Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 03 Oca 2015

3 – Kasım bin Muhammed – Silsile-i Saadat- Altun Silsile

Posted by Site - Yönetici Ocak 3, 2015

Kasım bin Muhammed, Silsile-i Saadat- Altun Silsile ,Mekke ile Medîne arasında Kudeyd denilen yerde 725 (H.106)

3 – Kasım bin Muhammed – Silsile-i Saadat- Altun Silsile

Kasım bin Muhammed hazretleri, tabiinin büyüklerinden ve Medine’de yetişen ve kendilerine “fukaha-i seb’a” adı verilen yedi büyük âlimden biridir. Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velilerin üçüncüsüdür.
Babası Muhammed, Hazret-i Ebu Bekir’in oğludur. İmam-ı Zeynelabidin ile de teyze çocuklarıdır. Babası şehid edilip küçük yaşta yetim kalınca, halası Hazret-i Âişe validemizin yanında büyüdü. Eshab-ı kiramdan birçoğuna yetişmiş ve onlardan ilim öğrenip başta halası Hazret-i Âişe, Ebu Hüreyre, ibni Abbas ve ibni Ömer gibi meşhur sahabilerden hadis-i şerif rivayetinde bulundu. Tasavvuf ilminde mütehassıstı. Vera ve takvada eşi ve benzeri yoktu.

Resulullah efendimiz, tasavvuf ilminin bu yüksek marifetlerinin hepsini, bu zatın dedesi olan Hazret-i Ebu Bekri Sıddık’ın kalbine akıttı. O, ruh ilminde de bir mütehassıs oldu.

Hazret-i Ebu Bekri Sıddık da Resulullahtan aldığı bu feyizleri, Eshab-ı kiramdan Selman-ı Farisi’nin kalbine akıttı. Ruhu yükselten ve onu besleyen bu marifetlere, Muhammed bin Kasım da, Selman-ı Farisi’nin sohbetlerinde bulunarak yetişip bir ruh mütehassısı olmuştu.
Silsile-i aliyye büyüklerinin dördüncüsü olan imam-ı Cafer-i Sadık da, Kasım bin Muhammedin sohbetinden feyz aldı.
Hadis ve fıkıh ilminde zamanının en yükseğiydi. İlimde ve takvada eşine rastlanamayacak bir yüksekliğe erişmişti. Çok hadis-i şerif nakletti. İlmi herkes tarafından takdir edilirdi. Ömer bin Abdülaziz; “Eğer birini yerime halife seçmem gerekseydi, Kasım’ı seçerdim” buyurmuştur.
Dini meseleler hakkında çok hassas davranır, ancak açık olanları hakkında fetva verirdi. Her sabah Mescid-i Nebi’ye gelir, iki rekat namaz kılar, sonra Resulullahın minberi ile kabri arasına oturur, kendisine sorulan meselelere fetva verirdi. Mezhep imamlarımızdan Malik bin Enes de onun hakkında: “Kasım, bu ümmetin, fakihlerindendi” buyurmuştu.
Kendisi anlatır:
“Bir gün halam Hazret-i Âişe’nin yanına vardım. Ona; “Anacığım (Halacığım), beni Peygamber efendimizin kabri şerifine götür!” dedim. Bunun üzerine bana Hücre-i Saadeti açtı. Üç kabir gördüm. Pek yüksek olmadıkları gibi, pek yerle beraber de değillerdi. Üzerlerine kızılca çakıl taşları dökülmüştü. Peygamber efendimizin şerefli kabri hepsinden ilerdeydi. Hazret-i Sıddık’ın başı, Fahr-i kâinat hazretlerinin mübarek sırtı hizasında, Hazret-i Ömer’in başı da Resulullah efendimizin ayağı hizasındaydı.”

Mekke ile Medine arasında Kudeyd denilen yerde 725 senesinde vefat etti. Vefatından önce gözlerini kaybetti. Öleceğini anlayınca oğluna: “Benim üzerimde bulunan şu elbiselerim kefenim olsun” dedi. O esnada üzerinde gömlek, peştamal ve cüppe vardı. Oğlu; “Babacığım bunu iki katına çıkarsak olmaz mı?” diye sordu. Oğluna buyurdu ki: “Dedem Ebu Bekir de böyle üç parça bir kefene sarılmıştı. Bizim için ölçü onlardır. Bu kadarı kâfi, sonra dirilerin yeni giyeceklere ölülerden daha çok ihtiyacı var.”
Güzel sözlerinden birisi şöyledir:
Bizden önce yaşayan büyüklerimiz, başa gelen musibetleri güzellikle karşılamayı, kendilerine verilen nimetleri de alçak gönüllülük ederek almayı severlerdi.
.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Silsile-i Saadat- Altun Silsile, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

Namaz, Namazda Huşu Ve Tadili Erkan Hakkında

Posted by Site - Yönetici Ocak 3, 2015

Namaz, Namazda Huşu Ve Tadili Erkan Hakkında

Namaz, Namazda Huşu Ve Tadili Erkan Hakkında

KUL NAMAZA DURDUĞU ZAMAN ANCAK HAZ. ALLAHIN HUZURUNDADIR .SAĞA SOLA İLTİFAT EDERSE HAZ. ALLAH KİME İLTİFAT EDİYORSUN BENDEN HAYIRLISINAMI BANA DÖN ÇÜNKÜ BEN İLTİFAT ETTİĞİN İLTİFAT ETTİĞİN ŞEYDEN DAHA HAYIRLIYIM BUYURUR (ruhul beyan cilt 6-sahife 67)

PEYGAMBER EFEDİMİZ NAMAZDA SAKALIYLA OYNAYAN BİRİNİ GÖRÜNCE ŞÖYLE BUYURDU EĞER BU KİŞİNİN KALBİNDE HUŞU OLSAYDI AZALARINDADA HUŞU OLURDU (İRŞAD-I SARİ Lİ ŞERHİ SAHİHİL BUHARİ -İMAMI KASDALANİ CİLT 2-SAHİFE 72)

Haz. allah taha süresi 14. ayeti celilesinde –
وَأَقِمِ الصَّلَاةَ لِذِكْرِيNİMETÜLLAH NAHCİVANİ HAZRETLERİ HAZ. ALLAH musa aleyhisselama bu emri şöyle izah etmiştir -namazla bana şükür ve zikir edebilmek için ,bütün azalarınla bana teveccüh ederek namaz kılmaya devam et (fevatih-el ilahiyye vel mefatih-el gaybiyye cilt 1-sahife 510)

NAMAZA NİYET:HAZ. ALLAHA YAKLAŞMAK İÇİN İBADETİ YAPMAYA KALBİN AZM VE KASDETMESİDİR.
BİAEN ALEYH NAMAZ KILAN KİŞİ KALBİYLE NİYET EDİPDE DİLİYLE BİŞEY SÖYLEMESE NAMAZI SAHİH OLUR. FAKAT KALBİN NİYETİ OLMADAN SADECE DİL İLE NİYET ETSE KILINAN NAMAZ SAHİH OLMAZ .
Kalbin niyetiyle beraber dil ilede -şu vaktin farzını veya sünnetini kılmaya niyet ettim -demesi kalbin namaza hazırlanması kasd ve iradesine yardımcı olması bakımından müstehaptır.B uradaki müstehapdan maksat fukahanın güzel görmesi manasına olup sünnet manasına değildir zira rasüllah ,eshabı kiram ,tabiin ve eimmei erbeadan dil ile niyet hususunda sahih vaya zayıf bir rivayet yoktur (düre-i şerif cilt 1-sahife 62)(ibni abidin cilt 1 -sahife 386-)(nimet-i islam cilt 1-sahife 79)

HAZRETİ ALLAHA AMELLERİN EN MUHABBETLİSİ VAKTİNDE KILINAN NAMAZ SONRA ANA- BABAYA İYİLİK SONRADA CİHATTIR.(ramuz-el hadis sahife 16.)

BİLESİNİZKİ İBADETLERDEN LEZZET DUYMAK VE İBADETLERİN ,HUSUSİYLE NAMAZIN EDASINDAKİ KÜLFETLERİN KALKMASI ,HAZ. ALLAHIN EN BÜYÜK NİMETLERİNDEN BİRİDİR (mektubatı şerif cilt1- sahife 128- mektup 137.)

Hazreti enes (r.a.)rivayet ediyor.peygambere efendimiz vefat ederken yaptığı vasiyet şu idi-AMAN NAMAZA SARILIN VE KÖLE VE CARİYELERİNİZİN HAKLARINA RİAYET EDİN(hayatüssahabe tercümesi cilt 3-sahife 354.)

MUHAMMET MASUN HAZRETLERİDE -NAMAZ HER NEKADAR BİHASEBİSSURE DÜNYADAN OLSADA HAKİKATTE AHİRETTENDİR ZİRA MÜMİNİN MİRACIDIR VE AHİRETE TEALLUK EDEN NASIBİNİ TAHSİL EDER (MEKTUBATI ŞERİF CİLT 1-SAHİFE 23)

NAMAZIN HAKİKATINA ŞUURU OLAN BİR MÜMİN NAMAZI KILARKEN ADETA BU DÜNYA HAYATINDAN ÇIKARAK DİĞER BİR HAYATA GEÇER .ŞÜPHESİZ O VAKİTTE AHİRETE MAHSUS DEVLETTEN ÇOK BÜYÜK NASİPLERE NAİL OLUR BUYURUR (mektubatı rabbani cilt 1-sahife 255-mektup 261)

BİLESİNİZKİ NAMAZ MERTEBESİ AHİRETTEKİ RUYETULLAH (ALLAHI GÖRMEK)MERTEBESİ GİBİDİR BİNAEN ALEYH ,DÜNYADA ALLAHA YAKLAŞMANIN NİHAYETİ ANCAK NAMAZDA AHİRETTE ALLAHA YAKLAŞMANIN NİHAYETİDE BİZATİHİ RU-YETULLAHTADIR(ALLAHI GÖRMEK).SAİR İBADETLER NAMAZ İÇİN BİRER VESİLEDİR. NAMAZ İSE MAKASITTANDIR.(mektubatı şerif.cilt1- sahife 128-mektup 137.)

NAMAZ:İSLAM İLE KÜFRÜ AYIRAN BİR İBADETTİR(mektubatı şerifcilt 1-sahife 250.müktup 260.

NAMAZ KILAN KİŞİ .FUHŞİYYAT VE MÜNKERATTAN NEHYEDEN BİR İBADETTİR (SÜRE-İ ANKEBUT45)

VE YİNE NAMAZ PEYGAMBER EFENDİMİZİN BENİM ALLAH İLE BERABER OLDUĞUM BİR VAKİT VARDIR BUYURDUĞU HUSUSİ VAKİT NAMAZDIR

NAMAZ. MÜMİNİN MİRACI VE KULUN ALLAH(C.C)EN YAKIN OLDUĞUANDIR

NAMAZ:HAZRETİ ALLAH İLE KUL ARASINDA BİR BULUŞMA KULUN HUZURULLAHA ÇIKIP KULLUĞUNU ARZETMESİDİR.

Tadil-i Erkan nedir?
Tadil-i erkan, namazda dört yerde yani rüku, secde,kavme ve celsede her uzvun hareketsiz ve sakin olup, bir miktar durmak demektir.
Kavme: rükudan kalkıp her aza yerleşecek şekilde dimdik durmak.
Celse: iki secde arasında tam manasıyla her aza yerleşecek şekilde oturmak

*Ta’dîl-i Erkân, İmâm-ı Ebû Yûsuf ve İmâm-ı Şâfiî hazretlerine göre farz, İmâm-ı A’zam ile İmâm-ı Muhammed Hazretlerine göre ise vâciptir.

Nitekim İmâm-ı Rabbânî Hazretleri de:

“İnsanları, ta’dîl-i erkâna ve âzâların itmi’nânına riâyet ederek namazlarını kılmaya delâlet etmek lâzımdır. İnsanların çoğu bu devletten mahrumdurlar. Ve bu amel, (tâdîli erkân ile namaz kılmak) bilkülliye (tamamen) terk edilmiştir. Binâenaleyh bu amel’i (öğreterek)ihyâ etmek İslâm’ın en mühim husûslarındandır” buyurmaktadır.

İmâm-ı Rabbânî hazretleri : “Bilesin ki namaz mertebesi, âhiretteki ru’yetüllah mertebesi gibidir…” buyurmuşlardır

NAMAZDA TADİLİ EREKANI TERK SEHİV SECDESİ İCAP ETTİRİR SEHİV SECDESİ YAPILMASSA NAMAZ NOKSAN OLUR NAMAZI NOKSAN OLANINDA HERŞEYİ NOKSANDIR

Fi kulubihim meradun fe zede hümüllahü meradan ve lehüm azebün elim.
bakara_10
Kalblerinde bir maraz vardır da Allah marazlarını artırmıştır, ve yalancılık ettikleri için bunlara elîm bir azab vardır
İMAMI RABBANİ HAZRETLERİ BU AYETİ KERİMEYİ TEFSİR EDERKEN BUYURUYORKİ NASILKİ HASTA OLAN BİR KİŞİ YEDİĞİ TATLARDAN TAT ALMASSA KALBİ HASTA OLANDA İBADET VE TAATTAN HAZ LEZZET ALMAZ KALBİ HASTALIKTAN KURTULMANIN TEK YOLUDA ZİKRİ KALBİDİR BUYURUR

Şerife Şevval Kardelen

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Namaz, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar, Şerife Şevval Kardelen | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: