Göynem – Beyşehir

İlahi – Kur`an -İslam – Din -Tasavvuf – Belgesel – Dua – Hadis – Tarih – Şiir – Vs… – بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

Archive for 18 Nis 2014

Namaz`a Elli Vakit Sevabı

Posted by Site - Yönetici Nisan 18, 2014

Namaz`a Elli Vakit Sevabı

Namaz mirâc gecesi, ümmetin üzerine elli vakit olarak farz kılındı. Sonra Allâhü Teâlâ hazretleri bu ümmetten namazın vakitlerini hafifletti. Ve onlara her vakit için on vakit namaz sevabını verdi. Böylece elii vakit namazın sevabını beş vakit namazın içinde koydu….

Namazların beş vakit olmasının ilmi. sebebi, hikmeti ve sırrı Allâhü Teâlâ hazretlerinin katındadır. Araştırılması bile boşunadır. Ancak Namazın böyle beş vakit ile takdiri, akıl ile bilinebilen şeyler açısından şu şekilde de izah edilmiştir: Âlemin hayat akışında her şey beş mertebe geçirir:

Birincisi, ortaya çıkma ve varlık âlemine gelme mertebesidir. Nitekim insan da doğar, bir müddet gelişme ve büyüme devresi geçirir. Bu müddete “büyüme çağı” denir.

İkinci mertebe, duraklama devridir ki, bir süre artıp eksilmeyerek olgunluk sıfatı üzere kalır ve bu müddete “gençlik çağı” denir.

Üçüncü mertebe “olgunluk çağıdır”. Bu devrede insanda gizli bir noksanlık yüz göstermeye başlar.

Dördüncü mertebe “yaşlılık çağıdır” ki, insanda açıktan açığa bir takım noksanlıklar ortaya çıkmaya başlar ve Ölünceye kadar gider. Buna da yaşlılık ve ihtiyarlık denir.

Beşinci mertebe, insan öldükten sonra bir müddet daha izleri devam eder ve daha sonra bu izler de yok olur ve ortada adı ve izi kalmaz. İşte âlemde bu beş mertebe, gerek insanda ve gerekse diğer canlı ve bitki olaylarının hepsinde geçerlidir.

Doğuşuna ve batışına göre güneş de bu beş hal ile ilgilidir. Doğudan doğduğu sıradaki hali insanın doğduğu zamanki halini andırır. Yavaş yavaş yükselir, nuru kuvvetlenir, ısısı şiddetlenir, nihayet göğün ortasına gelir, bir duraklama anı geçirir. Sonra inmeğe başlar ve gizli eksilmelerle yavaş yavaş ikindiye kadar gider. Sonra eksiklikleri ortaya çıkar, ışığı ve ısısı zayıflar, çökmesi artar ve hızla batmaya yönelir. Battıktan sonra batı ufkunda şafak denilen bazı izleri kalır, sonra bu da kaybolur ve güneş sanki âlemde yokmuş gibi bir hale gelir.

Herkesin görebileceği bütün bu durumlar Allah’tan başka hiçbir gücün hakim olamayacağı garip işlerden olduğu için, yüce Allah bu beş halden herbirini bir ilâhî emre alamet kılarak herbirinde bir namaz farz kılmış ve bu beş vakit namazı her günkü değişmeleri belirtip gösteren bir takvim gibi, görevleri nizama koyan, vakti ve zamanı belli bir farz yapmıştır.

Bunun içindir ki, müminlerin namazları ne kadar düzenli olursa, durumları da o oranda düzenli olur. Namaz hem bir intizam sağlama yolu, hem de rahatlama amacıyla yapılan bir şükran borcudur. Korku halinde kılınırsa ümidi, emniyet halinde kılınırsa neşe ve isteği artırır. Fakat o zaman da görev sadece bundan ibaret zannedilip de kalmamalıdır.

Elmalı Tefsiri: c. 2, s. 1449-14450

Kaynak : İsmail Hakkı Bursevi(k.s.), Ruhu’l Beyan Tefsiri: 5/571-572.
.

Posted in Bunları Biliyormuydunuz, Diger Konular, Dini Konular, Güncel, Gündem, Genel, Namaz, Ruhu`l Beyan Tefsirinden Kıssalar, Tavsiyeler, Türkiye, Yorumlar | 1 Comment »

 
%d blogcu bunu beğendi: