Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 20 Oca 2015

20 – Derviş Muhammed hazretleri – Silsile-i Saadat- Altun Silsile – Büyük Zatlar

Posted by Site - Yönetici Ocak 20, 2015

20 – Derviş Muhammed hazretleri - Silsile-i Saadat- Altun Silsilkadc4b1-muhammed-zahid-k-s-kabri-ozbekistan-semerkand-hisar-vahc59f-kc3b6yc3bcsilsile-i-saadat-altun-silsilehace-muhammed-emkenegi-hazretleri-ozbekistan-buhara-2-copy

20 – Derviş Muhammed hazretleri – Silsile-i Saadat- Altun Silsile – Büyük Zatlar

Derviş Muhammed hazretleri, evliyanın büyüklerindendir. Silsile-i aliyyenin yirmincisidir.
Ruh ilimlerinde mütehassıs idi. Büyük âlim ve kâmil bir veli olan dayısı Kâdi Muhammed Zâhid’in derslerinde yetişti. Dayısına talebe olmadan önce, on beş sene nefsinin isteklerinden kurtulmak için mücadele etmiş ve insanlardan uzak yaşamıştı.

Bir gün ellerini açıp, acizliğini ve çaresizliğini Allahü teâlâya yalvararak arz etmişti. Aniden Hızır aleyhisselam gelip; “Eğer sabır ve kanaat istiyorsan, Muhammed Zâhid’in hizmet ve sohbetine kavuşmakta acele et. O sana sabır ve kanaati öğretir” buyurdu. Hemen Muhammed Zâhid’in yüksek huzuruna varıp, orada ilim tahsil etti. Güzel terbiye görüp, kemale geldi. Hocası ona, insanlara doğru yolu anlatmak, ebedi olan Cehennem azabından kurtaracak şeyleri bildirmek için hilafet verdi. Hocasının vefatından sonra yerine geçip, Semerkand’da, doğru yoldan ayrılanlarla ve dine sonradan sokulan bid’atlerle uğraştı. Bid’atleri yok etti. Çok veli yetiştirdi.

İnsanları Allahü teâlânın yoluna çağırmada çok gayret gösterdi. Talebelerinin terbiyesi hususunda, insan üstü bir kuvvet ve gayrete sahipti. İmam-ı Rabbani hazretlerinin dünyaya gelmesinden bir sene önce, vefat etti. İnsanları irşad için yetiştirdiği yüksek talebeleri pek çoktur. Bunların en büyüğü, oğlu Hâce Muhammed Emkenegi’dir.

H.z Allah şefeatlerine nail eylesin. Amin.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Silsile-i Saadat- Altun Silsile, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Allah Ve Peygamberlerini İnkarın Sonu

Posted by Site - Yönetici Ocak 20, 2015

Allah Ve Peygamberlerini İnkarın Sonu,Allahi inkar,Şerife Şevval Kardelen

Allah Ve Peygamberlerini İnkarın Sonu

Hz. Adem’den (A.S.) günümüze HAK ile BATIL’ın mücadelesi devam etmiş ve günümüzden kıyamete kadar da devam edecektir. Allah HAK’ın yanında BATIL’ın karşısındadır. HAK’ın safında olanlar peygamberler ve onlara iman eden sadık Müslümanlardır. BATIL’ın safında olanlar şeytan ve ona tabi olan Nemrutlar, Firavunlar, Ebu Cehiller ve bunların arkasından giden kâfir, müşrik ve münafık topluluklardır. Hakkın gayesi ıslah ve barıştır. Batılın gayesi ise ifsad ve zulümdür.

Allah insanlardan İslam’a girmelerini, adil bir düzen kurarak adaleti hâkim kılmalarını, peygamberlerin getirdiği ahlâk esaslarına uyarak mutlu bir ömür sürmelerini, bozgunculuk yapmamalarını istemektedir. Bakara 208: “Ey iman edenler! Hep birden barışa (İslam’a) girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin. Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.” Şeytan insanları İslam’dan uzaklaştırandır.

Şeytan cinlerden olabileceği gibi insanlardan da olabilir. İblis cinlerden olan şeytandır ve insan ve cin şeytanlarının başıdır. Araf 16–17: “İblis dedi ki: Öyle ise beni azdırmana karşılık, and içerim ki, ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra elbette onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından, sollarından sokulacağım ve sen, onların çoklarını şükredenlerden bulmayacaksın! dedi.” Rabbimiz bizlere şeytanın ve şeytanlaşmış fert ve toplumların arkasından gitmeyi yasaklamıştır.Maide 57: “Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alay ve oyun konusu edinenleri ve kâfirleri dost edinmeyin. Allah’tan korkun; eğer müminler iseniz.” Hud 113: “Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah’tan başka dostunuz yoktur. Sonra (O’ndan da) yardım göremezsiniz!

İNKÂRCILARIN SONU

İnsanlık tarihi boyunca inkârcılar, her zaman haz.Allah’ın lanet ve gazabına uğramışlar ve neticede helak olmuşlardır. İnkârcılar HZ.Allah ve peygamberlere düşmanlık ettikleri için HZ.Allah da inkârcıların düşmanıdır. Bakara 98: “Kim, Allah’a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail’e ve Mikail’e düşman olursa bilsin ki Allah da inkârcı kâfirlerin düşmanıdır.

İnkârcılar gerçekte Allah ile savaş halindedirler. Ancak inkârcılar Allah ile yaptıkları bu savaşı hep kaybeden taraf olmuştur. Allah’ın bir imtihan hikmeti olarak inkârcılara mühlet veriyor olması onları yenilmekten ve cehennemin ebedi sakinleri olmaktan kurtarmayacaktır. Enfal 59: “İnkâr edenler yakayı kurtardıklarını sanmasınlar. Çünkü onlar (bizi) aciz bırakamazlar.” Ahkâf 32: “Allah’ın davetçisine uymayan kimse yeryüzünde Allah’ı aciz bırakacak değildir. Kendisi için Allah’tan başka dostlar da bulunmaz. İşte onlar, apaçık bir sapıklık içindedirler.” Allah, geçmişte bütün inkârcıları helak etmiştir ve bugünde helak etmeye kadirdir.

NUH TUFANI: HZ.Allah inkârları sebebiyle Nuh (A.S.) kavmini helak etmiştir. Furkan 37: “Nuh kavmine gelince, peygamberleri yalancılıkla itham ettiklerinde onları, suda boğduk ve kendilerini insanlar için bir ibret yaptık. Zalimler için acıklı bir azap hazırladık.

NEMRUT: HZ.Allah, inkârcılığı sebebiyle Nemrut’u da helak etmiştir. Bakara 258: “Allah kendisine hükümdarlık verdiği için şımararak Rabbi hakkında İbrahim ile tartışan kişinin haline bir baksana! İbrahim ona: Benim Rabbim hayatı veren ve hayatı alandır deyince O: Ben de yaşatır ve öldürürüm dedi. Bunun üzerine İbrahim: İşte Allah güneşi doğudan doğduruyor, haydi sen de batıdan doğdur bakalım der demez kâfir donakaldı. Zaten Allah zalimlere hidayet etmez, emellerine kavuşturmaz.” Allah Nemrut’u bir sinekle helak etmiştir.

AD KAVMİ:HZ. Allah bu kavmi de inkârları sebebiyle rüzgâr ile helak etmiştir. Fussilet 15–16: “Ad kavmi ise yeryüzünde haksız olarak büyüklük taslamış, ‘Bizden daha güçlü kim var?’ demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Onlar bizim ayetlerimizi inkâr ediyorlardı. Biz de onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için o mutsuz kara günlerde üzerlerine dondurucu bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı elbette daha rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez.

SEMUD KAVMİ: HZ.Allah bu kavmi inkâr ve isyanları sebebiyle şiddetli bir gök gürültüsüyle helak etmiştir. Şems 13–14: “Allah’ın Resulü (Salih) onlara: Allah’ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın! dedi. Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felaket gönderdi de hepsini helak etti.

LUT KAVMİ: Kadınları bırakıp erkeklere yönelmiş, homoseksüel, eşcinsel bir toplumdu. Bu yüzden batırılarak helak edildiler.

FİRAVUN: Haddi aşan, azgınlaşan, zalim bir kimse idi. Büyüklük tasladığı için kavmiyle birlikte suda boğularak helak edildi. Şuara 63–66: “Bunun üzerine Musa’ya, ‘asan ile denize vur’ diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı. Her parçası koca bir dağ gibiydi. Ötekileri de oraya yaklaştırdık. Musa’yı ve beraberindekilerin hepsini kurtardık. Sonra ötekileri suda boğduk.

Allah, tartıda ve ölçüde haddi aştıkları için MEDYEN halkını, Karun’u, Samiri’yi, ve daha nice zalim kavimleri helak etmiştir. Buna kimse engel de olamamıştır. Hac 45: “Halkı zulmetmekteyken helak ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır…” Allah’ı, peygamberlerini ve ayetleri inkâr, Allah’a ortaklar koşma, isyan ve zulüm helak edilen kavimlerin ortak özellikleridir.

ASRIN FİRAVUNLARI VE MAZLUMLARI

Zalimler iflah olmazlar. Nahl 88: “İnkâr edip de (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya, işte onlara, yapmakta oldukları bozgunculuklar sebebiyle, azaplarını kat kat artıracağız.

Firavunlar, Nemrutlar, Karunlar, Samiriler, Ebu Cehiller sıfat değiştirdiler ve bu yeni sıfatlarıyla günümüzde öncekilerin görevlerini eksiksiz yapmaya çalışıyorlar. Dünyanın dört bir yanında kendilerini saltanatlarından edecek İbrahimleri, Musaları, Harunları, İsaları, Muhammedleri bulup öldürmeye çalışıyorlar. Dünyanın neresinde Müslüman var orada katliam var, soykırım var. Yırtıcı hayvanlar gibi her yerde Müslümanların üzerine çullanıyorlar. Kullandıkları en büyük silah TEFRİKA silahıdır.

Ya günümüzün İbrahimleri, Musaları, Harunları, İsaları, Muhammedleri olan mazlum Müslümanlar ne durumdalar. Durumumuzu Peygamberimizden dinleyelim: “Bir zaman gelecek yabancı milletler, yiyicilerin avının üzerine üşüştükleri gibi sizin üzerinize saldıracaklar. Oradakilerden birisi sordu: O gün sayıca azlığımızdan mı bu olacak? Peygamberimiz cevaben: Hayır, bilakis o gün siz çok olacaksınız. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çerçöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan yığınlar durumunda olacaksınız. Allah, dağınık durumda olmanızdan dolayı düşmanlarınızın kalbinden sizden korkma duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize vehn atacak! ‘Vehn nedir ey Allah’ın Resulü?’ denildi. Dünya sevgisi ve ölüm korkusudur! buyurdular.” (Ebu Davud)

Burada Peygamberimiz (S.A.V.) düşmana karşı gerçek gücün ve gerçek zaafın ne olduğunu iki kelime ile ifade etmektedir: “Dünya sevgisi ve ölüm korkusu.” Bunların zıddı da gerçek gücü ifade eder. En büyük güç iman ve cihat gücüdür. HZ.İbrahim gibi ateşe atılmayı, HZ.Hamza gibi şehit olmayı göze alamayanların kazanabileceği hiçbir zafer yoktur.

Şerife Şevval Kardelen

.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: