Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 05 May 2015

Allah Razı Olsun Ne Demektir ?

Posted by Site - Yönetici Mayıs 5, 2015

Allah Razı Olsun Ne Demektir ?

Allah Razı Olsun Ne Demektir

imami rabbani,guzel sozler,dua,muslim prayer,islam,namaz,suleymancilarin duasi

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Güzel Sözler, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

İnsanlar Dört Kısımdır

Posted by Site - Yönetici Mayıs 5, 2015

İnsanlar Dört Kısımdır,ruhulbeyan tefsiri

İnsanlar Dört Kısımdır

Bilki insanlar, dinler konusunda dört kısımdırlar.

1 – Nefis ve ruhuyla Müslüman,
2– Şakiler görünen kâfir,
3– İman elbisesi içinde kâfir,
4– Şakâvet elbisesi içinde Müslüman…

Birincisi: Saadet elbisesi içinde nefsi ve ruhu mesûd olanlar.
Bunlar;
1 – Peygamberler,
2– Taat ve ibâdet ehli olanlardır…

İkincisi: Şakâvet elbisesi içinde nefsi şakî ve kâfir olan kimseler. (Zahiren ve bâtınan kâfir olanlar…) Bunlar;
1 – Kâfirler,
2– Büyük günahlara isrâr edenlerdir…

Üçüncüsü: Saadet elbisesine bürünmüş şakiler (kâfirler)dir. Bunlar:
1– Bel’âm bin Bâûrâ ,[Dinini dünya için satan, dünyalık için dini tahrif eden, dünya ehlinin keyfine göre fetva veren ve madde için hak ehline karşı çjkan bütün ilim ehli bu sınıfa girer.]
2– Bersîs , [Câhil sofular, sahte şeyhler, evliya olmadan evliyalık taslayanlar ve halkın dinî hislerini İstismar eden bütün sahtekârlar Bersis’in sınıfına girerler.]
3– İblîs’tir.

Dördüncüsü: Şakâvet elbisesi içinde saîd (imân ehli) olanlardır. İşlerinin (Müslüman olmalarının) başlangıcında imânlarını gizleme anında Bilâl, Suhayb ve Selmân (r.a.) hazretleri gibi… Sonra onlar da elbiselerini (görünüşlerini) takva ve hidâyet elbisesiyle değiştirdiler.

Saîd ve Şakinin Yaratılmasındaki Hikmet

Sual: Eğer sen desen ki: Allâhü Teâlâ hazretlerinin saîd ve şakî yaratmasındaki hikmet nedir? Ve (sonra da) Allâhü Teâlâ hazretlerinin;
-“Allah dilemiş olsaydı elbette onları hidâyet üzere toplardı;” ve;
Eğer Allah dilese hepinizi hidayette kılardı...”
Buyurmasının hikmet ve sebebi nedir?

Cevap: Deriz ki: Abdullah bin Ömer (r.a.) hazretleri buyurdular: -“Allâhü Teâlâ hazretleri, ezelde, mahlukatindan (yaratıklarından) falanca (kişinin) kendisine isyan edeceğini biliyordu. O kişinin istidadının saadet için sebkat etmemiş olmasından… O kişinin sabit olan eşyada istidadının icabı; onun üzerinde sebkat eden kazâ’ya göre Allâhü Teâlâ hazretleri onu şakî olarak yarattı…. Onun istidadı, Celâl işlerinin izhârıdır.
Sanki o istidad lisanıyla şakî olmayı istedi. Göklerde ve yerde olan şey.
1-Kâl,
2- Hâl,
3- İstidâd, lisanıyla AUahü Teâlâ hazretlerine (dua edip ondan) istemektedirler. Allâhü Teâlâ hazretleri her gün bir şe’ndedir… Allâhü Teâlâ hazretleri, feyiz verir ve (herkese) sabit ayanlardaki istidadlarına göre gaybî ilmi hasebince şakâvet ve saadet verir…

Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allâhü Teâlâ hazretleri, ezelî ilmiyle (falanca kulunun da) kendisine ibâdet edeceğini bildiği için onu da saîd olarak yarattı. Yani onun istidadının icmâlî saadeti iktizâ edeceğini ve onun;
Rabbınız değil miyim!” (diye sorduğu vakit, onlar da:) “Belâ!” evet, dediler;
Kavl-i şerifıyle vaad edilen neş’eti insaniyyeti kabul edeceğini bildi. Onlardan sâdır olan bu icabet, onlarda bulunan ezelî saadete delâlet eder. Eğer bu onlarda bulunmamış olsaydı; teklîf ve hitabın onlara verilmesi de sahih olmazdı…
-“Allah dilediğini mahv ü isbat da eder ve ümm’üi-kitâb O’nun nezdindedir.”
Sen insanın, saîd ve şakî olduğunu bildiğin zaman (iyi bilirsin ki); saîd istidâd; bir kişiye ancak, bast halini (geniş, sevgi, Allah’ın emirlerini memnuniyetle yerine getirme ve feyzi ilâhîyi kabule hazır olma durumunu) gerektiren;
1 – Râzî olunan sözler,
2- Güzel fiiller,
3- Ve Ahlâkı hamide ile verilir….
Şakâvet istidadı ise, kabz hâlini (kapalı ve sıkıntılı olma durumunu) gerektirir… Bundan dolayı Allâhü Teâlâ hazretleri, habibi edibi Muhammed Mustafa (s.a.v.) hazretlerine; şakâvet ehlinden kendisine gelen eziyetlere sabır ve tahammül etmesini emretti….

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 7/359-362.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: