Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

SIRAT : Uzunlugu üç bin yıllık yol…..

Posted by Site - Yönetici Eylül 2, 2014

sırat köprüsü ,cehennemin-vasfi-c59fiddet-ve-zorluc49fu

SIRAT : Uzunlugu üç bin yıllık yol…..

Sırat , cehennem üzerinde kurulu olan, kıldan ince kılıçtan kes kin diye tabir olunan, uzunlu ğu üçbin yıllık yol olan bir köprüdür. Bu üç bin yıllık yolun bin yıllığı düzlük, bin yıllığı yokuş , bin yıllığı ise iniştir.
Sevgili Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
“Cehen nem üzerinde sırat köprüsü kurulur. Bu köprüden, ümmetiyle ilk geçecek olan peygamber, benim. O gün peygamberlerden başkası konuşamaz. Peygamberlerden de: “Allah’ım! Ümmetime selamet ver. Sen onları koru.” diye dua ederler. Cehennem’de demir çengeller vardır. Bunlar,Sedan ağacının dikenine benzerler. Siz, hiç Sedan ağacı gördünüz mü?” diye sevgili Peygamber Efendimiz sordu. Onlar da: “Gördük.” deyince,
sevgili Peygamberimiz: “İşte o çengeller onun dikenine benzer. Yalnız bunlar, çok büyüktürler. Büyüklük derecelerini ise ancak Allah bilir.
Herkesi, isyanına göre, cehenneme çekerler. Onlardan bir kısmı ameline göre helak olup ateşte erirken, bir kısmıda hardal tanesi kadar kalır ve sonra da kurtulur.”

Sevgili Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
” İnsanlar, cehennem üzerinde kurulu olan Sırat köprüsünden geçerler.
Köprünün etrafı dikenli demirler, çengeller ve kancalar ile çevrilidir. Ayrıca köprü üzerinde meleklerde vardır. Ve bunlar: “Allah’ım! Selamet ver.” diye mütemadiyen dua ederler. İnsanlardan bir kısmı sıratı şimşek hızı ile geçerken, bir kısmı esen yel gibi, bir kısmı da koşar at gibi geçer. Bir kısmı koşarak, bir kısmı yürüyerek, bir kısmı emekleyerek, bir kısmı sürünerek geçer.
Asıl cehennemliklere gelince, bunlar için ne ölüm vardır ne de kâlım.
Diğer insanların günahkar olanlarından bir kısmıda cehenneme atılıp günahları nispet inde yanıp kömür olurlar. Daha sonra da şefaat edilmeleri için gereken izin verilir.”

Sevgili Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyorlar:
“Muayyen günde toplanmak için Allah-ü Teâlâ geçmiş ve gelecek tüm yaratıkları bir araya toplar. Mahkemenin kurulması için tam kırk yıl gözlerini semaya doğru diker, öylece beklerler.” Sevgili Peygamber Efendimiz, hadisi uzun boylu ifade buyurduktan sonra, mü’minlerinde secdeye kapandıklarını anlattı, sonra da şöyle buyurdular:
“Allah-ü Teâlâ, müminlere: “Başınızı kaldırın.” buyurur. Onlarda başlarını kaldırırlar. Allah-ü Teâlâ, onları amelleri nispetinde nurlandırır. Kimisine önünü aydınlatmak için dağlar büyüklüğünde, kimisine daha küçük, kimisine hurma büyüklü ğünde, kimisine ise daha az nur verir. Hatta en son ve en az olarak nur verdiği de, ancak ayağını parmak ucuna verdiği ışıktır.
Bu ışık, bazen yanar bazense söner. Yandığı zaman adımını atar, söndüğü zaman yerinde kalır.”
Hadis -in devamında sevgili Peygamber Efendimiz, mü’minlerin kendilerine verilen nurları nispetinde sıratı, göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman süresi içinde şimşek misali, esen yel, yahut dörtnala koşan at gibi veya ayakları bağlıymış casına geçtiklerini anlattı. Sonra da, yalnız parmak ucuna ışık verilen mü’minin, sırat köprüsünü yüzüstü sürünerek, bir eli – ayağı kayarken diğer eli ve ayağı ile tutunmaya çalışarak geçtiklerini ifade buyurdular.
Sevgili Peygamberimiz devamla şöyle buyurdular:
“Böylece, o da kurtulur. Bu adam kurtulupda karşıya geçtiği vakit Allah’a hamdederek: “Allah-ü Teâlâ bana olan lütfunu kimseye göstermemiştir.
Çünkü bana onu gös terdikten sonra kurtardı ve selamete erdirdi.” der.
Sonra da onu cennete götürür ve cennetin kapısındaki havuzda yıkarlar.”

Kıyamet gününün zorluklarından en çok selamet bulan, dünyada o günü en fazla düşünüp, o korkuyu saklayan ve ona göre hazırlanandır. Çünkü Allah-ı Teâlâ, bir gönülde iki korkuyu birden toplamaz. Bu zorluklardan dünyada iken korkan ve sakınan kimse ahirette emin olur. Fakat bu zorluklardan korkan derken, yumuşak kalpli olan kadınlar gibi anıldığı vakit hemen gözleri yaşayan daha sonra ise unutarak eski zevkine dalan kimseleri kasdetmiyoruz. Çünkü bu gibi korkuda hiçbir fayda yoktur.
Gerçekten bir şeyden korkan, ondan kaçar. Bir şeyi uman da, onu arar. Seni ürkütecek olan korku ise, isyandan uzaklaştırıp ibadete teşvik edecek olan korkudur.
Sadece gönül yumuşaklığından ileri gelen korku, ahmakların korkusudur.
Bunlar kıyametin şiddet ve güçlüğünü duydukları vakit : “Aman ya Rabbi!..
Sana sığındım. Sen beni koru!” derken, öte yandan da kendisini helaka sürükleyecek olan bildiği eski isyanına devam edip durur. Bu gibilerin Allah’a sığınması ş eytan bile güler. Bu, tıpkı şuna benzer: ıssız bir tepede sağlam bir kale duvarına yaslanmış oturmakta olan bir adam, adamın biraz ötesinde ise dişlerini göstererek saldırıya geçmeye hazırlanan bir arslan var. Adam, uzaktan arslanı görünce, “Adam sende, ben kaleye sığınıp bu arslanın saldırısından korunurum.” diye kendi kendine söylenir. O böyle düşünüp dururken, arslan iyice yaklaşmış bulunmaktadır. Arslanın adamın üzerine atılıp onu parçalaması artık an meselesidir. Fakat adam hala yerinde oturuyor. Adamın dilindeki o söz kendisini kurtarabilirmi dersiniz?

İşte kıyametin şiddet ve güçlüğünü duyduğu zaman Allah’a sığınıp Allah’tan kendisini korumasını dileyen, sonra da eski bildiği isyanına devam eden kimse ile bu misalini verdiğimiz kimse arasında ne fark vardır, siz söyleyin?.
Bu durum hem gülünç, hem de korkunçtur.
Ahiretin kalesi, halisane sıdk ile söylenen “La ilahe illallah” kelime-i tevhididir. Kim isteklerini ilah edinirse, tevhiddeki sadakatten uzak ve tehlikeli duruma düşmüş demektir.

Kaynak : Kimya-i Saadet – İmam-ı Gazali

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

 
%d blogcu bunu beğendi: