Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 25 Oca 2015

Arif-i billâh Şeyh Ebu’l-Gays ibni Cemil (k.s.) Hazretleri Kimdir ?

Posted by Site - Yönetici Ocak 25, 2015

20120603_194237 copy.jpggbv

Arif-i billâh Şeyh Ebu’l-Gays ibni Cemil (k.s.) Hazretleri Kimdir ?

Arif-i billâh Şeyh Ebu’l-Gays ibni Cemil (k.s.) hazretleri evliyanın büyüklerindendir. Şu hadise onun büyüklüğüne delâlet etmektedir. Abdullah-ı Yâfıî. (1298 (H.698) senesinde Aden şehrinde doğdu, 1367 (H.768)’de Mekke’de vefat etti. Bu zat:) Hicaz’a ilk geldiğinde Medine-i münevvereye girmeden önce kendi kendine;
-“Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem izin vermeyince bu şehre girmem.” diye söz verdi. Çünkü ilmi ve edebi çok yüksekti. Büyüklerin, bilhassa Peygamber efendimizin huzuruna edeple girileceğini biliyordu. On dört gün Medine’nin giriş kapısında bekledi. Devamlı ibâdet edip kabul buyurulmasi için Allahü Teâlâya duâ etti. Bir gece rüyasında Peygamber efendimiz;
– “Ey Abdullah! Ben dünyâda senin peygamberin, âhirette şefaatçin, Cennette ise arkadaşınım. Yemen’de on kişi vardır. Onları ziyaret eden beni ziyaret etmiş olur. Onları üzen beni üzer.” buyurdu. Abdullah Yâfıî hazretleri;
– “Yâ Resûlallah! Onlar kimlerdir.” diye sorunca;
-“Onların beşi vefat etmiştir. Beşi ise hayattadır.” buyurdu. Abdullah Yâfiî;
– “Yaşayanlar kimlerdir?” diye sorunca;
“Şeyh Ali Tavâşî, Şeyh Mansûr bin Ca’da, Muhammed bin Abdullah, Fakih Ömer bin Zeylaî, Şeyh Muhammed bin Ömer Nehârî’dir.
Vefat etmiş olanlar ise Ebü’I-Gays bin Cemil, Fakîh İsmail Hadramî, Fakih Ahmed bin Mûsâ bin Acîl, Şeyh Muhammed ibni Ebû Bekr Hakemi ve Fakîh Muhammed bin Hüseyin İclî’dir.” buyurdu.

Peygamber efendimizin manevî işareti üzerine Medîne-i münevvereden ayrılarak Mekke’ye oradan da Yemen’e geçti. Önce, Mekke’den Yemen’e gitmiş olan hocası Şeyh Ali Tavâşî’yi ziyaret etti. Peygamber efendimizin rüyada ziyaret etmesini tavsiye buyurduğu zâtlardan sağ olanları ziyaret etti ve sohbetlerinde bulundu.
Ziyaretine gittiği zâtlardan Şeyh Muhammed bin Ömer Nehârî ona; -“Merhaba ey Resûlullah’ın elçisi!” diye hitâb etti. Abdullah Yâfıî hazretleri ona;
-“Bu hâle ne ile kavuştun?” diye sorunca, Bakara sûresi iki yüz seksen ikinci âyet-i kerîmesinin “…Allah’tan korkun, Allah size ilim öğretiyor.” mealindeki son kısmını okudu. Peygamber efendimizin rüyada tavsiye buyurduğu zatlardan vefat etmiş olanların da kabirlerini ziyaret edip Medîne-i münevvereye döndü. Fakat yine Medine’ye girmeden on dört gün Medine kapısında bekledi. İbâdet edip kabul olunması İçin Allahü Teâlâya niyazda bulundu.

Bir gece yine Resûlullah efendimiz ona;
-“Tavsiye ettiğim zâtların onunu da ziyaret ettin mi?” buyurdular. Abdullah Yâfiî; -“Evet yâ Resûlallah! Ziyaret ettim. Medine’ye girmeme izin var mı?” diye sordu. Resûlullah efendimiz;
-“Gir sen emin olanlardansın.” buyurdu. Sevgili Peygamberimizin bu hitabına mazhar olan Abdullah Yâfiî hazretleri edeple ve gözyaşları dökerek Medîne-i münevvereye girdi. Efendimizin mübarek kabr-i şeriflerini ziyaret edip yüksek feyzlerine kavuştu

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 7/238-240.

Posted in Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kim Kimdir ?, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

25 – Şeyh Seyfüddin Arif Hazretleri – Silsile-i Saadat- Altun Silsile – Büyük Zatlar

Posted by Site - Yönetici Ocak 25, 2015

Şeyh Seyfüddin Arif Hazretleri`nin Kabri , Hindistan,pencab,serhend.Hace Muhammed Masum Faruki hazretleri`nin Turbesi - Hindistan - Serhend,İmam-ı Rabbani hazretleri`nin Turbesi - Serhend - Hindistan,Derviş Muhammed hazretleri - S

25 – Şeyh Seyfüddin Arif Hazretleri – Silsile-i Saadat- Altun Silsile – Büyük Zatlar

Seyfeddin-i Faruki hazretleri, Silsile-i aliyyenin yirmi beşincisidir. İmam-ı Rabbani hazretlerinin torunu ve Urvetül-Vüskâ Muhammed Masum-i Faruki hazretlerinin beşinci oğludur.

Doğum zamanında bir melek; “Doğduğu gün, öleceği gün ve dirileceği günde ona selam olsun” mealindeki Meryem suresinin 15. âyet-i kerimeyi okuyarak müjde vermişti.

Küçük yaşından itibaren ilme yöneldi. Amcası Muhammed Said’den akli ve nakli ilimleri tahsil edip kısa zamanda âlim oldu. Zamanının bir tanesi ve marifet deryası olan babası Muhammed Masum-i Faruki’nin teveccüh ve sohbetleriyle, ilerleyip, kısa zamanda birçok kerametlere kavuşup âlimlerin baş tacı oldu.
Kemale erdikten sonra babasının emriyle Âlemgir Han ile görüşmek üzere Delhi’ye gitti.

Delhi’ye vardığı zaman, şehrin kapısında iki azgın fil ve bunları zabt etmeye çalışan iki heybetli pehlivanın resimlerinin asılı olduğunu gördü. Sultana o resimleri indirtip yok edinceye kadar şehre girmeyeceğini bildirdi. Sultan resimleri indirtince şehre girdi. Sultan Âlemgir Han, kendi isteğiyle ona talebe oldu. Sohbetleriyle şereflendi. Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen Kur’an-ı kerim okumayı öğrenip ezberledi. Sohbetlerinin bereketiyle Hindistan’da yayılmış birçok bid’at ve sapıklık, Sultan Âlemgir Han tarafından ferman çıkartılarak ortadan kaldırıldı ve unutulmuş sünnetleri ortaya çıkarıldı. Diğer vezirler, valiler ve devlet adamları da sohbetleriyle şereflenip hidayete kavuştular.

Himmet ve bereketiyle, Hindistan’ın her tarafında İslamiyet yayılıp müslümanlar kuvvetlendi. Bid’at sahipleri ve kâfirler perişan oldu.
Delhi’de, sohbet meclisleri çok bereketli ve kalabalık olurdu. Kâfirler ve fasıklar da onun sohbetine gelip, yüksek huzuruyla şereflenince, hidayete kavuşup eski günahlarına tevbe edip, istiğfar ederek geri dönerlerdi. Sohbetinin bereketiyle, binlerce kişi hidayete kavuşup, yüksek derecelere ulaşmıştı. Dergahına her gün binlerce kişi gelir feyz alırdı.

Hayatını sünneti ihyâ, bid’ati imhâ ile geçiren Şeyh Seyfeddin (k.s.), 47 yaşında 1096 (m. 1685) senesinde âhirete irtihal ettiler. Kabr-i şerifleri halen Hindistan sınırları içerisinde olan Pencab eyaletine bağlı Serhend beldesinde, babası Muhammed Masum Hazretleri’nin kabrinin yakınındadır.

Mektûbât-ı Seyfiyye adlı bir eseri olup, içinde yüz doksan mektup vardır. Bu kıymetli eseri, oğlu Muhammed A’zam (k.s.) toplayıp kitap haline getirmiştir. Bu eser 1913 yılında Hindistan’ın Haydarâbâd şehrinde basılmıştır.

Sekiz oğlu olup üçü kendi huzurunda kemal mertebesine kavuştular. Kendisi hayatta iken diğerleri henüz küçük idi.
Birçok halifesi bulunan Şeyh Seyfeddin (k.s.), irşad vazîfesini Muhammed Nûru’l-Bedvânî (k.s.) hazretlerine teslim ettiler. Kaddesallâhu esrârahüm.

H.z Allah şefeatlerine nail eylesin. Amin.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Silsile-i Saadat- Altun Silsile, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: