Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 11 Oca 2015

11 – Mahmud-i İncir ( Encirfagnevi ) hazretleri Silsile-i Saadat- Altun Silsile – Büyük Zatlar

Posted by Site - Yönetici Ocak 11, 2015

Hâce Mahmud İncir-i Fağnevî k.s.Kabri.11 – MAHMUD İNCİR (Encirfagnevi ) FAG’NEVİ (K.S.)Hazretlerinin kabri türbesi gujdevan,Silsile-i Saadat- Altun Silsile,

11 – Mahmud-i İncir ( Encirfagnevi ) hazretleri Silsile-i Saadat- Altun Silsile – Büyük Zatlar

Mahmud-i Encirfagnevi hazretleri, Silsile-i aliyyenin on birincisidir. Maveraünnehrin Tur-i Sina gibi mukaddes bir yer olmasına vesile olan, orayı nurlandıran büyük âlim ve velilerden olan Mahmud-i Encirfagnevi, Buhara’nın Fagne köyünde doğdu. 1315 yılında vefat etti. Mimarlık ile geçinirdi.
Hace Ârif-i Rivegeri hazretlerinin derslerinde ve sohbetlerinde yetişip, kemale geldi. Maddi ve manevi ilimlerde zamanının büyük âlimlerinden oldu. İnsanları irşad etmek ve onlara saadet yolunu göstermek için hocasından icazet aldı. Birçok âlim yetiştirdi. Binlerce kimsenin, dalaletten hidayete, yani sapıklıktan doğru yola ve saadete kavuşmasına vesile oldu. Yetiştirdiği âlimlerin en büyüğü ve kendisinden sonra halifesi Hace Ali Ramiteni’dir.

Hocası Ârif-i Rivegeri’den icazet alıp, insanları doğru yola irşad ile vazifelendirilince, vaktin gereği sesli zikre başladı. Sesli zikre ilk başlaması, hocasının vefat hastalığı sırasında, Riveger tepesi üzerinde olmuştu. Hace Ârif bu zaman; “Şimdi vaktidir” buyurdu. Bu sözünü, kabulüne işaret tutmuşlardır. Hace Ârif Rivegeri’nin vefatından sonra, Kale Kapısı önündeki mescitte sesli zikre devam eyledi. Vaktinin büyük âlimlerinden Hace Muhammed Parisa’nın dedelerinden Mevlana Hafızuddin, âlimlerin üstadı Şemsüleimme Hulvani’nin işareti ile, Buhara’da, o zamanın en büyük imam ve âlimlerinin huzurunda, Hace Mahmud’a; “Siz hangi niyetle cehri (sesli) zikir ile meşgul oluyorsunuz?” diye sordu. Cevabında; “Uyuyanları uyandırmak, gafillere işittirmek ve insanları dinin ana caddesi ve doğru yolu üzerinde yürütmek, hakikate teşvik etmek, böylece insanların, bütün iyiliklerin anahtarı, her saadetin esası olan tevbeye ve bir büyüğe bağlanmalarına sebep olmak istiyorum” buyurdu. Bunu duyunca, Mevlana Hafızuddin ona; “Niyetiniz böyle dürüst olunca, böyle zikretmeniz caiz olur” dedi. Mahmud-i Encirfagnevi buyurdu ki: “Sesli zikri ancak, dili yalandan ve gıybetten, midesi haram ve şüpheliden temiz, kalbi riyadan ve gösterişten uzak, sırrı Rabbinden başka her şeye teveccühten münezzeh olan yapabilir.

Büyük âlim Ali Ramiteni anlatır:
“Hace Mahmud-i Encirfagnevi zamanında, dervişlerden biri Hızır aleyhisselamı gördü ve ona; “Bu zamanda kendisine uyulacak şeyh kimdir?” diye sordu. Hazret-i Hızır, “Hace Mahmud-i Encirfagnevidir” dedi.

Hazret-i Hızır ile görüşüp o suali soran zatın, Ali Ramiteni’nin kendisi olduğunu bildirmişlerdir.

Bir gün Hace Ali Ramiteni, Hace Mahmud-i Encirfagnevi’nin bağlıları ile Ramiten sahrasında iken, havada uçan büyük beyaz bir kuş gördüler. Onların başlarının üzerine gelince, açık bir dille; “Ey Ali, kâmil er ol! Sözüne bağlı kal, yapıştığın eteğe sımsıkı sarıl, ahdini bozma!” dedi. Bu kuşu görmek, söylediklerini duymakla, arkadaşlarını bir hâl kapladı, kendilerinden geçtiler. Kendilerine geldiklerinde, kuştan ve konuşmasından sordular. Ali Ramiteni buyurdu ki: “O, Hace Mahmud-i Encirfagnevi idi. Allahü teâlâ ona bu kerameti ihsan eyledi. Şimdi Hace Dıhkan hastadır, Son anlarını yaşamaktadır. Onu ziyarete, yoklamaya gidiyor. Çünkü o, Allahü teâlâdan son nefeste, kendisine yardımcı olması için evliyasından birini göndermesini istemişti. Hace, bu sebeple onun yanına gidiyor.

H.z Allah şefeatlerine nail eylesin. Amin.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Silsile-i Saadat- Altun Silsile, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, İslam Alimleri | Leave a Comment »

Biz hastaya doktor gönderdik, meğer hasta…..

Posted by Site - Yönetici Ocak 11, 2015

Hak Nedir Bâtıl Nedir

Hikâye

Şiblî (k.s.)- hazretlerinden rivayet olundu.Kendileri hastalanmışlardı. Hastanaye kaldırdılar. Vezîr Ali bin İsa, bu konuda(Şiblî r.h.’in tedavisi için) halifeye yazı yazdı. Halife, doktorların en önde gelenleri, onu tedâvî etmesi için gönderdi. Bir türlü onu iyileştiremediler. Doktor İmam Şiblî (k.s.) hazretlerine;-“Valllahi eğer bilsem, senin tedâvî olman benim cesedimde bir et parçasıyla olsa mutlaka onu keserdim; bu bana asla zor değil...” dedi. İmam Şiblî (k.s.) buyurdular:

-“Benim tedavim bunun çok altında bir şeyledir!” Doktor sordu:
-“Nedir o?” İmam Şiblî (k.s.) buyurdular:
-“Senin (belindeki) zünnârı kesmendir!” Bunun üzerine (Hıristiyan doktor): ,
Eşhedü ellâ ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.” Ben şehâdet ederim ki, Allah’tan başka ilâh yoktur. Yine ben şehâdet ederim ki Muhammed (s.a.v.) Allah’ın kulu ve rasûlüdür.
Bu haber halifeye ulaştırıldı.
Halife ağladı. Ve:
-“Biz hastaya doktor gönderdik; bilmiyorduk, meğer hastayı doktora göndermişiz!” dedi.

.

Posted in Diger Konular, Dini Hikayeler, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: