Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 03 Eyl 2014

Kıyamet günü hasımlar ve hakların iadesi.

Posted by Site - Yönetici Eylül 3, 2014

Mizan,terazi,mahser,Kıyamet günü hasımlar ve hakların iadesi

Kıyamet günü hasımlar ve hakların iadesi.

Kıyamet günü, dünyada iken yapılan zulüm ve haksızlıkların hak sahiplerine iadesi vardır. Ayet -i celilede:
O gün, kimin tartıları ağır gelirse, artık o hoşnut olacağı bir yaşayıştadır.
Ama kimin tartıları hafif gelirse, artık onun yeri haviye’dir. Haviye’nin ne demek olduğunu bilir misin? O harareti çetin bir ateştir.” (Kaaria s ures i, ayet : 11) diye buyrulmaktadır.

Gerçek olan şu ki, mizan tehlikesinden, ancak dünyada kendisini hesaba çekip ölçülü hareket eden ve işlerini şeriat ölçüsüne vuran kimse kurtulur.
Eğer kul, haklarını ödemeden dünyadan göç ederse, kıyamet günü hasımları etrafını kuşatır. Kimi elinden, kimi ayağından, kimi de boynundan yapışır.
Biri “Bana haksızlık ettin.” diğeri “Beni dövdün.” bir başkası, “Bana sövdün.” diğer bir başkası ise “Benimle alay ettin, beni çekiştirdin.” veya “Bana iyi komşuluk yapmadın.” gibilerden hepsi gırtlağına sıkı sıkıya sarılırlar. Bu durum karşısında siz, şaşırıp kalırsınız. Öyle olur ki, hayatın boyunca çalıştığın veya çalıştırdığın herkesin sende hakkı olur. Ya gıybet ,ya ihanet veya hakaretten sende hakkı olur. Artık onlardan hiçbir kurtuluşun yok. Bir an “Acaba Rabbimden bir yardım gelir mi?” diye düşünürsün. Ancak bu sırada:
Bugün, herkes ne kazandıysa onunla karşılanacak. Bugün haksızlık yok.
(Mü’min s ures i, ayet : 17) ayet -i celilesini duyarsın.

İşte o anda, kalbin ilahi heybetten ötürü yerinden oynar. Helak olduğunu anlar ve işte o vakit Allah-ü Teâlâ’nın:
“O zâlimlerin yapacaklarından Allah ‘ı gafil sanmayın sakın. O bunları ancak
bir gün için geciktiriyor ki, o gün gözler şaşkınlıkla belirip kalacaktır.
Hepsi de başlarını dikerek koşacaklardır. Gözleri kendilerine bile dönüp bakamıyacak. Kalplerinin içi ise bomboş tur. İnsanları korkut.” ayet -i celilesinin sırrı tecelli etmiştir. (İbrahim sures i, ayet : 42-44)

Bugün insanların aleyhinde konuşmak, arkalarından gülüşmek, alay etmek belki hoşuna gidebilir. Ama bunun yarınıda var. Yarın ilahi adalet karşısında oturduğun vakit , hasretin çok daha büyük olur. İflas etmiş ,fakir, aciz, korkak ve hakkı reddetmeye gücün yetmediği halde, hiçbir mazaret gösteremeden Allah’ın huzurunda bu duruma düşen kimsenin hali
ne kadar acıklıdır. İşte o vakit , onların sendeki haklarının karşılığı olarak, ömür boyu yapmış olduğun ibadetlerin mükâfatları senden alınıp hak sahiplerine hakları nisbetinde verilir.
Bu dehşetli günde uğrayacağın musibet ve felaketleri bir düşün. Allah’ın rızasına tam anlamı ile uygun, şeytanın vesvesesinden sâlim ve riyasız bir tek amelin yok. Eğer dünyada yapmış olduğun bazı halis amellerin varsa da , onlarıda kendilerine haksızlık yapmış olduğun haksahipleri alacaktır.
Eğer sen, namaz kılıp oruç tutarken kendini hesaba çekecek olsaydın, yaptığın ibadet lerin yalnız millet aleyhinde yapmış olduğun dedikoduları bile karşılamayacağını bilir ve anlardın.

Nerde kaldı ki, haram ve şüphelileri yemen?

Diğer günahların?

Taat ve ibadetteki noksanlıkların?..

Daha sen nasıl umursarsın o günde kurtuluş ?…

O gün; boynuzsuz koyunun boynuzlu koyundan hakkını alacağı bir gündür. O günün en büyük zorluklarından biride santim kadar olsun müsamahanın bulunmamasıdır.
Tek kelime, attığın tek adımın bile hesabının sorulmasıdır.

Sevgili Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
“Allah-ü Teâlâ, kullarını çıplak, tozlar içinde ve simsiyah oldukları halde mahşere sevkeder. Kendilerinde hiçbir şey bulunmaz. Sonra Hak Teâlâ Hazretleri yakında ve uzakta bulunan herkesin duyacağı bir sesle şöyle buyurur: “Deyyan olan gerçek melik ve mülkün sahibi Benim.
Cehennemliklerden birisinin kendisinde bir hakkı olduğu bir cennetliğin bu hak kendis inden alınmadıkça cennete girmesine imkan yoktur. Yine cennet ehlinden birinin kendis ine bir hakkı olduğu halde bu hak kendisinden alınmadıkça da bir cehennemlik cehenneme giremez. Hatta bir tokat dahi olsa kısas alınmadıkça ne bir cennetlik cennete girebilir ne de bir cehennemlik cehenneme girebilir.
Bu hadis -i şerif üzerine “Ellerinde olmadığına göre bu nasıl olur?” diye sorulan bir sual üzerine sevgili Peygamberimiz buyurdular ki:
Bu, sevap ve günah alışverişi ile olur. Onun için siz ey Allah ‘ın kulları! Allah’tan korkun.
Kullara zulüm; mallarını elinden almak, onlara dil uzatmak, namuslarına tecavüz etmek, kalplerini kırmak, sohbet ve muaşerette onlara kötülük yapmak gibi şeylerdir. Bir de kul ile Allah arasında kusurlar vardır ki, en çok bağışlanması umulan bu kusurlardır.

Kaynak : Kimya-i Saadet – İmam-ı Gazali

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Kimya-i Saadet - İmam Gazali, Kıyamet, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | Etiketler: | Leave a Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: