Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 21 Eki 2014

Mürted Olan Kabileler – İslâm dininden dönüp çıkanlar…

Posted by Site - Yönetici Ekim 21, 2014

İslâm dininden irtidad etti dönen mürted olan

Mürted Olan Kabileler – İslâm dininden dönüp çıkanlar…

Rivayet olundu:
On bir (11) fırka İslâm dininden irtidad etti (dönüp çıktı…)
Üç fırka, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin döneminde İslâm’dan çıkıp mürted oldular. (Onlar)
1- Müdlec oğulları,
2- Hanîfe oğulları,
3- Esed oğulları…

Müdlec oğulları

Müdlec oğullarının reisleri, Zü’l-Himâr idi. 0 Esved el-Ansî i-di. Kâhin bir adam idi. Yemende peygamberlik iddiasında bulundu. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine tabi olup Müslüman olan bir çok şehirleri istilâ etti. Hatta Muaz b.Cebel (r.a.) hazretleri gibi Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin vali, kadı ve memurlarını ve Yemenin ileri gelenlerini Yemenden çıkarttı.
(Bu hadise üzerine) Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, Muaz b.Cebel (r.a.) hazretlerine ve beraberindeki Müslümanlara, insanlara dinleri üzere kalmaya ve dinlerine sarılmalarını teşvik etmeleri, Esved-el Ansî’ye karşı toparlanmaları ve savaşmalarını emretti.
(Müdlec kabilesinin kâhini Esved el-Ansî) yatağının üzerinde yatarken Firûz ed-Deylemî (r.a.) hazretleri gidip onu öldürdü.
peygamberlikte Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine ortak olduğunu zan ve iddia ediyordu. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine şöyle yazdı:
İbni Ömer (r.a.) buyurdular:
-“Esved el-Ansînin öldürüldüğü gece, haber semâ’dan (Cebrail Aleyhisselâm) vasıtasıyla, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerine geldi. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdular:
-“Dün gece Esved öldürüldü. Onu mübarek bir kişi öldürdü!” Denildi:
-“O kimdir?” Efendimiz (s.a.v.) hazretleri buyurdu:
-“Feyrûz“dur.”
Böylece Efendimiz (s.a.v.) hazretleri ashabına, Esved’in helak olduğu haberini müjdeledi.

Müjdeli Haberden Sonra

Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, islâm düşmanı yalancı peygamber Esved el-Ansî’nin öldürüldüğü haberini verdikten bir gün sonra vefat ettiler….

Hazret-i Ebû Bekir (r.a.)’ın İlk Fetih Haberi

Esved- el-Ansî kâfirinin öldürüldüğü haberi Medine-i Münevvere’ye ta Rabîü’l-Evvel ayının sonlarına doğru geldi. Bu haber, Emîrü’l-müminin Halife Hazret-i Ebû Bekir (r.a.)’ın hilâfetinin ilk fetih haberiydi.

Hanîfe Oğulları

Mürtetlerin ikinci fırkası da Yemende bulunan Hanîfe oğullarıdır. Reisleri Müseylemetü’l-Kezzâb idi. Müseylemetü’l-Kezzâb (denen kâfir) Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin hayatında hicrî o-nuncu senesinin sonlarında peygamberlik iddia etti. Kendisinin
Allah’ın elçisi Müseylime’den, Allah’ın Resulü Muhammed’e: Şimdi, yeryüzünün yarısı benim, yarısı senindir“. Müseylemetü’l-Kezzâb, bu mektubu ile beraber, kendi ashabından iki kişiyi göndermişti. Efendimiz (s.a.v.) hazretleri o iki adama:
-“Eğer “elçiler öldürülmez” [1] (prensibi) olmamış olsaydı, elbette sizin boyunlarınızı vururdum,” buyurdu.
Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, Müseylemetü’l-Kezzâb’a şöyle cevâb yazdı:
Allah’ın Resulü Muhammed (s.a.v.)’den çok yalancı Müseyleme’ye; bundan sonra şimdi (iyi bil ki:)
Muhakkak yeryüzü Allah’ındır, onu kullarından dilediğine verir, sonuç Allah’tan layıkıyla korkanlarındır“.
Sonra Efendimiz (s.a.v.) hazretleri, hastalandılar. Vefat ettiler.

Müseylemetü’l-Kezzâbın Sonu

Daha sonra, Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) Halid bin Velîd (r.a.)’ın komutasında büyük bir orduyu Müseylemetü’l-Kezzâb’m üzerine gönderdi. Hatta Allâhü Teâlâ hazretleri, Müseylemetü’l-Kezzâb’ı, Hazret-i Hamza bin Abdülmuttalib’in katili olan Hazret-i Vahşî (r.a.) in eliyle şiddetli bir harb’ten sonra helak ettirdi. Vahşî Mut”im bin Adiyy’in kölesi idi ve (r.a.) şöyle derdi:
-“Câhiliyet döneminde insanların en hayırlısını öldürdüm; İslâm döneminde ise insanların en şerlisini öldürdüm!” Yani benim câhiliyetim ve İslâmiyet’im demeyi murad ediyordu.

Esed oğullan

Üçüncü fırka, Esed oğulları olup reisleri, Tuleyha bin Huveylid idi. Tuleyha, Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin hayatında mürted olup, peygamberlik iddia edenlerin sonuncusuydu. Efendimiz (s.a.v.) hazretlerinin vefatından sonra kendisiyle savaşılan ilk riddet (dönme ve mürted) ehliydi.
Hazret-i Ebû Bekir (r.a.), Halid bin Velid’i (ordu ile) onun ü-zerine gönderdi. Şiddetli bir savaştan sonra, Halid bin Velid (r.a.) hazretleri onları hezîmete uğrattı. Bozguna uğradılar. Tuleyha mağlup olduktan sonra Şam taraflarına kaçtı. Bundan sonra gelip Müslüman oldu. Müslümanlığı güzel bir şekilde yaşadı.

Zekât Vermeyenlere savaş

Mürted olan Araplar,
“Biz namaz kılarız; amma zekâtı vermeyiz. Biz malımızı gasp ettirmeyiz!” dediler.
Bu konuda Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) ile konuşuldu. Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) buyurdular:
-“Allâhü Teâlâ hazretlerinin; “Hem namazı dürüst kılın ve zekâtı verin,” Kavl-i şerifleriyle aralarını cem ettiği (topladığı) namaz ile zekâtı birbirinden ayrıt edemem. Vallahi! Eğer onları Efendimiz (s.a.v.) hazretleri (zamanında zekât olarak) verdikleri oğlağı benim zamanımda vermeyecek olurlarsa, elbette o zekât için onlara savaş açarım!” buyurdu.
Allâhü Teâlâ hazretleri, Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) ile beraber büyük bir kalabalık gönderdi. Allah’ın peygamberi (Efendimiz s.a.v. hazretlerinin) üzerinde savaştığı şeyler (yani İslâm’ın düsturları hakkında) onlarla savaştı. Ta ki zekâtın farzıyetini kabul edinceye kadar….
Enes bin Mâlik (r.a.) buyurdular: (başlangıçta) sahabeler, zekâtı vermeyenlerle savaşmayı kötü gördüler. Buyurdular:
-“Onlar kıble ehlidirler! (Sadece zekât için onlarla savaşılmaz!”)

Hazret-i Ebû Bekir (r.a.) kılıcını kuşandı. Tek başına savaşa çıktı. Neden sonra bütün sahabeler onun ardında (zekât vermeyenlere karşı savaşmak için) yola çıktılar.
İbni Mes’ûd (r.a.) hazretleri buyurdular:
-“Zekât vermeyenlerle savaşmayı başlangıçta kerih (ve kötü bir şey) gördük; ama sonuçta Hazret-i Ebû Bekir (r.a.)ı çok övüp takdir ettik!

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri 6/570-572.

[1] Elçiye zeval yoktur, prensibi eskiden beri dünya kamu oyunda kabul görmüş uluslararası diplomaside çok önemli bir prensiptir. Kendisini bilen devlet adamları ve şahıslar, kendilerine gelen elçilere asla zarar vermezler. Elçiler, olmazsa devletler ve kişiler arasında sağlam bir iletişimin sağlanması mümkün değildir.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: