Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 29 Haz 2015

KURAN-I KERİMDE BİRLEŞELİM DİYORUM AMA NASIL

Posted by Site - Yönetici Haziran 29, 2015

Islamic_Wallpaper_Quran_004-1366x768 copy

KURAN-I KERİMDE BİRLEŞELİM DİYORUM AMA NASIL

TUTTURMUŞLAR, “Bütün Müslümanlar Kur’ân’ı kerimde birleşsin…” deyip duruyorlar. Peki nasıl birleşecekler, onu anlatmıyorlar.

Soruyorum:

1. İmamı Eş’arî’yi ve İmamı Mâturidî’yi itikad önderi olarak kabul eden Ehl-i Sünnet; Allah cisim değildir, zamandan mekândan, cihetten, inmekten çıkmaktan, insanlar gibi organlara sahip olmaktan münezzehtir diye inanıyoruz. Muhammed ibn Abdilvehhab’ı imam kabul edenler tersini söylüyor. Evet bu iki zümre Kur’ân’da nasıl birleşecek?

2. Ehl-i Sünnet bütün Ashab-ı Kiramı din konusunda âdil olarak kabul ediyoruz. Bazı fırkalar ise birkaç sahabi dışındakileri münafık olarak görüyor. Bunlar Kur’ân’ı kerimde nasıl birleşecekler?

3. Fıkhı ve mezhepleri faydalı ve zarurî gören Ehl-i Sünnet ile mezhepleri put olarak gören ehl-i bid’at Kur’ân’ı kerimde nasıl birleşecek?

4. Kur’ân’ı kerimde ve çok sahih Cibril hadîsinde kadere iman şartı var. Ehl-i Sünnet kadere iman ediyor, bazı ehl-i bid’at ise kaderi reddediyor. Bunlar Kur’ân’ı kerimde nasıl birleşecekler?

5. Ehl-i Sünnet ulemâsı ve fukahası dinde reform, dinde değişiklik, dinde yenilik, dinde başkalaştırma yapılamaz diyor; ehl-i bid’at fırkalarından biri olan Fazlurrahman’ın Tarihsellik mezhebi Kur’ân”ı kerimin , Sünnetin ve Şeriat’ın nice muhkem hükmünü, bu devirde geçerli değildir diye inkâr ve red ediyor. Ehl-i Sünnet ile ehl-i bid’at bu konuda Kur’ân”ı kerimde birleşebilir mi?

Evet Kur’ân’ı kerim dinimizin temel kaynağıdır, Kelamullahtır, yaratılmamış Kelam-ı Kadim’dir ama onda birleşmek kuru lâfla, boş edebiyatla olmaz. Kur’ân”ı kerimde birleşmenin şartları vardır. Bu şartlara uyulmaz ise birleşme olmaz.

1. Kur’ân’ı kerimin gerçek icazetli müfessirler tarafından yapılmış muteber tefsirleri esas alınacaktır.

2. Heva ve re’y tefsirlerine itibar edilmeyecektir.

3. Ehliyetsiz cahiller Kur’ân’ı kerimi kendi kafalarına göre yorumlamayacaktır.

4. Kur’an-ı kerimi ehliyetli ve icazetli ulemâ tarafından Sünnet-i seniyyenin ışığında tefsir edilecektir.

5. Hz.Allah’a noksan sıfatlar izafe eden ehl-i bid’ate kulak verilmeyecektir.

6. Bir asırdan fazladır süre gelen icmâ-i ümmet dışlanmayacaktır.

7. İlim, irfan, takva, fazilet, firaset sahibi ulemâ Kur’ân’ı kerimde ‘ birleşme konusunda rehber kabul edilecektir.

İslâm dünyasındaki 72 bozuk fırka ve onların yüzlerce şubesi hep Kur’ân-ı kerim diyor.

Mirza Gulam Ahmed Kadiyanî -hâşâ- nebidir, kendisine vahiy gelmiştir diyen Kadiyanîler de Kur’ânı kerim diyor, Kur’ân-ı keim okuyor.

Tevbe sûresinin son iki ayeti Kur’ân’ı kerime sonradan ilave edildi hezeyanını savuran 19cu Reşad Halife de Kur’ân diyor.

(HAŞA) HZ.Cebrail, Hz. Ali’ye verilecekti, Cibril şaşırdı da Hz. Muhammed’e verdi diyen Gurabiye taifesi de Kur’ân-I KERİM diyor.

Haricîler gece gündüz Kur’ân-I KERİM okuyor.

Velhasıl İslâm dünyasında ne kadar bid’at ve dalalet fırkası ve cereyanı varsa hep Kur’ân-I KERİM diyor.

İsmini vermeyeceğim şu meşhur reformcu ilâhiyatçı da avaz avaz Kur’ân-I KERİM diyor.

İslâm’da tesettür yoktur diyenler Kur’ân-ı kerim diyor.

Evet biz Müslümanlar Kur’ân’ı kerimde nasıl birleşeceğiz? Mesele buradadır.

Peygamber-i Zişan’dan (, Ashab kiramdan, Tâbiîn hazaratından, Tebe-i Tâbiîn hazeratından ve onları takip eden kuşaklardan bu yana on binlerce büyük müctehid, ulemâ, fakih, müfessir, muhaddis gelip geçmiştir. Kur’ân’ı kerimde birleşmek ancak ve ancak onlara tâbi olmakla, onları taklid etmekle gerçekleşebilir. Onlar inkâr edilirse, onlar devre dışı bırakılırsa birlik olmaz, tefrika ve parçalanma olur.

Kur’ân’- kerimde birleşmek konusunda Vehhabîler muhatab bile alınmaz.

İslâm âlemindeki yüz milyonlarca tarikat mensubu sufîyi müşrik ve kafir ilan edecekler ve sonra Kur’ân’ı kerimde birleşilecek. Böyle bir şey mümkün müdür?

Mücessime taifesini tenkit ve ikaz etmeyeceğiz, onlarla Kur’ân’ı kerimde birleşeceğiz… Olur mu böyle şey? Kur’ân’ı kerimde birleşmek için öncelikle Cenâb-ı Hakk’ı kemal sıfatlarla sıfatlamak ve noksan sıfatlardan tenzih etmek gerekir.

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kur`anı Kerim, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: