklamıştır, (a.g.e., c. 1/202)

* Tuvalette büyük veya küçük abdestten sonra temizlenirken su kullanmak lazımdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Kuba’lıların temizlik için su kullanmalarını övmüştür. En güzel temizlik şekli su ile yapılanıdır. Tuvalet kağıdıyla yapılan temizlik hiçbir zaman su ile yapılan temizliğin yerini tutamaz. Şayet su bulunamazsa, açık arazide bulunuluyorsa o vakit taşla temizlenmek gerekir. Taharet için taş kullanıldığında tek sayıda kullanmak lazımdır.

1- Tuvalete girerken Euzü Besmele çekilip, (Allahümme innî eûzü bike minel hubsi vel habais) duası okunur.

2- Tuvalete girerken elinde, Allahü teâlânın ismi ve Kur’an-ı kerim yazılı bir şey bulunmamalı. Cepte veya kapalı olursa mahzuru olmaz. Boynunda Allah yazılı kolye bulunmamalı. Varsa bluz içine koymalı.

3- Tuvalete uygun şekilde kaplanmış muska ile girmek caizdir.

4- Tuvalete sol ayakla girip, sağ ayakla çıkmalı.

5- Tuvaletten çıkınca, (Elhamdülillâhillezî ezhebe anil eza ve afâni) duası okunmalı.

6- Tuvalette konuşmamalı, çok oturmamalı, gazete falan okumamalı, şarkı söylememeli, sigara içmemeli, sakız çiğnememelidir.

7- İstincadan, yani taharetlendikten sonra hemen örtünmeli.

8- Tuvalette abdest bozarken, önü ve arkayı kıbleye getirmemeli.

9- Pisligi almalı . En sonunda kalan pislik varsa onu da su ile yıkamalı.

10- Erkekler, istinca yaparken, arkadan öne doğru, kadınlar ise önden arkaya doğru yıkamalı. Böylece ön avret yerine pislik bulaştırılmadığı gibi, tahrik edilerek şehvete de sebep olunmaz.

11- Taharetlendikten sonra, bez ile kurulanmalı. Bez yoksa tuvalet kâğıdı ile de kurulanmak caiz olur. Bu kâğıtlar o maksatla imal edilmiştir. Başka kâğıtları kullanmak mekruh olur.

12- İstincadan, yani temizlendikten sonra iç çamaşırına bir miktar su serpmeli. Böylece, çamaşırında yaşlık görünce idrar sanmamalı, bu benim döktüğüm su diyerek vesveseye kapılmamalı.

13- Temizlendikten sonra, erkekler istibra yapmalı. Kadınlar istibra yapmaz. İstibra idrar kanalında idrar bırakmamaktır. İstibra, yürüyerek, öksürerek veya sol tarafa yatarak yapılır.

14- İstibra yapılmadan tuvaletten çıkılırsa, idrarın çıkma ve çamaşıra bulaşma ihtimali olacağından, tuvaletten çıkmadan önce idrar deliğine, arpa büyüklüğünde bir pamuk konularak idrarın dışarı çıkması önlenmeli.

15- İstibra yapılarak idrar kalmadığının anlaşılmasına, kalbin mutmain olmasına istinka denir. İstinkadan sonra, artık abdest alınabilir.

16- Avret yerine ve necasete bakmamalı, tuvalete tükürmemeli.

17- Tuvalette elbiseye idrar sıçratmamalı. Bunun için mümkünse, ayrı bir pijama, eşofman kullanılmalıdır. Tuvalete özel pijama ile ve başı örtülü olarak girmek müstehabdır.

18- Tuvaletten çıkınca elleri yıkamalı.

19– Hiçbir suya, cami duvarına, mezarlığa ve yola abdest bozmamalıdır.

20- Su bulunmazsa, taş ve benzerleri ile taharetlenmek, de su yerine geçer.

.

Posted in Adab-ı Muaşeret, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye | 5 Comments »

Yemek Yeme Adabına Buyurun ..

Posted by Site - Yönetici Kasım 2, 2007

Yemek Yeme Adabı,Yemek Hakkındaki Birtakım Dinî ve Tıbbî Edepler-imam gazali,ihya-i ulumuddin

Yemek Yeme Adabına Buyurun

Ömer b. Ebî Seleme (r.a.) anlatıyor: Ben Resulullah’ın (s.a.v.) eğitim ve gözetimi altında henüz bir çocuktum. Elim yemek kabının içinde dolaşıyordu. Bunun üzerine bana: ‘Ey çocuk! Besmele çek, sağ elinle ve önünden ye!” buyurdu. Artık ondan sonra hep öyle yedim. (Buhari, Yeme, 2; Müslim, Eşribe, 108; İbn Mace, Yeme, 8; Ahmed b. Hanbel, IV, 26.)
Yemek yerken yanımıza bir çocuk gelse ne yapmamız gerekir?

İshak b. Yahya b. Talha anlatıyor:
İsâ b. Talha ile beraber mescidde idim. Derken Sâib b. Yezid içeri girdi, beni yanına çağırarak:
– Şu yaşlı adama git ve ona:
“Amcam İbn Talha sana Resulullah’ı (s.a.v.) görüp görmediğini soruyor” de!
Ben de gittim ve:
– Resulullah’ı (s.a.v.) gördün mü? dedim. Bunun üzerine o şu cevabı verdi:
– Evet, Resulullah’ı (s.a.v.) gördüm, ben ve yanımdaki çocuklarla birlikte Ona gitmiştik ve Onu bir sepet içindeki hurmadan yerken bulmuştuk.
Yanında bazı sahabeler de vardı. Bize de avuç avuç hurma verdi ve başlarımızı sıvazladı. (Hadisi Taberani rivayet etmiştir.)

Saçları tıraş etmenin adabı
İbn Ömer’in (r.a.) rivayetine göre Peygamber (s.a.v.) saçının bir kısmı tıraş edilmiş, diğer bir kısmı bırakılmış bir çocuk gördü. Derhal bunu yapmalarını yasakladı ve şöyle buyurdu: “Ya tamamını tıraş edin veya hepsini olduğu gibi bırakın!” (Ebu Davud, Tereccül,14.)
– Yine İbn Ömer’den (s.a.v.) rivayet edildiğine göre Resulullah (s.a.v.) yarım tıraş yani, başın bir kısmını tıraş edip bir kısmını da bırakmayı yasakladı. (Buharî Libas 72; Müslim Libas 72; Ebu Dâvud Tereccül 14; Nesai, Zınet, 5; (bn Mace, Libas, 38; Ahmed b. Hanbel, II, 39. Hadisi İmam Ebu Hanife de rivayet etmiştir. Bkz. Zebidi, Uküdu’nl-Cevahir, II,156)

Neler yapılmamalı
İbnu’l-Kayyım, Ahkâmu’l-Mevlud’ünde, hadis üzerine şu açıklamayı yapmaktadır: Bu dört şekilde olur:
1- Başın muhtelif yerlerinin rastgele tıraş edilmesi,
2- Hıristiyan papazların yaptığı gibi ortasının tıraş edilip yanlarının bırakılması,
3- Ayak takımı güruhunun yaptığı gibi yanlarının tıraş edilip ortasının bırakılması,
4- Başın ön tarafının tıraş edilip arka tarafının bırakılması. Bunların hepsi Peygamberin (s.a.v.) yasakladığı tıraş türündendir. Şüphesiz Allah daha iyi bilir.

İmam Gazzâli’nin tavsiyeleri
İmam Gazzâli, çocuğun öğrenmesi ve uygulaması gereken yemek adabının önemine dikkat çekmiştir. Burada biz onları maddeler halinde sıralamak istiyoruz:
1- Yemeği sağ eliyle yer ve besmele çeker,
2- Önünden yer,
3- Başkasından önce yemeğe davranmaz,
4- Yemeğe ve yemek yiyenlere gözünü dikerek bakmaz,
5- Yerken acele etmez,
6- Yemeği iyice çiğner,
7- Lokmaları peşpeşe yutmaz,
8- Yemeği elbisesine ve ellerine bulaştırmaz,
9- Katığı şart ve mecburi görmemesi için, bazan sade ve katıksız ekmeğe alıştırılır,
10- Çocuğun yanında, çok yemek yiyenler hayvanlara benzetilerek oburluğun çirkin olduğu anlatılır ve az yemek yiyen terbiyeli çocuklar övülür. Yemeğin üstün bir nimet olduğu ama onun problem yapılmaması çocuğa telkin edilir.
11- Kuru ve katı yiyeceğe razı olmak.

Bizzat ilgilenmiştir
Bizzat Peygamber (s.a.v.) çocukları tıraşı ile ilgilenmiştir. Abdullah b. Câfer’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Peygamber (a.a.v.) Câfer’in vefatından üç gün sonra ailesine gelerek:
“Bugünden sonra artık kardeşime ağlamayın” dedi.
Sonra da “Kardeşimin oğullarını yanıma çağırın” dedi. Derken bizi huzuruna getirdiler. Adeta biz kuş yavruları gibiydik.
Peygamber (s.a.v.):
“Bana berberi çağırın” dedi ve başımızı tıraş etmesini emretti. (Ebu Davud, Tereccül, 13; Nesai, Zinet, 57; Ahmed b. Hanbel, I, 204.)

Peruğa lanet okundu!
Kız çocuklarının saçı hakkında da Peygamber’in (s.a.v.) talimatı bulunmaktadır. .
Esmâ’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre bir kadın Peygamber’e (s.a.v.) geldi ve:
– Ya Resulullah! Benim kızım çiçek hastalığına yakalandı ve saçları döküldü. Ben onu evlendirdim. Ona başka saç ilave edeyim mi? dedi. Peygamber (s.a.v.):
– Başka saç ilave edene de ettirene de Allah lanet etsin! buyurdu. (Buhari, Libas, 85; Müslim, Libas, 115; Ebu Davud, Tereccül, 5; Tirmizi, Libas, 25; Nesai, Zinet, 22-24; İbn Mace, Nikah, 52; Ahmed b. Hanbel, II, 21.)

Posted in Adab-ı Muaşeret, Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Fetvalar, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: