Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Şeyh Ebû’l-Fevâris Şâhîn bin Şucâ’ el-Kirmânî (k.s.} Hazretleri Kimdir ?

Posted by Site - Yönetici Ocak 3, 2016

Şeyh Ebû'l-Fevâris Şâhîn bin Şucâ' el-Kirmânî (k.s.} Hazretleri Kimdir

Şeyh Ebû’l-Fevâris Şâhîn bin Şucâ’ el-Kirmânî (k.s.} Hazretleri Kimdir ?

Şeyh Ebû’l-Fevâris Şâhîn bin Şucâ’ el-Kirmânî (k.s.} hazretlerinin Adı Şâh bin Şücâ, künyesi Ebü’l-Fevâris’tir.
Kirman pâdişâhının oğludur.
Ebû Türâb Nahşebî. Ebû Hafs. Ebû Ubeyd Busrî ve Yahya bin Muâz gibi âlimlerle sohbet etmiştir. Ebû Osman Hîrî talebesi İken, Şâh Şücâ’nın izniyle Ebû Hafs’ın talebesi olmuştur.
Tövbesinin sebebi şöyle anlatılır: “Şâh Şücâ dünyâya geldiği vakit, göğsünün üzerinde yeşil bir hatla “Allah celle celâlühü” yazılıydı. Gençlik zamanında gezip tozmayı, eğlenmeyi kendine iş edinmişti. Saz çalıp, şarkı söylerdi. Bir gece, bir mahallede, saz çalıp şarkı söylüyordu. Bir kadın evinden çıkıp, onu seyretmeye gitmişti. Kocası uyanıp karısını evde göremeyince, dışarı çıkıp karısını Şâh Şücâ’yı seyrederken görünce, Şâh Şücâ’ya;
-“Ey zâlim! Tövbe etmenin zamanı gelmedi mi?” diye sordu. Şâh Şücâ’ bunun etkisinde kalarak;
-“Geldi, geldi...” deyip elbisesini yırttı ve sazı kırdı. Eve gelip gusül abdesti alarak, kırk gün dışarı çıkmadı ve bir şey yemedi. Bunun için babası; -“Bize kırk yılda vermediklerini ona kırk günde verdiler.” demişti.

Şâh Şücâ kırk yıl uyumadı. Uyumaması için gözüne tuz sürerdi. Gözleri bu yüzden devamlı kızarık olurdu. Bir gece uyuduğunda, rüyasında anlatılması güç. çok güzel şeyler gördü. Bundan sonra onu nerede görseler, yanında bir yastığa dayanır uyurdu. -“Belki Öyle bir rüya görürüm diye uyuyorum.” derdi. Uyumağa âşık olmuştu. “Böyle rüyanın bir ânını, bütün âlemin uyanıklığına değişmem.” buyururdu. Şâh Şücâ ile Yahya bin Muâz arasında iyi bir dostluk vardı. Aynı bölgede bulundukları halde, Şâh Şücâ, Yahya bin Muâz’ın meclisinde bulunmazdı. -“Niçin Yahya bin Muâz’ın sohbetlerine katılmıyorsun?” dediklerinde, -“Doğrusu budur.” derdi. Şâh Şücâ Kirmanı buyurdu ki:
-“Evliyayı sevmekten daha kıymetli ibâdet olamaz. Evliyayı sevmek, Allahü Teâlâ’yı sevmeğe yol açar. Allahü Teâlâ’yı seveni Allahü Teâlâ da sever.” “Âbidlerin yaptığı nafile ibâdetler arasında, evliyaya olan muhabbet gibisi yoktur.” “Güzel ahlâk, başkalarına eziyet etmemek ve güçlüklere katlanmaktır.” “Yalan söylemekten, gıybet etmekten ve hıyanette bulunmaktan uzak durunuz.” Şâh Şücâ KirmânFnin Mir’ât-ül-Hukemâ isimli bir kitabı ile tasavvufa dâir birçok küçük risalesi vardır.

Şâh Şücâ Kirmânî’nin bir kızı vardı. Kirman valileri ona talipti. Şâh onlardan üç gün mühlet istedi. Bu üç gün içinde mescitleri dolaştı. Güzel namaz kılan bir genç gördü. Namazı bitirinceye kadar onu seyretti. Sonra yanına gidip:
Ey genç, evli misin?” diye sordu. Genç;
-“Hayır.” deyince, ona; “Kur’ân-ı kerim okuyan, takva sahibi ve güzel bir kızla evlenmek ister misin?” dedi. Genç;
Bana kim kız verir ki. dünyâda üç dirhemden başka hiç bir şeyim yok.” dedi.
-“Ben veririm, bu üç gümüşün biri İle ekmek, biri ile katık, biri ile güzel koku satın al.
dedi. Şâh Şücâ kızını o genç ile evlendirdi. Kızı, o fakir gencin evine girdiğinde, bir kuru ekmek parçası gördü.
– “Bu nedir?” diye sorunca, genç;
-“Senin nasibindir. Yarın sabah yemek için ayırmıştım.” dedi. Şâh’ın kızı babasının evine doğru gitmeye başlayınca, genç;
-“Ah! Ben Şâh’ın kızının, benim yanımda durmayacağını bilmiştim.” dedi. Kız bunu işitince;
-“Ben senin fakirliğin sebebiyle gitmiyorum, îmânının zayıflığı için gidiyorum. Sen akşamdan, sabahın ekmeğini hazırlıyorsun. Ben ise babama şaşıyorum, bunca senedir yanındayım, bana seni haramlardan kaçan, dünyâyı hiç düşünmeyen birine vereceğim derdi. Bugün öyle birine verdi ki, Rabbine itimat etmiyor, rahat içinde bulunmuyor. Bu evde ya ben kalırım, ya bu ekmek. Sen karar ver.” dedi. Genç ekmeği bir fakire verdi. Şâh’ın kızı geri döndü ve onunla mesut olarak yaşadı. Şâh Şücâ 889 (H.276) da vefat etti.

Daha geniş bilgi için Evliyalar Ansiklopedisine bakınız.

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi (k. S.) Ruhu’l –Beyan Tefsiri – 7/659.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: