Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Papaz Tevrat’ı okurken Hz.Muhammed ( s.a.v.) in ismini gördü ve…

Posted by Site - Yönetici Şubat 11, 2019

Papaz Tevrat’ı okurken Hz.Muhammed ( s.a.v.) in ismini gördü ve…

Peygamberimiz (s.a.s.) zamanında Şam’da bir Yahudi hahamı vardı.
Bu haham zamanın ileri gelen Yahudilerindendi. Bir gün bin sûre ve her sûresi bin âyetten ibaret olan Allah (C.C.)’nın kelâmı Tevrat’ı okurken dört yerinde Hazret-i Peygamberimizin ismi şerifine rastladı,

Peygamberimizin îslâmiyeti anlatmakla vazifeli olduğunu ve Medine’de İslâm dinini yaydığını daha evvel çok duyuyor ve yayılan Islâmiyete ve Peygamberimize karşı büyük bir kin besliyotdu. Bundan dolayı Tevrat kitabında O’nun isminin bulunmasına tahammül edemeyerek hasedinden o dört sahifeyi yırtıp attı.

Fakat Cenab-ı Allah ona îslâmiyeti nasip edecekti, ikinci gün gene Tevrat okumaya başladığında bu sefer sekiz yerde Peygamberimizin ismi şerifine rastladı. Sekiz sahifenin sekizini de yırtması lâzımdı. Bir hayli düşündükten sonra onları da yırtmaya karar verdi, yırtarak onları da ateşe atıp yaktı.

Ne var ki Cenab-ı Allah ikaz etmeye devam ediyordu. Sabahleyin açıp da okumaya başlayınca bu sefer yirmi dört sahifede ayrı ayrı yirmi dört kere peygamberimizin ismi geçiyordu. Bu defa yırtıp atamadı. Çünkü yırta yırta o koca kitabı baştan sona bitirmesi lâzım geliyordu. Hergün ismi şerifin bir kat daha arttığını görünce, Peygamberimizin hakiki bir kurtarıcı olduğunu, Allah tarafından gönderilmiş bir Nebiyyi Kerîm olduğunu anlaması gerekiyordu, içine bir ateş düştü. Oturduğu yerden kalkarak doğru en samimi olduğu bir haham arkadaşının yanına gidip durumu anlattı, kendisine Medine’nin yolunu tarif etmesini rica etti. Arkadaşı:
-Yahu sen şaşırdın mı? O bir sihirbazdır. Sakın ha Medine’ye gideyim falan deme! diyerek sıkı sıkı tenbihte bulundu İse de o artık kararını vermişti:
-Yok, yok! İş senin bildiğin gibi değil…
Bu zamana kadar kendimizi aldattığımız yeter, ben gideceğim Medine’ye, diyerek oradan ayrıldı ve Medine’nin yolunu bilen başka kimselerden öğrenerek yola düştü.

Araya sora artık kaç günde gitti ise Medine’yi buldu ama, Server-i Kâinat Efendimizi hayatta bulamadı. Çünkü O, Medine’ye vardığında Peygamberimiz irtihal edeli dört gün olmuştu. Bir sokakta giderken, gayet nur yüzlü bir zata rastladı. Anladı onun Nur’u ilâhî ile alâkadar olduğunu… Sordu:
-Ey kardeş’. Ben yabancıyım, Resül-ü Zîşan ile müşerref olmaya geldim. Beni onun huzuruna çıkarır mısınız? dedi. O rast geldiği sahabi Selman-ı Farisi Hazretleri idi: Merhaba, hoş geldiniz… Gelin benimle, diyerek önünde yürümeye başladı.

Fakat, Peygamberimizin Dar-i Baka’ya irtihal ettiğini ona bir türlü söyleyemiyor, gözlerinden ırmak gibi yaşlar akıtarak ilerliyordu. Yolda yanlarına Cihar Yarı Güzin efendimizi de alarak Ravza-i Mutahharaya vardılar. Orada Şam’dan îslâmiyeti kabul ederek Peygamber Efendimizle müşerref olmak için gelen o zata kabri şerifi göstererek: Senin görmek ve dinini kabul etmek için geldiğin o zatı şerif Hazreti Muhammed Mustafa’dır. Ve dört gün evvel bizi öksüz bırakarak Âlem-i bakaya göçüp gitmiştir, dediler.

îslâmiyeti kabul ederek gelen o eski haham İse onlardan daha çok ağlamaya ve gözyaşı dökmeye başladı, hüngür hüngür ağlıyordu ve dedi ki:
-Onu gören içinizde varsa ben de onları görmüş olayım, diyerek büyük bir aşkla sahabe-i kiramın yüzlerine bakıyordu.
Sonra Peygamberimizin en yakın akrabalarından olan Hazreti Ali’den vasıflarını sordu. Her hareketini dikkatlice dinledikten sonra:
– Vallahi benim Tevrat’ta okuyup öğrendiğim sizin anlattığınızın ta kendisidir, diyerek peygamberimizin sırtına giydiği bir elbisesini istedi. Selman-ı Farisi Hazretleri gidip Hırka-i Şerifi getirince alıp öptü yüzüne gözüne sürdü ve:
– Eşhedü en lâ İlahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü, diyerek îslâmiyeti kabul etmek şerefine erdi. Daha sonra ise ellerini kaldırarak şöyle dua etti:
-Ya Rabbi! Sen Erhamürrâhimîn’sin, eğer benim sana ve Resulü kibriyana olan îmanımı kabul etti isen sana hamdü senalar olsun ne mutlu bana…

Artık ben Resûlüllah’ı görmeden duramayacağım, benim, ruhumu buracıkta, onun kabri başında al da, ona en çabuk zamanda kavuştur beni, diye dua etti. Cenab-ı Allah (C.C.) onun içten gelen duasını kabul buyurmuştu. Hemen düşerek ruhunu orada Cenab-ı Allah’a teslim edip Resulü Kibriya’ya kavuştu.

Eshab-ı Kiram, aldılar, yıkadılar, kefenlediler ve cenazesini kılıp islâmî usûl üzere defnettiler.

Kaynak ; İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 9/309.

Bir Yanıt to “Papaz Tevrat’ı okurken Hz.Muhammed ( s.a.v.) in ismini gördü ve…”

  1. . said

    Bununla ilgili hadisler mi var? Yazan kişi neye göre yazmış?

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: