Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 27 Eki 2015

İbrahim Aleyhisselâm

Posted by Site - Yönetici Ekim 27, 2015

İbrahim Aleyhisselâm,makami ibrahim,kabe,ibrahim prophet,abraham prphet,

İbrahim Aleyhisselâm

Malûmattan geldi (rivayet olundu) ki, Nemrud bin Ken’ân (kendi zamanında) yeryüzünün pâdişâhı idi… Yeryüzü onun devleti veya devletine bağlıydı. Kendisi Bâbil şehrinde oturuyordu. Bir gece bir rüya gördü. Rüyasında, ufukta bir yıldızın doğduğunu gördü. Yıldız o kadar nurânîydi ki, onun ışıklarının yanında güneş sönük kaldı. Ay tamamen yok oldu. Nemrûd gayet fazla korktu. Memleketin kâhin ve hakimleri o rüyayı şöyle tabir ettiler:
-“Bu sene bâbil vilâyetinde bir çocuk doğacak… Vücudu yokluktan varlık sahrasına düştü. Senin ve memleketinin ehlinin helaki onun elinde olacaktır. O çocuk henüz babasının sulbündedir. Annesinin rahmine daha ulaşmış değildir…” dediler.
Nemrud emretti, kadınlar ile erkeklerin arasını ayırttılar. On sekiz kişinin başına bir vekil (ve âmir) tayin etti.
Âzer ise, Nemrut’un sırdaşı, yakını ve en güvendiği kişilerden biriydi. Vekillerden gizlice, kendi eşi Evfâ binti Nemr ile halvet etme imkanı buldu. Eşi hamile kaldı. Sabahleyin kâhinler, Nemrut’a
-“Bu gece o çocuk annesinin rahmine düştü!” dediler.
Nemrud kızdı. Kükrecü ve emir verdi:
-‘Her hamile kadının başına vekil (görevli) tayin edin! Eğer erkek çocuk doğurursa, hemen oğlunu öldürsünler!” dedi.
Bunun üzerine vazifeliler, hamile kadınları teftiş ve araştırmaya başladılar.
İbrahim Aleyhisselâm’ın annesinde hamilelik eserleri görülmedi. İbrahim Aleyhisselâm’ın annesinin hamile olduğu anlaşılmadığı için, kimse kendisine iltifat etmedi. Doğum zamanı yaklaştığında, Evfâ çok korktu. Eğer erkek doğurursa, haber hemen Nemrut’a erişir ve Nemrud onun çocuğunu öldürürdü. Bunun üzerine şehirden dışarıya çıktı. Şehrin dışında bulunan dağda bir mağarada İbrahim Aleyhisselâm’ı doğurdu. Onu çaputlara sardı. İkisi de kurtulmuşlardı. Mağaranın ağzını kapattı. (Sonra evine geldi).
Âzer kendisine hamli ne ettiğini sordu. 0;
-“Nemrut’un korkusundan sahraya kaçarken doğurdum. Düşürdüm. Onu orada defnettim!” dedi. Âzer ona inandı.
Evfâ, başka bir gün mağaraya geldi. İbrahim Aleyhisselâm’ın parmağının birinden süt ve diğerinden bal akarken gördü. İbrahim Aleyhisselâm onları emiyordu. 0 orada hoş vakit geçirdi. 0 güzel halleri görünce sevindi. Onu şehre getirmedi…

Kıssa: İbrahim Aleyhisselâm, ilâhî inayetin bostanında süt ve bal ile beslenmekle, bir günde başka çocukların bir aylıkları gibi oldu. Bir aylık iken diğer çocukların bir yaşında olanları gibiydi…
Yani doğan ay, onun yarın gönlünü aydınlattı.
Onun doğurduğu, gün be gün aydınlandı (yetişti)…
İbrahim Aleyhisselâm on beş aylık olduğunda, on beş yaşındaki bir delikanlı gibi görünüyordu. Annesi onu eve getirdi.
(Bazı tefsir ve tarih âlimleri) buyurdular;
1- İbrahim Aleyhisselâm, mağarada yedi sene kaldı,
2- On üç (13) yıl kaldı.
3- On yedi sene mağarada kaldı…
Bu takdirlerin hepsinde de, İbrahim Aleyhisselâm büyüktü. Evfâ, Âzer’e dedi ki,
-“O gün sana oğlunun ölümüyle ilgili vermiş olduğum haberde yalan söyledim. Senin oğlun büyüdü civan ve delikanlı oldu. Çok güzel bir yüze sahiptir. Ahlakı da o ölçüde güzeldir...” dedi. Sonra Azer ile beraber (İbrahim Aleyhisselâm’ın bulunduğu) mağaraya gitti. İbrahim Aleyhisselâm, görünüşü, kokusu ve boyu, Azerin çok hoşuna gitti. Âzer, İbrahim Aleyhisselâm’ı çok sevdi. (3/59) Âzer, Evfâ’ya;
-“Onu mağaradan eve getir ki, Nemrut’un meclisine götüreyim!” dedi.
Azerle Evfâ gittiler. Onu akşam namazı vaktinde mağaradan Çıkarttılar. Mağaranın yanında atlar, katırlar, koyun sürüleri (ve diğer hayvanlar) toplanmışlardı. İbrahim Aleyhisselâm annesine sordu:
-“Bunları kim besliyor?” Annesinin,
-“Bunları Allah besliyor!” demesini istedi. Annesi ise,
-“Güneş!” dedi. İbrahim Aleyhisselâm, annesine;
-“Hiç şüphesiz her mahlûkun bir halikı olmalıdır. Bunun çâresi yoktur. Mutlaka her mahlûkatm bir yaratıcısı vardır! Eğer yaratıcı olmasaydı, bu tertip ve düzen bozuk ve kötü olurdu…” dedi. Ve sonra annesine sordu:
-“Benim Rabbim kimdir?” Annesi:
-“Senin Rabbin benim!” dedi. İbrahim Aleyhisselâm sordu:
-“Senin Rabbin kimdir?” Annesi:
-“Senin babandır!” İbrahim Aleyhisselâm, sordu:
-“Onun İlâhı (Huda’sı) kimdir?” Annesi:
-“Nemrut’tur!” dedi. İbrahim Aleyhisselâm sordu:
-“Nemrut’un Rabbi kimdir?” annesi, bağırdı:
-“Ey İbrahim! Sus! Bu benzeri sorulan sorma! Zira bu sorular, büyük bir tehlikedir!” dedi.
Nemrut’un zamanında bazıları, yıldız, güneş ve aya tapıyordu. Bazıları da putlara tapıyordu.
Bunların hepsi (gerek yıldız, güneş, ay ve putlara tapanlar aynı zamanda) Nemrut’a da tapıyorlardı.
ibrahim Aleyhisselâm annesiyle beraber şehre doğru yol aldı.
Vaktâ ki, üzerini gece kapladı, bir yıldız gördü,
Sonra yıldızlara tapan bazı kişileri, yıldızlara secde ederken gördü.
Bu imiş rabbim! dedi;
Yani bunlar mı benim Rabbim? dedi. İbrahim Aleyhisselâm bunu, istifham yolu üzere veya kavminin inançlarına göre söyledi.
“Derken batıverince, “Ben öyle batanları sevmem!” dedi…”
Yıldızın değeri gitti. İbrahim Aleyhisselâm’ın dışarıya çıktığı zaman, ayın on dördüydü. Ay, yeşil sinilerin üzerinde olan gümüş tabak gibi bir kenardan görünüverdi.
Vaktâ ki, ay doğmak üzere iken gördü.
Ay’a tapanların hepsi onun önünde secdeye kapanıyorlardı, “Bu imiş rabbim!” dedi; derken batınca…” Yani günün yarısından batmaya doğru meylettiğinde;
Kasem ederim ki” dedi;
rabbim beni hidâyetine mazhar etmeseydi, muhakkak şu şaşkın kavimden olacakmışım...”
Ay yavaş yavaş batmaya başladı. Güneşte batmaya başladı. Güneşe tapanlar, ona yöneldi ve ona tapmaya başladılar.
Vaktâ ki, güneş doğmak üzere iken gördü, “Bu imiş rabbim, bu hepsinden büyük!” dedi. O da batınca, “Ey kavmim!” dedi; “Haberiniz olsun, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden beriyim...”
Benim ve bütün dinlerin üzerinde olduğu tevhit üzereyim. ‘
-“Ben her dinden geçip sâde hakka eğilerek, yüzümü, o gökleri ve yeri yaratmış olan Fâtır’a döndüm...”
Ve ben müşriklerden değilim.

Yaratıcı Daha Güzel Olur?

“Münir Tefsirinde şöyle zikredilmektedir:
İbrahim Aleyhisselâm, şehre geldiğinde, biri İbrahim Aleyhisselâm’i gördü. Onu alıp Nemrut’a götürdü. Ve ibrahim Aleyhisselâm, Çirkin yüzlü Nemrutun çevresinde, ay yüzlü köleler, güzel yüzlü cariyeler, tahtının çevresinde oturduklarını gördü. O saf ve temiz kalpli çocuk (İbrahim Aleyhisselâm) annesine sordu:
-“Bu kimdir?” O da;
-“O bizim yaratıcımız ve ilâhımızdir!” dedi.
ibrahim Aleyhisselâm tebessüm etti ve buyurdu:
-“Anneciğim! Nasıl oluyor da sizin ilâhınız kendisinden daha güzel câriye ve köleler yaratmış! Halbuki yaratıcının kendi yaratıklarından daha güzel olması gerekmez mi?

Kaynak :İsmail Hakkı Bursevi (k. S.) Ruhu’l –Beyan Tefsiri 7/567-570.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, H.z İbrahim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: , | Leave a Comment »

Hac 2015 Arafat`ta Kur`anı Kerim ziyafeti – Görüntüler Medine`den

Posted by Site - Yönetici Ekim 27, 2015

Hac 2015 Arafat`ta Kur`anı Kerim ziyafeti – Görüntüler Medine`den

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Video, Yorumlar | Leave a Comment »

Bakış Açısı

Posted by Site - Yönetici Ekim 27, 2015

1,, Bakış Açısı,copy (2)

Bakış Açısı

Bir gün Ebû Cehil, Peygamber Efendimiz’e, ”Hâşimoğulları’nda,senden daha çirkini yoktur” dedi.

Peygamber Efendimiz, ”Her ne kadar haddini aştınsa da yine de doğru söyledin” buyurdu.

Biraz sonra, Hz. Ebû Bekir Resûlullah Efendimiz’in yanına geldiğinde, ”Ey güneş! Sen ne doğudansın ne batıdan, latif nurunla parla” dedi. Peygamber Efendimiz, ”Değersiz dünya sevgisinden kurtulan aziz dostum! Sen de doğru söyledin” buyurdu.

Orada bulunan sahâbeler bu durum karşısında şaşırdılar ve, ”Ey insanların en şereflisi! Birbirine tamamıyla zıt şeyler söylendi. İkisine de doğru söyledin, buyurdunuz. Sebebi nedir?” diye sordular.
Peygamber Efendimiz buyurdu: ”Ben, Hakk’ın kudret eliyle cilâladığı bir aynayım. Bana bakan, olduğu gibi kendini görür.”

Kaynak : Mesnevide Geçen Hikayeler

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Mesnevi’de Geçen Hikayeler - Mevlana, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: