Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

İbni Atâ (k.s.) Hazretleri Kimdir ?

Posted by Site - Yönetici Aralık 27, 2015

İbni Atâ (k.s.) Hazretleri Kimdir (2)

İbni Atâ (k.s.) Hazretleri Kimdir ?

İbni Atâ (k.s.) hazretlerinin asıl ismi Ahmed bin Muhammed bin Sehl bin Atâ, künyesi Ebü’l-Abbâs’tır.
Aslen Bağdatlıdır.
Ibn-i Atâ, zamanın büyük âlimlerindendir.
Vaktini, ilim öğrenmek ve öğretmekle, ibâdet ve Kur’ân-! kerîm okumakla geçirirdi.
Ibn-i Atâ, Yûsuf bin Mûsâ el-Kattân, Fadl bin Ziyâd, Cüneyd-i Bağdadî, İbrahim Mâristânî ve daha birçok al’mden ilim öğrenmiş, hadîs-i şerif dinlemiştir. Kendisinden ise. Muhammed bin Aii bin Atabiş en-Nâkid, Ibn-i Hafîf ve daha birçok âlim ilim öğrenmiş, hadîs-i şerif rivayet etmiştir,

İbn-i Atâ’nın, çok güzel on erkek evlâdı vardı. Bir gün onlarla beraber sefere çıkmıştı. Yolda eşkıyalar çevirdi. Eşkıyaların reisi, İbn-i Atâ’nın gözü önünde çocuklarını sırayla öldürdü. Çocuklarının her birinin öldürülüşünde, başını semâya kaldırarak, gülümsüyordu. Sıra sonuncu çocuğa geldiğinde, çocuk babasına dönerek:
Sen ne kadar şefkatsiz bir babasın. Dokuz yavrunu öldürdükleri hâlde, hiç sesini Çıkarmıyorsun ve gülüyorsun.” dedi. İbn-i Atâ oğluna dönerek: “Babasının ciğerparesi Bunu yapan zâta bir şey söylenmez ki! Aslında O, biliyor ve görüyor. Dilerse hepsini korumaya da kadirdir.” dedi. Bunun üzerine eşkıya reisinde bir hâl hâsıl oldu ve lbn-i Atâ’ya:
-“Şayet bu sözlerini önceden söyleseydin, çocuklardan hiçbirini öldürmezdik.” dedi ve oğlunu serbest bıraktı, İbn-i Atâ bunun üzerine: “Takdir böyle imiş. söyleseydim bile bir şey değişmezdi.” dedi.

İbn-i Atâ, çölde yolunu şaşıran bir talebesinin başından geçen bir hâdiseyi şöyle anlatır: “O çölde yolunu şaşırdı. Dolaşırken kendisini bir su başında buldu. Pınar başında çok güzel bir kız gördü. Kızın karşısında durdu. Kız ona;
-“Benden uzak ol.” deyince.
-“Sen bütün varlığınla benim ol.” dedi. Kız;
-“Şurada, öyle güzel bir kız var ki, ben ona hizmetçi bile olamam.” dedi. O talebe dönüp o tarafa baktı. Kimseyi göremedi. Tekrar kıza dönünce, kız ona:
-“Doğruluk ne kadar güzel, yalan ne kadar kötü, bütün varlığınla bana bağlı olduğunu iddia ediyorsun. Halbuki, benim yanımda, bir başkasına bakmak istiyorsun.” dedi. Talebe utancından başını önüne eğdi. Başını kaldırdığında, karşısında kimseyi göremedi.”

İbni Atâ (k.s.) Hazretleri Kimdir

İbn-i Atâ hazretleri buyurdu ki:
“Her velînin üç alâmeti vardır. Bunlar: Allâhü Teâlâ ile arasındaki sırrı saklamak, halkla arasında geçen muamelelerde, duygularını hatâdan korumak, herkese aklı ve anlayışı ölçüsünde söylemektir.”
“Edepten mahrum bırakılan bir kimse, bütün hayırlardan mahrum bırakılmış olur.”
“Tevekkül; yüce Allah’a en İyi şekilde sığınıp, samîmi bir şekilde O’na muhtaç olmaktır.”
“Sabır, musibetler içindeyken bile edebe riâyet etmektir.”
“Ahlâk iyi olmadıktan sonra, kılınan namazın, tutulan orucun çok olmasının önemi yoktur. Hattâ sadaka ve mücâhede (nefsini yenmeye çalışma) bile hiçtir. Bu yolda yükselenler, ne namazla, ne de oruçla yükseldiler. Ne sadaka ile, ne de mücâhede ile üstün dereceler buldular. Yükselen, ancak iyi huyla yükseldi. Çünkü Resûl-i Ekrem efendimiz; “Kıyamet günü. bana en yakın olanınız, huy ve ahlâk bakımından en güzel olanınızdır.” buyurdu.”
“Dünyânın geçici lezzetlerine dalan, hakikatleri bulamaz. Bu lezzetlere dalması, onun kuvvetini azaltır.”
“itaatlerin en faziletlisi, devamlı olarak Allâhü Teâlâ’yı düşünmektir.”
“Nefsini tanımayan, ariflerin meclisinde bulunsun. Hikmet nuru ile aydınlanmak isteyen ise, ilim ve hikmet sahiplerinin meclisinde bulunsun.”

Ibn-i Atâ’nın vefatı şöyle anlatılır:

Hallâc-ı Mansûr’u öldüren vezir, lbn-i Atâ’ya -“Hallâc-ı Mansûr hakkında ne dersin?” diye sordu. İbn-i Atâ bu soru üzerine:

-“Sen kendi işlerine bak. evliya ile uğraşma.” dedi. Vezir. Hallâc-ı Mansûr hakkında kötü sözler söylemeye başlayınca, İbn-i Atâ ona,

-“Sakin ol! Doğru konuş!” dedi. Buna sinirlenen vezir, İbn-i Atâ’nın dişlerinin sökülmesini ve bunların, başına çakılması için emir verdi, lbn-i Atâ. bu eziyetin tesiriyle vefat etti.

Ibn-i Atâ, 923 (H.311) veya 931 (H.319) yılında vefat etti.

Kaynak :Dipnot – İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 7/698.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: