Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 02 Kas 2017

İnsanın Doldurduğu Kabların En Kötüsü Midesidir.

Posted by Site - Yönetici Kasım 2, 2017

AZ YEMENİN ÜSTÜNLÜĞÜ VE SEVABI

“Açlık ve susuzluk ile nefsinize karşı savaşınız. Zira bunun sevabı, Kâfirlerle cihad sevabı gibidir. Yüce Allah katında açlık ve susuzluktan daha sevimli bir amel yoktur.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Midesini dolduran kimseye melekut âlemini göstermezler.”

Peygamber (S.A.S.) “İnsanların en faziletlisi kimdir?” diye sordular. Şöyle buyurdu:
“Az yiyen, ay uyuyan ve ancak avret yerlerini örtecek kadar elbisesi olan kimsedir.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Giyininiz, karnınız yarım doyuncaya kadar yiyiniz ve içiniz. Zira az yemek peygamberlikten bir cüzdür.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Düşünmek ibadetin yarısı, az yemek ise tamamıdır.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Kıyamet gününde Allah katında en üstününüz, en çok aç kalanınız ve Yüce Allah’ı en çok düşünenizdir. Allah katında en sevimsiz olanınız da çok yiyen, çok içen ve çok uyuyanınızdır.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Yüce Allah dünyada az yiyip az içen kullarını meleklere karşı övüp şöyle buyuruyor: Şu kuluma bakın, ona yemek hırsı verdim. O ise benim için yemiyor. Şahid olun, terk ettiği her lokma için cennete ona bir derece veririm.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Çok yiyip içmekle kalbinizi öldürmeyiniz. Zira kalb bir ekin tarlası gibidir. Fazla su tohumu keser ve çürütür.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“İnsanın doldurduğu kabların en kötüsü midesidir. İnsanın belini doğrultacak kadar yemesi yeterlidir. Bunu yapamazsa midenin üçte birini yemekle, üçte birini su ile üçte birini de boş bulundurmalıdır.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Yün giyiniz, paçaları sıvayınız, midenizi yarıya kadar doldurunuz ki bu sayede göklerin sırlarını anlayabilirsiniz.”

İsa (A.S.) Havarilerine şöyle buyurdu:
“Ey Havarilerim! Midelerinizi boş bırakınız. Süslü elbiselerden kaçınınız. Ancak böylece kalbleriniz Allah’ı görür.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Şeytan damardaki kan gibi vücutta dolaşır. Geçiş yollarını açlıkla daraltınız.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Tok karınla yemek yemek miskinlik ve alalık hastalığını getirir.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
Mü’min bir kap ile karnını doyurur, münafık ise yedi kab ile.”
Yani münafık mü’minin yedi katı yemek yer ve dolayısıyle şehveti de yedi kat fazla olur.

Hz. Aişe (R.Anha) anlatıyor:
Peygamber [s,a,v] buyurdu ki: “Cennetin kapısını devamlı çalın ki, size açılsın” “Nasıl açâlim?” dedik. “Açlık ve susuzlukla” buyurdu.

Ebu Huzeyfe (R.A.) Peygamber’in (S.A.S.) yanında geğirdi. Peygamberimiz (S.A.S.) buyurdu ki:
“Geğirmeni at (az yemek ye). Zira bu dünyada tok olan öbür dünyada aç kalır.”

Hz. Aişe (R.Anha) diyor ki:
Peygamber (S.A.S.) hiçbir zaman doyuncaya kadar yemek yemezdi. Açlık çekmesine dayanamayıp ağladığım olurdu. Elimi midesine koyar “Sana canım feda olsun. Dünyadan açlık çekmeyecek kadar yeseniz ne olur?” derdim.

Buyurdu ki:
“Ya Aişe, benden önce yaşayan büyük azim sahibi kardeşlerim ve peygamberler, Yüce Allah’ın ihsanına kavuştular. Çok yersem onlardan geri kalmaktan utanırım. Az yemekle birkaç gün sabretmeyi, ahirette derecemin düşmesine tercih ederim. Kardeşlerime kavuşmaktan onlar gibi olmaktan daha çok sevdiğim bir şey yoktur.”

Hz. Aişe (R. Anha) buyuruyor:
“Yemin ederim Resulallah bu konuşmadan sonra bir haftadan fazla yaşamadı.”
Hz. Fatıma (R. Anha) bir parça ekmekle Peygamberimiz (S.A.S.) yanına geldi. Peygamberimiz (S.A.S.)
“Bu ekmek parçası nedir?” diye sordu. Hz. Fatıma:
“Kendim pişirdiğim ekmektir. Sissiz yemek istemedim” dedi. Peygamberimiz buyurdu ki:
Kızım üç günden beri babanın ağzına giren ilk lokma, bu getirdiğin ekmektir.”

Ebu Hüreyre (R.A.) diyor ki:
“Hiçbir zaman üst üstü üç gün Resulallah’ın evinde buğday ekmeği yenmemiştir.”

Peygamberimiz buyurdu ki:
“Dünyada açlık çekenler ahirette tok olurlar. Allah’ın en az sevdiği kimseler, midelerini tıka-basa doldurdukları için mideleri bozulan kimselerdir. Canı çektiği halde bir lokmayı yemeyen kimse için o lokma cennette bir derece olur.”

Din büyüklerinin bu hususta söylediği sözler.

Hz. Ömer (R.A.) diyor ki:
“Oburluktan sakının. Zira çok yemek dünyada hamallık, öldükten sonra da pis kokudur.”

Sakık-ı Belhi diyor ki:
“İbadet bir sanattır; dükkânı yalnızlık, aleti ise açlıktır.”

Lokman oğluna dedi ki:
“Oğulcağızım, mide dolunca tefekkür uyur, hikmet dilsizleşir ve organlar tembelleşirler.”

Fudayl bin İyad kendi kendine şöyle derdi:
“Neden korkuyorsun, aç kalmaktan mı? Sen nesin ki, Hz. Muhammed (S.A.S.) ve ashabı bile aç kalmışlardır.”

Fudayl bin İyad Allah’a şöyle yalvardı:
“Allahım, beni ve ailemi aç bıraktın, gece karanlığında ışıksız koydun. Sen bütün bunları velilere ve dostlarına yaparsın. Acaba beni bu mevkiye yükselten şey nedir?”

Yahya b. Muaz diyor ki:
“Allah’ı arayanların açlığı ikaz, tevbe edenlerin açlığı tecrübe, müctehitlerin açlığı keramet, sabredenlerin açlığı siyanet, zahitlerin açlığı ise hizmettir.”

Ebu Sülayman-ı Darrani diyor ki:
“Akşamleyin bir lokma az yemek, benim için bir gece ibadet etmekten daha sevimlidir. Açlık Allah’ın hazinelerindendir. Allah dilediği ve sevdiği kimselere açlık verir.”

Malik-i Dinar diyor ki:
“İnsanlara muhtaç olmayacak kadar ekin ekene müjdeler olsun.”

Sehl-i Tüsteri diyor ki:
“Nefsini acıktıran, vesveselerden kurtulur.”

Muhammed İbni Vasi diyor ki:
“Sabah akşam aç olduğu halde Yüce Allah’tan razı olana müjde ve saadetler olsun.”

Sehl-i Tüsteri diyor ki:
“Din büyükleri ve derin düşünenler dine ve dünyaya baktılar. Dünya için az yemekten daha faydalı ve ahiret için tokluktan daha zararlı bir şey göremediler.”

Abdülvahid diyor ki:
“Yüce Allah açlık çekenleri sever. Açlık çekenler hariç, kimse su üstünde yürümemiştir. Kısa zamanda uzak mesafelere açlık çekenler hariç kimse gitmemiştir.”

Peygamberimiz buyuruyor ki:
“Musa (A.S.) Yüce Allah ile konuştuğu kırk gün hiçbir şey yemedi.”

Kaynak : Kimya-i Saadet – İmam Gazali

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kimya-i Saadet - İmam Gazali, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: