Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

ŞAKA YAPMAK VE GÜLDÜRMEK

Posted by Site - Yönetici Ocak 28, 2016

bu koyde saka yapmak yasak,ŞAKA YAPMAK VE GÜLDÜRMEK

ŞAKA YAPMAK VE GÜLDÜRMEK

Peygamberimiz aşırı derecede şaka yapmayı yasaklamıştır. Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
Kardeşinle mücadele ve şaka etme.”
Ancak aşırı ve devamlı olmamak şartı ile şaka mübahtır.
Nitekim, Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
Ben de şaka yaparım. Fakat yalnız doğruyu söylerim.” Hem şaka yapıp, hem doğrudan ayrılmamak ancak peygambere mahsus bir iştir. Zira başka insanlar şaka yaparken gayeleri, dinleyenleri güldürmektir.
Oysa, Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: “İnsan yanındakilerini güldürmek için konuştuğu önemsiz bir söz yüzünden süreyya yıldızından daha uzun bir mesafe derinliğinde ateşe atılır.

Hz. Ömer (R.A.) diyor ki: “Çok gülen etkinliğini yitirir. Şaka yapana, şaka yapılır. İnsan devamlı yaptığı şeyle tanınır. Çok konuşan çok düşer. Çok düşen utanmaz. Utanmayan kimse, şüpheli şeylerden aç kaçınır. Şüpheli şeylerden aç kaçınanın da kalbi ölür.” Çok gülüp neşeli olmak ahireti anmamanın belirtisidir. Onun için, Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: “Eğer benim bildiklerimi siz bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız.

Adamın biri kardeşine sordu: “Cehenneme uğrayacağını biliyor musun?” Adam cevap verdi: “Evet biliyorum” “Peki cehennemden çıkacağına emin misin?” “Hayır değilim.” “O halde nasıl gülüyorsun?
Bu konuşmadan sonra adamın bir daha gülmediği söylenir.

Vehb b. el-Verd bayram günü gülen halka şöyle seslendi:
Eğer günahlarınız bağışlanmadıysa, durumunuz Allah’tan korkanlara hiç te uygun değildir.

Abdullah b. Ebi ya’la diyor ki: “Nasıl gülüyorsunuz? Belki de kefeniniz dokunmak üzeredir.

Muhammed b. Vasi diyor ki: “Cennet’te duran bir insanın ağlaması ne kadar garip ise, dünyada, nereye gideceğini bilmeden gülen insanın gülmesi de o derecede şaşılacak şeydir.” Bu anlattığımız zararlar kahkahalarla, sık sık gülenler içindir. Yoksa gülümsememek iyi bir şeydir.

Peygamberimiz (S.A.S.) ses çıkarmadan, yani kahkaha atmadan dişleri görülecek şekilde gülerdi.

Huysuz deveye binmiş bir bedevi, Peygamberin (S.A.S.) yanına yaklaşıp bir şey sormak istiyordu. Fakat devesi huysuzlanıp kaçıyordu. Ashab-ı kiram da ona bakıp gülüşüyorlardı. Deve adamı düşürüp öldürdü. Sahabeler durumu Peygambere (S.A.S.) bildirdiklerinde şöyle buyurdu: “Sizin ağzınız onun kanıyla dolu” Bu sözüyle, adama gülmelerinin doğru olmadığını belirtti.

Şaka ağır başlılığı yok eder. “Küçüklerle şaka yapmayın; Sizi eğlenceye alırlar.
Büyüklerle şaka yapmayın; size kızarlar.
Adi kimselerle şaka etmeyin; size hakaret ederler.

Ömer b. Abdulaziz “Allah’tan korkun ve şakadan kaçının. Zira şaka kin tutmağa, kin de kötülüklere sebep olur.”

Arapçada şakanın anlamı “mizah“tır. Hz. Ömer’e sordular: “Şakaya niçin mizah demişler?” Şu cevabı verdi: “İnsanı haktan uzaklaştırdığı için” Denilir ki: “Şaka aklı yok eder, dostluğu da bozar.”

SORU: Resulü Ekrem ve ashabının da şakalaştıkları söyleniyor. O halde şaka nasıl yasak olabilir?

CEVAP: Resulü Ekrem ve ashabı şaka ederken doğrudan ayrılmaz, kimsenin kalbini k ı rmaz ve aşırı gitmezlerdi. Bu şartlar çerçevesinde şaka yapmakta beis yoktur. Resulü Ekrem de yapmıştır diyerek şakacılığı meslek edinmek aşırıya kaçmak gaflettir. Resulü Ekrem yukarıdaki şartlar çerçevesinde şaka yapmıştır. Bu, bütün gün oyunla vaktini geçirenin Peygamberin kısa bir süre Hz. Aişe’ye zencilerin oyunun seyretmesine müsaade ettiğini delil olarak göstermeğe benzer. Bu büyük bir hatadır. Zira ısrarla işlenen küçük günahlar, büyük günahlara döndükleri gibi, mübah olan bazı şeyleri de devamlı yapmak günaha dönüşür.

İbn-i Abbas, kendisine soranlara Peygamberin (S.A.S.) şaka yaptığını söyledi ve şunu anlattı: Resulü Ekrem bir defasında muhterem zevcelerinden birine geniş bir elbise yaptı ve şöyle buyurdu: “Bunu giy, Allah’a hamd et, ve gelin etekliği gibi eteklerini topla.

Enes (R.A.) diyor ki:
Resulü Ekrem zevceleriyle şakalaşır ve onlara gülümserdi.” Bir gün Resulü Ekrem’in yanına yaşlı bir kadın geldi. Resulü Ekrem buyurdu ki: “Yaşlı kadınlar Cennete girmez” Bunun üzerine kadın ağlamaya başladı. Resulü Ekrem: “Sen o gün yaşlı değil, genç olursun” dedi ve gönlünü aldı.

Nitekim Kur’anı Kerim’de de: Yüce Allah buyuruyor ki: “Onları bakire, eşlerine düşkün ve yaşıtları kılmışızdır.” VAKIA SURESİ, Ayet: 35-36

Zeyd b. Eslem diyor ki: “Ümmü Eymen adında bir kadın Resulü Ekreme gelerek “Kocam sizi davet ediyor” dedi. Resulü Ekrem: “Şu gözünde beyazlık olan adam mı?” Kadın: “Hayır Ya Resulallah kocamın gözünde beyazlık yoktur” Peygamber: “Evet, evet onun gözünde ak vardır” buyurdu. Resulü Ekrem’in gayesi gözünün içindeki aklıktı. Şaka yapmakla beraber doğru söylüyordu. Bir kadın “Beni deveye bindirin” dedi. Resulü Ekrem “Seni bir deve yavrusuna bindiririm” buyurdu. Kadın: “Ben deve yavrusunu ne yapayım. Beni taşıyamaz ki” deyince, Peygamber (S.A.S.): “Her deve, bir devenin yavrusudur” buyurdu. Yine şakası bir gerçeğin ifadesiydi.

Hz. Aişe (R.Anha) diyor ki: “Bedir gazası için Resulü Ekrem ile yolculuğa çıktık. Bir gün bana: “Gel seninle yarışalım” dedi. Ben de sıkıca sarıldım. Bir çizgi çizdik. Yarışmaya başladık, yarışmayı Resulü Ekrem kazandı ve “Ya Aişe, bu zülmecazdaki koşunun karşılığıdır” buyurdu. “Zülmecaz Mekke’de bir yerin adıdır.

Hz. Aişe (R.Anha) küçük iken Peygamberle (S.A.S.) orada yarışmış ve onu geçmiştir. Hz. Aişe (R.Anha) diyor ki: “Bir gün Resulü Ekrem ile Sevde (Hz. Muhammed’in zevcesi) yanımdaydılar. Bulamaç pişirdim. Sevde’yi yemeğe davet ettim. “Ben onu sevmem” dedi. “Eğer yemezsen yüzüne sürerim” dedim. “Tadına bilem bakmam” deyince biraz alıp yüzüne sürdüm.
Resulü Ekrem aramızda oturuyordu. Sevde’nin eli bana yetişsin diye dizini indirdi. Sevde de yüzüme sürdü. Resulü Ekrem bize bakıp gülümsüyordu.

Peygamberimiz (S.A.S.) şakayı çoğunlukla kadın ve çocukların gönüllerini almak için yapardı. Yoksa şakayı sevdiği için değil, üstelik şaka yaparken de yine doğruluktan ayrılmazdı. Enesin anlattığına göre Resulü Ekrem torunu Hasana dilini çıkarır, Hasan onu görünce sevinir ve ona doğru koşardı.

Uyeyne b. Bedre “Oğlum doğdu, büyüdü, evlendi. Bir kez olsun yüzünü öpmedim.” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz (S.A.S.) şöyle buyurdu: “Merhamet etmeyen, merhamet görmez.”

Bir gün gözlerinden biri ağrıyan Suheyb (R.A.) hurma yiyordu. Resulü Ekrem: “Gözlerin ağrıdığı halde, hurma mı yiyorsun?” diye şaka etti. Suheyb de: “Ey Allah’ın Resulü, ağrımıyan tarafı ile yiyorum” cevabını verdi. Resulü Ekrem bu sözü duyunca güldü.

Havvat bin Cübeyr, kadınlara düşkündü. Bir gün Mekke yolunda bazı kadınlarla dururken oradan geçmekte olan Peygamber onu gördü. Burada ne yapıyorsun buyurdu. O da “Ya Resulallah, serkeş bir devem var, onu bağlamak için kadınlardan ip istedim,” dedi. Resulullah geçip gitti. Havvat diyor ki: “Bu olaydan sonra nerede beni görseEy Havvat, serkeş deveni ne yaptın? Hala serkeşliği devam ediyor mu?” diye sorardı. Ben de utanırdım. Bir gün mescidde namaz kılıyordum. Resulü Ekrem beni gördü, gelip yanıma oturdu. Ben de namazı uzattım. “Namazı uzatma seni bekliyorum” dedi. Selam verdim. Her zaman sorduğu soruyu sordu. Utandım, ses çı karamadım. Yine bir gün karşılaştım, merkebin sırtına binmiş, her iki mübarek ayaklarını da bir tarafa sallamış gidiyordu. Bana aynı soruyu sordu: “Serkeş deve ne yapıyor?” dedim ki: “Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim, Müslüman olduktan sonra deve serkeşlik etmemiştir.” Resulü Ekrem: “Allahu Ekber, Allahu Ekber. Allahım, bizi hidayete kavuştur buyurdu.

ZARAR: EĞLENCE VE ALAYA ALMA

Birisiyle eğlenip onu alaya almak, sıkıntı verdiği takdirde haramdır. Nitekim, Yüce Allah buyuruyor ki: “Ey iman edenler! Bir kavim diğer bir kavimle alay etmesin. Olabilir ki, alay edilenler (Allah katında) kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Belki alay edilen kadınlar öbürlerinden (alay edenlerden Allah katında) daha hayırlıdırlar.” HUCURAT SURESİ, Ayet: 11

Bazısını hiçe saymak, küçük görmek, insanları güldürecek şekilde noksanlıklarına dokunmak, dinimizce yasaklanmıştır.

Bu söylediklerimiz hikaye ve taklit etmek suretiyle yapılabildiği gibi, işaret ve ima ile de olabilir. Alaya alınan kimse o toplulukta bulunursa, yapılanlar gıybet sayılmasa bile yine gıybet anlamını taşır.

Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
Başkasını, tevbe ettiği gibi bir günahından dolayı ayıplayan, o günahı işlemeden ölmez.” Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki: “Başkasıyla alay edip, onlara gülene kıyamet günü Cennetin kapısını açarlar ve onagel gir” derler. Yaklaştığında kapıyı kapatırlar. Sonra başka bir kapı açılır. Adam sıkıntılı ve üzgün olarak bu kapıya gider, o da kapanır. Bu durum o kadar devam eder ki, artık adama “gel” diye seslendikleri halde gidemez bir duruma gelir. Anlar ki kendisiyle alay ediyorlar.”

Komiklik ve maskaralık yapmak, kimseyi rencide etmiyorsa, haram değildir. Zira şakadan sayılır. Ancak başkasını rencide ederse haram olur.

Kaynak : Kimyay-ı Saadet – İmam Gazali

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: