Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 14 Ağu 2015

AMELLERİN NİYETLE DEĞİŞMESİ

Posted by Site - Yönetici Ağustos 14, 2015

Ameller niyete goredir,kardelen copy

AMELLERİN NİYETLE DEĞİŞMESİ

Ameller üç kıs ımdır:
Günah ,
Taat ,
Mübah,

A)Günah :Bazı kimseler “Ameller niyetlere göredir” hadis -i şerifinden, iyi niyetle yapılan günahların da iyi amel olacağını sanırlar. Bu düşünce yanlıştır.
Böyle bir niyetin kalbe etkisi olmaz. Ancak kötü niyetle işlenen günah, daha fenadır.
Bu birini memnun etmek için, başkasının arkasından konuşmaya veya haram mal ile cami, kervansaray, mescid yapıp, iyilik ettim demeye benzer.

Kötü bir şey yapmakla, hayırlı bir işe niyetlenmek ayrı şeylerdir. Bunu bilip yukarıdaki şeyleri yapan da günahkar olur, bunu bilmeyip gerçekten sevap işlediğini sanan da günahkar olur. Zira ilmi öğrenmek farzdır ve insanlarının mahvolmasının en büyük nedeni de cehalettir. Bunun için, Sehl-i Tüsteri diyor ki:
Cehaletten daha büyük hiçbir günah yoktur.

Cahil olduğunu bilmemek, daha da kötüdür. Zira cahil olduğunu bilmeyen, öğrenmeğe de kalkışmaz. Cahilliği ona set ve engel olur.

Gayesi kadılık, vakıf, yetim malı ve devlet malı elde etmek, övünmek, insanlarla övgü payı çıkarmak için tartışmak olan talebeye ilim öğretmek haramdır. Ders verenin, benim niyetim ilmin yayılmasıdır. Onun bu ilmi kötüye kullanmasından ben sorumlu değilim, demesi apaçık cahilliktir. Bu, yol kesenlere kılıç, şarap yapanlara üzüm hediye edip, benim gayem cömertlikti, zira Yüce Allah cömertleri sever, demeye benzer. O halde günah, iyi niyetle de olsa yine günahtır.

B) – Taat : Niyetin ibadete iki çeşit etkisi vardır.
İbadetin aslı niyet ile doğru olur.
Niyet ne kadar fazla olursa, sevapta o kadar artar.
Niyet ilmini iyi bilen kimse, bir ibadette, on çeşit hayırlı niyet yapabilir.
Böylece bir ibadetle on ibadet sevabı kazanır. Mesela itikafa giren on çeşit niyet edip on ibadet sevabı alır.

1- İtikafa mescidde girilir. Mescid Allah’ın evidir. Allah’ın evine giden,
Allah ‘ı ziyaret etmiş olur. Zira,
Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
Mescide giren, Allah’ı ziyaret etmiş gibi olur.” Ziyaret edilen, muhakkak ziyaret edene ikramda bulunur.
2- İtikafla namazı beklemeyi niyet eder. Zira,
Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
Namazı bekleyen, namaz için bulunan gibidir.”
3- İtikafla gözünü, kulağını, dilini ve ayağını hareketten alıkoymaya niyet eder. Bu bir nevi oruçtur.
4- İtikafla bütün uğraşılardan kendini uzak tutmaya niyet eder. Böylece kendini tamamiyle Allah’a teslim edip, onu düşünmekle meşgul olur.
5- İtikafla insanların ilişkilerinden ve kötülüklerinden kurtulmaya niyet eder.
6- Mescidde gördüğü kötülüklere mani olmaya, iyi şeyleri teşvik etmeye niyet eder.
7- Mescidde dindarlarla karşılaşıp onlarla ilgi ve kardeşlik kurmaya niyet eder. Zira mescid, dindarların dinlenme yeridir.
8- Allah’ın evinde günah işlememeye niyet eder.
Bütün ibadetlerin, buna benzer bir şekilde çok niyet ile sevabı artırılabilir:

C) – Mübah: Hayvanlar gibi yalnız mübahlarla yetinip iyi niyetten habersiz kalmak hiçbir akıllıya yakışmaz. Zira mübahlarda iyi niyetin çok büyük etkisi vardır. İnsan mübah ta olsa her hareketinin hesabını verecektir. Eğer niyeti kötü olursa zarar görür, iyi olursa mükafat görür. Eğer ne iyiliğe, ne kötülüğe niyet etmezse, o zaman ikisi eşit olur. Ancak bir fayda sağlamadan, vaktini mübah şeylere harcayan kimse, vaktini boşuna geçirmiş olur. Böylece:
Sana verilen dünyadan, seninle kalacak nasibini al.” ayetine aykırı davranmış olur.

Mübahlara niyet ilmi uzundur. Fakat öğrenmeye çalışmak gerekir. Bunu şöyle bir örnekle açıklayalım:
Cuma günü güzel kokular sürünmek caiz, mübahtır. Ancak bu mübah, böbürlenmek, kibirlenmek, ikiyüzlülük, yabancı kadınların gözüne girmek için olursa, mübah olmaz. Cuma günü güzel koku sürünmek şu niyetlerle olmalıdır:
a) Cumaya ve Allah’ın evine saygı.
b) Başkasını kötü kokarak rahatsız etmemek, böylece onların onu çekiştirmesine fırsat vermemek.
c) Güzel koku ile kalbin şevkle ibadetini sağlamak vs .

Her mübah hareket iyi niyetle, sevaba vesile kılınabilir.
Mesela eşi ile münasebette bulunan Hz. Muhammed’in (S.A.S.) ümmetini çoğaltmaya, kendini günahtan korumaya, iyi bir evlat sahibi olmaya eşini memnun etmeye niyet edebilir. O zaman bir mübah birçok sevaba neden olur.

Süfyan-i Sevre yemek yiyordu. Birisi içeri girdi. Süfyan onu yemeğe davet etmedi. Yemeğini bitirince ona şöyle dedi: “Eğer bu yemeği borçla almamış olsaydım, sana da teklif ederdim.

Bir kimse kalben istemediği halde, birine yemek teklif etse, eğer çağrılan yemezse, teklif eden bir günah işlemiş olur. O da münafıktır. Eğer yerse iki günah işlemiş olur. Biri münafıklık, diğeri de ihanet. Zira çağrılan kimse eğer çağrının kalben yapılmamış olduğunu bilse, yemeğ i yemezdi.

Kaynak – Kimya-i Saadet – İmam Gazali

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kimya-i Saadet - İmam Gazali, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: